ÇEVRE - 24 Ocak 2026 Cumartesi 11:47

Antalya’da gece başlayıp sabah saatlerine kadar etkili olan sağanak etkisini yitirdi

A
A
A
Antalya’da gece başlayıp sabah saatlerine kadar etkili olan sağanak etkisini yitirdi

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün sağanak ve fırtına uyarısında bulunduğu Antalya kent merkezinde dün gece boyunca etkili olan yağış, bugün öğle saatlerine doğru etkisini yitirdi.


Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü’nün sağanak ve fırtına uyarısında bulunduğu Antalya’nın şehir merkezinde gece saatlerinde başlayan yağış sabaha kadar sürdü. Sağanak nedeniyle kentin ana arterlerinde yollar adeta göle döndü, rögarlar taştı, sürücüler zor anlar yaşadı. Gece saatlerinde sokağa çıkan bazı vatandaşlar da otobüs duraklarına sığındı.


Konyaaltı ve Muratpaşa ilçelerinde çok sayıda araç mahsur kaldı. Sabah saatlerine kadar süren sağanak, ilerleyen saatlerde ise etkisini yitirdi. Yollarda biriken suların çekildiği gözlenirken, öğle saatlerine doğru ise yağmur etkisini azalttı.


Yağış sonrası oluşan dev dalgalar da Konyaaltı Sahili’ni beyaza bürüdü. Bazı vatandaşların sahilde fotoğraf çekindiği, bazıların da spor yaptığı gözlendi.


Yağışın 25 Ocak Pazar günü öğle saatlerine kadar süreceği belirtildi.


(SM-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da ‘Kur’an-ı Kerim Kavramları’ konulu çalıştay düzenlendi Küresel Sevgi ve Mutluluk Federasyonu tarafından Ankara’da ‘Kur’an-ı Kerim Kavramları’ konulu çalıştay düzenlendi. Çalıştayda özellikle Dr. Abdulcabbar Boran’ın konuşmalarında öne çıkan Allah’a ulaşma dileğinin önemi vurgulandı. Küresel Sevgi ve Mutluluk Federasyonu tarafından Ankara Ataköşk Hotel’de 23-24 Ocak tarihlerinde gerçekleşen ‘Kur’an-ı Kerim Kavramları’ konulu çalıştay büyük ilgi gördü. Çok sayıda bürokrat, akademisyen, sivil toplum temsilcisi ve siyasi parti mensubunun katılımıyla başlayan çalıştay dördüncü oturum itibariyle sona erdi. Oturumlarda ‘Amenu Olmak, Rıza, Felah, Takva, Ululelbab, İrşad ve Salah’ kavramları ele alındı. "Hepimiz aynı fıtratla yaratılmışız" Sözleriyle çalıştaya yönelik çözüm reçetelerini sunan Yüksek Fizik Mühendisi, Mutasavvıf Yazar Dr. Abdulcabbar Boran, "Hepimiz aynı fıtratla yaratılmışız. Hepimiz için Allah’ın tayin ettiği tek hedef, mutluluk hedefi ve eğer bunu hayatımıza tatbik edersek, bir; Allah’a ulaşma dileği, iki; mürşide tabiiyet, üç; olmazsa olmaz hayatın her saniyesinde Allah’ın ismini zikretmek. İşte bu üçünü yan yana getirdiğimiz zaman, bu dünya herkese cennet olur. Zaten Allah’ın istediği bu. Allah insanın mutluluğundan başka hiçbir şey istemiyor. Kur’an’ın gayesi de bu. Kur’an’a muhatap olan insan mutluluğa yelken açmak istiyorsa, diyoruz ki; gelin, bir olalım, beraber olalım ve de sevelim ve sevilelim. Bu dünya kimseye kalmaz" açıklamalarında bulundu. "Çağımızın problemleri İslami açıdan çözüm bekliyor" İslam dünyasının modern problemlere çözüm aradığını vurgulayan Prof. Dr. Dilaver Gürer ise, "Gerek ülkemizde gerekse dünyada maalesef çağımızın problemleri İslami açıdan çözüm bekliyor. Bu 100 yıl evvelinden hatta 200 yıl evvelinden fark edilmiş bir konu ve 200 yıldır İslam dünyası modern problemlere çözüm arıyor. Bu çalıştayın da bu alanda bir katkısı olur. Akademisyenler, bu konuda düşüncesi olanlar, fikri olanlar belki bir katkıda bulunur amacıyla burada toplanılmış durumda" ifadelerine yer verdi. Son oturumda Dr. Abdulcabbar Boran ve Dr. Nihat Demirkol’un konuşmaları ardından yayınlanan çalıştayın sonuç bildirisi, "Çalıştayda 7 safha halinde ele alınan kavramlar Kur’an-ı Kerim’in öğrenilmesi ve yaşanması için kilit bir pozisyona sahiptir. Kur’an-ı Kerim kavramlarının birey ve toplum hayatına yansıması için Allah’a inanmak yeterli değildir. Bunun ötesinde Allah’a ulaşmayı dilemek ve teslimlerin (ruh, fizik beden, nefs ve irade) gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Allah isminin zikredilmesi manevi tekamülün gerçekleşmesi için elzemdir. Kur’an-ı Kerim’in öğrenilmesi ve yaşanması için katılımcıların büyük bir kısmı mürşidin gerekliliği üzerinde durmuştur. Az sayıda katılımcı ise bu konuyu gereklilikten ziyade tavsiye olarak ele almıştır. Takva kavramı korkudan ziyade sevgiye dayalı bir manaya sahiptir. İhtilafların çözümü ortak paydada sevgi ve hoşgörü ile istişare etmekten geçmektedir" şeklinde özetlendi. Çalıştayda Dr. Abdulcabbar Boran, Prof. Dr. Dilaver Gürer, Doç. Dr. Hatice Şahin Aynur, Prof. Dr. Kutbettin Ekinci, Prof. Dr. Hamide Ulupınar, Prof. Dr. Mustafa Naci Kula, Prof. Dr. Esma Sayın, Prof. Dr. İlhami Güler ve Dr. Nihat Demirkol konuşmacı olarak yer aldı.
Kayseri Başkan Büyükkılıç, sabah namazında vatandaşlarla buluştu Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Bayırbaş Şehitler Camii’nde düzenlenen ’Sabah Namazı’ programında vatandaşlarla bir araya gelerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla Bayırbaş Şehitler Camii’nde düzenlenen ’Sabah Namazında Buluşuyoruz’ programına katıldı. Sabahın erken saatlerinde vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Büyükkılıç, huşu içerisinde eda edilen sabah namazının ardından cemaatle sohbet etti. Programda, şehrin huzuru, ülkenin selameti, milletin birlik ve beraberliği ile tüm İslam âlemi için dualar edildi. Vatandaşlarla yakından ilgilenen Başkan Büyükkılıç, bu tür manevi buluşmaların toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini vurguladı. Namaz sonrası cami avlusunda vatandaşlarla sıcak çorba ikramında bir araya gelen Başkan Büyükkılıç, samimi ortamda hemşehrileriyle sohbet ederek taleplerini dinledi. Başkan Büyükkılıç, programın ardından yaptığı değerlendirmede, "TÜGVA, Cihannüma ve Birlik Vakfı’nın Bayırbaş Şehitler Camii’nde düzenlediği ‘Sabah Namazında Buluşuyoruz’ programında huşu içinde namazımızı eda ederek; şehrimiz, ülkemiz, milletimiz ve tüm İslam âlemi için ellerimizi semaya kaldırdık. Bu güzel sabah vesilesiyle hemşehrilerimizle aynı safta buluşmanın huzurunu yaşadık. Namazın ardından Melikgazi Belediye Başkanımız Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu’nun hazırlattığı çorbayı hemşehrilerimizle paylaştık. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin, şehrimize ve ülkemize huzur versin" ifadelerini kullandı. Programa, Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra Kocasinan Kaymakamı Erdoğan Turan Ermiş, Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu da katıldı.
Ankara ASO Başkanı Ardıç: "Ankara’nın yüksek teknoloji odaklı ihracatını kalıcı biçimde güçlendirmeyi hedefliyoruz" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "ASO Teknoloji Üssü ile teknoloji tabanlı girişimciliği ve üretimi aynı ekosistemde buluşturarak, Ankara’nın yüksek teknoloji odaklı ihracatını kalıcı biçimde güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO), 2025 Yılı İhracat Değerlendirme Raporu’nu yayımladı. Türkiye’nin 2025 yılı ihracat performansını bir önceki yılla karşılaştırmalı olarak ele alan raporda, sanayi odaklı büyüme modeli ile Ankara’nın yüksek teknolojili üretim kapasitesi öne çıktı. Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan ASO Başkanı Ardıç, ihracatın artık yalnızca rakamlarla değil; üretim gücü, teknoloji seviyesi ve katma değer kapasitesiyle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Başkan Ardıç, "İhracattaki her artış, arkasındaki sanayi yapısı ve üretimin niteliğiyle birlikte ele alındığında gerçek anlamını bulur" ifadelerini kullandı. 2025 yılı ihracat verilerinin, küresel belirsizliklere rağmen Türkiye’nin ve Ankara’nın ihracat performansını koruduğunu ve sanayi temelli büyüme modelini güçlendirdiğini belirten Ardıç, "Önümüzdeki dönemde teknoloji, verimlilik ve ölçek ekonomileri yoluyla yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürünler ihracatının artması, hedef politika önceliği olarak değerlendirilmektedir" diye konuştu. "Ankara, ihracatta yüksek katma değer üreten şehirler arasında güçlü biçimde ayrışıyor" 2025 yılında Ankara’nın ihracatının bir önceki yıla kıyasla yüzde 24,3 artarak 17,5 milyar dolara ulaştığına ve Ankara’nın en çok ihracat yapan ilk 10 il arasında en yüksek artışı gerçekleştiren şehir olduğuna dikkat çeken Ardıç, bu güçlü artışın tesadüf olmadığını belirterek, şunları söyledi: "Bu tablo, Ankara sanayisinin dönüşüm kapasitesinin ve teknoloji yoğun üretim yapısının ihracatta belirleyici hale geldiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Ankara bugün; savunma, havacılık, makine, elektrik-elektronik ve ileri teknoloji odaklı sanayi altyapısıyla, ihracatta yüksek katma değer üreten şehirler arasında güçlü biçimde ayrışıyor. Özellikle ülkemizde lider olduğumuz savunma sanayii ile geliştirilen ileri mühendislik, yazılım ve üretim kabiliyetlerinin diğer sektörlere de yayılması; yalnızca Ankara’nın değil, ülkemizin yüksek teknolojili ihracat kapasitesini büyütecek stratejik bir çarpan etkisi oluşturacaktır." "Ankara’nın yüksek teknoloji odaklı ihracatını kalıcı biçimde güçlendirmeyi hedefliyoruz" Ankara Sanayi Odası’nın vizyonunun, Başkent’in yüksek teknolojili, katma değerli üretimin ve ihracatın merkezi konumunu güçlendirmek olduğunu ifade eden Ardıç, "Bu doğrultuda; kurulum çalışmalarını hızla sürdürdüğümüz ASO Teknoloji Üssü ile teknoloji tabanlı girişimciliği ve üretimi aynı ekosistemde buluşturarak, Ankara’nın yüksek teknoloji odaklı ihracatını kalıcı biçimde güçlendirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, İhracat Destek Ofisimiz aracılığıyla sanayicilerimize devlet destekleri, pazar bilgisi ve yol haritası desteği sunuyor; Dış Ticaret İstihbarat Merkezimiz ile de uluslararası pazarlara ilişkin güncel ve güvenilir bilgiye erişimlerini sağlıyoruz" şeklinde konuştu. Ardıç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Zorlu küresel şartlara rağmen üretimden, yatırımdan ve ihracattan vazgeçmeyen Ankaralı sanayicilerimizi yürekten kutluyorum. Ankara Sanayi Odası olarak bu yolculukta sanayicilerimizin yanında olmaya ve Ankara’yı sanayi ve teknolojinin başkenti olarak daha ileriye taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz." Sanayi ve teknolojiyle güçlenen ihracat ASO’nun raporunda, Türkiye’nin 2025 yılı ihracat performansının; küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve yüksek maliyet ortamına rağmen sanayi odaklı büyüme modelinin dayanıklılığını ortaya koydu. Türkiye’nin mal ihracatı 2025 yılında 273,4 milyar dolara ulaşırken, sanayi sektörünün ihracat içindeki payı belirleyici olmaya devam etti. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracat payındaki artış, Türkiye’nin ihracatta nicelikten niteliğe geçiş sürecini sürdürdüğünü gösterdi. Raporda yer alan değerlendirmelerde, ihracatta sürdürülebilir büyümenin önümüzdeki dönemde miktar artışından ziyade birim fiyat, ürün niteliği ve pazar derinliği üzerinden sağlanabileceği vurgulandı. Avrupa Birliği başta olmak üzere ana pazarlarda Türkiye’nin yakın coğrafyadan tedarik avantajı, güçlü sanayi altyapısı ve lojistik kabiliyetleri öne çıkarken; ihracata yönelik finansman mekanizmalarının etkinliği, pazar çeşitlendirme stratejileri ve yüksek teknolojili üretimi destekleyen politikaların, ihracatın kalıcı biçimde güçlenmesinde kritik rol oynayacağı ifade edildi.