ASAYİŞ - 13 Nisan 2026 Pazartesi 15:50

Kötü şartlarda evde tutulan hayvanlar, gençlerin tepkisi sonrası kurtarıldı

A
A
A
Kötü şartlarda evde tutulan hayvanlar, gençlerin tepkisi sonrası kurtarıldı

Antalya’nın Alanya ilçesinde bir apartmanın giriş katındaki dairenin içine adeta hapsedilmiş, kötü şartlarda yaşayan kedi ve köpekleri gören gençler ile hayvanları dairede besleyen kişi arasında tartışma çıktı. Olay sonrası evin kiralandığı kişi ile hayvanları evde tutan şahıs jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Evde tutulan kedi ve köpekler ise mahallede yaşayan hayvansever gençler tarafından dışarı çıkarıldı.


Edinilen bilgiye göre, Hilmi Karakaş isimli ev sahibi, Mahmutlar 204. Sokak üzerinde bulunan bir binanın giriş katındaki dairesini İ.H.G. isimli şahsa kiraya verdi. Ancak İ.H.G.’nin söz konusu daireyi kendisi kullanmak yerine A.N.C. isimli başka bir kişiye verdiği öne sürüldü. Apartman sakinlerinin iddialarına göre, İ.H.G.’nin daireyi kiralama amacının dışında kullandığı ve evde çok sayıda kedi ile köpek beslendiği ortaya çıktı. Hayvanların bakımının ise düzenli yapılmadığı, hayvanların üzerine kapısının kilitlenerek uzun süre yalnız bırakıldıkları ileri sürüldü.


Dün akşam saatlerinde duruma tepki gösteren mahalle gençleri, hayvanların bulunduğu binaya giderek duruma müdahale etmek istedi. Binada hayvanlarla ilgilendiği belirtilen A.N.C. ile karşılaşan gençler arasında tartışma çıktı. İddiaya göre, belinde tabanca bulunduğu öğrenilen A.N.C. mahalle gençlerine yönelik tartışma yaşandı. Mahallede yaşayan hayvansever gençler, köpek ve kedilerin bakıldığı eve girdiklerinde yaklaşık 4-5 köpek ile 6-7 kedinin bulunduğu, hayvanların sağlık ve bakım durumlarının yetersiz olduğunu gördü. Komşular ise hayvanların uzun süre kapalı ortamda kilitli tutulduğunu ve iyi şartlarda bakılmadığını iddia etti.


Apartman sahibi Hilmi Karakaş, "Evi kiraya 4 ay önce verdik. Bu kedi köpek lafı yoktu. Hayvan barınağı gibi kedi ve köpeği burada bakıyorlar. Ben buna taraftar değilim. Bir an önce bunun çözülmesini istiyorum. Dün mahallenin gençleri burada hayvanların kapatıldığını duymuşlar. Burada hayvanların kapalı olduğu görünce karşı geldiler. Sonra jandarmayı hayvan haklarını aradılar" dedi.



"Gençleri görünce hayvanlara bakan kişi onları kovmak istedi"


Apartmanda kiracı olarak bulunan Ali Toygun (53) o anları şu ifadeler ile anlattı:


"Ben bir buçuk senedir bu evde kiracı olarak kalıyorum. 5-6 ay önce buraya birileri geldi. Ev sahibinden ev kiralama adı altında ev kiraladılar. Ama burada sokaktan topladıkları köpekleri kedileri evin içine hapsediyorlar, gidiyorlar. Kokudan bütün mahalleli şikayetçi. Evi de paramparça ettiler. Bu duruma karşı çıkanları da silahla tehdit ediyorlar. Dün de hayvansever gençler geldi. Gençleri görünce hayvanlara bakan kişi onları kovmak istedi. Gençler içeride kalan kedileri köpekleri görünce adam ile konuşmak istediler. Adamda ’buradan defolun diye silah çekti’. Silahın kabzası ile camı kırdı. Bütün mahalleli bunlardan şikayetçi. 6-7 aydır burada millete zulmediyorlar. Köpekleri üstlerine salıyorlar. Hayvanları bakımsız ve hasta."


Yaşanan gerginlik üzerine çevredekilerin ihbarı ile olay yerine jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler, yapılan şikayetler doğrultusunda A.N.C. ile daireyi kiralayan İ.H.G.’yi gözaltına aldı. Jandarmadaki işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edildi. Yaşanan olayın ardından evde tutulan kedi ve köpekler mahallede yaşayan hayvansever gençler tarafından dışarı çıkarıldı.


Olayla ilgili soruşturma sürüyor.



Kötü şartlarda evde tutulan hayvanlar, gençlerin tepkisi sonrası kurtarıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa MCBÜ’de ’Afetlerde insan olmak’ sempozyumu Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde düzenlenen "Afetlerde İnsan Olmak" sempozyumunda, afetlerin yalnızca bir doğa olayı değil, aynı zamanda insanlık sınavı olduğu vurgulandı. Uzmanlar, afet öncesi hazırlık, kriz anı yönetimi ve sonrası için toplumsal bilinç çağrısı yaptı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) bünyesinde, MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi ile AFAD Manisa İl Müdürlüğü iş birliğinde "Afetlerde İnsan Olmak" konulu sempozyum gerçekleştirildi. Süleyman Demirel Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa; MCBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Üçer, AFAD Manisa İl Müdürü Osman Pıhtılı, Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Gürhan İnal, Türk Kızılay Manisa Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Özgür Kalenderoğlu, MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Afetlere karşı bilinç vurgusu Açılış konuşmasını yapan Başhekim Prof. Dr. İsmet Topçu, Türkiye’nin deprem, sel ve yangın gibi doğal afetlerin sık yaşandığı bir coğrafyada bulunduğunu belirterek, afetlerin zararlarının ancak bilinçli toplumlarla azaltılabileceğini ifade etti. Topçu, özellikle 6 Şubat depremlerinin afet bilincinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Topçu, "Afetlerin zararını en aza indirmek için toplumda önlem alma ve zarar azaltma bilincini yerleştirmek en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor" dedi. "Afetler bir süreçtir" MCBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Üçer ise afetlerin yalnızca yaşandığı anla sınırlı olmadığını belirterek, "Afet öncesi, anı ve sonrası bir bütün olarak ele alınmalıdır. Üniversitelerin görevi, bu süreçleri bilim ışığında değerlendirmek ve toplumu bilgilendirmektir" diye konuştu. AFAD Manisa İl Müdürü Osman Pıhtılı da afetlerin insanlığın dayanışma yönünü ortaya çıkardığını belirterek, "Afet anında insan olmak; yardıma koşmak, dayanışmayı en güçlü şekilde yaşamaktır. Gerçek insanlık zor zamanlarda ortaya çıkar" ifadelerini kullandı. Pıhtılı, 6 Şubat depremlerinin geniş bir coğrafyada milyonlarca insanı etkilediğini hatırlatarak, afetlere karşı bireysel sorumlulukların da büyük önem taşıdığını vurguladı. Sempozyum kapsamında; "Afetlerde çocuk olmak", "Afetlerde kadın olmak", "Afetlerde yaşlı birey olmak" ve "Afetlerde engelli birey olmak" başlıklarında akademisyenler tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Arama kurtarma ekipleri tanıtım yaptı Programın ardından, Süleyman Demirel Kültür Merkezi bahçesinde kurulan stantlarda arama kurtarma ekipleri araç ve ekipmanlarını tanıttı. Katılımcılar, ekiplerin çalışmalarını yakından inceleme fırsatı buldu. Öte yandan AFAD İzmir İl Müdürlüğü’ne ait simülasyon tırında öğrencilere deprem öncesi, anı ve sonrasında yapılması gerekenler uygulamalı olarak anlatıldı.
Balıkesir Atatürk’ün Burhaniye’ye gelişinin 92. Yıldönümü törenle kutlandı Atatürk’ün Balıkesir’in Burhaniye ilçesine gelişinin 92. yıl dönümü törenlerle kutlandı. Cumhuriyet Meydanında çelenklerin anıta konmasının ardından başlayan törenlerde, günün anlam ve önemi anlatıldı, şiirler okundu ve halk oyunları gösterisi düzenlendi. Cumhuriyet Meydanında düzenlenen törenler büyük ilgi gördü. Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı ve Belediye çelenklerinin anıta konmasının ardından saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşı okundu. Öğrenciler Atatürk şiirleri okurken, günün anlam ve önemini anlatan konuşmayı da öğretmen Oğuz Üzmez yaptı. Halk Eğitim Merkezi Halk Oyunları ekiplerinin gösterileride törenlere renk kattı. Öğretmen Oğuz Üzmez konuşmasında, "Bugün burada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadelemizin meşalesinin yakıldığı, Kuvayı Milliye ruhunun taçlandığı, gönüllerin güzide şehri Balıkesir’in medarı iftarı Burhaniye’mize gelişinin 92. Yıl dönümü vesilesiyle toplanmış bulunmaktayız. Gazi Paşanın geleceğini önceden haber alan Burhaniyeliler, heyecan ve mutluluk içinde beklemeye başlamışlardı. Saat 22 sularında Atamızı taşıyan araba hükümet konağının önüne yanaşmış, Atatürk de aracından inerek Burhaniye halkını selamlamıştı. Burhaniye halkı Atasına olan sevgisini ve bağlılığını yoğun ilgiyle göstermişti. Mustafa Kemal Atatürk, bu ziyaret ve konaklamasında görmüştür ki; Kuvayı milliye havası içinde tek yürek olan Burhaniyeliler, Atalarına saygı ve bağlılık içindedirler. Böyle bir ecdadın nesli olarak, bu onur ve gurur günümüzün 92. Yıl dönümünde Atamızın manevi huzurunda aynı ruh hali ve heyecanı içinde hoş geldiniz diyor ve bilmeni istiyoruz ki; Kurduğun cumhuriyeti aydınlık bir meşale, başlattığın ilke ve inkılapları yol göstericimiz olarak görüyor, Bu kararlılığımızı sonuna kadar koruyup muhafaza edeceğimize Burhaniyeliler olarak söz veriyor ve tüm dünyaya haykırıyoruz: Ne mutlu Türküm diyene" sözlerine yer verdi.