Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
ALTSO Başkanı Erdem: "Vergi affı ile borçlar yapılandırılmalı, finansmana erişim kolaylaşmalı"
30 Nisan 2026 Perşembe - 21:12:16
Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, yerel ve küresel gelişmelerin etkisiyle son yıllarda ciddi bir daralma ve mali baskı altında kalan turizm sektörü için finansman, vergi ve mevzuat alanlarında acil düzenleme çağrısı yaptı. Geçtiğimiz günlerde ALTSO Meclis Toplantısı’na katılan Antalya Vergi Dairesi Başkanı İlhan Karayılan ile de sektörün bu taleplerini paylaştıklarını belirten Erdem, turizmin Türkiye ekonomisi için stratejik önemine dikkat çekti. Turizm sektörünün doğrudan döviz girdisi sağlayan bir alan olduğunu belirten Erdem, "Turizmciler fiilen hizmet ihracatı yapıyor. Ülkemize döviz kazandıran bu sektörün, ihracatçı statüsünde değerlendirilmesi gerekiyor. Bu sayede turizmciler Eximbank kredileri, vergi avantajları ve teşviklerden yararlanabilir" diye konuştu. Rekabet gücünün artırılması için bu adımın kritik olduğunu söyleyen Erdem, buna ilave olarak Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, "İhracat ve üretimi desteklemek amacıyla kurumlar vergisinde, normal ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 25’ten yüzde 14’e indirileceğini, üretici ihracatçılarda ise oranın yüzde 9’a kadar düşeceği" yönündeki açıklamasına atıfta bulunarak, "Turizmcilerin de ihracatçı sayılarak bu haklardan yararlandırılmasını talep ettiklerini" dedi. "Vergi affı ile borçlar yapılandırılmalı, finansmana erişim kolaylaşmalı" Pandemi sonrasında toparlanma sürecinde artan maliyetler ve düşen kârlılık nedeniyle birçok işletmenin borç yükü altında olduğunu belirten Erdem, turizm sektörüne özel borç yapılandırma paketleri hazırlanması gerektiğini dile getirdi. Sektörün vergi affı beklentisi de olduğuna da işaret eden Erdem, ayrıca bu yıl uygulamaya giren "Yeni Yangın Yönetmeliği" gibi benzer uygulamalar nedeniyle uygun faizli ve uzun vadeli kredi imkânlarının sağlanmasının sektöre nefes aldıracağını söyledi. Erdem, aksi halde küçük ve orta ölçekli işletmelerin ayakta kalmakta zorlanacağını ifade etti. "KDV uygulamalarındaki çelişkiler giderilmeli" Bölgenin ağırlıklı olarak konaklama, yeme-içme işletmelerinden oluştuğuna dikkat çeken ALTSO Başkanı, "Turizm işletmeleri satın aldıkları alkollü içeceklerde ödedikleri yüzde 20 KDV’yi mahsup edemiyor. Bu durum da işletmeler üzerinde çifte yük oluşturuyor. Genel giderden düşen bu masrafın KDV üzerinden mahsup edilmemesi genel vergi uygulamalarına da uygun bir yöntem değil" dedi. Bununla beraber bölgede ve turizm merkezlerinde hizmet üretildiğini, genellikle konaklama ve yeme-içme işletmelerinin bulunduğunu yineleyen Başkan Erdem, "Gıda alışlarında da yüzde 1 olan KDV girdi maliyetlerimiz satışta yüzde 10 olarak değerlendiriliyor. Turizmci zaten ağır yük altında. Bu yüzde 9’luk KDV farkı da yine işletmelerimizin üzerinde artı bir yük olarak kalıyor" diyerek bu gibi uygulamaların yatırımcı lehine düzeltilmesi gerektiğini belirtti. "Cirodan vergi alınmamalı" Artan maliyetler ve kur baskısı nedeniyle sektörde kârlılığın düştüğünü ancak vergi yükünün artarak devam ettiğini ifade eden Erdem, ciro üzerinden alınan vergilerin işletmeleri zorladığını kaydetti. Erdem, "Kazanç üzerinden vergi alınması gerekirken, ciro (hasılat) üzerinden alınan yükler özellikle düşük marjla çalışan turizmcileri ciddi şekilde etkiliyor. Örneğin konaklama ve yeme içme tesislerinde yüzde 2 oranında Konaklama Vergisi ile binde 5 oranında Turizm Katkı payı ciro üzerinden hesaplanıyor. Bu oran çok düşük karlarla çalışan işletmelerde büyük gelir kayıplarına sebep oluyor. Hasılat bir kazanç olarak görülmemeli. Hasılattan alınan vergilerin rakamları küçük gibi görünse de kazanca yansıdığı zaman çok büyük çarpan etkisi oluşturuyor. Verginin sadece kazanç üzerinden alınması gerekir. Bu rakamları milyonlarla hesapladığımız zaman çok ağır bir yük ile karşı karşıya kalıyoruz. Vergide asıl olan elde edilen kazanç üzerinden alınmasıdır. Ciro üzerinden alınan verginin kaldırılmasını talep ediyoruz" dedi. "Ecrimisil harçları YDO ve Tüfe’ye göre çok fahiş artıyor" ALTSO Başkanı ayrıca ecrimisil nedeniyle alınan yüksek harç oranlarına da dikkat çektiği açıklamasında, "2026 yeniden değerlendirme oranı yüzde 25,49, son açıklanan enflasyon oranı ise 32,82 iken Ecrimisil harçlarının bu oranlara göre fahiş oranda artması da turizmci için büyük bir yüktür. Bir yandan devlet desteği bekleyen turizmciye kira artış oranlarının neredeyse 7-8 katı oranında artışla karşı karşıya bırakılması zor günler geçiren sektörün belini büküyor. Artışların açıklanan yeniden değerlendirme ve enflasyon oranlarını aşmaması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerine yer verdi. Başkan Erdem, turizm sektörünün sürdürülebilirliği için atılacak adımların yalnızca işletmeleri değil, bölge ekonomisini ve istihdamı da doğrudan etkileyeceğini belirterek, "Turizm, Türkiye’nin en önemli döviz kaynaklarından biridir. Bu sektörü güçlendirmek, ülke ekonomisini güçlendirmektir" çağrısı yaptı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 19:48
TUR’da Patara - Kemer etabını Casper Van Uden kazandı
61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 180.7 kilometrelik Patara-Kemer etabını Team Picnic Postnl Takımı’ndan Casper Van Uden 4 saat 6 dakika 9 saniye ile kazandı 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Patara-Kemer startına 153 sporcu imza atarak iştirak etti. 11.47’de verilen gerçek startla birlikte anında kaçışlar başladı. Astana takımından Lev Gonov ile Alpecin takımından Tim Marsman’ın 5’inci kilometredeki kaçışları fazla uzun sürmedi. Daha sonra Total Energies takımından Geoffrey Bouchard ile Muğla Büyükşehir Belediyespor’dan Rudolf Remkhi bir kaçış denemesinde bulundu. 16’ncı kilometre böyle geçildi. Etap, tırmanışlarla seyrelen pelotonun sprinti ile sona erdi. Picnic-PostNL takımından Hollandalı Casper van Uden, Mayıs 2025’teki İtalya Turu’nun ardından ilk kez bir etap zaferine erişti. Bu aynı zamanda Picnic-PostNL’in bu sezondaki ilk galibiyeti oldu. Etabı MBH Bank CSB Telecom Fort takımından Polonyalı Marcin Budziski ikinci bitirirken Bardiani CSF 7 Saber takımından Özbek Nikita Tsvetkov üçüncü oldu. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun gerek genel klasman gerekse takım birincisini muhtemelen tayin edecek ikinci tırmanış etabı yarın koşulacak. Antalya-Feslikan etabı 127.9 kilometre olarak belirlendi. Etabın başlama saati 12.15. Turkuaz Mayoyu Khern Pharma takımından Ivan Ramiro Sosa taşıyacak.
30 Nisan 2026 Perşembe - 16:28
"Kedilere salam doğramak için taşıdığım bıçağı savurdum, pişmanım" diyen sanığa müebbet hapis
Antalya’nın Kepez ilçesinde parkta yürüyüş yapan şahsın uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybetmesine ilişkin davada karar çıktı. İfadesinde "Kesinlikle ölen maktule öldürme kastım olmadı. Halkın üzerime gelmesinden dolayı kaçmak zorunda kaldım. Yaralandıktan sonra tampon yapan da, ambulans çağıran da benim. Pişmanım" diyen sanık müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Kararı değerlendiren maktulün ablası Vasfiye Nayman, "Çok sevinçliyiz, inşallah kardeşim mekanında rahat uyur" dedi. Olay, 1 Kasım 2025 tarihinde saat 12.00 sıralarında Kepez ilçesi Ulus Mahallesi Gazi Bulvarı üzerindeki Fatih Sultan Mehmet Parkı’nda meydana geldi. İddiaya göre, parkta bankta alkol alan bir kişi, yoldan geçenlere sözlü ve fiziksel saldırıda bulunmaya başladı. Üzerindeki bıçağı çıkaran saldırgan, kaldırımda yürüyen vatandaşlara yöneldiği sırada parkta yürüyüş yapan Ali Haydar Özyıldırım’a (58) da saldırdı. Bir anda karşısına çıkan saldırganla kısa süreli boğuşma yaşayan Özyıldırım, aldığı bıçak darbeleriyle yere yığıldı. Çevredeki vatandaşlar ağır yaralanan Özyıldırım’a yardım etmeye çalışırken, saldırgan olay yerinden uzaklaştı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Göğsüne aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanan Ali Haydar Özyıldırım, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Ameliyata alınan Özyıldırım, saldırıdan 1 gün sonra hayatını kaybetti. Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Araştırma ve Önleme Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerinden şüphelinin Sedat Demirören olduğunu saptadı. Kısa sürede yakalanan Demirören, sevk edildiği nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay sonrası kaçan Demirören’in çevredeki iş yerlerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerinde elinde bıçakla yolda rahat tavırlarla yürüdüğü görüldü. Ali Haydar Özyıldırım’ın cenazesi, Antalya Adli Tıp Kurumu morgundaki işlemlerinin ardından ailesi ve yakınlarına teslim edildi. Aile, hayatını kaybeden Özyıldırım’ın kornealarını bağışlama kararı aldı. Cenaze, daha sonra defnedilmek üzere Çakırlar Mezarlığı’na götürüldü. Cenazenin teslim alınması sırasında gözyaşlarına hakim olamayan kızı Kader Yanadur’u yakınları teselli etmeye çalıştı. "Kedilere salam doğramak için taşıdığım bıçağı savurdum" Tutuklu sanık Sedat Demirören’in "kasten öldürme" suçundan yargılandığı davanın karar duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık ile maktul Ali Haydar Özyıldırım’ın yakınları ile taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Sanık Demirören, ilk duruşmadaki savunmasında Ali Haydar Özyıldırım’ı boşandığı eşi nedeniyle simaen tanıdığını öne sürerek, olay günü eski eşiyle tartıştıktan sonra evinin alt sokağındaki parka gidip alkol aldığını söylemişti. Demirören, parkta bulunduğu sırada boşandığı eşi nedeniyle simaen tanıdığını iddia ettiği bir kişinin geçtiğini belirterek, "Şahıs parkta yürürken birbirimize ters ters baktık, yanına gidince suratıma yumruk vurdu. Belinden bir şey çıkartır düşüncesiyle kendimi savunmak amacıyla yanımda kedilere salam doğramak için taşıdığım bıçağı savurdum, öldürme kastım yoktu" ifadelerini kullanmıştı. Karar duruşmasında savunması alınan Demirören, "Maktule Allah’tan rahmet diliyorum, çok üzgünüm, özür dilerim. Yaşanmasını kesinlikle istemezdim, zarar verme gibi bir niyetim yoktu. Bir anda gelişen olaydı, tersleşmemiz sonucu gelişen bir olaydı. Ailesinden de özür diliyorum" dedi. Savcı müebbet hapis talep etti Cumhuriyet savcısı, sanık ve taraf avukatlarının beyanlarının ardından verdiği mütalaasında sanık Sedat Demirören’in kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Mütalaaya karşı son savunması sorulan sanık Demirören, "Kesinlikle ölen maktule öldürme kastım olmadı. Halkın üzerime gelmesinden dolayı kaçmak zorunda kaldım. Tampon yapan benim, ambulans çağıran da benim. Üzerime keserle, sandalyeyle gelinmesi üzerine olay yerinden uzaklaşmak zorunda kaldım. Ellerimdeki kan oradan mevcut. Pişmanım" diye konuştu. Mahkeme heyeti, sanık Demirören’i "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. "Kardeşim mekanında rahat uyur" Kararın ardından maktul Ali Haydar Özyıldırım’ın yakınları, adliye önünde basın mensuplarına açıklamada bulundu. Özyıldırım’ın ablası Vasfiye Nayman, verilen karardan dolayı mahkeme heyetine teşekkür ederek, "Çok sevinçliyiz, inşallah kardeşim mekanında rahat uyur. Avukatların sayesinde müebbet hapis cezası aldı. Allah kimseye göstermesin, acımız çok büyük. Allah kimseye yaşatmasın, kimsenin başına gelmesin inşallah" dedi. "Masum bir kişi hayattan koparıldı" Maktulün kuzeni Mihriban Sarı ise adaletin yerini bulduğunu ifade ederek, "Şu an karar açıklandı. Masum bir kişi hayattan koparıldı, onun üzüntüsünü, acısını yaşıyoruz. Adaletimize, yargı sürecine her zaman güvenimiz tamdı, bugün bunu görmüş olduk. Bu kişi müebbet hapis ile cezalandırıldı. Acımız çok taze fakat bir nebze olsun su serpildi. Maalesef bu tarz insanların yüzünden masum kişiler hayattan koparılıyor. Adaletimize, devletimize teşekkür ediyorum. Kimse benim başıma gelmez demesin. Çok masum, kimseye zararı olmayan kuzenimiz hayattan koparıldı. Bu yüzden kararı duyunca çok sevindik" ifadelerini kullandı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 16:22
Kayalıklardan düşerek yaralanan şahıs için ekipler alarma geçti
Antalya’da deniz kenarında kayalık alandan düşerek yaralanan şahıs AFAD ve Sahil Güvenlik ekiplerince kurtarıldı. Olay, saat 14.00 sıralarında Konyaaltı ilçesi Liman Mahallesi Küçük Çaltıcak mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, deniz kenarında yürüyüş yapan erkek bir şahsın kayalık alandan düştüğünü gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve sağlık ekipleri sevk edildi. Başında ve vücudunun çeşitli yerlerinde yaralanan ve ismi Mevlit D. olduğu öğrenilen kişi ilk müdahalesi sonrası sedyeye alınıp ulaşım zorluğu nedeniyle nedeniyle Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı Dalış Emniyet Güvenlik Arama Kurtarma (DEGAK) ekibine teslim edildi. Kayalık alandan sedye ile sahile çıkartılan yaralı şahıs ambulansla hastaneye kaldırıldı.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 14:03
ATB Başkanı Çandır: "Fırtınada zarar gören alanlar aynı dere ve çay havzasında"
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, afette 5 bin dekarın üzerinde tarım alanının zarar gördüğünü belirterek, "Zarar gören alanlara baktığımızda büyük bölümü aynı çay ve dere havzalarında tekrar etmektedir. Çözüm ise planlı, bilimsel ve uzun vadeli altyapı yatırımlarından geçmektedir" dedi. ATB Ocak Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkan Vekili Abdullah İnan başkanlığında yapıldı. Toplantıda ATB’nin 2025 çalışma özeti sunularak, yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyeler bilgilendirildi. ATB Başkanı Ali Çandır, konuşmasında Antalya’da yaşanan sel, dolu, fırtına ve hortum nedeniyle 5 bin dekarın üzerinde tarım alanının zarar gördüğünü kaydetti. Çandır, "Son günlerde Kumluca, Finike, Demre ve Aksu başta olmak üzere kentimizde yaşanan hortum ve sel afetleri hepimizi derinden üzmüştür. Hayatını kaybeden yavrumuza Allah’tan rahmet, ailesine sabır diliyorum. Afetler ilk belirlemelere göre 5 bin dekarı aşan örtüaltı üretim alanlarımızda ciddi zararlara yol açmıştır. Zarar gören üreticilerimize ve tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Zarar gören alanlara baktığımızda büyük bölümü aynı çay ve dere havzalarında tekrar etmektedir. Çözüm ise planlı, bilimsel ve uzun vadeli altyapı yatırımlarından geçmektedir" dedi. 2 bin üreticiye destek talebi Yağışların devam ettiğini, en büyük tesellinin genel hayatı etkileyen daha büyük bir afetin yaşanmamış olması olduğunu söyleyen Çandır, "İlgili tüm kurum ve kuruluşların ilk günden itibaren teyakkuz hâlinde hareket etmesini ve hızlı müdahalede bulunmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Ancak yüksek maliyetler altında üretim yapan ve karlı bir hasat dönemine girerken zarara uğrayan yaklaşık 2 bin üreticimiz açısından acil nakit desteğinin sağlanması, mevcut kredilerin ötelenmesi ve yeni hibe ile uygun kredi imkânlarının acilen devreye alınması büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. Çandır, Antalya’nın kültürel hafızasına önemli katkılar sunan, sevilen tarihçi ve araştırmacı Giray Ercenk’in kaybından duyduğu üzüntüyü de dile getirerek, "Güray Ercenk ağabeyimize Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Kentimize bıraktığı izler daima yaşayacaktır" dedi. "Tarım yüzde 7 küçüldü" Ali Çandır, "2025 yılına 2024’ten daha iyi bir yıl olacağı beklentisiyle başlamıştık. Ancak gerek ülke gerek kent gerekse sektörümüz açısından 2025 yılı birçok göstergede 2024’ün gerisinde kalmıştır" ifadelerini kullandı. 2025 yılında GSYH büyümesinin yaklaşık yüzde 4 civarında olduğunu, ticaretin yüzde 5, sanayinin yüzde 4 büyümesi beklenirken, tarım sektörünün yaklaşık yüzde 7 küçüleceğinin öngörüldüğüne dikkat çeken Çandır, "En dikkat çekici tablo tarımdadır. Çünkü tarım yalnızca ekonomik değil, stratejik bir sektördür. Tarih bize göstermektedir ki tarımını kaybeden, geleceğini kaybeder. Bu nedenle stratejilerin ve politikaların merkezinde tarım olmak zorundadır. Tarım sektörü; ürünlerini maliyet-fiyat ilişkisiyle değil, piyasanın belirlediği fiyatlarla satar. Üretimini sezon içinde esnek biçimde ayarlayamaz ve doğa risklerine tamamen açıktır. Sezon sonunda ya ayakta kalır ya da sektörden çekilmek zorunda kalır. Bu nedenle tarımın stratejik niteliği tartışmasızdır ve politikalar bu gerçekliğe uygun biçimde oluşturulmalıdır" diye konuştu. TÜİK’in il düzeyinde milli gelirin (GSYH) 2000-2024 dönemini kapsayacak şekilde yayımlandığını hatırlatan Çandır, 2019 yılında Antalya’nın ülke ekonomisi içindeki toplam payının yüzde 3,5’e, ticaretteki payının ise yüzde 5,4’e ulaştığını ve en güçlü yıl olduğunu söyledi. Çandır, tarımda ise tablonun çarpıcı olduğunu kaydederek şunları söyledi: "Antalya’nın tarımdaki payı 2010 yılında yüzde 6,1 düzeyindeyken, 2024 itibarıyla yüzde 4,6’ya gerilemiştir. Başka bir ifadeyle son 15 yıl içinde tarım sektöründe yaklaşık yüzde 25 oranında bir pay kaybı yaşanmıştır. Kentimiz özelinde ise tarımın milli gelir içindeki payı 2010’da yüzde 16,3 iken, 2024’te yüzde 7,8’e düşmüştür. 2025’te bu oranın yüzde 7’nin altına inmesini bekliyoruz. Bu durum yalnızca nispi bir değişim değil, kent ekonomisinde genel bir yavaşlamaya işaret etmektedir. Nitekim sanayi sektörünün milli gelir içindeki payı 2021 yılında yüzde 11,8 iken, 2024 yılında yüzde 8,2’ye düşmüştür. Ticaret sektöründe ise en yüksek pay 2022 yılında yüzde 38,3 olarak gerçekleşmiş, 2024 yılında yüzde 37,7’ye gerilemiştir. 2025 yılının bu göstergelerin de gerisinde kalacağı tahmin edilmektedir. Tarım başta olmak üzere birçok temel sektörde 2024 yılına kıyasla daha zayıf bir performansla karşı karşıyayız. Turizmde 2025 yılında güçlü bir ziyaretçi akışı yaşanmasına rağmen sektör katma değer üretiminde ve fiyat rekabetinde beklenen seviyeye ulaşamamıştır. Tarımda ise kuraklık ve iklim şartlarında ötesinde, kentimize özgü daha derin bir kırılganlık dikkat çekmektedir. Tarımda yaşanan yapısal daralmayı yaş meyve-sebze ve domates ticaretinde de net biçimde görüyoruz. Son 6 yılda halde işlem gören sebze ve domates miktarı yüzde 50’nin, meyve miktarı ise yüzde 60’ın üzerinde azalmıştır. Buna karşın fiyat endeksleri 23 kat artmıştır. Bu tablo gösteriyor ki, sorun fiyatlarda değil, üretimde; geçici dalgalanmalarda değil, yapısal bir daralmadadır." "2026 yılının ilk yarısı zorlu geçecek" Çandır, 2026 yılı için yılın ilk yarısında sıkı, ikinci yarısında ise daha esnek politikaların beklendiğini söyleyerek, "İlk yarı iş dünyası için zorlukların süreceği bir dönem olacaktır. İkinci yarıdaki muhtemel rahatlama ise ölçülü olmak zorundadır; aksi halde son yıllardaki fedakarlıkları kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırız" dedi. ATB’nin 2026 teması "su" Antalya Ticaret Borsası’nın çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Çandır, Borsa olarak son dört yıldır çalışmalarını "sürdürülebilirlik" ekseninde yürüttüklerini anlattı. ATB’nin 2026 yılı temasının "su" olduğunu kaydeden Çandır, "Çünkü tarımın, gıdanın, ihracatın ve kent ekonomisinin geleceği doğrudan suyla ilişkilidir. Antalya tarımı, dış ticareti besleyen güçlü bir yapıya sahiptir. Ancak gerekli dönüşüm sağlanamazsa ihracatımız zorlanacaktır. Bu nedenle iklim dostu üretim artık bir tercih değil, zorunluluktur. Su kaynaklarına erişimde yaşanan sorunlar giderek derinleşmektedir. Geçici yağışlar kalıcı çözüm değildir. Ürün deseninin havza bazlı planlanması, kapalı devre sulama sistemleri, su hasadı, kuraklığa dayanıklı çeşitler ve kayıt dışı su kullanımının denetimi artık ertelenemez. Ayrıca, su yalnızca tarımın değil; sanayinin, turizmin ve hane halkının da ortak sorumluluğudur. Antalya suyu bol sanılan ancak kuraklık baskısı yüksek bir kenttir. Tarım, turizm ve kentleşme aynı kaynağı paylaşmaktadır. Su yönetimi artık teknik değil, doğrudan ekonomik bir konudur. Toprağımız, suyumuz ve doğamız ortak sermayemizdir. Bu sermayemize sahip çıkmazsak hepimiz kaybedeceğiz. Unutmayalım ki, suya sahip çıkmak, bu yarınımıza sahip çıkmaktır" diye konuştu. Mermer ocağı uyarısı Mermer ocağı faaliyetlerinin geçici olduğunu, tarımın ise kuşaklar boyunca süren stratejik bir üretim alanı olduğunu ifade eden Çandır, "Finike Boldağ’da planlanan taş ocağına bakışımız da bu yaklaşımın doğal bir sonucudur. Tarımsal varlığımızı ve kültürel mirasımızı zedelemeyen hiçbir yatırıma karşı değiliz. Mermer ihtiyacını verimli arazilerimizin dışında, çevresel ve toplumsal hassasiyetleri dikkate alarak planlamalıyız" dedi. "COP31 önemli bir fırsat" 2026 yılının Antalya için önemli bir yıl olduğunu, Asya Pasifik Tohumculuk Kongresi, Uluslararası Uzay Kongresi, Antalya Diplomasi Forumu ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 31’inci oturumuna (COP31) ev sahipliği yapacağını ve küresel ölçekte söz söyleme imkanı bulacağını kaydeden Çandır, "COP31, ölçeği ve küresel etkisiyle kentimiz açısından ayrı bir sorumluluk alanı oluşturmaktadır. Geçmiş COP ev sahiplikleri önemli dersler sunmaktadır. COP28 ile Dubai, iklim diplomasisini ve EXPO City altyapısını kalıcı bir değere dönüştürmüş, COP29 ile Bakü iklim finansmanını küresel gündemin merkezine taşıyarak kentin uluslararası görünürlüğünü güçlendirmiş, COP30 ise Brezilya da iklim, doğa ve biyoçeşitlilik başlıklarını dünya kamuoyunun odağına yerleştirmiştir. Antalya’da da COP31’e sivil toplumun, meslek örgütlerinin, üniversitelerin, gençlerin ve özel sektörün dâhil olduğu ortak bir akıl ve yönetişim anlayışıyla yaklaşmak durumundayız. Çünkü COP31’in gerçek başarısı, zirve tamamlandıktan sonra kentimize ne bıraktığıyla ölçülecektir. Bizim için asıl başarı; COP31 sonrasında kentimizin havasını, suyunu, taşını, toprağını ve sahip olduğu tüm çevresel değerleri merkeze alan bir anlayışın kalıcı hale gelmesidir. Atık sorunu yaşamayan, suyu etkin yöneten, dağına, taşına ve toprağına sahip çıkan bir yaklaşımın Antalya’da hâkim olması en büyük temennimizdir" diye konuştu. "EXPO 2016 alanı kente kazandırılmalı" COP31’in uzun süredir atıl olan EXPO 2016 alanında planlanmasını önemli bir fırsat olarak değerlendiren Ali Çandır, "Ancak bu alanı yalnızca geçici bir organizasyon mekanı olarak değil, COP31 sonrasında da kente hizmet eden, değer üreten bir merkez olarak ele almalıyız. Bu merkez, çevre ve iklim temalı olabileceği gibi, eğitim, sağlık ya da tarım gibi farklı başlıklarda da şekillenebilir. Asıl mesele, EXPO 2016 alanının hangi başlıkta ve nasıl bir katma değer üreteceğine Antalya’nın kent olarak birlikte karar verebilmesidir" dedi. ATB meslek komiteleri üyelerinin son üç yıldır artırılmayan ve yüksek enflasyon karşısında reel olarak eriyen tarımsal işletme ve yatırım kredi limitlerinin en az iki katına çıkarılmasını, ayrıca imalat sanayine uygulanan 5 puanlık sigorta primi indiriminin tarım sektörü için de hayata geçirilmesini talep ettiğini belirten Çandır, "Bu talepler bir ayrıcalık değil, üretimin sürdürülebilmesi, kayıtlı istihdamın korunması ve gıda güvenliğinin sağlanması için zorunlu ve akılcı adımlardır. Sektörümüzün buna ihtiyacı vardır" şeklinde konuştu. YÖREX nisanda Antalya Ticaret Borsası olarak 17 yıldır Yöresel Ürünler Projesi ve YÖREX Fuarı ile kırsal kalkınmayı desteklediklerini ifade eden Çandır, "Yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerimizi korumak, tanıtmak ve ekonomik değerini artırmak için aynı kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yıl fuarımızı 22-26 Nisan tarihlerinde düzenleyeceğiz. Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine ülkemizin tüm zenginliklerini bir kez daha aynı çatı altında buluşturacağız. ‘Sizin Oraların Nesi Meşhur?’ sloganıyla üreticilerimizi, ticaret erbaplarımızı ve ilgili tüm kurumlarımızı YÖREX’e davet ediyoruz" diye konuştu. Mecliste üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 13:54
Anneden 2 gündür haber alamadığı oğluna yürek yakan çağrı: "Annecim seni çok seviyorum, ne olur gel, sensizliğe dayanamıyorum"
Antalya’nın Aksu ilçesinde lavaboya gideceğini söyleyerek evden ayrılan 11 yaşındaki çocuk, iki gündür her yerde aranıyor. Acılı aile, oğullarının bulunması için vatandaşlardan yardım bekliyor. Antalya’nın Aksu ilçesine bağlı Murtuna Mahallesi’nde yaşayan 5. sınıf öğrencisi 11 yaşındaki Ali Biçer’den, 26 Ocak Pazartesi gününden bu yana haber alınamıyor. Edinilen bilgiye göre, ailesiyle birlikte serada bulunan Ali Biçer, annesine lavaboya gideceğini söyleyerek seradan ayrıldı. Eve gelen Ali Biçer’in montunu aldıktan sonra evden aşağı doğru yürüyerek uzaklaştığı öğrenildi. Çocuktan uzun süre haber alamayan aile, durumu Emniyet Müdürlüğü’ne bildirerek kayıp başvurusunda bulundu. Polis ekipleri, Ali Biçer’in bulunması için çalışma başlattı. "Montunu aldı, evden aşağıya doğru gitti" Oğlunun kayboluş sürecini anlatan baba Utku Biçer, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Sabah saat 09.00-09.30 gibi Antalya merkeze doğru gitmek için yola çıktım, oğlumuz Ali de annesiyle seraya gitti. Seradan annesine lavaboya gidiyorum diyerek çıkmış. Eve gelip montunu almış, mont aldıktan sonra evden aşağıya doğru gidiyor. Gören duyan kimse olmamış. Sağa sola haber saldık ama daha yok. Gören yok, gören olduysa ulaşsalar sevinirim. Biz gider alır geliriz. İnşallah bulunur, tek dileğim bu". "İki gecedir uyku yok, herkes nöbette" Ailenin ve mahalle sakinlerinin seferber olduğunu ifade eden Biçer, yaşadıkları çaresizliği şu ifadelerle dile getirdi: "Herhangi bir sıkıntımız yoktu, kaybolduğu günün akşamı da onları ben yemeğe götürecektim. Geldim, evde yoktu zaten. Sağı solu aradık. Yok, hiçbir yerde yok. Daha önce bir kez gitti, sonra polisler buldu, hemen aradık, aldım geldim. Bu gidişinde de hiç haber yok. Daha önce Serik tarafında bir yere gitmiş, oradan polisler bulmuş. Biz de oradan aldık geldik. İki gecedir uyku yok, mahalle sakinleri ile hep birlikte arıyoruz. Kimsede uyku yok. Hepimiz gece gündüz nöbetteyiz burada. Kendi akrabalarımız da arıyorlar, eş dost akraba yardımcı oluyor. Arkadaşlarını da aradık, onlardan da haber yok, görmemişler". "Kışın ortasında sel var, fırtına var" Oğluna seslenen baba Biçer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oğlum gelsin başka bir şey istemiyorum. Oğlum sağ salim çık gel tamam mı, perişan oldum bak ne olursun oğlum. Çık gel ne olursun, bu kadar insan seni bekliyor. Kışın ortasında sel var, fırtına var oğlum ne olursun çık gel". Annenin feryadı yürekleri dağladı Gözü yaşlı anne ise oğluna seslenerek, şu ifadeleri kullandı: "Annecim seni çok seviyorum, ne olur yanıma gel. Neredesin, bana tepki ver. Ben sensiz dayanamıyorum. Gören duyan Allah rızası için bana haber versin. Oğlumu çok özledim, iki gündür uyuyamıyorum. O olmadığı sürece dayanamıyorum. Seni bekliyorum ne olur gel, kardeşin seni çağırıyor." Aile, Ali Biçer’i gören ya da yerini bilen vatandaşların en yakın emniyet birimine bilgi vermesini isteyerek, çocuklarının bir an önce sağ salim bulunmasını umut ettiklerini belirtti.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 13:22
Araç içerisinde ölü bulundu, eşinin gözyaşları yürek dağladı
Antalya'da sanayiye parça almak için gelen bir kişi, aracının gazının takılı kalmasından şüphelenen esnaf tarafından araç içerisinde ölü olarak bulundu. Olayı haber alarak gelen eşinin "Habip uyan, ne olur kalk" sözleri yürek dağladı.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 13:16
Araç içerisinde ölü bulundu, eşinin gözyaşları yürek dağladı
Antalya’da sanayiye parça almak için gelen bir kişi, aracının gazının takılı kalmasından şüphelenen esnaf tarafından araç içerisinde ölü olarak bulundu. Olayı haber alarak gelen eşinin "Habip uyan, ne olur kalk, daha annen, baban ölmedi. Sen niye ölüyorsun" sözleri yürek dağladı. Olay, saat 08.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan eski sanayi sitesi içerisinde bulunan 676 sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Korkuteli ilçesinde motosiklet tamiri işi yapan Habip Topçu (51), sabah erken saatlerde parça almak için 07 SET 56 plakalı otomobiliyle kent merkezine geldi. Eski sanayi sitesinde bulunan bir iş yerinden koli içerisindeki parçaları alan Topçu, aracına yerleştirip sürücü koltuğuna oturdu. Aracının koltuğunda ölü bulundu İddiaya göre burada bir süre oturan Topçu’nun aracından sürekli gaza basma sesi gelince çevredekiler şüphelenip araca yöneldi. Habip Topçu’nun içerisinde bulunduğu aracın camına vuran vatandaşlar bir ses alamayınca kapıyı açıp kontrol ettiklerinde Topçu’nun hareketsiz şekilde sürücü koltuğunda oturduğunu gördü. Bunun üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbarla olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde Topçu’nun hayatını kaybettiğini belirledi. Polis ekipleri ise aracın etrafını şeritle çevirdi. Eşi cama dayanıp gözyaşı döktü Topçu’nun ölüm haberini alan yakınları da olay yerine gelen eşi Özge Çevik Topçu, eşini arabada görünce gözyaşı döktü. Eşinin cansız bedeninin bulunduğu aracın şoför kısmındaki camına dayanan kadın "Habip uyan, ne olur kalk aşkım. Daha annen, baban ölmedi" diyerek uzun süre gözyaşı döktü. Topçunun gözü yaşlı eşini yakınları sakinleştirmeye çalıştı. Savcılık ve olay yeri inceleme ekibinin çalışmasının ardından Topçu’nun cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 12:36
Golf sahasına düşen yıldırım ağacı parçalara ayırdı
Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek turizm merkezinde gece saatlerinde aniden bastıran şiddetli sağanak ve gök gürültülü yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Yağış sırasında bölgede bulunan bir golf sahası içerisindeki ağaca yıldırım isabet etti. Büyük bir gürültüyle yıldırımın isabet ettiği ağaç gövdesinden parçalanarak çevreye dağıldı.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 12:30
Alanya’da kontrolden çıkan motosiklet devrildi: 1 ölü
Antalya’nın Alanya ilçesinde meydana gelen motosiklet kazasında 22 yaşındaki sürücü hayatını kaybetti. Kaza, gece saat 01.00 sıralarında Alanya’nın Hacet Mahallesi Keykubat Bulvarı üzerinde meydana geldi. Mehmet Kahraman Şimşek (22) idaresindeki motosiklet, sürücüsünün hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada yaralanan sürücü, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan Şimşek, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 12:10
Fırtına sonrası devrilen ağaçların altında kalarak telef olan anne köpeğin yavrularına sahip çıktılar
Antalya’nın Aksu ilçesinde etkili olan hortumda devrilen çam ağacının altında kalan anne köpek telef olurken, yavruları kurtuldu. Ailesiyle balık avından dönen Zafer Gök, orman içerisinde 8 yavru köpekle karşılaştı. Annelerini, fırtınadan devrilen ağacın altında kaldığını öğrenince köpekleri eve getirdiler. Zafer Gök, ailesiyle birlikte balık avladıktan sonra fırtına sonrası devrilen ağacın altında kalarak anne köpeğin telef olması sonrası sahipsiz kalan 8 yavrusunu evine götürdü. Üşümemeleri için evlerinin içerisinde besleyerek yaşama tutunmalarını sağladılar. Geceyi Gök ailesinin evinde geçiren yavru köpeklerden 7 tanesi için sabah İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine bilgi veren aile, köpekleri hayvan barınağına teslim ettiler. Yağmur Gök, "Biz yavru köpekleri ormanda gördük. Anneleri ağacın altın kalarak ölmüş. Islanmışlar üşümüşler. Biz de yavruları alıp evimize getirip baktık. Bunlar, Allah’ın konuşamayan dilsiz kulları. Biz de bir tanesini sahiplenip, 7 tanesini hayvan barınağına teslim ettik" dedi.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:28
Finike’de hortumdan zarar gören seralarda hasar tespiti başladı
Antalya’nın Finike ilçesinde fırtına ve sağanak yağışın ardından oluşan hortum seraları yerle bir etti. Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Finike ilçesi Saklısu Mahallesi’nde denizde oluşarak karaya ulaşan hortumun verdiği zararın ardından hasar tespit çalışması başlatıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesinin tüm ekipleriyle sahada olduğunu söyleyen Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Sertaç Gökhan, şunları söyledi: "Kaş, Demre, Finike, Kumluca, Aksu, Manavgat olmak üzere çiftçilerimizin zararı olduğu ihbarı geliyor. Arkadaşlarımız da olumsuz hava koşullarına rağmen sahada tespitler yapıyor. Finike’de 100 dönüm civarı, Kumluca’da 150 dönüm civarı seralarda zarar olduğu söyleniyor. Tam tespitlerimizi yaptıktan sonra çiftçilerimizin mağduriyetlerini gidermek için Büyükşehir Belediyesi olarak elimizden geleni yapacağız. Bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun diliyoruz."
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:06
Evinin önünde oyun oynarken kaybolan 11 yaşındaki çocuktan iki gündür haber alınamıyor
Antalya’da en son evinin önünde oyun oynayan 5. sınıf öğrencisi 11 yaşındaki çocuktan iki gündür haber alınamıyor. Aksu ilçesine bağlı Murtuna Mahallesi’nde ikamet eden 5. sınıf öğrencisi 11 yaşındaki Ali Biçer, 26 Ocak Pazartesi günü saat 12.00’den sonra evinin önünde oyun oynadığı sırada kayboldu. Ailesi, çocuklarından uzun süre haber alamayınca durumu Emniyet Müdürlüğü’ne bildirerek kayıp başvurusunda bulundu. Polis ekipleri çocuğun bulunması için çalışma başlattı. Aile, çocuklarının bir an önce bulunması için vatandaşlardan yardım beklediklerini belirterek, Ali Biçer’i gören ya da yerini bilenlerin emniyet birimlerine bilgi vermesini istedi.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:50
Grip sandılar, Boca virüsü çıktı: 7 yaşındaki Kaan 4 yıldır yatağa mahkum yaşıyor
Antalya’da 3 yaşında geçirdiği rahatsızlık sonucu kaldırıldığı hastanede Boca virüsü kaptığı belirlenen 7 yaşındaki Kaan Ege Aydoğdu, 4 yıldır yatağa mahkum şekilde yaşıyor. Anne Sabahat Aydoğdu, oğlunun yeniden koşup oynayabilmesi için mücadele ediyor.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:27
Toroslar’da yağış bereketi kuruyan Üzümdere Irmağını yeniden canlandırdı, şelaleler coştu
Antalya ve çevresinde son günlerde etkili olan sağanak yağışlar ve yüksek kesimlerde görülen kar yağışı, bölgedeki yeraltı su kaynaklarını ve doğal su sistemlerini önemli ölçüde besledi. Yağışların ardından Akseki ile İbradı ilçeleri sınırlarında bulunan ve Oymapınar Barajı’nın önemli su kollarından biri olan Üzümdere Irmağı yeniden canlandı. Irmakta su seviyesinin yer yer 5 ila 7 metre arasında yükseldiği bildirildi. Uzun süredir kuraklık nedeniyle yaz aylarında tamamen kuruma noktasına gelen Üzümdere Irmağı, yağışlarla birlikte yeniden hayat bulurken, vadideki birçok doğal su kaynağı da coşarak şelaleler oluşturdu. Toroslar’ın sarp yamaçlarından akan suların oluşturduğu şelaleler görsel şölen sundu. Öte yandan Antalya’nın İbradı ilçesinde bulunan ve bakım ve tadilat çalışmaları nedeniyle geçtiğimiz yıl mayıs ayında geçici süreyle kapatılan dünyaca ünlü Altınbeşik Mağarası’nda da su seviyesi yükseldi. Mağara içinden çıkan kahverengiye dönüşen suların vadide birleşerek Oymapınar Barajı’na doğru akmasıyla birlikte bölgede büyük şelaleler oluştu. Son yıllarda temmuz ve ağustos aylarında tamamen kuruyan Üzümdere Irmağı’nın yeniden suyla dolması bölge halkını sevindirirken, çiftçiler ve yöre sakinleri yağışların yeraltı su kaynaklarını beslemesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:20
Antalya-Konya kara yolunda kar yağışı aralıklarla devam ediyor
Antalya’yı Konya’ya bağlayan Akseki-Seydişehir kara yolunda kar yağışı aralıklarla etkisini sürdürüyor. Günlerdir Antalya genelinde etkili olan şiddetli yağmur ve sel baskınlarının ardından yüksek kesimlerde yağış zaman zaman kara dönüşüyor. Özellikle 1825 rakımlı Alacabel geçidinde kar yağışı zaman zaman yoğunlaşırken, bölgede aralıklarla devam eden yağışla birlikte kar kalınlığı bazı kesimlerde 15 santimetreye ulaştı. 1825 rakımlı Alacabel’de ise kar kalınlığının yer yer 25 santimetreye kadar çıktığı bildirildi. Akseki’nin Yarpuz Mahallesi’nden itibaren dün saat 13.00 sıralarında başlayan kar yağışı zaman zaman durarak aralıklarla devam etti. Geceden itibaren etkili olan kar yağışının sabah saat 06.00 sıralarında kesildiği, ancak saat 07.00 civarında yeniden başladığı öğrenildi. Karayolları Alacabel ekipleri, kar yağışının başladığı andan itibaren çok sayıda iş makinesiyle kar küreme ve buzlanmaya karşı tuzlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yolun ulaşıma kapanmaması için ekiplerin teyakkuz halinde olduğu bildirildi. Diğer yandan Akseki’nin yüksek kesimlerinde bulunan kırsal mahallelerde de kar yağışının etkili olduğu, Antalya Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin kırsal mahalle yollarında karla mücadele çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. Karayolları ve Akseki Bölge Trafik ekipleri, güzergâhı kullanacak sürücülere zincir, kış lastiği ve dikkatli sürüş uyarısında bulunarak, yer yer görüş mesafesinin düşmesi ve yol şartlarının zorlaşması nedeniyle tedbirli olunmasını istedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder