ASAYİŞ - 13 Kasım 2025 Perşembe 16:00

Cinayet davası duruşmasında şikayetini çekti, adliyeye başvurup "Tehdit edildim" dedi

A
A
A
Cinayet davası duruşmasında şikayetini çekti, adliyeye başvurup "Tehdit edildim" dedi

Antalya’da alacak meselesi nedeniyle çıkan tartışmada iş insanı Hamit Sunbat’ın vurularak öldürülmesiyle ilgili tutuklu sanık Durmuş Ali Arslan’ın davasında, "silahla tehdit" şikayetinden vazgeçen katılan Tamer Ertürk, duruşma öncesi ve sonrası yurt dışı kodlu bir numaradan tehdit içerikli mesajlar aldığını ileri sürerek Antalya Adliyesi’ne suç duyurusunda bulundu. Ertürk, ifade tutanağında "Tehdit edildiğim için şikayetçiyim. Bu kişi veya kişilerin kim olduğunu bilmiyorum" dedi.


Antalya’da alacak meselesi yüzünden çıkan tartışmada eski Aksu Belediye Başkan Adayı ve bir dönem Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapan Durmuş Ali Arslan’ın tabancayla yaraladığı Hamit Sunbat’ın hayatını kaybettiği olayın davasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmada "silahla tehdit" şikayetini geri çeken katılan Tamer Ertürk, iki gün sonra tahdit edildiği iddiasıyla Antalya Adliyesi’ne başvurdu.


18 Nisan’da Aksu ilçesi Fatih Mahallesi Şahinler Caddesi’ndeki bir iş yerinde yaşanan olayda, alacaklı olduğu Sebahattin Sunbat ile görüşmeye giden Durmuş Ali Arslan ile Sunbat arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında Sebahattin Sunbat’ın babası Hamit Sunbat (70) tabancayla vurularak yaralandı. Karın bölgesinden yaralanan Sunbat, kaldırıldığı Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 22 Nisan’da yaşamını yitirdi. Olay sonrası gözaltına alınan Arslan, çıkarıldığı mahkemece "kasten öldürme", "öldürmeye teşebbüs", "silahla tehdit" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından tutuklandı.



Katılan Ertürk duruşmada şikayetini geri çekti


Davanın ikinci duruşmasında daha önce "Odaya geldi, ateş etti" diyerek sanık aleyhine ifade veren şirket sahibi ve katılan Tamer Ertürk, sanığın kendisini silahla tehdit ettiğine dair şikayetinden vazgeçti. Ertürk, duruşmada, "Sanık tarafından herhangi bir tehdit almadım, tehditle ilgili konudan şikayetçi değilim. Ancak ortağımın babası öldüğü için şikayetçiyim" dedi. Bu beyan üzerine mahkeme heyeti, Ertürk’ün katılan sıfatının kaldırılmasına ve dosyanın bir örneğinin uzlaşma bürosuna gönderilmesine karar verdi.



Duruşmadan iki gün sonra adliyeye gelip suç duyurusunda bulundu


Duruşmadan iki gün sonra Antalya Adliyesi’ne gelerek suç duyurusunda bulunan Ertürk, duruşma öncesi ve sonrası telefonuna gelen mesajları gösterdi. Ertürk, duruşmadan bir gün önce yurt dışı kodlu kimliği belirsiz bir numaradan, "Anneni öldüreceğim, çocuğunu öldürürüm yarın mahkemede dediklerimizi yap kimseye mesajı gösterme Durmuş Ali Arslan’ın ailesiyle görüşmeyeceksin" gibi tehdit içerikli mesajlar aldığını belirtti.


Ertürk, duruşma sonrası ise yine aynı numaradan, "Bugün gerekeni yaptın, ifadeni çektin teşekkür ederim. Çekmeseydin tüm ailen zarar görecekti. Bundan sonraki süreci beraber yapacağız, aksi halde tüm ailen ölür" şeklinde mesajlar geldiğini gösterdi.



"Tehdit edildiğim için şikayetçiyim, can güvenliği endişem var"


Ertürk, adliyede basın mensuplarına yaptığı açıklamada ise şunları söyledi: "Cinayetin işlendiği şirketin sahibiyim. Mahkemeden önce bilmediğim bir numaradan tehdit mesajları aldım. Hayrettin Sunbat’tan korkmamam gerektiği, onunla ilgili infaz verildiği bile söylendi. Mahkemede tereddüt ettiğim için şikayetimden vazgeçtim. Şimdi bununla ilgili suç duyurusunda bulunuyorum. Mahkeme öncesi tehdit mesajları, mahkeme sonrası teşekkür mesajları geldi."


Suç duyurusu kapsamında verdiği ifade tutanağında ise, "Tehdit edildiğim için şikayetçiyim. Bu kişi veya kişilerin kim olduğunu bilmiyorum. Şüphelendiğim kimse yoktur. Can güvenliği endişem vardır" ifadelerine yer verdi.



Cinayet davası duruşmasında şikayetini çekti, adliyeye başvurup "Tehdit edildim" dedi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Yolu kapalı köyde rahatsızlanan anne ve bebeği ambulans helikopterle kurtarıldı Bitlis’te yoğun kar nedeniyle yolu kapanan Akçalı köyü Tabanözü Mezrası’nda rahatsızlanan anne ve yeni doğan bebeği, helikopter ambulansla hastaneye yetiştirildi. Kar nedeniyle yolu kapanan Akçalı köyü Tabanözü Mezrası’nda rahatsızlanan anne ve bebeğinin sağlık durumunda risk oluşması üzerine Sağlık Bakanlığı’na bağlı helikopter ambulans devreye alındı. Bitlis Valiliği ile İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde yürütülen başarılı bir hava operasyonuyla anne ve bebeği, güvenli bir şekilde alınarak Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesine sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan anne ve bebeğin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ergene, yaptığı açıklamada "Tüm olumsuz hava ve yol şartlarına rağmen, ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla yürütülen bu başarılı kurtarma operasyonunda; başta Sayın Valimiz Ahmet Karakaya olmak üzere İl Özel İdaresi ekiplerine, AFAD’a, paydaş kurumlarımıza, büyük bir özveriyle görev yapan sağlık personelimize, hava ekibimize ve koordinasyonda emeği geçen tüm personele teşekkür ediyor, fedakar çalışmalarından dolayı şükranlarımızı sunuyoruz" dedi. Ergene, anne ve bebeğin sağlık durumlarının iyi olduğunu, Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi’nde uzman hekimler tarafından tedavi ve takiplerinin sürdürüldüğünü ifade etti.