Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
İş dönüşü yaşanan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği feci kaza sonrası yol trafiğe açıldı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 22:40:53
Antalya-Isparta karayolunda mesai bitiminde eve dönen sera işçilerini taşıyan minibüs ile beton mikserinin çarpışması sebebiyle 7 kişinin ölümüyle sonuçlanan kaza sonrası kapanan yol trafiğe açıldı. Kazanın işçilerin evine 20 kilometre kala yaşandığı öğrenildi. Kaza, saat 17.00 sıralarında Antalya-Isparta karayolu Kargı mevkiinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Isparta’dan Antalya istikametine seyir halindeki Gürkan G. idaresindeki 07 CCJ 799 plakalı bir lojistik firmasına ait beton mikseri, Aksu ilçesi Karagöz Mahallesi’nde serada çalışan isçileri taşıyan Adil Özkan’ın kullandığı 15 ADU 494 plakalı minibüs ile çarpıştı. Kafa kafaya çarpışan ve önüne aldığı minibüsü yaklaşık 70 metre sürükleyen tır yol kenarında durabildi. İhbar üzerine olay yerine jandarma, sağlık, Antalya ve Burdur itfaiyesine ait ekipler sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler hızla yaralıları kurtarmak için müdahale ederken feci kazada minibüs sürücüsü Adil Özkan ve minibüste yolcu konumunda bulunan Gülsüm Özkan, Zeynep İnaz, Hayrunisa Karaca, Elmas Yüce, Cemile Çakır, Yeter Gümüş hayatını kaybetti. Esin K., Zülgariye Ö. ve beton mikseri sürücüsü Gürkan G. ise sağlık ekiplerinin olay yerinde ki ilk müdahalesinin arından ambulanslarla Bucak Devlet Hastanesine kaldırıldı. Kaza nedeniyle yolda ulaşım uzun süre tek şeritten sağlanırken olayla ilgili Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 savcı görevlendirildi. Kazayı haber alarak olay yerine gelen hayatını kaybeden sera işçilerin yakınları gözyaşlarına boğuldu. Zaman zaman sinir krizleri geçiren vatandaşları yakınları sakinleştirmeye çalışırken, feci kazada hayatını kaybeden sera işçileri ile aynı köyde yaşayan Tanju Duran, "Hepsi bizim köyden Kocaaliler kabasından, sera işçileri. İş çıkışı evlerine dönerken tır çift şeritli yolda hızlı geliyor. Duyduğumuza göre kaydırmış aracı biçmiş, talihsiz bir kaza. Burdur’un Bucak ilçesi Kocaaliler kasabasından, buradan yaklaşık 15-20 kilometre evleri, 5-6 kilometre geride Karaöz’de serada işçi olarak çalışıyorlar" dedi. Olay yerindeki savcılık incelemesinin ardından hayatını kaybedenlerin cenazeleri Burdur’a götürüldü. Kaza nedeniyle kapanan yol yapılan çalışmaların ardından trafiğe açıldı.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 17:59
Isparta-Antalya karayolunda feci kaza: 7 ölü
Antalya-Isparta karayolunda tarım işçilerini taşıyan minibüs ile beton mikserinin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden 7 kişinin isimleri belli oldu.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 17:11
Alanya’da 75 bin kullanımlık uyuşturucu madde ele geçirildi: 2 gözaltı
Antalya İl Jandarma Komutanlığınca, Alanya ilçesinde uyuşturucuyla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonda 2 şüpheli gözaltına alındı. Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, M.T.H. isimli şüphelinin ikametinde arama gerçekleştirildi. Yapılan aramalarda, 43 parça halinde toplam 75 bin 326 kullanımlık A4 sentetik kannabinoid, 35 gram sentetik kannabinoid, 4 cep telefonu ve suçtan elde edildiği değerlendirilen bir miktar nakit para ele geçirildi. Operasyon kapsamında evde bulunan M.T.H. ile F.D. isimli şüpheliler gözaltına alındı.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 16:59
Alanya’da traktör sürücüsünün cenazesi yakınlarına teslim edildi
Antalya’nın Alanya ilçesinde traktörün altında kalarak hayatını kaybeden genç sürücünün cenazesi, yakınları tarafından teslim alındı. Kaza, saat 11.30 sıralarında Payallar Mahallesi Cumhuriyet Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 07 E 0528 plakalı Emre Hamzaoğulları’nın (28) kullandığı traktör, kontrolden çıkarak yol kenarındaki seraya devrildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, jandarma ve ambulans sevk edildi. Yapılan kontrollerde Hamzaoğulları’nın hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yeri incelemesinin ardından gencin cenazesi Alanya Belediyesi morguna kaldırıldı. Cenazesi yakınları tarafından morgdan teslim alınan Hamzaoğulları’nın Payallar Merkez Mezarlığı’nda defnedileceği öğrenildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 16:40
TSYD Antalya’da Kemal Çağlayan üyelerle buluştu
Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Genel Merkez Şubeler Sorumlusu Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Çağlayan, TSYD Antalya Şubesi’nde üyelerle bir araya geldi. TSYD Antalya Şube Başkanı Şifa Çiçek’in ev sahipliğinde gerçekleşen organizasyonda, TSYD Genel Merkezi’nin yürüttüğü çalışmalar ve yeni dönem planlamaları ele alındı. Çağlayan, toplantıda yaptığı değerlendirmelerde genel merkezin faaliyetleri hakkında bilgi verirken, yeni sezonda hayata geçirilmesi planlanan değişikliklere ilişkin de önemli açıklamalarda bulundu. Basınının gündemine dair sohbetlerle devam eden program sonunda Kemal Çağlayan, günün anısına TSYD Antalya Şube Başkanı Şifa Çiçek’e plaket takdim etti. Buluşmaya TSYD Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi ve önceki dönem Antalya Şube Başkanı Emin Demir, Antalya Şube önceki dönem başkanı İbrahim Okumamış ve çok sayıda üye katıldı.
03 Nisan 2026 Cuma - 15:54
Antalya’da uluslararası yüzme heyecanı yaşanacak
Akdeniz’in turkuaz sularında geçecek X-Waters uluslararası yüzme heyecanı 1-3 Mayıs’ta Konyaaltı’nda gerçekleşecek. Corendon Airlines de ikinci kez hayata geçirilen X-Waters Antalya’ya desteğini sürdürüyor. Corendon Airlines, açık deniz yüzme sporunun en prestijli uluslararası organizasyonlarından biri olan X-WATERS Antalya’ya desteğini ikinci yılında da sürdürüyor. Havayolu şirketi,, X-WATERS Antalya iş birliğiyle Antalya’nın uluslararası spor destinasyonu kimliğini güçlendirmeyi ve turizmi 12 ay boyunca çeşitlendirmeyi hedefliyorken, farklı ülkelerden sporcuların ve ziyaretçilerin Antalya’ya erişimini kolaylaştırıyor. 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Antalya Konyaaltı Beach Park’ta düzenlenecek organizasyon, farklı yaş gruplarından dünyanın dört bir yanından yüzücüleri Akdeniz’in eşsiz sularında buluşturacak. X-WATERS Antalya, her seviyeden sporcuya hitap eden parkurlarıyla dikkat çekiyor. Katılımcılar hem bireysel performanslarını test etme hem de benzersiz bir doğa ve spor deneyimi yaşama fırsatı bulacak. Akdeniz’de unutulmaz bir deneyim X-WATERS Antalya; nefes kesen kıyı manzaraları, dünya standartlarında organizasyon yapısı ve farklı ülkelerden sporcuları bir araya getiren güçlü topluluk ruhuyla katılımcılarına bütünsel bir deneyim sunuyor. Antalya’nın doğası, kültürü ve misafirperverliğiyle birleşen bu organizasyon, sporun ötesinde bir yaşam deneyimine dönüşüyor. "Akdeniz rüyasında yüzün" X-WATERS Antalya 2026, "Akdeniz rüyasında yüzün" mottosuyla sporcuları sadece bir yarışa değil, unutulmaz bir deneyimin parçası olmaya davet ediyor. Dünyanın en etkileyici yüzme rotalarından birinde kulaç atmak isteyen tüm sporcular, 1-3 Mayıs tarihlerinde Antalya’da buluşacak. Tüm yarışlar, Konyaaltı sahilinden başlayıp aynı noktada sona erecek.
03 Nisan 2026 Cuma - 14:36
Alacabel’de nisan ayında kar sürprizi, sürücüler zor anlar yaşadı
Antalya'da etkili olan yağmur, yüksek kesimlerde yerini kar yağışına bıraktı. Bin 825 metre rakımlı Alacabel'de sabah saatlerinden itibaren kar yağışı etkili oldu.
03 Nisan 2026 Cuma - 14:23
ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş: "Barış varsa turizm vardır"
Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), Nisan ayı Genişletilmiş Üye Toplantısı kapsamında turizm sektörünün geleceğini çok boyutlu bir perspektifle ele alan önemli bir organizasyona imza attı. Bir otelde gerçekleştirilen toplantı bünyesinde düzenlenen "Turizmin Geleceği: Antalya 2026" başlıklı panel; protokol mensupları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve sektörün önde gelen isimlerini aynı çatı altında buluşturdu. Toplantı, hem içerik derinliği hem de katılımcı profiliyle Antalya iş dünyasının en dikkat çekici buluşmalarından biri oldu. Gecenin açılışında söz alan ANTGİAD Genel Sekreteri Av. Neslihan Yalçın, derneğin son bir ay içerisinde gerçekleştirdiği faaliyetleri katılımcılarla paylaştı. "Barış ve güven, turizmin temelidir" Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş, konuşmasında küresel gelişmelerin turizm sektörü üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin oluşturduğu risklere değinen Yavaş, bu sürecin doğru yönetilmesi halinde Türkiye’nin güçlü konumunu koruyabileceğini ifade etti. Yavaş, "İnsanlık tarih boyunca zorlu dönemlerden geçti. Ancak her defasında barış aklı, çatışmanın önüne geçmeyi başardı. Biz de bugün, kaygılarımızı dile getirirken umudumuzu korumak zorundayız. Çünkü turizm; barışla büyür, güvenle gelişir" dedi. Yavaş, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesine de atıfta bulunarak, bu yaklaşımın yalnızca bir dış politika vizyonu değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal istikrarın temel taşı olduğunu vurgulayarak, "Barış varsa turizm vardır. Güven varsa hareket vardır. Huzur varsa gelecek vardır" ifadelerine yer verdi. Enerji ve küresel ekonomi vurgusu Konuşmasında enerji başlığının stratejik önemine de değinen Yavaş, oluşabilecek bir küresel enerji krizinin turizm başta olmak üzere tüm sektörleri etkileyebileceğini ifade etti. Ancak bu sürecin aynı zamanda yeni stratejiler geliştirmek için bir fırsat sunduğunu belirten Yavaş, sektörün dayanıklılığını artıracak adımların önemine dikkat çekti. Zirve niteliğinde bir buluşma ANTGİAD başkanı Ercan Yavaş, bu açılış konuşmasının ardından moderatör sıfatıyla paneli başlattı. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Yağcı, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı ve Limak Holding Turizm Grubu Başkanı Kaan Kavaloğlu, Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı ve Limak Otelleri Turizm Grubu Başkan Vekili Hakan Saatçioğlu, Fraport TAV Antalya Havalimanı Genel Müdürü Deniz Varol, turizm sektörünün deneyimli yöneticilerinden Umman Çetinbaş ve MTS Globe Operasyon Direktörü Rahman Kale’nin yer aldığı panel; temsil gücü yüksek yapısıyla sektörün tüm dinamiklerini aynı zeminde buluşturdu. Panele katılan isimlerin taşıdığı kurumsal sorumluluk ve sektörel temsil gücü, organizasyonu klasik bir panelin ötesine taşıyarak adeta bir turizm zirvesine dönüştürdü. Panel katılımcıları bilgi birikimi, saha tecrübesi ve stratejik bakış açılarıyla Antalya turizminin geleceğine yön verecek nitelikte değerlendirmelerde bulundu. Panelin moderatörlüğünü üstlenen ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş’ın ise jeopolitik risklerden yapay zekaya, rekabet stratejilerinden kriz yönetimine uzanan geniş bir çerçevede yönelttiği sorular, katılımcıların perspektifini genişletirken, panelin etki gücünü belirgin şekilde artırdı. Panelde, turizm sektörü ve turizmdeki değişim dinamikleri çok yönlü bir bakış açısıyla da ele alındı. Panelde ayrıca yapay zekanın insanın yerini alan değil, insanı güçlendiren bir "stratejik asistan" olacağı vurgulanırken; özellikle insan kaynakları süreçlerinde sağladığı verimlilikle sektörün operasyonel kapasitesini önemli ölçüde artıracağı ifade edildi. Antalya turizminin en güçlü yönleri arasında tesis kalitesi ve yüksek hizmet standardı öne çıkarken, her şey dahil sistemine kazandırılan yenilikçi yaklaşım ve zengin içerik yapısının bu modeli hala güçlü bir rekabet avantajına dönüştürdüğü belirtildi. Kriz yönetimi başlığında ise Türkiye turizminin geçmiş deneyimlerinden beslenen dirençli yapısına dikkat çekilerek, bölgesel risklere rağmen sektörün doğru stratejilerle yoluna devam edeceği ve gelir üretme kapasitesini koruyacağı ifade edildi. Krizlerden öğrenen bir turizm yapısı olduğu için, çevremizdeki savaş atmosferinin oluşturacağı krizin de hızla aşılacağı dile getirildi. İnsan kaynağı tarafında ise özellikle Z kuşağının doğru anlaşılması ve sektöre entegre edilmesinin, turizme yeni bir dinamizm ve yenilikçi bakış açısı kazandıracağına vurgu yapıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen toplantı, panelistlere takdim edilen onur plaketleri ile sona erdi.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:42
Can pazarının yaşandığı sahilde boğulan genç yüzündeki egzama için denize girmiş
Antalya'da fırtınalı havada girdiği denizde kuzenlerinin tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybeden gencin cenazesi adli tıptan teslim alındı. Diyarbakır'dan gezmek için gelen gencin yüzündeki egzama nedeniyle denize girdiği öğrenildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:32
Cinayet davasında otopsi raporu detayı
Antalya’da 45 yaşındaki Nida Nazlıer’in evinde öldürülmesine ilişkin davada, hakkında "canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen tutuklu sanık Aref Elhussein, ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada gündeme gelen otopsi raporunda şüphelinin ifadesinin aksine cinsel birleşmeye ilişkin bulguya rastlanmadığı belirtilirken, sanık savunmasında, "Çok pişmanım, olay nasıl oldu bilmiyorum. Beni çağırdı yanına gittim, beni bırakması için para teklif ettim ancak beni bırakmadı" dedi. Olay, 31 Temmuz günü saat 17.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Zerdalilik Mahallesi Cebesoy Caddesi üzerindeki 5 katlı binanın 1’inci katında meydana geldi. İşten çıkan Halil İ. (23), birlikte yaşadığı arkadaşı Nida Nazlıer’in evine geldi. Eve giren Halil İ., Nazlıer’i banyoda kanlar içerisinde buldu. İhbar üzerine adrese gelen sağlık ve polis ekipleri, Nazlıer’in hayatını kaybettiğini belirledi. Nazlıer’i bulan Halil İ. ile maktulle en son telefonda görüştüğü ve anahtar almak için eve geldiği belirlenen H.H. (39) gözaltına alındı. Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri ise olayın ardından 80’in üzerinde güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyerek şüphelinin kimliğini tespit etti. Kepez ilçesi Güneş Mahallesi’nde oturduğu belirlenen Suriye uyruklu Aref Elhussein (28), düzenlenen operasyonla yakalandı. Şüphelinin kimliği parmak izi çalışmasıyla netlik kazandı. Elhussein ile birlikte Halil İ. ve H.H., ifadelerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi. Hastanedeki işlemler sırasında Elhussein’den kan örneği alındığı, sağ elinin bandajlı olduğu görüldü. İfadesinde suçunu kabul eden Elhussein, Nazlıer ile ilişki konusunda anlaştıklarını, aralarında çıkan tartışma sırasında aynanın kırıldığını, cam parçalarıyla kendisine saldırıldığını ve Nazlıer’i kanlar içinde görünce kaçtığını öne sürdü. Adliyeye sevk edilen Elhussein, "kasten öldürme" suçundan tutuklanırken, Halil İ. ile H.H. serbest bırakıldı. İddianamede ağırlaştırılmış müebbet talebi Hazırlanan iddianamede, sanık Aref Elhussein hakkında "canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede savunmasına da yer verilen sanık, maktulün kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etti. Bu iddia üzerine Antalya 2’nci Sulh Ceza Hakimliği kararıyla sanık hakkında iç beden muayenesi yapıldı. Yapılan muayenede, sanığın cinsel saldırı iddiasını doğrulayacak herhangi bir bulguya rastlanmadığı, bu yöndeki beyanlarının ise suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirildi. Duruşmada otopsi raporu gündeme geldi İddianamenin Antalya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmesiyle açılan davanın ikinci duruşmasına taraf yakınları ve taraf avukatı katıldı. Duruşmada söz alan maktulün avukatı, HTS kayıtlarında maktulle sanık arasında herhangi bir iletişim bulunmadığını belirterek, sanığın öne sürdüğü şekilde cinsel bir ilişkinin yaşanmadığını savundu. Maktul Nazlıer ailesinin avukatı Erdem Elmas otopsi raporuna dikkat çekerek, "Maktulün otopsi raporunda cinsel birleşmeye dair bir bulgu yer almıyor. Bu nedenle bu olay yağma amacıyla adam öldürmedir" ifadelerini kullandı. "Sadece pişmanım" Savunma yapan tutuklu sanık Aref Elhussein ise, "Çok pişmanım, olay nasıl oldu bilmiyorum. Beni çağırdı yanına gittim, beni bırakması için para teklif ettim ancak beni bırakmadı, ücreti ödemek istedim ama kabul etmedi, kendimi kurtarmak için böyle yaptım, diyeceğim bir şey yok, sadece pişmanım" dedi. "Üzerindeki altınları aldım. Telefonunu da aldım, parçalayıp çöpe attım" Sanık Aref Elhussein, ilk duruşmada ise maktulle ilişkiye girdiklerini, ardından tartışma çıktığını öne sürerek, "Bana engel olmaya çalıştı. Masanın üzerindeki bardağı alıp başına vurdum. Aramızda arbede yaşandı. Sinirden kendimi kaybettim, saçından tutup aynalı dolaba vurdum. Ayna kırıldı. Cam parçasını sol ayağıma sapladı. O beni öldürmek istedi. Üzerindeki altınları aldım. Telefonunu da aldım, parçalayıp çöpe attım. Üzerimde kan olduğu için evden kıyafet bulup giydim. Yüzüm tırnak izleriyle çizilmişti, içeriden bir gömlek alıp yüzüme sardım. Taksi çağırıp iş yerine geldim. Kanlı elbiselerimi poşete koydum" diye konuşmuştu. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:32
Antalyakart Londra’dan birincilikle döndü: "Mobil Engelli Bildirimi" ödül kazandırdı
Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki Antalya Ulaşım A.Ş. tarafından işletilen Antalyakart, Londra’da düzenlenen uluslararası Transport Ticketing Awards yarışmasında önemli bir başarıya imza attı. Antalyakart Mobil uygulamasına eklenen "Mobil Engelli Bildirimi" özelliği, Antalya Büyükşehir Belediyesine 2026 Ulaşım Biletleme Ödülleri’nde En İyi Eşitlik ve Kapsayıcılık Girişimi ödülünü kazandırdı. Ulaşım sektörünün geleceğini şekillendirmek için dünyanın önde gelen ulaşım liderlerini bir araya getiren Transport Ticketing Global etkinliğinde elde edilen bu başarı, 13 kişilik uluslararası jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda açıklandı. Ödül, Antalya Ulaşım A.Ş. Bilişim Sistemleri Müdürü Murat Altıntaş, Muhasebe ve Finans Müdürü Vedat Subaşı ile Kentkart CEO’su Çınar Basmacı, Uluslararası Satış ve Küresel Pazarlama Müdürü Fırat Albayrak ve Pazarlama Yöneticisi Aidar Zain’a takdim edildi. Engelsiz, sürdürülebilir ve erişilebilir toplu taşıma amaçlanarak engelli derneklerinin sivil toplum örgütlerinin destekleri ve Kentkart çözüm ortağı ile hazırlanan Mobil Engelli Bildirimi özelliği, engelli bireylerin ulaşım deneyimini kolaylaştırıyor. Uygulama sayesinde durakta bekleyen engelli yolcular, mobil uygulama üzerinden durağa gelmekte olan otobüs sürücüsüne bildirim gönderebiliyor. Önündeki ekranda bu bildirimi gören sürücüler, durağa yaklaşırken daha dikkatli davranıyor ve gerektiğinde yolculara destek olabiliyor. Bu özellik, kullanıcılar tarafından da memnuniyetle karşılanıyor. Online başvuru sistemi de finale kaldı Antalyakart’ın bir diğer projesi olan 6 Kasım 2025’te devreye aldığı online başvuru platformu da, aynı etkinlikte "En İyi Yolcu Deneyimi Girişimi" kategorisinde finale yükseldi. Türkiye’de bir ilk olan sistemle kullanıcılar başvurularını online olarak tamamlayıp, Antalyakartlarını PUDO kargo otomatlarından temassız bir şekilde teslim alabiliyor. Hizmete girdiği günden beri bin 796 Antalyakart sahiplerine ulaştırılırken, 7 bin 899 indirimli ve ücretsiz Antalyakart’ın vize işlemi tamamlandı. Online hizmetler sayesinde vatandaşlar, kart merkezlerine gitmeden işlemlerini kolaylıkla tamamlayabiliyor. Antalyakart, elde ettiği bu başarılarla hem uluslararası alanda adından söz ettiriyor hem de Antalya’da daha erişilebilir ve kullanıcı dostu bir toplu ulaşım sistemi sunmaya devam ediyor.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:30
Antalya semaları kahverengiye büründü Sahra Çölü üzerinden gelen toz taşınımı çamur olup yağdı
Antalya’da Sahra Çölü üzerinden gelen toz taşınımı sabah saatlerinde etkisini gösterdi. Gece saatlerinde başlayan yağışla birlikte havadan adeta çamur yağarken, sabahın erken saatlerinde uyanan vatandaşlar yoğun toz bulutuyla karşılaştı. Dün Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Ege ve Batı Akdeniz kıyıları için toz taşınımı uyarısın ardından Antalya’da toz taşınımı etkili oldu. Alanya’da sabah saatlerinde yağışla birleşen toz bulutları ilçe genelinde araçların ve açık alanların üzerini kahverengi çamur tabakasıyla kapladı. Yer yer oluşan su birikintilerinin çamur görünümünde olduğu gözlemlenirken, öğle saatlerinde toz taşınımı ektisini kaybetti. Sahra’dan gelen toz bulutunun Alanya semalarındaki etkisi drone ile havadan görüntülendi. Görüntülerde, ilçe üzerinde yoğun bir sis tabakasını andıran toz bulutu dikkat çekti. Yağmur yerine çamur yağdığını söyleyen Enes Ayaz Sipahi (20) ‘’Sabah işe gitmek için kalktığımda böyle bir manzara ile karşılaştım. Afrika’dan geldiğini duydum. Sabah yağmur yerine sanki çamur yağıyordu’’ dedi. Manavgat ilçesinde de, etkili olan toz taşınımı yoğunluğu yağışla birlikte araçların camlarında göze çarptı. Öte yandan toz taşınımın etkisinin yağışla birlikte azalacağı, akşam saatlerinde ise etkini yitireceği belirtildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:28
Antalya Büyükşehir zabıtasından dronla denetim
Antalya Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri, kentin farklı noktalarında dron ile havadan denetim yapıyor. Kent genelinde huzur ve güvenliği sağlamak amacıyla günün her saatinde sahada olan Antalya Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri, çevre, sağlık, trafik ve gıda gibi birçok alanda denetimlerini dron destekli teknoloji ile güçlendirdi. Zabıta ekipleri, özellikle turizm sezonu yaklaşırken dünyaca ünlü Konyaaltı sahilinde vatandaşların huzurlu ve güvenli bir tatil geçirmelerini sağlamak için sorumluluk alanı içerisindeki yerlerde dron ile havadan denetimler gerçekleştirecek. Havadan gerçekleşecek denetimlerle plajlarda vatandaşları rahatsız eden seyyar satıcı ve dilencilere anında müdahale edilebilecek. Zabıta Dairesi Başkanlığı yetkilileri, kentin farklı noktalarında dron ile havadan denetimlerin yapılacağını söyledi.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:28
Kepez’de Akdeniz Üniversitesi mezunu genç sanatçıların objektifinden hayat sergisi
Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’nün geleneksel hale gelen karma fotoğraf sergisi, Dokumaparak Modern Sanatlar Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Serginin açılışında konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Genç sanatçılarımızın bu üretimleri, sanatın aynı zamanda düşünmek ve anlamak olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Bu şehirde sanat üreten, düşünen ve sorgulayan her gencin yanında yanındayız" dedi. Kepez Belediyesi’nin Dokumapark Modern Sanatlar Galerisi, 10 Nisan tarihlerine kadar çok anlamlı bir fotoğraf sergisine ev sahipliği yapıyor. Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’nün geleneksel karma sergisi, bu yıl 20. dönem mezunlarının çalışmalarını sanatseverlerle buluşturdu. Kasım 2025’te hayatını kaybeden fotoğraf bölümü öğrencisi Ömer Özer’in eserlerinin de sergilenmesi, sergiye ayrı bir anlam ve duygusal derinlik kattı. Serginin açılışına Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Özlenen Özkan, İbradı Belediye Başkanı Hatice Sekmen, AÜ.Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semih Büyükkol ve Akdeniz Üniversitesi öğrencileri katıldı. "Her kare bir duygu" Serginin açılışında konuşan Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semih Büyükkol, serginin her yıl düzenli olarak gerçekleştirildiğini belirterek, bu yılki seçkinin mezun öğrencilerin özgün çalışmalarından oluştuğunu ifade etti. Fotoğrafın yalnızca bir görüntü kaydetmekten ibaret olmadığını vurgulayan Büyükkol, her karenin bir duyguyu, bir hikayeyi ve çoğu zaman görünmeyeni görünür kılma çabasını yansıttığını dile getirdi. Sergide yer alan eserlerin önemli bir kısmının Antalya’nın İbradı ilçesine bağlı Ormana Köyü’nde gerçekleştirilen teknik gezi sırasında üretildiğini belirtti. "Sanat düşünmek ve anlamaktır" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ise konuşmasında, geçmişin izleriyle geleceğin imkanlarını aynı çatı altında buluşturan bu serginin önemine dikkat çekti. Serginin Dokumapark gibi özel bir mekanda düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Kocagöz, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’nün 20. dönem mezunlarını ve emeği geçen herkesi tebrik etti. Sergide yer alan çalışmaların İbradı Ormana’nın düğmeli evlerinden günümüz teknolojisinin sunduğu yeni anlatım biçimlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirten Başkan Kocagöz, her bir karede bir bakış açısı, bir yorum ve bir arayışın hissedildiğini ifade etti. Genç sanatçıların üretimlerinin, sanatın aynı zamanda düşünmek ve anlamak olduğunu hatırlattığını vurgulayan Başkan Kocagöz, serginin bir vefa duygusunu da barındırdığını belirterek Ömer Özer’i rahmetle andı. Sanat üreten gençlerin her zaman yanında olacaklarını ifade eden Kocagöz, katkı sunan herkese teşekkür ederek mezun öğrencilere başarılar diledi. "Sanat ve edebiyat daha çok desteklenmeli" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan da konuşmasında, sanatın insan hayatındaki yerinin her geçen gün daha da önemli hale geldiğine dikkat çekti. Günlük hayatın yoğun temposu içinde sanatın bireye nefes aldıran, onu durup düşünmeye sevk eden özel bir alan açtığını belirten Özkan, sergide yer alan eserlerin bu anlamda büyük bir değer taşıdığını ifade etti. Fotoğrafın yalnızca bir kare değil; aynı zamanda bir tanıklık, bir duygunun yansıması ve bir kentin hafızası olduğunu vurgulayan Özkan, öğrencilerin ortaya koyduğu çalışmaların bu yönüyle dikkat çekici olduğunu söyledi. Üniversitelerin farklı düşüncelerin, renklerin ve bakış açılarının bir araya geldiği yerler olduğunu dile getiren Özkan, genç sanatçıların üretimlerinin bu çeşitliliği yansıttığını belirtti. Özellikle İbradı’nın Ormana Köyü’nde gerçekleştirilen çalışmaların hem kültürel mirası hem de yerel dokuyu görünür kıldığını ifade etti. Günümüzde sanat ve edebiyatın daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, bu tür etkinliklerin toplumun estetik ve düşünsel gelişimine katkı sunduğunu söyledi. Sergideki her eserin ayrı bir emek, sabır ve dikkat gerektirdiğini belirterek, gençlerin üretimlerinin sadece sanatsal değil, aynı zamanda düşünsel bir derinlik taşıdığını dile getirdi. Özkan, konuşmasının sonunda sanata verdiği destekten dolayı Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ve sergiye emeği geçen herkese teşekkür etti. Açılış konuşmalarının ardından, hayatını kaybeden öğrenci Ömer Özer anısına hazırlanan başarı belgesi ve plaket, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz tarafından ailesine takdim edildi. Açılışta ayrıca, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan da, sanata verdiği desteklerinden dolayı Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e teşekkür ederek, plaket takdiminde bulundu. Kurdele kesimiyle kapılarını açan sergi, 10 Nisan’a kadar ziyaret edilebilecek.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:26
Akciğer kanserinde ölüm oranı ürkütüyor: "20 yıl sigara içenler taramadan geçmeli"
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Kıyık, akciğer kanserinin hem dünyada hem de Türkiye’de kanser kaynaklı ölümler arasında ilk sırada yer aldığını belirterek, özellikle uzun yıllar sigara kullanan kişilerin taramadan geçmesinin hayati önem taşıdığını söyledi. Akciğer kanserinde erken tanının hayat kurtardığını vurgulayan Kıyık, "Yaklaşık 20 yıl boyunca günde bir paket sigara içmiş, 50 ila 77 yaş arasındaki kişiler risk grubunda yer alıyor. Bu kişilere düşük doz bilgisayarlı tomografi çekildiğinde, 100 kişiden 4’ünde erken evrede akciğer kanseri teşhisi koyabiliyoruz" dedi. Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği (ASYOD) tarafından düzenlenen 11. Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresi kapsamında Antalya’da bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Kıyık, akciğer kanserine ilişkin açıklamalar yaptı. Hastalığın görülme sıklığı ve ölüm oranlarının ürkütücü boyutta olduğunu ifade eden Kıyık, dünya genelinde her yıl yaklaşık 2 buçuk milyon akciğer kanseri vakası görüldüğünü, bunların 1 milyon 800 bininin ölümle sonuçlandığını belirtti. Türkiye’de ise yılda 50 bin yeni akciğer kanseri vakasının tespit edildiğini, bunların 35 bininin hayatını kaybettiğini kaydetti. "Akciğer kanseri ölüm sırasında birinci sırada" Akciğer kanserinin tüm dünyada ve Türkiye’de kanserler arasında ölüm sırasında ilk sırada bulunduğunu dile getiren Kıyık, taramanın temel amacının hastalığı oluşmadan önlemek ve erken evrede yakalamak olduğunu söyledi. Kıyık, "Dünyada yılda iki buçuk milyon akciğer kanseri görülüyor ve maalesef bunların 1 milyon 800 bin kişisi hayatını kaybediyor. Türkiye’ye gelecek olursak yılda 50 bin yeni akciğer kanseri görülüyor ve bunların 35 bini hayatını kaybediyor. Akciğer kanseri maalesef tüm dünyada ve Türkiye’de kanserler içerisinde ölüm sırasında birinci sırada yer alıyor" ifadelerini kullandı. Bir yanda koruyucu hekimliğin, diğer yanda tedavi edici hekimliğin bulunduğunu hatırlatan Kıyık, akciğer kanseri taramasının koruyucu hekimlik açısından önemli bir adım olduğuna dikkat çekti. Risk grubunu anlattı Tarama yapılacak grupların belirli kriterlere göre seçildiğini belirten Kıyık, "Biz hekimler akciğer kanserinde taramayı şu amaçla yapıyoruz. Bir koruyucu hekimlik var, bir de tedavi edici hekimlik var. Koruyucu önlemlerden bir tanesi de kişi akciğer kanseri olmasın diye akciğer kanseri taraması yapılmasıdır. Risk gruplarını önce belirliyoruz. Yaklaşık olarak 20 yıl günde bir paket sigara içmiş bir insan 50 ila 77 yaş arasındaysa, akciğer kanserinin en fazla görülme yaşları bu yaş grupları oluyor" dedi. Bu yaş grubunda yer alan ve uzun süre sigara kullanan kişilere düşük doz bilgisayarlı tomografi önerildiğini söyleyen Kıyık, bunun hem radyasyon maruziyetini azalttığını hem de kanser vakalarının başlangıç aşamasında tespit edilmesine imkan sağladığını kaydetti. Kıyık, "Bu yaş grubunda sigara içen insanlara düşük doz bilgisayarlı tomografi çektiriyoruz. Yani hem radyasyonundan korumuş oluyoruz hem de akciğer kanseri varsa bir başlangıç halinde yakalayıp onu bertaraf etmek istiyoruz. Hem de ikinci bir uyarı da o hastamızla, sigara içen kişiyle yüz yüze geldiğimiz zaman şunu anlatıyoruz; içtiğiniz sigara risk doğuruyor, sizi bunun için tarıyoruz. Belki onu sigarayı bırakması için de yardımcı bir gerekçe olmuş oluyor" diye konuştu. "100 kişiden 4’üne erken evrede teşhis konuyor" Tarama programlarının yalnızca kanseri değil, sigaranın yol açtığı diğer akciğer hastalıklarını da ortaya çıkarabildiğine işaret eden Kıyık, erken tanının çok yönlü fayda sağladığını söyledi. Kıyık, "Bu tarama yapıldığında 100 kişiden 4 kişiye erken evrede akciğer kanseri teşhisi konuyor. Ayrıca başka bir akciğer hastalığı varsa, kanser dışında onlar da ortaya çıkarılmış oluyor. Kişi başlangıç aşamasında bir enfeksiyonla karşı karşıya olabilir. İçtiği sigarayla maruz kaldığı başka bir hastalık, KOAH, interstisyel akciğer hastalığı gibi diğer hastalıklar da oluşuyor olabilir. Bunlar da önlenmiş oluyor" dedi. "Arabalarını bakıma götürdükleri gibi kendileri de gelsinler" Tarama sisteminin yaygınlaşmasının önemine değinen Kıyık, sigara kullanan vatandaşların sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi. Kıyık, "Artık Avrupa’da ve Amerika’da olan akciğer kanseri taramasının bizde de rutin olarak başlaması gerekiyor. Ama diyelim ki şu anda yok, bizim uyarımız sigara içen insanlara bir, sigarayı bırakmaları; iki, eğer sigara içiyorlarsa, bu yaş grubundaysalar, 50-77 yaş arasındaysalar, 20 yıldır sigara içmişlerse nasıl arabalarını yılda bir yahut da 10 bin kilometre, 15 bin kilometrede bir bakıma götürüyorlarsa, kendileri de buyursunlar gelsinler. Zaten devletimizin de sigara bırakma polikliniği hizmeti var. Hem o hizmeti almış olurlar hem de kendi sağlıkları için bir taramadan geçmiş olurlar" ifadelerini kullandı. Genç yaşta sigaraya başlayanlar için ayrı uyarı Türkiye’nin genç yaşta sigaraya başlama oranında öne çıkan ülkeler arasında bulunduğunu belirten Dr. Murat Kıyık, Rusya, Sırbistan ve Macaristan gibi ülkelerde de benzer bir tablo görüldüğünü söyledi. Sigaraya ne kadar erken başlanırsa riskin o kadar arttığını vurgulayan Kıyık, tarama yaş aralığının ortalama veriler üzerinden belirlendiğini ancak daha genç yaşta sigaraya başlayanların da ciddi risk altında olduğunu ifade etti. Kıyık, "Bütün dünyada bazı ülkelerde, özellikle bizim Türkiye, genç yaşta sigaraya başlama konusunda hemen hemen birinci sırada geliyor. Bizim gibi ülkeler var; Rusya, Sırbistan, Macaristan gibi ülkelerde de erken yaşta sigaraya başlama söz konusu. Onun için ne kadar erken başlanıyorsa sigaraya, riski o kadar artıyor. Aslında biz 50-77 diyoruz ama bunlar ortalama yaşlar. Kişi 15 yaşında bir paket sigara içmeye başlamışsa, 20 yıl içince 35 yaşına gelmiş oluyor. Aynı riski o da taşıyor aslında" dedi. "14 yaşında başlamıştı, 34 yaşında kaybettik" Genç yaşta sigaraya başlamanın ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğine ilişkin örnek de paylaşan Kıyık, çok genç akciğer kanseri hastalarıyla karşılaştıklarını söyledi. Kıyık, "Tarama grubu olarak 50-77 yaş arası grubu söylemiş isek de erken yaşta sigaraya başlayanlar dikkatli olmalı. Çünkü bizim çok genç akciğer kanser hastalarımız var. Hatta öyle ki, bir hastamın oğlu akciğer kanseriydi. Baba hala yaşıyor. Oğlunu 34 yaşında kaybettik. 14 yaşında sigaraya başlamıştı. Maalesef 3 yıl yaşadıktan sonra kaybettik" ifadelerine yer verdi. "Pulmoner emboli sessiz ölüme yol açabiliyor" Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nuri Tutar da akciğer damarına pıhtı atmasının, tıptaki adıyla pulmoner embolinin, çoğu zaman kalp krizi ile karıştırılabilen ve ani ölümlere yol açabilen ciddi bir tablo olduğuna dikkat çekti. Pulmoner embolide en kritik noktanın hastalıktan şüphelenmek olduğunu vurgulayan Tutar, göğüs ağrısı, öksürük, balgam, ateş ve kanlı balgam gibi belirtilerle ortaya çıkabilen tablonun hayati risk taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Tutar, "Akciğer damarına pıhtı atması özellikle sessiz ölüme yol açan bir durumdur. Aslında bilmediğimiz durumlarda, herkes kalp krizi geçirdiğini hissederken bunun sebebi pulmoner emboli olabilir. Aynı şekilde göğüs ağrısı yapar ve göğüs ağrısı sonucunda da hastalarda öksürük, balgam, ateş ve kanlı balgamla bize gelebilir. Göğüs ağrısının sebebi, akciğer damarına pıhtı atmasından kaynaklanabilir" dedi. Uzun yolculuk ve hareketsizlik uyarısı Pulmoner embolinin özellikle uzun süre hareketsiz kalan kişilerde daha sık görülebildiğini belirten Tutar, pıhtının çoğunlukla bacak toplardamarlarında oluştuğunu, ardından akciğer damarına ilerleyerek damarlanmayı bozduğunu ifade etti. Tutar, "Bu özellikle uzun süreli yolculukta, hareketsiz kalmış bireylerde oluşabilir. Bacaktaki toplardamarlarda pıhtı oluşur. Ondan sonrasında bu pıhtı akciğer damarına atar ve akciğerin damarlanmasını bozar. Bundan sonrasında biz sıklıkla kan sulandırıcı tedaviler kullanırız ve buna göre kan sulandırıcı tedavilerle hastalığı tedavi etmeye çalışırız. Burada en önemli şey, hastalıktan şüphelenmektir" diye konuştu. "Kalp krizi sanıldı, pulmoner emboli çıktı" Yakın zamanda üniversitede yaşanan bir vakayı örnek gösteren Prof. Dr. Tutar, pulmoner embolinin sinsi ve ölümcül seyredebildiğini anlattı. Tutar, "Çok yakın zamanda bizim üniversitemizde bir onkoloğun eşi göğüs ağrısıyla kırklı yaşlarda acile başvurdu ve kalp krizi şüphesiyle hemen anjiyo yapıldı. Ancak akciğer damarına pıhtı atmıştı ve hasta kaybedildi" ifadelerini kullandı. İki saat mola önerisi Özellikle uzun yolculuk yapanların, hareketsiz kalanların ve doğum kontrol hapı kullanan kadınların risk altında olduğuna işaret eden Tutar, korunma açısından basit ama etkili önlemlerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Tutar, "Doğal olarak özellikle uzun yolculuklarda iki saatte bir mola vermek gerekir. Doğum kontrol hapı kullanan kadınlar da risk altındadır. Bu açıdan dikkat edilmesi gerekir" dedi.
03 Nisan 2026 Cuma - 12:19
Medyada kapsayıcı dil seferberliği başlıyor
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi ile Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) iş birliğinde "Kapsayıcı Dil Kullanımı Destekleme Projesi" hayata geçiriliyor. Medyada kullanılan dilin dönüştürücü gücüne dikkat çeken proje, haber içeriklerinde yer alan ayrımcı ifadelerin görünür kılınmasını ve daha kapsayıcı bir dil anlayışının yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Proje kapsamında gazetecilerin haber üretim süreçlerinde daha sorumlu ve kapsayıcı bir dil kullanmalarına destek olunması, aynı zamanda mesleki pratikler üzerinden ortak bir deneyim ve farkındalık oluşturulması amaçlanıyor. Çevrim içi eğitim Proje kapsamında gazetecilere yönelik kısa süreli ve etkileşimli bir çevrim içi eğitim verilecek. Eğitimin ardından katılımcılardan, kendilerine sunulacak özel bir kodlama kılavuzu doğrultusunda örnek bir haber metnini analiz etmeleri istenecek. Süreci tamamlayan tüm basın mensuplarına ise katılım belgesi verilecek. Kapsayıcı ve sorumlu bir medya dili inşa etmeyi amaçlayan proje, basın mensuplarını bu dönüşüm sürecine katkı sunmaya davet ediyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder