EKONOMİ - 22 Nisan 2026 Çarşamba 13:48

Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX Antalya’da kapılarını açtı

A
A
A
Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX Antalya’da kapılarını açtı

Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği desteğiyle 22-26 Nisan tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX), Antalya’da kapılarını ziyaretçilere açtı.



"YÖREX Anadolu’nun hikayesidir"


Açılışta konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX’in sadece bir fuar olmadığını vurgulayarak, "YÖREX, emeğin değer kazandığı, kültürün kimlik bulduğu, Anadolu’nun dünyaya ses verdiği bir hikâyedir" dedi. 2009 yılında "Bu toprakların ürettiği değer hak ettiği yeri bulmalı" anlayışıyla yola çıktıklarını belirten Çandır, bugün gelinen noktada YÖREX’in bu vizyonun somut karşılığı olduğunu ifade etti. YÖREX’in düzenlendiği ANFAŞ’ta 5 gün boyunca Anadolu’nun zenginliklerinin sergileneceğini kaydeden Çandır, "Bir halıda sabrı, bir peynirde emeği, bir desende kültürü hissedeceğiz. Çünkü biz sadece ürün üretmiyoruz, değer üretiyoruz" diye konuştu.


YÖREX kapsamında kurulan B2B alanına da değinen Ali Çandır, üreticilerin doğrudan alıcılarla buluşturulduğunu belirterek, "Hedefimiz ürünlerimizi dünya markası haline getirmek" dedi.



"Kültürümüz bir ummandır"


Antalya Valisi Hulusi Şahin ise konuşmasında milli kültürün zenginliğine dikkat çekerek, "Milli kültürümüz bir ummana, bir deryaya benzer. İçinde nice renkleri, güzellikleri barındırır. Tıpkı bir kilimin desenleri gibi her biri ayrı güzel ama aslında bir bütünün parçasıdır. Artık sadece tescil değil, tanıtım ve pazarlama aşamasındayız. Bu ürünlerden ekonomik değer üretmeli, ülkemize katkı sağlamalıyız" ifadelerini kullandı.


Dünyada coğrafi işaret ekonomisinin büyüklüğüne de dikkat çeken Şahin, bu alanda Türkiye’nin daha fazla pay alması gerektiğini belirterek, zincir marketlerde coğrafi işaretli ürünlere özel alanlar oluşturulmasının önemine işaret etti. YÖREX’in Türkiye’nin vitrini olduğunu ifade eden Şahin, Antalya’nın milyonlarca turisti ağırlayan bir şehir olduğuna değinerek, "En güzel ürünlerimizi misafirlerimize sunuyoruz. Aynı zamanda bu fuar, yeni nesillere kendi kültürlerini tanıtmak için de önemli bir fırsattır. Çocuklarımızı YÖREX’e getirmeliyiz" dedi.



"Coğrafi işaretlerde büyük artış"


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise YÖREX’in coğrafi işaretli ürünlerin artmasında önemli rol oynadığını belirterek, "Son 16 yılda coğrafi işaretli ürün sayımız yaklaşık 18 kat artarak bin 800’ün üzerine çıktı. 46 ürünümüz de Avrupa Birliği’nden tescil aldı" ifadelerini kullandı.



"Antalya fuarcılıkta da güçlü olmalı"


ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman da Antalya’nın turizmde güçlü bir şehir olduğunu belirterek, fuarcılıkta da aynı başarıyı yakalaması gerektiğini söyledi.



"Coğrafi işaret çalışmaları hızlandı"


TÜRKPATENT Başkanı Muhammed Zeki Durak ise Türkiye’nin coğrafi işaret konusunda önemli mesafe kat ettiğini belirterek, son yıllarda başvuru ve tescil sayılarında ciddi artış yaşandığını söyledi.



"YÖREX kültürel mirasın taşıyıcısı"


Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir ise YÖREX’in Anadolu’nun kültürel mirasını geleceğe taşıyan önemli bir organizasyon olduğunu belirtti.


Tören sonunda, Avrupa Birliği’nden ticari ürün tescili alan kurumlara da protokol tarafından ödüller verildi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yöresel ürünlerin sergilendiği YÖREX, ziyaretçilerine hem kültürel hem de ticari anlamda önemli fırsatlar sunmaya devam edecek.


Fuarın açılışına Antalya Valisi Hulusi Şahin, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Muhammed Zeki Durak, ATB Başkanı Ali Çandır ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.



Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX Antalya’da kapılarını açtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 2031 Erkekler Dünya Kupası’nın ev sahibi Fransa oldu Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Merkez Kurulu, Almanya’nın başkenti Berlin’de bugün yapılan değerlendirmelerin ardından, FIBA Kadınlar Basketbol Dünya Kupası 2030 ev sahipliğini Japonya’ya, FIBA Basketbol Dünya Kupası 2031 ev sahipliğini ise Fransa’ya verdi. Japonya’nın başkenti Tokyo, 2030 turnuvasına 26 Kasım - 8 Aralık tarihleri arasında ev sahipliği yapacak. Fransa’da ise Lille, Lyon ve Paris şehirleri 29 Ağustos - 14 Eylül 2031 tarihleri arasında Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak; final aşaması ise Paris’te oynanacak. FIBA Genel Sekreteri Andreas Zagklis konuyla ilgili olarak, "FIBA Dünya Kupaları’nın başarıyla anılmasının en önemli nedenlerinden biri, her seferinde doğru ev sahibinin seçilmesidir. Bu da basketbolu en popüler spor topluluğu haline getirme misyonumuzun temel taşını oluşturuyor. FIBA Merkez Kurulu, hem Japonya Basketbol Federasyonu’nun (JBA) hem de Fransa Basketbol Federasyonu’nun (FFBB) tekliflerinin, bir Dünya Kupası ev sahibinden beklediğimiz yüksek standartları karşıladığına karar verdi ve bu büyük sorumluluğu kendilerine emanet etti. Japonya ve Fransa, basketbolu seven iki ülke, taraftarlarımız, oyuncularımız ve iş ortaklarımız için son derece popüler iki destinasyon. Ancak bizi 2030 ve 2031 için asıl heyecanlandıran şey, bu iki ülkenin sahip olduğu ve etkinlikleri unutulmaz kılan o nadir özellik: yerel, kendine özgü dokunuşlarıyla mükemmelliği birleştirebilmeleri" dedi.
Adıyaman Başkan Çadır’dan 23 Nisan mesajı AK Parti Adıyaman İl Başkanı Ekrem Çadır 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. 23 Nisan, demokrasi ve cumhuriyetin temellerinin atıldığı önemli ve anlamlı bir tarihtir olduğunu dile getiren AK Parti Adıyaman İl Başkanı Ekrem Çadır, TBMM, bağımsızlık ve egemenliğin 23 Nisan Çocuk Bayramı ise geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın teminat altına alındığının bir nişanesi olduğunu vurguladı. Başkan Çadır, "23 Nisan 1920, vatanı, bayrağı, ezanı ve özgürlüğü için yılmadan mücadele eden aziz milletimizin yeniden dirilişinin ve şahlanışının yazıldığı tarihin adıdır. 23 Nisan 1920, milli iradeyi her türlü gücün üstünde tutan milletimiz için, milli iradenin dışında ve üstünde hiçbir gücün, hiçbir yönetimin, hiçbir vesayetin tanınmayacağının ve tam bağımsızlık yolunda ilerleyişimizin ilanıdır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çocuklara hediye eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisini açarak, millet iradesini her şeyin üzerinde tutmuştur. Yeni nesillere verebileceğimiz en büyük miras eğitimdir. Bindiği üzere 6 Şubat depremi sonrası devletimiz bir yandan şehrin inşası ve ihyası için seferberlik başlatmış bu süreçte yine yavrularımızın yaşadıkları travmaların etkilerini azaltmak için yaklaşık 80 bin çocuğumuza psikososyal destek verilişti. Bugün geldiğimiz noktada ise çocuklarımız kendi okullarında güvenle eğitimlerine devam ediyor. Çocuklarımızın eğitimleri AK Parti olarak en büyük önceliğimizdir. Bizler de daha iyi bir Türkiye için, evlatlarımız için anaokulundan liseye kadar tüm eğitim öğretim sahalarında hizmet etmeye devam ediyoruz. Şehrimizin ve ülkemizin yarınlarını inşa etmek için çıktığımız bu yolda, çocuklarımızın yanında olmaya devam edecek ve onlar için tüm imkânlarımızı yine seferber edeceğiz. Türkiye Yüzyılı, eğitim, gençlik ve teknolojiyi bir araya getirerek ülkenin geleceğini parlak bir şekilde aydınlatıyor. Bu dönem, Türkiye’nin küresel arenada rekabet edebilmesi ve daha iyi bir gelecek inşa etmesi için büyük bir fırsat sunuyor. Yavrularımız, bu vizyonun merkezinde yer alarak Türkiye’yi yeni başarılarına taşıyacaktır. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nda; daha iyi nesiller yetiştirmeye devam edeceğiz. Elbette bir yandan dünya çocukları bayramı kutlarken bir yandan da İsrail’in Filistin’de katlettiği binlerce çocuklarımızın yasını tutuyor, onların hüznü ile acımız daha derinleşiyor. Üzerlerine yağan bombalarla birlikte bir de açlıkla boğuşan Filistin’de ki kıtlık maalesef en çok çocukları vuruyor. Filistinli çocukların bedenlerinin geldiği hal, İsrail acımasızlığının boyutunu gözler önüne seriyor. En kötüsü de dünyanın bunu izlemeye devam etmesi. Cumhurbaşkanımız ve liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi hayatı boyunca Filistin konusundaki hassasiyeti herkesçe bilinmektedir. Tüm manipülasyonlara ve katliamcı İsrail’in engellemelerine rağmen binlerce ton ihtiyaç malzemesini Gazze’ye gönderdi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın dili, dini , ırkı ne olursa olsun öldürülmediği, katledilmediği bir dünyanın barışına ve huzuruna vesile olmasını diliyorum. İstiklal Harbimizin Başkomutanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk Başkanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle yad ediyorum. Tüm çocuklarımızın, tüm dünya çocuklarının bu müstesna bayramını gönülden tebrik ediyorum. Ayrıca 6 Şubat depreminde yaşamını yitiren çocuklarımıza Allah’tan rahmet diliyor, ailelerine sabırlar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Malatya MESOB Başkanı Şevket Keskin’den 23 Nisan mesajı: "Çocuklarımıza güvenli bir gelecek sağlamak zorundayız" Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Keskin, 23 Nisan’ın yalnızca kutlama günü olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, çocukların karşı karşıya kaldığı sosyal tehlikelere dikkat çekti. MESOB Başkanı Şevket Keskin, mesajında 23 Nisan’ın gerçek anlamının çocuklara güvenli bir gelecek hazırlamak olduğunu vurguladı. Çocukların suç, çete, mafya özentisi, uyuşturucu ve ahlaki yozlaşma gibi tehditlerden korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Keskin, bu konuda toplumun bütün kesimlerine görev düştüğünü kaydetti. Keskin, son dönemde yaşanan bazı olayların çocukların ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğunu açık biçimde gösterdiğini belirterek, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamak, sadece iyi dilekler paylaşmak ve coşkulu cümleler kurmak değildir. 23 Nisan’ı gerçek anlamda kutlamak; çocuklarımızı korumak, onların güvenliğini sağlamak ve ülkemizin geleceğini tehdit eden unsurlara karşı hep birlikte sorumluluk almaktır. Bugün çocuklarımızın karşı karşıya olduğu tehlikeleri görmezden gelerek 23 Nisan’ın ruhunu yaşatamayız. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan olaylar, çocuklarımızın çete ve mafya kültürü gibi son derece tehlikeli bir yapının etkisi altına girebildiğini açık biçimde göstermektedir. Ne yazık ki ülkemizde yayımlanan bazı televizyon dizileri ve dijital içerikler, çocuklarımıza emeğin, alın terinin ve ahlaki değerlerin değil; şiddetin, mafya özentisinin, kolay yoldan güç ve para elde etmenin propagandasını yapmaktadır. Aile yapımıza, toplumsal değerlerimize ve çocuklarımızın ruh sağlığına zarar veren bu içeriklerin artık daha fazla görmezden gelinmemesi gerekmektedir. Buradan başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye, ana muhalefet partisi CHP’ye ve tüm siyasi partilere çağrıda bulunuyoruz. Yayında olan ve toplum yapımıza, aile kültürümüze, çocuklarımızın gelişimine zarar veren çete, mafya ve ahlaksızlık içerikli diziler ile benzeri yapımlar derhal yayından kaldırılmalı, dijital ve sosyal medya arşivlerinden de çıkarılmalıdır. Siyaset kurumunun ve görev makamında bulunan herkesin sorumluluğu, olaylardan sonra sadece geçmiş olsun dileklerini iletmek değildir. Asıl sorumluluk, sorunlara kalıcı çözüm üretmektir. Çocuklarımızı çete kültüründen, mafya özentisinden, uyuşturucudan, suça yönlendiren yapılardan ve ahlaksızlığın propagandasından korumak hepimizin görevidir. Bir başka çağrımız da cezai yaptırımların güçlendirilmesi yönündedir. Çocuklara uyuşturucu satanlara ve sattıranlara en ağır cezalar verilmelidir. Çocukları cinayet, çete, hırsızlık ve benzeri adi suçlara yönlendiren, onları bu suçlarda kullanan kişiler hakkında da caydırıcı ve en üst düzey cezai yaptırımlar uygulanmalıdır. Ayrıca toplumda silaha erişimin bu kadar kolay olması kabul edilemez. İster kamu görevi olsun, ister seçilmiş görev olsun, kim olursa olsun silah ve mühimmatın bu kadar rahat dolaşıma girmesi engellenmelidir. Nasıl ki terörle mücadelede silahsızlandırma hayati bir konuysa, toplumun içinde kontrolsüz biçimde bulunan silahların toplanması da aynı derecede önemlidir. 23 Nisan’ı aslına uygun şekilde kutlamak istiyorsak, çocuklarımıza sadece bayram coşkusu değil; güvenli bir çevre, temiz bir toplum, sağlıklı bir gelecek ve umut dolu yarınlar bırakmak zorundayız. Ülkemizin istikbali ve istiklali için çocuklarımızı korumak, onları güvenli bir geleceğe taşımak hepimizin ortak görevidir. Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, kurtuluş ve kuruluş mücadelesi kahramanlarımızı, tüm aziz şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, tüm çocuklarımızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, bütün çocuklarımızın güven içinde, huzur içinde ve umutla büyüyeceği bir Türkiye diliyorum" ifadelerini kullandı. MESOB Başkanı Şevket Keskin, açıklamasında 23 Nisan’ın anlamına uygun şekilde yaşatılmasının, çocukların güvenliği, sağlıklı gelişimi ve ülkenin geleceği açısından doğrudan önem taşıdığını vurguladı.