GÜNDEM - 14 Mayıs 2026 Perşembe 12:55

Eskişehir’in genç nüfusu ülke ortalamasının altında

A
A
A
Eskişehir’in genç nüfusu ülke ortalamasının altında

Eskişehir’deki, toplam nüfus içindeki genç nüfus oranı ülke ortalamasının altında yer aldı.


Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) İstatistiklerle Gençlik, 2025 verilerini açıkladı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye’nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken 15-24 yaş grubundaki genç nüfus 12 milyon 708 bin 348 kişi oldu. Genç nüfus, toplam nüfusun yüzde 14,8’ini oluşturdu.



1950 yılındaki yüzde 20,8 oranı, 2025 yılında yüzde 14,8 oldu


Genç nüfusun yüzde 51,2’sini erkek nüfus, yüzde 48,8’ini ise kadın nüfus oluşturdu. BM tanımına göre 15-24 yaş grubunu içeren genç nüfus, 1950 yılında toplam nüfusun yüzde 20,8’ini oluştururken, bu oran, 2025 yılında yüzde 14,8 oldu.



15-29 yaş aralığındaki nüfus 200 bin 282


Nüfusu 927 bin 956 olan Eskişehir’de ise 15-24 yaş aralığında 129 bin 731, 15-29 yaş aralığında ise 200 bin 282 genç nüfus bulunuyor. Genel nüfusa göre; 15-24 yaş aralığındaki nüfusun oranı yüzde 14,8 olurken, 15-29 aralığındaki nüfusun oranı ise yüzde 21,6 oldu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Altıntaş’ta "Edebiyat Sokağı" açılışı yapıldı Kütahya’nın Altıntaş ilçesinde İstanbul Ticaret Odası Şehit Süleyman Turan Anadolu Lisesi’nde düzenlenen "Edebiyat Sokağı" açılışı ve şiir programı edebiyatın birleştirici ve geliştirici gücünü yansıtan özel anlara sahne oldu. Programa Altıntaş İlçe Milli Eğitim Müdürü Tuba Sinan katılım sağlarken, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Serdar Koyuncu da kendisine eşlik etti. Okul yönetimi, öğretmenler, öğrenciler ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, öğrencilerin hazırladığı edebi çalışmalar büyük beğeni topladı. Program kapsamında açılışı gerçekleştirilen "Edebiyat Sokağı", Türk ve dünya edebiyatına yön veren önemli yazar ve şairlerin eserlerinden parçalar, edebi sözler ve görsel çalışmalarla donatıldı. Öğrencilerin edebiyata olan ilgisini artırmak, okuma kültürünü yaygınlaştırmak ve sanatsal bakış açılarını geliştirmek amacıyla hazırlanan alan, katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi. Açılışın ardından gerçekleştirilen şiir programında öğrenciler tarafından seslendirilen şiirler duygu dolu anlar yaşattı. Türk edebiyatının seçkin eserlerinden örneklerin okunduğu programda, öğrencilerin sahne performansları izleyicilerden takdir topladı. Şiirler aracılığıyla sevgi, vatan, umut ve insanlık gibi evrensel temalar ön plana çıkarıldı. Program boyunca öğrencilerin sanatsal ve kültürel gelişimlerine katkı sağlayan bu tür etkinliklerin önemine vurgu yapılırken, edebiyatın genç nesiller üzerindeki olumlu etkisine dikkat çekildi. Katılımcılar, öğrencilerin hazırladığı etkinliklerin büyük emek ve özveriyle hazırlandığını ifade ederek programda emeği geçen öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti.
Bursa BTÜ’de F16 heyecanı...Gençler kokpite geçti Bursa Teknik Üniversitesi’nde (BTÜ) "8. Havacılık ve Savunma Günleri" başladı. Uzay Havacılık ve Savunma Sanayi Topluluğu (UHSST) öğrencileri tarafından gerçekleştirilen etkinlik, 2 gün boyunca havacılık, uzay ve savunma alanında öncü kurumlar deneyimlerini aktaracakken, F16 simülasyonu herkese unutulmaz heyecan yaşattı. BTÜ UHSST öğrencileri tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen ‘Havacılık ve Savunma Günleri’nin 8’ncisi, yoğun katılımla başladı. Türk uzay, havacılık ve savunma sanayiinin yıldız kurumlarına ev sahipliği yapan etkinlikte en dikkat çeken, F16 simülasyonu oldu. Kontrol panellerinden elektrik sistemlerini devreye alma, motor devirlerini kontrol etme, güç verme ve gaz kolunu ilerletme gibi adımların yüzde 70’ine kadar gerçekçi olduğu simülasyonu deneyenler ise farklı anlar yaşadı. Birçok simülasyon denediklerini, araba kullandıklarını ancak bunun çok farklı bir heyecan olduğunu dile getiren öğrenciler, "Uçak uçuracağımı hiç düşünememiştim. Bursa Teknik Üniversitesi’nin Uzay Havacılık ve Savunma Sanayi Topluluğu’nun bize, özellikle lise öğrencilerine bu şansı verdiği için çok mutluyum. Biz buraya liseden kendi uzay havacılık topluluğumuz olarak geldik. Daha önce etkinliklerle tanıştığımız için bizi buraya çağırdılar ve açıkçası böyle bir deneyime sahip olmak benim için çok umut verici. Çünkü ülkemizde özellikle böyle etkinliklerin çok fazla olduğunu görmedim. Otomobil gibi düz bir yol üzerinde gitmediği için, havada süzüldüğü için teknik olarak onun iç sistemleri, mekanik sistemleri çok daha farklı ve ne olacağını asla algılayamadım. Çünkü daha önce girdiğim bir iki simülasyon hiç böyle değildi. Daha önce hiçbir F16’nın simülasyonuna girmedim ve bilmiyorum, garip bir deneyimdi. Her şey birkaç saniye sonra geliyor. Ben onu tam olarak anlamıyorum. Bence çok zor. Ben burada simülasyonu bile daha yönetemedim. Onlar gerçek hele yolcu taşıyanlar, kaç kişiyi taşıyorlar" dedi. F16 tutkusu simülatöre dönüştü Havacılık ve Savunma Günleri’ne özel olarak katıldığını belirten simülasyonun sahibi Bora Erpulat, "Özel bir şirkette mühendis olarak çalışıyorum. Aşağı yukarı 1992’den beri havacılıkla ilgileniyorum. Belirli dönemlerde ara vermek zorunda kaldım. 2020’de F16’nın ilk temellerini öğrendim. Sonra birkaç kişiyle bunu ilerlettik. Herkes bilgisini topladı. Bu günlere kadar geldik. Sonra bu bende bir tutku oluşturdu. Bu tutkuyu da simülatöre dökmeye karar verdim. Bütçem ve zaman müsait olduğu takdirde cihazlarımızı biriktirdik. Bazıları el yapımı. Bunları yaptık ve sonuçta İstanbul’dan özel bir karkas sipariş ettik. Bu karkasa elektronik aletleri mümkün olduğu kadar ergonomik derecede donattık ve aşağı yukarı F16’nın yüzde 70’i burada. Bütün tuşlar çalışıyor ve gerçekten bunu kullanabiliyorsanız gerçek uçağı kullanma konusunda da ciddi bir yol kat edeceğinizi düşünüyoruz" diye konuştu. "Havacılığı gençlere sevdirmek istiyoruz" Bora Erpulat konuşmasını şöyle sürdürdü; "Ben hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Benim takımdaki bu işle ilgilenen herkes birbirine bilgiyi vererek kendilerini geliştirmeye çalışıyoruz. Operasyonlar yapıyoruz, internet bağlantısı var, görev kuruyoruz ve beraber internet üzerinden uçuyoruz. Biz bu gibi havacılık günlerine katılarak öğrencilerin havacılığı sevmesini istiyoruz. Bu simülasyon, Amerika’da eğitim gören pilotların kullandığı bir programdır. Bu, dünyanın en iyi pilotları tarafından geliştirildi ve şu an dünyadaki en fazla gerçekçiliği simüle eden programdır. İnsanların içinde çok büyük bir uçma hevesi var. Ama bunu ‘gel yap ve bu işle uğraş’ dediğin zaman çünkü çok ağır eğitimleri var. Çok zaman ayırması lazım, ciddi bir maddi kaynak ayırması lazım. Sonuçta insanlar kaçıyor. Ama böyle bir şey olduğu zaman hayallerini gerçekten gerçekleştiriyoruz ve içindeki uçma özlemini en azından bir noktaya kadar da absorbe etmiş oluyoruz. Çok memnunlar. Gerçekten çok iyi" dedi. "BTÜ’lü gençler savunma sanayine hazırlanıyor BTÜ Uzay Havacılık ve Savunma Sanayi Topluluğu (UHSST) iletişim sorumlusu Salih Yarıcı, "Amacımız, Bursa özelindeki ve etrafındaki bütün okullar ve gençlerimize havacılık ve savunma sanayi sektörünü birinci ağızdan tanıtmak. İki gün boyunca sürecek olan etkinliğimiz 15 Mayıs’a kadar devam edecek. Bu etkinliği Hexagon ana sponsorluğunda düzenliyoruz. Sağ olsunlar onların destekleriyle gayet büyük bir alanımız ve gayet büyük bir çevremiz var. Bu simülatör etrafta görebileceğiniz normal bir simülatöre pek yakın değil. Gerçek bir F16 uçağının yüzde 70’ini içeren bir simülatör. Zaten öğrencilerimiz de oraya büyük bir ilgi duymakta. Bizler Bursa Teknik Üniversitesi’nin kurulduğundan itibaren aktif olarak en köklü topluluklardan bir tanesiyiz. Biz şimdi ve gelecekteki bütün yarışmalara; Teknofest, TÜBİTAK, ODTÜ, VTOL ve bunun benzerindeki yurt dışı yarışmalarına beş ayrı takımla beraber katılmaktayız. Burada iki tane sabit kanat İHA, bir tane döner kanat drone, bir tane roket, bir tane de şu anda VTOL takımımız bulunmaktadır. Ödüllerimiz her defasında artmaya devam ediyor. Yaklaşık aktif üye sayımız da 2 binin üzerindedir. Okulumuzdaki şu anda en fazla üye sayısına sahip topluluğuz" dedi. BTÜ Uzay Havacılık ve Savunma Sanayi Topluluğu (UHSST) sosyal medya sorumlusu Betül Ekinci ise şöyle konuştu: "Ben bu yıl geldim bu topluluğa. Birçok toplulukta aktif şekilde rol aldım. Böyle toplulukların öğrencilere birçok konuda katkı sağladığını düşünüyorum. Özgüven açısından ve bir sürü network bulma açısından bu şekilde topluluklar çok yararlı oluyor. Aynı zamanda okul süreciyle birlikte yürütüldüğünde CV’mizde de bunlardan bahsedebiliyoruz. Bizim etkinliğimize büyük katkıda bulunan Hexagon ekibine çok teşekkür ediyoruz. Aynı zamanda diğer firmaları da etkinliğimize davet ediyoruz."
Zonguldak BEUN’da Türk-Macar dostluğunu güçlendiren anlamlı buluşma Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), Türkiye ile Macaristan arasındaki köklü dostluk ve kültürel iş birliğine katkı sunan önemli bir programa daha ev sahipliği yaptı. "Antal Bartus: Türk-Macar Teknik İş Birliğinin Biyografik Portresi" adlı kitabın tanıtım etkinliği kapsamında BEUN’u ziyaret eden Macaristan Ankara Büyükelçisi Viktor Mtis ile Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi Müdürü ron Sipos, Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’i makamında ziyaret etti. Rektörlük makamında gerçekleşen ziyarette; Macaristan Ankara Büyükelçisi Viktor Mtis, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, BEUN Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yücel Namal ile Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi Müdürü ron Sipos yer aldı. "Antal Bartus: Türk-Macar Teknik İş Birliğinin Biyografik Portresi" BEUN’da Tanıtıldı Macaristan heyeti, BEUN Teoman Duralı İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yücel Namal’ın hazırladığı "Antal Bartus: Türk-Macar Teknik İş Birliğinin Biyografik Portresi" adlı kitabın tanıtım etkinliği kapsamında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesine geldi. Gerçekleşen görüşmede, Türkiye’nin sanayileşme sürecinde önemli görevler üstlenen Macar mühendis Antal Bartus’un hayatı ve çalışmaları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Bartus’un özellikle Çatalağzı Termik Santrali’nin inşa ve işletme süreçlerinde teknik uzman olarak görev aldığı, ayrıca Ankara’daki birçok bakanlık binasının yapımında önemli katkılar sunduğu ifade edildi. Antal Bartus’un yaşam öyküsünün; Türk-Macar dostluğu ile teknik ve kültürel iş birliğinin güçlü bir sembolü olduğu vurgulandı. Rektör Özölçer: "Türk-Macar Dostluğu Geçmişten Geleceğe Taşınan Kıymetli Bir Medeniyet Köprüsüdür" Program kapsamında değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Türkiye ile Macaristan arasındaki tarihî bağların yalnızca diplomatik ilişkilerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda ortak kültür, dostluk ve bilim anlayışıyla güçlendiğini ifade ederek şu sözleri dile getirdi: "Üniversitemizde 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Yıllarında Macarlar’ başlıklı sergi ve konferans programı ile 2025 yılında düzenlediğimiz ‘Türk-Macar İlişkileri: Misafirperver Bir Devlet’ adlı sergi ve konferans programı, ülkelerimiz arasındaki köklü dostluğun akademik ve kültürel zeminde buluştuğu önemli platformlar olmuştur. Bununla birlikte şehrimizin Çatalağzı beldesinde Sayın Büyükelçimizin kıymetli destekleriyle hizmete açılan Türk-Macar Dostluk Parkı da oldukça değerlidir. Bugün tanıtımı yapılan eser; Türk-Macar dostluğunu, iş birliğini ve ortak medeniyet anlayışını gelecek nesillere taşıyan çok kıymetli bir çalışmadır. Antal Bartus’un hayatını titizlikle araştırarak akademik dünyaya kazandıran değerli hocamız Prof. Dr. Yücel Namal’a canıgönülden teşekkür ediyorum. Hocamızın ortaya koyduğu bu eser, tarihî ve kültürel hafızamıza önemli katkılar sunmaktadır. Nitekim üniversiteler milletler arasında gönül köprüleri kuran ilim ve medeniyet merkezleridir. Türk dünyası ile gerçekleştirilen bilimsel ve kültürel iş birliklerinin daha da artmasını temenni ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle nazik ziyaretlerinden dolayı Macaristan Ankara Büyükelçisi Viktor Mtis ile Liszt Enstitüsü Macar Kültür Merkezi Müdürü ron Sipos’a teşekkürlerimi sunuyor, üstün vazifelerinde kendilerine sıhhat, mutluluk ve başarı diliyorum." Ziyaret, yapılan değerlendirmelerin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Şanlıurfa Siverek’te gelincik tarlaları binlerce kişinin uğrak noktası haline geldi Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde mayıs ayıyla birlikte açan gelincik tarlaları, doğaseverler ve fotoğraf tutkunlarının yoğun ilgisini çekiyor. Siverek-Diyarbakır karayolu çevresindeki onlarca dönümlük araziler kırmızı gelinciklerle adeta renk cümbüşüne dönüştü. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerine dönmesiyle birlikte açan gelincikler, ilçe merkezinden ve çevre illerden gelen binlerce vatandaşı bölgeye çekiyor. Özellikle karayolu kenarında bulunan tarlalar, ziyaretçilerin fotoğraf ve video çekmek için uğrak noktası haline geldi. Gelincik tarlalarını görmek isteyen vatandaşlar, araçlarını yol kenarına park ederek doğal stüdyo görünümüne kavuşan arazilerde vakit geçiriyor. Bölgede zaman zaman kilometrelerce araç kuyruğu oluşurken, ziyaretçiler doğanın sunduğu eşsiz manzarayı cep telefonu ve kameralarıyla kayıt altına alıyor. Ailesi ve torunlarıyla gelincik tarlasını ziyaret eden Mehmet Sığa, daha önceki yıllarda da bölgede böyle gelincikler açtığını ama bu kadar yoğun ve çok olmadığını belirtti. Eşi ve kızıyla gelincik tarlasını ziyaret eden Bilal Kutlu, "Baharın gelmesiyle birlikte, tarlalarda açan gelincikleri eşim ve kızımla birlikte güzel bir gün geçirmek için geldik, ortam harika" dedi. Vatandaşlar, Siverek’te oluşan bu doğal güzelliğin bölge turizmine katkı sunduğunu belirtirken, gelinciklerin korunması konusunda da duyarlı olunması gerektiğini ifade etti.