Yerel Haberler
Ankara
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:15 AK Parti Genel Sekreteri İnan: "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız" AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, 27 Mayıs 1960 darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz" dedi. İnan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün, Türkiye’nin demokrasi hafızasında derin bir yara olan 27 Mayıs 1960’ın yıl dönümündeyiz. Yıllarca bu kara günü ’bayram’ diye kutsayarak millete dayatan, o utanç verici darbe zihniyetini bir zafer gibi sunan herkesi ve bugün hala aynı çarpık zihniyeti taşıyan siyasi anlayışı bir kez daha şiddetle lanetliyoruz. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de, eğer bir siyasi partinin vesayetle ve yargı kollarının gölgesiyle nasıl hareket ettiğini, iradesini nasıl teslim ettiğini görmek istiyorsa; dönsün 27 Mayıs 1960’a baksın! O gün kurulan darağaçlarına, hukuk adı altında verilen tiyatro kararlara ve milli iradeyi boğmak için kullanılan yargı kılıflarına baksın. O günün karanlığı, bugün hala bazı zihinlerde pusuda bekleyen demokrasi düşmanlığının yegane aynasıdır" dedi. İnan, "Bizim tarihimizde ‘bayram’ bellidir; o da milletin kendi iradesiyle yazdığı destanlardır. 14 Mayıs 1950 tarihinde, Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes’in öncülüğünde milletin oylarıyla gerçekleşen, tek parti baskısını ve o karanlık ‘CHP faşizmini’ sandığa gömen ‘Beyaz İhtilal’ gerçek bayramımızdır. O gün, millet kendi kaderine el koymuş, vesayetin zincirlerini kırmıştır. 27 Mayıs 1960’ta darbeyi yapanlar, işte bu 1950’deki ’Beyaz İhtilal’in kazanımlarını geri almak için milletin özgürlüğüne kastetmişlerdir. O karanlık günlerde, sadece bir hükümet değil; milletin onuru ve iradesi hedef alınmıştır. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanımız Hasan Polatkan. Onlar, dar ağacına yürürken bile milletin emanetini yere düşürmeyen birer şeref abidesiydiler. İnançlarından, milletine olan bağlılıklarından ve demokrasiden bir an olsun ödün vermeden, vakarla şehadete yürüdüler. Onlar, milletin kalbinde ebediyen yaşayacak olan birer demokrasi kahramanıdır" ifadelerini kullandı. Menderes ve arkadaşlarının vasiyetinin AK Parti çatısı altında vücut bulduğunu ifade eden İnan, şunları kaydetti: "Bugün tarihe baktığımızda, çok net bir hakikati görüyoruz: ‘Beyaz İhtilal’in ruhu, Merhum Başvekilimiz Menderes ve arkadaşlarının vasiyeti, bugün AK Parti çatısı altında vücut bulmuştur. 1950’de başlayan o onurlu yürüyüşün bayraktarlığı, 2002 yılında AK Parti’nin gerçekleştirdiği ’Anadolu İhtilali’ ile devralınmıştır. Tam 24 yıl oldu. Çeyrek asra yaklaşan bu süreçte, bu anlayışla, bu inançla ve milletin iradesinden aldığımız güçle; gece gündüz demeden, dur durak bilmeden ülkemize hizmet ediyoruz. Nasıl ki 1950’de Adnan Menderes, milleti devletin asli unsuru kıldıysa; biz de 2002’den bu yana Anadolu’nun sessiz çoğunluğunu bu ülkenin gerçek sahibi yapmış, vesayeti kökünden söküp atmış, milletin iradesini her şeyin üzerinde tutmuş bir hizmet destanı yazdık. 27 Mayıs 1960, açılan bir parantezdi; 15 Temmuz 2016 ise bu parantezin sonsuza dek kapatıldığı yerdir. Milletimiz, 15 Temmuz 2016 gecesi sadece bir darbeyi püskürtmedi; aynı zamanda 1960’tan beri süregelen o vesayetçi ‘darbe tezini’ de sonsuza dek tarihin çöplüğüne gömdü." 15 Temmuz’un gerçek demokrasi bayramı olduğuna dikkati çeken İnan, "Çünkü o gece, darbelerin artık bu topraklarda asla yeşeremeyeceğinin, milletin efendisinin sadece yine millet olduğunun kesin tescilidir. Bizler, Menderes’in 1950 ’Beyaz İhtilali’nden 2002’nin ’Anadolu İhtilali’ne uzanan o sarsılmaz iradenin takipçileriyiz. 27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz. O günün ’Yeter Söz Milletindir’ nidası, bugün ’Söz de Karar da Milletindir’ diyerek yankılanmaya devam ediyor. Yaşa, var ol Menderes! Yaşa, var ol demokrasi şehitleri! Yaşa, var ol 24 yıldır millete hizmeti şeref bilen Anadolu İhtilali’nin sarsılmaz iradesi! Yaşa, var ol milli irade" dedi.
Yasa dışı bahis ve kumar reklamı yapan 15 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi
18 Ocak 2026 Pazar - 09:59 Yasa dışı bahis ve kumar reklamı yapan 15 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi Ticaret Bakanlığı, yasa dışı bahis ve kumar reklamı yapan yüksek takipçili 15 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini açıkladı. Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, yasa dışı bahis ve kumar reklamlarına karşı mücadelesini sürdürüyor. Bu kapsamda bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu’nun 13 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen 365 sayılı toplantısında, yasa dışı bahis ve kumar reklamları toplantının ana gündem maddelerinden birini oluşturmaya devam etmiştir. Reklam Kurulu tarafından yapılan değerlendirmeler neticesinde; yasa dışı bahis ve kumar reklamı yaptığı ve tüketicileri çeşitli yasa dışı sitelere yönlendirdiği tespit edilen yüksek takipçili 15 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Ayrıca, söz konusu sosyal medya hesapları ile yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin muhatapları hakkında adli tahkikat süreçlerinin işletilebilmesi amacıyla ilgili kurumlar nezdinde gerekli başvuruların yapılması kararlaştırılmıştır" ifadeleri kullanıldı. Falcı, medyum ve astrolog ve benzerlerine ait reklam faaliyetinde bulunan 26 internet sitesine erişim engeli Ayrıca, falcı, medyum ve astrolog benzeri reklam faaliyetinde bulunan hesaplara ilişkin de bilgi verilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Reklam Kurulu’nun 365 sayılı toplantısının gündeminde yer alan diğer bir önemli konu başlığı ise; falcı, medyum ve astrologlar tarafından sunulan hizmetlere ilişkin reklam ve tanıtım faaliyetleri olmuştur. Bu kapsamda, falcı, medyum, astrolog ve benzerleri tarafından sunulan hizmetlere ilişkin reklam faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 26 internet sitesine yönelik olarak erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir."
9 vatandaşı 20 milyon lira dolandıran 12 kişi tutuklandı
18 Ocak 2026 Pazar - 08:02 9 vatandaşı 20 milyon lira dolandıran 12 kişi tutuklandı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen operasyonda 3’üncü şahıslar üzerinden şirket kurarak piyasaya karşılıksız çek aktırıp 9 vatandaşı 20 milyon lira dolandıran 12 kişi tutuklandı. Ankara’da dolandırıcılar 3’üncü şahısla üzerine şirket kurup bu kurulan şirketlerin Findex ve kredi puanlarını artırarak piyasaya sürdükleri karşılıksız çek sürdü. Hiçbir şeyden haberi olmayan vatandaşların üzerine kurdukları şirketlere milyonlarca lira para aktararak şirketin gelirini yüksek gösterdiler. Dolandırıcılar, bu yöntemle piyasadan şirketler adına çek karşılığı alışveriş yaptı. Şahıslar, piyasadan topladıkları ürünlerin ödemelerini çek ile yaptıkları öğrenildi. Mağdurlar şirketleri araştırdıklarında yüksek kredi puanı gözüktüğü için şirketin ödeme yapabileceğine inandı. Alışveriş sonrası aldıkları çekin vadesi geldiğinde ödeme alabilmek için bankaya giden mağdurlar çekin ödemesinin yapılmadığını, karşılıksız çıktığını öğrendi. Dolandırıldığını anlayan şahıslar durumu polis ekiplerine bildirdi. Ankara Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri gelen şikayetler üzerine geniş çaplı çalışma başlattı. Bu yöntemle piyasaya sahte çek süren toplam 12 şirket tespit etti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde dolandırıcıların fason şirket kurarak 9 vatandaşı toplamda 20 milyon lira dolandırıldığı öğrenildi. Polis ekipleri tarafından vatandaşları dolandıran 14 şüpheli şahıs yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 12’si tutuklanarak cezaevine gönderilirken, konuya ilişkin soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.
Jandarma Genel Komutanlığı: "Gruba kanuni yetki çerçevesinde orantılı olarak müdahale edilmiştir"
18 Ocak 2026 Pazar - 00:17 Jandarma Genel Komutanlığı: "Gruba kanuni yetki çerçevesinde orantılı olarak müdahale edilmiştir" Jandarma Genel Komutanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Marmara Ceza İnfaz Kurumu 4 no’lu duruşma salonunda gerçekleştirilen duruşma esnasında, salon kapasitesi nedeniyle binaya alınamayan grup slogan atarak Jandarma personeline mukavemette bulunmuş, söz konusu gruba kanuni yetki çerçevesinde orantılı olarak müdahale edilmiştir" denildi. Jandarma Genel Komutanlığı’nın sosyal medya hesabından, Marmara Ceza İnfaz Kurumu 4 no’lu duruşma salonunda 15 Ocak Perşembe jandarma ile binaya alınmayan bir grup arasında çıkan olaya ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, "Marmara Ceza İnfaz Kurumu 4 no’lu duruşma salonunda 15 Ocak Perşembe günü gerçekleştirilen duruşma esnasında, salon kapasitesi nedeniyle binaya alınamayan grup slogan atarak Jandarma personeline mukavemette bulunmuş, söz konusu gruba kanuni yetki çerçevesinde orantılı olarak müdahale edilmiştir. Duruşma salonunun güvenliğini sağlayan Jandarma personeline yönelik mukavemetin şiddetlenmesi, kalabalığın içerisinden görevli personele yönelik ağır hakaret içeren sözlerin söylenmesi üzerine; olayların yaşandığı alanda, bir personelin, söz konusu gruba karşı münferit müdahalede bulunduğu tespit edilmiştir. Yaşanan olaylar ile ilgili idari süreç başlatılmıştır" ifadelerine yer verildi.
Eğitim Bir-Sen, MEB’in yönetmelik ve duyurularına 3 dava açtı
17 Ocak 2026 Cumartesi - 17:09 Eğitim Bir-Sen, MEB’in yönetmelik ve duyurularına 3 dava açtı Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yayımlanan 3 duyurusundaki "sigortalılık şartı" hükmüne Danıştay’da 3 ayrı dava açtı. Eğitim Bir-Sen tarafından yapılan açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine, İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusuna ve İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusundaki ‘sigortalılık şartı’ hükmüne olmak üzere Danıştay’da 3 ayrı dava açtıklarını duyurdu. Yapılan açıklamada, 9 Ocak 2026 tarihli ve 33132 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin hukuka aykırı gördükleri hükümlerinin iptali istemiyle dava açıldığını belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Dava konusu ettiğimiz hükümler arasında, ‘nöbetçi belletici öğretmen tanımı’, ‘belletici öğretmenlik görevine ilave hizmet puanı verilmemesi’, ‘nöbetçi belletici öğretmenlik görevine hizmet puanı verilmesinde pansiyonlu okullar arasında ayrım yapılması’, ‘zorunlu çalışma yükümlülüğünü tamamlamasına rağmen zorunlu çalışma yükümlülüğü bulunan eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlere artırımlı hizmet puanı verilmemesi’ yer aldı. Bunun yanı sıra, ‘12 yıllık görev süresini tamamlayan öğretmenlerin yer değişikliği, mazeretin bulunduğu ilçe ile görev yapılan ilçe aynı ilçe grubunda ise mazerete bağlı yer değişikliği başvurusunda bulunulamaması’, ‘norm kadro fazlası öğretmenlerin Akademide eğitime alınarak alanlarının istekleri dışında değiştirilebilecek olması’, ‘norm kadro fazlası öğretmenlerden tercihe dayalı atamaları yapılanların yer değişikliği taleplerinde eğitim kurumunda çalışılması gereken sürenin hesabında daha önceki eğitim kurumunda geçen hizmet sürelerinin dikkate alınmaması’ da yargıya taşıdığımız hükümler arasında bulunuyor." Ayrıca, açıklamada, ‘denetim ve soruşturma sonucunda mesleğinde yetersizliği görülen öğretmenin hizmet sınıfının değiştirilebilecek olması’, ‘alan değişikliğine bağlı yer değişikliğinin Bakanlıkça belirlenecek iller arasında sınırlı tutulması’ ve ‘ilçe grupları düzenlemesi ve ilçe grupları çizelgesine’ ilişkin hükümlerin de iptalinin istendiği kaydedildi. "Engelli öğretmenler yönünden hak ihlali oluşturabilecek düzenlemelerin bulunmasını yargıya taşıdık" İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusu’nun tamamına da dava açıldığını dile getirilen açıklamada, "Bu kapsamda, öğretmenlerin kendi branşlarında kaç kişinin norm fazlası olduğu ve atamaya esas hizmet puanları bilgisi olmadan tercih yapmak zorunda bırakılmaları, mazerete dayalı yer değişikliği atamalarını ihlal edecek mahiyette resen atama işlemlerinin gerçekleştirilecek olması, resen atamalarda aile bütünlüğünün gözetilmemesi, aile ikametgahı ile görev yeri arasındaki ulaşım süresi, zorluğu gibi etkenlerin göz ardı edilmesi dava gerekçelerimiz arasında yer aldı. Söz konusu duyuruda, engelli öğretmenler yönünden hak ihlali oluşturabilecek düzenlemelerin bulunmasını da yargıya taşıdık" denildi. "Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusu’nun ’sigortalılık’ şartının iptali" Eğitim Bir-Sen’in dava açtığı üçüncü düzenlemeye ise açıklamada şu şekilde yer aldı: "2026 Yarıyıl Tatili İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusu oldu. Duyuruda yer alan, kazanılmış hakların, hukuki belirlilik ve idari istikrar ilkelerinin ihlali mahiyetindeki mazeretin bulunduğu yerde son iki yıl içinde 360 gün sigortalı çalışma şartı aranmasına ilişkin hükmün iptalini talep ettik."