Yerel Haberler
Antalya
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:00 Muhittin Böcek’in de yargılandığı davada "tehdit" ve "menfaat" iddiaları Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü aynı dosyadan tutuklu toplam 41 sanık yeniden yargılanmaya başlandı. Duruşmada suçtan zarar gören Emin Hesapçıoğlu, Muhittin Böcek ile seçim öncesi yaptığı görüşmelere yönelik; "Seçim için maddi yönden destek olmamı istedi, seçimi kazanacağını, destek vermezsem zarar göreceğimi söyledi" derken, müşteki Evren Topal ise "Hayatım bitme noktasına gelmiş, ben şikayetçi olmayacağım da kim şikayetçi olacak" ifadelerini kullandı. Hesapçıoğlu’nun beyanlarının ardından söz alan Muhittin Böcek ise, "Tutuklandıktan sonra ifadeleri değişmiştir. Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, aralarında görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada suçtan zarar görenlerin ifadeleri alındı. Dava kapsamında tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, Fazlı Ateş ile Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Ali Altun, Yasin Yellice, Zuhal Böcek, Mehmet Okan Kaya ve Levent Şapçılar’ın da aralarında bulunduğu 41 sanık yargılanıyor. Muhittin Böcek ve Fazlı Ateş mahkeme salonunda hazır bulunurken, Zuhal Böcek, Yasin Yellice ve Mehmet Okan Kaya duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı. Rahatsızlığı nedeniyle duruşmaya katılamayan Gökhan Böcek ve İlker Arslan’ın bulunmadığı duruşmayı taraf yakınları ve avukatların yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir de takip etti. "Seçim için destek olmazsam zarar göreceğimi söyledi" Duruşmada ifadesi alınan suçtan zarar gören Emin Hesapçıoğlu, kendisinden nakdi olarak alındığını öne sürdüğü paralar ve araç alımı eylemine ilişkin ifade verdi. 25 Eylül tarihli ifadesini tekrar ettiğini belirten Hesapçıoğlu, son yerel seçimlerden 3 ay önce Muhittin Böcek’in kendisini WhatsApp üzerinden aradığını ve ASAT’taki makamına gittiğini anlattı. Hesapçıoğlu, "Seçim için maddi yönden destek olmamı istedi. Seçimi kazanacağını, destek vermezsem zarar göreceğimi söyledi. Olumlu ya da olumsuz cevap vermedim, geçiştirdim. Bir süre sonra Gökhan Böcek yanıma geldi, seçim için maddi destek vermemi istedi. Bunun üzerine Muhittin Böcek’i aradım, AKM’deki ofisine çağırdı. ‘Oğlunuz benden para istiyor’ dediğimde, ‘Bilgim var’ dedi. Seçimde kendisine destek olmazsam zarar göreceğimi, seçimi kendisinin kazanacağını söyledi. Akabinde, ‘Bundan sonra Gökhan senin yanına gelecek, ne söylerse gereğini yapmalısın’ dedi" ifadelerini kullandı. Bu sözleri tehdit olarak değerlendirdiğini belirten Hesapçıoğlu, yeniden seçilmesi halinde işlerinde sıkıntı yaşayacağını düşündüğü için talepleri kabul ettiğini söyledi. Hesapçıoğlu, "Bu tehdit karşısında yeniden seçilmesi halinde işlerimde sıkıntı yaşayacağımdan çekindim. Yeniden seçilirse sıkıntı göreceğimi düşündüğüm için Gökhan Böcek’in seçim giderleri kapsamında benden istediği 1 milyon TL nakdi ve 1 milyon TL değerindeki yakıt kartını seçim öncesinde Gökhan Böcek’e elden teslim ettim" dedi. "‘Muhittin Böcek belediye başkanı olduğu sürece gerçekleştiremezsin" Emin Hesapçıoğlu, 2018 yılında imarlı olarak satın aldığını belirttiği akaryakıt istasyonuna ilişkin de beyanda bulundu. Herhangi bir yasal engeli olmayan yer için inşaata başlamak üzere proje çizdirdiğini ve müracaat ettiğini anlatan Hesapçıoğlu, belediye tarafından taleplerinin çeşitli gerekçelerle bekletildiğini ileri sürdü. Hesapçıoğlu, "2018 yılında akaryakıt istasyonunu imarlı olarak satın aldım. Herhangi bir yasal engeli olmayan yerime inşaata başlamak üzere proje çizdirdim, müracaat ettim. Ancak Büyükşehir Belediyesi, yakınlarda Camii olmasına rağmen istasyonda mescit olmadığı ve otomasyon odası olması gerektiği gibi bahanelerle taleplerimizi dondurdu. Bu düzeltmeleri yaptık. 4-5 ay geçtikten sonra belediyede bu konuda yetkili olan Serkan T.’den randevu istedim" diye konuştu. Serkan T. ile görüşmeye gittiğini, görüşme sırasında başka bir odaya geçtiklerini belirten Hesapçıoğlu, geçtikleri odada Gökhan Böcek’in bulunduğunu söyledi. Hesapçıoğlu, "Gittiğimiz odada Gökhan Böcek vardı. Beni Gökhan Böcek’le baş başa bırakarak Serkan T. ayrıldı. Gökhan Böcek, süreçten haberdar olduğunu ifade etti. Bu sürecin çözülmesini istiyorsam birtakım talepleri olacağını söyledi. Serkan T.’nin oğlunun eğitim masraflarının karşılanması için 1 milyon TL destek olmamı ve kendisinin bir arabaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu talepler yerine getirilmezse, ‘Muhittin Böcek belediye başkanı olduğu sürece gerçekleştiremezsin’ dedi. Bana göre beni tehdit etti" ifadelerini kullandı. "Tehditleri kısmen engellemek amacıyla aracı teslim ettim" Hesapçıoğlu, söz konusu süreçte talep edildiğini öne sürdüğü aracı kira sözleşmesi yaparak teslim ettiğini anlattı. Aracın mülkiyetini vermemek ve baskıları azaltmak amacıyla bu yönteme başvurduğunu söyleyen Hesapçıoğlu, daha sonra kira bedelleri için hukuki süreç başlattıklarını belirtti. Hesapçıoğlu, "Daha sonra kira sözleşmesi yaparak kendisinin talep ettiği aracı teslim ettim. Hem aracın mülkiyetini vermemek hem de bu tehditleri kısmen engellemek amacıyla aracı bu şekilde teslim ettim. Kiralama bedellerine ilişkin faturaları kestim. Benden baskı ile aldıkları bu bedelleri geri almak istiyordum. Daha sonra bu işlem için de icra takibi yoluna başvurarak aracın kirasının ödenmesi için işlem başlattım" dedi. "Diğer istasyonlarımın da mühürleneceği korkusuyla baldızına aracı verdim" Gökhan Böcek’in 2024 yılı Mart ayı başlarında baldızının bir araca ihtiyacı olduğunu söylediğini ileri süren Hesapçıoğlu, kırmızı renkte bir aracın beğenildiğini ve satış yapılmaması konusunda personelini uyardığını belirtti. Hesapçıoğlu, aracın teslim alınacağı gün tadilat yapılan istasyona belediye ekiplerinin kontrole geldiğini ve yapı tatil zaptı tutularak inşaatın mühürlendiğini ifade etti. Hesapçıoğlu, "Aracı teslim alacağı gün tadilat yapılmakta olan istasyonda belediyenin ekipleri kontrole gelmiş, yapı tatil zaptı tutarak inşaatı mühürlemişler. Aynı gün Gökhan Böcek, baldızını alıp yanıma ziyarette bulundu. Geldiğinde istasyonumun mühürlendiğinden haberi olduğunu ve daha sonra başka istasyonlar için de işlem yapılacağına dair bilgi aldığını söyledi. Aracın ödemesini hemen yapamayacağını, mayıs ayında parasının geleceğini, o zaman ödemeyi yapacağını söyledi. Diğer istasyonlarımın da mühürleneceği korkusuyla baldızına aracı verdim, baldızı adına fatura kestirdik" diye konuştu. Araçla ilgili süreci avukatlarına verdiklerini ifade eden Hesapçıoğlu, "Daha sonra icra takibi için konuyu avukatlarıma vermiş durumdayız. Araç akşam saatlerinde teslim edildi, aynı gün kontrole gelinmesi ilginç bir tesadüf gibi geliyor. Gökhan, Muhittin Böcek’in oğludur. Şehrin her ilçesinde iş yerlerim var ve bu konuda üstüme gelinmemesi için talepleri kabul ettim" dedi. "Talebi yerine getir dedi" Hesapçıoğlu, ifadesinin devamında Gökhan Böcek’in İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutuklanmasının ardından ailesine yardım topladığını söylediğini ileri sürdü. Hesapçıoğlu, "Gökhan Böcek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutuklanmasından sonra ailesine yardım topladığını, bana da 50 bin dolar düştüğünü söyledi. Ardından Muhittin Böcek beni aradı, ‘Gökhan seni aramış, talebi yerine getir’ dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı beni aradığı için işlerime zarar gelir korkusuyla 300 bin TL verdim" ifadelerini kullandı. "Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor" Emin Hesapçıoğlu’nun ifadesinin ardından söz alan Muhittin Böcek, Hesapçıoğlu’nun beyanlarına cevap verdi. Böcek, ifadelerin değiştiğini savunarak, Hesapçıoğlu’nun kendisini kurtarmak amacıyla konuştuğunu ileri sürdü. Böcek, "Tutuklandıktan sonra ifadeleri değişmiştir. Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor. Yeğeni ve oğluyla birlikte benim makamıma gelip ‘Duayen başkan’ diyerek sohbette bulundu. Gökhan Böcek ile haftada bir kez bir araya geliyordu. Kendisine, ‘Gökhan Böcek, geleceğin başkanı’ diye hitap ediyordu" dedi. "Başkanın oğlu olmazsa benimle herhangi bir ilişkisi olamaz" Muhittin Böcek’in sözlerine cevap veren Emin Hesapçıoğlu, her belediye başkanını ziyaret ettiği gibi Muhittin Böcek’i de ziyaret ettiğini söyledi. Şirketlerinin farklı belediyelerden ihale aldığını belirten Hesapçıoğlu, Gökhan Böcek ile samimiyetinin bulunmadığını ifade etti. Hesapçıoğlu, "Her başkanı ziyaret ettiğim gibi Muhittin Böcek’i de ziyaret ettik. Benim şirketlerim her belediyeden ihale almaktadır. Antalya Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketlerinden de ihale aldım. Gökhan Böcek ile bir samimiyetim yok, çocuğum yaşındadır. Muhittin Böcek’in oğlu olması sıfatıyla tanırım. Başkanın oğlu olmazsa benimle herhangi bir ilişkisi olamaz. Muhittin Başkanı 30 yıldır tanırım. Benden taleplerde bulunmuştu, taleplerini yerine getirmediğim zaman işlerim yok sayılmıştır" dedi. "Uygunsuz olan işyeri için cezai işlem başlatılmıştı" Hesapçıoğlu’nun ifadesinin ardından tutuksuz yargılanan sanık Serkan T. de beyanda bulundu. 2024 yerel seçimlerinden sonra genel sekreter yardımcılığı görevinde bulunduğunu belirten Serkan T., sorumluluğu altında kaçak yapılarla ilgili bir birimin olduğunu söyledi. Serkan T., "2024 yerel seçimlerinden sonra genel sekreter yardımcılığı görevinde bulundum. Sorumluluğum altında, kaçak yapılarla ilgili bir birim bulunmaktaydı. 2025 yılında akaryakıt istasyonuyla ilgili proje bölümünün bir şikayeti oldu. Projenin uygun olmadığına dair bir dilekçe yazıldı. Belediye personelimiz alana giderek birtakım tespitler yaptı ve aykırılıklar tespit etti. Bunun üzerine Gökhan yanıma gelerek yıkılmaması konusunda taleplerde bulundu. O şekilde olamayacağını kendisine ilettik. Muhittin Başkan’a da iletince bunun belediyeye ait mülkiyet olduğunu söyledi. Ancak bizim yaptığımız tespitlerde uygunsuz olan işyeri için cezai işlem başlatılmıştı" ifadelerini kullandı. "Aralarında ahbaplık ilişkisi vardı" Gökhan Böcek ile Emin Kemal Hesapçıoğlu arasındaki ilişki sorulan Muhittin Böcek’in şoförü sanık Onur Nasuh ise taraflar arasında arkadaşlık ilişkisi bulunduğunu öne sürdü. Nasuh, "Gökhan ile Emin Kemal Hesapçıoğlu’nun arasında ahbaplık ilişkisi vardı. Saatlerce otururlardı. Birlikte yemek yerlerdi ve sürekli de görüşürlerdi" diye konuştu. "Hayatım bitme noktasına gelmişti" Müşteki Evren Topal ise 20 yıldır Antalya’da asfalt ve yol işleri yaptıklarını, 19 ilçede birçok ilçe belediyesine iş yaptıklarını belirtti. 2020 yılında içme suyu imalatına başladıklarını ve büyük bir ihale aldıklarını söyleyen Topal, işin yüzde 50 seviyesine geldiği dönemde yaşanan süreçleri anlattı. Topal, "20 yıldır Antalya’da asfalt yol işleri yapıyorduk. 19 ilçede birçok ilçe belediyesine iş yaptık. 2020 yılında içme suyu imalatı yapmaya başladık, büyük bir ihale aldık. Biz burada işe başladık, işimizin yüzde 50’sine gelmiş bulunmaktaydık. 29 gün Antalya’da yağmur yağdı. Daire Başkanı Osman Sütçü, bir an önce gereken yolların asfaltlanması konusunda yazılar yazdı. Hava müsait olunca asfaltlamayı yapalım dedik, sözleşmemiz feshedildi" dedi. Aradan zaman geçtikten sonra tekrar asfalt ihalesi aldıklarını belirten Topal, 5 ay boyunca hakkedişlerini alamadıklarını ileri sürdü. Topal, "Aradan zaman geçti, tekrar asfalt ihalesini aldık. 5 ay boyunca hakedişlerimizi alamadık. Belediyenin en altından en üstüne kadar her personeline ulaşmaya çalıştık ama netice alamadık. Genel müdür yardımcısı ile toplantı yaparken Osman S. geldi. ‘Daha önce içme suyu projeniz de feshedildi, sen konuyu anlamadın, gelsin seni Tayyip Erdoğan kurtarsın’ dedi" ifadelerini kullandı. "Bana kolaylık sağlayabileceklerini söyledi" Topal, Osman S.’nin daha sonra şantiyeye geldiğini ve kendisinden 2 milyon TL talep ettiğini iddia etti. Topal, Serkan T., Gökhan Böcek ve adını vermek istemediği bazı kişilerin içinde olduğu bir sistemden kendisine bahsedildiğini öne sürdü. Topal, "Daha sonra şantiyeye gelip 2 milyon talep etti. Serkan T., Gökhan Böcek ve adını vermeyeceği bazı kişilerin içinde olduğu bir sistemden bahsetti, bana kolaylık sağlayabileceklerini söyledi. Daha sonra bu iş çözülmedi, çözülmediği için zaman zaman sıkıştırdım. Şikayetçi olmadan önce param ödendi. Hayatım bitme noktasına gelmiş, ben şikayetçi olmayacağım da kim şikayetçi olacak. Kendimin ve ailemin can güvenliğinden endişem var" diye konuştu. "Evleri iki ay arayla üzerime aldım" Duruşmada malen sorumlu sıfatıyla ifade veren Meltem Yılmaz da beyanda bulundu. Tuncay S.’nin eski eşi olduğunu ve 10 yıl önce boşandıklarını belirten Yılmaz, eski eşinin yeniden evlenmek istediğini ve iki çocuğu üzerine daire yapmak istediğini söylediğini aktardı. Yılmaz, "Tuncay S.’nin eski eşiyim. 10 yıl önce boşandım, 2 çocuğumuz vardı. 2 yıl önce yeniden evlenmek istediğini ve 2 çocuğum üzerine daire yapmak istediğini söyledi. Bana gidip sen tapu alacaksın dedi. Demir Bey’le ilk kez orada karşılaştık. Evleri 2 ay arayla üzerime aldım. Ailesi zengin bir aile, maddi durumları iyi diye biliyorum. Evlerin 1+1 ve 2+1 olması nedeniyle o kapasiteye sahip olduğunu düşündüğüm için başka bir şey aklıma gelmedi" şeklinde konuştu. Duruşma, tanıkların ifadelerinin dinlenmesiyle devam edecek.
Bitki koruma ürünlerinin doğru kullanımı izlenecek
09 Ocak 2026 Cuma - 16:51 Bitki koruma ürünlerinin doğru kullanımı izlenecek Bitki koruma ürünlerinin doğru kullanımı ve izlenebilirliğinin sağlanması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilecek B-REÇETE Sistemi hakkında; ziraî ilaç bayileri, reçete yazma yetkilileri ve sektör paydaşlarına yönelik bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Bitkisel üretimin yoğun olarak yapıldığı Antalya’da, Expo 2016 Antalya Kongre Merkezi’nde düzenlenen yüksek katılımın olduğu toplantının" açılış konuşmasını yapan Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Fırat Erkal, Antalya’nın tarımsal üretimde Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Türkiye’deki örtü altı üretim varlığının yaklaşık yarısının Antalya’da bulunduğunu belirten Erkal, bu durumun Antalya ilini bitki koruma uygulamaları açısından da stratejik bir konuma taşıdığını ifade etti. "Antalya’da bin 910 reçete yazma yetkilisi bulunuyor" Türkiye genelinde bitki koruma ürünü satışı yapan bayilerin yaklaşık yüzde 9’unun Antalya’da faaliyet gösterdiğini, il genelinde görev yapan bin 910 reçete yazma yetkilisinin bulunduğu ve ülke genelinde bulunan bitki koruma ürünü uygulayıcısının yaklaşık yüzde 12 sinin Antalya İlinde olduğunu belirtti. Bu güçlü altyapı sayesinde söz konusu sistemin Antalya’da başarıyla uygulanmasının, tüm Türkiye’de başarılı olacağının önemli bir göstergesi olacağını dile getiren Erkal, bitki sağlığının yalnızca bitkilerle sınırlı olmadığını vurgulayarak; insan sağlığı, çevre sağlığı, hayvan sağlığı ve gelecek nesillerin sağlığını doğrudan etkileyen bütüncül bir konu olduğunu ifade etti. Erkal, sürdürülebilir ve devrim niteliğinde bir sistemin kararlılıkla hayata geçirileceğine olan inancını da sözlerine ekledi. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram ise bitkisel üretimde zirai mücadelenin kaçınılmaz olduğu, bu mücadelenin doğru yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi. "Sistem sayesinde hangi tarlada, hangi ürüne, ne kadar bitki koruma ürünü kullanıldığı il, ilçe ve parsel bazında izlenebilecek" B-REÇETE Sisteminin Türkiye’de bir ilk olduğuna dikkat çeken Bayram, "Bayiden üreticiye, reçete yazandan müdürlüklere kadar herkes bu sistemin bir paydaşıdır. Sistem sayesinde hangi tarlada, hangi ürüne, ne kadar bitki koruma ürünü kullanıldığı il, ilçe ve parsel bazında izlenebilecektir" şeklinde konuştu. "B-Reçete 1 Temmuz 2026’da tüm illerde uygulanmaya başlayacak" Bayram, B-Reçete Sistemi’nin 4 pilot ilde 5 etken madde ile uygulanmaya başlandığını, 1 Temmuz 2026’da ise tüm illerde uygulanmaya başlanacağını ve sistemle artık zirai ilaç üreten, satan ve uygulayanların hepsinin elektronik olarak kaydedilip ve izleneceğini belirtti. Sistem zirai ilaçların hatalı ve gereğinden fazla kullanımı ile pestisit kalıntısının önlenmesinde önemli katkı sağlayacağını belirtti. Sistemin hâlen geliştirme aşamasında olduğunu belirten Bayram, ÇKS ve TÜKAS gibi mevcut sistemlerle entegre şekilde çalışacağını, kullanıcıların katkı ve önerileriyle zaman içerisinde daha da güçleneceğini ifade etti. Bayram, amaçlarının üreticiyi zorlamak değil; tarımsal üretimde ihtiyaç kadar, doğru dozda ve doğru zamanda ilaç kullanımını sağlamak olduğunu vurguladı. Toplantının bilgilendirme bölümünün ardından Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram katılımcıların B-REÇETE Sistemine ilişkin sorularını yanıtladı. Toplantıya ziraî ilaç bayileri, üreticiler, oda ve birlik temsilcileri, teknik personel ile tarım sektörünün paydaşları katılım sağladı.
Antalya’daki hortum anı kamerada: Konteynerler savruldu, araç gitmekte zorlandı
09 Ocak 2026 Cuma - 15:30 Antalya’daki hortum anı kamerada: Konteynerler savruldu, araç gitmekte zorlandı Antalya’nın Manavgat ilçesinde dün akşam saatlerinde etkili olan hortum, Karacalar ve Sülek mahallelerinde etkili olurken, sabah havanın aydınlanmasıyla birlikte hortumun çıkış noktası olan Kızılağaç Mahallesinde de büyük çapta zarar oluştuğu belirlendi. Hortum özellikle Kızılağaç ve Karacalar Mahallelerinde muz ve sebze seralarını yerle bir ederken, Sülek Mahallesinde evlerin çatılarını yüzlerce metre uzağa götürdüğü, onlarca yıllık ağaçları kökünden söktüğü, koyun ahırlarına da zarar verdiği gözlendi. Öte yandan hortumun bir bölgede çöp konteynerlerini savurması ve seyir halindeki bir aracın gidişini zorladığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Dün akşam çıkan hortum Manavgat’ın Karacalar ve Sülek Mahallelerinin yanı sıra denizden çıktığı Kızılağaç Mahallesi’nde büyük ölçüde hasar oluşmasına, bir genç kızın da yaralanmasına neden oldu. Havanın aydınlanmasıyla birlikte hortumun bölgedeki etkisi tamamen gözler önüne serildi. Karacalar ve Sülek Mahallelerinde D-400 Karayolunun yukarısında etkili olduğu bildirilen hortumun, Kızılağaç Mahallesi sahilinde bulunan Alibey Tatil Köyünün önünden denizden geldiği, tatil köyünün bahçesinde çok sayıda ağacı kökünden söktükten sonra, tatil köyünün karşısındaki seraları yerle bir ettiği, D-400 Karayolu kenarındaki işyerlerinin çatılarına zarar vererek yolun yukarısına Karacalar sınırlarına geçtiği belirlendi. Karacalar Mahallesinde büyük bölümü muz serası olmak üzere çok sayıda serayı yerle bir eden hortum, önüne kattığı ağaçları yüzlerce metre ileriye bırakırken, Sülek Mahallesine gelen çatı parçalarının Karacalar tarafından geldiği bildirildi. Hortumun Sülek Mahallesinde havalandırdıktan sonra ters çevirip traktörün önüne bıraktığı otomobilin temas etmesi sonucunda yaralanan 20 yaşındaki Sude Kiraz’ın kaldırıldığı hastanede tedavisine devam edildiği hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi. Diğer taraftan Sülek Mahallesinde hortumun geçtiği güzergah üzerinde binalardan uçan çatılar, kökünden sökülmüş devasa ağaçlar yer aldı. "Demir kapının sahibi yok" Sülek Mahallesinde bir evin önündeki boş alanda bulunan demir kapının nereden geldiğine bir anlam verilemedi. Demir kapının yakınlarda bir eve ait olmadığını belirten vatandaşlar, kapının uzak bir yerden geldiğine inandıklarını belirterek sahibinin gelip kapıyı alabileceğini belirttiler. "Ayağı kırılan küçük kuzusunu kucağından indirmedi" Hortumdan zarar gören vatandaşlardan bir tanesi de Adem Ünal oldu. Adem Ünal’ın evinin bahçesinde bulunan ve briketle örülü durumdaki koyun ağılı, hortumun etkisiyle yerle bir olurken, koyunlar içerisindeki yavru kuzu ayağının üzerine duvar yıkılması sonucu yaralandı. Ayağının kırık olduğu her halinden belli olan yavru kuzuyu kucağından indirmeyen Adem Ünal "Akşam evde otururken kulakları sağır eden bir uğultuyla balkona çıktığımda uçuşan çatı ve ağaçları gördüm. Kısa süre sonra ses kesilince ışığı ağıla tuttuğumda ağılın yerle bir olduğuna şahit oldum. Yağmurda yağdığı için ağıldaki koyunlarımızı başka yere götürdüm. Bu kucağımdaki yavru kuzunun bacağının üzerine duvar yıkılmıştı. Onu hemen veterinere götürüp tedavi ettireceğim" dedi. Hortum anı kamerada Öte yandan hortum anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde hortumun geçtiği bir noktadaki çöp konteyner ve çeşitli eşyaların etrafa savrulduğu anlar yer alırken, hortumun geçtiği noktada seyir halindeki bir otomobilinde ilerlemekte güçlük çektiği gözlendi.
Büyükşehir sokak köpekleri için doğal yaşam alanı kapasitesini arttırdı
09 Ocak 2026 Cuma - 14:48 Büyükşehir sokak köpekleri için doğal yaşam alanı kapasitesini arttırdı Antalya’da yaşayan sahipsiz can dostları için Türkiye’nin en modern tesislerinden biri olan Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’ni hayata geçiren Antalya Büyükşehir Belediyesi, köpeklerin sağlıklı, güvenli ve doğayla iç içe bir ortamda yaşamlarını sürdürebilmeleri amacıyla doğal yaşam alanı kapasitesini artırdı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Kepez ilçesine bağlı Kirişçiler Mahallesi’nde 2023 yılında hizmete açtığı ve bugüne kadar birçok sokak hayvanına umut olan Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi, geniş barınak ve yaşam alanlarının yanı sıra yerden ısıtmalı ve modern soğutma sistemleriyle can dostlara güvenli bir yuva sunmaya devam ediyor. İlk etapta 42 dönüm alan üzerinde kurulan tesis, gerçekleştirilen 42 dönümlük genişletme çalışmasıyla birlikte toplam 84 dönüm alana ulaştı. 42 dönümlük ek alan açıldı Veteriner İşleri Dairesi Başkanı Aslı Kılıç, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve ilgili yönetmelikler kapsamında sorumluluklarında bulunan köpek doğal yaşam alanını, hayvan refahını esas alarak planladıklarını ve hizmete açtıklarını söyledi. Kılıç "Mevzuat gereği sahipsiz hayvanların kısırlaştırılması, tedavi edilmesi, rehabilite edilmesi ve uygun şartlarda yaşamlarını sürdürmesi yerel yönetimlerin temel görevleri arasında yer alıyor. Bu kapsamda daha önce 42 dönüm alanda hizmet veren bakımevimize ek olarak 42 dönümlük yeni bir doğal yaşam alanı oluşturarak toplam 84 dönüm alanda hizmet vermeye başladık" dedi. Köpekler için kalıcı ve güvenli yaşam alanı Aslı Kılıç 42 bin metrekare alan üzerinde yeni bir alanı oluşturduklarını söyledi. Kılıç, "Tesis içerisinde hayvanların iklim şartlarından korunmasını sağlayan açık ve kapalı barınma alanları, birbirleriyle uyum durumlarına göre ayrıştırılmış yaşam alanları, beslenme ve su alanları ile veteriner hekimlerimiz tarafından düzenli olarak takip edilen kontrol ve gözlem alanları bulunuyor. İlçe belediyelerimizle imzaladığımız protokol doğrultusunda, tedavi ve rehabilitasyon süreci tamamlanıp sahiplendirilemeyen köpeklerin bu doğal yaşam alanında ömür boyu güvenli ve sağlıklı şartlarda yaşamalarını sağlıyoruz. Amacımız sokak hayvanları konusunda geçici çözümler yerine kalıcı ve mevzuata uygun uygulamaları hayata geçirmek" ifadelerini kullandı.
Akdeniz Üniversitesi’nde Çocuklar İçin "PKU Dostu Mutfak" Atölyesi
09 Ocak 2026 Cuma - 12:58 Akdeniz Üniversitesi’nde Çocuklar İçin "PKU Dostu Mutfak" Atölyesi Akdeniz Üniversitesi’nde Fenilketonüri Hastalığına (PKU) sahip çocuklar ve ailelerine düşük proteinli ürünlerle tarif uygulamaları yapılarak günlük hayata uyarlanabilir beslenme önerileri sunuldu. Akdeniz Üniversitesi’nde, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın "Gönüllüyüz Biz" projesi kapsamında desteklenen "PKU Dostu Mutfak: Düşük Proteinli Beslenme İçin Uygulamalı Eğitim Projesi" gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi ve Proje Koordinatörü Doç. Dr. Adem Arman öncülüğünde düzenlenen etkinlikte, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri ile Çocuk Metabolizma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Ergül Bozacı’nın katkılarıyla Fenilketonüri Hastalığına (PKU) sahip çocuklar ve ailelerine yönelik uygulamalı mutfak atölyesi yapıldı. Güvenli mutfak uygulamaları Gastronomi Bölümü uygulama mutfaklarında gerçekleştirilen atölyede, düşük proteinli ürünler kullanılarak pasta ve hamburger yapımı uygulamalı olarak gösterildi. Etkinlik boyunca katılımcılara, düşük proteinli beslenmenin günlük hayatta nasıl uygulanabileceği, ürün seçimi, pişirme teknikleri ve güvenli mutfak uygulamaları hakkında bilgi verildi. Gastronomi öğrencileri gönüllü görev aldı Atölye çalışmasına, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yeşim Şenol, Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri Koordinatörü Prof. Dr. Gül Coşkun Değirmen ve Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başmüdürü Hatice Yavuz Yüce de katılarak destek verdi. Etkinlikte gönüllü olarak görev alan Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri, Gamze Nur Sayıcı, Atakan Kalkan, Berat Aslan, Ahmet Kıraç, Nazar Yerlikaya, Nilsu Akgün, Mehmet Polat Balcı, Sahra Nisa Başhan, Yusufcan Aydar, Selman Arslan, Ahmet Melih Nari, Ceren Yağcı, Osman Ali Kuzgun, Nehir Narin, Efe Erol, Perihan Canbolat, Ezra Zin Küçükbayrak ve Eren Yemişken, uygulamalı eğitim sürecine aktif katkı sundu. PKU’da erken tanı ve takip vurgusu Toplumsal katkının güzel bir örneğinin sunulduğuna dikkat çeken Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, "Bugün burada üniversitemizde toplumsal katkının güzel örneklerinden birini sunuyoruz. Fenilketonüri Hastalığı, erken dönemde topuk kanı ile tanı alındığında çocukların tamamen normal bir hayat süren, tanı aşamasından sonra diyetine dikkat eden tamamen normal giden bir sürece girmiş oluyor. Eğer aileler, erken dönemde topuk kanı baktırmayıp bu çocuklarımıza tanı konulamazsa maalesef bu çocuklar engelli bireyler oluyor. Bu kadar basit bir önlem, bu kadar basit bir tanıyla çocuklarımızı tamamen normal bir hayata kavuşturmuş oluyoruz. Bu konuda takibi de Türkiye’nin, Akdeniz’in, Antalya’nın referans merkezlerinden birisi olan Çocuk Metabolizma Bilim Dalımız yapıyor. Gastronomi bölümünün iş birliği ile burada anne babalara, çocuklarımızın yiyebilecekleri yiyecekleri atölye eşliğinde yapıyorlar" dedi. "Ailelerin bilinçlenmesi önemli" Bu süreçte ailelerin bilinçlenmesinin önemli olduğuna vurgu yapan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yeşim Şenol, "Burada Tıp Fakültesi ve Gastronomi Bölümü ortak iş birliği içerisinde toplum sağlığı açısından çok önemli bir konu üzerinde Pediatri Anabilim Dalı öğretim üyemiz ile birlikte bir mutfak yapıyoruz. Fenilketonüri önemli bir hastalık çünkü korunması olan bir hastalık. Bu süreç içerisinde eğer gerekli önlemler alınırsa sağlıkla hayatlarına devam ettirebiliyorlar. Ailelerin bilinçli seçim yapması, bilinçlenmesi önemli" diye konuştu. "Bir damla topuk kanıyla teşhis" Bir damla topuk konıyla hastalığın teşhis edildiğini belirten Akdeniz Üniversitesi Çocuk Sağlığı Anabilim Dalı Çocuk Metabolizma Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Ergül Bozacı, "Bir damla topuk kanıyla, sağlanabilen Fenilketonüri Hastalığının mutfak atölyesini düzenledik. Fenilketonüri Hastalığı, gıdalarla aldığımız proteinleri doğumdan itibaren parçalayamıyor ve fenilalanin kanda birikip beyinde olumsuz sonuçlara neden oluyor. Çocuklarımızın maalesef beyninde tedavi edilmezse eğer ciddi engellilik oluşturabilen arızalar meydana geliyor. Bu hastalık, bir damla topuk kanıyla erken dönemde tanınıp tedavisi mükemmel şekilde gerçekleştirilebiliyor. Tedavi tamamen diyet tedavisi ve bazen bazı ilaçlar kullanılabiliyor. Diyet tedavisi ile bu tedaviye uygun ürünlerle meydana getirilen yaş pasta, hamburger gibi ürünleri çocuklarına tükettirebiliyorlar. Çocuklarımız tedavi ile birlikte tamamen normal zekaya sahip oluyorlar. İleride doktor, mühendis olabilecek kadar zeki çocuklar olabiliyorlar" dedi. "Proteinli ürün tüketemiyorlar" Bu hastalığa sahip olan çocukların beslenme düzeninden bahseden Doç. Dr. Bozacı, "Bu çocuklarımız tüm proteinli ürünleri tüketemiyorlar. Normal yumurta, balık, tavuk, normal undan yapılmış ekmekler, kuru bakliyatlar, bunların hiçbirisini maalesef tüketemiyorlar. Hepsinde ölçülü davranmaları gerekiyor. Sebzeler genellikle miktarları hesaplandığı zaman daha tüketime uygun. Biz bunlara bir önceki atölyemizde hamburger yaptık ve tamamen sebzeden. Etten farkının anlaşılmadığı bir köfte yaparak, düşük proteinli ekmeklerini ürettik. Bugün de yaş pastalarını yapıyoruz. Düşük proteinli bir kek ile üzerine tamamen düşük proteinli krema ile ailelerin pasta yapmasını sağladık. Doğum günlerinde çocuklarımızın da normal olmasını ve normal hissetmesini sağlamak istedik." şeklinde konuştu. Torunu için atölyeye katıldı Torunu için atölyeye katılan Gülsen Güvenç, "Torunum 10 yaşında. Çok mutluyum. Ona bir şey yaptığım, sevdirebildiğim ve yedirebildiğim için mutluyum" ifadelerini kullandı. Atölye çalışması, yapılan pastalar ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Hasan Çavuşoğlu: "Şimdiye kadar hocamızın oyuncu talebi olmadı"
09 Ocak 2026 Cuma - 12:33 Hasan Çavuşoğlu: "Şimdiye kadar hocamızın oyuncu talebi olmadı" Corendon Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu, transfer döneminde şimdiye kadar Teknik Direktör Joao Pereira’nın herhangi bir talebi olmadığını söyledi. Çavuşoğlu, ligin ikinci yarısında daha da toparlanıp, şanssızlıklarını da kırıp, ligi iyi bir yerde bitirmek istediklerini söyledi. Corendon Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu, Cengiz Aydoğan Tesisleri’nde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İlk yarıyı istedikleri noktanın altında bitirdiklerini söyleyen Çavuşoğlu, "Beklentimiz en az 25 puandı ama futbolda şansızlıklar her takımda olduğu gibi bizde de vardı. Kazanmamız gereken maçları berabere bitirdik ya da kaybettiğimiz maçlar da oldu ama futbolun içerisinde bunlar var. İnşallah ikinci yarı daha da toparlanırız ve şanssızlığı da kırarsak ligi daha iyi bir noktada bitireceğimize inanıyoruz. İyi bir kamp dönemi geçirdiğimizi düşünüyorum. Anadolu takımları, büyük takımlarla oynadığında futbolcular daha motive oluyor aslında bunu futbolcularımızla da konuşuyoruz. Her takıma aynı motive olmamız gerektiğini söylüyorum. Hoca da aynısını dile getiriyor, vurguluyor ama futbolun içerisinde bunlar var. Anadolu takımları, denk takımlar olduğu için o motivasyon bazen gösterilemeyebiliyor. Bunu dile getiriyorum ama rahatsız olduğumu da söyleyebilirim. İnşallah ikinci yarı her takıma karşı motivasyonumuzun iyi olmasını temenni ediyorum" dedi. "Görüştüğümüz, aldığımız bir futbolcu yok" Devre arası transferleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Başkan Çavuşoğlu, "Şimdiye kadar hocamızın yönetimimizden, transfer komitesinden bir oyuncu talebi olmadı. Zaten sezon başı geniş bir kadro kurmuştuk. Afrika Kupası’na giden üç oyuncumuz var. Aslında kadromuzda yabancı sayımız yeterli, bu yıl yerli oyunculara da ağırlık verdik. Transferin bitmesine de var. Önümüzdeki günlerde gelişme yaşanırsa paylaşırız. Ama şu anda görüştüğümüz, aldığımız bir futbolcu yok. Alanyaspor’da Ogundu, Maestro ve Ümit Akdağ olsun, Türkiye’nin ve bazı Avrupa takımlarının gündeminde, takip edilen oyuncular olduğunu söyleyebiliriz. Oyuncularımız kıymetli ama henüz kulübümüze resmi olarak bir şey gelmedi. Söylentiler var, konuşulanlar var ama resmi olarak kulübümüze herhangi bir teklif yok. Zaten devre arası bizim çok önemli. Devre arasında yeni ve iyi oyuncu almak çok zor. Bizim oyunculara da teklif gelirse ve burayı boşaltırsak sıkıntı bir süreç yaşayabiliriz ama dediğim gibi şu anda kulübümüze gelen resmi bir teklif yok" şeklinde konuştu. "Harcama limiti ile ilgili herhangi bir sıkıntımız yok" Türkiye Futbol Federasyonu’nun kulüpleri için yapmış olduğu harcama limitleriyle ilgili sıkıntılarının olmadığını dile getiren Hasan Çavuşoğlu, "Bizim harcama limitiyle ilgili bir sıkıntımız yok. Alanyaspor’un kaliteli, 45 kişilik bir yönetimi var. Biz kulübü en iyi nasıl idare ederiz, Süper Lig’de nasıl en iyi şekilde devam ederiz, gece, gündüz bunun çalışmasını yapıyoruz. Kulüp yönetmek gerçekten dünyanın en zor işi ama çok şükür dengeli bir şekilde gitmeye çalışıyoruz. Transferlerde, ödemelerimizde akıcı bir şekilde devam etmeye çalışıyoruz. Elimizden geldiğince düzgün iş yapmaya çalışıyoruz. Harcama limitiyle ilgili de herhangi bir sıkıntımız yok, tabloda ortada zaten" ifadelerini kullandı.
Kepez Zabıtası’ndan işgaller ve gıda ihlalleri denetimi
09 Ocak 2026 Cuma - 12:20 Kepez Zabıtası’ndan işgaller ve gıda ihlalleri denetimi Kepez Belediyesi,Akdeniz Sanayi Sitesi ile Yeşil Sanayi Sitesi ve çevresinde gıda güvenliği ve kamu alanı işgallerine yönelik geniş çaplı bir denetim gerçekleştirildi. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen denetim çalışmaları kapsamında, yol, kaldırım ve yeşil alanlarda izinsiz faaliyet göstererek kamu alanlarını işgal eden seyyar satıcılara yönelik gıda ve işgal kontrolleri gerçekleştirildi. Denetimler; Antalya Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri, Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, İlçe Tarım Müdürlüğü, genel kolluk kuvvetleri ile Kepez Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ve Park Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinin iş birliğiyle yapıldı. Kurumlar arası koordinasyonla yürütülen çalışmalarda, sanayi sitelerindeki seyyar satıcılar ve faaliyet gösteren iş yerleri mevzuat çerçevesinde denetlendi. Ekipler, özellikle izinsiz seyyar satış faaliyetleri, kamu alanlarının işgali, gıda ürünlerinin hijyen şartları, ruhsat ve belge kontrolleri üzerinde yoğunlaştı. Gıda kontrol ekipleri tarafından seyyar satıcıların satışa sunduğu ürünler hijyen şartları ve gıda güvenliği açısından detaylı şekilde incelendi. Yapılan kontrollerde halk sağlığını tehdit edebilecek unsurlar titizlikle incelenirken, yol ve kaldırımları işgal ederek yaya ve araç trafiğini olumsuz etkileyen uygulamalara da müdahale edildi. Denetimler sonucunda mevzuata aykırı faaliyet gösterdiği tespit edilen şahıslar hakkında gerekli işlemler yapıldı. Denetimlerin ardından Kepez Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri bölgede temizlik çalışması gerçekleştirdi.
Çağdaş Atan: "Güçlü bir Konyaspor izleyeceğimizi düşünüyorum"
09 Ocak 2026 Cuma - 12:19 Çağdaş Atan: "Güçlü bir Konyaspor izleyeceğimizi düşünüyorum" Konyaspor Teknik Direktörü Çağdaş Atan, "Oyuncularıma güveniyorum. İki bölgede eksikliğimiz var onlar da tamamlandıktan sonra ciddi anlamda güçlü bir Konyaspor izleyeceğimizi düşünüyorum" dedi. Konyaspor, devre arası çalışmalarını Antalya’da sahada gerçekleştirdiği antrenman ile sürdürdü. Teknik Direktör Çağdaş Atan yönetiminde yapılan antrenman, ısınma hareketleri ile başladı. Daha sonrasında idman 5’e 2 ile devam ederken taktik çalışması ile devam etti. İdmanda, yeni transfer Deniz Türüç rahatsızlığı nedeniyle yer almadı. "Geçirdiğimiz en iyi kamplardan bir tanesi diyebilirim" Antrenmandan önce basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü Çağdaş, "Geçirdiğimiz en iyi kamplardan bir tanesi diyebilirim. Sakatlık olmadan çok ciddi bir şekilde çalışarak yeni gelen oyuncularımızın adaptasyonunu sağlayacak şekilde uyumlu, güzel geçti. Sert de bir hazırlık maçı oynadık. Bence iyi de bir sınav verdik. O yüzden mutluyuz. Son 3 idmanımız bununla beraber kampı tamamlayıp Bodrumspor maçı hazırlıkları için Konya’ya döneceğiz" şeklinde konuştu. "Güçlü bir Konyaspor izleyeceğimizi düşünüyorum" Oynadıkları her maçı kazanmayı hedeflediklerini anlatan Atan, "Kazanmak için oynuyoruz. Bu mümkün mü? Çok mümkün bir şey değil. Yenilediğimiz kadromuzla alabildiğimiz tüm puanları almak istiyoruz. Bizim verdiğimiz mesaj bu. Oyuncularıma güveniyorum. İki bölgede eksikliğimiz var onlar da tamamlandıktan sonra ciddi anlamda güçlü bir Konyaspor, Çağdaş Ataş ve ekibinin imzasını taşıyan bir Konyaspor izleyeceğimizi düşünüyorum. Aslında ilk yarıda özellikle Trabzon deplasmanında çok iyi oynadığımız bir oyun vardı. Ama bölgesel eksiklikler, rotasyonel eksiklikler bizim bu maçlardan puanlarla çıkmamızı engelledi. Hep bunu anlatmaya çalıştım herkese de anlatıyorum. Biz gelmeden önce iç sahada 6 maçın 4’ü kaybetmiş, kağıt üzerinde kazanması favori gözüken maçları Konyaspor maalesef kaybetti. Bunu biz telafi etmeye çalıştık ama özellikle Adil ve Ndao’nun cezası yer yer eksikliklerle biz de çok fazla çare olamadık. İkinci yarıda yapmış olduğumuz 4 transfer yapacağımız 2 transfer ile mevcut oyuncularımızın performansını açığa çıkaracağız" diye konuştu.