Yerel Haberler
Antalya
Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş 08 Mayıs 2026 Cuma - 00:39:55 Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:55 Çatıya çıkıp üzerine benzin döktü gazeteci oyaladı polis yakaladı Antalya’nın Manavgat ilçesinde 2 katlı binanın çatısına çıkarak üzerine benzin döken şahıs, yaklaşık 1 saat süren ikna çabalarının ardından bölgeye gelen bir gazetecinin oyalamasıyla polis ekiplerince yakalanarak aşağı indirildi. Olay, Manavgat ilçesine bağlı Yayla Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 katlı bir binanın çatısına çıkan Ahmet Y. isimli şahıs, elindeki bidondan üzerine benzin dökerek kendisini yakacağını söyledi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi, 112 sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Bölgeye gelen itfaiye ekipleri, şahsın düşme ya da atlama ihtimaline karşı binanın önüne şişme yatak kurarken, polis ve itfaiye ekipleri de Ahmet Y.’yi ikna etmek için çatıya çıktı. Elindeki çakmağı gösteren Ahmet Y., yaklaşılması halinde kendisini yakacağını ve aşağı atlayacağını söyledi. Hurdacılık yaparak geçimini sağladığını belirten Ahmet Y., sanayide bulunan iş yerinin zabıta ekipleri tarafından mühürlendiğini, ev sahibinin kendisini evden çıkardığını ve borçları nedeniyle zor durumda kaldığını ileri sürdü. Şahsı ikna etmek amacıyla olay yerine zabıta görevlileri de çağrıldı. Ancak yapılan görüşmelere rağmen Ahmet Y. ikna olmadı ve üzerine benzin dökmeyi sürdürdü. Gazeteci oyaladı polis müdahale etti Daha önce Ahmet Y. ile ilgili çeşitli haberler yapan İhlas Haber Ajansı Muhabiri Arif Kaplan da olay yerine gelerek şahısla konuşmaya başladı. Aşağıdan seslenerek Ahmet Y.’yi sakinleştirmeye çalışan Kaplan’ın konuşması sırasında bir anlık dalgınlıktan yararlanan Cumhuriyet Polis Karakolu Amiri ve beraberindeki polis ekipleri, şahsı belinden tutarak çatının kenarından içeri çekti. Kontrol altına alınan Ahmet Y., daha sonra binadan indirilerek polis ekip aracıyla önce hastaneye, ardından emniyete götürüldü. Öte yandan, Ahmet Y.’nin daha önce de elinde benzin bidonuyla bir binanın çatısına çıktığı ve belediye yetkililerinin verdiği sözler üzerine ikna edildiği öğrenildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:51 Bakan Tekin: "100 ortaöğretim öğrencisinin 43’ü mesleki eğitime kayıt yaptırdı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’de mesleki ve teknik eğitime olan ilginin arttığını belirterek, "Şu an itibarıyla Türkiye’deki 100 ortaöğretim öğrencisinden 41 tanesi, mesleki ve teknik eğitim alıyor. Bu yıl 100 ortaöğretim öğrencimizin 43’ü mesleki ve teknik eğitime kayıt yaptırdı. Bu bizim için oldukça önemli" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü koordinesinde, TÜBİTAK ve TİKA iş birliğiyle, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü yürütücülüğünde "Yeşil Vatan, Mavi Gelecek" temasıyla Antalya Spor Salonu’nda düzenlenen "18. Uluslararası MEB Robot Yarışması" programına katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, mesleki eğitimin geliştirilmesine yönelik açıklamalarda bulundu. Mesleki ve teknik eğitimin iki açıdan büyük önem taşıdığını ifade eden Bakan Tekin, 28 Şubat sürecinin oluşturduğu olumsuz etkilerin giderilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını söyledi. Tekin, "Mesleki ve teknik eğitimi geliştirecek, güçlendirecek her adımın Türkiye’de demokraside açılan yarayı onaracak adımlar olduğunun farkındayız" ifadelerini kullandı. Gençlerin yeteneklerinin geliştirilmesinin ülkelerin ekonomik kalkınmasına doğrudan katkı sağladığını dile getiren Tekin, bu nedenle öğrencilerin becerilerinin geliştirilmesi için yoğun çaba içerisinde olduklarını kaydetti. 2010 yılından itibaren mesleki eğitim alanında önemli düzenlemeler yapıldığını belirten Tekin, meslek liselerinin önündeki katsayı engelinin kaldırıldığını ve öğrencilerin gelecek kaygısına neden olan uygulamaların sona erdirildiğini söyledi. Çağın ihtiyaçlarına göre mesleki eğitim sisteminin yeniden yapılandırıldığını ifade eden Tekin, işlevsiz hale gelen bazı alanların kapatıldığını, yerine yeni alan ve dalların açıldığını belirtti. 2014 yılında hayata geçirilen proje okul modeliyle sektör temsilcilerinin sürece dahil edildiğini aktaran Tekin, müfredat hazırlıklarından öğretmen eğitimlerine kadar birçok konuda iş dünyasıyla ortak hareket edildiğini dile getirdi. Mesleki eğitimde uygulamalı eğitime de önem verdiklerini kaydeden Tekin, öğrencilerin staj programlarına ilişkin önemli düzenlemeler yaptıklarını ifade etti. Atölye ve laboratuvar altyapılarının güçlendirildiğini belirten Bakan Tekin, işletmelerle yapılan protokoller kapsamında öğrencilere asgari ücretin yüzde 30 ila yüzde 50’si oranında cep harçlığı verildiğini söyledi. Protokol imzalanan işletmelerde aranan temel kriterin, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bütün tedbirlerin alınması olduğunu vurgulayan Tekin, ’Mesleki ve teknik eğitim konusunda yeniden 28 Şubat’tan önceki duruma gelmeye başladık çok şükür. Şu an itibarıyla Türkiye’deki 100 ortaöğretim öğrencisinden 41 tanesi, mesleki ve teknik eğitim alıyor. Bu yıl 100 ortaöğretim öğrencimizin 43’ü mesleki ve teknik eğitime kayıt yaptırdı. Bu bizim için oldukça önemli" dedi. Robot yarışmasının Bakanlığın en yoğun katılımlı organizasyonlarından biri olduğunu belirten Tekin, bu yıl yarışmaya 23 ülkeden öğrencilerin katıldığını söyledi. Bakan Tekin, "81 ilimizden on binlerce öğrencimiz bu yarışmaya katılmak için burada bulunuyor" dedi. Programa Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Muhammet Bilal Macit, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz, İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, kurum müdürleri ve protokol üyeleri katıldı. Programın ardından Tekin ve protokol üyeleri yarışma alanındaki stantları gezerek öğrencilerle sohbet etti.
AKTOB Başkanı Kavaloğlu: "Önümüzde yine bizi çok zorlayacak, kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var"
19 Aralık 2025 Cuma - 10:07 AKTOB Başkanı Kavaloğlu: "Önümüzde yine bizi çok zorlayacak, kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var" Ekonomi Muhabirleri Derneği Antalya üyeleriyle bir araya gelen AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, Antalya turizminde 2026 yılını bir geçiş dönemi olarak değerlendirdiklerini belirterek, "Büyük sıçramalar beklemiyoruz, çift haneli büyümelerin kolay olmadığı bir süreçten geçiyoruz.Önümüzde yine bizi çok zorlayacak, kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var" dedi. Ekonomi Muhabirleri Derneği Antalya üyelerini ağırlayan Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, Antalya turizm sektörünün mevcut durumu, pazar dinamikleri ve 2026 yılına yönelik beklentilere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. "Antalya 17 milyon eşiğine yaklaşıyor" Antalya turizminin mevcut durumu hakkında konuşan Kavaloğlu, kente gelen ziyaretçi sayısının 16 milyon 800 bini geçtiğini belirterek, bu rakamın geçen yıla göre yaklaşık yüzde 1,5’lik artış anlamına geldiğini söyledi. 17 milyon seviyesinin önemli olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, Rusya-Ukrayna Savaşı ile İsrail-Filistin geriliminin devam etmesinin yüksek oranlı büyümeleri zorlaştırdığını ifade etti. Kavaloğlu, "Bu şartlar altında 18-20 milyon gibi hedeflere kısa vadede ulaşmak kolay değil. 2026 yılına baktığımızda da benzer bir tablo görüyoruz. Yüzde 1-2’lik artı ya da eksi değişimler olabilir ancak büyük sıçramalar beklemiyorum" dedi. "2026 yılı bir geçiş dönemi olacak" Pazar dinamiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaloğlu, önümüzdeki yıla yönelik rezervasyonların önceki yıllara benzer seviyelerde seyrettiğini, tur operatörlerinin de çift haneli büyüme hedeflemediğini aktardı. 2026 yılının sektör açısından bir geçiş yılı olacağını belirten Kavaloğlu, "kış aylarındayız, yılbaşı yaklaşıyor. Ama önümüzdeki sene ile ilgili rezervasyonların da bir önceki seneki gibi geldiğini görüyoruz. Çok büyük artışları gözlemlemiyoruz. Demek ki bu rakam sabit bir şekilde devam edecek. Jeopolitik konumumuz nedeniyle şu anda bir dezavantaj yaşıyoruz. Ancak Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erme ihtimali durumunda, turizm açısından bambaşka bir sezona evrilme ihtimali de bulunuyor. Bunu özellikle vurgulamak isterim. Rusya, uzun bir aranın ardından 2019 yılında Antalya için yaklaşık 6 milyon seviyesine yaklaşmıştı. Bu yıl ise ilk kez yeniden 4 milyon seviyesinin yakalanması bekleniyor. Bu rakamın aşılmasının ardından, ikinci sıradaki Almanya, üçüncü sıradaki İngiltere ve dördüncü sıradaki Polonya pazarlarında çift haneli büyüme ihtimali artık oldukça sınırlı görünüyor. Tur operatörleriyle yaptığımız görüşmelerde de, planlanan uçuş kapasitelerinde çift haneli bir büyümenin ne beklendiğini ne de hedeflendiğini görüyoruz. Bu çerçevede 2026 yılının, 2025 yılına benzer bir seyir izleyeceğini öngörüyoruz. 2026 yılının bizim açımızdan temel özelliği ise bir geçiş yılı olmasıdır. Çünkü sıçrama beklenmeyen dönemlerde, en küçük makro ya da mikro olumsuzlukta, risklerin çok daha belirgin hale geldiği ve sektörün zorlandığı süreçler yaşanabiliyor" diye konuştu. "Krizleri yönetmeyi bilen bir sektörüz" Sektörün geçmişte yaşadığı zorluklara da değinen Kavaloğlu, 2019 yılında Thomas Cook’un iflasının ve ardından yaşanan pandemi sürecinin turizm sektörü üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu hatırlattı. 2024 yılında yaşanan tur operatörü iflasları ve uluslararası organizasyonların yüksek sezona denk gelmesine rağmen sezonun başarılı geçtiğini belirten Kavaloğlu, 2025 yılının ise ekonomik şartlar nedeniyle zor bir yıl olduğunu söyledi. Kavaloğlu, "Deprem sonrası yaşanılan finansal kriz, enflasyon baskısı, kur sabitlemesinin oluşturduğu baskı, bizi çok zorlayan bir döneme neden oldu. 2025 yılını da çok kolay atlattık diyemeyeceğim. Sektör için uzun zamandır bu kelimeyi kullanıyorum, dirayet kelimesini çok seviyorum. Dirayetin altında krizi yönetmeyi bilen, zor şartlarda bir araya gelmeyi bilen özellikle kamu, özel sektör endeksinde çok doğru işleri doğru zamanda yapabilen bir sektörüz. Dolayısıyla bu dirayetle 2025 yılını da atlattık. 2026 yılına da olumlu bakmaya çalışıyoruz ama önümüzde yine bizi çok zorlayacak, kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var" dedi. "2026’nın ilk ayları zor geçebilir" Mevsimsellik konusuna da değinen Kavaloğlu, kış aylarının Antalya turizmi açısından en zor dönem olduğunu belirtti. Aralık ve Ocak aylarında doluluk oranlarının düştüğünü, yılbaşı ve Noel dönemlerinde kısa süreli bir hareketlilik yaşandığını aktaran Kavaloğlu, 2026 yılında özellikle Nisan ve Mayıs aylarının iklim geçişi nedeniyle zor geçmesini beklediğini söyledi. Kavaloğlu, "Haziran itibarıyla yüksek sezon başlıyor. Kurban Bayramı ile birlikte 2026’da tam anlamıyla yüksek sezona girileceğini öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. "İlk dört pazar değişmeyecek" Antalya’nın ana kaynak pazarlarının Rusya, Almanya, İngiltere ve Polonya olduğunu belirten Kavaloğlu, bu sıralamanın önümüzdeki dönemde değişmesini beklemediğini ifade etti. Ukrayna pazarında savaş sonrası yeniden toparlanma yaşandığını belirten Kavaloğlu, Avrupa’da yaşayan Ukraynalıların tatil tercihlerinde Antalya’nın öne çıktığını söyledi. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Antalya turizmi için önemli bir kaynak olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, bu grubun uzun süreli konaklamalarıyla sektöre ciddi katkı sağladığını ifade etti. İç pazarın da giderek daha bilinçli hareket ettiğini belirten Kavaloğlu, erken rezervasyon alışkanlığının iç pazarda yaygınlaştığını söyledi. "Rekabetçi kalmak zorundayız" Fiyat politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaloğlu, Türkiye’nin artık düşük fiyatlı bir destinasyon olmadığını, hem yabancı hem de yerli turistten hak ettiği geliri elde etmeyi hedeflediğini belirtti. 2026 yılında çift haneli fiyat artışlarına gitmediklerini vurgulayan Kavaloğlu, "Farklı ülkelerle karşılaştırmalar yapılıyor, özellikle Yunanistan ile kıyaslamalar gündeme geliyor. İç pazarın Yunanistan’a kayıp kaymadığı yönünde değerlendirmeler oluyor. Ancak elmayla elmayı kıyasladığımızda ve ülkemizde fayda-maliyet analizi yapıldığında, tüketicinin durumu belirleyici oluyor. Türkiye artık eskisi kadar indirimli bir ülke değil. Avrupalıya, Rusya pazarına ve iç pazara yönelik olarak hak ettiği geliri elde etme sürecinde olan bir ülkeyiz. Fiyatların sürekli çift haneli oranlarda artırılması halinde rekabetçi olma özelliğinin kaybedilmesi riski ortaya çıkıyor. Bu riski yaşamamak için dikkatli hareket ediyoruz. Bu nedenle 2026 yılında çift haneli bir fiyat artışı yapmamayı tercih ettik. 2025 yılının kolay geçmemiş olması ve kur dezavantajı da bu kararda etkili oldu. Hem Türkiye’de hem de Avrupa’da alım gücünün azaldığı bir dönemde, fiyatları gereğinden fazla artırmanın dengeleri bozacağını görüyoruz. Bu nedenle fiyat artışlarını sınırlı tuttuk. 2026 yılına daha umutlu bakabilmemizin nedenlerinden biri de rekabetçi olma özelliğimizi korumaya yönelik bu yaklaşımımızdır" dedi. Geceleme gelirlerinin son dört yılda 85-87 dolardan 110 dolar seviyelerine yaklaştığını belirten Kavaloğlu, rakip ülkeler Fransa ve İspanya’nın bu alanda daha yüksek seviyelerde olduğunu ifade etti. "Turizm milli bir sektördür" Turizmin milli bir sektör olduğunun altını çizen Kavaloğlu, sektöre yönelik finansal desteklerin artırılması gerektiğini belirtti. Özellikle restorasyon ve yenileme yatırımları için uygun maliyetli kredi imkanlarının önemine dikkat çeken Kavaloğlu, "Kamu ve özel bankalar ile finans kuruluşlarının turizm sektörüne yönelik kredi imkânlarını artırmasını bekliyoruz. Özellikle otellerde restorasyon ve yenileme çalışmalarına yönelik finansmana ihtiyaç var. Turizm, ülkemiz için milli bir sektör ve yatırımların büyük bölümü öz kaynaklarla yapılıyor. Bu nedenle sektörün daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Rakip ülkeler bu tür kredilere çok düşük maliyetlerle ulaşabilirken, kur politikası nedeniyle kârlılıkların azaldığı bir dönemde bu durum sektörü zorluyor. Bu süreçte özellikle kış aylarında finansal olarak desteklenmeye ihtiyaç duyuyoruz; fonlar, indirimler ve teşvikler bu açıdan önem taşıyor. Milli bir sektörün rekabetçi olabilme özelliğini kaybetmemesi için, geçiş yılı olarak gördüğümüz 2026’yı ilave bir vergi yükü altında kalmadan tamamlamamız gerekiyor. Sektör, ekstra bir vergi yükünü kolaylıkla kaldıramaz. Paramızın değerli olmasını elbette isteriz. Enflasyonist bir baskı olmadığı bir dönemde bizim için kurun hiç artmasına ihtiyacımız yoktur. Dolayısıyla yeter ki enflasyon olmasın. Ancak enflasyonun sürdüğü ve istihdam maliyetlerinin arttığı bir dönemde fiyatları aynı oranda artırmak mümkün olmuyor. Turizm sektörü kazandığını yine sektör içinde değerlendiren, yatırımlarını büyük ölçüde kendi kaynaklarıyla yapan yapısıyla gerçek anlamda milli bir sektördür" ifadelerini kullandı. "COP31 ve Dünya Uzay Kongresi önemli fırsat" Antalya’nın 2026 yılında ev sahipliği yapacağı Dünya Uzay Kongresi ve COP31’e de değinen Başkan Kavaloğlu, bu organizasyonların Expo alanının yeniden değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Expo alanının COP31’e hazırlanması gerektiğini belirten Kavaloğlu, ilgili bakanlıklardan bu konuda geri dönüş beklendiğini söyledi. "Bir Damla Bir Dünya bir farkındalık çağrısıdır" AKTOB’un sürdürülebilirlik kampanyası "Bir Damla Bir Dünya" hakkında da bilgi veren Kavaloğlu, su tasarrufuna dikkat çekerek, tarım ve turizm politikalarının dengeli yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Kavaloğlu, doğal kaynakların korunmasının gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Dönmezler İnşaat, Antalya’daki Voila Kanyon Projesinin tanıtımı için dizi oyuncusu Taner Ayyıldız ile iş birliği yaptı
19 Aralık 2025 Cuma - 09:24 Dönmezler İnşaat, Antalya’daki Voila Kanyon Projesinin tanıtımı için dizi oyuncusu Taner Ayyıldız ile iş birliği yaptı Dönmezler İnşat, Antalya’da hayata geçirilen Voila Kanyon isimli villa projesinin tanıtım sürecinde oyuncu Taner Ayyıldız ile iş birliği gerçekleştirdi. Sinema ve televizyon projeleriyle tanınan Taner Ayyıldız, Voila Kanyon’un iletişim çalışmalarında projeyi temsil eden isimlerden biri olacak. İşbirliği hakkında bilgi veren şirket yöneticisi Orhan Şengöz, "Yılların verdiği tecrübe ve güvenle sektörde güçlü bir yer edinmiş bir inşaat firmasıyız. Kaliteli, estetik ve dayanıklı yapılar inşa etme vizyonumuzla, modern yaşam alanları ve prestijli projelere imza atıyoruz. Konut, ticari yapılar, altyapı projeleri ve özel tasarım inşaatlarımıza devam ediyoruz. Antalya’daki Voila Kanyon isimli villa projemizde mimari tasarım, çevreyle uyum ve yaşam konforu öncelikli unsurlar arasında yer alıyor. Voila Kanyon, mimari yaklaşımı ve bulunduğu çevreyle uyumlu yapısıyla geliştirdiğimiz bir projedir. Dönmezler İnşaat olarak tanıtım sürecinde Taner Ayyıldız ile yapılan bu iş birliği, projenin temel özelliklerini kamuoyuna doğru bir dille aktarmayı amaçlamakta. Kendisine teşekkür ediyoruz" dedi. Son olarak Mehmed: Fetihler Sultanı dizisinde Satılmış Ağa’yı canlandırmakta olan oyuncu Taner Ayyıldız, dizide Sultan Mehmet’in fetih planlarında kritik bir rol üstlenen Satılmış Ağa karakteri ile dikkatleri üzerine topladı.
Demre’de coğrafi işaret başvurusu yapılan ürünler festivalde tanıtıldı
18 Aralık 2025 Perşembe - 23:29 Demre’de coğrafi işaret başvurusu yapılan ürünler festivalde tanıtıldı Antalya’nın Demre ilçesinde 18-21 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek "2. Demre Noel Baba Festivali" kapsamında coğrafi işaret başvurusu yapılan ürünlerin tanıtımı yapıldı. Demre Noel Baba Festivali kapsamında; Demre Coğrafi İşaretli Ürünleri Sergisi, Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü tarafından 2025 En İyi Turizm Köyü Kale Üçağız ve Cittaslow (Sakin Şehir) seçilen Demre Belediyesi’ne Sertifika Töreni, Halk oyunları ve uluslararası dansçıların gösterileri düzenlendi. Antalya’da son dönemde başlatılan coğrafi işaret seferberliği kapsamında Demre’de coğrafi işaret başvurusu yapılan ürünlerin de festival kapsamında tanıtıldığını ifade eden Vali Hulusi Şahin, "Antalya’nın yöresel ürünlerini markalaştırmak ve tanırmak amacıyla Coğrafi İşaret konusunda seferberlik mantığıyla çalışıyoruz. Türk İslam kültürünün birer numenesi olarak Demre’ye özel olan coğrafi işaret başvurularını yaptığımız ve tescil sürecindeki ürünlerimiz de bu festival kapsamında tanıtılıyor. Stantlarımızda misafirlere sunuluyor çok da büyük ilgi görüyor. Sadece tescilli ürünlerden ziyade bizim kültümüze ait olan keşkeğimiz, bazlamamız gözlemimiz gibi yöresel ürünlerimiz de bu meydanda tanıtılıyor" dedi. Antalya’nın turizmden yıllık ortalama 20 milyar dolar gelir temin ettiğine vurgu yapan Vali Şahin, "Demre’nin de bu gelirden payını alması için çalışmalarımız sürüyor. Bu çalışamalar tam da buna yönelik. Demre’nin turizm potansiyeliini geliştirecek hamleleri birer birer atacağız. Üçağız’da Çayağzı’nda ve Kaleköy’de çok önemli işler yapıyoruz, yakında meyvelerini göreceğiz. Demre’ye yeni bir soluk katacağız. Demre parmakla gösterilen bir sahil ilçesi haline gelecek" diye konuştu. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir ise festivalin Demre’nin turizm potansiyelini ortaya koyan, kültürlerarası etkileşimi güçlendiren aynı zamanda yerel ekonomiye de katkı sağlayan önemli bir etkinlik olduğunu söyledi. Özdemir, "Uluslararası Cittaslow üyeliğine kabul edilerek ülkemizdeki 28. sakin şehir ünvanını kazanan aynı zamanda Birleşmiş Milletler Dünya Turizm örgütü tarafından ’En İyi Turizm Köyü’ ilan edilen Kaleköy ile Demre’miz her geçen gün turizm açısından güçleniyor. Demre’mizi doğası, tarihi, çok kültürlü yapısı ve misafirperverliği açısından dünyaya anlatırken, diğer yandan da tüm inançlara saygılı, barışın ve hoşgörünün şehri olarak tanıtmaya devam edeceğiz. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak; kültürel mirasın korunmasını, yerel değerlerin yaşatılmasını ve kültür-sanatın toplumun her kesimine ulaşmasını temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Demre Noel Baba Festivali de bu anlayışın güçlü bir yansımasıdır" dedi. Festivalde coğrafi işaret başvurusu yapılan Demre sivrisi, Demre balık çorbası, Demre bakla yemeği, Demre bakla tuzlaması, Demre kabuklu yemeği, Demre topak hamur çorbası, Demre salkım domatesi, Demre kekik çayı, Demre keçiboynuzu pekmezi, Demre çıntar yemeği, Demre dağ çileği reçeli tanıtıldı.
Başkan Vekili Özdemir: "Finike’nin ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalarımızı yapıyoruz"
18 Aralık 2025 Perşembe - 17:27 Başkan Vekili Özdemir: "Finike’nin ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalarımızı yapıyoruz" Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Finike’de ziyaretlerde bulundu. Özdemir, portakal bahçesini gezerek ve üreticilerle bir araya geldi. Başkan Vekili Özdemir, Büyükşehir Belediyesi olarak Finike’nin öncelikleri ve ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalar sürdürdüklerini söyledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Finike ziyareti kapsamında ilk olarak Finikeli üretici Salih Baysarı’nın portakal bahçesi ve portakal paketleme tesisini gezdi. Hasattan paketlemeye uzanan süreci yerinde inceleyen Büşra Özdemir, Finike portakalının bereketini, üreticinin gücünü ve bu toprağın değerini korumaya, desteklemeye devam edeceklerini söyledi. Partililerle bir araya da gelen Büşra Özdemir, Muhittin Böcek’i iki gün önce ziyaret ettiğini belirterek, "Finikeli hemşehrilerine çok selamı var. Büyükşehir Belediyesi’nin Finike’de hayata geçireceği projeler kaldığı yerden devam ediyor. Finike’nin ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalarımızı yapıyoruz" dedi. "Ekiplerimiz Antalya’nın her noktasında büyük bir özveriyle çalışmalarını sürdürüyor’’ Başkan Vekili Özdemir, Büyükşehir Belediyesi olarak Muhittin Böcek’in hayata geçireceği plan ve projeleri aksatmadan sürdürdüklerini belirterek, "Ekiplerimiz Antalya’nın her noktasında büyük bir özveriyle çalışmalarını sürdürüyor. Finike’nin ihtiyaçları ve muhtarlarımızın talepleri doğrultusunda hizmetlerimiz tüm hızıyla sürecek" dedi.
Eski kız arkadaşının evinin önünde bıçaklanarak öldürülen gencin davada KGYS kayıtları yeniden incelenecek
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:17 Eski kız arkadaşının evinin önünde bıçaklanarak öldürülen gencin davada KGYS kayıtları yeniden incelenecek Antalya’da 26 yaşındaki Seyit Muhammet Talay’ın, eski kız arkadaşının evinin önünde çıkan tartışmada bıçaklanarak hayatını kaybetmesine ilişkin biri tutuklu 4 sanığın yargılandığı davada mahkeme, olay yeri çevresindeki KGYS (Kent Güvenlik Yönetimi Sistemi) kayıtlarının yeniden incelenmesine ve iki tanığın dinlenmesine karar verdi. Tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Olay, 25 Aralık 2024’te Antalya’nın Aksu ilçesi Pınarlı Mahallesi Cumhuriyet Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Seyit Muhammet Talay (26), bir süre önce ayrıldığı kız arkadaşı A.S.’nin (23) evinin yakınında aracında bekledi. Durumu fark eden A.S.’nin babası Ömer S. ve yakınları, Talay’ın yanına gelerek tartışmaya başladı. Tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüşmesi üzerine Talay, karnından bıçaklandı. Ağır yaralanan Talay, kaldırıldığı Kepez Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Baba tutuklandı, diğer sanıklar serbest bırakıldı Olayın ardından baba Ömer S. ile kızları A.S. ve D.S. gözaltına alındı. Şüphelilerden Ömer S. tutuklanırken, A.S. ve D.S. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Sanıklar hakkında ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla iddianame düzenlendi. İddianamede, sanıkların birlikte hareket ettikleri, maktul yaralı haldeyken de saldırının devam ettiği belirtildi. Cep telefonu görüntüleri duruşmada izlendi Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın altıncı celsesinde, tutuksuz sanık A.S. tarafından bir önceki celsede polis merkezine sunulan CD mahkeme heyetince izlendi. Görüntülerde, olayın başlangıcında taraflar arasında geçen tartışma yer aldı. Sanık tarafın, maktule "Evin önünden geçme" şeklinde uyarılarda bulunduğu, tartışmanın karşılıklı sözlü atışmaya dönüştüğü, maktulün ise "Kimseyi rahatsız etmiyorum, caddeden geçiyorum" dediği anlar kayıtlara yansıdı. Bir önceki celsede talep edilen bazı kamera görüntülerinin ise bulunamadığı, HTS kayıtlarında sanık ile bir tanık arasında telefon görüşmeleri tespit edildiği mahkeme heyetince bildirildi. Aileden "tasarlanmış" iddiası Mahkemede dinlenen baba Ramazan Talay, olayın planlı olduğunu öne sürerek, 112 kayıtlarının ve HTS dökümlerinin ayrıntılı şekilde incelenmesini istedi. Anne Sevim Talay ise duruşmayı gözyaşları içinde izledi. Oğlunun öldürüldüğünü ve saldırının bilinçli şekilde gerçekleştirildiğini savunan Talay, "S.G. bıçağın getirilip babasına verilmesini kahvelerde anlatmış, çocuğu gözümün önünde parçaladılar demiş, benim çocuğum öldürüldü, parçalandı" dedi. Maktulün kardeşi Arif T. de olay yerinde çok sayıda kamera bulunduğunu belirterek, KGYS kayıtlarının neden dosyaya girmediğini sordu. Katılan vekilleri yeni tanık talep etti Katılan avukatları, olay sırasında Fatma G. isimli kişinin korktuğu için yeterli ifade veremediğini belirterek, bu kişinin olay anında görüntülü konuştuğu Tuğba isimli şahsın tanık olarak dinlenmesini talep etti. Ayrıca Kubilay isimli kişiyle yapılan bazı konuşmaların da araştırılması istendi. Tutuklu sanık: "Tahliyemi istiyorum" Savunması alınan tutuklu sanık Ömer S., olay yerindeki sıralamanın HTS kayıtlarıyla sabit olduğunu savunarak, sağlık sorunlarını gerekçe gösterip tahliye talebinde bulundu. Tutuksuz sanıklar A.S., D.S. ve S.T. ise suçlamaları kabul etmedi. Mahkemeden ara karar Mahkeme heyeti, katılan vekilleri tarafından sunulan çevrede KGYS bulunduğuna ilişkin fotoğraflar doğrultusunda olay yeri çevresindeki kamera kayıtlarının yeniden araştırılmasına, talep edilen iki tanığın dinlenmesine ve tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Hz. Mevlânâ’yı andı
18 Aralık 2025 Perşembe - 14:30 Antalya Büyükşehir Belediyesi Hz. Mevlânâ’yı andı Antalya Büyükşehir Belediyesi, Hazreti Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Hakk’a vuslatının 752. yıl dönümünü İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı tarafından düzenlenen Şeb-i Arûs Semâ töreni ile andı. Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) Aspendos Salonu’nda düzenlenen törene, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Çiğdem Hacıoğlu, Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Okan Yavuz ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. "Mevlânâ, insanlığa yol gösteren bir vicdan mirasıdır" Gecenin açılış konuşmasını yapan Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Çiğdem Hacıoğlu, Hazreti Mevlânâ’nın yalnızca bir mutasavvıf ya da şair değil, insanlığa asırlardır yol gösteren güçlü bir fikrî ve vicdanî miras olduğunu vurguladı. Mevlânâ’nın öğretilerinin bugün hâlâ toplumsal karşılık bulduğunu ifade eden Hacıoğlu, ayrıştırmadan konuşmayı, ötekileştirmeden düşünmeyi ve yargılamadan anlamayı öğreten bu irfan geleneğinin, günümüz dünyasında her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan bir değer olduğunu dile getirdi. Tasavvufun birlik, aşk ve insân-ı kâmil anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilen törende, semânın anlam dünyası izleyiciyle buluştu. Tasavvufun birlik, aşk ve insân-ı kâmil anlayışı çerçevesinde gerçekleştirilen törende, semânın anlam dünyası da izleyiciyle buluştu. Programda Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Tasavvuf Müziği Topluluğu tarafından Mevlevi bestekârlardan Abdülbâki Nâsır Dede’nin Acembûselik Mevlevi Ayin-i Şerifi ve Semâ Mukabelesi icra edildi. Töreninin başında okunan Nâ’t-ı Şerîfi, Türk Sanat Müziği İcrâ Heyeti ve Tasavvuf Müziği Topluluğu Şefi Celâl Abacı, sonunda okunan Kur’ân-ı Kerîm’i Abdülkadir Aktürk seslendirdi. Baş taksimi Neyzenbaşı Umut Murat Aytekin, son taksimi Kanûnî Alperen Kozak yaptı. Kudümzenbaşı Aygün Altınbaş, Postnişîn Mahmut Sülükçü’ydü. Şeb-i Arûs Semâ Töreni, ilgiyle izlendi.
Akdeniz Üniversitesi’nden muhtarlara eğitim
18 Aralık 2025 Perşembe - 14:19 Akdeniz Üniversitesi’nden muhtarlara eğitim Akdeniz Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi tarafından Konyaaltı ilçesindeki mahallelerde görev yapan muhtarlara eğitim verildi. Akdeniz Üniversitesi ile Antalya Konyaaltı Muhtarlar Derneği arasında geçtiğimiz aylarda imzalanan iş birliği protokolü kapsamında Konyaaltı ilçesinde görev yapan mahalle muhtarlarının mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmeye yönelik eğitimler düzenlendi. Eğitimler sonucunda katılım sağlayan muhtarlara sertifika verildi. "Hedefimiz muhtarlarımızı bilgiyle güçlendirmekti" Yaklaşık üç ay önce Antalya Konyaaltı Muhtarlar Derneği ile bir iş birliği protokolü imzaladıklarını hatırlatan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Bugün, o protokolün gerçek hayatta karşılığı olan çok kıymetli bir sonucunu birlikte görüyoruz. Bu iş birliğini başlatırken temel bir hedefimiz vardı. Mahallelerin nabzını tutan, vatandaşla devlet arasındaki ilk teması kuran muhtarlarımızı bilgiyle güçlendirmek. Çünkü biliyoruz ki güçlü mahalle, donanımlı muhtarla başlar. Bu kapsamda, Akdeniz Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi koordinasyonunda yürüttüğümüz çevrim içi eğitim programlarını başarıyla tamamladınız. Bu eğitimler, teoriden çok sahaya dokunan bir anlayışla hazırlandı" dedi. Yapay zeka dersi verildi Rektör Özkan, "Eğitim programında Yapay Zeka, Halkla İlişkiler, Protokol Kuralları, İletişim Becerileri, Dijital Okuryazarlık ve Liderlik gibi önemli başlıklar yer aldı. Özellikle yapay zekâ konusu, muhtarlık hizmetlerinde dijital kolaylıklar sağlaması açısından önemli bir adımdır. Bugün takdim edeceğimiz sertifikalar, yalnızca bir eğitimin tamamlandığını göstermiyor. Aynı zamanda öğrenmeye açık olmanın, kendini geliştirme iradesinin ve nitelikli kamu hizmetine verilen önemin de bir göstergesi. Akdeniz Üniversitesi olarak bizler, bilgiyi sadece üreten değil, onu toplumun her kesimiyle buluşturan bir üniversite olmayı önemsiyoruz. Muhtarlarımızla kurduğumuz bu iş birliği, tam da bu anlayışın bir sonucudur. Üniversitemizin kapıları sizlere her zaman açıktır. Bu birlikteliğin devam edeceğine yürekten inanıyorum. Bu süreçte emeği geçen Antalya Konyaaltı Muhtarlar Derneği yönetimine, eğitimleri büyük bir özveriyle yürüten AKUNSEM ekibimize ve programa aktif katılım sağlayan tüm muhtarlarımıza teşekkür ediyorum. Aldığınız sertifikaların, mahallelerinizde sunduğunuz hizmetlere güç katmasını diliyor, hepinizi gönülden tebrik ediyorum" şeklinde konuştu. "Eğitim başka şehirlere ve ilçelere örnek oldu" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı ziyaret ettiklerinde projelerini sunduklarını ve hemen destek olduğunu ifade eden Konyaaltı Muhtarlar Derneği Başkanı Mihriban Sarı, "Eğitimler gerçekten büyük bir ses getirdi. Hatta Isparta’da bunu yaptı. Hemen onlar da başlatmış yaptılar çok güzel oldu. Hem eğitim sürecinde birlik beraberliğimiz oldu. Hocalarımız gerçekten çok ilgiliydi. Biz çok minnettarız. Gerçekten çok ilgilisiniz. Bizi hiç kırmadınız. Hocalarımız da derslerini muhtarlarımıza özel hazırlamışlardı bu özenlerinden dolayı onlara da teşekkür ediyoruz. Üniversitemiz gerçekten her şeyi açık, doğru olan iyi olan. Zaten buranın da öğrencisi olarak bunu yakından yaşıyorum. Çok teşekkür ediyorum" dedi. "Yapay zeka dersi çok güzeldi" Altınkum Mahalle Muhtarı Derya Bahar ise "Derslerden çok keyif aldım çok güzeldi. Yapay zeka dersi çok güzeldi. Yapay zekayı daha aktif ve verimli kullanmayı çok istiyorum. Onun içinde bu dersler ilk adımı oldu. Diğer derslerde zaten çok sürükleyici ve bize katan şeyler oldu. Evet ama yapay zeka noktasında ben biraz daha böyle hoşuma gitti" şeklinde konuştu. Toros Mahalle Muhtarı Sami Eke ise yapay zekayı kullanarak dilekçe yazdıklarını ifade ederek derslerde eksiklerini tamamladıklarını söyledi. Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, eğitime katılan muhtarlara katılım sertifikalarını takdim etti. Program toplu fotoğraf çekimiyle son buldu. Akdeniz Üniversitesi Senato Salonu’nda düzenlenen sertifika takdim törenine, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, Akdeniz Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (AKUNSEM) Müdürü Doç. Dr. Ramazan Gök, Konyaaltı Muhtarlar Derneği Başkanı Mihriban Sarı ve eğitim alan mahalle muhtarları katıldı.