Yerel Haberler
Antalya
Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Antalya-Antalya etabını Davide Ballerini kazandı 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:35:19 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 152.8 kilometrelik Antalya-Antalya etabını Astana Takımı’ndan İtalyan sporcu Davide Ballerini 3 saat 19 dakika 41 saniye ile kazandı. 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 152.8 kilometrelik Antalya - Antalya etabı sona erdi. Dünkü tırmanış etabından sonra 147 sporcu imza atarak yarışa başladı. Astana Takımı’ndan İtalyan sporcu Davide Ballerini 3 saat 19 dakika 41 saniye ile kazanan isim oldu. Konya Büyükşehir Belediyespor’dan Mustafa Tarakçı tekerlek farkı ile dördüncü oldu. Genel ferdi klasmanda Caja Rural’dan Sebastian Berwick yarınki etapta da Turkuaz mayoyu giyecek. Yeşil Mayo ise el değiştirdi ve 1 puanla Tom Crabbe’den, Davide Ballerini’ye geçti. Berwick aynı zamanda Kırmızı Mayo’yu da taşımaya hak kazandı. Mayolar sahiplerini buldu TGA - GoTürkiye sponsorluğundaki Beyaz Mayo, Mustafa Tarakçı’ya Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkan Vekili Fikret Hayali tarafından takdim edildi. Türk Telekom sponsorluğundaki Turkuaz Mayo, Sebastian Berwick’e Antalya Valisi Hulusi Şahin tarafından takdim edildi. Spor Toto sponsorluğundaki Yeşil Mayo, Davide Ballerini’ye Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu tarafından takdim edildi. Türk Hava Yolları sponsorluğundaki Kırmızı Mayo, Sebastian Berwick’e Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan tarafından takdim edildi. Tur yarın başkentte sona erecek 8 gün boyunca süren ve 8 etaptan oluşan 1153 kilometre uzunluğundaki 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu yarın koşulacak 105.2 kilometrelik Ankara - Ankara kriteryumu ile sona erecek. Şampiyonlar, takım birincileri kupa ve madalyalarını düzenlenen törenle alacak.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:49 Yarım altın ödüllü yarışmada kadınlar, kilolarca domates kasasını koşa koşa taşıdı 27. Kumluca Tarım ve Seracılık Festivali kapsamında gerçekleştirilen Kadınlar Matinesi, renkli görüntülere sahne oldu. Dereceye girenlere altın verilen yarışmada kadınlar, kilolarca ağırlıktaki domates kasalarını dakikalar içinde koşa koşa taşıdı. Kumluca Atatürk Stadı’nda düzenlenen program kapsamında kadınlar arasında çeşitli yarışmalar düzenlendi. Katılımcılar, yarışmayı kazanmak için mücadele etti hem de eğlenceli anlar yaşadı. Alanı dolduran kadınların ilgiyle takip ettiği yarışmalarda zaman zaman renkli görüntüler oluşurken, katılımcılar festival coşkusunu hep birlikte yaşadı. Rekabet dolu mücadelelere sahne olan 3 yarışma eğlence dolu anlar yaşattı. 8 takımın mücadele ettiği Halat Çekme Yarışması’nda "Şen Kızlar" takımı birinci, "Bacılar" takımı ikinci oldu. 2 dakikada 17 domates dolu kasayı taşıdı 18 kadının katıldığı Domates Kasası Taşıma Yarışması’nda dereceye giren Hatice Işık 2 dakikada 17 kasa taşıyarak birinci oldu. Eda Karakaya 14 kasa taşıyarak ikinci, Ayşe Akyürek 13 kasa taşıyarak üçüncü oldu. Yarışmalar sonucunda dereceye giren yarışmacılara protokol üyeleri tarafından ödülleri takdim edildi. Yarışmalarda birinci olan altın, ikinciye çeyrek, üçüncüye ise gram altın verildi, ayrıca yine dereceye giren yarışmacılara sponsorlar tarafından ev eşyaları da verildi. Program yöresel sanatçı Özlem Şahin konseri ile sona erdi. "Yarışmalara serada çalışarak hazırlanıyorum" 3 yıl üst üste domates kasası taşıma yarışmasını kazanan Hatice Işık; "Bu yarışmayı kazanıyorum. Kazanmaya da devam edeceğim. Yarışmalara serada çalışarak hazırlanıyorum. Ben Yörük kızıyım. Biz ailemiz tarafından böyle yetiştirildik" dedi. Halat Çekme Yarışmasını kazanan Şen Kızlar ekibinden Süreyya Şen de, "Bu yarışmayı geçen yılda biz kazanmıştık. Bundan sonrada kazanmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim grupta kamyona tomruk odun yükleyen var. Kepçeci eşi olanda var. Bu yarışmayı kazanmaya devam edeceğiz. Çünkü güçlü bir ekibimiz var" dedi.
Uyuşturucu ticaretinin merkezi bölgeye ekipler amirliği ve bekar polisler için lojman ile yaşam alanı
20 Ocak 2026 Salı - 14:18 Uyuşturucu ticaretinin merkezi bölgeye ekipler amirliği ve bekar polisler için lojman ile yaşam alanı Antalya Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu Antalya’ya gelen herkesin, uyuşturucu temini için Zeytinköy’e gidileceğini bildiğini belirterek "İnsanlar kapılarına ‘Bu evde uyuşturucu satılmıyor’ diye yazmak zorunda kalmış. Zeytinköy’ün tam ortasına mobil karakol koyduk. Yetmeyecek dedik, ekipler amirliği yapacağız ,bu da yetmeyecek 15 tane bekar lojmanı yapacağız. Bekar polislerimiz burada yaşayacak, yaşam alanı olacak. Yetmeyecek, orada bir arazi daha bulduk, onu da mobil karakolun bulunduğu alanda birleştireceğiz. Polislerin aileleri ile çocukları ile birlikte yaşayabilecekleri 20 tane daha polis lojmanı yapacağız. Orası bizim alanımız oradan çıkmayacağız dedi. Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) her ay gerçekleştirdiği basın sohbetlerinin konuğu Antalya İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu oldu. Toplantıda konuşan ve gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zaimoğlu, asayişten trafiğe kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Antalya’nın, turizm açısından bakıldığında zaman zaman tek bir ilde insan yoğunluğu bakımından kentlerin başında geldiğini belirterek, "O yüzden hep söylüyoruz, Antalya turizmin başkentidir. Tabii ki ilimize gelen insanlar huzur ve güvenlik isterler. Bizim görevimiz de hem vatandaşlarımızın hem de misafirlerimizin güvenli bir şekilde tatillerini yapıp huzur içinde evlerine dönmelerini sağlamaktır" dedi. "Birinci önceliğimiz, bu zehir ağını kurutmak" Her ay düzenli toplantılar yaptıklarını ve ne kadar suç işlendiği, ne kadarı aydınlatıldığı gibi verilerle çözümler aradıklarını belirten Antalya İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, uyuşturucu ile kararlılıkla mücadele ettiklerinin altını çizerek, "Uyuşturucu kullanıp sokakta yatıp kalkan kişilerle sürekli çalışmalar yapıyoruz. Birinci önceliğimiz, bu zehir ağını kurutmak için çalışmaktır. Bu ulaşım ağının engellenmesi, sorunun kökten çözümü anlamına gelebilir. Amacımız, çocukların bu zehirleri denemelerinin önüne geçmektir. Çünkü uyuşturucu ilk denemede yüzde 80 oranında bağımlılık yapıyor. Bağımlı olduktan sonra yüzde 4 ila yüzde 10 arasında bağımlılıktan kurtulma oranı var. Şanslı olsanız dahi ömür boyu yoksunluk hissi çekiyorsunuz. Madde bağımlılarının 40 yaşını görme oranı çok düşüktür. Yüzde 75’i 40 yaş ve üzerini göremiyor. Dolayısıyla ne kadar büyük bir sorun olduğunun herkesin farkında olması lazım. Baronları yakaladık, aracıları yakaladık. Ancak bu sorun bunlardan ziyade talep ve kullanımdan çözülecek" ifadelerini kullandı. "Artık alışılmış, kimse ihbar etmiyor" Zeytinköy’de insanların gözü önünde uyuşturucu kullanımının artık alışılmış hale geldiğini ve vatandaşların ihbarda bulunmadığını belirten Zaimoğlu, "Zeytinköy’de herkesin gözü önünde, her apartmanda, her sokakta uyuşturucu kullanılıyor. Balkondan görenler de artık alışmış. Kimse ihbarda bulunmuyor. Yaya devriyeleri artırdık, apartman diplerine çekilmeye başladılar. Çekildikleri köşe başlarında ve apartman diplerinde bize ihbar gelmiyor. Şimdi de dron soktuk. Bu şekilde çalışıyoruz. Bazıları zaten burası bataklıktı, içende ölen de bu bataklıkta yaşıyordu. "Bütün Antalya’ya mı yayacaksınız?" diye soruyorlar. Hayır, bataklığı kurutmak istiyoruz. Gidebilecekleri birkaç mahalle var. Şimdiden o bölgelerde kamera ve devriye çalışmalarını yaptık. Kepez’de, Aksu’da bu mahallelere önlemler aldık. Günde 80, gece 60 personelle Zeytinköy’de devriye atıyoruz. Zeytinköy’ün tam ortasına mobil karakol koyduk. Yetmeyecek dedik, ekipler amirliği yapacağız. 15 tane bekar lojmanı yapacağız. Bekar polislerimiz burada yaşayacak, yaşam alanı olacak. Yetmeyecek, orada bir arazi daha bulduk, onu da mobil karakolun bulunduğu alanda birleştireceğiz. Polislerin aileleri ile çocukları ile birlikte yaşayabilecekleri 20 tane daha polis lojmanı yapacağız. Orası bizim alanımız oradan çıkmayacağız. Bunun haricinde gidebilecekleri her alanı da daraltmaya, boğmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Kapısına uyuşturucu satılmadığını yazan var" Antalya’ya gelen herkesin, uyuşturucu temini için Zeytinköy’e gidileceğini bildiğini söyleyen İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu, "Orada yaşayan ve bu işi yapmayan aileler, kapılara ‘Bu evde uyuşturucu satılmıyor’ diye yazmak zorunda kalmış. Bu kadar fazla talep var. Dolayısıyla burada işimiz ve uygulamalarımız çok ve devam edecek. Yıl sonuna kadar 1000 adet yüz tanıma kameramız her tarafta aktif olacak. Yüz tanıma kameralarıyla terörden, uyuşturucudan veya asayiş olaylarından aranan kişiler yakalanacak. Bir süre sonra 5 suçtan fazla kaydı olanlar, çocuk istismarından, yankesicilikten kaydı olanlar için yakalama alarmı üretmesine komut vereceğiz. Alarm verildiğinde o bölgedeki ekipler bu şahıslar için daha dikkatli olacak. Herhangi bir şahıs kamera ile tespit edildikten sonra bir suç işlerse sistem 1 haftalık geriye dönük verileri bize sunar. Nerede, ne zaman görüldüğünü saniyeler içinde bize verir. Bu sayede suçluyu hemen yakalayabiliriz. İnsan hakları açısından bir vatandaşın canının yanmaması mı, yoksa kamunun önünde olan verilerin bizde bir süre kalması mı? Ben kimsenin canının yanmamasından yanayım" dedi. "Uyuşturucu içmek suçtur" Ünlü isimlere düzenlenen uyuşturucu operasyonlarına da değinen Zaimoğlu, "Uyuşturucu kullananlar, nasıl olsa kullanmak suç değil diye düşünüyor. Bunu kafadan silmek için kullananları gözaltına alıp onlara psikolog çağırıyoruz, ailesini ve yakınlarını çağırıp durumu anlatıyoruz. Ünlü, ünsüz kim olduğu önemli değil. Biz ünlü ya da ünsüz ayrımı yapmıyoruz. Herkese eşit muamele yapılır, biz de öyle yapıyoruz" ifadelerin kullandı. Çocukların ailedeki eğitimleri hakkında önemli açıklamalarda bulunan Sabit Akın Zaimoğlu, "Çocuklarımız bizim olmazsa olmazımızdır. Gençlerimiz bu kadar önemliyken bu konuya daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor. Çocuklarda empati gelişimi iki yaşında tamamlanır. İki yaşına kadar çocuğa empati verebilirsiniz. Ondan sonra sadece suç ve ceza mantığıyla hareket eder. Karnı açken karnını doyurmayıp altını temizlemezseniz, o çocukta empati gelişmiyor. Yabancılarda ‘moral eğitimi’, bizde ‘din kültürü ve ahlak eğitimi’ dediğimiz şey 4-5 yaşında tamamlanır. Çocuk eğitimi bu kadar önemliyken biz evlenecek kişilere aile eğitimi için 1-2 saatlik seminer dahi vermiyoruz. Suç ve suçluyu önlemek açısından bu noktalarda dikkat etmek gerekiyor. Milli Eğitim ile bu konularda çalışmalar yapmamız gerekiyor" dedi. "1 milyon 600 bin araç sayımız var" Antalya trafiğinde 1 milyon 600 bin araç bulunduğunu ve bu rakamın üçte birini motosikletlerin oluşturduğunu söyleyen Zaimoğlu, "Antalya’da 1 milyon 600 bin araç var. 2 milyon 600 bin nüfusa bu araç sayısı oldukça yüksek bir rakam. Nüfusla kıyaslandığında motosiklet kullanımında açık ara zirveden olan şehir ise Antalya. Şehirde bulunan 1 milyon 600 bin aracın üçte biri motosiklet. Kazalara karışan motosiklet oranı üçte bir olmasına rağmen, motosiklet kaynaklı kazaların oranı neredeyse yüzde 50’lerde. Bu noktada kaportası sizin olduğunuz araçlar olan motosikletlere dikkat etmek gerekiyor. Bunun yanında, hırsızlık, gasp gibi olaylarda da genellikle motosiklet kullanıldığı için bizim için önceliklerden biri plakasız motosikletlerdir. Bu noktada motosikletle alakalı uygulamalarımızı sıklıkla sürdürüyoruz" diye konuştu. "7-24 değil, 8-25 çalışıyoruz" Zaimoğlu, "Aranan şahıslar, suç işleme potansiyeli en yüksek kişilerdir. Neden? Çünkü zaten aranıyor, dolayısıyla kaybedecek bir şeyi yok. Yine suç işleyebilir. Cezaevine girdiğinde kendine yetecek kadar para bulmak zorunda. Bir diğer sebep de cezaevine girdiğinde ailesine yetecek kadar para bırakmak zorunda olmasıdır. Dolayısıyla biz aranan şahsı aldığımızda, otomatik olarak suç işleme potansiyelini ciddi oranda düşürmüş oluyoruz. Dolayısıyla biz 7-24 değil, tabiri caizse 8-25 huzur ve güvenlik için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.