ÇEVRE - 14 Şubat 2026 Cumartesi 15:41

Konyaaltı Sahili’nde selin izleri arasında deniz keyfi

A
A
A
Konyaaltı Sahili’nde selin izleri arasında deniz keyfi

Antalya kent merkezinde iki gündür etkili olan sağanak ve şiddetli rüzgarın ardından 18 derece hava sıcaklığında güneşli havayı görenler sahilleri doldurdu. Sel ve fırtınanın izlerinin yer aldığı sahilde belediye ekipleri ağaç dalları ve kargıları toplarken, vatandaşlar da güneşin ve denize girmenin tadını çıkardı.


Antalya’da son günlerde etkili olan sağanak ve şiddetli rüzgar yerini bugün güneşli havaya bıraktı. Hava sıcaklığının 18 dereceye kadar yükselmesiyle birlikte hafta sonunu fırsat bilen kent sakinleri ve turistler Konyaaltı Sahili’ne akın etti. Sel suları ve şiddetli rüzgarın denize getirdiği, ağaç dalları ve kargıların kıyıya vurduğu sahilde aldığı sahilde, bazı vatandaşlar denize girmeyi tercih etti, bazıları ise aileleriyle sahil bandında vakit geçirdi. Bazı hava tutkunları ise paraşütleriyle gökyüzünde tur attı.



"Ne giyeceğimizi şaşırdık"


Sahile gelen Sait Akdemir, Antalya’da bu yıl özellikle Şubat ayının yağmurlu ve soğuk geçtiğini belirterek, "Öğle yağmur yağıyor, gece kesiyor, gündüz güneş açıyor, akşam soğuk bastırıyor. Ne giyeceğimizi şaşırdık. Gündüz sahile iniyoruz, hava güzel; akşam eve gidince kalorifer yakıyoruz. Yine de Antalya dünyanın en güzel yerlerinden biri. Hafta sonları sahiller dolup taşıyor. Ulaşım da kolay. Burası tam bir cennet, tam bir emekli şehri" dedi.



"Deniz havadan sıcak"


Batıkan Kontaj ise havanın ve denizin oldukça güzel olduğunu ifade ederek, "Fırtınadan zarar görenler oldu, onlar için üzgünüz ama fırtınanın bitmesini bekledik. Şu an hava da su da çok güzel. Deniz adeta havadan sıcak. Burası seçilmiş bir yer. Herkese tavsiye ederim, gelsin Antalya’da tatilini yapsın" diye konuştu.



"14-15 derecede bile giriyorum"


Denizin fırtına sonrası dalgalı olduğunu ancak buna rağmen fırsatı değerlendirdiğini belirten Özgür Özdemir de yılın her ayında denize girdiğini söyledi. Suyun 14-15 derece olduğunu kaydeden Özdemir, "Dalgalar nedeniyle zaman zaman zorlanıyoruz ama su tertemiz. Diğer ülkelerde fırtınadan sonra denize girilmez ama burada bir gün sonra güneş açıyor. Buna alışkınız" ifadelerini kullandı.



Konyaaltı Sahili’nde selin izleri arasında deniz keyfi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.