Yerel Haberler
Antalya
14 Mayıs 2026 Perşembe - 21:53 Korkuteli Devlet Hastanesinde yangın ve tahliye eğitimi Korkuteli Devlet hastanesinde Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekiplerince muhtemel yangın durumlarına karşı "Yangın, Yangında Tahliye, Afet Durumu ve İtfaiyecilik Mesleği, Uygulamalı Yangın Söndürücü Kullanımı" konularında eğitim verildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Korkuteli İtfaiye İtfaiye Amirliği tarafından düzenlenen eğitim kapsamında, yangın anında doğru tahliye yöntemleri, yangın söndürücülerin kullanımı ve acil durum planlaması gibi konular uygulamalı olarak anlatıldı. Özellikle hastane gibi kritik kurumlarda meydana gelebilecek elektrik kaçağı ve oksijen yoğunluğu kaynaklı risklere dikkat çekilerek, personelin panik yapmadan doğru müdahalede bulunmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Eğitimin ikinci bölümünde ise hastane bahçesinde uygulamalı yangın söndürme tatbikatı gerçekleştirildi. İtfaiye ekipleri önce yangın söndürme tüplerinin kullanımını anlattı, ardından doğru müdahale tekniklerini uygulamalı olarak gösterdi. Katılımcılar yangına güvenli mesafeden yaklaşma, rüzgar yönünü hesaplama, alevin tabanına müdahale etme ve soğutma işlemini sürdürme gibi kritik uygulamaları birebir tatbik etti. Tatbikat sırasında hastane personeli sırayla yangın tüpü kullanarak kontrollü şekilde oluşturulan temsili yangına müdahale etti. İtfaiye ekipleri de uygulama boyunca doğru tekniklerin yerleşmesi için yönlendirmelerde bulundu. Eğitimin ardından, katılımcılara yangın güvenliği konusunda bilinçlendirilerek, olası afet durumlarında doğru müdahale yöntemleri üzerine bilgilendirme gerçekleştirildi.
Ukrayna asıllı kadına sopalı saldırı davasında ikinci duruşma: Güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı
04 Kasım 2025 Salı - 16:37 Ukrayna asıllı kadına sopalı saldırı davasında ikinci duruşma: Güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı Antalya’da Ukrayna asıllı Türk vatandaşı Iryna Melnychuk D.’nin, uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi Mehmet Ali D. tarafından sokak ortasında sopayla darbedildiği iddiasına ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü. Öte yandan olay gecesi elinde sopayla site çevresine gelen bir kişinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntüleri de ortaya çıktı. 5 Temmuz gecesi Konyaaltı ilçesinde meydana gelen olayda, iddiaya göre otelde vardiyalı çalışan Iryna Melnychuk D., gece mesaisi sonrası evine dönerken, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşi Mehmet Ali D. tarafından sopayla darbedildi. Başına aldığı darbeler sonucu kafatasında kırıklar ve beyin kanaması riski oluşan kadın, ellerinde çok sayıda kırıkla birlikte 16 gün hastanede tedavi gördü. Güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı Soruşturma kapsamında ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, olay gecesi şüphelinin sitenin arka kapısı çevresine geldiği, bir süre etrafı kontrol ettiği ve ardından eldiven giydiği anlar yer alıyor. Devamında elindeki sopayla karanlık alana doğru ilerlediği görülürken, son görüntülerde ise aynı kişinin hızla koşarak motosikletin bulunduğu tarafa doğru olay yerinden uzaklaştığı anlar güvenlik kamerasına yansıyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, sanığın mağdurun iş çıkış ve eve geliş saatlerini bildiği, olayın tasarlanarak gerçekleştirildiği, daha önce de uzaklaştırma kararlarını ihlal ettiği belirtilmiş, iddianamede sanığın ’eşe karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan en ağır şekilde cezalandırılması talep edilmişti. Sanık ise savcılık ifadesinde olay saatinde Lara semtinde bir arkadaşının evinde bulunduğunu söyleyerek suçlamaları reddetti. "Bezdim, sıkıldım, affedemiyorum" dedi Davanın ikinci duruşması Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Sanığın olay günü görüştüğünü söylediği tanık Rena K., mahkemede verdiği ifadede 4 Temmuz akşamı sanığın kendisine mesaj atarak buluşmak istediğini söyleyerek, şu ifadelere yer verdi: "4 Temmuz’da görüştük, akşam 21.00 gibi buluşmak istediğini söyledi, birimiz Konyaaltı’nda birimiz Güzeloba’da oturuyor, evim Güzeloba’da, saat geç oldu dedim. ’Konum at sana geliyorum’ dedi. 22.58’de bana geldi. Beyaz bir araçla geldi, plakasını görmedim. Üstüne kapüşonlu koyu renk bir şey vardı. Yanında beyaz bir köpek vardı, daha sonra köpeğine su istedi. Evde otururken "Bezdim, sıkıldım, affedemiyorum" dedi, neyi affedemiyorsun dedim, cevap vermedi. 15-20 dakika oturup gitti. Evimden ayrılırken hareketleri tuhaftı, alkollü müsün dedim, yok değilim dedi. "İstiyorsan eve bırakırım, ehliyetini kaptırma" dedim. Canı sıkılmış olabilir dedim ama hiçbir şey konuşulmadı. Sanığı turizm sektöründen tanıyorum, olay günü kendisini merak ettiğim için, eve ulaşıp ulaşmadığını kontrol etmek için 00.30’da aradım, telefonu kapalıydı, daha sonra 02.04’te dönüş yaptı. Bir gün sonra tekrar aradım, telefonu kapalıydı. İrina’yı haberlerden tanıyorum. Daha sonra İrina’nın kim olduğunu öğrenip yanına giderek görüştüm. HTS kayıtlarının istenmesine onayım vardır. Ben olay günü Konyaaltı’na kesinlikle gitmedim. Olay günü sanığın üstünde kapüşon dışında şapka da vardı." Mahkeme heyeti, mağdur avukatınca sunulan flash belleğin dosyaya eklenmesine, tanık ve sanığın HTS kayıtlarının incelenmesine, sanığın olay anı ve sonrasındaki konum kayıtlarının istenmesine karar verdi. Sanığın tutukluluk hâlinin devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı erteledi.
Manavgat’ta Zeytin ve Zeytinyağı Festivali’nin ikincisi başlıyor
04 Kasım 2025 Salı - 12:55 Manavgat’ta Zeytin ve Zeytinyağı Festivali’nin ikincisi başlıyor Manavgat Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Zeytin ve Zeytinyağı Festivali, 8-9 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Festival, Cumartesi günü saat 10.00’da Cumhuriyet Meydanı’ndan kortej yürüyüşüyle başlayacak, ardından 10.30’da Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önündeki açılış töreniyle devam edecek. İki gün sürecek festival boyunca konserler, halk oyunları gösterileri, workshoplar, geleneksel üretim canlandırmaları ve festival çarşısı ile dolu dolu bir program Manavgat halkı ve ziyaretçilerle buluşacak. "Zeytinin bereketi Manavgat’ta kutlanacak" Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, festival öncesinde yaptığı açıklamada, ilçenin tarımsal potansiyeline ve yerel üreticinin emeğine dikkat çekti. Çiçek, "Zeytin ve zeytinyağı, bu toprakların kültürel hafızası, sağlığın ve bereketin simgesidir. Manavgat’ımızın verimli topraklarında yetişen zeytinlerin hak ettiği değeri görmesi için bu festivali geleneksel hale getirdik." dedi. Bölgede yaklaşık 50 bin dönüm arazi üzerinde 2 milyon zeytin ağacı bulunduğunu belirten Çiçek, bu ağaçlardan yılda ortalama 50 bin ton zeytin ve 10 bin ton zeytinyağı elde edildiğini söyledi. Festivalin, bu potansiyeli hem yerel hem ulusal düzeyde tanıtmayı amaçladığını ifade etti. "Zeytin sağlıktır" Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, festival vesilesiyle zeytin ve zeytinyağının sağlık açısından önemine de değinerek, "Zeytin ve zeytinyağı, hem beden hem de zihin sağlığını destekleyen, yaşam kalitesini artıran doğal bir üründür. Zeytinin bu topraklardaki varlığı, sağlıklı yaşamın da sembolüdür" ifadelerini kullandı. Renkli etkinlikler, keyifli deneyimler Festivalin ilk günü, kortej ve açılış töreninin ardından Manavgat Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu’nun gösterisi ile devam edecek. Ardından katılımcılar Saraçlı Mahallesi’ne geçerek zeytinin köy kültüründeki yerini yakından gözlemleyecek. Saraçlı Etkinlik Alanı’nda köylü kadınların taş üzerinde geleneksel zeytin kırma ve zeytinyağı pişirimi, Manavgat Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu’nun ikinci gösterisi ve Osman Derin konseri gerçekleştirilecek. Festivalin ikinci günü olan 9 Kasım Pazar günü, Atatürk Kültür Merkezi önünde festival çarşısı tüm gün açık olacak. Zeytin ve zeytinyağı ürünlerinin yer alacağı çarşıda, yerel üreticiler vatandaşlarla buluşacak. Aynı gün ayrıca, Çiftçi Danışma ve Eğitim Merkezi’nin açılışı, Ayhan Rüzgar stand-up gösterisi, zeytinyağlı yemek workshopları ve çocuklara özel zeytin temalı atölyeler düzenlenecek. Festival boyunca zeytinyağlı krem, sabun ve mum yapım atölyeleri, çocuklara yönelik boyama etkinlikleri, şişme oyun alanları ve yüz boyama etkinlikleriyle renkli bir atmosfer oluşturulacak. 8-9 Kasım tarihlerinde 10.00-18.00 saatleri arasında açık olacak festival çarşısı, üreticiler, gastronomi meraklıları ve vatandaşları zeytinin bereketi etrafında buluşturacak.
Tesadüfen emekli polis memurunun taksisine binince bütün planları altüst olan dolandırıcı tutuklandı
04 Kasım 2025 Salı - 12:46 Tesadüfen emekli polis memurunun taksisine binince bütün planları altüst olan dolandırıcı tutuklandı Antalya’nın Manavgat ilçesinde 57 yaşındaki öğretmeni "Kimliğiniz suç örgütüne yapılan baskında evde ele geçirildi" yalanı ile dolandırarak yaklaşık 500 gram altın ve 1 milyon TL parasını kendi hesaplarına aktararak alan 2 şahıs bindikleri taksicinin dikkati sayesinde Bursa ve Samsun’da yakalandı. Emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edilen dolandırıcılardan 1’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay geçtiğimiz günlerde Manavgat ilçesinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre Karaman’da görev yapan Manavgatlı ilkokul öğretmeni Selçuk S.’ye telefonda kendisini Başkomiser Oktay olarak tanıtan bir kişi "kimliğiniz suç örgütüne baskın yapılan evde ele geçirildi" dedikten sonra telefonu kapatarak Whatsapp üzerinden kimliğinin fotoğrafını gönderdi. Selçuk S.’yi kısa süre sonra yeniden arayan dolandırıcılar ‘altınlarını vermesi durumunda adını suç örgütü dosyasından çıkarabileceklerini’ söyledi. 10 adet altın bileziği alarak Karaman’dan Manavgat’a gelen Selçuk S., ticari taksiye binerek Taşağıl’da annesinin evine gitti. Sim kartı camdan atınca şüphelendi Taksi sahibinin işi olması nedeniyle taksiyi durakta çalışan emekli polis kullandı. Annesinin evinde bulunan altınlarını da alan Selçuk S. aynı taksi ile Manavgat’a gelerek Sorgun Bulvarı üzerinde bulunan Şehit Üsteğmen A. Ozan Şarlak Parkı’nda indi. Kısa süre sonra aynı taksi durağını arayan bir kişi, Şehit Üsteğmen A. Ozan Şarlak Parkına taksi istedi. Tesadüf eseri sıra aynı takside olduğu için gelen taksiye başka bir şoför ile binen genç, Antalya Döşemealtı’na gitmek üzere yola çıktı. Yolda gencin sürekli telefonla konuşmasından ve bir ara sim kartı çıkarıp camdan atmasından ve yenisini takmasından şüphelenen taksici o ana kadar kapalı olan taksinin iç kamerasını aktif hale getirdi. Taksicinin dikkati olayı aydınlattı Genci Antalya’ya indirip parasını aldıktan sonra geri dönen taksici Manavgat’a dönerken durağı arayarak yolda yaşadıklarını anlattı. Bu arada dolandırılan Selçuk S. polis merkezine gidip dolandırıldığını söyleyince polis Selçuk S.’nin taksiye bindiği durağı aradı. Durakta çalışan emekli polis memuru, Manavgat Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği’nde görevli polis memurunun bir dolandırıcılık olayından bahsetmesi üzerine gerek Taşağıl’a götürdüğü yolcu, gerekse arkadaşının Antalya’ya götürdüğü yolcu ile yaşadıkları, her ikisinin de elinde küçük siyah poşet olması nedeniyle Asayiş Büro Amirliğinde görevli polisi geri arayarak olanları anlattı. Taksi durağına gelen Asayiş Büro Amirliği ekipleri, dolandırıcıyı götüren takside kamera olduğunu öğrenince görüntüleri alarak dolandırılan öğretmene gösterdi. Öğretmenin şahsı teşhis etmesinin ardından dolandırıcıların yakalanması için çalışma başlatıldı. İki kişi Bursa ve Samsun’da yakalandı Asayiş Büro Amirliği ekiplerinin yaptığı çalışmalarda belirtilen adrese bırakılan ziynet eşyalarını almaya gelen şahsın M.E.Y. isimli kişi olduğu, bu kişinin A.B. isimli şahıs ile birlikte hareket ettiği ve her iki şahsın Bursa ilinde bir pansiyonda kaldıkları belirlendi. Şüpheliler müştekiye ait 23 adet altın bilezik ve 5 adet altın yüzük ile birlikte yakalanırken emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden M.E.Y. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Taksiciler olayı anlattı Dolandırılan öğretmeni Taşağıl’a altınları almak üzere götüren taksi durağında çalışan Emekli Polis Memuru Ahmet Seda Alcan, taksi durağına gelen telefonla müşteriyi alarak yola çıktığını belirterek, "Taşağıl’a gitmek istediğini söyledi. Yol boyunca aramızda her hangi bir diyalog olmadı. Tedirgin olduğunu hissediyordum, ancak kendisi konuşmadığı için konuşmadık. 10-15 dakika beklememi istedi. Telefonla birisini arayıp evin anahtarını getirdikten sonra eve girip çıktı. Aldığım yere yolcuyu tekrar bıraktım. Kısa bir süre sonra durağa tekrar bir telefon geldi. Sıra aynı araçta olduğu için araç sahibi arkadaş yolcuyu almaya gitti" dedi. "Çok stresliydi, sim kartı değiştirdi" Dolandırıcı olduğu belirlenen genci Antalya’ya götüren taksi sahibi Birol Özer ise "Araca bindikten sonra Antalya’ya gitmek istediğini ne kadar tutacağını sordu. Telefonla birisiyle irtibat kurduktan sonra ücreti hemen gönderdiler. Hal ve hareketleri biraz şüpheliydi. Yolculuk sırasında stresli olduğunu fark ettim. Sürekli telefon konuşmaları ve mesajlaşmalar yapıyordu. Araçta sigara içip içemeyeciğini sordu. Öne gelmesini istedim. Çok stresliydi, sim kart değişikliği falan yaptı. Şüpheli hareketleri vardı. Döşemealtı’nda söylediği adrese varmadan bekleyenler olduğunu söyleyerek ışıklarda indi. Durağa geri dönerken arkadaşlara durumu anlattım. Durumu konuştuğumuzda iki kişinin de elinde siyah poşet olmasından dolayı polise haber verdik. Gelen ekibe araç içi kamera görüntüsünü verdik" ifadelerini kullanarak ekiplere teşekkür etti. Karaman’da yaşayan bir vatandaşı "kimlik bilgilerinizle suç işlendi" diyerek kandıran dolandırıcılar, mağduru Manavgat’a getirip 23 bilezik ve 5 yüzüğünü aldı. Şüpheliler Bursa’da yapılan operasyonla kaldıkları pansiyonda yakalandı, biri tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Karaman’da ikamet eden S.S. isimli vatandaş, kendisini telefonla arayan bir kişi tarafından "kimlik bilgilerinizle suç işlendi" şeklinde yönlendirilerek baskı altına alındı. Şüpheli şahıs, mağduru Manavgat’a gelmeye ikna etti. Mağdur, yönlendirme sonucu 23 adet altın bilezik ve 5 adet altın yüzüğü şüphelinin belirttiği adrese teslim etti. Dolandırıldığını fark eden S.S., durumu polise bildirerek şikâyetçi oldu. Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu, ziynet eşyalarını almaya gelen şahsın M.E.Y. olduğu, bu kişinin A.B. ile birlikte hareket ettiği ve ikilinin Bursa’da bir pansiyonda kaldıkları tespit edildi. Ekiplerce gerçekleştirilen operasyonla 2 şüpheli, müştekiye ait ziynet eşyalarıyla birlikte yakalandı. Gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Adli makamlarca yapılan işlemlerin ardından M.E.Y. isimli şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Demir eksikliği anemisi çocuklardan gebelere: Halk sağlığı sorunu
04 Kasım 2025 Salı - 12:44 Demir eksikliği anemisi çocuklardan gebelere: Halk sağlığı sorunu Türk Hematoloji Derneği tarafından düzenlenen 51. Ulusal Hematoloji Kongresi kapsamında açıklamalarda bulunan Türk Hematoloji Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr. Şule Ünal Cangül, demir eksikliği anemisi hakkında bilgiler verdi. Demir eksikliğinin halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Cangül, "Demir eksikliği Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre toplumun dörtte birini etkiliyor" ifadelerini kullandı. Türk Hematoloji Derneği tarafından düzenlenen 51. Ulusal Hematoloji Kongresi, 28 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirildi. Kongre kapsamında katılımcılara bilgi veren Türk Hematoloji Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr. Şule Ünal Cangül, demir eksikliği anemisinin toplumda en sık görülen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirtti. Prof. Dr. Cangül, demir eksikliği anemisinin özellikle çocuklar, kadınlar ve yaşlılar arasında daha yaygın görüldüğünü vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi: "Demir eksikliği Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre toplumun dörtte birini etkiliyor ve bazı yaş grupları bu açıdan daha da riskli. Hangi yaş grupları bunlar? Çocukluk dönemi, çocukluk döneminde de özellikle süt çocukluğu dönemi ve ergenlik dönemi. Yine onun dışında yaşlı popülasyonu, bu dönemde bazı beslenme sorunları, bağırsak kanamaları nedeniyle etkileniyor. Kadınlar da hem adet kanamaları hem de gebelik dönemlerinde demir eksikliğini artmış yatkınlığı geliştiriyorlar. Bu dönemler hem demir eksikliğinin daha da sık görüldüğü dönemler hem de sonuçlarının yine önemli olduğu dönemler. Demir eksikliği gebe kadınların yüzde 40’ında var. Doğurganlık çağında ama gebe olmayan kadınların yüzde 30’unda var. Okul öncesi çocukların da yaklaşık yarısında var." Öğrenme ve iş yaşamını da etkiliyor Demir eksikliğinin sadece kansızlık yapmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Cangül, öğrenme ve bilişsel fonksiyonlar üzerindeki olumsuz etkilerine şu şekilde işaret etti. "Öğrenmeyi geciktiriyor. Odaklanmayı zorlaştırıyor. Kelime sayısı azalabiliyor, geç cümle kurulabiliyor. Okul başarısı düşüyor. İş performansı azalıyor. Egzersiz intoleransı oluyor, sosyal sonuçları da ortaya çıkıyor." Çocuklarda sık enfeksiyon geçirme, fiziksel gelişimde gerilik, ağız köşelerinde yaralar, saç dökülmesi, nabız hızlanması ve ileri vakalarda kalp yetmezliğinin de demir eksikliğinin sonuçları arasında yer aldığını ifade eden Cangül, "Bazı çalışmalarda süt çocukluğundaki demir eksikliğinin uzun dönemde bilişsel fonksiyonları kalıcı olarak etkileyebileceğine dair görüşler var" dedi. Önleyici programlar uygulanıyor Prof. Dr. Cangül, Türkiye’de demir eksikliğini önlemeye yönelik yürütülen programlar hakkında da bilgi verdi. Prof. Dr. Cangül, "Demir gibi Türkiye Projesi kapsamında 2004 yılından beri aile hekimleri tarafından vaktinde doğan bebeklere 4. ayda, prematüre doğanlara ise 2. ayda demir başlanıyor ve 12. aya kadar devam ediliyor. 9. ayda tarama kan testi yapılıyor. Eğer profilaksiye rağmen demir eksikliği görülüyorsa tedavi programına alınıyorlar" dedi. Gebelik döneminde uygulanan profilaksinin erken doğum riskini azalttığını ve bebeklerin doğum sonrası dönemde daha sağlıklı gelişmesine katkı sağladığını belirten Cangül, "Eğer bir kadın demir eksikliği olmaksızın gebeliğini tamamlarsa bebeği daha az demir eksikliği geliştiriyor" diye konuştu. Demirden zengin gıdalar vurgusu Demirden zengin gıdaların tüketiminin önemine işaret eden Prof. Dr. Cangül, şu önerilerde bulundu: "Beslenmede de ilk 6 ay sadece anne sütü, 2 yaşına kadar anne sütüne devam, anne sütünü artıracak programların teşvik edilmesi, onun dışında inek sütüne ilk bir yılda başlanmaması, 7. aydan itibaren yavaş yavaş demir içeriği zengin gıdaların ek gıdalara eklenmesi son derece önemli. Beslenmenin düzeltilmesi en önemli şey, demirden zengin gıdaların diyette arttırılması gerekir. Kırmızı et önemli bir demir kaynağı, bunun dışında yumurta önemli bir demir kaynağı, baklagiller, pekmez, kuru üzüm bunların da diyette bir şekilde arttırılmaya çalışılması lazım." Demir eksikliğinin bireyin hayat boyu sağlığını ve sosyal yaşamını etkileyebildiğini vurgulayan Prof. Dr. Cangül, erken tespit ve doğru beslenmenin önemine dikkat çekti.
Antalya’da görenleri ‘korkutan’ makyaj
04 Kasım 2025 Salı - 12:43 Antalya’da görenleri ‘korkutan’ makyaj Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Atatürk Sanat Eğitim Merkezi’nde (ATASEM) açtığı ‘Sahne Makyajı’ kursu kadınlara yeni bir meslek imkanı sunuyor. Kurslarda eğitimler kapsamında kursiyerlerin yaptığı özel konsept makyajlar göz kamaştırıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi ATASEM kursları ile kursiyerlere hem iş hem de sosyalleşme imkanı sağlanıyor. ATASEM’in en çok ilgi gören kurslarından ‘Sahne Makyajları’ kursu ile kursiyerler tiyatro ve sinema sektöründe kendilerine yeni iş alanları açıyor. Özel makyaj teknikleri Kurslardaki eğitimlerde sektördeki birçok farklı sahne oyunlarına yönelik makyaj teknikleri öğretiliyor. Toplam 304 saat süren eğitimler kapsamında ise özel makyaj teknikleri hazırladı. Etkinliğe özel olarak korku filmi konseptli kıyafetler giyen kursiyerler, eğitmenleri eşliğinde korkutucu makyajlar yaptı. "Hayalim dizi ve sinema sektöründe çalışmak" Kursiyerlerden 18 yaşındaki kursiyer Ela Özcan, "Özel bir çalışma yaptık. Benim yüzüme de karakter makyajı uyguladık. Makyajımda tiyatro kanı, peçete, iğne var. Hayalim dizi ve sinema sektöründe makyaj çalışmalarında yer almak" dedi. "Kendimi sürekli geliştirdim" "ATASEM’de sadece meslek öğrenmiyorum, hayatıma da çok güzel bir keyif katıyor" diyen sahne makyajları kursiyeri Ayşe Işık, "Belli bir yaşa kadar bir yüksekokul okuyamadığım için bir meslek edinemedim. Ama kendimi sürekli geliştirdim. ATASEM’de daha önce İngilizce, ofis programları ve temel makyaj eğitimi gibi kurslara gelmiştim. Bu dönem de Sahne Makyajları kursunda eğitim alıyorum. Elim daha önce eyeliner bile tutamazken şimdi çizimler yapabiliyorum. Renk karışımları yapmayı, fön çekmeyi öğrendim. ATASEM, hayatıma kattığım çok güzel bir şey" diye konuştu.
Büyükşehir kız çocuklarını floor curling sporu ile tanıştırdı
04 Kasım 2025 Salı - 12:21 Büyükşehir kız çocuklarını floor curling sporu ile tanıştırdı Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kız Çocuklarına Destek Derneği tarafından açılan "Pusula: Çocuklar için Sporla Katılım Destek Programı" kapsamında hibe almaya hak kazandı. Proje kapsamında Antalyalı çocuklar "Floor Curling" sporuyla tanıştı. Antalya Büyükşehir Belediyesi gençleri spora yönlendirme amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında Kız Çocuklarına Destek Derneği ile "Pusula: Çocuklar için Sporla Katılım Destek Programı" kapsamında hibe almaya hak kazandı. Hibe desteği ile birlikte Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalyalı çocukları ilk defa floor curling sporu ile tanıştırıyor. Proje kapsamında Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından Sedir Spor Kompleksinde floor curling eğitimleri başladı. "Floor curling turnuvası düzenlenecek" Antalya Büyükşehir Belediyesi Spor Hizmetleri Şube Müdürü Merve Kocagöz, proje hibesiyle spor ekipmanlarını temin ettiklerini söyledi. Kocagöz, floor curlingin buz zeminde oynanan klasik curlingden farklı olarak düz zeminde özel taşlarla oynanan, hedef odaklı bir takım sporu olduğunu belirtti. Merve Kocagöz, "Projenin amacı kız çocuklarını farklı bir branşla tanıştırmak, takım ruhunu geliştirmek ve özgüvenlerini artırmak. Beş ay sürecek proje kapsamında, kırsal bölgeler dahil olmak üzere 8 farklı noktada etkinlikler düzenleyeceğiz. İlk etkinlik 100. Yıl Sedir Spor Kompleksinde gerçekleştirildi. Proje sonunda bir floor curling turnuvası düzenleneceğiz. Çeşitli etkinlikler ile 19 ilçemizdeki çocuklarımıza ulaşmayı planlıyoruz" dedi. Floor curling sporuna katılım sağlayan çocuklardan Pelin Orhan farklı bir spor dalıyla tanıştıkları için mutlu olduğunu söyledi. İlk kez floor curling oynuyorum diyen Pelin Orhan "Curling’in normalde buz üzerinde oynandığını, sert zemin üzerinde oynanan versiyonunun ise floor curling olarak adlandırıldığını öğrendim" dedi. Sporculardan Hatice Sultan Orhan ise "Mahallede genellikle yakar top, voleybol ve futbol gibi oyunlar oynuyorduk. Böyle bir sporun varlığından haberdar değildim. Floor curlingi ilk kez burada öğrendim" dedi.