GÜNDEM - 02 Eylül 2025 Salı 16:05

ALKÜ’de işçiler için yeni dönem protokolü imzalandı

A
A
A
ALKÜ’de işçiler için yeni dönem protokolü imzalandı

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Rektörlüğü ile Türkiye Ticaret, Kooperatif, Eğitim, Büro ve Güzel Sanatlar İşçileri Sendikası Antalya Şubesi (TEZ-KOOP-İŞ) arasında yeni dönem toplu iş sözleşmesi imzalandı.


Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) çalışan işçiler için ALKÜ Rektörlüğü ile Tez-Koop-İş Antalya Şubesi arasında toplu iş sözleşmesi protokolü imzalandı. ALKÜ Rektörlüğü Senato Salonu’nda gerçekleşen protokole Rektör Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, ALKÜ Genel Sekreteri Hüseyin Er, Tez-Koop-İş Antalya Şube Başkanı Özgür Tingir, Tez-Koop- İş Antalya Şubesi İdari Sekreteri Aykut Akın, ALKÜ Sendika Baş Temsilcisi Yemliha Sağ ve işçi sendikası temsilcilerinden Reşit Arıcak ve Hüseyin Karadal katıldı. İmzalanan ek protokol, 31 Aralık 2026 tarihine kadar geçerli olacak.



Ücret ve sosyal haklarda yeni düzenlemeler


İmzalanan protokol kapsamında işçilerin ücret ve sosyal haklarında iyileştirmeler yapıldı. Buna göre 2025 yılının ilk altı ayında yüzde 24, ikinci altı ayında yüzde 11 oranında zam yapılacak. 2026 yılında ise birinci altı ay için yüzde 10, ikinci altı ay için yüzde 6 oranında artış sağlanacak. Enflasyon farkı da ücretlere yansıtılacak. Protokol ile kıdem zammı, giyim yardımı, yemek yardımı, öğrenim yardımı, bayram yardımı, evlenme yardımı, yakacak yardımı ve birleşik sosyal yardımlarda da iyileştirmeler sağlandı. Bunlara ek olarak işçilere yılda bir kez ek ödeme yapılacak ve görevlerine göre iş primi ödenecek.



Rektör Türkdoğan: ‘’Çalışanlarımızın emeğini koruduk"


Törende konuşan ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, "ALKÜ ailesinin her bir ferdinin emeğini değerli buluyoruz. Çalışanlarımız için ücret ve sosyal haklarda iyileştirmeler içeren yeni dönem protokolümüzün hayırlı olmasını diliyorum." dedi. Tez-Koop-İş Antalya Şube Başkanı Özgür Tingir ise "Üniversitemizde sendikamıza bağlı işçi sayısı her geçen yıl artıyor. Yeni dönemde yapılan bu iyileştirmeler üyelerimiz tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Sayın rektörümüze ve yönetimine teşekkür ediyor, protokolün tüm işçilere ve üniversitemize hayırlı olmasını diliyorum." diye konuştu. Protokol, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.



ALKÜ’de işçiler için yeni dönem protokolü imzalandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.