POLİTİKA - 18 Ekim 2025 Cumartesi 13:47

Bakan Uraloğlu: "Antalya’nın kalbine giden yolları açarken sevgi, hizmet ve kararlılıkla bu güzel şehri geleceğe taşıyacağız"

A
A
A
Bakan Uraloğlu: "Antalya’nın kalbine giden yolları açarken sevgi, hizmet ve kararlılıkla bu güzel şehri geleceğe taşıyacağız"

Antalya’da Kepezüstü ve Sanayi Farklı Seviyeli Kavşaklarının açılışı yapıldı. Açılış için Antalya’ya gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Kepezüstü Kavşağı’nda sinyalizasyon sistemini devre dışı bırakarak dur-kalk olmadan kesintisiz trafik akışı sağladık. Günlük 95 bin 500 aracın geçtiği bu noktada bekleme sürelerini tamamen ortadan kaldırdık" dedi.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’ya gelerek Kepezüstü ve Sanayi Farklı Seviyeli Kavşaklarının açılışını gerçekleştirdi. Açılış töreninde konuşan Uraloğlu, Antalya’ya her zaman "eser ve hizmet" anlayışıyla geldiklerini belirterek, "Bu projeler sadece birer ulaşım yatırımı değil, Antalya’nın turizmine, ticaretine ve günlük yaşamına nefes aldıracak birer kalkınma hamlesidir" dedi .



"Antalya’ya her zaman eserle geldik"


Bakan Uraloğlu, Antalya’ya daha önce de önemli ulaşım projeleri kazandırdıklarını hatırlatarak şunları söyledi: "En son geldiğimizde Antalya-Alanya Otoyolu’nun temelini atmış, yat turizminin yeni merkezi olacak Demre Yat Limanı’nın açılışını gerçekleştirmiştik. Antalya’ya her zaman hizmetle, eserle, bereketle geliyoruz. Bugün de bu güzel şehre Kepezüstü ve Sanayi Farklı Seviyeli Kavşakları’nın açılışını yapmak için geldik. Buradaki törenimizin ardından Elmalı’ya geçerek Elmalı Şehir Geçişi ve Elmalı-Avlanbeli kesiminin açılışını yapacak, Avlanbeli-Finike kesiminin de temelini atacağız."



"Antalya’nın potansiyelini güçlendirmek için çalışıyoruz"


Antalya’nın sadece turizmiyle değil, tarımı ve ticaretiyle de Türkiye’nin parlayan yıldızı olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Yol medeniyettir’ vizyonuyla Antalya’nın bu eşsiz potansiyelini daha da güçlendirmek için gece gündüz çalışıyoruz" dedi.


Son 23 yılda Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısına 241 milyar lirayı aşan yatırım yaptıklarını kaydeden Uraloğlu, bölünmüş yol uzunluğunu 197 kilometreden 761 kilometreye, BSK kaplamalı yol uzunluğunu ise 123 kilometreden bin 101 kilometreye çıkardıklarını hatırlattı. Antalya Batı Çevre Yolu, Phaselis Tüneli, Demirkapı Tüneli ve Antalya Havalimanı’nın kapasite artışı gibi çok sayıda dev projeyi hayata geçirdiklerini belirten Uraloğlu, Antalya’nın artık sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da ulaşım ağında önemli bir merkez haline geldiğini söyledi .



"Kasım 2024’te başlayan çalışmalar bugün tamamlandı"


Kent içi trafiği rahatlatacak dört önemli kavşağın yapımına Kasım 2024’te başladıklarını hatırlatan Bakan Uraloğlu, bugün bu projelerden ikisini tamamlayarak hizmete sunduklarını söyledi. Uraloğlu, "Antalya Havalimanı ile Antalya’nın batısını birbirine bağlayan güzergahta yer alan Sanayi, Uncalı, Duraliler ve Kepezüstü kavşaklarının yapımına Kasım 2024’te başlamıştık. Bugün bunlardan Kepezüstü ve Sanayi Farklı Seviyeli Kavşaklarımızın açılışını gerçekleştirmenin sevincini yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Dur-kalk olmadan kesintisiz trafik akışı"


Kepezüstü Kavşağı’nın Burdur-Antalya, Korkuteli-Antalya, Batı Çevre Yolu, Şehir Hastanesi Bağlantı Yolu ve şehir merkezine giden 5 ana aksın kesişim noktasında 332 metre uzunluğunda köprüsüyle inşa edildiğini aktaran Uraloğlu, Sanayi Kavşağı’nın ise şehir merkezini Batı Çevre Yolu’na bağlayan 360 metrelik aks üzerinde tamamlandığını şöyle ifade etti: "Kepezüstü Kavşağı’nda sinyalizasyon sistemini devre dışı bırakarak dur-kalk olmadan kesintisiz trafik akışı sağladık. Günlük 95 bin 500 aracın geçtiği bu noktada bekleme sürelerini tamamen ortadan kaldırdık. Sanayi Farklı Seviyeli Kavşağı ise günlük 58 bin 500 araç geçişiyle özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan trafik yükünü rahatlattı."



"Antalya’nın doğasını da koruyacağız"


Projelerin sadece ulaşımı değil çevreyi de olumlu etkilediğini söyleyen Uraloğlu, Kepezüstü ve Sanayi Kavşakları sayesinde zamandan 1 milyar 561 milyon lira, akaryakıttan 148 milyon lira olmak üzere yılda toplam 1 milyar 709 milyon lira tasarruf sağlanacağını, karbon salınımının da 638 ton azaltılacağını belirtti.


"Kavşaklar sadece ulaşım projesi değil, Antalya’nın turizmine, ticaretine ve günlük yaşamına nefes aldıracak birer kalkınma hamlesidir. Antalya’nın kalbine giden yolları açarken bizler de sevgi, hizmet ve kararlılıkla bu güzel şehri geleceğe taşıyacağız" diyen Uraloğlu, projelerin hayata geçmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.



Bakan Ersoy: "Bu yatırımlar Antalya’nın turizmdeki gücünü artıracak"


Açılış töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise, Antalya’nın ulaşım altyapısını güçlendiren projelerin şehir ekonomisi ve turizmi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.


Bakan Ersoy, "Bugün, Antalya’mızın ulaşım altyapısına değer katacak, şehir içi trafiğini rahatlatacak, yaşam kalitesini yükseltecek Kepezüstü ve Sanayi Farklı Seviyeli Kavşaklarının açılışında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum" şeklinde konuştu.


Modern, güvenli ve sürdürülebilir ulaşım projelerinin turizm bölgelerine erişimi de daha hızlı ve güvenli hale getireceğini kaydeden Bakan Ersoy, "Bu da Antalya’nın turizmdeki rekabet gücünü artıracak, şehir ekonomisini güçlendirecek, Antalyalı hemşehrilerimizin refahını artıracaktır" dedi.


Ekim ayını son yılların en iyi turizm sezonlarından biri olarak kapatmayı beklediklerini ifade eden Bakan Ersoy, bu başarının ulaştırma ve altyapı yatırımlarıyla birlikte ülkenin istikrarlı büyümesinin bir sonucu olduğunu vurguladı.


Ersoy, "Turizmde artık rakamlar çok iyi gidiyor. 1 Ocak’tan Eylül sonuna kadar 14 milyon 91 bin turist giriş yaptı. Ekim ayı verilerde çok iyi gidiyor, inşallah onu da dahil ettiğimiz zaman Antalya rekor bir ziyaretçi sayısıyla yılı kapatmış olacak" diye konuştu.



Bakan Uraloğlu: "Antalya’nın kalbine giden yolları açarken sevgi, hizmet ve kararlılıkla bu güzel şehri geleceğe taşıyacağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da bahar hareketliliği: Fide satışları başladı Van’da hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte tarım ve bahçecilik sezonu açılırken, fide ve sebze tohumu satışlarında ise yoğunluk yaşanmaya başladı. Van ve çevresinde bahar aylarının gelmesi ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerine dönmesi üzerine vatandaşlar ekim dikim işlerine hız verdi. Kırsal kesimde yaşayan köylüler arazileri ve bahçeleri için fide temin ederken, şehir merkezinde ikamet eden vatandaşlar ise evlerinin bahçeleri ile balkonlarındaki saksılarda yetiştirmek üzere fide satıcılarına yöneldi. Piyasadaki fide fiyatları türüne göre 10 ile 30 TL arasında alıcı buluyor. Satış noktalarında en çok ilgiyi ise domates, biber, salatalık, soğan, patlıcan ve çilek fideleri görüyor. Üreticiler ve satıcılar, havaların daha da ısınmasıyla birlikte talebin artarak devam etmesini beklediklerini ifade etti. "101 çeşit ürünle sezona başladık" Fide satışı yapan esnaf İsmail Çınar, havaların ısınmasıyla birlikte sezonu açtıklarını belirtti. Vatandaşın kendi ürettikleri yerli tohumlara rağbet gösterdiğini ifade eden Çınar, "Normalde sezonumuz 10 Nisan’da başlıyor ve 15-20 Haziran gibi sona eriyor. Havaların ısınmasıyla birlikte ’hayırlı olsun’ diyerek başladık. Yaklaşık 1,5-2 ay süren bir sezonumuz var. Fidelerimiz Antalya, Mersin ve Baykan’dan geliyor; ancak kendi seçtiğimiz tohumlardan Van’da ürettiğimiz fidelerimiz de mevcut. Domates, biber ve salatalık en çok tercih edilenler arasında. Yeşilliklerden meyveye kadar hemen hemen 101 çeşit ekilecek ürünümüz bulunuyor" dedi. Tohum seçiminde titiz davrandıklarını dile getiren Çınar, "Kendi seçtiğimiz tohumları kullandığımız için müşterilerimiz her sene sonuçtan çok memnun kalıyor, bu konuda şanslıyız. Fidelerimiz genelde apartman balkonlarındaki saksılara, ev bahçelerine dikiliyor" diye konuştu.
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi.Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu.Zanlılar tutuklandıŞüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.Anne ve baba DNA örneği verdiYapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu."Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum"Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi."Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum"Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu."Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?"Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli.""İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık"Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı."Kolunda 80 bin liralık saati vardı"Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi.Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
İstanbul Kayınvalidesi tarafından öldürülen şahsın eşi ve kızı ile görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı İstanbul Kağıthane’de boşanma aşamasındaki eşini silahla yaraladıktan sonra kayınvalidesi tarafından bıçakla öldürülen şahsın, eşi ve kızı ile cep telefonu üzerinden görüntülü olarak konuştuğu anların görüntüsü ortaya çıktı. Görüntülerde, ölen Rüzgar E.’nin, "Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikolojimi kalır o çocukta. İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak" dediği kaydedildi.Olay, dün saat 15.30 sıralarında Kağıthane Çeliktepe Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Rüzgar E. (33), boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.’nin (26) evine gelmiş ve taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede büyümüştü. Rüzgar E.’nin, yanındaki ruhsatsız tabancayla ateş etmesi sonucu eşi Nurşin E., yaralanmıştı.Kavganın büyümesi üzerine mutfaktan aldığı bıçakla damadına müdahale eden kayınvalide Delal A., Rüzgar E.’i göğsünden bıçaklamış ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan damat hayatını kaybetmişti.Öte yandan olay öncesi Rüzgar E’nin boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E., ile cep telefonu üzerinden görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı. Görüntülerde, eşi ve kızı ile konuşan Rüzgar E’nin "Annen sana kurban olsun annen göz yaşına kurban olsun. Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikoloji mi kalır o çocukta? İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak. Sence bu saatten sonra psikoloji önemlimi. Sence ben sözümden geri döner miyim. O çocuk yetimhanede büyüyecek diyorum sana" dediği görüldü.Ayrıca, Rüzgar E. eşine silah fotoğrafı attığı da öğrenildi.
Giresun Yöre halkı maden kirliliğine karşı ses yükseltti Giresun’un Doğankent ilçesinde faaliyet gösteren ve dereye atık su deşarj ettiği gerekçesiyle ceza kesilen maden işletmesine vatandaşlar tepki gösterdi. Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyü sınırlarında bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik Şirketi’ne yönelik tepkiler sürüyor. Çatalağaç Deresi’nde kirliliğe neden olduğu gerekçesiyle daha önce de iki kez ceza uygulanan işletmeye, son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekiplerince yapılan incelemelerin ardından 2 milyon 517 bin lira idari para cezası kesildi. Yapılan incelemelerde, işletmeye ait madenden çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğinin tespit edildiği bildirildi. Yaşanan çevre kirliliğine tepki gösteren vatandaşlar ise CHP’nin çağrısıyla Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyünde bir araya geldi. Bölge halkı, çevre tahribatı nedeniyle mağdur olduklarını belirterek, uygulanan para cezalarının yaşanan zararı ortadan kaldırmadığını ifade etti. Yöre halkından Esra Aydın, yaşam alanlarının büyük zarar gördüğünü belirterek, "Cennet memleketimiz cehenneme döndü. Suyumuz yok, yolumuz yok. Her yer heyelan. Kesilen cezalar bizim yaşam alanımızı geri vermiyor. Onlar cebini doldurup memleketine gidecek, çocuklarına ekmek götürecek ama biz çocuklarımıza ve torunlarımıza zehir bırakacağız. İleride çocuklarımız ‘Bu memlekette hiç mi kimse yoktu? Bu memleketi neden bu hale getirdiler?’ diye sormayacak mı? Maden atık suları bahçelerimizin içinden geçiyor. Kokudan kapıya çıkamıyoruz" dedi.