Yerel Haberler
Antalya
15 Mayıs 2026 Cuma - 21:47 Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET soruşturmasında adliyeye sevk edilen 16 kişiden 2’si tutuklandı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Antalya Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi ANSET tarafından yapılan ihalelerde usulsüzlük tespit edildiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 kişiden 2’si tutuklandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Antalya, Adana ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturmanın, Antalya Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi ANSET tarafından yapılan ihalelerde tespit edilen usulsüzlüklere ilişkin yürütüldüğü bildirildi. Mülkiye Başmüfettişi tarafından hazırlanan tevdi raporu, bilirkişi raporu ve KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan araştırmalar doğrultusunda düzenlenen operasyonda, aralarında Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Okan Y.’nin de bulunduğu 25 kişi gözaltına alındı. 9 kişi emniyetten serbest bırakıldı Gözaltına alınan 25 şüpheliden 9’u, emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, emniyetteki işlemleri tamamlanan 16 şüpheli ise adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen 16 şüpheli, savcılıktaki ifadelerinin ardından nöbetçi sulh ceza mahkemesine sevk edildi. Kültür Daire Başkanı tutuklandı Nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan şüphelilerden Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Okan Y. ile Tanıtım Şube Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten Okan A. tutuklandı. Şüphelilerden 11’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 3 kişi ise ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Soruşturma ANSET ihalelerine ilişkin yürütülüyor Soruşturma kapsamında bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, ANSET tarafından yapılan bazı ihalelerde usulsüzlükler tespit edildiği belirtildi. Raporda, söz konusu ihalelerde ihale onay makamı, ihale komisyonu, muayene-kabul ve kontrol teşkilatı ya da komisyonunda görev alan kişiler ile ihalelere usulsüz teklif verdiği belirlenen şirket sahibine ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı öğrenildi. Bu kapsamda 14’ü Antalya Büyükşehir Belediyesi, 1’i Keçiören Belediyesi bünyesinde memur olmak üzere ihale süreçlerinde görev alan 24 kişi ile ihalelere usulsüz teklif verdiği tespit edilen 1 şirket sahibi hakkında işlem başlatılmıştı. Daha önceki operasyonda 15 kişi tutuklanmıştı Aynı soruşturma kapsamında, aralarında Muhittin Böcek ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer’in de bulunduğu 35 kişiye yönelik daha önce eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyon sonrası adliyeye sevk edilen şüphelilerden 15’i tutuklanmış, 3 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiş, 13 kişi ise serbest bırakılmıştı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:51 Uluslararası Spor Yönetimi Kongresi’ne ALKÜ imzası Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Antalya’da düzenlenen 7. Uluslararası Rekreasyon ve Spor Yönetimi Kongresi’nde hem akademik birikimiyle hem de paydaş kimliğiyle alanın öncü kurumlarından biri olduğunu kanıtladı. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bilimsel proje ve akademik çalışmalarıyla bilim dünyasına önemli katkılar sunmaya devam ediyor. ALKÜ, "Aktif Toplum ve Etkili Yönetim" temasıyla gerçekleştirilen 7-10 Mayıs tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen kongrede akademik birikimi ve paydaş kimliğiyle kongreye damga vurdu. Kongre boyunca ALKÜ’nün sergilediği güçlü akademik duruşun yanı sıra yönetsel süreçlerdeki iş birliği de dikkat çekti. Prof. Dr. Hamdi Alper Güngörmüş, organizasyonun koordinasyon süreçlerine destek vererek, genç akademisyenler ile bilim dünyası arasında güçlü bir köprü kurulmasına da vesile oldu. Bilimsel üretkenlik ve sanatın estetiği Kongre genelinde sunulan 220 bilimsel çalışma içinde ALKÜ, adeta bilimsel bir çıkarma yaparak büyük takdir topladı. Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamdi Alper Güngörmüş, ALKÜ’lü 10 akademisyen ile 30 lisans ve lisansüstü öğrencilerin 26 bildiriyle sağladığı katılımın, üniversitenin araştırma kapasitesini yansıttığını ifade ederek tüm çalışma arkadaşlarına ve öğrencilerine teşekkür etti. Bilimin yanı sıra sanatın da kongre atmosferine dahil olduğu açılış programında, Prof. Dr. Erman Öncü ve ALKÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalından Doç. Dr. Eren Lehimler, gerçekleştirdiği müzik söylemi açılış coşkusuna sanatsal bir destek sundu. Küresel bilgi birikimine akademik köprü Uluslararası düzeyde büyük ses getiren kongre oturumlarında, alanında otorite kabul edilen isimler sırasıyla önemli sunumlar gerçekleştirdi. Indiana Üniversitesinden Prof. Dr. Lynn M. Jamieson sporda şiddetin azaltılması üzerine konuşurken, North Carolina State Üniversitesinden Prof. Dr. Jonathan Casper spor yoluyla sağlıklı yaşlanmanın fiziksel ve sosyal boyutlarını ele aldı. Ardından Indiana Üniversitesinden Prof. Dr. Stephen A. Wolter rekreasyonel yürüyüş yollarının yönetimindeki en iyi uygulama örneklerini, Shanghai University of Sport’tan Doç. Dr. Chenyu Shi ise Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Feyza Meryem Kara’nın oturum başkanlığında spor etkinliklerinin kentsel gelişimdeki rolünü katılımcılara aktardı. Bu seçkin panel oturumlarının tüm çevirileri, ALKÜ Spor Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Elvan Deniz Yumuk tarafından başarıyla gerçekleştirilerek, küresel bilgi birikiminin eksiksiz bir şekilde paylaşılmasına aracılık edildi. Rektör Türkdoğan’dan akademik başarıya tebrik Yoğun programı nedeniyle kongreye fiziksel olarak katılamayan ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, organizasyonun ardından elde edilen başarıdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. ALKÜ’nün uluslararası bilimsel platformlarda 30’a yakın bildiriyle temsil edilmesinin üniversite adına gurur verici olduğunu belirten Rektör Türkdoğan, "Üniversitemizin adını bilim dünyasında başarıyla temsil eden, bildirileriyle alana katkı sunan akademisyenlerimizi, onlara rehberlik eden hocalarımızı ve geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum. ALKÜ olarak bilimsel üretimin ve akademik gelişimin her daim destekçisi olmaya devam edeceğiz" mesajını paylaştı. REKÇAD Başkanı Prof. Dr. Bülent Gürbüz de kapanış konuşmasında, ALKÜ’nün kurumsal desteğinin kongrenin başarısında hayati bir rol oynadığını vurgulayarak tüm üniversite yönetimine teşekkürlerini sundu. Antalya’da bir otelde gerçekleşen kongreye ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Işık Bayraktar, REKÇAD Başkanı Prof. Dr. Bülent Gürbüz, REKÇAD Yönetim Kurulu Üyesi ve ALKÜ Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamdi Alper Güngörmüş, Indiana Üniversitesinden Prof. Dr. Lynn M. Jamieson, North Carolina State Üniversitesinden Prof. Dr. Jonathan Casper, Indiana Üniversitesi’nden Prof. Dr. Stephen A. Wolter, Shanghai University of Sport’tan Doç. Dr. Chenyu Shi, REKÇAD yönetim kurulu üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Altın Portakal’da beyazperdeye, hayatta kalma hikâyeleri yansıdı
28 Ekim 2025 Salı - 09:55 Altın Portakal’da beyazperdeye, hayatta kalma hikâyeleri yansıdı Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden "Bağlar, Kökler ve Tutkular" ile "Doğudan Fragmanlar" seyirci karşısına çıktı. Biri; göçmen kimlikleriyle var olmaya, diğeri ise savaş ve doğa şartlarına karşı hayatta kalmaya çalışan insanların hikâyelerini anlatan iki filmin ekipleri, gösterimler sonrası seyircilerin sorularını cevapladı. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ndeki Ulusal Yarışma filmlerinden "Bağlar, Kökler ve Tutkular", Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. Gösterim sonrası; yönetmen Sunay Terzioğlu, görüntü yönetmeni Serdar Özdemir, yapımcı Yaşar Harzadın ve ortak yapımcı Kemal Genel ile oyuncular Ushan Çakır, Ezgi Yaren Karademir, Barancan Eraslan ve Özgün Çoban seyircilerin sorularını cevapladı. Bindikleri mülteci botundaki kazadan kurtulan üç kişinin Türkiye’deki hikâyelerini beyazperdeye taşıyan filmin yönetmeni Terzioğlu, kendi göçmenlik geçmişinden de istifade ettiğini söyledi: "1992’de Bulgaristan’dan ailemle göç ettim buraya; 9 yaşındaydım. Beş yıl kaçak yaşadık. O yüzden bildiğim konular, bildiğim mekanlar. Karakterlerime yakın olduğuma ve filmi çekerken de karakterlerime doğru rehberlik ettiğime inanıyorum" Filmde ‘gerçekçiliğe’ özellikle dikkat ettiklerini ve bunu sağlamak için titizlikle çalıştıklarını belirten yönetmen, "Gerçek mekanlarda çektik, gerçek kostümler bulmaya çalıştık, hatta bit pazarlarını dolaştık, gerçek aksesuarlar aradık" diye konuştu. Bu ‘gerçekçi bakış’ı, filmin özelliklerinde de sürdürmeyi amaçladıklarını dile getiren Terzioğlu, şunları söyledi: "Film montaj anlamında da farklı bir film; bakan bir göz gibi. Çünkü bu film 30 mm tek lensle çekildi. Çünkü belli bir mesafeden bakmak istedik. Ne yargılamak ne de uzak kalmak istedik. Hiç siyaha düşmüyoruz; başta açılıyor ve jenerikten sonra kapanıyor; gözün açılıp kapanması gibi" "Sanat tarihine layık bir şeyler çekmek istiyorum" Terzioğlu, çekimlerde ise gerilla taktiği ile çalışırken çok zorlandıklarından bahsetti: "Basmane’de çekim yaptık. Bir yandan oyuncularımızla çalışırken bir yandan kalabalığı kontrol etmeye çalışıyorduk. Çünkü gerçek mekanlarda, göçmenlerin yaşadığı evlerde çekim yaptık. Onlar odada gündelik hayatlarını yaşarken biz de yan tarafta çekimlere devam ediyorduk. Çekimlere İzmir’de başladık ama Erzincan’da bitirdik. İzmir’de aradığımız doğayı bulamadım. Şuna inanıyorum; sinema kaydedilen anlardır. Okuldan beri öğrendiğim ve yapmak istediğim şey, sanat tarihine layık bir şeyler çekebilmek" Filmdeki sorunların çözümüne dair fikri sorulan yönetmen, "Hiçbir zaman karamsar bakmadım. Öyle olsaydı şu an bu filmi çekmiş ve karşınızda olamazdım. Yönetmen olarak amacım bu konuyu düşündürtebilmek. Karakterleri bir noktada bırakıyoruz ve sonrasını bilmiyoruz" dedi. Oyuncu Ezgi Yaren Karademir ise kendi canlandırdığı Hazel karakteri üzerinden aynı soruyu şöyle cevaplandırdı: "Ben Hazel’in çok güçlü bir karakter olduğunu düşünüyorum çünkü başka bir seçeneği yok; güçlü durmak zorunda. Ablayken bir anda anne rolü yükleniyor. Bir yandan kendi özgürlüğünü ararken bir yandan hep engellerle karşılaşıyor. Bu bir son değil sadece onunla ilgilenmeyi bırakıyoruz ve seyirci, karakterin yolunu biraz kendi kafasında çiziyor" Sinema, hakikati arıyor: Doğudan Fragmanlar Günün diğer Ulusal Yarışma filmi "Doğudan Fragmanlar"ın gösterim sonrası söyleşisine ise yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı, görüntü yönetmeni Vedat Oyan, kurgucu Umut Sakallıoğlu, yapımcı Mahpare Tanın ve oyuncular Güldestan Yüce, Turgay Atalay, Elvin Köse katıldı. Savaştan kaçan bir kadınla firarî bir Rus generalin birbiriyle kesişen hayatta kalma mücadelelerine tanıklık eden film, yönetmenin kendine özgü üslubuyla dikkat çekti ve yönetmene ilk olarak bu soruldu. Yazıcı, sinema üzerine düşüncelerini ve sinema dilini şöyle açıkladı: "Benim için film sanatı, sanat; özünde bir hikaye anlatma biçimi değil aynı zamanda bir zaman inşâ etme işi. Ben sinemadan zaman-mekân birlikteliği dediğimiz şeyi anlıyorum. Zamanı kronolojik bir akış olarak görmüyorum. Zaman; insanı, düşünmeye, hayal etmeye, hakikatle kendisi arasında bir bağ kurmaya iten bir metafizik varlık esasında. Zamanı yakalayabileceğimiz, ona dokunabileceğimiz tek sanat da sinema ve bu filmde esasen bunu yapmaya çalıştım. Zaman; hakikatin temsil bulduğu bir alan ve mekân da oyuncuların içinde gidip geldikleri bir çerçeve değil zamanı inşâ eden, ona gerçeklik kazandıran, onu varlık haline taşıyan bir yer" Yönetmenin sinema perspektifi doğrultusunda hazırlıkların da uzun sürdüğünü belirten yapımcı Mehpare Tanın, "Önce farklı mevsimlerde dört defa mekânları gezdik. Mekânların o mevsimlerde nasıl göründüğünü görmek istedi. Karın çok yoğun olabileceği, kardan çıkamama ihtimalimizi de öngörerek alternatif mekânlar belirledik" derken görüntü yönetmeni Vedat Oyan da birkaç ay süren bir ‘resim çalışması’ yaptıklarından bahsetti: "Referans aldığımız ressamlar vardı. Birçok ressamla başladık, eleyerek gittik ve günün sonunda Bruegel’i ayırdık. Bruegel’in tablolarında da karakter ve mekânın, zamanın içinde eridiğini, hiçliğin içerisinde gittiğini görürüz. Keza bizim karakterlerimiz de sürekli aynı mekânlarda dolanıp duruyor; sıfır çizgisine ulaşma ve bunun içinde erime hali var" Filmin aslında neredeyse her unsuru, özel olarak en baştan tasarlanmış. Kurgucu Umut Sakallıoğlu bunlardan şöyle anlattı: "Şunun altını çizmek lazım: Arka planda bir savaş meselesi, insanî meseleler var. Film dilinde bunun için o yabancılaşmayı, gerginliği ve tedirginliği hep canlı tutmaya çalıştık. Filmdeki müzik kullanımları da alıştığımız kullanımlardan farklı. Görsel, grafik ve yazı kullanımları da farklı. İç mekânlara girilmemesi de bunların hepsi gibi aynı amaca hizmet ediyor. Bizim sinemamızda çok panoramik resimler vardır ama bazen fon gibi kullanılır. Bu filmde manzaranın da farklı bir kullanımı var; manzara size bir haz veren bir şeyin ötesinde" Filmde sadece dış mekânlarının olmasının sebebine dair sorulan soruya ise yönetmen şu cevabı verdi: "Benim zihnimde gerçeklik alanı ve onun ötesinde hakikate dair bir tefekkür çizgisi var. Hayatta, algıladığımız gerçekliğin ötesinde hakikat dediğimiz bir şey var. Karakterler mekânların içine girdiğinde benim gerçeklik alanım sınırlanıyor. Var ya da yok, oluyor ya da olmuyor gibi bir duygunun içerisinde, izleyiciyi öncel tedirgin edip sonra görmeye zorlamak istedim. Bu, hakikate dair görme beklentim esasında. Kameramı dışarıda tutarak izleyiciye, o gerçeklikle ilgili sınır koyup ‘bunun ötesi hakikattir, buraya bakmamız gerek’ demek istedim" "Karakterimi çalışırken değil kara çıktığımda buldum" Oyuncuların, karakterlerine hazırlanırken yaşadıkları da seyircilerin merak ettiği konulardandı. Güldestan Yüce, "Safiye bugüne kadar oynadığım karakterlerden çok başka bir yerde. Bütün renkleri göğsünde taşıyıp mücadele eden ve inatla yürümeye devam eden bir kadın" şeklinde tarif ettiği karakterine dair en çok zorlandığı şeyin, istemeden de olsa birini öldürmek zorunda kalma fikri olduğunu söyledi. Elvin Köse ise karakterini tam olarak çalışmalar sırasında değil ‘kara çıktığı zaman’ bulduğunu dile getirdi: "Kara çıktığımızda yani doğanın, dağların ve soğuğun karakterime çok şey kattığını düşünüyorum. Mesela Zeynep’in kendini yıkadığı o sahnede; evet, oynuyorum ama bir yandan da aslında oynamıyorum" Anlattıklarına bakılırsa rol için kendini en çok zorlayan ve en çok zorlanan, general rolündeki Turgay Atalay’dı: "Bu general birçok savaşta vurulmuş, birçok insanı öldürmüş, kirli biri. Pek çok film, belgesel izledim, araştırdım, sonunda yönetmenimize ‘benden ne istiyorsunuz?’ diye sordum. Ondan sonra kendimi yönetmene ve doğaya teslim ettim. Artık diyaloglara bir aidiyetle oynamıyordum; ben bir generaldim! Sadece çok yoruldum. Yönetmenimiz, istediğini almak için çok uğraşıyordu" Güldestan Yüce ise en çok Safiye’den fakat asıl olaraksa kendini doğaya teslim etmekten destek gördüğünü dile getirdi: "Bir hikâyenin içindeyiz ve hikâyenin içindeki kahramanlar başka hikâyeler anlatıyor! Bu filme dair en sevdiğim şey bu. Ama şöyle enteresan bir şey oldu: Filme çalışırken Safiye benimle iletişime geçti, ‘akşamları bana yaz’ dedi. Bir defter tuttum. Hatta bir gün ben çok korkuyordum. Çünkü Mahpare Tanın; şartlar zor olacak, karın içinde olacağız, yükseklere çıkacağız, demişti. Safiye o zaman bana ‘Biz Allah’ın kızıyız Güldestan, bize hiçbir şey olmaz’ demişti. Ama, diğer arkadaşlarımın da söylediği gibi, doğa o kadar güçlü ki... Ben, doğanın bu kadar güçlü olduğunu ve insanın, doğa karşısında bu kadar çaresiz kaldığını bizzat orada deneyimledim. En basitinden; karda ses kayboluyor! Görüş mesafesini kapatmak gibi asla ses duyulmuyor"
1 saat yanında ayrıldı, geri döndüğünde yaşlı adamı ölü olarak buldu
28 Ekim 2025 Salı - 09:04 1 saat yanında ayrıldı, geri döndüğünde yaşlı adamı ölü olarak buldu Antalya’da yaşayan Ankara Barosu’na kayıtlı avukat bir süre yanından ayrıldığı bakıcısı tarafından geri döndüğünde evinin içerisinde ölü olarak bulundu. Olay, saat 17.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Deniz Mahallesi 131 sokak üzerinde bulunan 4 katlı bir apartmanın birinci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yaşamını Antalya’da sürdüren, kalp rahatsızlığı ve şeker gibi kronik rahatsızlığı olduğu öğrenilen Ankara Barosu’na kayıtlı 72 yaşındaki avukat Enver Kaynak’ı bakıcısı evde bırakarak bir süreliğine dışarı çıktı. Yaklaşık 1 saat sonra eve geri dönen kadın yaşlı adamı yerde yüz üstü yatar vaziyette buldu. Daha öncede birkaç kez düşerek yaralandığı öğrenilen Enver Kaynak’ın durumunu kontrol eden bakıcısı yaşlı adamın nefes almadığını fark etti. Geri döndüğünde ölü olarak buldu Olayın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine verilen adrese gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrollerde yaşlı adamın hayatını kaybettiğini belirledi. Bunun üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi. Adli Tabibin Enver Kaynak’ın ölümünü şüpheli bulması üzerine yaşlı adamın evinde Olay Yeri İnceleme ekibi adreste ve yaşlı adamın cansız bedeni üzerinde inceleme yaptı. Savcılık ve polis ekiplerinin incelemesinin ardından Ankara Barosu’na kayıtlı avukat Enver Kaynak’ın cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kaynak’ın bakıcısı ise ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü.
Alanya Üniversitesi’nde yeni akademik yıl coşkuyla başladı
27 Ekim 2025 Pazartesi - 17:33 Alanya Üniversitesi’nde yeni akademik yıl coşkuyla başladı Alanya Üniversitesi, 2025-2026 2025-2026 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Başkanı (ÖSYM) Ali Ersoy ve seçkin yerel davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi. İstiklal marşı ve saygı duruşuyla başlayan tören, Natalia Barış, Kate Vovak’ın klasik müzik dinletisiyle devam etti. Ardından tören konuşmalarına geçildi. Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk ve TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner akademik açılışı nedeniyle birer konuşma gerçekleştirdiler. Ardından TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Mesut Güner’e, Alanya Üniversitesi’ne katkılarından dolayı plaket verildi. Protokol konuşmalarının devamında sözü ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, aldı. Ersoy, üniversitelerin sadece bilgi üreten değil aynı zamanda insanı merkeze alan, topluma yön veren kurumlar olduğunun altını çizdi. Öğrencileri hayata hazırlayan, araştırma kültürünü teşvik eden, yenilikçi düşünceyi her daim destekleyen eğitim anlayışını desteklediklerini sözlerine ekleyen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2025-2026 akademik yılının öğrenci ve akademisyenler için başarılı bir eğitim yılı olmasını diledi. "50 ülkede 130 üniversite ile eğitim programı düzenlendi" Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turan Sağer de akademik açılış töreninde konuşma yaptı. Alanya Üniversitesi’nin eğitim mirasının üzerine inşa edilen bir üniversite olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sağer, bilimi toplumsal faydaya dönüştürme, insana dokunan bir eğitim kültürünü yaşatma ve bu mirası çağdaş bir vizyonla geleceğe taşıma sorumluluğunu gururla üstlendiklerinin altını çizdi. Bugün Alanya üniversitenin; dört fakülte, bir Meslek Yüksekokulu ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nün yanı sıra TÖMER ve SEM ile eğitim faaliyetlerini sürdürdüğü bilgisini aktan Sağer, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Son dönemde açılan ön lisans, lisans ve lisansüstü programlarımızla birlikte akademik çeşitliliğimiz artmış, uygulamalı eğitim kapasitemiz güçlenmiştir. Bu gelişim, üniversitemizin yalnızca öğrenci sayısını değil, bilimsel çeşitliliğini ve uluslararası rekabet gücünü de artırmıştır. Bugün 101 akademik 50 idari personelimiz ve yaklaşık bin 250 civarında öğrencimiz ve 500 mezunumuzla büyüyen bir aileyiz. Gün geçtikçe artan öğrenci sayımız üniversitemize duyulan güvenin de en somut göstergelerinden biridir. Bugün üniversitemiz, 30 farklı coğrafyadan gelen yabancı öğrencileriyle çok kültürlü bir kampüs ortamı sunmakla birlikte toplam öğrenci sayımızın yüzde 20’sini oluşturan ve farklı kimlikleri taşıyan bu öğrencilerimizle birlikte kültürel çeşitliliğin en güzel örneklerinden birini sergilemektedir. 50 ülkede 130’dan fazla üniversite ile yürüttüğümüz Erasmus+ ve diğer değişim programları, öğrencilerimize ve akademisyenlerimize dünyayla bütünleşme fırsatı sunmaktadır. Son üç yılda 155 öğrencimiz ve 780 personelimiz ile toplam 935 hareketlilik gerçekleştirilmiş olup öğrencilerimiz, hocalarımız ve idari personelimiz Avrupa’nın farklı ülkelerinde eğitim ve staj deneyimi kazanmıştır. Aynı zamanda çok sayıda yabancı öğrenci ile personel ülkemize ve üniversitemize gelmiştir. Böylece Alanya Üniversitesi, yalnızca öğrenci değil, akademik dolaşımın da merkezlerinden biri haline gelmiştir." Bilimsel üretim, proje kültürü ve akademik başarı Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turan Sağer, üniversitenin kuruluşundan bu yana desteğini esirgemeyen Dışişleri Eski Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na üniversiteye katkılarından dolayı teşekkür etti. Prof. Dr. Sağer, Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen projelerle, bölgesel turizmin güçlendirildiğini, Alanya’nın eşsiz kültürel mirasını yenilikçi çözümlerle geleceğe taşıdıklarını aktardı. Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı (ESC) projeleri ve uluslararası iş birliklerine de değinen Prof. Dr. Sağer, "2018 yılında sınırlı sayıda projeyle başlayan bu süreç, günümüzde kapsam ve bütçe açısından yaklaşık yedi kat büyümüştür. Bu gelişmeyle Alanya Üniversitesi, Avrupa’daki yükseköğretim kurumları arasında aktif proje yürütücüsü konumuna yükselmiştir. Bugüne kadar Avrupa Birliği projeleri kapsamında yaklaşık 1.8 milyon avro fon elde edilerek, bu kaynaklar eğitim, araştırma ve sosyal sorumluluk çalışma alanlarında üniversitemizin gelişimine yön vermiştir. Üniversitemiz bünyesinde hayata geçirilen Akademik Teşvik Programı, kısa sürede önemli bir ivme kazandırmış; öğretim üyelerimizin bilimsel üretkenliğini belirgin biçimde artırmıştır. Son üç yılda bilimsel yayın sayımız yaklaşık iki buçuk kat artmış, uluslararası görünürlüğümüz güçlenmiştir. 2025 yılının ilk yarısında, bir önceki yıla kıyasla yüzde 120 artış kaydedilmiş olup, yıl sonunda bu oranın yüzde 200’e ulaşması öngörülmektedir. Proje üretiminde de dikkat çekici bir artış yaşanmış; kısa sürede önceki yıllara göre 20 kattan daha fazla gelişim elde edilmiştir. Bugün Alanya Üniversitesi, yalnızca proje başvurusu yapan değil; yürütücü, ortak ve yenilik geliştirici bir kurum konumuna gelmiştir" diye konuştu. Açılış dersini Prof. Dr. Sezgin Bakırdere verdi Rektör Prof. Dr. Turan Sağer’in konuşmasının ardından programın akademik bölümü, Prof. Dr. Sezgin Bakırdere’nin gerçekleştirdiği "Açılış Dersi" ile devam etti. Dersin ardından Bakırdere’ye plaket takdim edildi. Üniversite Teşvik Ödülleri kapsamında ilk 10’a giren akademik personel, başarı belgelerini TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner’in elinden aldı. Yardımcı doçent unvanını alan akademisyenlerin binişlerini Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ile Tuğrul Çakır giydirirken, doçentliğe yükselen akademisyenlere binişleri Prof. Dr. Mesut Güner tarafından takdim edildi. Profesörlük unvanına ulaşan akademisyenlerin biniş takımları ve sertifikaları ise Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk ile ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan tarafından sunuldu. Tören, teşekkür konuşmalarının ardından sona erdi. Alanya Üniversitesi Şebnem Köseoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış törenine; ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner, Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yılmaz, Gazipaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Remzi Yetkin, ALKÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Oğuz Karahan, Atlas Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Vahap Engin Gülal, Kazakistan Fahri Konsolosu Ahmet Cebeci ile Alanya Üniversitesi Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Sezgin Bakırdere, Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu başta olmak üzere birçok akademisyen ve öğrenci katıldı.
Minik öğrenciler 102 yıl öncesinin gazetecileri oldu
27 Ekim 2025 Pazartesi - 17:18 Minik öğrenciler 102 yıl öncesinin gazetecileri oldu Manavgat Belediyesi Side Kreş ve Gündüz Bakımevi öğrencileri, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinliği kapsamında hazırladıkları "Cumhuriyet ilan edildi" manşetli sembolik gazeteleriyle Antik Side sokaklarında vatandaşlara Cumhuriyet coşkusunu yaşattı. Antalya’nın Manavgat ilçesinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, Manavgat Belediyesi Side Kreş ve Gündüz Bakımevi öğrencileri renkli görüntülere sahne oldu. Minik öğrenciler, hazırladıkları "Cumhuriyet ilan edildi" manşetli sembolik gazeteleriyle Antik Side sokaklarında dolaşarak vatandaşlara Cumhuriyet coşkusunu yaşattı. "Onların enerjisi ve sevgisiyle Cumhuriyet coşkusunu bir kez daha hissettik" Etkinliğe Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek de katılarak çocuklara eşlik etti. Özel tasarımlı gazeteleri ellerinde taşıyan minikler, "Yazıyor, yazıyor; Cumhuriyet’in ilan edildiği yazıyor" sözleriyle gazeteleri vatandaşlara dağıttı. Esnaf ve vatandaşlar, çocukların bu anlamlı davranışını tebessümle karşıladı ve onlarla hatıra fotoğrafları çektirdi. Başkan Vekili Çiçek, Cumhuriyet bilincinin çocuk yaşta kazandırılmasının önemine dikkat çekerek, "Cumhuriyetimizin değerlerini geleceğe taşıyacak olan çocuklarımızın bu bilinçle yetişmesi bizler için büyük bir gurur kaynağı. Onların enerjisi ve sevgisiyle Cumhuriyet coşkusunu bir kez daha hissettik" dedi. Cumhuriyet’in 102. yılı büyük bir coşkuyla kutlandı Etkinliğin ardından Çiçek, Türkan Sözen Kreş ve Gündüz Bakımevi’nde öğrenciler tarafından hazırlanan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama programına katıldı. Şiirlerin, marşların ve dans gösterilerinin yer aldığı programda Cumhuriyet’in 102. yılı büyük bir coşkuyla kutlandı.
Antalya’da kesme çiçek sektörünün sorunları masaya yatırıldı
27 Ekim 2025 Pazartesi - 17:05 Antalya’da kesme çiçek sektörünün sorunları masaya yatırıldı ATB’nin düzenlediği Kesme Çiçek Sektörel Analiz Toplantısı’nda kesme çiçek sektöründe yaşanan sorunlar gündeme geldi. Kesme çiçekte maliyetlerin giderek arttığını belirten sektör temsilcileri, ihracat rakamlarının düştüğünü, işçi bulmakta zorlandıklarını dile getirdi. Antalya Ticaret Borsası (ATB), kesme çiçek sektöründeki gelişmeleri değerlendirmek üzere sektör paydaşlarının katılımıyla Kesme Çiçek Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. ATB Başkanı Ali Çandır başkanlığında, ATB 6. Meslek Komitesi Başkanı Ertan Altundağ moderatörlüğünde yapılan toplantıya, Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, ATB 6. Meslek Komitesi Üyeleri, sektör temsilcileri katıldı. Toplantıda, kesme çiçek sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri konuşuldu. "Kesme çiçek sektörünü geliştirmek için çalışıyoruz" Toplantının açılışında konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, ATB 6. Meslek Komitesi üyelerinin talebi doğrultusunda toplantıyı düzenlediklerini belirtirken, toplantıda gündeme gelecek konuların, talep ve önerilerin rapor haline getirileceğini kaydetti. Çandır TÜİK’in bitkisel üretim tahminlerinde düşüş beklendiğini söylerken, tarım ürünlerindeki üretimin düşmesiyle zaten zor olan ekonominin daha da zorlaşacağını söyledi. Resmî Gazete’de yayımlanan kararla 2026 yılında kullandırılacak Ziraat Bankası sübvansiyonlu kredilerinde limitler aynı kalırken faiz oranlarının artırıldığını belirten Çandır, "Bu konuda değişikliğe gidilmesi için gerekli temasları başlatacağız" dedi. Ticaret Bakanlığı destekli UR-GE Projelerini başarıyla tamamladıklarını kaydeden Çandır, "Son sekiz yılda 12 ülkede 16 program düzenledik. Kesme çiçek ihracatının geliştirilmesine yönelik son UR-GE programı kapsamında Kolombiya, İngiltere, Kuzey İrlanda, Kenya, Japonya ve Güney Kore’ye ziyaretler gerçekleştirdik. Gittiğimiz pazarlarda ticari bağlantılar gerçekleştirildi" diye konuştu. "İŞKUR iş birliğinde istihdam imkanı" ATB’nin ‘Tarıma Özel Sosyal Güvenlik’ çalışması kapsamında tarımdaki işçi probleminin çözülmesini hedeflediklerini anlatan Ali Çandır, "Amacımız, sektörümüzün yapısına uygun, düşük maliyetli bir sosyal güvenlik sistemi geliştirmektir" dedi. Çandır, İŞKUR iş birliğiyle, kesme çiçek sektörüne yönelik 160 gün süren, pratik ve teorik eğitimleri içeren ve istihdam garantili meslek edindirme kursu programı düzenlenebileceğini anlatırken, sektörün talebi doğrultusunda eğitimlerin başlatılabileceğini kaydetti. Çandır, Antalya Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi fizibilite raporunun tamamladığını da söylerken, alanın tahsisinde sıkıntı olmaması durumunda uygulama aşamasına geçileceğini kaydetti. "İhracatta düşüş" Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, verilen kredi ve desteklerin tarım sektörün gözden çıkarıldığını gösterdiğini kaydetti. Kesme çiçeğin üretim maliyetleri artarken ihracat rakamlarında geriye gidildiğini söyleyen Yılmaz, "Geçen yıl 481 milyon dal çiçek ihraç etmişiz ama bu yıl yüzde 3 küçülme ile 451 milyon dal çiçek gönderebilmişiz" dedi. "Daha büyük alanlara ihtiyacımız var" Kesme çiçek sektörünün sorunlarına değinen İsmail Yılmaz, "Maliyetlerimiz giderek artıyor ama satış fiyatımız istenilen düzeyde değil. Kesme çiçekte karlılığımızı yitirdik" dedi. Çalışacak eleman bulmakta zorlandıklarını belirten Yılmaz, "En büyük sıkıntılarımızdan biri işgücü. Gençleri bu sektöre çekmek zor" dedi. Organize tarım bölgesinin çiçekçilik sektörü için önemli olduğunu belirten Yılmaz, "Daha büyük alanlara ihtiyacımız var. Sektörde pazarlamacı sorunu var. Farklı pazarlara açılamıyoruz. Finans konusu üretimde büyük sıkıntı. Önüne gelen saçma sapan fiyatlarla çiçek pazarlıyor" diye konuştu. Toplantıya katılan sektör temsilcileri, taleplerinin yanı sıra çiçek üretim, satış ve ihracatında yaşadıkları sorunları dile getirdi.