KÜLTÜR SANAT - 02 Eylül 2025 Salı 16:03

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde başarı ödülleri Merve Dizdar ve Selahattin Paşalı’ya

A
A
A
62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde başarı ödülleri Merve Dizdar ve Selahattin Paşalı’ya

24 Ekim-2 Kasım 2025 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde; Başarı Ödülleri, Merve Dizdar ve Selahattin Paşalı’ya verilecek.


Türkiye’nin en köklü sinema etkinliği Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde başarılı oyunculuk performansları sebebiyle genç aktör ve aktrislere verilen Başarı Ödülleri’nin sahipleri belli oldu. Başarı Ödülleri, bu yıl Merve Dizdar ve Selahattin Paşalı’ya takdim edilecek. Başarı Ödülü’ne layık görülen ve 2010 yılında tiyatro kariyerine başlayan Merve Dizdar, 2017 yılında Stef Smith’in Yutmak oyununda performans sergileyerek ve bu performansıyla Afife Tiyatro Ödülleri’nde "Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu" ödülünü kazandı. Alice Müzikali ile Altın Kelebek Başarı Ödülü’nü kazanan Dizdar, İnsanlar Mekanlar Nesneler oyunuyla 27. Afife Tiyatro Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülüne aday oldu.



Altın Portakal’da En İyi Kadın Oyuncu seçildi


Sinema kariyerine Cem Davran ile rol aldığı Bir Ses Böler Geceyi filmi ile başlayan Merve Dizdar, 2014 yılında Mandıra Filozofu, 2016 yılında Yok Artık 2, 2017 yılında Organik Aşk Hikâyeleri ve Körfez filmlerinde rol aldı. 2018 yılında Batlır, 2019 yılında Bir Aşk İki Hayat, 2020 yılında Eltilerin Savaşı filmleriyle de kariyer yolcuğuna devam eden Dizdar, 2022 yılında Kar ve Ayı filminde gösterdiği performansıyla Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü ve 10. Boğaziçi Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. Dizdar, aynı yıl Altın Kelebek En İyi Kadın Oyuncu ödülüne de layık görüldü.



Cannes’te ödül alan ilk Türk oyuncu oldu


2023 yılında Kuru Otlar Üstüne filmiyle Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan ilk Türk oyuncu olan Merve Dizdar, aynı yıl Erden Kıral Seçici Kurul Özel Ödülü ve Sinema Yazarları Derneği (SIYAD) En İyi Kadın Oyuncu ödüllerine de layık görüldü. Dijital platformlarda yayınlanan; Yüz (Büyük Günahlar), Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü? dizilerinde de oyunculuk performansını sergileyen Dizdar, 2022 Erşan Kuneri ve 2023 yılında Magarsus isimli dizilerde de rol aldı.



Selahattin Paşalı diğer "Başarı Ödülü"nün Sahibi


62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Başarı Ödülü’ne layık görülen diğer isim olan Selahattin Paşalı ise oyunculuk kariyerine 2017 yılında ’Kalp Atışı’ isimli dizi ile başladı. Anna Ziegler’in yazdığı Fotoğraf 51 (2018) adlı tiyatro oyununda oynayan Paşalı, 2018 yılında Bir Umut Yeter, 2019 yılında Leke ve 2020 yılında Babil dizilerinde rol aldı. Kariyeri boyunca birçok televizyon dizisinde rol alan Paşalı, dijital platform yapımı Aşk 101 ve Pera Palas’ta Gece Yarısı ile de büyük beğeni topladı.



Sinema eleştirmenlerinden övgü


Paşalı, 2022 yılında başrolünü Ece Çeşmioğlu ile paylaştığı yönetmenliğini Soner Caner’in üstlendiği Mukavemet adlı filmde ve dünya prömiyerini 75. Cannes Film Festivali’nde yapılan Kurak Günler filminde gösterdiği performansla 59. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. Aynı yıl 33. Ankara Film Festivali ve 55. Sinema Yazarları Derneği (SIYAD) tarafından da En İyi Erkek Oyuncu ödülleri ile performansı takdir topladı. Kurak Günler filmiyle 75. Cannes Film Festivali’nde oyunculuğu uluslararası eleştirmenlerden büyük övgü alan Selahattin Paşalı, Kurak Günler ile ayrıca Karlovy Vary ve Saraybosna Film Festivali gibi saygın uluslararası festivallerde Türkiye’yi temsil etti.



Ödüller açılış töreninde verilecek


2023 yılında Ömer adlı dizide de rol alan Selahattin Paşalı, 2025 yılında çekimleri tamamlanan ve Orhan Pamuk’un aynı adlı romanından uyarlanan "Masumiyet Müzesi" dizisinde başrolü üstlenerek kariyerinde önemli bir adım attı. Oyuncu, aynı zamanda 2025 yılı itibarıyla bir başka dikkat çekici dizi projesinin de çekimlerini sürdürüyor. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Başarı Ödülleri, festivalin 25 Ekim 2025, Cumartesi günü yapılacak açılış töreninde sahiplerine takdim edilecek. Festival kapsamında ayrıca "Sinema Emek Ödülü" Feride Çiçekoğlu’na, "Genç Sinemacı Başarı Ödülü" ise Cansu Baydar’a festivalin 25 Ekim 2025, Cumartesi günü yapılacak açılış töreninde takdim edilecek.



62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde başarı ödülleri Merve Dizdar ve Selahattin Paşalı’ya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.