Yerel Haberler
Antalya
Antalya Havalimanında VIP taşımacıların eylemi 12 Mayıs 2026 Salı - 16:48:43 Fraport TAV Antalya, Antalya Havalimanı’nda hizmet veren mini van tipi VIP transfer araçları için Terminal 2’de özel bekleme ve yolcu teslim alanının hizmete açıldığını duyurmasının ardından karara tepki gösteren Antalya sektör temsilcileri eylem yaptı. Havalimanına gelen yüzlerce VİP taşımacılık yapan araç 15 dakikadan sonra her 15 dakika için binlerce TL ceza kesilmesine ve 60 dakikadan fazla bekleme yapılması durumunda araçlara 1 hafta havalimanına giriş yasağı uygulanacak olmasına tepki göstererek, otopark çıkışını kapattı. Antalya’da Mayıs ayında havaların ısınması ile birlikte turizm sezonu hareketlenmeye başladı. Her gün binlerce uçağın iniş-kalkış yaptığı ve on binlerce yerli ve yabancı turistin geldiği Fraport TAV Antalya Havalimanı’nda VİP transfer ve taşımacılık yapan araçlara yönelik alınan karar tepkilere neden oldu. Alınan karar ile yurtdışı ve yurt içinden gelen misafirlerin otellerine transfer ve ulaşımını sağlamak amacıyla Antalya Havalimanı’na gelen araçlar transfer alanını sadece 15 dakika ücretsiz olarak kullanabilecek. Frapor TAV tarafından yapılan duyuruda ise Antalya Havalimanı’nda hizmet veren mini van tipi VIP transfer araçları için, yolcu memnuniyetini artırmak, yolcu karşılama süreçlerini belirli bir düzen içinde iyileştirmek ve hizmeti düzenli şekilde idamesini sağlamak amacıyla uygulamanın başladığı bildirildi. Uygulamaya tepki gösterdiler Alınan kararla transfer alanında 15 dakikadan fazla bekleme yaparak bu süreyi aşan her araç için 15-30 dakika arasında bin TL, 30-45 dakika süreyi aşanlara 3 bin TL, 45-60 dakika arasındaki araçlara 5 bin TL, 60 dakikayı aşan araçlara ise 1 hafta giriş yasağı uygulanacak. Havalimanı yönetimi tarafından alınan bu karara tepki gösteren VİP araç taşımacılığı yapan şirket ve araç sahipleri ANFAŞ otoparkında toplandı. Buradan Antalya Havalimanı Dış Hatlar 2 terminaline geçen VİP taşımacılığı yapan araçlar, koncoy ve kornalarla karara tepki gösterdi. "Üzerimize çok büyük bir baskı var" Transfer çıkış noktasını kapatan araç sahipleri ile güvenlik güçleri arasında zaman zaman tartışma yaşandı.Haksız bir şekilde otopark ücretlerinin arttırıldığını belirten Fırat Çetinoğlu, "Üzerimizde çok büyük bir baskı var. Havalimanı yönetiminin tek amacı turizmi baltalamak ve biz VİP taşımacılık yapan insanları bitirmek. Türkiye’nin hiçbir yerinde böyle bir sistem, Böyle bir kanunsuz işleyiş yok" dedi. VİP Turizm Taşımacılık Kooperatifi Başkanı Olcay Demirtaş ise, "Havalimanı’ndaki yetkililerinin masa başında almış olduğu kararla bu yönetilmez. Kararla yönetilmek istiyorsanız sahaya çıkalım. Aldıkları karar bu. Yüzde 68’i minivan grubu, minivan grubu fazlaysa lütfen minivan grubunu otoparka alın. Buradaki otobüsler üç saat, dört saat içeride bekliyor. İşgal eden otobüsler" ifadelerini kullandı. "Akşam evin yolunu bulamayız" Uzun süreli bekleme yapan otobüslerin dışarı alınması gerektiğini ve otobüs firmaların çoğunun havalimanı civarında otoparkları olduğunu belirten Demirtaş, "Burada bir haksız bir rekabet. Bunun olması imkansız, bu şekilde olamaz. Biz burada yolcularımızı karşılatmak için dört tane beş tane her firma personel koymamız gerekiyor. Bu ayrı bir külfet. Ben sezonda yüzlerce iş yapıyorum. Üç yüz tane iş yapıyorum günlük. Ben her otoparka bin lira verirsem ben akşam evin yolunu bulamam. Buradaki esnaf evin yolunu bulamaz" şeklinde konuştu. "Tüm evraklarımız tam" Tüm araçlarının gerekli evraklarının eksiksiz bulunduğunun altını çizen VİP Turizm Taşımacılık Kooperatifi Başkanı Olcay Demirtaş, "Herkes bakanlıkların vermiş olduğu Ulaştırma Bakanlığı’nın Turizm Bakanlığı’nın vermiş olduğu yetkili evraklarla belgelerle çalışan kişilerdir. Bizden ne istiyorsunuz? Yani bu havalimanı yönetim içeride bunun bir şeyini yapıyor. Gelsin kardeşim buraya, bu rezilliği görsün. Daha Mayıs ayındayız, Temmuz ayında biz bunu nasıl yapacağız? Temmuz ayında burada saat başı içeriye bin 200, bin 300 tane araba giriyor, nereye girecek bunlar? Böyle bir şey olmaz. Bunu kim yapmışsa, kim karar vermişse bir an önce gelsin önlemini alsın. Yani bunu çözelim artık, bu şekilde olmaz. Her yıl havalimanında küçük esnafa ya da normal minivan grubu esnafa bu işkence yapılmaz" dedi. Ceza her 15 dakikada katlanacak Bu sabah uygulanmaya başlanan karar ile VİP araçlar için 15 dakikalık ücretsiz bekleme süresinin ardından her 15 dakika için para cezasının katlanarak arttığını belirten Demirtzaş, "Şimdi ben on beş dakika buradaki yoğunluğu görmüşsünüz. Benim 15 dakika sürede burada çıkmam mümkün mü? Hayır. Ve burada bin araba olacak. Bu parayla bu parayla bu parayla biz havalimanımızı zengin edeceğiz. O zaman biz çalışmayalım, arabamızı verelim. Havalimanı yönetimine, havalimanı yönetimi gelsin, arabamızı alsın. Madem Terminal 2 otoparkı yetersiz kalıyor, iki senedir açmadıkları Terminal 1 neden boş duruyor?" ifadelerini kullandı. "En küçük aksaklık büyük sorun çıkarır" Terminal içerisinde yaşanacak en küçük aksaklığın büyük sorunlar çıkaracağını belirten Demirtaş, "Terminal 1 iki yıldır açmıyorlar. Bir bant arızalanması demek buradaki bir arabacının bir buçuk iki saat içeride kalması demek. Burada ne yazıyor? Altmış dakika içerisinde bekleme yapan araç bir hafta içeri giremeyecek. Bant arızan oluyor, uçak rötarı oluyor. Ben ne yapacağım? Sen çıkartamıyorsun müşteriyi. Antalya’nın turizmini taşıyan araçların potansiyelinin yüzde yetmişi minivan grubu. Otobüs burada dört saat bekliyoruz. Bir otobüsün içeride dört saat beklemesi üç tane minibüs, minivanın parasına bedel" şeklinde konuştu. Fraport TAV uygulamayı duyurdu Fraport TAV Antalya, Antalya Havalimanı’nda hizmet veren mini van tipi VIP transfer araçlarına yönelik yeni uygulamanın hayata geçirildiğini duyurdu. Yapılan açıklamada, yolcu memnuniyetini artırmak, karşılama süreçlerini daha düzenli hale getirmek ve hizmet akışını iyileştirmek amacıyla Terminal 2’de özel bir yolcu bekleme ve teslim alma alanı oluşturulduğu bildirildi. Fraport TAV Antalya Havalimanı’ndan yapılan duyuruda, mini van tipi VIP transfer araçları için hazırlanan özel alanın bugün saat 10.00 itibarıyla hizmet vermeye başladığı , hizmet kapsamındaki araçların belirlenen saatten önce havalimanına gelmeleri durumunda ise Terminal 1’de kendileri için ayrılan alanlarda uzun süreli bekleme yapabilecekleri kaydedildi.
12 Mayıs 2026 Salı - 16:10 Niyazi Nefi Kara için 6 ayrı suçtan 31 yıldan 69 yıla kadar ceza talebi Manavgat’ta belediye içerisinde çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu iddiasıyla açılan davada, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianame, Manavgat 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Aralarında belediye yöneticileri ve iş insanlarının da bulunduğu 41 sanığın yargılamasında savcı 8 kişinin tutuklanmasını istedi. Aralarında Manavgat Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve iş insanlarının da bulunduğu 41 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı. İddianamede, Manavgat Belediyesi içerisinde çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu, örgütün yöneticiliğini Niyazi Nefi Kara’nın yaptığı ileri sürüldü. Kara’nın kamu gücünü kullanarak bir araya getirdiği kişilerle ‘suç örgütü kurmak’, ‘rüşvet almak’, ‘zimmet’ ve ‘irtikap’ suçlarının birincil sorumlusu olduğu iddia edildi. Kara hakkında ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘rüşvet’ ve ‘irtikap’ suçları başta olmak üzere 6 ayrı suçtan toplam 31 yıldan 69 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, diğer sanıklar hakkında da çeşitli hapis cezaları istendi. Tutuklu sanıklar arasında Niyazi Nefi Kara’nın yanı sıra belediye başkan yardımcıları Mehmet Engin Tüter ve Sıla Ceyhan Berkaya, Kara’nın yeğeni Hüseyin Cem Gül ile müteahhit Mesut Kara yer aldı. Daha önce Aralık 2025, Ocak 2026, Mart 2026 ve geçen ay görülen duruşmaların ardından davanın yeni duruşması bugün görülmeye başlandı. Duruşmada 5’i tutuklu 41 sanık ile müştekiler, taraf avukatları ve sanık yakınları hazır bulundu. Savcı 8 sanık için tutuklama istedi Yoklamanın ardından söz alan duruşma savcısı; sanıklardan B. Ş., D. D., İ. G., Z. K., M. Ç., O. K., C. Ç. ve M. T.’nin, suçlarının niteliği nedeniyle tutuklanmalarını talep etti. "Evimin parasını kendim çalışarak alın terimle ödedim" Duruşmada savunma yapan Niyazi Nefi Kara, iddianamede rüşvet olarak geçen evle ilgili, "Evimin parasını kendim çalışarak alın terimle ödedim. Beyanlara mı yoksa devletin tapusuna mı inanıyorsunuz?" dedi. Sanıkların kendi ismini kullandığını öne süren Kara, şöyle devam etti: "Benim adım kullanılmış bunu görüyorum. İfade verenler tahliye olmak için her şeyi söyledi. 4 tanık dinledik bunda benim adım bile geçmedi. Orçun V.K.’nin tanık olarak mahkemeye getirilmemesi adaleti eksik bırakıyor. Benim vicdanımı bekliyor. Adalete güveniyorum. Vicdanıma güveniyorum. Vicdanım rahat çocuklarımın yüzüne rahatlıkla bakıyorum. Sizlerin de adaleti vicdanı yerine getireceğinize inanıyorum" diye konuştu. Avukatlardan tahliye ve beraat talebi Niyazi Nefi Kara’nın avukatları da savunmalarında dosyadaki suçlamaların soyut olduğunu, hiyerarşi bulunmadığını ve örgüt suçunun şartlarının oluşmadığını belirterek tahliye ve beraat talebinde bulundu. Duruşma, verilen aranın ardından diğer sanıkların savunmalarıyla devam ediyor.
12 Mayıs 2026 Salı - 13:19 Muratpaşa’da engeller dayanışmayla aşılıyor Antalya’da Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda özel bireylerin oluşturduğu dernek ve kuruluş temsilcileriyle bir araya geldi. Programda konuşan Başkan Uysal, "Bir şehrin ve bir ülkenin gelişmişlik derecesini ışıl ışıl caddeler değil, dayanışmaya ihtiyacı olan toplum gruplarına yapılan muamele belirler" dedi. Belediye Başkanı Ümit Uysal, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda Engelsiz Kafe’de özel bireylerin oluşturduğu dernek ve kuruluş temsilcileriyle bir araya geldi. Başkan Uysal, yaptığı konuşmada toplumun gelişmişlik düzeyinin dayanışmaya ihtiyaç duyan kesimlere gösterilen yaklaşımla ölçülebileceğini söyledi. Uysal, "Bir şehrin ve bir ülkenin gelişmişlik derecesini ışıl ışıl caddeler değil, dayanışmaya ihtiyacı olan toplum gruplarına yapılan muamele belirler. En fazla yardıma ve dayanışmaya ihtiyaç duyan toplum kesimleri nasıl yaşıyor, onlara yönelik yaklaşım nedir; ben ona bakarım" dedi. Kent yaşamını herkes için erişilebilir hale getirmeye çalıştıklarını ifade eden Uysal, yalnızca engelli bireyler için değil; kadınlar, çocuklar ve yaşlılar için de çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Uysal, "Elimizden geldiğince sizlerin yanında olmaya gayret ediyoruz. Eksiklerimiz var, bana yetmiyor. Çok daha farklı hayallerim var ama eldeki imkanlar buna yetiyor. Dayanışmanız için, varlığınız için, çocuklarınıza verdiğiniz emek için hepinize çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Programa Türkiye Sakatlar Derneği, Aktif Engelliler GSK Derneği, Zihinsel Engelli Çocukları Koruma Vakfı, Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği, Altı Nokta Körler Derneği, Down Sendromlular ve Engelliler Derneği, Akdeniz Otizm Spor Kulübü Derneği, İşitme Engelliler Derneği, İşitme Engelliler Spor Kulübü, Döşemealtı İşitme Engelliler Derneği, Engel Tanımayanlar Derneği, Engelliler Sanat Evi, Biriz Engelsiz Yaşam Derneği, Batı Akdeniz Çölyak Derneği, Uluslararası Engelli Yaşlılar Federasyonu, Türkiye Beyaz Ay Derneği, Erişilebilirlikte Yenilikçi Çözümler Derneği, Ramazan Hatice Savaş Özel Eğitim Uygulama Okulu (OÇEM), Tutku Bakım Evi, Artı Nefes Otizm Spor Derneği, Salih Fikri Yaman Özel Eğitim Sınıfı, Engelsiz Kafe ve Ramazan Savaş Özel Eğitim Sınıfı katıldı.
12 Mayıs 2026 Salı - 12:56 Akdeniz Üniversitesi Senatosu, antik dünyanın binlerce yıl öncesindeki meclisinde toplandı Akdeniz Üniversitesi Senato Toplantısı, Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan başkanlığında Patara Antik Kenti’nde düzenlendi. Akdeniz Üniversitesi Senato Toplantısı, üniversitenin ilk arkeolojik kazı alanı olan Patara Antik Kenti’nde gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan başkanlığında toplanan senato, binlerce yıl önce antik dünyanın ilk demokratik meclislerinden biri kabul edilen Likya Birliği Meclis Binası’nda bir araya geldi. Patara bilimsel hafızamızda ayrı bir yere sahip Burada senato üyelerine hitap eden Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Patara’nın üniversite için sembolik önemine dikkat çekerek "Patara, 1982 yılında kurulan üniversitemizin ilk arkeolojik kazı alanı olması sebebiyle bilimsel hafızamızın temel taşlarından biridir. 1988 yılında Prof. Dr. Fahri Işık ile başlayan ve Prof. Dr. Havva İşkan Işık ve Patara Antik Kenti Kazı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Şevket Aktaş’ın titiz çalışmalarıyla devam eden kazı çalışmaları yıllara yayılan emek, sabır ve titizlikle bugünlere geldi" ifadelerini kullandı. 2020 Patara yılı verilen değeri gösterdi Rektör Özkan, "Patara’da gördüğümüz her taşta, her eserde, her ayrıntıda üniversitemizin bilim insanlarının alın teri var. Ortaya konan bu bilimsel emek sayesinde Patara, bugün dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlayan, ülkemizin kültürel mirasının en değerli merkezlerinden biri haline geldi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2020 yılını "Patara Yılı" ilan etmesi de bu değerin önemli göstergelerinden biri oldu" dedi. "Antik dünyanın en önemli yönetim merkezlerinden biri" Rektör Özkan, "Burada bulunmamızın ayrıca sembolik bir anlamı var. Çünkü şu anda bulunduğumuz yapı, Likya Birliği Meclisi. Antik dünyanın en önemli yönetim merkezlerinden biri. Birçok tarihçi tarafından tarihin ilk demokratik meclislerinden biri olarak kabul edilen bu yapı, farklı kentlerin temsilcilerini aynı çatı altında buluşturuyordu" şeklinde konuştu. "Bilim çok sesliliğin olduğu yerde gelişir" Konuşmasında Patara’nın tarihi ve siyasi önemini hatırlatan Rektör Özkan, bölgenin Fransız düşünür Montesquieu tarafından "mükemmel bir cumhuriyet modeli" olarak tanımlandığını ve ABD Anayasası’nın oluşum sürecinde örnek gösterildiğini vurguladı. Senato yapısıyla Likya Meclisi ruhu arasında paralellik kuran Rektör Özkan, "Bu meclisin ruhu bize hâlâ şunu söylüyor: Güçlü yapılar, tek seslilikle değil; farklı fikirlerin birbirini tamamlamasıyla kurulur. Üniversite senatoları da bu anlayışın bugünkü akademik karşılığıdır. Bilim, özgür düşüncenin ve çok sesliliğin olduğu yerde gelişir" dedi. Patara hassas bir doğal yaşam alanı Rektör Özkan, Patara’nın sadece kültürel bir miras değil, aynı zamanda hassas bir doğal yaşam alanı olduğunu belirterek Türkiye’nin en önemli caretta caretta yuvalama alanlarından biri olan bölgede, üniversitenin hem akademik hem de gönüllü çalışmalarıyla koruma sürecine destek verdiğini ifade etti. Geçmişin ışığında geleceğe yol gösteriyoruz Rektör Özkan, "Patara’da senato toplantısı yapmak, geçmişle bugünün sorumluluğunu aynı zeminde buluşturmak demek. Burada hem tarihin hem doğanın bize emanet ettiği büyük bir değer var. Patara’nın deniz feneri yüzyıllar önce bu kıyılardan geçen denizcilere yol gösteriyordu. Bugün bizlerin de üniversite olarak benzer bir sorumluluğu var. Öğrencilerimize, bilime, şehrimize ve ülkemizin geleceğine yön gösterecek kararları hep birlikte almak zorundayız. Patara’nın tarihi atmosferinde gerçekleştirdiğimiz senato toplantımızın hayırlı olmasını diliyor, katkı sunan tüm hocalarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Rektör Özkan ve senato üyeleri Patara’yı gezdi Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ve senato üyeleri, toplantının ardından antik kentte yürütülen çalışmalar hakkında yerinde incelemelerde bulundu, Patara Antik Kenti Kazı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Şevket Aktaş’tan bilgi aldı. Toplantıya Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Prof. Dr. Cengiz Toker, Prof. Dr. Şükrü Özen, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, fakülte dekanları, enstitü, yüksekokul ve konservatuvar müdürleri ile senato üyeleri katıldı.
Eti Gübre: "Türkiye’nin DAP gübresi ihtiyacını karşılayacak kapasitedeyiz"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 10:16 Eti Gübre: "Türkiye’nin DAP gübresi ihtiyacını karşılayacak kapasitedeyiz" Antalya’da 36 ülkeden 725 firmanın katıldığı Growtech Antalya Tarım Fuarı’nda sektör paydaşları bir araya geldi. Bakır üretimi sırasında ortaya çıkan yan ürünleri gübreye dönüştürerek Türk tarımına katkı sunan Eti Gübre, fuarda stant açan firmalar arasında yer aldı. Eti Gübre Satış ve Pazarlama Direktörü Kürşat Akın, "Türkiye’nin DAP gübre ihtiyacının tamamını karşılayabilecek üretim kapasitesine sahibiz" dedi. Antalya’da bu yıl 24’üncüsü düzenlenen Growtech Antalya Tarım Fuarı, 36 ülkeden 725 firmanın katılımıyla kapılarını açtı. ANFAŞ Kongre ve Fuar Merkezi’nde gerçekleşen fuar, 18-21 Kasım tarihlerinde tarım sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getiriyor. Tarım teknolojileri, bitki besleme, tohumculuk ve sulama sistemlerinin sergilendiği fuarda, bakır üretiminden çıkan yan ürünleri ekonomiye kazandırmak amacıyla kurulan Eti Gübre de yer aldı. "Rekabetçi fiyatlarda üretim yapıyoruz" Eti Gübre Satış ve Pazarlama Direktörü Kürşat Akın, şirketin kuruluş amacı, üretim kapasitesi ve sektöre sağladığı katkılara ilişkin açıklamalarda bulundu. Akın, Eti Gübre’nin 2019 yılında Mardin Mazıdağı’nda üretime başladığını belirterek şunları söyledi: "Eti Gübre 2019 yılında Mardin Mazıdağı’ndaki fosfat madenini değerlendirmek ve Eti Bakır’ın üretmiş olduğu sülfürik asidi daha faydalı bir ham maddeden mamul maddeye çevirmek amacıyla kuruldu. Mardin Mazıdağı’ndaki tesisimizin kapasitesi 400 bin ton. DAP eşleniyor olarak da 800 bin ton civarında NPK gübresi üretme kapasitesine sahip." Akın, Samsun’da 300 milyon dolarlık yatırımla devreye alınan tesisin de aynı kapasiteye sahip olduğunu ifade ederek, "Üretim kapasitemizle, Türkiye’nin yaklaşık olarak 650 bin ton civarındaki DAP ihtiyacını tamamını karşılayacak durumdayız. Dolayısıyla, üretmiş olduğumuz gübrenin hammaddesi bize ait olduğu için entegre bir tesis yapısına sahibiz. Bu sayede yurt dışıyla mukayese edildiğinde daha rekabetçi fiyatlarda üretim yapıyoruz. Böylece hem tarımın sürdürülebilirliği için gereğini yerine getiriyoruz hem de ithalatı azaltarak döviz çıkışını engellemiş oluyoruz" şeklinde konuştu. "Yeni bir tesis ya da kapasite artışı gündemimizde yok" Mevcut kapasitenin Türkiye’nin ihtiyacını karşılaması nedeniyle yeni bir tesis ya da kapasite artışının gündemlerinde olmadığını belirten Akın, önceliklerinin Türk çiftçisinin ihtiyacını karşılamak olduğunu söyledi. Tarım ve Ticaret bakanlıklarının izinleri kapsamında gübre sezonu dışındaki ürün birikimlerini ihracata yönlendirdiklerini belirten Akın, "Amerika’dan Hindistan’a kadar satışlarımız oldu. Eti Bakır’ın ürettiği sülfürik asidi gübre formuna dönüştürerek çevreye büyük bir fayda sağlıyoruz. Hem bitki besin maddesi üretiyoruz hem de bir atığı mamule çevirerek ekonomiye kazandırıyoruz" dedi. Gübre tedarikinin geçmişte Kuzey Afrika ülkeleri ve Rusya’dan yapıldığını hatırlatan Akın, Eti Gübre’nin sektöre girmesiyle tedarik süreçlerinin kolaylaştığını ve çiftçinin ürüne daha istikrarlı fiyatlarla ulaşabildiğini belirterek, "Ürünün devamlılığı ve piyasada bulunurluğu çiftçinin uygun fiyata ürüne ulaşmasını sağlıyor. Kendi enerjimizi üretmemiz de maliyetler açısından daha verimli çalışmamıza imkân veriyor" diye konuştu. Ar-Ge çalışmalarının sürdüğünü belirten Akın, verimli üretim için toprak analizi yapılmasının önemine değinerek sözlerini şöyle tamamladı: "Gübre kullanmak önemlidir. Zaman zaman pahalı görülebilir ancak toprak analizi yapılarak toprağın ve bitkinin ihtiyacı olan gübrenin tüketilmesi çok önemli. Toprak analizi yapılmasını tavsiye ediyorum."
ALTSO’dan öğrencilere anlamlı destek
18 Kasım 2025 Salı - 18:22 ALTSO’dan öğrencilere anlamlı destek Alanya Ticaret Ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, Toslak’taki öğrencilere yapılan anlamlı destekle yine örnek bir çalışmaya imza attı. ALTSO Başkanı Eray Erdem, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden gelen desteğe ALTSO bütçesinden de katkı sunarak, taşımalı eğitim kapsamında öğrenim gören yaklaşık bin öğrenciye eşofman takımı ve spor malzemesi dağıtıldığını söyledi. Erdem, "Hepsi birbirinden değerli evlatlarımızın mutluluğuna ortak olduk. Okul müdürlerimiz ve öğretmenlerimizle öğrencilerimizin ihtiyaçlarını ve eğitim alanına daha nasıl katkı sağlayabileceğimizi görüştük. Bu yardımlarda emeği olan TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere; Sayın Kaymakamımız Şakir Öner Öztürk’e, İlçe Millî Eğitim Müdürümüz Yusuf Yılmaz’a ve tüm öğretmenlerimize teşekkür ederiz. ALTSO olarak, çocuklarımızın eğitimine katkı sunmayı ve sosyal sorumluluk projelerini kararlılıkla sürdürmeyi görev bilmeye devam edeceğiz" dedi. Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk ise gençlerin en iyi fiziki şartlarda eğitim almasının önemine vurgu yaparak, "Bugün Toslak Mahallemiz’de öğrencilerimizin sevincine ortak olduk. Onların en iyi şartlarda eğitim görmesi bizlerin birinci önceliğidir. Okullarımıza her yıl geleneksel olarak spor malzemesi ve kıyafeti desteği sağlayan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na, ALTSO Başkanı Eray Erdem ve yönetimine nazik desteklerinden dolayı şükranlarımızı sunuyoruz. Hayırseverlerin katkılarıyla eğitimde fark oluşturan Alanya’mızda, tüm iş insanlarımıza teşekkür ediyor; öğrencilerimize sağlıklı ve başarılı bir eğitim yılı diliyorum" ifadelerini kullandı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yılmaz ise ALTSO’nun eğitime yönelik duyarlılığına dikkat çekerek, "ALTSO Başkanımız her zaman yanımızda. Eğitime çok önem veriyor. Bugün de okullarımızda eşofman ve çeşitli spor malzemelerinin dağıtımını birlikte gerçekleştirdik. Destekleri için kendilerine teşekkür ederiz" dedi. Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yılmaz, ALTSO Meclis Başkanı Mehmet Kural ve ALTSO Yönetim Kurulu Üyeleri, Toslak İlkokulu ve Toslak Sabir Erkin Ortaokulu’nu ziyaret ederek öğrencilere eşofman ve spor malzemesi dağıtımı gerçekleştirdi.
TÜRSAB Başkan adayı Hacıalioğlu: "TÜRSAB seçimlerinde oy kullanmak çileye dönüştü"
18 Kasım 2025 Salı - 16:52 TÜRSAB Başkan adayı Hacıalioğlu: "TÜRSAB seçimlerinde oy kullanmak çileye dönüştü" Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkan adayı M. Nezih Hacıalioğlu, 26. Genel Kurul öncesi yaptığı açıklamada, seçime sayılı günler kala meslektaşlarından yüzlerce mesaj aldığını dile getirerek, "Mevcut Başkanı geç kalmadan, hatta bugün, Genel Kurul ile ilgili tüm ulaşım ve konaklama organizasyonunu ‘Öncü TÜRSAB Büyük Türkiye’ ekibine devretmeye davet ediyorum" dedi. TÜRSAB Başkan adayı M. Nezih Hacıalioğlu 22-23 Kasım’da gerçekleştirilecek 26. Genel Kurul öncesi ulaşım ve konaklama giderleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Kendisine bu konuda yüzlerce mesaj geldiğini söyleyen ve bunların arasında TÜRSAB üyesi Şahin Öztop’un yaşadığı zorlukları anlatan sitem dolu iletisini değerlendiren M. Nezih Hacıalioğlu, "Okuduğum her satırda, Anadolu’nun dört bir yanındaki binlerce üyemizin sesini duydum. Şahin Bey’in yaşadıkları, bu yönetimin üyelere reva gördüğü çilenin somut bir kanıtıdır" diye konuştu. "Yaşananlar, 2019 kararının kasıtlı engellendiğini gösteriyor" Seçime sayılı günler kala meslektaşlarından yüzlerce mesaj aldığını dile getiren M. Nezih Hacıalioğlu, Mersin-Kızkalesi’nde faaliyet gösteren tur şirketi sahibi Şahin Öztop’un mail iletisinin Anadolu’nun dört bir yanındaki TÜRSAB üyelerinin ortak sesi olduğuna işaret etti. Hacıalioğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Şahin Öztop ağabeyimiz ne diyor? ‘Kızkalesi’nden Konya’ya otobüsle geçiyor, oradan YHT ile İstanbul’a devam ediyorum. Ücret bin 140 TL; 65 yaş üstüne yüzde 50 indirim uygulanıyor. İstanbul’a vardığınızda Söğütlüçeşme’den İstanbulkart alıp Marmaray dâhil tüm hatları kullanabiliyorsunuz. 23 Kasım’daki kongreye, kimseye muhtaç olmadan en pratik ulaşım bu.’ Şahin Bey’in Kızkalesi’nden kalkıp, otobüs ve YHT kombinasyonlarıyla kendi imkânlarıyla İstanbul’a gelme çabası, aslında bizim anlattığımız adaletsizliğin ta kendisidir. Mevcut yönetim, 2019’da alınan ’İstanbul dışı delegelerin ulaşım ve konaklamasının sağlanması’ kararını uygulamak bir yana, 2022’de bu kararı kendi çıkarına göre gizli ve adaletsiz bir şekilde uygulayarak seçimi etkilemeye çalışmıştı. Bu yıl da aynı senaryoyu tekrarladılar. Ancak Yüksek Seçim Kurulu ve Bakanlık nezdindeki girişimlerimiz sonucu, ancak 7 Kasım’da ’geç kalmış, eksik ve yetersiz’ bir açıklama yapmak zorunda kaldılar." "Online kayıt çilesi, süreci sabote etmek içindi" Son açıklanan online kayıt sisteminin bir fiyasko olduğunu da vurgulayan Hacıalioğlu, "Süreci kasıtlı olarak zorlaştırdılar. Kısa süre, karmaşık sistem ve en önemlisi kişilerin TC kimlik numaraları ve doğum tarihlerine varıncaya kadar kişisel verilerinin paylaşıyor olması, online sistemin düzgün çalışmaması, güvenlik kaygılarını artırdı. Tüm bunlar, delegeleri süreçten soğutmak ve vazgeçirmek için dizayn edilmişti. Bölge temsil kurullarından talep toplamak yerine online gibi zorlaştırıcı bir yönteme sarılmak, delegeleri sürecin dışına itmenin en kirli yoludur" şeklinde konuştu. "İki gün katılım zorunluluğu, süreci sabote etmek için uydurulmuştur" Hacıalioğlu, sürecin ardından netleşen kuralları bir kez daha hatırlatarak, üyelere şu çağrıyı yaptı: "Değerli meslektaşlarım, lütfen kulaktan dolma bilgilere itibar etmeyin. Şu an netleşen uygulamaya göre; 8 bin lira konaklama bedeli ve otobüs biletinizin faturasını ibraz ederek destekten yararlanacaksınız. ’İki gün katılım zorunluluğu’ diye bir şey kesinlikle yoktur. Bu, süreci sabote etmek için uydurulmuş bir söylemdir. İstediğiniz gün gelir, oyunuzu kullanır ve dönebilirsiniz; hakkınız saklıdır." "Bu feryadı duymazdan gelmeyin" Şahin Öztop’un mesajına atıfta bulunan Hacıalioğlu, "Şahin ağabeyimiz diyor ki, ’Bizim derdimiz çok basit; sorumluluğumuzu yerine getirmek, oyumuzu kullanmak.’ İşte mesele budur. Birliğimiz, bu kadar basit ve meşru bir talebi, üyelerine çileye dönüştüren bir yapı haline getirilmemelidir. Bu feryadı duymazdan gelen, bu çileyi umursamayan bir anlayışın TÜRSAB’ı yönetmeye devam etmesi kabul edilemez. Tüm üyelerimizin yaşadığı mağduriyet, bu değişimin en büyük teminatıdır. Gelin, oyunuzla bu çilenin son bulmasını sağlayın" ifadelerini kullandı.
Konyaaltı Belediyesi okul kütüphanesine kitap bağışı yaptı
18 Kasım 2025 Salı - 15:39 Konyaaltı Belediyesi okul kütüphanesine kitap bağışı yaptı Konyaaltı Belediyesi, Şehit İlhan Kesekler Ortaokulu’nda eğitim gören öğrencilere Sıfır Atık Eğitimi verdi. Eğitimin ardından, Sıfır Atık Projesi kapsamında toplanan kullanılabilir durumda olan okuma kitapları ve test kitapları Konyaaltı Belediyesi adına okul kütüphanesine bağışlandı. Konyaaltı Belediyesi, ‘Sıfır Atık Projesi’ kapsamında Konyaaltı’nda bulunan okullardaki öğrencilere sıfır atık eğitimleri düzenlemeye devam ediyor. Eğitimler kapsamında Konyaaltı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ekipleri son olarak, Şehit İlhan Kesekler Ortaokulu’ndaki öğrencilere ‘Sıfır Atık Eğitimi’ verdi. Eğitim sırasında çocuklara, atıkların kaynağından ayrı toplanması konusunda bilgiler aktarıldı. Bunun yanı sıra Konyaaltı Belediyesi, ‘Sıfır Atık Projesi’ ile topladığı kullanılabilir okuma kitapları ile test kitaplarını Şehit İlhan Kesekler Ortaokulu Kütüphanesi’ne bağışladı. Okul yönetimi, öğretmenler ve öğrenciler gerek eğitimlerden gerekse kütüphaneye yapılan bağıştan dolayı Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’a teşekkür etti. Sıfır atık konusundaki çalışmalarına tüm hızıyla devam eden Konyaaltı Belediyesi’nden anlamlı bir iş birliği duyurusu yapıldı. Yapılan duyuruya göre, Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği (TAP) ile iş birliğinde okullarda atık pil toplama yarışması başlatıldı. Konyaaltı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü yetkililerinden edinilen bilgiye göre yarışmada 500 kg pil toplayan okullara, spor seti hediye edileceği vurgulandı. "Çocuklarımıza sıfır atığın önemini erken yaşta öğretiyoruz" Gerçekleştirilen sıfır atık çalışmalarıyla ilgili konuşan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Ekiplerimiz geri dönüşümün önemi ve sıfır atık konusunda Konyaaltı’mızda gerçekleştirdiğimiz çalışmaların yanı sıra okullarda eğitimler düzenliyor. Bu eğitimler çok kıymetli. Çocuklarımıza sıfır atığın önemini erken yaşta öğretiyoruz. Gelecek nesillere temiz bir dünya bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Çalışmalarda emeği olan tüm arkadaşlarımıza ve bize destek veren tüm okullarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
26. İş Dünyası Zirvesi Antalya’da
18 Kasım 2025 Salı - 15:36 26. İş Dünyası Zirvesi Antalya’da BAKSİFED ev sahipliğinde düzenlenecek 26. İş Dünyası Zirvesi bu yıl Antalya’nın Kemer ilçesinde gerçekleştirilecek. BAKSİFED Başkanı Mustafa Cengiz, "İlk 25 zirveden daha iyi bir organizasyon hazırladık. İş dünyasının dertleşmeye ihtiyacı varmış, taleplerden görüyoruz" dedi. Batı Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (BAKSİFED) ev sahipliğinde, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) organizasyonuyla gerçekleştirilecek 26. İş Dünyası Zirvesi, 28-30 Kasım tarihlerinde Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenecek. Zirvenin tanıtım toplantısına BAKSİFED Başkanı Mustafa Cengiz’in yanı sıra ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş da katıldı. Zirvenin içeriğini anlatan BAKSİFED Başkanı Mustafa Cengiz, Antalya’nın ev sahipliğini güçlendirmek için programı üç güne çıkardıklarını söyledi. Cengiz, "Açılışı Phaselis’te yapacağız. Antalya’nın tarihi ve kültürel dokusunu, ticaret merkezinin ülke ekonomisine katkısını kıymetli hocamız anlatacak. Ardından 2026 ekonomik görünümüne dair sunumlar olacak" dedi. "İş dünyası dertleşecek bir platform arıyor" Zirveye olan yoğun ilgiyi değerlendiren Cengiz, "250 oda ile başladık, talep 310 odaya ulaştı. İş dünyası gerçekten dertleşme platformu arıyor. Bu zirve onlar için en uygun ortam" ifadelerini kullandı. Cengiz, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, gençlik ve kadın istihdamı gibi başlıklarda alt komisyon toplantıları yapılacağını da belirtti. Bu yılki motto olan "Küresel Kırılma Döneminde Türkiye" temasına dikkat çekerek, ticaret savaşları ve ekonomik kırılmaların tüm ülkeleri etkilediğini, şirketlerin kısa ve orta vadeli konumlanmasının hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.
Growtech Antalya Tarım Fuarı rekor katılımla kapılarını açtı
18 Kasım 2025 Salı - 14:30 Growtech Antalya Tarım Fuarı rekor katılımla kapılarını açtı Antalya’da bu yıl 24’üncüsü düzenlenen Growtech Antalya Tarım Fuarı, 36 ülkeden 725 firmanın katılımıyla açıldı. Fuar Direktörü Engin Er, "Bir ticaret platformu oluştu artık; dünya tarım sektörünün buluşma noktası Antalya" dedi. Dünyanın en büyük örtü altı tarım fuarı olarak gösterilen Growtech Antalya Tarım Fuarı’nın 24’üncüsü, Antalya’da sektör temsilcilerini bir araya getirdi. ANFAŞ Kongre ve Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuar, 18-21 Kasım tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlayacak. Açılış günü açıklamalarda bulunan Growtech Antalya Tarım Fuarı Direktörü Engin Er, bu yıl katılımcı ve metrekare büyüklüğü açısından rekor seviyelere ulaştıklarını söyledi. Er, "Bu yıla kadarki en yüksek rakamlara ulaştık. Hem katılımcı sayısı açısından hem metrekare büyüklüğü açısından. 135 ülkeden ziyaretçimiz geldi geçen sene. Bu sene de en az aynı miktarı bekliyoruz. 36 ülkeden katılımcımız var. 725 firmamız katılıyor. 725 firmanın 135 ülkeden gelen ziyaretçiyle buluşma noktası artık Growtech Antalya. Bir ticaret platformu oluştu artık. Dünya tarım sektörünün buluşma noktası Antalya" dedi. "Growtech, Antalya’dan doğan bir marka; fuarı dünyaya taşıyoruz" Growtech markasının Türkiye’den çıkıp dünyaya yayılan bir marka olduğunu vurgulayan Engin Er, yurt dışı organizasyon planlarına değindi. Er, "Growtech markası Antalya’dan, Türkiye’den doğan bir marka. Bu markayı yurtdışında dünya tarımının olduğu noktalara taşımak istiyoruz. Bunun ilk ayağı Endonezya’ydı. 2026’da Dubai’ye gidecek. Ondan sonraki yıllarda da yine dünyanın farklı noktalarına bu fuarı taşıyacağız. Antalya bir buluşma noktamız ama dünyanın farklı noktalarında da tarımı hem üreticilerle hem firmaların ürünleriyle buluşturmak istiyoruz" diye konuştu. Bu yıl birçok ülkeden yüksek talep aldıklarını ifade eden Er, ticaret hacmine de dikkat çekerek, şu ifadelere yer verdi: "Firmalar aslında bir yıl boyunca bu dört günü bekliyorlar. Çünkü bu buluşma noktasında ticari anlaşmalarını yapıyorlar, ön görüşmelerini yapıyorlar ve bir yıllık siparişleri neredeyse bu fuarda bağlamaya çalışıyorlar. Her yıl üstüne koya koya gittikleri için verim aldıklarını düşünüyoruz." "Fuar, turizmi de destekliyor" Growtech Direktörü Engin Er, fuarın Antalya turizmine sağladığı katkıya da işaret etti. Er, "Etrafımızda dolaşan insanlara baktığımızda herkes farklı dillerden konuşuyor, farklı renkte dolaşıyorlar. Bu da birçok ülkeden ziyaretçinin buraya gelip kendi yaptıkları işteki verimi nasıl artıracaklarını bulmak için geldiklerini gösteriyor. Antalya zaten bir turizm şehri. Geldiklerinde fuarın öncesinde ya da sonrasında ziyaretlerde bulunuyorlar, geziyorlar. Üç gün fuar dolaşıyorlar, iki gün tatil yapıyorlar. Dünyada bu kadar çok otelin ve ulaşım imkanının rahat olduğu çok az sayıda fuar şehri var" ifadelerini kullandı. Çin, 140 firma ile en büyük pavilyon katılımını yaptı Bu yıl 36 ülkeden katılımcının yer aldığı Growtech’te 6 ülke milli pavilyon oluşturdu. Engin Er, en geniş katılımın Çin’den olduğunu belirterek şöyle konuştu: "36 ülkeden gelen katılımcının 6 tanesi pavilyon şeklinde yani milli katılım şeklinde geliyor. Bunların en büyüğü Çin. 140 firma katılıyor Çin’den. Bu firmaların büyük bir kısmı gübre, ilaç ve tohum ağırlıklı firmalar. Ürünlerini dünyadan gelen tüm tarım profesyonellerine tanıtmak için geliyorlar. Hindistan çok hızlı ilerliyor yine tarım sektöründe. Onlar da 30’dan fazla firmayla katılıyorlar. Sri Lanka, Japonya, Kanada gibi ülkelerden de katılımcılarımız var." "Tarım artık milli güvenlik sektörü" Tarım sektörünün geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Engin Er, sektörün stratejik öneminin giderek arttığını söyledi. Er, "Türk tarımı gelişmek zorunda. Çünkü tarım sektörü dünyada insanlık var oldukça ölmeyecek bir sektör. Kimileri artık şöyle söylüyor, nasıl savunma sanayinde ilerlediyse tarım sektörü de artık milli güvenlik sektörü olarak görülüyor. Biz de aynı kanaatteyiz. O yüzden elimizden geldiği kadar sektöre destek olmaya çalışıyoruz. Tüm dünyada her ülke bir yapıyorsa bizim üç dört yapıyor olmamız lazım ki onlara yetişelim geçelim" dedi. Rusya, Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika’da pazar hareketliliği Growtech’in paydaşlarından Serkonder ile sık sık değerlendirme yaptıklarını söyleyen Er, küresel seracılık pazarlarındaki yönelimi de şöyle aktardı: "Bir ara çok fazla Rusya’ya sera kuruluyordu. Rusya’nın hedefi, belli bir zaman sonra Türkiye gibi ülkelerden domates almamak. Kendi seramı kurayım, kendim üreteyim. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, Rusya’nın belli bir güneyinin haricinde seralarla çok fazla verim alamadıklarını söylüyor bizim seracılar. Azerbaycan, Özbekistan ilk etapta Türk firmalarının gittiği pazarlar. Şu anda biraz sıkışmış vaziyetteler. Körfez tarafına gitmeye çalışıyorlar. Suudi Arabistan çok büyük alanlarda çölde zeytin yetiştiriyor. Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri bu işe yatırım yapıyor. Çünkü petrol bir gün bitecek. Kendi ihtiyaçlarını bir şekilde karşılamaları gerekiyor. Kuzey Afrika tarafında da yine bir hareket var seracılıkta. Hollanda’da ise durgunluk var."
Growtech Antalya Tarım Fuarı rekor katılımla kapılarını açtı
18 Kasım 2025 Salı - 14:21 Growtech Antalya Tarım Fuarı rekor katılımla kapılarını açtı Antalya’da bu yıl 24’üncüsü düzenlenen Growtech Antalya Tarım Fuarı, 36 ülkeden 725 firmanın katılımıyla açıldı. Fuar Direktörü Engin Er, "Bir ticaret platformu oluştu artık; dünya tarım sektörünün buluşma noktası Antalya" dedi. Dünyanın en büyük örtü altı tarım fuarı olarak gösterilen Growtech Antalya Tarım Fuarı’nın 24’üncüsü, Antalya’da sektör temsilcilerini bir araya getirdi. ANFAŞ Kongre ve Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuar, 18-21 Kasım tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlayacak. Açılış günü açıklamalarda bulunan Growtech Antalya Tarım Fuarı Direktörü Engin Er, bu yıl katılımcı ve metrekare büyüklüğü açısından rekor seviyelere ulaştıklarını söyledi. Er, "Bu yıla kadarki en yüksek rakamlara ulaştık. Hem katılımcı sayısı açısından hem metrekare büyüklüğü açısından. 135 ülkeden ziyaretçimiz geldi geçen sene. Bu sene de en az aynı miktarı bekliyoruz. 36 ülkeden katılımcımız var. 725 firmamız katılıyor. 725 firmanın 135 ülkeden gelen ziyaretçiyle buluşması artık Growtech Antalya. Bir ticaret platformu oluştu artık. Dünya tarım sektörünün buluşma noktası Antalya" dedi. "Growtech, Antalya’dan doğan bir marka; fuarı dünyaya taşıyoruz" Growtech markasının Türkiye’den çıkıp dünyaya yayılan bir marka olduğunu vurgulayan Engin Er, yurt dışı organizasyon planlarına değindi. Er, "Growtech markası Antalya’dan, Türkiye’den doğan bir marka. Bu markayı yurtdışında dünya tarımının olduğu noktalara taşımak istiyoruz. Bunun ilk ayağı Endonezya’ydı. 2026’da Dubai’ye gidecek. Ondan sonraki yıllarda da yine dünyanın farklı noktalarına bu fuarı taşıyacağız. Antalya bir buluşma noktamız ama dünyanın farklı noktalarında da tarımı hem üreticilerle hem firmaların ürünleriyle buluşturmak istiyoruz" diye konuştu. Bu yıl birçok ülkeden yüksek talep aldıklarını ifade eden Er, ticaret hacmine de dikkat çekerek, şu ifadelere yer verdi: "Firmalar aslında bir yıl boyunca bu dört günü bekliyorlar. Çünkü bu buluşma noktasında ticari anlaşmalarını yapıyorlar, ön görüşmelerini yapıyorlar ve bir yıllık siparişleri neredeyse bu fuarda bağlamaya çalışıyorlar. Her yıl üstüne koya koya gittikleri için verim aldıklarını düşünüyoruz." "Fuar, turizmi de destekliyor" Growtech Direktörü Engin Er, fuarın Antalya turizmine sağladığı katkıya da işaret etti. Er, "Etrafımızda dolaşan insanlara baktığımızda herkes farklı dillerden konuşuyor, farklı renkte dolaşıyorlar. Bu da birçok ülkeden ziyaretçinin buraya gelip kendi yaptıkları işteki verimi nasıl artıracaklarını bulmak için geldiklerini gösteriyor. Antalya zaten bir turizm şehri. Geldiklerinde fuarın öncesinde ya da sonrasında ziyaretlerde bulunuyorlar, geziyorlar. Üç gün fuar dolaşıyorlar, iki gün tatil yapıyorlar. Dünyada bu kadar çok otelin ve ulaşım imkanının rahat olduğu çok az sayıda fuar şehri var" ifadelerini kullandı. Çin, 140 firma ile en büyük pavilyon katılımını yaptı Bu yıl 36 ülkeden katılımcının yer aldığı Growtech’te 6 ülke milli pavilyon oluşturdu. Engin Er, en geniş katılımın Çin’den olduğunu belirterek şöyle konuştu: "36 ülkeden gelen katılımcının 6 tanesi pavilyon şeklinde yani milli katılım şeklinde geliyor. Bunların en büyüğü Çin. 140 firma katılıyor Çin’den. Bu firmaların büyük bir kısmı gübre, ilaç ve tohum ağırlıklı firmalar. Ürünlerini dünyadan gelen tüm tarım profesyonellerine tanıtmak için geliyorlar. Hindistan çok hızlı ilerliyor yine tarım sektöründe. Onlar da 30’dan fazla firmayla katılıyorlar. Sri Lanka, Japonya, Kanada gibi ülkelerden de katılımcılarımız var." "Tarım artık milli güvenlik sektörü" Tarım sektörünün geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Engin Er, sektörün stratejik öneminin giderek arttığını söyledi. Er, "Türk tarımı gelişmek zorunda. Çünkü tarım sektörü dünyada insanlık var oldukça ölmeyecek bir sektör. Kimileri artık şöyle söylüyor, nasıl savunma sanayinde ilerlediyse tarım sektörü de artık milli güvenlik sektörü olarak görülüyor. Biz de aynı kanaatteyiz. O yüzden elimizden geldiği kadar sektöre destek olmaya çalışıyoruz. Tüm dünyada her ülke bir yapıyorsa bizim üç dört yapıyor olmamız lazım ki onlara yetişelim geçelim" dedi. Rusya, Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika’da pazar hareketliliği Growtech’in paydaşlarından Serkonder ile sık sık değerlendirme yaptıklarını söyleyen Er, küresel seracılık pazarlarındaki yönelimi de şöyle aktardı: "Bir ara çok fazla Rusya’ya sera kuruluyordu. Rusya’nın hedefi, belli bir zaman sonra Türkiye gibi ülkelerden domates almamak. Kendi seramı kurayım, kendim üreteyim. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, Rusya’nın belli bir güneyinin haricinde seralarla çok fazla verim alamadıklarını söylüyor bizim seracılar. Azerbaycan, Özbekistan ilk etapta Türk firmalarının gittiği pazarlar. Şu anda biraz sıkışmış vaziyetteler. Körfez tarafına gitmeye çalışıyorlar. Suudi Arabistan çok büyük alanlarda çölde zeytin yetiştiriyor. Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri bu işe yatırım yapıyor. Çünkü petrol bir gün bitecek. Kendi ihtiyaçlarını bir şekilde karşılamaları gerekiyor. Kuzey Afrika tarafında da yine bir hareket var seracılıkta. Hollanda’da ise durgunluk var."