Yerel Haberler
Antalya
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:47 Ayakta durmakta güçlük çekti, deposunun yanışını gözyaşlarıyla izledi Antalya’nın Aksu ilçesinde gökyüzünü dumana boğan depo yangını kontrol altına alındı. Yangını duyup olay yerine gelen işletme sahibi gözyaşları içerisinde itfaiye ekiplerinin söndürme çalışmalarını izledi. Aksu ilçesi Mandırlar Mahallesi Altınoluk Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre geri dönüşüm deposunda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen ve bitişiğindeki depolara sıçrayan yangını gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. Olay yerine polis ve çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. İşletme sahibi çaresiz gözlerle söndürme çalışmalarını izledi Bölgeye gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederken, olay yerine gelen işletme sahibi çaresiz gözlerle söndürme çalışmalarını izledi. Ellerini başına koyan ve ayakta durmakta güçlük çeken işletme sahibini, yakınları teskin etmeye çalıştı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesinin ardından yangın kontrol altına alınırken, depo içerisinde bulunan malzemeler ise küle döndü. "Maddi anlamda büyük zarar var" Yangına ilişkin açıklamalarda bulunan Aksu Belediye Başkanvekili Mehmet Alptekin "Güzelyurt mahallemizde geri dönüşüm deposunda çıkan yangında birinci depodan ikinci depoya geçiş yaptı. Bunu duyar duymaz Aksu Belediyesi olarak hemen esnafımızın yanına kepçe ve su tankerlerimiz ile koşturduk. Esnafımıza yardımcı olmaya çalıştık. Şuan yangın söndürüldü. Soğutma çalışmaları yapılıyor. Çok şükür bir can kaybımız yok. Esnafımıza çok geçmiş olsun. Can kaybı yok ama maddi anlamda büyük bir zarar var" dedi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:45 Batı Akdeniz ihracatı 1 milyar doları geçti Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Mehmet Ali Can, bölge ihracatının 4 Mayıs itibarıyla 1 milyar doları geçtiğini duyurdu. Geçen yıla oranla bu rakama 5 gün daha erken ulaşıldığını belirten Can, maliyet artışları ve düşük kur nedeniyle miktar bazındaki düşüşün "pazar kaybı" riskini doğurduğu uyarısında bulundu. BAİB Başkanı Mehmet Ali Can, Antalya, Burdur ve Isparta illerini kapsayan bölge ihracatına ilişkin güncel verileri paylaştı. Düzenlenen basın toplantısında konuşan Can, 1 Ocak - 4 Mayıs 2026 döneminde bölge ihracatının yüzde 3,85 artışla 1 milyar dolar barajını aştığını kaydetti. İhracatın lokomotif sektörlerinin yaş meyve sebze ile maden-metaller olduğunu ifade eden Can, toplam ihracatın yarısının bu iki sektörden geldiğini vurguladı. İhracatın yarısı iki sektörden Bölge ihracatının sektörel dağılımı hakkında bilgi veren Başkan Can, yaş meyve sebze ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,76 artışla 366,2 milyon dolara ulaştığını söyledi. Maden ve metaller sektöründe ise yüzde 2,23’lük artışla 154,1 milyon dolarlık ihracat yapıldığını belirten Can, "Yaş meyve sebze sektörü toplam ihracatımızın yaklaşık yüzde 30’unu sırtlıyor. Maden ve metallerle birlikte bu oran yüzde 50’ye ulaşıyor" dedi. Avrupa pazarı liderliğini koruyor Batı Akdeniz’in en büyük pazarının Avrupa olduğunu ifade eden Can, en fazla ihracat yapılan ilk 20 ülkenin 11’inin Avrupa kıtasında yer aldığını belirtti. Avrupa ülkelerine 416,8 milyon dolar, Asya ülkelerine ise 174,9 milyon dolar ihracat yapıldığını kaydeden Can, "İlk 20 ülke bizim ana pazarlarımız ve bu ülkelere toplam 714,4 milyon dolarlık satış gerçekleştirdik. Ayrıca 5 ülkede 50 milyon dolar barajını geçmeyi başardık" şeklinde konuştu. Maldivler’e ihracat rekoru Bazı ülkelerdeki ihracat artış oranlarının dikkat çekici boyuta ulaştığını söyleyen Can, Maldiv Adaları’na yapılan ihracatın yüzde 855 artarak 20,4 milyon dolara çıktığını açıkladı. İspanya’ya yüzde 64,6, Polonya’ya ise yüzde 56,7 oranında artış sağlandığını belirten Can, KKTC’ye yapılan ihracatın da 23,9 milyon dolara ulaştığını sözlerine ekledi. İhracatın şampiyonu biber oldu Ürün bazlı verilerde biberin 145,8 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 37,30’luk artışla zirvede yer aldığını ifade eden BAİB Başkanı, "Mermer ve doğaltaş ürünleri 110,2 milyon dolarla ikinci, domates ise 105 milyon dolarla üçüncü sırada yer alıyor. Domateste miktar bazında yüzde 32’lik bir düşüş var; bu durum kışın yaşanan afetler ve yükselen fiyatlardan kaynaklandı" dedi. "Asıl korkumuz pazar kaybetmek" Tutar bazındaki artışa rağmen miktar bazında yüzde 13’e yakın bir düşüş yaşandığına dikkat çeken Can, "Tutar bazındaki artış, iç piyasadaki enflasyonun maliyetlere yansımasından kaynaklanıyor. Bizim asıl korkumuz pazar kaybetmek. Yeni pazar bulunur ama kaybedilen pazarı geri kazanmak çok zordur. İhracatçımız uzun yılların emeğiyle kazandığı pazarları kaybetme riskiyle karşı karşıya" uyarısında bulundu. Kur ve maliyet baskısı sürüyor Döviz kurunun düşük seyretmesinin rekabet gücünü zayıflattığını vurgulayan Can, devletin verdiği yüzde 3’lük destek ödemelerinin artırılması gerektiğini savundu. Akaryakıt ve lojistik maliyetlerinin ihracatçı üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu belirten Can, "Asgari ücret artışı ile döviz kuru arasındaki fark rekabetimizi etkiliyor. İhracatçımıza daha fazla nefes aldıracak destekler bekliyoruz" dedi. Üretim arttı, fiyatlar düştü Piyasadaki fiyat dalgalanmalarına da değinen Can, iki hafta önce üreticide 120-130 lira olan biberin, bahar üretimiyle birlikte 20-25 liraya gerilediğini söyledi. Geçen yıl yaşanan don afetinin sert çekirdekli meyvelerde 300 milyon dolarlık kayba yol açtığını hatırlatan Can, "Geçen yıl ürün olmadığı için 60 bin ton yerine 6 bin ton kiraz ihraç edebilmiştik. Bu yıl sert çekirdekli ürünlerde arzın yüksek olmasını ve fiyatların makul seviyelerde kalmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:30 Hıdırellez’de dilekler Akdeniz’in mavi sularına bırakıldı Antalya’da tarihi Kaleiçi Yat Limanı’ndan teknelerle denize açılarak Hıdırellez dileklerinin Akdeniz’le buluşturulduğu gelenek, bu yıl da yoğun katılımla sürdürüldü. Hıdırellez’de Antalyalılar, dileklerini Akdeniz’in mavi sularıyla buluşturdu. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan etkinlik için kent sakinleri Muratpaşa Belediyesi organizasyonunda tarihi Kaleiçi Yat Limanı’nda bir araya geldi. Saat 04.00 itibarıyla teknelerin önünde toplanmaya başlayan vatandaşlar, Hıdırellez geleneğini yaşatmak için denize açılmayı bekledi. Gece gül ağacının dibine bırakılan dilekler, sabah yeniden çıkarılarak teknelerle Akdeniz’e taşındı. Saat 05.30’da limandan ayrılan beş tekneyle Akdeniz’e açılan katılımcılara çay ve simit ikram edildi. Kaleiçi’nin tarihi dokusu ve Akdeniz’in eşsiz manzarası eşliğinde gerçekleşen etkinlikte dilekler, güneşin ilk ışıklarıyla birlikte denizin serin sularına bırakıldı. Etkinliğe ilk kez katılan Zeliha Oruç, Hıdırellez’in çocukluklarından bu yana yaşattıkları önemli bir gelenek olduğunu belirtti. Oruç, "Hıdırellez; gülün dibine dileklerimizi dilediğimiz, para koyduğumuz, çeşitli ritüelleri olan ve insanları bir arada tutan bir etkinlik" dedi. Etkinliği oldukça başarılı bulduğunu ifade eden Oruç, "Muratpaşa Belediyesi’ni bu anlamda takdir ediyorum. Çok beğendiğim bir etkinlik oldu. Dileklerimi tuttum, heyecanlıyım, umarım gerçekleşir" diye konuştu. Oruç, tüm ülke ve dünya için sağlık, huzur ve barış dilediğini de sözlerine ekledi. Etkinliğe her yıl düzenli olarak katıldığını belirten Hülya Usta ise Hıdırellez coşkusunun kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Usta, "Her yıl Hıdırellez günü şafakta toplanmaya başlıyoruz. Bu atmosferi hep birlikte hissetmek istiyoruz. Denize açılıp dileklerimizi engin sulara bırakmak, hep birlikte paylaşmak bizim için çok kıymetli" diye konuştu. Etkinliğin artık Antalya ile özdeşleştiğini vurgulayan Usta, "Bu etkinlik Antalya’ya çok yakışıyor. Artık bizim için bir ritüel haline geldi. Kendimize ait gibi hissediyoruz" dedi.
Yarım asırdır bağlamaya şekil veriyor, şimdi mesleğini çocuklarıyla sürdürüyor
02 Ocak 2026 Cuma - 22:04 Yarım asırdır bağlamaya şekil veriyor, şimdi mesleğini çocuklarıyla sürdürüyor Antalya’da çocukluk yıllarında başlayan bağlama tutkusunu mesleğe dönüştüren Ali Doğan 50 yıldır sürdürdüğü saz yapım mesleğini ilerlemiş yaşına rağmen devam ettiriyor. Antalya’da askerlik görevini tamamladıktan sonra bir saz ustasının yanında çalışmaya başlayan 73 yaşındaki Ali Doğan, saz yapımının inceliklerini ve detaylarını öğrendikten sonra kendi yolunu çizdi. 23 yaşında mesleğe bağlama yapmaya başlayan Doğan, eskiden haftada yaklaşık 50 saz üretebildiğini, vurguları dahil sazın her aşamasını yaptığını belirtti. Sazın her çeşidini yaptığını söyleyen 3 çocuk babası saz ustası, yıllarını verdiği mesleği oğulları ile birlikte sürdürüyor. Bağlama yapımının inceliklerini öğrendi 1976 yılında askerliğini yaptıktan bir süre sonra ustasının yanında işe başladığını ve bağlama yapımının incelikleri öğrendiğini belirten Doğan, "Antalya da askerlik yaptım. Askerden sonra aşağı yukarı bir sene sonra Antalya’da Ramazan usta vardı, ustamın yanında çalışmaya başladım. Orada saz yapımını ve inceliklerini öğrendim. Daha sonra kendi dükkanımı açtım. 1976’dan bu yana saz yapımı ile uğraşıyorum. Yıllar içinde 5-6 işyeri değişti, ama saz yapımını hiç bırakmadım. Buradan önce pasajın içindeydik kale kapının orada bir pasaj vardı orada çalıştık" dedi. Bağlama tutkusu çocukluk yılarında başladı Mesleğe yönelmesinin temelinde çocukluk yıllarından itibaren sazı çok sevmesi ve bu tutkuyu hissettiğini dile belirten Doğan, "Beni bu mesleğe çeken şey sazı çok sevmem. Meraklı olduğum için yapacağım diye de içime doğmuştu. Ben saz yapacağım diye küçükken bile aklımdan geçirmiştim. Benim bu sazı yapmam lazım veya çalmam lazım diye öyle bir his vardı ve de oluştu. Çok sevdiğim için oldu galiba" dedi. Teknolojiden de faydalanıyor Saz yapımında geleneksel el aletlerinin yanı sıra teknolojiden de yararlanan Doğan, el rendesi ile sap gövdesinin inceltilmesinden vurguların şekillendirilmesine kadar her iki yöntemi de uyguluyor. "Sazın malzemesi daha önce hazırlanıyor. Hazırlandıktan sonra planya ya da el planyaları elektrikli aletleri bunları kullanıyoruz işte keser, çekiçtir el aletlerini de kullanıyoruz. Bunlarla yapıyoruz tabii ki de teknolojiden yararlanıyoruz. Sadece el ile yapmıyoruz, elektrikli aletlerde kullanıyoruz" diye konuştu. "Haftada 50 saz yapıyordum" Meslek hayatının ilk yıllarında kısa sürede seri üretim yaptığını, son dönemlerde ise temposunun düştüğünü söyleyen Doğan, "Bundan 30 yıl önce o zaman tabii ki çalışma şeklimiz farklıydı daha seri çalışıyordum. Haftada 50 tane saz yapıyordum. Vurguları dahiL, her tarafını yapmak şartıyla sazın her çeşidini yapıyordum. Daha sonra azaldı tabii ki şuanda sadece meraklı olduğum için yapmaya çalışıyorum. 2-3 ayda bir tane saz ya yapıyorum, ya yapamıyorum. Tabii ki tecrübe artınca kalitede arttı. Kalitesi çok değişti, ama bu sefer üretim çok düştü. Ama ben meraklı olduğum için hem spor amaçlı hem de oturmayı sevmiyorum o yüzden genelde yapmaya çalışıyorum" dedi. Özel siparişlerin eskisi kadar olmadığını sazların dükkanlarında üretilerek satışını yaptıklarını belirten Doğan."Bundan 5-10 sene önce özel sipariş yapıyordum tabii ki artık fazla yapamıyorum da ara sıra oluyor tabi ki özel sipariş oluyor tek tük olsa da. Sazlar burada yapılıyor dükkanda satılıyor. 3 tane de oğlum var onlarda saz hakkında bir şeyler yapmaya çalışıyorlar, satışa da bakıyorlar, saz tamiri de yapıyorlar. Saz konusunda onlarında biraz tecrübeleri var tabii ki. "dedi.
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2025’te 1 milyon 857 bin hastaya sağlık hizmeti sundu
02 Ocak 2026 Cuma - 18:47 Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2025’te 1 milyon 857 bin hastaya sağlık hizmeti sundu Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, 2025 yılında 2 bin 124 sağlık personeliyle birlikte toplam 1 milyon 857 bin 740 hastaya ayaktan sağlık hizmeti verildiğini açıkladı. 2025 yılı sağlık hizmeti verilerini değerlendiren Başhekim Prof. Dr. Karakuş Yılmaz, "Hastane olarak tüm sağlık çalışanlarımızla birlikte, hasta ve hasta yakınlarımıza bilimin ışığında gelişen teknolojik altyapımızla kaliteli sağlık hizmeti sunmak adına çalışıyoruz. Acil servis dâhil olmak üzere 2025 yılında toplam 1 milyon 857 bin 740 hastamızın ayaktan tedavisini gerçekleştirdik. Acil serviste 430 bin 463 hastamızın muayenesi yapıldı. Hastanemizde 30 bin 122 hastamız yatarak tedavi gördü. 32 bin 156 hastamızın ise başarılı bir şekilde ameliyatını gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Doğum hizmetlerine de değinen Prof. Dr. Yılmaz, "Hastanemizde bin 402 bebek dünyaya gözlerini açtı. Anne ve baba olma heyecanı yaşayan ailelerin mutluluklarına ortak olduk" diye konuştu. Diyaliz ve fizik tedavi hizmetleri hakkında da bilgi veren Karakuş Yılmaz, bin 88 diyaliz hastasına 10 bin 441 seans hizmet verildiğini, 2 bin 505 hastaya anjiyo işlemi uygulandığını, Fizik Tedavi Ünitesi’nde ise 145 bin 85 seans FTR hizmeti sunulduğunu söyledi. Yılbaşı gecesi bin 641 hastaya sağlık hizmeti verildi Yılbaşı dönemine ilişkin verileri de paylaşan Prof. Dr. Yılmaz, "31 Aralık 2025 gecesi ve 2026 yılının ilk gününde acil servisimizde bin 641 kişi sağlık hizmetinden faydalandı. Bu hastalardan 54’ünün yatışı yapılarak tedavilerine servislerimizde devam edildi, 10 hastamızın ise başarılı bir şekilde operasyonu gerçekleştirildi" dedi. 2026 yılına ilişkin hedeflerini de dile getiren Yılmaz, "2026 yılında 884 hekim ve toplam bin 240 sağlık personelimizle, insan hayatının kutsallığından ve kaliteden ödün vermeden; hasta ve hasta yakınlarımıza umut olmaya, sağlıklarına kavuşmalarına ortak olmaya, onlarla birlikte yeni hikayeler yazmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Antalya’da 1 yaşındaki bebeğe şiddet iddiasında anne tutuklandı
02 Ocak 2026 Cuma - 17:48 Antalya’da 1 yaşındaki bebeğe şiddet iddiasında anne tutuklandı Antalya’da bir yaşındaki bebeğin yabancı uyruklu annesi tarafından darbedildiği anların güvenlik kamerasına yansımasının ardından gözaltına alınan anne, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şiddet iddiası, baba Osman Vesek’in 1 yaşındaki kızının vücudundaki morluklardan şüphelenmesi üzerine eve yerleştirdiği güvenlik kamerası sayesinde ortaya çıktı. Güvenlik kamerası görüntülerinde, Fas uyruklu anne İmane Moti’nin (25) bebeğine defalarca vurduğu, tokat attığı, terlikle darbettiği ve ayaklarından tutarak koltuğa fırlattığı anların yer aldığı görülürken görüntüler, izleyenleri dehşete düşürdü. Ortaya çıkan görüntülerin ardından baba Osman Vesek, Antalya Adliyesi’ne gelerek video kayıtlarıyla birlikte eşi hakkında suç duyurusunda bulundu. Vesek, yaşadığı şoku, "Tokatlıyor, terlikle vuruyor, ayaklarından tutup kanepeye fırlatıyor. Sonra hiçbir şey olmamış gibi makyaj yapmaya devam ediyor" sözleriyle dile getirdi. Suç duyurusunun ardından emniyete götürülen İmane Moti’nin ifadesi alındı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Moti, Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddet Suçları Soruşturma Bürosu’nda savcıya ifade verdi. Savcılık tarafından tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edilen İmane Moti, tutuklanarak Döşemealtı L Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.
Yol ve kavşak düzenlemesinde ’müşteri kaybı’ endişesi esnafı sokağa döktü
02 Ocak 2026 Cuma - 15:27 Yol ve kavşak düzenlemesinde ’müşteri kaybı’ endişesi esnafı sokağa döktü Antalya’nın Alanya ilçesi İncekum Mahallesi’nde D-400 kara yolu üzerinde Karayolları Genel Müdürlüğü’nce yapılan yol ve kavşak düzenlemesi, bölge esnafının tepkisine neden oldu. Yaya geçidinin kapatılması, trafik ışıklarının kaldırılması ve kavşağın iptal edilmesi sonrası müşteri kaybı yaşadıklarını ileri süren Kervansarayı Hanı esnafı, basın açıklaması yaparak çağrıda bulundu. Kervansarayı Hanı’nda grup adına açıklama yapan Yusuf Bahçe, Dr. Ülkü Güney Bulvarı üzerindeki düzenlemelerin hem trafik güvenliğini hem de ticari hayatı olumsuz etkilediğini belirterek, "Kervansarayı Hanı esnafları olarak, bölgemizdeki ciddi trafik ve güvenlik sorunlarına karşı artık sessiz kalamayacağımızı kamuoyuna duyurmak isteriz. Kavşak ve yolun kalıcı olarak kapatılması, trafik ışıklarının kaldırılması ve yaya geçidinin iptal edilmesi, hem araç hem de yaya trafiğini ciddi şekilde aksatmaktadır. Bu durum, esnafımızın geçim kaynağını doğrudan tehdit etmekte, müşterilerimizin güvenli bir şekilde işyerlerimize ulaşmasını engellemektedir’’ dedi. Esnaf adına Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğüne çağrıda bulunan Bahçe, ‘’Söz konusu kavşak ve yol düzenlemesinin acilen yeniden gözden geçirilerek, trafik akışını ve yaya güvenliğini sağlayacak kalıcı çözümlerle düzenlenmesi, yaya geçişlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla üst geçit veya benzeri etkili güvenlik önlemlerinin derhal uygulanması, bölgede yaşanan mağduriyetin giderilerek, esnafımızın ekonomik kayıplarının önüne geçilmesi. Bu durumun ekonomik etkileri göz ardı edilemez. İşyerlerimizin günlük müşteri trafiği yüzde 5’e varan oranlarda düşmüş, ciro kaybı her geçen gün artmaktadır. Yıllardır bölgemize katkı sağlayan esnafın gelir kaybı, sadece bizleri değil, bölgedeki tedarikçiler, çalışanlar ve turizm ekonomisini de doğrudan etkilemektedir. İşyerlerimizin faaliyetleri sekteye uğradığında, bölge ekonomisinin canlılığı ve istihdam da olumsuz etkilenmektedir. Bu kararların sadece ulaşımı değil, bölgemizdeki ekonomik yaşamı da doğrudan etkilediğini vurgulamak isteriz. İşyerlerimiz, yıllardır bölge ekonomisine katkı sunmakta ve birçok kişiye istihdam sağlamaktadır. Müşteri erişiminin kısıtlanması, esnafın gelir kaybına yol açmakta ve bölgedeki ekonomik canlılığı etkisiz hale getirmektedir. Duyurularımızı net bir şekilde yineliyoruz: Bu kavşak ve yaya geçidi düzenlemesindeki aksaklıkların sürdürülmesi, sadece trafik akışını aksatmakla kalmayacak; bölgemizdeki ticari hayatı ciddi şekilde sekteye uğratacak, esnafımızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini tehlikeye atacaktır’’ ifadelerine yer verdi.
Miran: "Kamu personel sistemi emeği merkeze almalı"
02 Ocak 2026 Cuma - 14:52 Miran: "Kamu personel sistemi emeği merkeze almalı" Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, gelir dağılımı adaletsizliğinin giderilemediği, enflasyon hedeflerinin tutmadığı ve sıkılaşma politikalarının yükünün büyük ölçüde sabit ücretlilerin üzerine yıkıldığı bir yılı geride bıraktıklarını, Büyük Memur-Sen ailesi olarak 2026 yılında beklentilerinin; yüksek vaatler değil, daha öngörülebilir, daha adil ve daha sürdürülebilir bir zeminin güçlenmesi, emeği merkeze alan, adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kamu personel sisteminin hayata geçirilmesi olduğunu söyledi. 3600 Ek Gösterge hayati öneme sahip Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, "Kamuda çalışanlar arasında ücret ve maaş adaletsizliğinin arttığı, çalışma huzurunun bozulduğu, Kamu İşvereninin toplu sözleşme masasını etkin kullanmadığı, sosyal tarafların devre dışı bırakılarak tekil düzenlemelerle geçici iyileştirmelerin yapılmaya çalışıldığı bir yıl olarak geride kaldı. Aynı zamanda bu yıl; Toplu sözleşmede kayıt altına aldığımız ve kamu görevlileri ile emeklileri için hayati öneme sahip olan ‘1. Dereceye 3600 Ek Gösterge’ vaadi halen hayata geçirilmedi. Kamu görevlileri sendikacılığı için tercih değil zaruri şart olan ‘4688 sayılı Kanunun evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesi’ hususu elzem olmasına rağmen gerekli adım atılmadı ve örgütlenme özgürlüğünün, adil toplu pazarlık hakkının önü açılmadı" dedi. "Kamu personel sistemi reforme edilmeli" Uzun süredir kamuda personel ve ücret sisteminde reform ihtiyacı olduğunu ifade ettiklerini belirten Başkan Miran, tek taraflı yapılan ve kısıtlı bir kesimi kapsayan düzenleme teklifinin; hem kamu görevlilerinin hem de kamuoyu tarafından gelen tepkiler sonrası geri çekildiğini hatırlattı. Miran, "Bir kez daha Kamu Personel Sisteminde reform ihtiyacı bütün kesimler tarafından ifade edildi. Ücret adaletsizliği, unvan karmaşası, görev-yetki-sorumluluk dengesizliği ve kariyer yapısındaki dağınıklık, bütüncül bir reform olmadan çözülemez. 2025 yılı sadece zam oranlarının değil, sistemin kendisinin sorgulandığı bir eşik yılıdır" şeklinde konuştu. "Kayıpların telafi edilmesi gerekir" 2025 yılının, toplu sözleşme sürecinin yalnızca maaş artışlarının konuşulduğu bir zemin olmaktan çıkıldığı bir yıl olduğunu belirten Başkan Eyüp Bülent Miran sözlerini şöyle sürdürdü: "Memur-Sen’in ısrarla vurguladığı üzere sorun, rakamlardan önce 4688 sayılı Kanun’un dar müzakere alanı ve çözümsüz yapısıdır. Takvimi sıkışık, yetki alanı sınırlı, konuları dar, kapsamı yetersiz ve adaletsiz hakem mekanizmasına mahkûm edilen bu sistem, kamu görevlilerini her dönem yeniden belirsizliğe sürüklemektedir. Bu yönüyle 2025, Kamu İşveren eliyle ve Hakem Kurulu Kararıyla kamu görevlileri ile emeklilerinin haklı beklentilerine cevap verilmeyen, kayıplarını telafi etmeyen ve çalışanlar arasındaki uçurumu büyüten bir yıl olarak kayıtlara geçti. Bu doğrultuda 2026 yılında da;1.dereceye 3600 ek göstergenin verilmesi, 4688 sayılı Kanunun evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesi, Yardımcı Hizmetler Sınıfının Genel İdare Hizmetleri Sınıfına geçirilmesi, Mühendislik ve teknik personelin mesleki sorunlarının çözülmesi, Akademik personelin haklı ve meşru taleplerinin karşılanması, müdür, şube müdürü ve idari personelin mali haklarının iyileştirilmesi, Koruyucu Giyim kazanımımızın eksiksiz ve tavizsiz uygulanması, Hakem Kurulu kararlarıyla oluşan kayıpların telafi edilmesi, Seyyanen ödemenin emekliliğe yansıtılması, Kamu personel sistemini bozan ücret dengesizliklerinin giderilmesi ve yapısal çarpıklıkların düzeltilmesi, başta olmak üzere; emeği merkeze alan, adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir kamu personel sistemi için mücadelemizi ilkelerimizden sapmadan, güçlü bir irade ve ortak akılla sürdürmeye devam edeceğiz."