Yerel Haberler
Antalya
10 Mayıs 2026 Pazar - 16:29 38 dalgıcın katıldığı etkinlikte denizden araç lastiği, çöp konteynırı, akü, demir parçaları çıktı Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin denizlerde farkındalık oluşturmak için başlattığı deniz dibi temizliği çalışmaları sürüyor. Antalya Balıkçı Barınağı’nda gerçekleştirilen çalışmada denizden çöp konteynırı, araç lastiği ve çok sayıda atık çıkarıldı. Antalya Valiliği ve Antalya Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda "Antalya’da Deniz Hep Temiz" sloganıyla gerçekleştirilen deniz dibi temizliğinin üçüncüsü Antalya Balıkçı Barınağı’nda yapıldı. Dalış okulları, sualtı kulüpleri, sivil toplum kuruluşları ve gönüllü dalgıçların katıldığı etkinlikte 38 dalgıç görev aldı. Yaklaşık 500 metrekarelik alanda 1 saat süren dalışta deniz dibinden çıkarılan atıklar dikkat çekti. Temizlik çalışmasında araç lastiği, çöp konteynırı, cam şişe, akü, demir parçaları, tabak ve bardak gibi çok sayıda atık çıkarıldı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, deniz dibi temizliğinin önemine dikkat çekerek, "Burada amaç sadece denizin dibini temizlemek değil, güçlü bir mesaj vermektir. Bugün buradan çıkarılan malzemeler insanların denize bıraktığı izdir. Antalya’nın mavi denizlerine sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur" dedi. Dalgıç Ferit Coşkun ise genellikle kişisel atıkların çıktığını belirterek, "Cam şişe, tabak gibi birçok atık çıktı. Deniz dibinden çıkarılanları görünce vatandaşlarımızın biraz daha duyarlı olmasını bekliyoruz" diye konuştu.
10 Mayıs 2026 Pazar - 15:07 Kepez Belediye Başkanı Kocagöz, hız tutkunlarının heyecanına ortak oldu Kepez Belediyesi ile Türkiye Motosiklet Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen MotoDrag yarışları, Kepez Yeni Drag Pisti’nde tüm hızıyla devam ediyor. Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu ve Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez Yeni Drag Pisti’nde düzenlenen MotoDrag yarışlarında hız tutkunlarının heyecanına ortak oldu. Kepez’in yeni drag pistinde dün antrenman ve sıralama turlarıyla başlayan yarışlar, bugün nefes kesen mücadelelerle devam etti. Türkiye’nin farklı illerinden gelen sporcular, saniyelerin belirleyici olduğu yarışlarda dereceye girebilmek için kıyasıya mücadele etti. Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu ve Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez Yeni Drag Pisti’nde düzenlenen MotoDrag yarışlarında hız tutkunlarının heyecanına ortak oldu. Tribünlerde bulunan hız tutkunlarını selamlayan protokol üyeleri, sporcularla da bir araya gelerek sohbet etti ve yarışmacılara güvenli sürüş dileğinde bulundu. Organizasyonda Süper Street, Pro Street, Street 2, Street 750, Street 600, Standart 1, Standart 2, Pro 200, Pro 300, Standart 300 ve Kadınlar kategorilerinde yarışan sporcular, dereceye girebilmek için pistte ter döküyor. Yarışların sonunda kategorilerinde başarılı olan sporcular ödüllerine kavuşacak. Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu, organizasyonun ilçeye önemli bir hareketlilik kazandırdığını ifade ederek, sporun birleştirici gücüne dikkat çekti. Dervişoğlu, yarışlara katılan tüm sporculara başarılar dileyerek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez’e kazandırılan drag pistinin motor sporlarına gönül veren gençler için önemli bir merkez olacağını belirterek, "Biz bu sporu neden burada yapıyoruz? Birincisi bu bir adrenalin sporu Gençlerimizin enerjilerini burada atmalarını istiyoruz. Trafikte güvenliği tehlikeye atmalarını istemiyoruz. Burada çok güvenli alanlarda profesyonel bir şekilde yarışmalarını istiyoruz. Sporcularımıza başarılar diliyorum. Gazları bol olsun, bereketli olsun, hep sağlıklı olsun. Hayırlı olsun" diye konuştu.
10 Mayıs 2026 Pazar - 13:18 ’Vatan sağ olsun’ diyen şehit anneleri unutulmadı Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen kahvaltı programında şehit ve gazi anneleriyle bir araya geldi. Uysal, "Evladını kaybeden bir annenin ‘Vatan sağ olsun’ diyebilmesi dünyanın en saygıdeğer mücadelelerinden biridir" dedi. Muratpaşa Belediyesi, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Antalya Şubesi iş birliğiyle Anneler Günü kapsamında şehit ve gazi anneleri için kahvaltı programı düzenledi. Prof. Dr. Erdal İnönü Kent Parkı’nda gerçekleştirilen programa çok sayıda şehit ve gazi yakını katıldı. Programda kadınlara gül dağıtılarak Anneler Günü kutlandı. Programda konuşan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, şehit annelerinin verdiği mücadelenin büyük anlam taşıdığını belirterek, "Evladını kaybeden bir annenin ‘Vatan sağ olsun’ diyebilmesi ve hayata devam edebilmesi, geride kalanlar için dirayetli bir mücadeleyi sürdürebilmesi dünyanın en saygıdeğer mücadelelerinden biridir. Bu, insanlığın hissedebileceği en derin duygu mücadelesidir" ifadelerini kullandı. Annelerin toplumun geleceğini şekillendirdiğini kaydeden Uysal, "Anneler toplum inşa eder, memleket inşa eder, ruh inşa eder, karakter ve şahsiyet inşa eder. Anneler bir toplumun karakterini ve geleceğini belirler" dedi. Konuşmasında tarihte iz bırakan anneleri de anan Uysal, başta Zübeyde Hanım olmak üzere şehit annelerini saygıyla andığını ifade etti. Uysal, Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Fatma Seher Erden ile evladı terör örgütü tarafından dağa götürüldükten sonra mücadele başlatan Hatice Avar’ı da andı. Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Antalya Şubesi Başkanı Mehmet Yurdakul da annelerin herkes için en büyük sığınak olduğunu söyledi. Yurdakul, "Gözünü, kolunu, bacağını bu vatan uğruna feda eden kahramanlarımızın arkasında dağ gibi duran kıymetli gazilerimizin eşlerinin Anneler Günü’nü kutluyorum" diye konuştu.
25. Uluslarararası Antalya Piyano Festivali konserle başladı
28 Kasım 2025 Cuma - 12:20 25. Uluslarararası Antalya Piyano Festivali konserle başladı Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye’nin en önemli sanat etkinliklerinden biri olan Uluslararası Antalya Piyano Festivali muhteşem bir konserle başladı. Festivalin açılış konseri Cem Adrian’ın etkileyici yorumları ve Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın güçlü performansı eşliğinde gerçekleşti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, "Antalya’mızın Akdeniz’in ışığıyla parlayan bir şehir olduğu kadar evrensel sanatın ışığını da parlatmak için barışın, kardeşliğin, özgürlüğün ve adaletin sesini müzikle buluşturmaya devam edeceğiz" dedi. Avrupa Festivaller Birliği (EFA) üyesi "Uluslararası Antalya Piyano Festivali" bu yıl 25’inci kez sanatseverlerle buluşuyor. 13 Aralık’a kadar devam edecek festival Türk müziğinin özgün ve sıra dışı sesi Cem Adrian ve Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın unutulmaz konseri ile başladı. Atatürk Kültür Merkezi’ni dolduran Antalyalı sanatseverler Cem Adrian’ın eşsiz sesi, duygu dolu şarkıları ve sahne performansıyla çok özel bir gece yaşadı. "Müziğin evrensel dili Akdeniz’in sıcaklığıyla buluşacak" Konserin açılışında konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya’nın sanatla kurduğu güçlü bağın en özel yansımalarından biri olan 25’inci Uluslararası Antalya Piyano Festivali’ne ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Özdemir, "Bir festival için 25 yıl sahiplenilmiş sanat, kalıcı bir kültür ve büyük bir emek demektir. Çeyrek asrı geride bırakan festivalimizde Antalya’mız yine dünya sahnelerinde iz bırakan sanatçıları ağırlayarak müziğin evrensel dilini Akdeniz’in sıcaklığıyla buluşturacaktır. Değerli piyanistlerin genç yeteneklerin, Türkiye’nin gururu sanatçıların sahne alacağı her bir performansın sizlere unutulmaz anlar yaşatacağına inanıyorum" dedi. "Sanatın ışığı hiç sönmeyecek" Antalya Piyano Festivali’nin yıllar boyu sadece konserlerden ibaret bir etkinlik değil kültürlerarası bir buluşmanın, sanatın ve ortak hafızanın adı olduğunu söyleyen Özdemir, "Bizler bu bilinçle Antalya’mızın Akdeniz’in ışığıyla parlayan bir şehir olduğu kadar evrensel sanatın ışığını da parlatmak için barışın, kardeşliğin, özgürlüğün ve adaletin sesini müzikle buluşturmaya devam edeceğiz" dedi. Sanata olan duyarlılığı ve Antalya’nın sanat hayatına kattığı değer için Antalyalılara teşekkür eden Özdemir, "Sanatın ışığının hiç sönmediği bir Antalya için; Atatürk’ün gösterdiği çağdaş ve özgür Türkiye yolunda adaletle, kültürle, bilimle ve sanatla ilerlemeye devam edeceğimizin sözünü veriyoruz" diye konuştu. Cem Adrian güçlü yorumuyla büyüledi Ardından sahne alan Cem Adrian, festivalin açılışına özel hazırladığı repertuvarıyla dinleyicileri duygusal bir yolculuğa çıkardı. Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın usta sanatçılarının seslendirdiği eserler, izleyenler tarafından dakikalarca alkışlandı. Yaklaşık iki saat süren konserde Şef Özgür Sevinç’in yönettiği Antalya Devlet Senfoni Orkestrası da Cem Adrian’ın seslendirdiği eserlere güçlü yorumlarıyla eşlik etti. Adrian’ın seslendirdiği "Mutlu Yıllar, Derinlerde, Sarı gelin, Uzun İnce Bir Yoldayım, Kum Gibi, Öf Öf" gibi eserler sanatçının güçlü yorumuyla birleşince salonda büyüleyici bir atmosfer oluştu. Festival 13 Aralık’a kadar devam edecek Konser bitimi Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Uluslararası Antalya Piyano Festivali’ne katkıları için Cem Adrian ve Şef Özgür Sevinç’e çiçek ve plaket takdim etti. Uluslararası Antalya Piyano Festivali, 13 Aralık’a kadar dünya çapında tanınmış piyanistleri, genç yetenekleri ve farklı tarzlardan sanatçıları Antalyalılarla buluşturmaya devam edecek. Festivalde 19 Kasım Cumartesi günü Gökhan Aybulus, 3 Aralık Çarşamba günü Jamal Aliyev ve Ece Dağıstanlı, 5 Aralık Cuma Günü Mavi Siyah, 6 Aralık Cumartesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Genç Yetenekler, 10 Aralık Çarşamba Barış Büyükyıldırım, 13 Aralık Cumartesi ise Igudesman ve Joo Antalyalılar ile birlikte olacak.
Uzman Dr. Mümine Türksoylu: "Tuvalet eğitimi her çocukta farklı gelişir"
28 Kasım 2025 Cuma - 11:21 Uzman Dr. Mümine Türksoylu: "Tuvalet eğitimi her çocukta farklı gelişir" Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mümine Türksoylu, tuvalet eğitiminin her çocuk için farklı bir gelişim süreci olduğunu belirterek ailelere, "Hazır olmayı bekleyin; her çocuk farklı gelişir. Pozitif bir dil kullanın, denemeleri kutlayın. Zorlamayın, yönlendirin. Lazımlığı oyun ve hikâyelerle tanıtın. Kolay çıkarılabilir kıyafetler tercih edin. Sabırlı olun, kıyaslama yapmayın. Günlük rutin oluşturun. Kazaları büyütmeyin, olumsuz tepki vermeyin" uyarısında bulundu. Tuvalet eğitimi, ebeveynlik sürecinin en önemli aşamalarından biri olarak biliniyor. Uzmanlar, bu dönemin bir öğretim süreci değil, çocuğun bedensel ve duygusal farkındalığının gelişmesine eşlik etme dönemi olduğuna dikkat çekiyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Topçular Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mümine Türksoylu, tuvalet eğitimine başlamak için çocuğun hazır olmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Dr. Türksoylu, tuvalet eğitimine başlama yaşının genellikle 18–36 ay arasında değiştiğini, ancak bunun her çocuk için farklılık gösterebileceğini vurguladı. Erken başlanmasının hızlı öğrenme anlamına gelmediğini belirten Türksoylu, ebeveynlerin süreci baskı kurmadan, sabırla yürütmesi gerektiğini söyledi. "Tuvalet eğitimi çocuğun bağımsızlaşma sürecinin bir parçasıdır" Çocukların tuvalet alışkanlığı kazanırken kendilerini ve bedenlerini tanıdığını belirten Türksoylu, "Bu süreç çocuğun ‘ben yapabiliyorum’ duygusunu güçlendirerek özgüvenini artırır. Ancak bazı çocuklar için tuvalet veya lazımlık korkutucu olabilir. Bu nedenle ailelerin yargılamadan, destekleyici bir tutum sergilemesi çok önemlidir" dedi. Fizyolojik olgunluğun her çocukta farklı yaşta gerçekleştiğini ifade eden Türksoylu, bu sebeple tuvalet eğitiminin gelişimsel bir süreç olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi. "Aileler sabırlı olmalı, cezadan uzak durmalı" Tuvalet eğitimi sürecinde dikkat edilmesi gereken noktaları sıralayan Uzm. Dr. Mümine Türksoylu, ebeveynlere, "Tuvalet eğitimi sırasında sabır, güven ve pozitif yaklaşım çok önemlidir. Çocuğu motive etmek için cezadan kaçınılmalı, başarıları mutlaka övülmelidir. İlk günlerde kazaların olması çok normaldir; bu durum farkındalığı artırır. Gece kontrolü gündüze göre daha geç gelişir, bu nedenle bez bırakma süreci kademeli ilerletilmelidir. Kaka alışkanlığı idrara göre daha geç gelişebilir; kabızlık durumlarında hekim desteği alınmalıdır. Büyük değişiklikler yaşanan dönemlerde eğitime ara vermek daha sağlıklı olabilir" dedi. Ailelere 8 altın öneri Türksoylu, tuvalet eğitimi sürecinde ailelere önerilerde bulunarak, "Hazır olmayı bekleyin; her çocuk farklı gelişir. Pozitif bir dil kullanın, denemeleri kutlayın. Zorlamayın, yönlendirin. Lazımlığı oyun ve hikâyelerle tanıtın. Kolay çıkarılabilir kıyafetler tercih edin. Sabırlı olun, kıyaslama yapmayın. Günlük rutin oluşturun. Kazaları büyütmeyin, olumsuz tepki vermeyin" dedi.
Akdeniz Üniversitesi’nden bilim dünyasına ışık
28 Kasım 2025 Cuma - 11:20 Akdeniz Üniversitesi’nden bilim dünyasına ışık Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyelerinin de yer aldığı uluslararası bir araştırma ekibi, Neolitik Dönemin Batı Anadolu ve Ege’deki yayılım süreçlerine dair önemli bulgulara ulaştı. Saygın bilim dergisi Science’da yayımlanan çalışma, bu döneme ilişkin kültürel ve genetik dinamikleri çok boyutlu bir yaklaşımla ele alarak bilim dünyasında ses getirdi. Neolitik yaşam biçimlerinin Anadolu’dan Ege ve Avrupa’ya yayılma biçimlerine dair uzun süredir tartışmalı olan birçok soruya ışık tutan çalışma saygın bilim dergisi Science’ın 26 Haziran 2025 tarihli sayısında yayımlandı. Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Taner Korkut, Prof. Dr. Burçin Erdoğu, Arş. Gör. Dr. Uygar Ozan Usanmaz ve Dr. Yasin Cemre Derici, ODTÜ’den Prof. Dr. Mehmet Somel’in başkanlığında yürütülen projeye Tlos Antik Kenti kazı çalışmaları kapsamında araştırılan "Girmeler Höyük" yerleşimi buluntularıyla katkı sundu. Proje kapsamında Orta ve Batı Anadolu’daki 11 Neolitik yerleşimden elde edilen 30 yeni antik DNA örneği, daha önceki çalışmalardan derlenen 400’den fazla örnekle birlikte analiz edilerek, erken Holosen dönemine ait genetik süreklilik ve dönüşüm süreçleri değerlendirildi. "Yerel ve göçmen topluluklar arasında kaynaşma" Araştırma bulguları, Batı Anadolu’da genetik süreklilik gösteren yerel avcı-toplayıcı toplulukların yaklaşık günümüzden 9 bin yıl önce Orta Anadolu’dan gelen tarımcı topluluklarla hem kültürel hem de biyolojik olarak kaynaştığını ortaya koydu. Bazı bölgelerde bu kaynaşma Neolitik yaşam biçimine geçişi tetiklerken, Likya Bölgesini içine alan Güneybatı Anadolu’da yerel avcı-toplayıcı toplulukların biyolojik olarak kaynaşmadan kültür alış verişi sonucunda Neolitik yaşam biçimine geçtikleri anlaşıldı. Daha sonraları yerel halk ile Orta Anadolu kökenli gruplar arasında birleşimden türeyen genetik profilin Ege üzerinden Avrupa’ya yayıldığı belirlendi. "Çömlek insan değildir" tezine genetik destek Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, kültürel benzerliklerin genetik benzerliklerle her zaman örtüşmediğini göstermesi oldu. Batı Anadolu’daki mimari, gömü adetleri ve taş alet teknolojisi gibi kültürel unsurların, topluluk hareketlerinden ziyade fikir alışverişi ve bölgesel iletişimle yayıldığı tespit edildi. Bu durum, arkeolojide sıkça kullanılan "çömlek insan değildir" (pots people) ifadesinin genetik verilerle desteklendiği nadir örneklerden biri olarak değerlendirildi. Batı Anadolu bir geçiş alanından fazlası Çalışma kapsamında Akdeniz Üniversitesi bünyesinde yürütülen kazılardan Tlos / Girmeler’in de dahil olduğu Batı Anadolu yerleşimlerinden elde edilen veriler, bölgedeki Neolitikleşme sürecinin yalnızca dışardan gelen göçmenlerle değil, yerel avcı-toplayıcıların aktif katılımı ve kültürel etkileşimiyle şekillendiğini gösterdi. Özellikle Aktopraklık, Bademağacı ve Ulucak gibi kazılarla bilinen yerleşimlerin incelenmesiyle, bölgenin yalnızca bir geçiş alanı değil, aynı zamanda kültürel ve genetik açıdan özgün bir sentez alanı olduğu kanıtlandı. Anadolu’dan Avrupa’ya uzanan çok katmanlı bir süreç Bilim dünyasında ses getiren bu çığır açıcı çalışma, sadece Anadolu arkeolojisi açısından değil, Avrupa’daki ilk tarımcı toplumların kökenini anlamak bakımından da büyük önem taşıyor. Elde edilen bulgular, Neolitik yaşam biçimine geçişin homojen bir göç dalgasından ibaret olmadığını, bunun yerine bölgesel etkileşimler, yerel gelişmeler ve kültürel aktarım süreçlerinin birlikte işlediğini açıkça ortaya koydu. Girmeler yerleşim alanı Tlos Antik Kenti merkezinin hemen kuzeyinde yer alan Girmeler yerleşim alanı iki farklı karstik mağara ile mağara girişleri önündeki höyük yerleşiminden oluşmaktadır. Girmeler yerleşiminde ilk kez 2009 yılında sistemli araştırmalara başlanılmış ve bu çalışmalar kesintisiz olarak günümüze kadar sürdürülmüştür. Girmeler höyük yerleşimi prehistorik çağlardan günümüze kadar uzanan süreçte buluntular içermesiyle Likya Bölgesi yerleşim tarihine önemli katkılar sunmaktadır. Höyük kalıntılarında yapılan incelemeler bu alanın MÖ 14. bin yılında iskan edildiğini ortaya koymuştur. Girmeler yerleşimi aynı zamanda Anadolu’nun batısında Mezolitik dönem yerleşimi üzerine Neolitik ve Kalkolitik dönemlerde de yaşam izleri veren ender yerleşimlerden biridir. Bahsi geçen tüm bu yerleşim katmanları kazı çalışmalarıyla belgelenmiştir. Kalkolitik Dönem sonrası yerleşim izleri ise büyük oranda tahrip olmuştur. Yüzeye yakın katmanlarda daha çok Demirçağ, Roma, Bizans ve son olarak Osmanlı Dönemi buluntularına rastlanılmıştır.
Kumluca’da hayırseverin yaptırdığı çeşme hizmete açıldı
28 Kasım 2025 Cuma - 10:53 Kumluca’da hayırseverin yaptırdığı çeşme hizmete açıldı Antalya’nın Kumluca ilçesi Altınyaka Mahallesi’nde bir hayırsever tarafından yaptırılan çeşme, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Kumlucu’ya 30 kilometre uzaklıktaki Altınyaka Mahallesi’nde ilçeyi 4 mahalleye bağlayan yol üzerinde iş adamı Ergun Duran tarafından yaptırılan çeşme düzenlenen törenle açıldı. Törende konuşan Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, "Hayırsever iş insanımızın konuşmasından eserlerine sadece bu çeşme ile değil, daha büyük eserlerle devam edeceğini anlıyorum. Zamanla hayırsever iş insanımızın yapacağı yardımlarla yükselecek eserlerine şahit olacağız inşallah. Bu çeşmenin yapımında emeği geçen Kumluca Belediyemize, iş insanımıza ve Altınyaka Mahalle Muhtarlığımıza teşekkür ederim" diye konuştu. Altınyaka Mahallesi Muhtarı Turan Orhantekin, "Bu çeşme benim seçim vaadimdi. Seçimden sonra hayırsever iş insanımız Ergun Duran ağabeyimizle konuştuk, çeşmeyi yapmaya karar verdik. Konuyu Kumluca Belediye Başkanımız Mesut Avcıoğlu’na ilettik. O da çeşmenin yerinin ve çevre düzenlemesinin yapılmasında büyük emek sarf etti. Belediye başkanımız ve hayırsever iş insanımız başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. İş adamı Ergun Duran ise, "Altınyaka Mahalle Muhtarımız bu çeşmeyi çok önemsedi. Biz de yardımda bulunarak, çeşmenin yapılmasında katkımız oldu. Bugün burada bu kadar insanın çeşmenin açılışı için değil de bir okul, bir hastane gibi daha büyük bir eser için toplanmasını isterdim. İnşallah bir gün o eserleri de ilçemize kazandırmak nasip olur" dedi. Kumluca Müftüsü Bedir Aydın tarafından yapılan dua sonrası açılış kurdelesi kesildi. Törene Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş’in yanı sıra Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu, daire amirleri, mahalle muhtarları, STK temsilcileri, çeşmeyi yaptıran iş adamı Ergun Duran ve mahalle sakinleri katıldı.
Kendi acısını unutup araçtaki çocuğu düşündü, sebebi küçük yaşta kaybettiği ikiz kardeşi çıktı
28 Kasım 2025 Cuma - 10:40 Kendi acısını unutup araçtaki çocuğu düşündü, sebebi küçük yaşta kaybettiği ikiz kardeşi çıktı Antalya’da geçirdiği trafik kazası sonrası yerde acılar içinde kıvranırken kendi acısını bir kenara bırakarak kazaya karışan araçta panikleyen kadın ve küçük çocuğunu sakinleştirmeye çalışan motosiklet sürücüsü İHA’ya konuştu. Genç motosikletlinin gösterdiği hassasiyetin sebebinin ise küçük yaşta hayatını kaybeden ikiz kardeşi olduğu ortaya çıktı. Kaza 19 Kasım tarihinde Manavgat ilçesi Yayla Mahallesi Abdi İpekçi Caddesi’nde meydana geldi. Seyir halindeki Mümin Şahin’in kullandığı 07 CFP 880 plakalı motosiklet, 2545. Sokak kesişimine geldiğinde Rümeysa A.’nın kullandığı 07 CBK 962 plakalı otomobille çarpıştı. Kazada yaralanan motosiklet sürücüsünün yardımına çevredeki vatandaşlar koşarken, yerde acı içerisinde kıvranan motosiklet sürücüsü, çarpıştığı otomobilin sürücüsü ve küçük çocuğunun ağladığını fark edince kendi acını bir kenara bıraktı. Sözleri ile yürekleri ısıtmıştı Kaza nedeniyle panikleyen genç kadın ve kucağındaki çocuğu sakinleştirmek isteyen Mümin Şahin, "Ablam korkma. Ben iyiyim. Kolum bacağım ağrıyor sadece, çocuğa su içirin. Her şeyden önemlisi çocuk" diyerek durumunun iyi olduğunu, panik yapmamalarını istedi. O anlar cep telefonu kamerasına yansırken, Mümin Şahin’in araçtan inen küçük yaştaki çocukları teselli edici sözler sarf etmesi gündeme oturdu. Kazanın meydana geldiği noktada İHA’ya konuşan motosiklet sürücüsü Mümin Şahin, 5 yaşındayken ikiz kardeşinin öldüğünü, bu durumun kendisini çok etkilediğini söyledi. Hassasiyetin nedeni küçük yaşta kaybettiği ikiz kardeşi Araçtan inen ve panik halindeki kadın ve çocuğunu görünce kardeşini küçük yaşta kaybetmesi nedeniyle durumdan etkilenmemelerini istediğini belirten Şahin, "Kaza ile ilgili hatırladığım, otomobilin yola çıkması. Gözlerimi açtığımda karşımda 2 kadın ve 2 çocuk vardı. Çocukların benim durumumdan etkilenmemesi için benim bir şeyim olmadığını belirterek çocukları başımdan uzaklaştırmalarını istedim. Bundan başka amacım yoktu. Kardeşimin küçük yaşta ölmesi nedeniyle çocuklara karşı ayrı bir hassasiyetim var. Çocuklar bizim geleceğimiz. Onları korumamız, kollamamız lazım" dedi. Kaza anı güvenlik kamerasında Öte yandan kaza anı ise bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde aracın sokaktan çıktığı anda motosikletin gelerek çarpıştığı anlar ve sonrasında çevredeki vatandaşların yaralı sürücünün yardımına koşması yer aldı.