SAĞLIK - 21 Eylül 2025 Pazar 12:30

Alzheimer hastaları Mavi Ev’de huzur buluyor

A
A
A
Alzheimer hastaları Mavi Ev’de huzur buluyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Alzheimer hasta ve hasta yakınlarına yönelik hizmet verdiği ’Alzheimer Hasta ve Hasta Yakınları Buluşma Merkezi’nde (Mavi Ev) hastalığının erken evrede tespit edilmesinin önemine dikkat çeken uzmanlar, hastalığı önleyebilecek ve ilerlemesini yavaşlatabilecek tavsiyelerde bulunuyor.


Her yıl 21 Eylül, tüm dünyada ’Dünya Alzheimer Günü’ olarak kabul ediliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi de Alzheimer hastaları ve yakınlarına destek amacıyla hayata geçirdiği Mavi Ev ile örnek bir model oluşturuyor. Mavi Ev’de hastalar ve yakınları hem hastalık ve evreleri hakkında pratik bilgiler alıyor hem de psiko-sosyal destekle moral buluyor.



"Zihnimizi çalıştırmalıyız"


Antalya Büyükşehir Belediyesi Alzheimer Hasta ve Hasta Yakınları Buluşma Merkezi Sorumlusu Gerontolog Merve Kıldır, Alzheimer riskine karşı zihinsel ve fiziksel aktivitelerin önemine dikkat çekerek, "Alzheimer riski taşıyan bireyleri zihinsel ve fiziksel olarak sürekli aktif tutmalıyız. Bulmaca çözmek, kitap okumak, örgü örmek, hafif ev işlerine yardımcı olmak faydalıdır. Sosyal hayata katılım, dengeli beslenme, düzenli uyku ve alkol-sigaradan uzak durmak da riski azaltır. Yürüyüş, egzersiz ve sporla hareketli bir yaşam sürmek gerekir. Torunlarla vakit geçirmek bile hem moral hem de zihinsel açıdan hastaya çok iyi geliyor" dedi.



"Yaşam kalitelerini yükseltiyoruz"


Mavi Ev’in Alzheimer hastaları ve yakınları için sunduğu hizmetleri anlatan Merve Kıldır, "Merkezimizde hastalığın takibini ve sürecin doğru yönetilmesini sağlıyoruz. Alzheimer’ın kesin bir tedavisi bulunmasa da erken tanı ve düzenli takip ile hastalığın seyri yavaşlatılabilir. Hasta ve hasta yakınlarımızın yaşam kalitelerini yükseltmek için moral ve destek sağlıyoruz. Gündüz bakım hizmetinin yanı sıra gerontolojik danışmanlık hizmetini de kesintisiz sunuyoruz. Alzheimer ile mücadelede birlikte güçlüyüz" diye konuştu.



"Herkese Mavi Evi anlatıyorum"


Mavi Ev’den hizmet alan Ayşe Bayık ise memnuniyetini şu sözlerle dile getirdi:


"Bu merkezden çok memnunum. Her gittiğim yerde, telefonda Kayseri’deki akrabalarıma anlatıyorum. Biz yaşlıyız, evde yalnız kalıp sıkılıyoruz. Burada arkadaşlarımızla buluşuyoruz, çok güzel vakit geçiriyoruz. Servisimiz geliyor, bizi karşılıyorlar, elimizden tutuyorlar."



Alzheimer hastaları Mavi Ev’de huzur buluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır 4 yıldır aydınlatılamayan cinayette aile adalet bekliyor Kars’ta 2022 yılında öldürülen Mücahit İşge’nin failleri hala bulunamazken, faili meçhul dosyaların yeniden ele alınması aileye umut oldu. Adalet Bakanlığı’nın 75 ilde 693 maktulün adının geçtiği 638 faili meçhul dosyayı yeniden incelemeye almasının ardından Kars’ta 4 yıl önce öldürülen Mücahit İşge’nin ailesi de adalet çağrısında bulundu. Kars’ın Akyaka ilçesine bağlı Hacıpiri köyü yaylasında 27 Temmuz 2022 tarihinde iddiaya göre büyükbaş hayvan hırsızlığı için bölgeye gelen kişi ya da kişiler tarafından öldürülen Mücahit İşge’nin failleri tespit edilemedi. Baba Musa İşge ve anne Tevrat İşge, olay sonrası çocuklarının cenazesini alarak yaşadıkları Iğdır’a geldi. Olayın ardından ailenin ifadesinde ismini verdiği A.A. ve birkaç kişi gözaltına alındı ancak daha sonra serbest bırakıldı. Ailenin adalet arayışı sürerken, geçen yıl Kars İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince dosyada yeniden çalışma başlatıldı. Yaklaşık 6 ay süren teknik ve fiziki takibin ardından Nisan 2025’te Akyaka ve Arpaçay ilçelerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda E.A., R.A., Y.A., A.A. ve F.Y. isimli şüpheliler gözaltına alındı. Şüpheliler, delil yetersizliği nedeniyle yeniden serbest bırakıldı. Baba Musa İşge, 4 yıldır evladının faillerinin bulunamadığını belirterek, olayın hayvan hırsızlığı bahanesiyle işlendiğini, A.A.’nın daha önceden oğluna husumet beslediğini ve bu nedenle cinayeti işlediğini iddia etti. Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul dosyaları yeniden incelemeye almasıyla umutlandıklarını dile getiren acılı aile, oğullarının katillerinin bir an önce bulunarak adaletin sağlanmasını istedi. Baba İşge, cinayeti işlediğini iddia ettiği kişiye kendi eliyle tütün sardığını belirterek, "Kars’ın Akyaka ilçesine bağlı Hacıpiriği köyüne gittim. 2000 yılından itibaren orada çobanlık yapıyordum. O zaman A.A., yine benim oğlumla kavga etti. Kavganın ardından ben çobanlık sürecimi bitirdim ve Iğdır’a geldim. Daha sonra köylüler beni tekrar çağırdı. Gitmek istemedim. Köylüler bana, ’Kefili biziz, herhangi bir şey olmaz. Tekrar bizim köye gel’ dediler. Ben de yeniden aynı köye çobanlık yapmaya gittim" dedi. Baba İşge olayın yaşandığı gece oğlunun yanında A.A.’nın olduğunu, aradan geçen kısa süre sonra oğlunun öldürüldüğünü, olay yerine gittiğinde A.A’nın orada olmadığını söyleyerek, o gece yaşananları şöyle anlattı: "Yaylada bir sürüye ben bakıyordum, oğlum da ayrı bir sürüye bakıyordu. Gece bir ya da iki kez oğluma bakmaya gidiyordum. Yine bir gece yanına gittim, onu kaldırdım. Yanında bir iki dakika oturdum. Bu sırada A.A. geldi. Benden tütün sigarası istedi. Ben de sigarayı sarıp verdim. O oğlumun yanında kaldı, ben de kendi sürümün yanına döndüm. Aramızda yaklaşık 200-250 metre mesafe vardı. Sürüme vardığım sırada önce bir silah sesi duydum, ardından hızla oğluma ateş edildi. Bunun üzerine geri dönüp oğluma doğru koştum. Yanına gittiğimde onu yerde cansız halde buldum. Etrafıma baktım, A.A.’nın orada olmadığını gördüm. Bağırdım, çağırdım ama kimse yardıma gelmedi. Hemen telefonla ambulansı aradım. İki buçuk saat sonra jandarma ve ambulans geldi. Oğlumu alıp hastaneye götürdüler. Ancak oğlum hayatını kaybetti. Cenazesini alarak Iğdır’a getirdim. 2022 yılında benim oğlumu öldürdüler. Ancak o günden bu yana kimse bize yardımcı olmadı. Ben devletime, bayrağıma güveniyorum. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın İçişleri Bakanımıza ve Sayın Adalet Bakanımıza sesleniyorum: Bu olayın aydınlatılmasını istiyorum. Geçen sene 5 kişi gözaltına alındı ancak daha sonra serbest bırakıldılar. Biz adalet istiyoruz. Sayın Adalet Bakanımızın bize sahip çıkmasını istiyoruz. Oğlumun katillerinin bulunmasını istiyorum. Lütfen devletimiz bu cinayeti aydınlatsın, adalet yerini bulsun. Bu olay kapanmasın." Acılı anne Tevrat İşge ise, oğlunun katillerinin bir an önce bulunmasını isteyerek, "Biz ekmeğimiz için çobanlığa gittik. Ama orada benim çocuğumu öldürdüler. Kimse bize bir şey söylemedi, kimse yardımcı olmadı. Ben oğlumun katilinin bulunmasını istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız, milletvekillerimiz, savcılarımız ve hakimlerimiz ne olur oğlumun katilini bulun. Ben çok acı çekiyorum. Ben bir anneyim. İçim yanıyor. Lütfen bana yardım edin. Oğlum kimseye karışmazdı. Neden onu öldürdüler? Neden onun peşine düştüler?" dedi. Oğlunun düğün hazırlığı yaparken tabutla Iğdır’a döndüklerini söyleyen anne İşge, "Ben adalet istiyorum. Oğlum geri gelmez ama adalet yerini bulsun, başka anneler ağlamasın. Oğlum senden ne istediler? O gece sana ne yaptılar? Seni çok özledim. Her gün ağlıyorum. Canım oğlum, seni elimden kopardılar. Ben oğlumun düğün hazırlıklarını yapıyordum. Evlenmek üzereydi, hayalleri vardı. Ama onu elimden aldılar. Ne olur oğlumun katilini bulun. Ben bir anneyim, çok acı çekiyorum. Oğlum geri gelmez ama adalet yerini bulsun. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın. Benim oğlumun katilini bulun lütfen" dedi.