Yerel Haberler
Ankara
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Ülkücü Şehitler Anıtı’nı ziyaret etti 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:59:14 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Ülkücü Şehitleri Anma Günü" dolayısıyla Ankara’nın Kızılcahamam ilçesindeki Ülkücü Şehitler Anıtı’nı ziyaret etti. Bahçeli, "Ülkücü için makam hakkı verilecek bir emanettir" dedi. ’Ülkücü Şehitleri Anma Günü’ dolayısıyla Kızılcahamam’a gelen MHP lideri Bahçeli, Ülkücü Şehitler Anıtı’nı ziyaret etti. Çok sayıda partili tarafından karşılanan Bahçeli, dua ettikten sonra Ülkücü Şehitler Anıtı’na kırmızı karanfil bıraktı. Burada bir konuşma gerçekleştiren ve sözlerine ülkücü şehitleri rahmetle, minnetle, hürmetle yad ederek başlayan Devlet Bahçeli, "Her yılın 27 Mayıs’ında Ülkücü Şehitler Anıtı’nda gerçekleştirdiğimiz bu cem; toprağa verdiği yol arkadaşlarına bitmek bilmeyen bir hicran duyan ülküdaşlarımızın ve görmeden sevdiği şehit ağabeylerinin acılarını gönüllerinde saklayan genç kardeşlerimizin aynı duada birleştiği, aynı sancağın gölgesinde sadakat ve şuur tazelediği mübarek bir hatırlayış meclisidir. 27 Mayıs; şehitlerimizin aziz hatırası karşısında nefsimizi hesaba çektiğimiz, bugün oturduğumuz makamların, üstlendiğimiz vazifelerin, taşıdığımız unvanların ardında nasıl büyük bedeller, nasıl ağır çileler, nasıl mübarek fedakârlıklar bulunduğunu yeniden hatırladığımız kutlu bir muhasebe günüdür" diye konuştu. "Ülkücü için makam hakkı verilecek bir emanettir" Ülkücülüğün sorumluluklarından bahseden Bahçeli, "Bilinmelidir, Milliyetçi Hareket Partisi’nin başkanlık divanından ilçe başkanlıklarına; milletvekilliği sorumluluğundan Ülkü Ocaklarımızdaki orta öğretimli genç kardeşlerimizin masa başkanlıklarına kadar bu hareketin her kademesi; şehitlerimizin kanı, dava büyüklerimizin alın teri, taş medreselilerimizin çektikleri ıstıraplar üzerine kuruludur. Bundan dolayı ülkücü için makam, hakkı verilecek bir emanettir. Milliyetçi-Ülkücü Hareket içinde alınan her görev, bir gösteriş payesi değil; hesabı önce Allah’a, sonrasında ise aziz milletimize ve hatıralarıyla mukaddes şehitlerimize verilecek ağır bir mesuliyettir. Bu ağır mesuliyetin altında ezilmeyişimiz, istikametimizin şahsi hesaplara değil; İ’la-yı Kelimetullah davasına, Nizam-ı Alem ülküsüne ve Türk milletinin ebedi istiklal iradesine dayanmasındandır. Çünkü davamız dualıdır, himaye edenimiz Allah’tır" ifadelerini kullandı. "Şehitlerimiz, bedeni fani alemden çekilmiş olsa da adıyla ve hatıralarıyla nesillerin yoluna kandil olmaktadır" Şehadetin, inançlarında tükeniş değil, diriliş olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Şehitlerimiz, Hakk’ın yoluna kuvvet olan, emrine şahitlik eden, son nefesiyle imanını tasdik eden, davasını nefsinin üstüne çıkaran kahramanlardır. Şehitlerimiz; batılın, zulmün ve zilletin karşısında dağ gibi duruşu ve dosdoğru yaşayışıyla hepimize örnek olan; dünya sürgününden ayrılıp ebediyete seferiyle Peygamber Efendimize komşu olma duasını taşıyan yiğitlerdir. Şehitlerimiz, bedeni fani alemden çekilmiş olsa da adıyla ve hatıralarıyla nesillerin yoluna kandil olmaktadır. Şehitlerimizin toprağın altındaki sükutu, nice nutuktan daha gür; yoklukları, aramızdaki nice varlıktan daha diridir. Zira onlar, lütuf ve keremle sevindirilen; arkalarından gelecek dava arkadaşlarına korkuya ve hüzne burada yer bulunmadığını müjdelemektedir. Bu müjde bugün saflarımızı sıklaştırmakta, imanımızı tazelemekte, irademizi metinleştirmektedir. Geride kalanlarımızın omuzlarına miras, gönüllerine miyar, yokuşlu yollarına mihver, karanlık zamanlarda ise mukaddes bir meşale olarak parlamaktadır. Ülkücü şehitlerimiz de böyledir. Duruşlarıyla gencecik ömürlerini aşan, binlerce genç kardeşimizin yüreğinde taşan, ocaklarımızda dua dua çoğalan, emanetleriyle nesilden nesle büyüyen iman erlerimiz, davaya hasredilmiş bir varlığın, aziz milletimize vakfedilmiş bir iradenin abideleşmiş isimleridir" ifadelerine yer verdi. "Bir ülkü peşinde, bir Turan düşünde şehadet şerbetini içtiler" Ülkücü şehitlerin birçok yarım kalan hikayesi olduğuna vurgu yapan Bahçeli, "Kimi üniversite koridorlarında, kimi öğrenci yurtlarında, kimi sokak başlarında, kimi zindan karanlıklarında, kimi darağacının gölgesinde imtihan edildi. Lakin her biri celladın urganına, hainin kurşununa, namerdin pususuna tebessümle yürüdü. Bir ülkü peşinde, bir Turan düşünde şehadet şerbetini içtiler. Can verdiler de canan bildikleri Türk-İslam davasını şahsi ikbal masalarında bozdurmadılar. Ülkücü şehitlerimiz; delikanlı düşlerinden, ana kucağından, baba ocağından, evlat sıcaklığından, kurulamamış yuvalarından, alınamamış diplomalarından geçtiler; dünyalık ne varsa ellerinin tersiyle ittiler, musalla taşını düğün meydanı saydılar. Ölümün soğuk nefesi puslu havaları sararken ürkenler ülkücü şehitlerimiz değildi. Ülkücü şehitlerimiz idam sehpalarına gülerek yürürken şehitlerimizin imanları karşısında küçülen, zulümlerini korkuyla büyüten o kahpe düzenin sahiplerinin dizleri titrerdi. Azrail’in nefesi enselerinde hissedilirken dahi kendi canını değil yanındaki dava arkadaşını düşünen; ’Önce beni asın, o benim acıma dayanamaz’ diyerek cellatlara dahi sıra nizamı veren ülkücü şehitlerimizin baş eğmeyen iradesi, Hareket’imizin tarihine altın harflerle yazılmış en mübarek satırlardır. Bunun içindir ki ülkücü şehitlerimiz; al bayrağımız ne zaman dalgalansa, üç hilalli sancağımız ne zaman gökleri kaplasa, ezanımız ne zaman gür sesle okunsa, nerede bir ülkücü Türk gencinin gözleri şehit ağabeyleri için dolsa orada yeniden hayat bulacaktır" açıklamasında bulundu. "Şehitler kervanımızın her halkasıyla bir ölsek de bin dirileceğimizi bir kez daha buradan haykırıyorum" "Ülkücü şehitlerimiz, Milliyetçi Hareket Partisi’nin fırtınalara rağmen değişmeyen dik duruşunda ve Ülkü Ocakları’nın sönmeyen ateşinde daima yaşayacaktır" diyen Bahçeli, "İlk ülkücü şehidimiz Ruhi Kılıçkıran’dan şehit Bakanımız Gün Sazak’a, Mustafa Pehlivanoğlu’ndan Cevdet Karakaş’a, Yusuf İmamoğlu’ndan Dursun Önkuzu’ya, Fikri Arıkan’dan Cengiz Baktemur’a, Ahmet Kerse’den son ülkücü şehidimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na kadar uzanan şehitler kervanımızın her halkasıyla bir ölsek de bin dirileceğimizi bir kez daha buradan haykırıyorum" diye konuştu. "Türk birliği mefkuremize, Türk milliyetçiliğinin son kalesi sıfatıyla ilelebet sahip çıkacağız" Ülkücülerin çetin zamanların, sarp yokuşların, çakıllı yolların, dar geçitlerin, sisli gecelerin yılmaz ve sarsılmaz yolcular olduğunu ifade eden Bahçeli şöyle devam etti: "Nefsini rafa kaldırmış, menfaatlere yüz çevirmiş, korkularını ardında bırakmış dava adamlarıdır. Güce yaslanmayan, istikbal kollamayan, secdeden başka hiçbir yerde alnını yere değdirmeyen bahadırlardır. Yağızlıklarını lafla değil, hayatlarıyla ispat eden; sadakatlerini kalabalık laflarla değil hainin karşısında değişmeyen karakterleriyle gösteren; kamera karşılarında değil mücadelede saf tutanlar ülkücülerdir. İşte bu nedenle ülkücülük, bir ömür taşınacak en yüce şereftir. Şehadet ise o şerefin ebediyetle taçlanmış halidir. Şehitlerimizin huzurunda bir kez daha ilan ediyorum. Milliyetçi Hareket Partisi olarak milletimizin birlik ve beraberliğini, dirlik ve düzenini, milli beka ve maneviyatımızı son nefesimize dek gözeteceğiz. ’Devlet-i ebed müddet’ şiarımıza, Türk birliği mefkuremize, Türk milliyetçiliğinin son kalesi sıfatıyla ilelebet sahip çıkacağız. Bugün aziz şehitlerimizin manevi huzurunda başımız mahzun, gönlümüz müsterih, irademiz işte burada dava arkadaşlarımızla müstahkemdir. Mahzunuz; çünkü nice dava arkadaşımızı kara toprağa emanet ettik. Müsterihiz; çünkü onların her biri tertemiz yaşadı, şahidiz. Müstahkemiz; çünkü asenasıyla, bozkurduyla, kundaktaki bebeğinden ak saçlısına dek burada ve onların bıraktığı sancağa omuz vermek için dimdik ayaktayız. Sözlerime son verirken başta merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey olmak üzere; 27 Mayıs 1980’de menfur bir suikast sonucu şehit edilen merhum Gün Sazak Bey’i, 12 Eylül zulmünde darağaçlarına gönderilen ülkücü şehitlerimizle birlikte münferit tarihlerde Türk-İslam ülküsü uğruna toprağa düşen bütün dava şehitlerimizi hasretle ve vefayla anıyorum. Şehitlerimizin ruhları şad, makamları ali, emanetleri ebediyen aziz olsun. Ne mutlu ülküsünü şahsiyetinin özü sayanlara."
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:53 Başkan Çetin’den muhtarlara Kurban Bayramı ziyareti Kurban Bayramı münasebetiyle mahalle muhtarlarını ziyaret ederek bayramlarını kutlayan Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ziyaretlerde mahallelerin ihtiyaçları, belediye çalışmaları hakkında muhtarlarla kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, Kurban Bayramı dolayısıyla mahalle muhtarlarını ziyaret ederek bayramlarını kutladı. Gün boyu süren ziyaret programında mahalle muhtarlarıyla tek tek bir araya gelen Başkan Ertuğrul Çetin, hem bayram tebriğinde bulundu hem de mahallelerin ihtiyaçları, devam eden çalışmalar ve vatandaşların talepleri hakkında görüş alışverişinde bulundu. "Bayramlar; birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, kardeşlik duygularımızı pekiştiren çok özel günlerdir" Muhtarların vatandaşlarla belediye arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini ifade eden Başkan Çetin, "Bayramlar; birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, kardeşlik duygularımızı pekiştiren çok özel günlerdir. Bizler de bu anlamlı günlerde mahalle muhtarlarımızı ziyaret ederek hem bayramlarını kutlamak hem de mahallelerimizin durumu hakkında istişarelerde bulunmak istedik. Muhtarlarımız vatandaşlarımızın taleplerini en iyi bilen, mahallelerimizin nabzını tutan önemli temsilcilerimizdir. Hep birlikte el ele vererek ilçemizi daha güzel yarınlara taşımak için çalışıyoruz. Kurban Bayramı’nın başta ilçemiz olmak üzere ülkemize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" dedi. Muhtarlar ise ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirerek Başkan Ertuğrul Çetin’e teşekkür etti. Bayramda gerçekleştirilen ziyaretlerin moral ve motivasyon açısından anlamlı olduğunu belirten muhtarlar, mahallelere yönelik hizmetlerden dolayı da memnuniyetlerini ifade etti.
Ala: "Suriye için yeni bir siyasal ve toplumsal inşa imkanı sunan süreç, bugün itibarıyla belirleyici bir aşamaya ulaşmıştır"
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:06 Ala: "Suriye için yeni bir siyasal ve toplumsal inşa imkanı sunan süreç, bugün itibarıyla belirleyici bir aşamaya ulaşmıştır" AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, "8 Aralık 2024 tarihinde başlayan ve Suriye için yeni bir siyasal ve toplumsal inşa imkanı sunan süreç, bugün itibarıyla belirleyici bir aşamaya ulaşmıştır" dedi. AK Parti Genel Başkanvekili Ala, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından ilan edilen Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Anlaşmanın Suriye’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve siyasal birliği temelinde ülkede kalıcı istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik çabalar açısından kritik bir dönüm noktasını temsil ettiğini ifade eden Ala, "Uzun yıllardır süregelen çatışma ortamının ardından bu anlaşmanın hayata geçirilmesi, Suriye iç dinamikleri bakımından ve terörsüz bölge bağlamında komşumuzda istikrarın yeniden hayata geçirilmesi açısından stratejik önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Ala, anlaşmanın, Suriye halkının meşru beklentilerine cevap verecek şekilde uygulanmasının başta Suriye’nin komşuları olmak üzere Ortadoğu coğrafyasının tamamında güvenlik ve huzurun güçlenmesine katkı sağlayacağını belirterek, "Bu çerçevede ateşkesin korunması ve silahlı unsurların tam entegrasyonu, sürecin başarısı için vazgeçilmez unsurlar olarak öne çıkmaktadır. 8 Aralık 2024 tarihinde başlayan ve Suriye için yeni bir siyasal ve toplumsal inşa imkânı sunan süreç, bugün itibarıyla belirleyici bir aşamaya ulaşmıştır. Sahadaki fiilî gerçekliklerin dikkate alındığı bu yeni dönemde, Suriye’nin geleceğinin çatışma, ayrışma ve terör zemininde değil; birlikte yaşama iradesi, bütünleşme ve kapsayıcı entegrasyon anlayışı temelinde şekillenmesi gerektiği gerçeğinin tüm aktörler tarafından idrak edilmesi hayati önem taşımaktadır" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin Suriye’de halkın rızasına dayalı, kapsayıcı ve bütünleştirici bir yönetişim anlayışıyla yürütülen çabaları ve ülkenin yeniden inşasına yönelik adımları güçlü biçimde desteklediğini ifade eden Ala, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da vurguladığı üzere, Suriye topraklarının terörden tamamen arındırılması yalnızca Suriye’nin ulusal güvenliği açısından değil, bölgenin tamamında kalıcı istikrarın sağlanması bakımından da zorunlu bir şarttır. Suriye konusunda başından beri öngörülerinde haklı çıkan Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin kriz yönetimi kapasitesi ile hem bölgesel hem de küresel ölçekte sorumluluk üstlenen bir liderlik perspektifi ortaya koymuştur. Bu yönüyle Türkiye, terör koridorlarına izin vermeden sahadaki gerçekliklerle çözüm arayışlarını eş zamanlı yürütebilen dünyada eşine az rastlanır bir süreci başarıyla yürütmüştür. Sonuç itibarıyla, Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’nın başarıyla uygulanması; Suriye’nin egemen, istikrarlı ve müreffeh bir devlet olarak yeniden inşasının önünü açabileceği gibi, Türkiye’nin öncülük ettiği bölgesel barış ve güvenlik vizyonunun da somut bir tezahürü olacaktır. Bu süreç, Suriye’nin yanı sıra bölgenin tamamının geleceğini etkileyecek tarihi bir fırsat penceresi sunmaktadır."
Keçiören Belediyesi’nden çocuklara ücretsiz sömestir etkinliği
19 Ocak 2026 Pazartesi - 09:55 Keçiören Belediyesi’nden çocuklara ücretsiz sömestir etkinliği Keçiören Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Keloğlan Sihirli Asa’ adlı tiyatro oyunu ile çocuklar yarıyıl tatilinin tadını çıkardı. Keçiören Belediyesi’nin yarıyıl tatiline özel olarak hazırladığı etkinlikler, çocukların kahkahalarıyla başladı. Tatilin ilk gününde sahnelenen Keloğlan ‘Sihirli Asa’ tiyatro oyunu, minik izleyicileri masal dünyasıyla buluştururken, salonu dolduran aileler de bu neşeli anlara eşlik etti. İlk günün sahnesi: ‘Keloğlan Sihirli Asa’ tiyatrosu Sömestir etkinliklerinin açılışı, yazarlığını ve yönetmenliğini Orhan Şeref Ayça’nın üstlendiği ’Keloğlan Sihirli Asa’ tiyatrosu ile gerçekleştirildi. Prenses karakteri minik izleyicilerden büyük beğeni toplarken, eşek karakterinin esprili diyalogları salonda keyifli anlar yaşattı. Etkinlikler sömestir boyunca sürecek Keçiören Belediyesi tarafından hazırlanan ücretsiz sömestir etkinlikleri, çocukların hem eğlenebileceği hem de yeni deneyimler kazanabileceği geniş bir içerik sunuyor. Tatil boyunca tiyatro oyunlarının yanı sıra sihirbaz gösterileri, interaktif çocuk oyunları, Ahmet Çalık Buz Pateni Pisti ve sömestir boyunca açık olan çocuk lunaparkı keyifle vakit geçirilecek etkinlikler arasında yer alıyor. Keloğlan Sihirli Asa tiyatrosu ile başlayan sömestir etkinlikleri, yarıyıl tatili boyunca farklı oyunlar ve programlarla devam edecek. "Çocuklarımızın yüzündeki gülümseme, bizim için en büyük motivasyon" Kültürel ve sanatsal gelişimine katkı sağlayacak çalışmaları önemsediklerini ifade eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, "Çocuklarımızın yüzündeki gülümseme, bizim için en büyük motivasyon. Keçiören’de çocuklarımızın sosyal, kültürel ve sanatsal gelişimine katkı sağlayacak çalışmaları önemsiyoruz. Yarıyıl tatiline özel olarak hazırladığımız bu programın, çocuklarımızın hem eğlenmesine hem de yeni deneyimler kazanmasına vesile olmasını diliyoruz. Evlatlarımızın hayal kurabildiği, kendini özgürce ifade edebildiği ve güzel hatıralar biriktirdiği bir tatil geçirmesi için Keçiören Belediyesi olarak her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz. Tüm ailelerimizi ve çocuklarımızı sömestir boyunca devam edecek etkinliklerimize bekliyoruz" dedi.
TÜRKYED Başkanı Çelik: "Üreticimizin temel beklentisi, Et ve Süt Kurumu’nun piyasayı dengeleyici alımlarla sürece katkı sunmasıdır"
19 Ocak 2026 Pazartesi - 09:45 TÜRKYED Başkanı Çelik: "Üreticimizin temel beklentisi, Et ve Süt Kurumu’nun piyasayı dengeleyici alımlarla sürece katkı sunmasıdır" TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, "Üreticimizin temel beklentisi; ihracat kanallarının kontrollü ve planlı şekilde açılması ya da Et ve Süt Kurumu’nun piyasayı dengeleyici alımlarla sürece katkı sunmasıdır" dedi. Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, yağlı kuyruklu küçükbaş hayvan piyasasında son dönemde yaşanan daralmaya ilişkin çeşitli değerlendirmelerde bulundu. TÜRKYED Genel Başkanı Çelik, özellikle yağlı kuyruklu küçükbaş hayvanlara yönelik iç piyasa talebinin ciddi biçimde zayıfladığını belirterek, fiyatların her geçen gün geriye gittiğine dikkat çekti. Önceki yıllarda bu aylarda kesimci ve esnafların yoğun talep gösterdiğini hatırlatan Çelik, bugün gelinen noktada yetiştiricilerin alıcı bulmakta zorlandığını ifade etti. Süt kuzularının da piyasaya çıkacak olmasının mevcut tabloyu daha da hassas bir noktaya taşıyacağını vurgulayan Çelik, hayvanların her geçen gün ağırlaştığını ve yağlandığını dile getirerek iç piyasada bu hayvanların karşılık bulamamasının üreticiyi zorladığını söyledi. Çelik, öte yandan yem, yonca ve saman fiyatlarındaki artışın üretici üzerindeki maliyet baskısını artırdığını belirtti. "Üreticimizin temel beklentisi, Et ve Süt Kurumu’nun piyasayı dengeleyici alımlarla sürece katkı sunmasıdır" Çelik açıklamasında, küçükbaş hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından bazı adımların önemine dikkat çekerek "Üreticimizin temel beklentisi; ihracat kanallarının kontrollü ve planlı şekilde açılması ya da Et ve Süt Kurumu’nun piyasayı dengeleyici alımlarla sürece katkı sunmasıdır. Bu adımların, hem üreticiyi rahatlatacağına hem de piyasanın dengelenmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz" diye konuştu. Sadece kuyruk ihracatına yönelik sınırlı düzenlemelerin tek başına yeterli olmayabileceğini ifade eden Çelik, daha bütüncül ve sektörü rahatlatacak bir yaklaşımın önemine vurgu yaparak üreticinin emeğinin karşılığını almasının, üretimde devamlılık açısından hayati olduğunu belirtti. Çelik, Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilgili kurumların bugüne kadar sektöre sunduğu katkıların farkında olduklarını da ifade ederek, mevcut şartlar çerçevesinde ilave düzenlemelerin sektör için faydalı olacağını dile getirdi. "Amacımız kimseyi zor durumda bırakmak değil, üretimi ayakta tutacak ortak bir çözüm yolunun bulunmasına katkı sunmaktır" Üretimin sürekliliği için üreticilerden gelen sorunlara rağmen çözüm önerileri geliştirdiklerini belirten Çelik, "Üreticimizin beklentisi; sürecin tüm paydaşlarla istişare edilerek, zaman kaybetmeden ele alınmasıdır. Amacımız kimseyi zor durumda bırakmak değil, üretimi ayakta tutacak ortak bir çözüm yolunun bulunmasına katkı sunmaktır" açıklamalarında bulundu. Çelik, açıklamasının sonunda küçükbaş hayvancılığın ülkemiz için stratejik bir alan olduğuna dikkat çekerek, üreticinin üretimde kalmasının hem gıda güvenliği hem de kırsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Uzmanı uyardı: "Yetersiz uyku, çocuklarda sık hastalıkların nedeni olabilir"
19 Ocak 2026 Pazartesi - 09:04 Uzmanı uyardı: "Yetersiz uyku, çocuklarda sık hastalıkların nedeni olabilir" Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nesiman Alili, ara tatilde bozulan uyku düzeninin çocukların bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekerek, "Ara tatilde bozulan uyku düzeni, çocukların bağışıklığını zayıflatıp sık enfeksiyonlara yakalanmalarına, halsizlik ve dikkat sorunlarına yol açabilir" dedi. Güven Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Nesiman Alili, ara tatillerde çocukların uyku düzeninin fark edilmeden bozulabildiğini belirterek, geç saatlere kadar tablet, telefon ve televizyon kullanımının, sabahları geç uyanma alışkanlığına yol açtığını ifade etti. Tatil sonrası okula dönüş sürecinde hem çocukların hem de ebeveynlerin zorlandığını dile getiren Alili, "Uyku, çocukların bağışıklık sisteminin en önemli yapı taşlarından biridir" diye konuştu. "Büyüme hormonu uyku sırasında çalışır" Uzm. Dr. Nesiman Alili, yetersiz ve düzensiz uykunun çocukların günlük enerjisinden bağışıklık sistemine kadar pek çok alanı etkilediğini vurgulayarak, "Yetersiz ve düzensiz uyku; sık enfeksiyonlara yakalanma, halsizlik, dikkat dağınıklığı ve hatta davranış sorunlarına yol açabilir. Çünkü büyüme hormonu ve bağışıklığı güçlendiren birçok mekanizma, en aktif şekilde uyku sırasında çalışır" dedi. "Ekranları yatmadan en az 1 saat önce kapatın" Ara tatilde uyku düzeninin korunmasının önemine değinen Uzm. Dr. Nesiman Alili, ailelere şu önerilerde bulundu: "Ara tatilde de mümkün olduğunca uyku saatlerini çok kaydırmamaya, ekranları yatmadan en az bir saat önce kapatmaya ve akşam rutinlerini korumaya özen gösterin. Akşam saatlerinde çay, kola/enerji içeceği ve çikolata gibi kafein içeren gıdalar uykuya geçişi zorlaştırır. Sık hastalanan, gündüz aşırı uykulu olan veya horlayan çocuklarda uyku kalitesi ayrıca değerlendirilmelidir. Unutmayın, düzenli uyku sadece dinlenmek değil; çocuğun sağlıklı büyümesi ve hastalıklara karşı güçlü olması demektir. Tatili bitirirken uyku düzenini yavaş yavaş normale çekmek, okula dönüşü ve bağışıklığı çok daha güçlü hale getirecektir."
Bakan Yerlikaya: "Siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 gündür polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda 259 şüpheliyi yakaladık"
19 Ocak 2026 Pazartesi - 08:18 Bakan Yerlikaya: "Siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 gündür polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda 259 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 gündür polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarımızda 259 şüpheliyi yakaladık" dedi. İçişleri Bakanı Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 gündür polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonlarda 259 şüpheliyi yakaladıklarını belirterek, "Bu kişiler aracılığıyla işlenebilecek dolandırıcılık, çocuk müstehcenliği ve yasa dışı bahis gibi siber suçlardan vatandaşlarımızın maddi ve manevi zarar görmesini engelledik" ifadesini kullandı. Yerlikaya operasyonlarla ilgili şu ayrıntıları paylaştı: "37 il merkezli ’Nitelikli Dolandırıcılık, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Yasa Dışı Bahis’ suçlarına yönelik son 5 gündür süren operasyonlarımızda yakalanan şüphelilerin 131’i tutuklandı, 66’sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Şüphelilerin; sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri üzerinden ’ürün satışı, hesap kiralama, ev satış dolandırıcılığı, araç kiralama’ temalarını kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları,yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri ve reklamını yaptıkları, müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları, kişisel verilerin paylaşımı ve sorgulama konularında paylaşımlar yaptıkları tespit edildi. EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımız ve MASAK koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu; Adana, Afyonkarahisar, Ağrı, Antalya, Artvin, Aydın, Batman, Bitlis, Bursa, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Malatya, Manisa, Muğla, Niğde, Siirt, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Van ve Zonguldak’ta düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin savcılıklarımızca haklarında soruşturma başlatıldı."
İletişim Başkanı Duran: "Suriye’de Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması koşullarının yerine getirilmesini yakından takip edeceğiz"
18 Ocak 2026 Pazar - 23:56 İletişim Başkanı Duran: "Suriye’de Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması koşullarının yerine getirilmesini yakından takip edeceğiz" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Suriye’de Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması koşullarının yerine getirilmesini yakından takip edeceğiz" dedi. İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Suriye’de bugün açıklanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması, Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği ‘terörsüz bölge’ süreci açısından önemli bir aşamadır. Anlaşma koşullarının yerine getirilmesini yakından takip edeceğiz. Bugün yaşananlar bir tesadüf değildir; aksine Cumhurbaşkanımızın yıllardır vurguladığı ilkelerin ve uyarıların bir izdüşümüdür. Suriye’de kalıcı istikrarın yolu, tüm etnik ve mezhebi unsurların eşit yurttaşlık temelinde haklarının güvence altına alınmasından geçmektedir. Toprak bütünlüğünü koruyan ve terör örgütlerinden arındırılmış bir Suriye, bölgesel barışın anahtarıdır. Bu açıdan Suriye yönetiminin attığı adımlar ve gösterdiği çabalar önemlidir. Türkiye, sahada güçlü, masada etkili bir aktördür. Terör örgütlerine karşı yürütülen kararlı mücadeleyle sınırlarımızda terörsüz bir bölge inşa edilirken; diplomasiyle de Suriye halkının geleceğini belirleyecek süreçler desteklenmektedir. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliği Türkiye için vazgeçilmezdir. Türkiye, komşusunun güvenliğini kendi güvenliğinden ayrı görmeyen; barışı ilke, istikrarı hedef edinen bir devlettir" ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Suriye’de açıklanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması geleceğe dönük ümit verici bir gelişme"
18 Ocak 2026 Pazar - 22:59 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Suriye’de açıklanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması geleceğe dönük ümit verici bir gelişme" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Suriye’de açıklanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması, geleceğe dönük ümit verici bir gelişme olup, anlaşmanın hükümlerinin hayata geçirilmesiyle ilgili süreci yakından takip edeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Suriye’de açıklanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması, geleceğe dönük ümit verici bir gelişme olup, anlaşmanın hükümlerinin hayata geçirilmesiyle ilgili süreci yakından takip edeceğiz. Önümüzdeki dönemde tarafların taahhütlerine riayet ederek süreci istikrara taşımasını, geçmiş dönemden kalma, merkezi otorite boşluğunda dış desteklerle oluşturulan yapıların sona ermesini temenni ediyoruz. Toprak bütünlüğü ve egemenliği pekişmiş, tüm unsurları entegre eden bir anlayışla yeniden yapılanan Suriye; büyük acılar yaşamış Suriye halkının yararına olduğu gibi bölgesel istikrar ve refah için de son derece kıymetlidir. Varılan anlaşmanın hayata geçmesiyle ticaret, petrol ve diğer kaynaklar Suriye’nin karıştırılması için değil, kalkınması için kullanılabilecektir. Türkiye Cumhuriyeti olarak kardeş Suriye halkının tüm etnik, mezhebi ve dini gruplarını kapsayan bir anlayışla merkezi otoriteyi güçlendiren adımların atılmasını desteklemeye devam edeceğiz. Türk, Kürt ve Arap kardeşliği; Suriye üzerinde farklı hesaplar yapan, istikrar yerine çatışmayı körükleyen çevrelere verilecek en güçlü cevaptır" ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanlığı: "Suriye’de Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’nın ülkede istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik çabaları etkili biçimde ilerletmesini diliyoruz"
18 Ocak 2026 Pazar - 22:22 Dışişleri Bakanlığı: "Suriye’de Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’nın ülkede istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik çabaları etkili biçimde ilerletmesini diliyoruz" Dışişleri Bakanlığı, "Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından açıklanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’nın Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliği temelinde ülkede istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik çabaları ivedi ve etkili biçimde ilerletmesini diliyoruz" açıklamasını yaptı. Dışişleri Bakanlığının resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, "Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından bugün (18 Ocak) açıklanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’nın Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliği temelinde ülkede istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik çabaları ivedi ve etkili biçimde ilerletmesini diliyoruz. Anlaşmanın Suriye halkının yanı sıra başta Suriye’nin komşuları olmak üzere tüm bölgenin güvenlik ve huzuruna katkı sağlamasını temenni ediyoruz. Suriye’de 8 Aralık 2024 tarihinde başlayan ve ülkenin müreffeh bir geleceğe kavuşması için müstesna bir fırsat teşkil eden yeni dönem, bugün itibarıyla kritik bir aşamadan geçmektedir. Sahadaki gerçeklerin idrak edilmesiyle birlikte Suriye’nin geleceğinin terörden ve tefrikten değil; beraberlik, bütünleşme ve entegrasyondan geçtiğinin ülkedeki tüm gruplar ve fertler tarafından tam manasıyla anlaşılmış olmasını ümit ediyoruz. Türkiye, Suriye Hükümeti’nin halkın rızasına dayalı kapsayıcı ve bütünleştirici bir icraat anlayışıyla sürdürdüğü terörle mücadele çabaları ile ülkenin yeniden inşasına yönelik çalışmalarını desteklemeye devam edecektir" denildi.
Thomas Reis: "Aynı şehirden bir hakemin, Süper Lig maçını yönetmesi anlaşılır bir şey değil"
18 Ocak 2026 Pazar - 20:38 Thomas Reis: "Aynı şehirden bir hakemin, Süper Lig maçını yönetmesi anlaşılır bir şey değil" Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis, Gençlerbirliği müsabakasının ardından, "Federasyona bir tavsiye anlamında bir şeyler söylemek istiyorum; aynı şehirden bir hakemin, Süper Lig maçını yönetmesi anlaşılır bir şey değil" dedi. Trendyol Süper Lig’in 18. haftasında Samsunspor deplasmanda karşılaştığı Gençlerbirliği ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis, "Maça başlamadan önce, iki gün sonra 20 Ocak 1989’da yaşanan kazanın yıl dönümü olduğunu tekrar hatırlatmak istiyorum. Bu kaza, Samsunspor tarihinde çok kötü bir gündü. O kazada hayatını kaybeden insanların ailelerine buradan başsağlığı dilemek istiyorum. Açıkçası bir puanla yolumuza devam edebiliriz diye düşünüyorum. Gördüğünüz gibi son karşılaşmalarda farklı farklı kadrolarla sahaya çıkmak zorunda kaldık. Bugün de bazı genç oyuncularımızı, U19 takımından getirdiğimiz oyuncuları kullandık. Gösterdikleri performanstan dolayı mutlu olduğumu söylemem gerekiyor. Gördüğünüz gibi bugün Jules Oliver Ntcham sakatlıktan geri döndü ama onun da biraz zamana ihtiyacı var, bunu sizlerde muhtemelen görmüşsünüz. Diğer sakat oyuncularımızın iyileşmesini bekliyoruz. Onlar da iyileşirse ligin ikinci yarısı için iyi bir kadromuz olacağını düşünüyorum. Gençlerbirliği ile alakalı şunu söyleyebilirim zaten onların özellikle sağ tarafta rotasyon yapacağını ve pozisyon değiştireceğini biliyorduk. Maçın ilk dakikalarına bu anlamda biraz sıkıntılar yaşadık ki zaten buna göre de bir planımız vardı ama daha sonrasında oyunun kontrolünü ele aldık. Gol pozisyonunda faul de verilebilirdi veya verilmeyebilirdi. Bugün itirazdan dolayı 3’üncü sarı kartımı gördüm. Açıkçası hiçbir şey yapmadığım halde bu kartın verildiği düşüncesindeyim. Federasyona bir tavsiye anlamında bir şeyler söylemek istiyorum; açıkçası anlamakta zorlanıyorum. Çünkü aynı şehirden bir hakemin, Süper Lig maçını yönetmesi anlaşılır bir şey değil. Yüzde 50 pozisyonlarda bizim lehimize bir karar olmadı. Kenarda ise dördüncü hakem her zaman haklı olduğumu söyledi. Çünkü Lubomir Satka’nın pozisyonunda faul olduğunu düşünüyorum. Jules Oliver Ntcham’ın son dakikalardaki şutunda da bana göre bir korner olduğunu düşünüyorum. Federasyona tavsiye anlamında şunu söyleyebilirim, aynı şehirden hakemin o şehrin takımının maçını yönetmemeli. Ama sonuç olarak bakarsak çok değerli bir puan aldık" açıklamasında bulundu.