ASAYİŞ - 20 Ocak 2026 Salı 11:42

Emniyetin teknolojik gücü ’Gözcü’, hapis cezası bulunan firariyi araç sürerken tespit etti

A
A
A
Emniyetin teknolojik gücü ’Gözcü’, hapis cezası bulunan firariyi araç sürerken tespit etti

Antalya’nın Manavgat ilçesinde emniyetin teknolojik gücü "Gözcü" yüz tanıma sistemi, 10 yıldan fazla hapis cezası bulunan cezaevi firarisini araç kullanırken tespit etti. Polise başkasının kimlik bilgilerini veren şüpheli, ekiplerin dikkati sayesinde yakalandı. Sürücü belgesini yanında taşımamak, SRC ve Yetki Belgesi eksikliği gibi suçlardan toplam 36 bin 391 TL para cezası yiyen firari, adli makamlara sevk edilmek üzere emniyete götürüldü.



Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından kentin kritik noktalarına kurulan ve suçluların korkulu rüyası haline gelen "Gözcü" isimli yüz tanıma sistemi, bir araç içerisindeki şüpheliyi tespit etti. Sistemin uyarı vermesi üzerine harekete geçen Ekipler Amirliği ve Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri, 07 CHV 242 plakalı kapalı kasa kamyoneti bir cadde önünde durdurdu.


Araç sürücüsü, üzerinde kimlik ve ehliyet olmadığını iddia ederek polise bir T.C. kimlik numarası verdi. Yapılan sorgulamada, verilen T.C. numarasındaki kişinin suç kaydı olmadığı ve ehliyetinin bulunduğu görüldü. Ancak polis ekipleri, tabletteki fotoğrafla sürücünün yüz hatlarının uyuşmadığını fark etti. Polisin "Bu fotoğraftaki kişi sen misin?" şeklindeki defalarca sorduğu soruya şüpheli ısrarla "Evet, benim" diyerek yalan beyanda bulunmaya devam etti.



28 ayrı suç kaydı çıktı


Şüphe üzerine ekip otosuna alınan şahıs, polisin kararlı takibi sonucu gerçek kimliğini itiraf etmek zorunda kaldı. Yapılan detaylı incelemede şahsın Halil İ. Ü. olduğu; çoğunluğu sahte çekten olmak üzere tam 28 ayrı suçtan kaydının bulunduğu, hakkında 10 yıl 446 gün kesinleşmiş hapis cezası ve 1 milyon 279 bin TL adli para cezası olduğu ortaya çıktı.



Gözaltına alındı


Gözaltına alınan Üstündağ ve araçta bulunan yolcuya kimlik bulundurmamaktan işlem yapıldı. Trafik ekipleri ise sürücüye; sürücü belgesini yanında taşımamak, SRC ve Yetki Belgesi eksikliği gibi suçlardan toplam 36 bin 391 TL para cezası uyguladı. Kamyonet trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekilirken, azılı firari adli makamlara sevk edilmek üzere emniyete götürüldü.



Emniyetin teknolojik gücü ’Gözcü’, hapis cezası bulunan firariyi araç sürerken tespit etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Esenler’de içinde yolcuların bulunduğu İETT otobüsü otoparka daldı, faciadan dönüldü Esenler’de içinde yolcuların bulunduğu İETT otobüsü iddiaya göre gaz pedalı takılı kalınca kontrolden çıkarak otoparka daldı. Facianın eşiğinden dönülen olayda park halindeki bazı araçlarda hasar meydana geldi. Savaş alanına dönen olay yeri ve kaza yapan otobüs havadan görüntülendi. Kaza saat 12.50 sıralarında Esenler Uludağ Caddesi’nde meydana geldi. İkitelli Garajı ile Taksim arasında sefer yapan İETT otobüsü, iddiaya göre gaz pedalı takılı kalınca kontrolden çıkarak ilk önce kaldırıma çıktı. İçinde yolcuların bulunduğu otobüs daha sonra yol kenarındaki otoparka daldı. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kaza nedeniyle park halindeki bazı araçlarda ve otoparkta hasar oluştu. Kazada facianın eşiğinden dönülürken, ortalığı savaş alanına çeviren İETT otobüsü ve hasar gören araçlar dronla görüntülendi. "İçerde 25 kişi vardı, kimsenin burnu bile kanamadı" Kamil Çepni, "Arkadaşımız lastikçinin yanına gelmiştik. Birden gürültü duyduk. Arama kurtarma gönüllüsü olduğum için hemen otobüsün kapısını açmasını söyledim. İçerde 25 kişi vardı. Bunları tahliye ettikten sonra olay yerinin güvenliğini aldık. Arkadaşlar geldi. Yaralı yok. Kimsenin burnu bile kanamadı. Bize söylenen arabanın gaz pedalının takıldığı. Şoförün durumu da iyi" dedi. "Büyük bir ihtimalle gaz pedalı takılı kaldı" Ahmet Şen isimli esnaf, "Ben burada esnafın. O sırada müşterimiz vardı. Büyük bir gürültü koptu. Hızlı bir şekilde geldi. Garajın üzerine çıktı. Otobüsün içinde yaklaşık 20-25 yolcu vardı. Sürücüyle birlikte yolcuları tahliye ettik. Yolcuları indirdik. Yaralanan yoktu. Büyük bir ihtimalle gaz pedalı takılı kaldı. Çocuk ve kadınları güvenli bir şekilde indirdik. Sonra polise bildirdik" diye konuştu.
İstanbul TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek" Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II Projesi’nin tanıtım toplantısında konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek. Proje kapsamında, Türk ve AB üyesi ülkelerden oda ve borsaların eşleştirilmesiyle, 18 proje uygulanacaktır. Uygulanacak projeler, enerji verimliliği, yeşil ve dijital dönüşüm, sürdürülebilir büyüme, tarım, turizm, start-up ekosistemi ve AB müktesebatı gibi stratejik alanlara odaklanacaktır. Ayrıca, proje Avrupa Komisyonu tarafından 6 milyon avro finansmanla destekleniyor" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Eurochambres iş birliğinde yürütülen Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II (TEBD II) Projesi’nin tanıtım toplantısı İstanbul’da yapıldı. Toplantıya, TOBB Başkanı ve Eurochambres Başkan Yardımcısı Hisarcıklıoğlu, Eurochambres Başkanı Vladimir Dlouhy, Merkezi Finans ve İhale Birimi Direktörü Barbaros Murat Köse, AB Türkiye Delegasyonu Ticaret ve Ekonomi Bölüm Başkanı Dominik Olewinski ve Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan katıldı. "Türkiye ile AB iş dünyası arasında işbirliğini geliştirip, deneyim paylaşımı ve diyaloğu kurumsal hale getirmek istiyoruz" Projenin tanıtım toplantısında açıklamalarda bulunan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Rifat Hisarcıklıoğlu, "Proje, Avrupa Komisyonu tarafından finanse ediliyor. Projenin toplam tutarı 6 milyon euro. Bu projenin uygulanmasında Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (Eurocchambres) ile birlikte çalışıyoruz. Esasen, bu projeleri 2002 yılından beri gerçekleştiriyoruz. 2002 yılında ‘Türk-Oda Geliştirme Programı’ adıyla başladığımız projeler serisinin iki hedefi var. Oda ve Borsalarımızın hizmet kapasitesini geliştirip, üyelerimize, dünya standartlarında daha fazla hizmet sunmak. Türkiye ile AB iş dünyası arasında işbirliğini geliştirip; deneyim paylaşımı ve diyaloğu kurumsal hale getirmek. Son yıllarda, ICC Dünya Odalar Birliği tarafından yapılan "en iyi uygulama" yarışmalarında, Oda ve Borsalarımızın aldıkları ödüller, bu konudaki çabaların meyveleridir. Uygulanan projeler, çarpan etkisiyle, yapılan yatırım tutarının kat be kat üzerinde fayda sağlamaktadır" şeklinde konuştu. "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek" AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edeceğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Proje kapsamında, Türk ve AB üyesi ülkelerden oda ve borsaların eşleştirilmesiyle, 18 proje uygulanacaktır. Proje sahibi oda ve borsalarımız da aramızda. Uygulanacak projeler, enerji verimliliği, sürdürülebilir büyüme, yeşil ve dijital dönüşüm, start-up eko sisteminin geliştirilmesi, tarım, gıda, kırsal kalkınma, sürdürülebilir turizm ve Avrupa Birliği müktesebatı gibi güncel ve stratejik alanlara odaklanacaktır. Ayrıca, oda ve borsaların kurumsal ve hizmet kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik, çok sayıda eğitim, saha ziyareti ve Oda/Borsa Akademisi de, proje kapsamında yer almaktadır. Dünyanın genelinde çatışmaların ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Pek çok coğrafyada karmaşa ve savaşlar yaşanıyor. Dünya ticareti de, eski yapısından uzaklaşmış durumda. Kurala dayalı ticaret düzeni artık yok. Ticarette korumacılık her yerde artıyor. Ticaret ve tarife savaşları daha çok öne çıkıyor. Bu tabloya, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin, ticaret ve sanayi üzerindeki dönüştürücü etkisi de eklenmektedir" ifadelerini kullandı. Yapay zekanın üretim süreçlerinden lojistiğe, dış ticaret operasyonlarından pazarlamaya kadar, birçok alanda iş yapış biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Bu dönüşüm, beraberinde uyum, yetkinlik ve erişim sorunlarıyla birlikte, ciddi fırsatlar da getirmektedir. Belirsizliklerin bu kadar arttığı, dönüşümün baş döndürücü hızla geliştiği bir dönemde, iş dünyamızın "güvenilir pusulaya" ihtiyacı vardır. İşte biz, Oda ve Borsalarımızın, bu "güvenilir pusula rolünü" yerine getirmesinin çok önemli olduğuna inanıyoruz. Bu bizim görevimizdir. Hizmet kapasitemizi bu anlayışla sürekli olarak geliştirmeliyiz. Odalar ve borsalar, üyelerini küresel ticaret politikalarındaki değişiklikler ve tarife uygulamaları konusunda zamanında bilgilendiren, yapay zekâ ve dijitalleşme alanında farkındalık, eğitim ve rehberlik hizmetleri sunan, üyelerin yeni pazarlara erişimini kolaylaştıran, Avrupa ve küresel değer zincirlerine entegrasyonlarını destekleyen, stratejik aktörler olmalıdır. Türkiye-AB İş Diyaloğu Projesi, bu anlamda, oda ve borsaların sadece temsil eden değil; yönlendiren, dönüştüren ve güçlendiren kurumlar olarak konumlanmasına, katkı sağlamayı hedeflemektedir" dedi. "Türkiye’nin imalat ve savunma sanayii, AB’nin hem rekabetçiliğini hem de güvenliğini artırabilir" Hisarcıklıoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Uzun vadeli rekabet gücümüzü ancak daha derin ve dayanıklı ortaklıklarla korunabilir. Aday ülke statüsündeki Türkiye, AB değer zinciri içinde kritik bir konumdadır. Türkiye, dinamik bir üretim altyapısına sahiptir. Genç ve nitelikli iş gücümüz bulunmaktadır. Ayrıca, Avrupa’yı Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya bağlayan stratejik bir coğrafyadayız. Yeşil ve dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmak isteyen AB, kritik ham maddelere bağımlıdır. Ancak, nadir toprak elementlerinin yüzde 90’ı tek bir ülkeden temin edilmektedir. Bu kırılganlığın sürdürülebilir bir şekilde azaltılması, Türkiye ile daha yakın iş birliğini gerektirir. Türkiye’nin imalat ve savunma sanayii, AB’nin hem rekabetçiliğini hem de güvenliğini artırabilir. Fintek, yapay zekâ ve dijital inovasyon gibi alanlarda da birlikte büyük atılımlar yapabiliriz. Bu alanlarda Ufuk Avrupa ve Digital Europe gibi AB programları yoluyla iş birliğimizi güçlendirmeliyiz. Bu iş birliğini derinleştirecek en önemli adım, Gümrük Birliği’nin güncellenmesidir. Mevcut çerçeve, artık, günümüz ticaret ve yatırım ilişkilerine yanıt verememektedir. Modern bir Gümrük Birliği, Hizmetler, tarım, kamu alımları ve e-ticareti kapsamalı" diye konuştu. "Türk iş insanlarının, AB üyesi ülkelere seyahatte yaşadığı vize sorunları, ticaretin önünde ciddi bir engel haline gelmiştir" Türk iş insanlarının, AB üyesi ülkelere seyahatte yaşadığı vize sorunlarına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, "Türk iş insanlarının, AB üyesi ülkelere seyahatte yaşadığı vize sorunları, ticaretin önünde ciddi bir engel haline gelmiştir. Uzun randevu bekleme süreleri ve sürece dair belirsizlikler, iş insanlarımızın fuarlara katılımını ve tedarik ilişkilerini zorlaştırmaktadır. Bu sorunun çözülmesi, ticaretimizi artıracak ve karşılıklı güveni pekiştirecektir. Türkiye-AB ilişkileri açısından bir diğer önemli konu ise karayolu taşıma kotalarıdır. Türkiye-AB ticaretinde karayolu taşımacılığı, hızlı teslimat ve tedarik zinciri açısından büyük avantaj sağlamaktadır. Ancak mevcut kota uygulamaları, malların teslimatını geciktirmekte ve maliyetleri artırmaktadır. Bu sorunu çözüme kavuşturarak, ticaretimizi daha verimli hale getirmeliyiz. Bir diğer önemli husus olarak, Avrupa Birliği’nde son dönemde öne çıkan, "Made in EU ve Made in Europe" yaklaşımı da, dikkatle takip edilmelidir. Avrupa sanayisinin dayanıklılığını artırma hedefi anlaşılır olmakla birlikte, bu yaklaşımın korumacı ve dışlayıcı bir çerçeveye dönüşmemesi gerekir. Türkiye, Gümrük Birliği ile Avrupa sanayi imalat piyasasına 30 yıldır entegredir "Made in EU" anlayışının; kapsayıcı, tamamlayıcı ve ortak faydayı esas alan bir bakış açısıyla ele alınması, ortak rekabet gücü açısından daha sağlıklı olacaktır" dedi.
Eskişehir Sol gözü görmeyen hasta Eskişehir’de yapılan kornea nakli sayesinde iyileşti Yaklaşık 10 yıl önce olduğu katarakt ameliyatı sonrası sol gözü görmemeye başlayan hasta Adnan Metin, Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde ilk kez gerçekleştirilen yarım kat kornea nakli ile sağlığına kavuştu. Yunus Emre Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Polikliniği’nde görevli Op. Dr. Burak Özkan, operasyonla ilgili detayları anlattı. Dr. Özkan, "Hastamız yaklaşık 10 yıl önce başka bir hastanede katarakt ameliyatı olmuş. Ameliyattan bir süre sonra, korneanın saydamlığını sağlayan ve ’endotel tabakası’ olarak adlandırılan hücrelerde yetmezlik gelişmiş. Bu durum hastada hem görme azalmasına hem de ağrılara yol açmış. Biz hastanemizde uzun zamandır tam kat kornea nakilleri gerçekleştirmekteyiz. Ancak bu hastamızda, yarım kat nakil yöntemi olarak bilinen kornea endotel naklini uyguladık. Çok şükür naklettiğimiz doku yerine başarılı bir şekilde yapıştı ve vücut tarafından kabul edildi. Bundan sonraki süreçte hastamızın takiplerine düzenli olarak devam edeceğiz. Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Hastanemiz Göz Bankası’nda daha önce yalnızca tam kat kornea nakli yapılmaktaydı. Bu hastamızla birlikte ilk kez yarım kat kornea naklini başarıyla gerçekleştirmiş olduk" dedi. "Televizyon bile seyredemiyordum, artık net görebiliyorum" Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde yaşayan 70 yaşındaki hasta Adnan Metin ise şunları söyledi: "Yaklaşık 10 sene önce katarakt ameliyatı olmuştum. Fakat sol gözüm hiç görmüyordu. Sağı kapattığım zaman sol hiç görmüyordu. Sağ olsun, Burak hocam sayesinde şu anda sol gözüm net görüyor. Çok hafif bulanık da olsa net görüyor. Kendisine teşekkür ederim. Mesela televizyon seyredemiyordum. Sol gözüm tamamen kapalı olduğu için sağa da etkiliyordu. Yolda yürürken kafamı direğe çarptığım olmuştu. Sol tarafa baktığımda simsiyah gözüküyordu, şimdi ise net görüyorum."
İstanbul Lucas Torreira: "Şu anda gitmek istemiyorum, aşığım bu takıma" Galatasaray’ın Uruguaylı futbolcusu Lucas Torreira, sarı-kırmızılılardan gitmek istemediğini ve bu takıma aşık olduğunu vurgulayarak, "Ben Galatasaray’dan gideceksem, bunu benden duyarsınız" dedi. UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 7. haftasında Galatasaray, yarın saat 20.45’te evinde İspanyol temsilcisi Atletico Madrid ile mücadele edecek. Karşılaşma öncesinde Galatasaray’ın Uruguaylı futbolcusu Lucas Torreira, Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. İspanya’da gerçekleşen tren kazasında vefat edenler için baş sağlığı dileyen Torreira, "Bu anlarda birlik mesajı vermek önemli. Okan hocamın söylediklerine ek olarak maçın ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bu maçta puan kazanmak önemli. Zor bir dönemden geçiyoruz ama sakin olmalıyız, birlik olmalıyız. Taraftarlarımızla birlikte çok önemli bir takımız. Süper Lig’in son şampiyonuyuz. Türkiye Kupası’nın da son sahibiyiz. Süper Kupa’da taraftarımızı mutlu edemedik ama ligde de hala lideriz. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde ilk 24’te yer almak istiyoruz. Yarın iyi bir sonuç alırsak, bu hedefimizi büyük oranda gerçekleştireceğiz" diye konuştu. "Şu anda Galatasaray’a konsantre olmak istiyorum" Takımdan ayrılacağı yönünde çıkan haberlerle ilgili olarak ise Uruguaylı futbolcu, "Ben, her zaman kalbimden konuştum. İlk günden beri bu formaya kendimi adadım. Babam, bazı sağlık problemleri yaşadı. Ben de takıma yeterince konsantre olamadım. Taraftarımıza, Okan hocaya ve takıma bana verdikleri destekten dolayı teşekkür ederim. Ailenizden uzak kaldığınızda bu süreçleri yönetmek zor oluyor. Şu anda Galatasaray’a konsantre olmak istiyorum. Önemli bir süreçten geçiyoruz. Buradan gidersem benden duyarsınız zaten. Daha bir şey söylemedim. Mücadele edeceğim. Sakin olmak ve Galatasaray’ın amaçlarına odaklanmak önemli. Burada en önemli şey Galatasaray. Hiçbir oyuncu Galatasaray’ın önünde değildir" şeklinde konuştu. Önemli bir takıma karşı mücadele edeceklerini vurgulayan 29 yaşındaki futbolcu, "Son 2 maç kaldı. Puan kaybetmek istemiyoruz. Kontrol ettiğimiz bazı maçları kaybettik. Konsantre olmak istiyoruz. Buradan iyi bir sonuç almak istiyoruz. Taraftarları mutlu etmek ve iyi bir sonuç almak, benim için önemli bir şey" ifadelerini kullandı. "Galatasaray’da oynamaktan mutluyum" İnsanlara karşı dürüst olmak istediğini söyleyen Lucas Torreira, "Hiçbir şey uydurmak istemiyorum. Galatasaray’da oynamaktan mutluyum. Bu takımda geçirdiğim 3,5 seneden çok keyif aldım. Hocamız ile ağladığımız zamanlar oldu; bazıları mutluluktan, bazıları da üzüntüden. Uzun süredir Avrupa’da oynuyorum. Babam, sağlık açısından iyi bir dönem geçirmiyor. Futbolculuğumun dışında ben bir oğulum ve kardeşim. Ailenin bir parçası olmak da önemli. Ben Galatasaray’dan gideceksem, bunu benden duyarsınız. Şu anda gitmek istemiyorum. Aşığım bu takıma. Ayrıca benim önceliğim her zaman ailem olacak" değerlendirmesinde bulundu.