ASAYİŞ - 27 Kasım 2025 Perşembe 16:28

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Uyuşturucuya savaş açtık, operasyonlarımızla onlara nefes aldırmayacağız"

A
A
A
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Uyuşturucuya savaş açtık, operasyonlarımızla onlara nefes aldırmayacağız"

Antalya İl Emniyet Müdürlüğü’nce "Zeytinköy" olarak bilinen Yeşildere Mahallesi’nde Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde gerçekleşen Narkokapan-2 operasyonunda 458 şüpheli gözaltına alındı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Biz uyuşturucuya savaş açtık; operasyonlarımızla onlara nefes aldırmayacağız" dedi.


Antalya İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Muratpaşa ilçesindeki "Zeytinköy" olarak bilinen Yeşildere Mahallesi’nde Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde şafak vakti geniş çaplı operasyon düzenledi. Çok sayıda asayiş biriminin katıldığı operasyon, polis helikopteri, İHA, drone ve narkotik dedektör köpekleri ile havadan ve karadan desteklendi.


Mahalleye giriş ve çıkışları kontrol altına alan ekipler, önceden tespit edilen çok sayıda adrese eş zamanlı baskın yaptı. Arama ve gözaltı işlemleri sabah boyunca sürdü.



4 ay süren teknik takip sonrası düğmeye basıldı


Operasyonun hazırlık aşamasına ilişkin açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, torbacı olarak bilinen sokak satıcılarına yönelik yaklaşık 4 ay süren teknik takip ve istihbarat çalışması yürütüldüğünü belirtti. Bakan Yerlikaya çalışmalar kapsamında şüphelilerin tüm bağlantıları ve eylem yöntemlerinin ayrıntılı şekilde tespit edildiğini söyledi.


Yerlikaya, operasyonun Antalya merkezli olmak üzere 17 ilde eş zamanlı gerçekleştirildiğini aktararak şu bilgileri verdi: "Narkokapan Antalya-2 operasyonumuza; 2 bin 753 polis, 609 ekip, 1 helikopter, 2 İHA, 3 drone, 1 deniz aracı ve 35 narkotik dedektör köpeği katıldı. Çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenlendi ve 458 şahsı gözaltına aldık. Şu an itibarıyla operasyonumuz devam ediyor."



"Uyuşturucuya savaş açtık"


Bakan Yerlikaya, Türkiye’nin uyuşturucu ile mücadelede kararlılığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Altını çizerek ifade ediyorum: Biz uyuşturucuya savaş açtık. Göreve geldiğimden bu yana polisimizin, jandarmamızın, sahil güvenliğimizin düzenlediği operasyonlar sonucu 93 bin 279 zehir tacirini tutukladık. 225 ton uyuşturucu madde, 260 milyon adet uyuşturucu hap ve yaklaşık 18 ton ara kimyasal ele geçirdik. 345 narkotik organize suç örgütünü çökerttik."


Yerlikaya, uluslararası verilerin Türkiye’nin uyuşturucu ile mücadelede önemli başarılar elde ettiğini gösterdiğini belirterek şöyle devam etti: "Avrupa’da uyuşturucu kullandığını beyan edenlerin oranı yüzde 29’a kadar çıkarken, Türkiye’de bu oran yalnızca yüzde 3,1. Bir milyon nüfusta uyuşturucuya bağlı ölüm oranı Avrupa’da 24,7 iken ülkemizde 5,1. Bu rakamlar mücadelenin somut sonuç verdiğini gösteriyor. Ancak bir tek evladımızın dahi bu bataklığa sürüklenmesine razı değiliz. Operasyonlarımızla onlara nefes aldırmayacağız."



"Mücadele sadece sahada değil; eğitim ve rehabilitasyon da şart"


Yerlikaya, uyuşturucu ile mücadelenin yalnızca operasyonlarla sınırlı olmadığını, talebi azaltmaya yönelik çalışmaların da büyük önem taşıdığını şu şekilde vurguladı: "Uyuşturucu meselesi sadece bir güvenlik sorunu değil; toplumsal dokuyu tahrip eden bir sosyal yaradır. Bir kişiyi kurtardığımızda bir aileyi de dağılmaktan korumuş oluyoruz. Bu nedenle rehabilitasyon, eğitim ve toplumsal farkındalık çalışmalarını da aynı kararlılıkla sürdürüyoruz."



İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Uyuşturucuya savaş açtık, operasyonlarımızla onlara nefes aldırmayacağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.