Yerel Haberler
Antalya
Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş 08 Mayıs 2026 Cuma - 08:51:32 Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi.Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu.Zanlılar tutuklandıŞüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.Anne ve baba DNA örneği verdiYapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu."Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum"Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi."Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum"Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu."Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?"Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli.""İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık"Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı."Kolunda 80 bin liralık saati vardı"Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi.Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:55 Çatıya çıkıp üzerine benzin döktü gazeteci oyaladı polis yakaladı Antalya’nın Manavgat ilçesinde 2 katlı binanın çatısına çıkarak üzerine benzin döken şahıs, yaklaşık 1 saat süren ikna çabalarının ardından bölgeye gelen bir gazetecinin oyalamasıyla polis ekiplerince yakalanarak aşağı indirildi. Olay, Manavgat ilçesine bağlı Yayla Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 katlı bir binanın çatısına çıkan Ahmet Y. isimli şahıs, elindeki bidondan üzerine benzin dökerek kendisini yakacağını söyledi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi, 112 sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Bölgeye gelen itfaiye ekipleri, şahsın düşme ya da atlama ihtimaline karşı binanın önüne şişme yatak kurarken, polis ve itfaiye ekipleri de Ahmet Y.’yi ikna etmek için çatıya çıktı. Elindeki çakmağı gösteren Ahmet Y., yaklaşılması halinde kendisini yakacağını ve aşağı atlayacağını söyledi. Hurdacılık yaparak geçimini sağladığını belirten Ahmet Y., sanayide bulunan iş yerinin zabıta ekipleri tarafından mühürlendiğini, ev sahibinin kendisini evden çıkardığını ve borçları nedeniyle zor durumda kaldığını ileri sürdü. Şahsı ikna etmek amacıyla olay yerine zabıta görevlileri de çağrıldı. Ancak yapılan görüşmelere rağmen Ahmet Y. ikna olmadı ve üzerine benzin dökmeyi sürdürdü. Gazeteci oyaladı polis müdahale etti Daha önce Ahmet Y. ile ilgili çeşitli haberler yapan İhlas Haber Ajansı Muhabiri Arif Kaplan da olay yerine gelerek şahısla konuşmaya başladı. Aşağıdan seslenerek Ahmet Y.’yi sakinleştirmeye çalışan Kaplan’ın konuşması sırasında bir anlık dalgınlıktan yararlanan Cumhuriyet Polis Karakolu Amiri ve beraberindeki polis ekipleri, şahsı belinden tutarak çatının kenarından içeri çekti. Kontrol altına alınan Ahmet Y., daha sonra binadan indirilerek polis ekip aracıyla önce hastaneye, ardından emniyete götürüldü. Öte yandan, Ahmet Y.’nin daha önce de elinde benzin bidonuyla bir binanın çatısına çıktığı ve belediye yetkililerinin verdiği sözler üzerine ikna edildiği öğrenildi.
İzinsiz kullanılan Balon balığı projesi mahkemelik oldu
16 Aralık 2025 Salı - 17:12 İzinsiz kullanılan Balon balığı projesi mahkemelik oldu Alanya’da bir şirkette müdür olarak görev yapan Mehmet Özata, balon balığına olan ilgisinin ticari bir projeye dönüştürülmesi iddiasıyla yargı yoluna başvurdu. Özata, projesinin izinsiz şekilde ticari faaliyet olarak kullanıldığını öne sürerek yürütmenin durdurulması talebiyle mahkemeye başvurdu. Alanya’da yaşayan Mehmet Özata’nın balon balığına olan ilgisi, 2018 yılında Mersin’in Anamur ilçesinde bir kız çocuğunun balon balığı tarafından ısırılmasıyla yaşanan olay sonrası arttı. Zehirli bir tür olan balon balığının değerlendirilmesi üzerine çalışmalar yapan Özata, balığın derisinden çanta, anahtarlık ve telefon kılıfı gibi çeşitli aksesuarlar üretmeye başladı. İddiaya göre, bir süre sonra kendisini Kanada’da görevli olarak tanıtan bir kadın, Özata ile iletişime geçti. Söz konusu kişinin, projeyi yalnızca akademik amaçlarla incelemek istediğini belirttiği, bu kapsamda Özata’dan çalışmasına ilişkin bilgi ve laboratuvar sonuçlarını talep ettiği iddia edildi. Özata da proje detaylarını paylaştığı öğretim görevlisi kadına verdiğini söyledi. Daha sonra projenin, akademik çalışma sınırlarının dışına çıkılarak ticari bir faaliyet şeklinde yürütüldüğünü öğrendiğini belirten Özata, bunun üzerine hukuki süreç başlattı. Projesinin izinsiz kullanıldığını öne süren Özata, mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı alınması için girişimlerde bulundu. Durdurmaya yönelik mahkemeye başvurduk Projenin akademik olmadığını ticari faaliyetler yürüttüğünü dile getiren Mehmet Özata, "Balon balığına ilgim 2018’de Anamur’da bir kız çocuğunu ısırmasıyla başladı. Sürekli araştırarak balon balığından ne yapılabilir diye. Derisini tabaklanabileceğini, derisinin şişmesinden dolayı kendisinden 7-8 kat büyüklüğünden dolayı sağlam bir derisi olduğunu öğrendim. Bu durumu Enstitü ile görüştüğümüzde beraber Bayoma projesinde bulunduk. Bununla birlikte ürün çalışmalarımız oldu. Hem deriyi tabakladık. Hem ise deriyi ürünlere dönüştürdük. Bunları yaparken farklı deri renkleri ile yaptık. Kanada’da bir üniversitede öğretim görevlisi olduğu söyleyen ve telefon numaramın ise bakanlıktan alındığını bildiren Aylin isimli bir kadın ulaştı. Aylin Hanım akademik olarak irtibat kurdu bizimle. Daha sonra kendi ticaretini yapmaya başladı. Durdurmaya yönelik mahkemeye başvurduk. Mahkeme sürecimiz hala devam ediyor. 2 dava sürdü. Çalışmalar bir sonraki davaya kaldı. Tamamen bağlantı kurduğunda akademik olarak bağlantı kurdu. Bizden numune istediğinde de akademik çalışmalar için kullanacağını söyledi. Bizde iyi niyetine güvenerekten elimizdeki ürünleri ve laboratuvar sonuçlarını paylaştık. Laboratuvar sonuçlarının iyi olduğunu görünce bunu ticari olarak yapmaya başladı. Bizde bunu mahkeme kararı ile durdurmaya çalıştık. Mahkeme süreci halan devam ediyor’’ dedi. Ayrıca balon balığı derisinin tabaklandıktan sonra çok güzel ürünler ortay çıktığını belirten Özata "Balon balığı Kızıldeniz’den Akdeniz’e gelmiş bir bir balık, zararlı bir tür. Zarardan faydaya dönüştürebilmek adına projemizi yapıyoruz. Bunun içinde birçok çalışmalarımız oldu. Doğal ve özel yöntemlerle tabaklıyoruz. Hem güzel renkler hem ise güzel ürünler ortaya çıkıyor’’ şeklinde konuştu.
Antalya’da son 1 haftada 11 bin 553 araç ve sürücüne ceza kesildi
16 Aralık 2025 Salı - 16:31 Antalya’da son 1 haftada 11 bin 553 araç ve sürücüne ceza kesildi Antalya’da son bir haftada gerçekleştirilen trafik denetimlerinde 46 bin 656 araç ve sürücü kontrol edilirken toplamda çeşitli maddelerde 11 bin 553 araç ve sürücüsüne idari para cezası kesildi. Edinilen bilgiye göre, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü tarafından il genelinde mevcut trafik düzeni ve güvenliğinin devamının sağlanması, denetim faaliyetlerinin her zaman ve her yerde etkin bir şekilde gerçekleştirilerek, sürücülerde algılanan yakalanma riski duygusunun sürekli ve üst düzeyde tutulabilmesi amacıyla, trafik birimlerinde helikopter ve drone da kullanılarak denetim gerçekleştirildi. Son 1 haftada yapılan denetimlerde; yük taşıyan araçların denetiminde 7 bin 488, yolcu taşımacılığı denetiminde bin 836, alkol ve uyuşturucu/uyarıcı madde denetiminde 4 bin 926, emniyet kemeri denetiminde 11 bin 114, motosiklet ve motorlu bisiklet denetiminde 9.527 olmak üzere diğer denetimlerle birlikte toplam 46 bin 656 araç ve sürücüsü kontrol edildi. Kontrol edilen araç ve sürücülerden yasak park yapan bin 819, engellilerin araçları için ayrılmış park yerlerine park yapan 413, hız ihlali yapan 2 bin 352, alkollü araç kullanan 156, korsan taşımacılık yapan 7, abartı egzoz kullanan 32, kırmızı ışık ihlali yapan bin 182, emniyet kemeri takmayan bin 124, kask kullanmayan bin 113, sürücü belgesi olmadığı/geri alındığı/iptal edildiği halde araç kullanan 272 diğer maddelerle birlikte toplam 11 bin 553 araç ve sürücüsüne trafik idari para cezası uygulandı.
Konyaaltı’nda parklardaki havuzlar kaldırılıp yeri yeşil alan olacak
16 Aralık 2025 Salı - 15:47 Konyaaltı’nda parklardaki havuzlar kaldırılıp yeri yeşil alan olacak Konyaaltı Çayırlı Hacı Mustafa Karabulut Parkı’nda bulunan süs havuzu, iklim değişikliğine uyum ve su tasarrufu kapsamında kaldırıldı. Havuzun yerine bitkilendirme yapılacağı ve bu değişimin tüm parklarda yaşanacağı aktarıldı. Başkan Kotan, "Parklarımızı hem daha yeşil hem de daha tasarruflu hale getirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi Konyaaltı Belediyesi, uzmanların iklim değişikliğinin etkilerinin Akdeniz Bölgesi’nde daha yoğun hissedileceğine yönelik uyarıları doğrultusunda çevreci ve sürdürülebilir uygulamalarını hayata geçirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Çayırlı Hacı Mustafa Karabulut Parkı’nda yer alan süs havuzu kaldırıldı. Su ve enerji tasarrufu sağlamak amacıyla süs havuzu yerine iklim şartlarına uygun bitkilendirme yapılacağı belirtildi. Ayrıca yapılan bu çalışmanın Konyaaltı’nın tüm parklarında uygulanacağı vurgulandı. Uygulamayla hem doğal kaynakların korunması hem de parkın daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor Suyu doğru kullanmak zorundayız Bugünün ve gelecek nesillerin hakkını gözettiklerini belirten Başkan Kotan, "İklim değişikliği artık geleceğin değil, bugünün en önemli sorunlarından biri. Antalya gibi kuraklık riski yüksek bir kentte suyu doğru kullanmak zorundayız. Bu nedenle su ve enerji tüketimi yüksek olan uygulamalar yerine, doğayla uyumlu ve sürdürülebilir çözümleri hayata geçiriyoruz. Konyaaltı Belediyesi olarak parklarımızda, yeşil alanlarımızda ve kamusal alanlarımızda kullandığımız her damla suyu önemsiyoruz. Yüksek su ve enerji tüketimine neden olan süs havuzları yerine, iklim şartlarına uygun, su ihtiyacı düşük kurakçıl peyzaj uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda Çayırlı Hacı Mustafa Karabulut Parkı’ndan başlayan çalışmalarımızı diğer alanlarımızda da sürdüreceğiz" diye konuştu.
Genç kadın toplantı için beklediği dayısının silahından çıkan kurşunlarla hayatını kaybetmiş
16 Aralık 2025 Salı - 14:13 Genç kadın toplantı için beklediği dayısının silahından çıkan kurşunlarla hayatını kaybetmiş Alanya’da bir emlak ofisinde dayısının silahından çıkan kurşunlarla hayatını kaybeden Deniz Şişman’ın (39) aile büyüklerinin devreye girerek 1,5 yıl önce ortaklıkları biten dayısı ile ailesi arasındaki husumetin sonlandırılması için düzenlenen toplantıya hazırlanırken öldüğü bildirildi. Saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Ş. sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda katil zanlısı İlhan S. ile ortaklıklarının yaklaşık 1,5 yıl önce sonlandığını kendisi farklı zamanlarda şahsına ve şirketine yönelik asılsız ve tutarsız iddialarda bulunmaya başladığını belirterek "Bu mesnetsiz iddialara son vermek ve taraflar arasında adil bir değerlendirme yapılabilmesi amacıyla, defalarca ortak aile büyüklerimiz ve konuya vakıf kişilerin katılımıyla bir toplantı düzenlenmesini talep etmemize rağmen, İlhan S. iddialarının temelsiz olduğunu bildiğinden her seferinde bu toplantıyı reddetmiştir. Sonrasında, kendisinin de itiraz edemeyeceği şekilde tarafsız kişilerin belirlendiği ve elimizdeki kanıtların sunulacağı bir toplantının düzenlenmesine karar verildi. Kendisinin de katılacağı toplantı hazırlıklarımızı sürdürdüğümüz sırada, katil zanlısı İlhan S. gerçeklerin ortaya çıkmasından endişe duyduğu ve artık yaptıklarını gizleyemeyeceğini anladığından, saat 10:15’te yani toplantının başlamasına 45 dakika kala evimin kapısını çalmış ve kapıyı açar açmaz başıma ateş etmiştir. Hayatta kaldım. Beni vurduktan sonra yaklaşık 500 metre mesafedeki ofisime yürüyerek gitmiş ve orada hiçbir vicdanın kabul etmeyeceği canice bir saldırıda bulunmuştur. Ablam Deniz Şişman’ı vahşice katletmiştir" dedi. Olay, geçtiğimiz günlerde Saray Mahallesi Yunus Emre Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre İlhan S. (58) isimli şahıs henüz belirlenemeyen nedenle Mehmet Ş. (36) isimli yeğeninin oturduğu eve gitti. Evde yeğenini tabancayla vurduktan sonra Yunus Emre Caddesi’nde bulunan yine yeğenine ait emlak ofisine gitti. Yanında getirdiği tabancayla ofisin içinde bulunan yeğeni Deniz Şişman’a (39) ateş eden İlhan S. olay yerinden ayrılırken, kapıda duran eniştesi Ş.Ş.’yi (65) ise bacağından vurdu. 20 metre ilerde Çelikler Süleymaniye Cami avlusuna giden İlhan S. banka oturduktan sonra aynı silahla hayatına son vermek istedi. Göğsünden ağır yaralanan şüpheli hastaneye kaldırıldı. Ayrıca evde ve ofiste vurulan kişiler çevre hastanelere kaldırılırken, yaralıların durumlarının ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Öte yandan emlak ofisinin içinde vurulan Deniz Şişman hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Deniz Şişman, Alanya Belediyesi morguna kaldırıldı ardından yakınları tarafından teslim alındıktan sonra Cikcilli Belediye mezarlığına defnedildi. Katil zanlısı İlhan S’nin ise hastanedeki tedavisinin devam ettiği öğrenildi. "Tüm sevdiklerim dostlarım hakkınızı helal edin. Cezaevi ölüm olurdu" Öte yandan tedavisi halen süren zanlı İlhan S.’nin saldırıyı gerçekleştirdikten sonra yaptığı tahmin edilen sosyal medya paylaşımında "İhanet, ahlaksızlık, hırsızlık ve namussuzlukları için, Narkoman sapık yaşamları için, yanlarında çalışan gencecik insanları kokaine alıştırıp kullandıkları için, aşağılık kişiliklerini gizleyerek hak yiyerek şeytani roller yaptıkları için, şeytani algılar yaptıkları için, hayatta hiçbir insanî ve manevi değere sahip olmadıkları için, insanlığa, akrabalığa, iyiliğe, yardım etmeye, güvenmeye olan inancımızı yok ettikleri için çoktan bedel ödemeleri gerekiyordu. Rabbim affetsin artık dayanmak mümkün olmadı. Kötülük ve kalleşlik yeryüzünden silinmeli ve ihanet asla cezasız kalmamalı. Tüm sevdiklerim dostlarım hakkınızı helal edin. Cezaevi ölüm olurdu" sözlerini sarf etmişti. "Her seferinde bu toplantıyı reddetti" Yaşanan olayın ardından evde katil zanlısı İlhan S. (58) tarafından vurulan Mehmet Ş.(36), bu açıklamalara tepki gösteren bir açıklama yaptı. Mehmet Ş, "Katil zanlısı İlhan S. ile ortaklığımızı yaklaşık 1,5 yıl önce sonlandırdıktan sonra, kendisi farklı zamanlarda şahsıma ve şirketime yönelik asılsız ve tutarsız iddialarda bulunmaya başlamıştır. İşimizi her zaman temiz ve şeffaf şekilde yürüttüğümüz için bu haksız iddialara, iş ilişkisi içinde olduğumuz veya olmadığımız hiçbir kurum ya da kişi itibar etmemiş, tüm paydaşlarımız bu süreçte yanımızda olmuştur. Bu mesnetsiz iddialara son vermek ve taraflar arasında adil bir değerlendirme yapılabilmesi amacıyla, defalarca ortak aile büyüklerimiz ve konuya vakıf kişilerin katılımıyla bir toplantı düzenlenmesini talep etmemize rağmen, İlhan S. iddialarının temelsiz olduğunu bildiğinden her seferinde bu toplantıyı reddetmiştir. Sonrasında, kendisinin de itiraz edemeyeceği şekilde tarafsız kişilerin belirlendiği ve elimizdeki kanıtların sunulacağı bir toplantının 11 Aralık 2025 günü saat 11:00’de tarafsız bir grubun huzurunda yapılması kararlaştırılmıştır" dedi. "Toplantıda gerçeklerin ortaya çıkacağını anladı" Açıklamaların iftira olduğunu da aktaran Mehmet Ş., "Bu paylaşımlar, gerçekleştirdiği katliamı meşrulaştırmak ve kendini haklı göstermek amacıyla yapılmıştır. İntihar etmeye karar verdikten sonra sosyal medyada asılsız ve manipülatif ifadeler kullanmıştır. Bu derece ağır iftiraları kabul etmediğimizi, bu acılı süreçte kamuoyuyla paylaşmak zorunda hissettik. Kendisinin de katılacağı toplantı hazırlıklarımızı sürdürdüğümüz sırada, katil zanlısı İlhan S. gerçeklerin ortaya çıkmasından endişe duyduğu ve artık yaptıklarını gizleyemeyeceğini anladığından, saat 10:15’te yani toplantının başlamasına 45 dakika kala evimin kapısını çalmış ve kapıyı açar açmaz başıma ateş etmiştir. Hayatta kaldım. Beni vurduktan sonra yaklaşık 500 metre mesafedeki ofisime yürüyerek gitmiş ve orada hiçbir vicdanın kabul etmeyeceği canice bir saldırıda bulunmuştur. Ablam Deniz Şişman’ı vahşice katletmiş, ardından babam Şenol Şişman’a dört el ateş etmiştir. Güvenlik kamera kayıtlarından, elinde silahla diğer odalarda başka kimlerin olduğunu araştırdığı ve ofisimize ziyarete gelen 18 yaşın altındaki bir gencin saklanarak kurtulduğu görülmüştür. Hiçbir, kültürde ve dinde karşılığı olmayan bu vahşetin, vicdanlarda asla kabul edilmeyecek bir davranış olduğuna inanıyorum. İlhan S’nin işlediği adli suç nedeniyle en ağır cezayı alması için adli süreci başlattığımızı ve bu yönde gereken her türlü hukuki mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğimizi belirtmek isteriz’’ ifadeleri kullanıldı.
Başkan Erdem: "Can güvenliği hepimizin önceliği"
16 Aralık 2025 Salı - 13:51 Başkan Erdem: "Can güvenliği hepimizin önceliği" Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, ALTİD Başkanı Cem Özcan ve ALTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Yeniacun, otellerde yangın yönetmeliği konusunda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Merkezinde gerçekleşen toplantıya katıldı. Başkan Erdem toplantıda hem sektörün yeni çıkacak yönetmelik konusundaki görüşlerini aktarırken, bir yandan da daha önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a da sundukları tedarikten kaynaklı sorunlar nedeniyle ek süre taleplerini iletti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Mesleki Hizmetler Genel Müdürü Banu Aslan başkanlığındaki toplantıda Alanya Heyeti yönetmelik konusunda bölgemizin beklentilerini dile getirirken yangına dayanıklı kapı konusunda daha önce 31 Aralık 2025 olarak belirlenen sürenin 2027 Nisan ayına ertelenmesi talebinde bulundu. Konuya ilişkin daha önce de birtakım görüşmeler yapan ve bir önceki toplantının Antalya’da gerçekleşmesine katkıda bulunan ALTSO Başkanı Eray Erdem, toplantıya Genel Müdür Baban’ın yanı sıra TOBB Sektör Meclisleri Uzmanı Elif Erol, ALTİD Başkanı Cem Özcan, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri ile çok sayıda bakanlık bürokratının da katıldığını söyledi. Can güvenliğine sektörün de en az bakanlık kadar öncelik verdiğini vurgulayan ALTSO Başkanı Erdem açıklamasında bu yönetmeliğin aynı zamanda bölgenin gerçeklerine uygun bir şekilde hayata geçirilmesinin de önemle üzerinde durdu. Başkan Erdem halen bu yönde çalışmalarının sürdüğünü de sözlerine ekleyerek, "Yangına dayanıklı kapı konusunda zor günler geçiren sektör için tedarikte yaşanan zorluklar nedeniyle 2027 Nisan ayına kadar ek süre talebimizi ilettik. Çünkü 01 Nisan 2026 tarihine kadar herkes alelacele kapı tedarik ederken fiyatlar da adeta uçuşa geçti. Zaman kısıtlı olunca maalesef fiyat dengeleri bozuluyor. Bu bakımdan ilave süre talep ettik. Ancak her şeye karşın tedarik yapabilen işletmelerin belirlenen süreye kadar işlerini bitirmesini de önemli buluyoruz" şeklinde konuştu.
Kepez’den Şehit Öğretmen Sadettin Küçük Parkı’na modernizasyon
16 Aralık 2025 Salı - 12:38 Kepez’den Şehit Öğretmen Sadettin Küçük Parkı’na modernizasyon Antalya’nın Kepez Belediyesi, 3 Ulus Mahallesindeki Şehit Öğretmen Sadettin Küçük Parkı’nda kapsamlı bakım ve onarım çalışması gerçekleştirdi. Kepez Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde sürdürdüğü park ve yeşil alan yenileme çalışmaları kapsamında Ulus Mahallesi 2105 Sokak üzerinde bulunan Şehit Öğretmen Sadettin Küçük Parkı’nda kapsamlı bir bakım ve onarım çalışması gerçekleştirdi. 3 bin 931 metrekarelik alana sahip park, yapılan düzenlemelerle mahalle sakinlerinin sosyal yaşamına katkı sağlayacak şekilde yenilendi. Çalışmalar kapsamında parkın peyzaj düzenlemeleri yenilenirken, mevcut kullanım alanları da daha işlevsel hale getirildi. Parkta bulunan basketbol sahasının izleyici oturma alanları, daha önce beton yapıdan oluşurken, yapılan düzenlemeyle ahşap oturma alanları eklenerek hem estetik hem de konforlu bir görünüme kavuşturuldu. Kepez Belediyesi, bir yandan ilçeye yeni park alanları kazandırırken, diğer yandan da mevcut park ve yeşil alanları yenileyerek vatandaşların kullanımına sunuyor. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, parkta gerçekleştirilen yenileme çalışmalarıyla ilgili yaptığı açıklamada, ilçenin dört bir yanında yaşam kalitesini artıran projelere önem verdiklerini belirterek, "Kepez’de her mahallemizin ihtiyacını gözeterek park ve yeşil alanlarımızı yeniliyor, vatandaşlarımızın keyifle vakit geçirebileceği alanlar oluşturuyoruz. Şehit Sadettin Küçük Parkı’nda yaptığımız yenileme çalışmasıyla, hem çocuklarımız hem gençlerimiz hem de ailelerimiz için daha konforlu ve estetik bir sosyal alan sağladık. İlçemize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.
Dünyaya Açılan Merhamet Eli: Türkiye Diyanet Vakfı
16 Aralık 2025 Salı - 12:12 Dünyaya Açılan Merhamet Eli: Türkiye Diyanet Vakfı Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV) kuruluşunun 50. yılı nedeniyle düzenlenen ve TDV’nin hizmetlerinin anlatıldığı program Manavgatlı kadınlardan yoğun ilgi gördü. Manavgat İlçe Müftülüğü ve Türkiye Diyanet Vakfı Manavgat Şubesi tarafından, Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV) kuruluşunun 50. yılı nedeniyle, vakfın hizmet ve faaliyetlerinin tanıtıldığı "Dünyaya Açılan Merhamet Eli: Türkiye Diyanet Vakfı" konulu konferans programı düzenlendi. Manavgat Müftülüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen ve Evrenseki Mahallesi Zekiye Öz Hatun Camii İmam Hatibimiz Salih Taşdemir’in Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program kadınlar tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. Program kapsamında selamlama konuşması yapan Manavgat İlçe Müftüsü ve TDV Manavgat Şube Başkanı Abdullah Eroğlu, Türkiye Diyanet Vakfı’nın 13 Mart 1975 tarihinde, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın çalışmalarına destek olmak, İslam’ın doğru anlaşılmasını sağlamak ve din hizmetlerini üstlenecek bir nesil yetiştirmek amacıyla kurulduğunu belirtti. "Yeryüzünde iyilik egemen oluncaya kadar" Türkiye Diyanet Vakfı’nın geniş bir coğrafyada ihtiyaç sahiplerine ulaştığını belirten Eroğlu "Türkiye Diyanet Vakfımız, kuruluşunun 50. yılında ülkemiz sınırlarını aşarak Balkanlar’dan Kafkaslara, Afrika’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada; dindaş ve soydaşlarımız başta olmak üzere mazlumların ve ihtiyaç sahiplerinin bulunduğu her yere ulaşmaktadır. ‘Yeryüzünde iyilik egemen oluncaya kadar’ sloganıyla, imkânlar ölçüsünde yaraları sarmaya, evsizlere sığınak olmaya, kimsesizlere yuva, yetim ve öksüzlere hami olmaya var gücüyle çalışmaktadır. Ancak birçok vatandaşımızın bu çalışmalardan yeterince haberdar olmadığını müşahede ediyoruz. Bu nedenle halkımızı bilgilendirmek, Türkiye Diyanet Vakfımızın çalışmalarını tanıtmak amacıyla bu programı düzenledik. Katılımlarınızdan dolayı her birinize teşekkür ediyorum" dedi.