Yerel Haberler
Antalya
28 Nisan 2026 Salı - 14:36 Onkoloji uzmanından sosyal medya kürlerine uyarı: "Masum görülen bitkilerin içinde birçok kimyasal var" Türk Tıbbi Onkoloji Derneğince Antalya’da düzenlenen 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi’nde konuşan Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, kanser hastalarının geleneksel, bitkisel ve sosyal medyada sıkça karşılaşılan kür, krem ve benzeri ürünleri doktorlarına danışmadan kullanmamaları gerektiğini belirterek, "Biz hastalarımızın zarar görmesini istemediğimiz için, ömrümüzü adadığımız bu insanların saçının teline zarar gelmemesi için bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. O yüzden doktorlarına danışmadan, bu işte uzmanlığı olmayan herhangi bir kişinin sözüyle ya da yaptığı uygulamalarla hareket etmesinler" dedi. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen "Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi", Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongre için Antalya’da bulunan Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, geleneksel ve bitkisel ürünler ile sosyal medyada sıkça gündeme gelen kür, krem ve benzeri uygulamaların kanser hastaları üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kanser hastalarının tedavi sürecinde bilimsel kanıtı olmayan ürünlere yönelmesinin ciddi riskler taşıyabileceğine dikkat çeken Karabulut, hekimlerin bu tür uygulamalara yaklaşımının "karşı çıkmak" olarak değil, "güvenli bulmamak" olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. "Kanser hastalarının hayatlarını kurtarmak için ömrümüzü adadık" Prof. Dr. Bülent Karabulut, kanser hastalarının yaşamlarını kurtarmak ve onları konforlu bir şekilde yaşatmak için çalıştıklarını vurgulayarak, "Biz kanser hastalarının hayatlarını kurtarmak, onları konforlu yaşatmak için hayatımızı adadık. Onlara iyi gelebilecek herhangi bir şeye karşı çıkmayız. Doktorların bu işe karşı olduğu yönündeki yaklaşıma kesinlikle halkımız inanmasın. Biz bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. Basit bir örnek vereyim. Evinize giderken ağacın kenarında iki tane mantar buldunuz. Evinize gidip bu mantarı kavurup yemezsiniz herhalde. O da bitki, o da bir gıda ama ölebilirsiniz" diye konuştu. "Bitkileri masum gibi görüyoruz ama içinde birçok kimyasal var" Bazı bitkilerin yanlış kullanımında ölümcül sonuçlar doğurabileceğini belirten Karabulut, zakkum örneği üzerinden uyarısını sürdürdü. Karabulut, "Zakkum senelerce bu ülkede gündeme geldi. İnsanlar bunun ekstresinden belki de öldü. Çünkü bizim geleneksel dilimizde ‘zıkkım ye’ diye bir laf vardır, o zakkumdan gelir. Bunun birazcık dozunu kaçırırsanız insan ölebilir. Biz aslında bitkileri masum gibi görüyoruz ama onların içinde birçok kimyasal var. Bu nedenle güvenli bulmuyoruz" dedi. Bir maddenin kanser hücresini öldürmesinin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Karabulut, laboratuvar düzeyindeki bazı sonuçların doğrudan hastalarda güvenle kullanılabileceği anlamına gelmediğine dikkat çekerek, "Bir şeyin kanser hücresini öldürmesi yetmiyor. ‘İspatlandı’ denilen şeylerin de çoğu hücresel düzeyde. Ama bunun zararlı olmadığını da göstermek lazım" ifadelerini kullandı. "İlaçla etkileşiyor mu, yan etkiyi artırıyor mu, etkisini azaltıyor mu" Kanser tedavilerinin hekim kontrolünde ve belirli riskler gözetilerek yürütüldüğünü söyleyen Karabulut, kanıtlanmamış ürünlerin bu sürece dahil edilmesinin hastalar açısından tehlikeli olabileceğini belirterek, "Biz zaten yeterince riski olan tedaviler yaparken, kanıtlanmamış, kanser hücresiyle ya da ilaçla nasıl etkileştiği bilinmeyen; ilacın yan etkisini artırıyor mu, etkisini azaltıyor mu ya da kanser hücresini besliyor mu gibi birçok güvenlik verisine sahip olmayan bir şeyi hastalarımıza uygulamayız" konuştu. "Bu işte uzmanlığı olmayan kişilerin sözüyle hareket etmesinler" Karabulut, kanser hastalarının tedavi sürecinde hekimlerinden habersiz herhangi bir kür, krem, bitkisel ürün ya da sosyal medyada önerilen uygulamaya yönelmemesi gerektiğini belirterek, "Biz hastalarımızın zarar görmesini istemediğimiz için, ömrümüzü adadığımız bu insanların saçının teline zarar gelmemesi için bu ürünleri güvenli bulmuyoruz. O yüzden doktorlarına danışmadan, onlara bilgi vermeden, kesinlikle bu işte uzmanlığı olmayan herhangi bir kişinin sözüyle ya da yaptığı uygulamalarla hareket etmesinler" ifadelerini kullandı.
28 Nisan 2026 Salı - 14:12 Antalya’da boğularak hayatını kaybeden gencin kimliği parmak izinden belirlendi Antalya’da dün akşam saatlerinde üzerinde kıyafetleri ile denize giren ve boğularak hayatını kaybeden gencin kimliği belirlendi. Dün akşam 17.30 sıralarında meydana gelen olayda Konyaaltı Sahili’ne gelen ve 20’li yaşlarda olduğu değerlendirilen kimliği belirsiz bir genç, ayakkabı, mont ve çoraplarını çıkarıp üzerinde kot ve atletiyle denize girdi. Kayalık alanda kıyıdan yaklaşık 10 metre açılan gencin su yüzeyinde çırpındığını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirirken, ihbarla bölgeye deniz polisi, sahil güvenlik ve sağlık ekipleri sevk edildi. Denizde araştırma yapan ekipler, yaklaşık 10 metre açıkta su altında genci hareketsiz halde bularak karaya çıkardı. Gencin kimliği parmak izinden tespit edildi Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde üzerinden kimlik çıkmayan gencin hayatını kaybettiğini belirledi. Karadaki eşyalarında da kimliğine rastlanılmayan gencin cüzdan ve kimliğini bulmak için dalgıçlar su altı tarama yaparken, gencin cenazesi olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay Yeri İnceleme ekibi tarafından parmak izi alınan gencin isminin Samet Kılıç Olduğu belirlendi. Antalya Adli Tıp Kurumu morgunda ki işlemlerinin ardından Kılıç’ın cansız bedeni toprağa verilmek üzere ailesi ve yakınları tarafından teslim alındı.
Aksu’da öğretmenlere dijital dönüşüm konusunda uygulamalı eğitim
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:46 Aksu’da öğretmenlere dijital dönüşüm konusunda uygulamalı eğitim Antalya’nın Aksu ilçesinde düzenlenen eTwinning Çalıştayı’nda öğretmenler, dijital dönüşüm ve uluslararası proje süreçleri konusunda uygulamalı eğitim aldı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen program, ilçede proje kültürünün güçlenmesine katkı sağladı. Aksu ilçesinde eğitimde dijitalleşme ve uluslararası proje kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla organizasyon gerçekleştirildi. Antalya YEĞİTEK Şubesi ile Aksu İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen eTwinning Çalıştayı, Aksu Kaymakamlığı Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Eğitimde dijital dönüşüm, yenilikçi öğretim yaklaşımları ve uluslararası iş birliğini merkeze alan çalıştay, gün boyu süren sunumlar ve uygulamalı atölye çalışmalarıyla dikkat çekti. Katılımcı öğretmenler, eTwinning platformunu yakından tanıma ve proje süreçlerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Açılışta konuşan YEĞİTEK Antalya Şube Müdürlüğü eTwinning Proje Koordinatörü Hüsniye Kuzu, eTwinning projelerinin öğretmenler ve öğrenciler üzerindeki olumlu etkilerine değinerek, dijital yeterliliklerin artırılmasının ve uluslararası ortaklıkların güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Aksu İlçe Millî Eğitim Müdürü Hasan Kürlü ise eTwinning çalışmalarının ilçede yaygınlaşmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Öğretmenlerin özverili çalışmalarına teşekkür eden Kürlü, projelerin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli hedefleri doğrultusunda öğrencilerin akademik, sosyal ve dijital gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Çalıştayın "İlham Verenler" bölümünde ise 2025 Global Teacher Prize kapsamında 139 ülkeden binlerce öğretmen arasından ilk 50’ye girerek Türkiye’yi temsil eden tek öğretmen olan Solak İlk ve Ortaokulu Müdürü Aysel Şener deneyimlerini paylaştı. Katılım sertifikaları, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Kürlü ile Şube Müdürleri Tevfik Kılınç, Hilal Bural ve Özlem Seçkin Güleryüz tarafından takdim edildi. Aksu’da düzenlenen eTwinning Çalıştayı, öğretmenlerin dijital projelere olan ilgisini artırırken, ilçede uluslararası proje kültürünün güçlenmesine katkı sundu. Çalıştayın sertifika törenine ise Aksu Kaymakamı Ahmet Hikmet Şahin, Aksu İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Kürlü, şube müdürleri, okul müdürleri ve öğretmenler katıldı.
CW Enerji’den tekstil firmasıyla temiz enerji atağı
12 Şubat 2026 Perşembe - 13:36 CW Enerji’den tekstil firmasıyla temiz enerji atağı CW Enerji, bir tekstil firmasıyla toplam 10 bin 627,501 kWp gücündeki arazi tipi güneş enerjisi santrali (GES) projelerine imzasını atıyor. CW Enerji, sürdürülebilir gelecek için attığı adımlara bir yenisini daha ekledi. Firma, bir tekstil firması ile toplamda 10 bin 627,501 kWp gücündeki arazi GES’lere imzasını atıyor. Konu hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, dünyada özelikle son yıllarda temiz enerji kaynaklarına yönelimin hız kesmeden arttığına dikkat çekti. Yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca çevresel sorumluluk değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma açısından da stratejik bir unsur haline geldiğini ifade eden Yılmaz, "Bu süreçte güneş enerjisi, yüksek potansiyeli ve sürdürülebilir yapısıyla enerji dönüşümünün merkezinde yer alıyor. Güneş enerji santralleri, karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlarken enerji arzının sürekliliğini ve güvenliğini de destekliyor. Türkiye’de de güneş enerjisine olan ilgi her geçen gün artıyor. CW Enerji olarak biz de sürekli gelişen yatırımlarımız ve hayata geçirdiğimiz projelerle ülkemizin temiz ve sürdürülebilir enerji hedeflerine kararlılıkla katkı sunmaya devam ediyoruz" dedi. "7 milyon 715 bin 055 kg karbondioksit salınımını önleyecek" Bugüne kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren birçok firma ile birbirinden güzel anlaşmalar yaptıklarını dile getiren Yılmaz, her bir anlaşma ile sektöre önemli bir katkıda bulunduklarını kaydetti. Yılmaz, bu çerçevede Marsala Dokuma Boya Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile arazi tipi güneş enerjisi santrali kurulumu için anlaşma sağladıklarını belirterek, "Firma için Eskişehir ve Bilecik illerinde toplamda 10 bin 627,501 kWp gücündeki arazi GES’leri hayata geçireceğiz. Projenin ilk fazı olan Eskişehir arazi GES projesini 2025 yılı içerisinde tamamladık ve teslim ettik. Bilecik arazi GES projemiz de 2026 yılında teslim edilecek. Gerçekleştirilen proje ile tekstil firması yılda yaklaşık bin 165 adet ağacın atmosferden uzaklaştırdığı miktara eşit olan 7 milyon 715 bin 55 kg karbondioksit salınımını önleyecek. Projede enerji nakil hattı yatırımcı tarafından yapılacak" şeklinde konuştu. "Proje Türkiye’nin enerji dönüşümü açısından büyük önem taşıyor" Yılmaz, geliştirdikleri güneş panellerinin ileri teknoloji, yerli üretim gücü ve çevreye duyarlı tasarımıyla fark oluşturduğunu ifade ederek, "Güneş panellerimiz uzun ömürlü performansı sayesinde yatırımcıya güven verirken, temiz enerji üretimine de maksimum katkı sağlıyor. Firma ile gerçekleştirdiğimiz projemiz de yenilenebilir enerji yatırımlarının yaygınlaşmasına önemli katkılar sunuyor. Bu proje hem sektör hem de Türkiye’nin enerji dönüşümü açısından büyük önem taşıyor. Bu tür güçlü ortaklıklar sayesinde hem karbon ayak izini azaltıyor hem de ülkemizin enerji bağımsızlığına somut katkılar sağlıyoruz" diye konuştu. Tekstil firmasının çevre duyarlılığı yüksek üretim anlayışıyla örnek bir firma olduğunun altını çizen Yılmaz, bu projenin firmanın çevreye duyarlı yaklaşımının güçlü bir göstergesi olduğunu da sözlerine ekledi. "Enerji ihtiyacımızın önemli bir bölümünü temiz ve yenilenebilir kaynaklardan karşılayacağız" Tekstil firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çetin Özel de, CW Enerji ile hayata geçirilen arazi tipi güneş enerjisi santrali projesinin sürdürülebilirlik vizyonları açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etti. Özel, üretimlerinde çevresel sorumluluğu merkeze alan bir anlayışla hareket ettiklerini belirterek, "Yenilenebilir enerji yatırımlarının hem doğaya hem de gelecek nesillere karşı önemli bir sorumluluk olduğunu düşünüyoruz. Bu kapsamda CW Enerji gibi alanında güçlü ve güvenilir bir iş ortağıyla çalışmaktan memnuniyet duyuyoruz. Gerçekleştirilen bu proje, firmamızın enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü temiz ve yenilenebilir kaynaklardan karşılayacak. Bu yatırım sayesinde karbon ayak izimizi ciddi ölçüde azaltırken, aynı zamanda enerji maliyetlerimizi daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturuyoruz. CW Enerji’nin ileri teknolojiye sahip, yüksek verimli güneş panelleriyle hayata geçirilen bu proje, çevre dostu üretim hedeflerimize güçlü bir katkı sunuyor" dedi. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarına devam edeceklerini belirten Özel, şöyle devam etti: "Firma olarak sürdürülebilirliği üretimden tedarik zincirine kadar tüm süreçlerimizin merkezine alıyoruz. Güneş enerjisi yatırımımız da bu vizyonumuzun önemli bir tamamlayıcısı. Yüksek çevre standartlarıyla sürdürdüğümüz üretim anlayışımıza, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla güçlü bir katkı sağlıyoruz. Bu proje ile temiz enerji kullanımını yaygınlaştırarak daha yeşil ve sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk almaktan mutluluk duyuyoruz."