EĞİTİM - 27 Ağustos 2025 Çarşamba 12:23

Alanya Üniversitesi’nde doluluk oranı yüzde 71 oldu

A
A
A
Alanya Üniversitesi’nde doluluk oranı yüzde 71 oldu

Alanya Üniversitesi’nin 2025 yılı lisans programları kontenjan ve yerleştirme sonuçları açıklandı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yayımlanan verilere göre, üniversitenin birçok bölümünde tüm kontenjanlar doldu. Bu yıl toplamda yüzde 71 doluluk oranını yakalayan Alanya Üniversitesi Türkiye genelindeki vakıf üniversitelerine göre yüksek bir başarı grafiği çizdi.


Alanya Üniversitesi, 2025 yılı tercih döneminde birçok bölümde dikkat çekici bir doluluk oranına ulaştı. Toplam 592 kontenjan açılan üniversiteye, lisans ve ön lisans programlarında 418 öğrenci yerleşti. Özellikle burslu programlarda yüzde yüz doluluk sağlanırken, depremzede ile şehit-gazi yakınlarına ayrılan kontenjanlardan da 23 tercih yapıldı. Sağlık alanındaki yeni bölümler büyük ilgi topladı. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon ile Hemşirelik programları, burslu ve indirimli tüm kontenjanlarını doldurdu.


Sanat ve Tasarım Fakültesi de tercihlerin odak noktalarından biri oldu. Gastronomi ve Mutfak Sanatları (Türkçe ve İngilizce) ile İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümleri tam dolulukla öne çıktı. İşletme programı hem Türkçe hem İngilizce seçeneklerinde yüksek talep görerek tüm burslu ve indirimli kontenjanlarını doldurdu. Özellikle İngilizce İşletme’nin burslu kontenjanları yoğun başvuru aldı. Mühendislik alanında ise Bilgisayar Mühendisliği (İngilizce) burslu kontenjanlarını tamamen doldururken, yüzde 50 indirimli kontenjanların da ek tercih döneminde kısa sürede tamamlanması bekleniyor. Bunun yanında Aşçılık, Fizyoterapi, Bilgisayar Programcılığı ve Turizm & Otel İşletmeciliği gibi programlar da tam doluluk oranına ulaşarak üniversitenin en çok tercih edilen bölümleri arasına girdi. 2025 YKS sonuçlarına göre, Alanya üniversitesini tercih eden adayların özellikle yüksek başarı puanı gerektiren burslu programlara yöneldiği görüldü.



"Öğrenci sayısı bin 261’e çıktı"


Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turan Sağer, 2025 yılı lisans programları kontenjan ve yerleştirme sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Sağer, Alanya Üniversitesi’nin tercih oranlarını Türkiye genelindeki vakıf üniversiteleriyle kıyaslayarak, üniversitenin bu yıl emsallerine göre üst sıralarda yer aldığını vurguladı. Bu yıl gerçekleşen yüzde 71 doluluk oranıyla üniversitenin büyüme ivmesine dikkat çeken Sağer, "Geçtiğimiz yıl toplam 800 öğrencimiz vardı. Bu yıl ise öğrenci sayımızı 1261’e yükselttik. Bu, üniversitemize duyulan güvenin açık bir göstergesidir" dedi. Prof. Dr. Sağer, elde edilen başarıların Alanya Üniversitesi’nin akademik kalitesi, güçlü akademik kadrosu ve öğrencilerine sunduğu imkanların bir sonucu olduğunu belirterek, hedeflerinin ulusal ve uluslararası alanda daha güçlü bir üniversite kimliği oluşturmak olduğunu kaydetti.


Prof. Dr. Turan Sağer, Alanya Üniversitesi’nde yeni açılan ve boş kalan kontenjanların doldurulması için ek tercih döneminde yoğun çalışma göstereceklerini söyledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Öğün atlamak metabolizmayı vuruyor Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, öğün atlamanın metabolizma üzerinde ciddi olumsuz etkileri olduğunu söyledi. Metabolizma hızının, vücudumuzun gıdalarla aldığı kaloriyi enerjiye dönüştürme (yakma) kapasitesini gösterdiğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, süreçle ilgili önemli bilgiler verdi. "Metabolizma hızını belirleyen faktörlerin başında genetik yapımız rol oynar" diyen Doç. Dr. Pınar Köksal, sözlerine şöyle devam etti: "Genetiğimiz hem besinlerle aldığımız kalorinin ne kadarının yakılacağını, hem de yağ olarak depolanan fazla kalorinin vücudumuzun hangi bölgesinde daha yoğun yerleşim göstereceğini belirlemede belirleyicidir. Yaşın metabolizma hızını belirleyen bir diğer önemli faktördür. 20-40 yaşlarına kadar metabolizma hızı en yüksek seviyedeyken, ilerleyen yaş bu hızı olumsuz etkiler. 50 yaşından sonra her 10 yılda bir metabolizma hızının yaklaşık yüzde 2 yavaşladığı bilinmektedir. Bunun sebebi ilerleyen yaşla birlikte fiziksel aktivitenin azalması, kas dokusunun azalması ve yağ dokusunun artışıdır. Gebelik dönemi ise metabolizma hızının arttığı dönemdir." Vücutta yağ dokusu arttıkça bazal metabolizma hızının düştüğünü, kas dokusu arttığında ise yükseldiğini ifade eden Köksal, "Genellikle kadınlarda yağ dokusu erkeklere göre daha fazla, kas dokusu daha az olduğu için kadınların bazal metabolizma hızı erkeklere göre daha düşüktür. Tiroid hormonları olmak üzere adrenalin, noradrenalin ve büyüme hormonu gibi bazı hormonların metabolizma üzerinde önemli etkileri vardır. Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi) durumunda metabolizmamız yavaşlar, fazla çalışması (hipertiroidi) durumunda ise metabolizma hızlanır" dedi. Uzun süre açlık ve yarı açlık durumlarında da bazal metabolizma hızında düşme gözlendiğini belirten Köksal, tehlikeye şu sözlerle dikkat çekti: "Buna sebep olan faktör, vücudumuzun enerji azlığına adapte olma amacıyla dolaşımdaki başta tiroid hormonları olmak üzere hormon düzeylerinde değişikliklere yol açmasıdır. Uzun süre az besin alanlarda bazal metabolizma hızının yaklaşık yüzde 20 civarında azaldığı gözlenmiştir." Düzenli egzersiz yapılmasının yağ yakımını artırıp kilo kontrolünü sağladığını, aynı zamanda kas kütlesinin artırılmasında da faydalı olduğunu ifade eden Köksal, konuşmasını şu hayati uyarılarla sonlandırdı: "Egzersiz dışında günlük fiziksel aktivitenin artırılması da ek katkı sağlamaktadır. Öğün atlanmasının metabolizmamız üzerine olan olumsuz etkileri sebebiyle öğün atlanmaması ve ara öğün alınması önemlidir. Bununla birlikte çok düşük kalorili şok diyetlerden kaçınılmalı, sağlıklı ve dengeli beslenilmelidir."