Yerel Haberler
Antalya
Antalya Balıkçı Barınağı davasında görevden alma işleminin iptali kararı 13 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:41:54 Antalya’da 2024 yılında gerçekleştirilen operasyonun ardından Tarım ve Orman Bakanlığı kararıyla kayyıma devredilen Balıkçı Barınağı Kooperatifi ile ilgili açılan davada mahkeme kararını verdi. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, kooperatif yönetimine ilişkin görevden alma işleminin iptaline hükmetti. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, Antalya Balıkçı Barınağı’na ilişkin hukuki süreçte kararını açıkladı. Mahkeme, Tarım ve Orman Bakanlığının kooperatif yönetimini görevden alma işleminin iptaline karar verdi. Kararla birlikte, barınağın kayyım yönetimindeki sürecinin de sona ermesinin önü açıldı. Süreç kapsamında, Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlanan kararla Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden Oğuz Keleş, Erkan Biçer ve Hüseyin Rahmi Emral, Antalya Balıkçı Barınağı’na kayyım olarak atanmıştı. "Görevden alma işlemlerinin iptaline karar verildi" Antalya Balıkçı Barınağı’ndaki hukuki sürece ilişkin açıklamalarda bulunan avukat Volkan Yavuzlar, "Kayyım kurumunun ortadan kalkması adına bu görevden alma işleminin iptali talebiyle açmış olduğumuz davalarda dün itibariyle karar çıkmış vaziyette. Gelinen noktada mahkeme davamızın kabulüyle yapılan bu görevden alma işlemlerinin iptaline karar verdi" dedi. "Yönetim kurulu üyelerinin göreve dönmesi için girişimleri yapacağız" Kararın ardından gerekçeli karar sürecini bekleyeceklerini ifade eden Yavuzlar, kararın kesinleşme şartı bulunmadan doğrudan yürürlüğe girdiğini söyledi. Yavuzlar, "Bundan sonra artık gerekçeli kararın yazılmasını bekleyeceğiz. Gerekçeli karar yazıldıktan sonra kesinleşme şartı bulunmuyor, doğrudan yürürlüğe geliyor. Esasında bugün itibariyle de yürürlüğe girmiş vaziyette. Ancak biz gerekçeli kararın idareye tebliğinden sonra gerekli işlemleri yapıp, önce yönetim kurulu üyelerinin göreve dönmesi, ardından da organsızlık durumu ortadan kalktığı için kayyım durumunun ortadan kaldırılması için gerekli girişimleri yapıp, balıkçılara teslimini sağlamış olacağız yakın tarihte" ifadelerini kullandı. Karşı tarafın mahkeme kararına karşı istinaf yoluna gideceği öğrenildi.
3 keçisini kurtlar yiyen yaşlı adam, mahsur kaldığı uçurumdan kurtarılan son keçisine sarılıp doyasıya öptü
12 Kasım 2025 Çarşamba - 10:41 3 keçisini kurtlar yiyen yaşlı adam, mahsur kaldığı uçurumdan kurtarılan son keçisine sarılıp doyasıya öptü Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde kurtların saldırısına uğrayan sürüden kurtulmak için uçuruma kaçan keçi, dört gün süren bekleyişin ardından kurtarıldı. Kurt saldırısında 3 keçisini kaybeden besici yaşlı adam ise burukluk ve sevinci bir arada yaşadı, kurtarılan keçiye sarılıp onu sık sık öptü. Döşemealtı ilçesi Killik Mahallesi’nde Bayram Yavuz’a (65) ait altı keçi dağda otladıkları sırada kurtların saldırısına uğradı. İkisini kendi imkânlarıyla kurtaran Yavuz’un üç keçisi telef olurken, bir keçi de yaklaşık 350 metre rakımlı bir tepenin zirvesindeki uçurumda mahsur kaldı. Durumu yetkililere bildiren Yavuz’un yardım çağrısına, MAKSAT Arama Kurtarma Derneği ekibi yanıt verdi. AFAD’ın yönlendirmesiyle bölgeye giden MAKSAT Derneği Başkanı Alp Özal, Yavuz ile birlikte keçinin bulunduğu bölgeye tırmandı. Özal, iple erişim tekniği kullanarak keçiye ulaştıktan sonra hayvanı yine ip yardımıyla aşağıya indirdi. Yaklaşık dört saat süren kurtarma operasyonu sonrası keçi sahibine teslim edildi. Yaklaşık 4 saat süren operasyon sonrası yaşlı adam, bir yanda 3 keçisini kurtlara kaptırmanın burukluğunu, bir yanda da 4 gündür mahsur kalan keçisine kavuşmanın mutluluğunu yaşadı. Sarıldı, öptü, kokladı Keçisine kavuşan Yavuz, uzun süre ona sarıldı öptü ve kokladı. Ardından da su ve otla beslediği keçisini motosikletinin römorkuna alan Yavuz, ekiplere teşekkür ederek evine döndü. "Dört gündür oradaydı, kurtardık artık mutluyum" Bayram Yavuz, yaşanan olayı şöyle anlattı: Bunların dağdaydı. Eve geldim, yoklardı. İkisini kurtardık k, üçünü kurt yedi. Kurdun yediklerinden biri bunun oğlağıydı. Bu da kurttan uçuruma kaçmış. Yanına gittim kurtarmaya ama yapamadım. Baktım bağırıyor, sesini duyuyordum. Dört gündür oradaydı, zayıflamış iyice, besleyeceğim tekrar. Kurtardık artık, mutluyum. Dağlarda bir iki davar var onları güdüyoruz. Tek yaşıyorum. Geçimim sadece bu. 50 bin lira zararım var. "35 metrelik uçurumdaydı" MAKSAT Arama Kurtarma Derneği Başkanı Alp Özal, operasyonun detaylarını anlatarak şunları söyledi: AFAD’tan gelen çağrı üzerine 12.00 civarında bölgeye ulaştık. Yerini amcamız söyledi. Dört keçiden üçünü kurtlar yemiş, bu da kendini can havliyle uçuruma atmış. 35 metrelik bir uçurumdaydı. Normal şartlarda oraya inmek mümkün değildi. İple erişim tekniğiyle indik, aç olmasından faydalanarak ot verip yanımıza çektik. Sonra bağlayıp aşağı indirip Bayram amcamıza teslim ettik. Keşke dördünü birden kurtarabilseydik. Bayram amcamız bu köyün garibanlarından, inşallah faydamız olmuştur.
Denizden cesedi bulunan kız çocuğunun kimliği belirlendi aile gözyaşlarına boğuldu
11 Kasım 2025 Salı - 17:08 Denizden cesedi bulunan kız çocuğunun kimliği belirlendi aile gözyaşlarına boğuldu Antalya açıklarında sabah saatlerinde denizde cansız bedeni bulunan çocuğun kimliği tespit edildi. Denize nasıl düştüğü henüz belirlenemeyen ve isminin Asmin A.K. olduğu belirlenen kız çocuğunun yakınları, morg önünde gözyaşı döktü. Olay, saat 10.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Fener Mahallesi Bababurnu açıklarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sabah saatlerinde deniz yüzeyinde hareketsiz bir kişiyi gören vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı bot sevk edildi. Ekipler tarafından sudan çıkarılan kişinin cansız bedeni Antalya Yat Limanı’na getirildi. Burada hazır bekleyen 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde, 15-18 yaşlarında olduğu değerlendirilen bir kıza ait olduğu tespit edildi. Daha sonra cesedin 15 yaşındaki Asmin A.K.’ya ait olduğu belirlendi. Antalya Emniyet Müdürlüğü Muratpaşa Suç Araştırma ve Soruşturma Büro Amirliği ile Olay Yeri İnceleme ekipleri, kimliği bulunmayan çocuğun üzerinde detaylı inceleme yaptı. Ekipler, parmak izi örnekleri alarak kimlik tespitine yöneldi. Yapılan incelemelerin ardından kızın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. "Ben babasına ne diyeceğim" Kimlik tespiti için kuruma gelen yakınları, acı haberi alınca gözyaşlarına boğuldu. Tespit için morga giren halasının "O, o!" diye bağırarak dışarı çıkmasının ardından annesi baygınlık geçirirken, ailesi ve yakınları gözyaşlarına boğuldu. Halası, "Allah’ım sen beni niye almıyorsun da bu genç kızı alıyorsun, ben babasına ne diyeceğim. Bu bir rüya, ben seni nasıl koruyamadım. Sen daha mimar olacaktın, sen ne yaptın. Sen beni canlı canlı koydun mezara" sözleriyle feryat etti. Asmin A.K.’nin cenazesi, savcılık incelemesi ve otopsi işlemlerinin ardından defnedilmek üzere ailesine teslim edildi.
ALTSO’da ipard destekleri anlatıldı
11 Kasım 2025 Salı - 14:02 ALTSO’da ipard destekleri anlatıldı ALTSO ve Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) iş birliğiyle IPARD III Programı 10. Başvuru Çağrı İlanı Bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. ALTSO ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya konuşmacı olarak TKDK Uzmanları Sevcihan Ulusoy İlhan ve Mehtap Ayşe Köse katıldı. Toplantıda; Süt ve Süt Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması, Kırmızı Et ve Et Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması, Kanatlı Eti ve Et Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması, Su Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması, Meyve ve Sebze Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması, Yumurtanın İşlenmesi ve Pazarlanması gibi alanlarda faaliyet gösteren firma yetkililerine destekler anlatıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Alanya Ticaret ve Sanayi Odası başkanı Eray Erdem, "Güzel şehrimiz Alanya’nın destek ve teşviklerden en iyi biçimde yararlanması konusunda gerçekleştirdikleri etkinliklere bir yenisini aha eklemenin mutluluğun yaşadığını" dile getirdi. Destek çağrılarına sessiz kalmamaları gerektiğinin altını çizen Erdem "Bölgeler arası sürdürülebilir ekolojik ve ekonomik denge için önem arz eden bu önemli toplantıda özellikle üretimden pazarlamaya, pazarlamadan satışa kadar güçlü bir bağ oluşturulma konusunda verilecek destekler anlatıldı. Bu toplantıdan önce de İPARD’ın farklı sektörlerde verdiği teşvik ve destekler anlatılmıştı. Bununla beraber KOSGEB ve BAKA olmak üzere çok sayıda payda kurumla yürütülen destek programlarına da ev sahipliği yapmıştık. Üye iş insanlarımızın bu destek çağrılarına sessiz kalmamaları ve işlerini geliştirmek için gerekli hazırlıkları yaparak başvurularını tamamlamalarını tavsiye ediyorum" dedi. TKDK Uzmanları Sevcihan Ulusoy İlhan ve Mehtap Ayşe Köse de genel olarak soru cevap şeklinde geçen toplantının son bölümünde; başvuruların, 18.11.2025 tarihinde kabul edilmeye başlanacağını, Online Proje Başvuru Sisteminin 24.12.2025 tarihi saat 18:00’de kapatılacağını, başvuruların son teslim tarihinin ise 29.12.2025 tarihi olduğunu ifade ettiler.
Alanya Üniversitesi’nde "Erasmus+ ile Daha Yeşil Bir Gelecek"  konuşulacak
11 Kasım 2025 Salı - 13:33 Alanya Üniversitesi’nde "Erasmus+ ile Daha Yeşil Bir Gelecek" konuşulacak Alanya Üniversitesi’nin yılda 2 defa geleneksel olarak düzenlediği International Week etkinliği, bu defa "Erasmus+ ile Daha Yeşil Bir Gelecek" temasıyla gerçekleştiriliyor. 6’ncısı düzenlenen etkinlik, 10-14 Kasım tarihleri arasında 8 ülke ve 12 üniversiteden 20 akademisyen ve idari personel buluşmasına imkan tanıyacak. İtalya, Almanya, Finlandiya, Avusturya, Letonya, Macaristan, Polonya ve Romanya’dan gelen akademisyenler; Ofisi İlham Veren Kişisel Biyolojik Alışkanlıklar, Eko-Dostu Hareketlilik: Erasmus+’ta Sürdürülebilir Seyahat, Yeşil Masalar, Güzel Günler: Üniversite Ofislerinde Çevreci Alışkanlıklar ve Yeşil Öğretim Anları: Derslerde Çevre Dostu Uygulamalar konuları hakkında görüşlerini paylaşacaklar. Beş gün sürecek etkinlikte, akademisyen ve idari personeller paneller ve atölyeler aracılığıyla sürdürülebilirlik ve çevre koruma konularında güncel bilgiler edinecekler. 5 gün boyunca Çevre Psikolojisi, Yeşil Gastronomi, Yeşil Olmadan Ekolojik Olmak, Yeşil Anlar: Sınıfta ve Kampüs Çevresinde Çevre Dostu Uygulamalar konuları hakkında detaylı bilgiler verilecek. Ayrıca Erasmus+ projelerinde çevre dostu uygulamaların katılımcı ülkelerdeki üniversitelerde hayata geçirilmesine imkan sağlanacak. Çevre dostu üniversite ofisleri ve derslerde yeşil uygulamalar Etkinlik, farklı kültürlerden gelen öğrenci ve akademisyenlerin kaynaşmasına da katkıda bulunmayı amaçlıyor. Katılımcılar, teorik bilgiyi pratiğe dönüştüren uygulamalı atölyelerde çevresel sorumluluk bilincini genç kuşaklara aktaracak. Etkinlik, akademisyen ve idari personellere sürdürülebilirlik konularında farkındalık kazanmalarını sağlayacak ve projelerin katılımcı ülkelerde uygulanmasına öncülük edecek. 6’ncısı gerçekleştirilecek etkinlikte, 5 gün boyunca paneller, atölyeler ve kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek. Katılımcılara; Syedra Kalesi, muz bahçesi ve muz fabrikası, tropik meyveler bahçesi Dim Çayı gibi Alanya’nın kültürel ve tarihi yerleri de gezdirilecek. Küresel Yeşil Ağlar Kurulmasına öncülük eden International Week etkinliğinde, Geleneksel Türk Kahvaltısı, yerel lezzetler yabancı konuklara tanıtılacak. Katılımcılar, düzenlenen etkinlikler sayesinde hem bilgi birikimlerini artıracak hem de kültürel paylaşımlarla farklı ve zengin deneyimler yaşayacak. Rektör Prof. Dr. Turan Sağer’den uluslararasılaşma vurgusu Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turan Sağer, üniversite olarak uluslararasılaşmaya kavramına çok önem verdiklerini, bu tür etkinliklerin farklı üniversitelerle bağ kurulmasına destek olduğunu ve etkinliğe katılan tüm katılımcıların yeni fikirler geliştirmesine imkan sağladığını belirtti. Sağer, "Üniversitemiz, sürdürülebilirlik ve uluslararası iş birliklerini her zaman öncelik olarak görmüştür. Bugün burada, 8 ülkeden 12 üniversiteden 20 katılımcıyla bir aradayız. Bu çeşitlilik, sadece çevre konularını paylaşmamıza değil, farklı bakış açıları ve deneyimlerden öğrenmemize de imkan sağlıyor" dedi. Alanya Üniversitesi Erasmus+ Kurum Koordinatörü Maria Bielecka organizasyonun açılış konuşmasında şunları söyledi: "Bu hafta; uluslararası iş birliğinin, bilgi paylaşımının ve kültürel etkileşimin bir kutlamasıdır. Bu yıl ise özellikle heyecan verici bir temayı birlikte keşfediyoruz. Bundan birkaç yıl önce sadece bir hayal olarak başlayan bu etkinlik, bugün üniversitemizin en değerli geleneklerinden biri haline geldi. Bu yılın teması bize şunu hatırlatıyor: Eğitim ve sürdürülebilirlik el ele ilerler. Erasmus+ aracılığıyla sadece bilgi ve deneyim alışverişinde bulunmuyoruz; aynı zamanda farkındalık oluşturuyor, sorumluluk duygusunu güçlendiriyor ve gelecek nesiller için daha ‘yeşil’ bir düşünce biçimi geliştiriyoruz. bu hafta sadece akademik tartışmalarla sınırlı değil; aynı zamanda insani bağlar kurma, birbirimizden öğrenme ve kalıcı dostluklar geliştirme fırsatıdır. Ayrıca Alanya’nın canlı ruhunu keşfetme zamanı da olacak."
Eski belediye başkan adayının yargılandığı duruşmada yaralı şahsın sözleri ortaya çıktı: "Vay babuş vay, çok acıyor"
11 Kasım 2025 Salı - 13:32 Eski belediye başkan adayının yargılandığı duruşmada yaralı şahsın sözleri ortaya çıktı: "Vay babuş vay, çok acıyor" Antalya’da alacak meselesi yüzünden çıkan tartışmada bir kişiyi tabancayla öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan eski Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan’ın davasında tanıklar dinlendi. Sağlık görevlisi, olay yerine ulaştıklarında kargaşa olduğunu ve şüpheliyi elinde silahı kaldırmış vaziyette gördüğünü söylerken diğer sağlık çalışanı yaralının bilincinin açık, tansiyonunun düşük olduğunu belirterek, "’Vay babuş vay, çok acıyor’ diyordu sürekli. Kurşunun giriş yerini gördüm, çıkış yerini görmedim. Hastaneye teslim ettiğimizde bilinci hala açıktı" dedi. Silahla tehdit edildiğini söyleyen ve bir önceki duruşmada "Odaya geldi, ateş etti" diyen Tamer E. ise sanık hakkındaki "silahla tehdit" şikayetinden vazgeçti. Olay, 18 Nisan’da saat 13.00 sıralarında Aksu ilçesi Fatih Mahallesi Şahinler Caddesi’ndeki bir iş yerinde meydana geldi. Eski Millet İttifakı Aksu Belediye Başkan Adayı ve bir dönem Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı görevini yürüten Durmuş Ali Arslan, alacaklı olduğu Sebahattin Sunbat ile görüşmek için iş yerine gitti. Arslan ile Sebahattin Sunbat arasında çıkan tartışma sırasında, Sebahattin Sunbat’ın babası Hamit Sunbat (70) tabancayla vurularak yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Karın bölgesinden yaralandığı belirlenen Hamit Sunbat, yapılan ilk müdahalenin ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayın ardından gözaltına alınan Durmuş Ali Arslan, polis merkezindeki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Hamit Sunbat ise 22 Nisan’da hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından tutuklanan Arslan, "kasten öldürme", "öldürmeye teşebbüs", "silahla tehdit" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlamalarıyla yargılanmaya devam ediyor. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmada, tanıklar dinlendi. Olay yerine ilk ulaşan 112 ekibinden tıp teknisyeni Deniz Ö., çağrı üzerine geldiklerinde sanığın tabancayla dükkan önünde olduğunu belirterek, "Tabancayı sağa sola sallıyordu, herhangi bir söz duymadım. Yaralıyı içeri çekmişlerdi, ben görmedim. Elinde silah olduğu için güvenli alan olmadığı gerekçesiyle emniyet gelene kadar içeri girmedik. Olay yerine geldikten 3-4 dakika sonra emniyet ekipleri ulaştı, yaralıya 5 dakika içinde müdahale ettik. Sol batın bölgesinden yaralanmıştı, bilinci açıktı" dedi. "Yaralı sürekli ‘Vay babuş vay, çok acıyor’ diyordu" Olay yerine giden diğer sağlık görevlisi Esma D.’de yaşananları şöyle anlattı: "112 Acil Servisi’nde tıp teknisyeni olarak çalışıyorum. Olay yerine gittiğimizde kargaşa vardı. Elinde silahı kaldırmış vaziyette duran bir beyefendi gördüm. Güvenlik sağlanmadığı için içeri girmek için polisleri bekledik. Polisler çok kısa sürede geldi. Güvenlik sağlandıktan sonra yaralıya ulaştık. Yaralının bilinci açıktı, tansiyonu düşüktü. ‘Vay babuş vay, çok acıyor’ diyordu sürekli. Kurşunun giriş yerini gördüm, çıkış yerini görmedim. Hastaneye teslim ettiğimizde bilinci hala açıktı." "Ölen kişi annemin eşinin ortağıymış" Cezaevinden tanık olarak getirilen Süleyman adlı şahıs ise "2023 yılından beri cezaevindeyim. Telefon numarası anneme ait. Tamer Ertürk, annemin şimdiki eşi, ölen kişi de onun ortağıymış" dedi. Tanıklardan Esvet Ö. ise olay anına ilişkin şunları söyledi: "Ben kimyagerim, fabrikada sorumlu müdür olarak görev yapıyordum. Olay sırasında fabrikanın dışında konteyner ofisinde bir görüşmem vardı. Olayın nasıl gerçekleştiğini görmedim, telefon geldi, ‘112’yi ara, içeride yaralı var’ dediler. Ben de 112’yi aradım. Ambulans gidene kadar içeri girmedim, olayın oluş şeklini görmedim, yanımda müşteri vardı. Tamer Ertürk’ü şirket sahibi olarak biliyorum, öleni tanımıyorum, hiç görmedim. Durmuş Ali Arslan ortak olarak biliniyordu, Sebahattin Sunbat’ın ortaklığını biliyorum. Aralarında bir problem olup olmadığını bilmiyorum." "Odaya geldi, ateş etti" diyen tanık şikayetinden vazgeçti Bir önceki duruşmada sanık için "Odaya geldi, ateş etti" diyen katılan Tamer Ertürk, bu duruşmada sanıktan "silahla tehdit" suçlamasına ilişkin şikayetinden vazgeçti. Ertürk, "Sanık tarafından herhangi bir tehdit almadım, tehditle ilgili konudan şikayetçi değilim. Ancak ortağımın babası öldüğü için şikayetçiyim" dedi. Mahkeme Başkanı: "Onun yorumlamasını bize bırakın" Tanık beyanlarının ardından Mahkeme Başkanı, sanığın olay yerinde sözlü bir ifade kullanıp kullanmadığı sorusuna yanıt aradı. Katılan avukatlarının "Sanığı silahla gördük demeleri yeterli olmuyor mu?" sorusuna ise Başkan, "Onun yorumlamasını bize bırakın, her şeyden nem kapmayın" karşılığını verdi. Sanık avukatları, müvekkillerinin ambulansın olay yerine geç ulaşmasına neden olduğuna dair iddiaların tanık ifadeleriyle çeliştiğini savundu. Mahkeme heyeti ise sanığın tutukluluk halinin devamına, Tamer Ertürk’ün şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle dosyanın bir örneğinin uzlaşma bürosuna gönderilmesine ve Ertürk’ün katılan sıfatının kaldırılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.
Çocuklarda bağışıklığı desteklemenin 9 yolu
11 Kasım 2025 Salı - 12:07 Çocuklarda bağışıklığı desteklemenin 9 yolu Havaların soğuması ve mevsim geçişleriyle birlikte çocuklarda enfeksiyon hastalıklarında artış gözlemleniyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Mehmet Güneş bağışıklık sistemini desteklemenin 9 yolu hakkında bilgi verdi. Özellikle kreş ve okul çağındaki çocuklarda, kapalı alanlarda geçirilen sürenin artmasıyla virüs ve bakterilerin bulaşma riski yükseldiğine dikkat çeken Güne, "Bu dönemde ebeveynlerin çocuklarının bağışıklık sistemini desteklemeleri büyük önem taşıyor" dedi. Sağlıklı bir çocuk gelişimi için güçlü bir bağışıklık sistemi temel unsurlardan biri. Bebekler doğduklarında bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmemiş oluyor. Anne sütü, içerdiği antikorlar, vitaminler ve mineraller sayesinde yaşamın ilk aylarında bebeğin bağışıklığını destekliyor. Bu nedenle mümkünse bebeklerin en az bir yaşına kadar anne sütüyle beslenmesi önerilmekte. Ayrıca, ulusal aşı programının eksiksiz uygulanması, çocukların zatürre, kızamık gibi ciddi hastalıklara karşı korunmasında kritik rol oynuyor. D vitamini her yaş için önemli Çocukların sağlıklı büyüme ve gelişiminde D vitaminin de büyük önem taşıdığına işaret eden Memorial Sağlık Grubu Medstar Topçular Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mehmet Güneş, "D vitamini, kemik gelişimine katkıda bulunur ve bağışıklık sisteminin normal işlevini destekler. Yaz aylarında güneş ışığından yeterli yararlanma mümkündür; ancak kış aylarında güneş ışınlarının azaldığı dönemlerde D vitamini takviyesi gerekebilir. Özellikle yalnızca anne sütüyle beslenen bebeklerde, yaşamın ilk günlerinden itibaren D vitamini takviyesi önerilmektedir" dedi. Uzm. Dr. Mehmet Güneş şöyle devam etti: "Hijyen alışkanlıkları, çocukları enfeksiyonlardan korumanın bir diğer önemli yoludur. Ebeveynlerin, çocuklarına ellerini yemeklerden önce ve sonra, tuvalet sonrası veya dışarıdan eve geldiklerinde yıkama alışkanlığı kazandırmaları hastalıkların önlenmesine yardımcı olur. Çocuklarını duygusal olarak desteklemeleri ve stresi azaltıcı etkinliklere yönlendirmeleri de büyük önem taşır. Çocuğunuzun günlük öğünlerinde mevsim sebze ve meyvelerine, tam tahıllara, yumurta, balık ve yoğurt gibi protein kaynaklarına yer verin. Vitamin ve mineral açısından zengin beslenme, bağışıklık sisteminin temelini oluşturur. Uyku, vücudun yenilenmesi ve bağışıklık hücrelerinin aktifleşmesi için gereklidir. Okul öncesi çocuklar için 10–12 saat, okul çağındaki çocuklar için ise 8–10 saat uyku idealdir" Hareketi günlük rutine dahil edin Düzenli fiziksel aktivitenin de kan dolaşımını artırdığını stres hormonlarını azalttığının altını çizen Uzm. Dr. Mehmet Güneş ve bağışıklık hücrelerinin daha etkili çalışmasını desteklediğini kaydetti. Güneş şöyle devam etti: "Stres ve kaygıyı azaltıcı ortamlar oluşturun. Kreşe başlama, sınav kaygısı veya yeni ortamlara alışma gibi süreçlerde çocuklar duygusal destek bekler. Sevgi, güven ve oyun ortamı bağışıklık sisteminin de doğal destekçisidir. Yeterli sıvı alımını ihmal etmeyin, su, vücuttaki toksinlerin atılmasına ve metabolizmanın dengede kalmasına yardımcı olur. Çocukların günde en az 5–6 bardak su içmesi teşvik edilmelidir. Sigara dumanından uzak tutun. Pasif sigara maruziyeti, çocuklarda solunum yolu enfeksiyonlarının artmasına neden olur ve bağışıklığı zayıflatır."