Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Kılıçdaroğlu, grup başkanlığı seçiminin yenilenmesi için dilekçe verdi
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 01:03:46
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) CHP Grup Başkanlığı seçiminin yenilenmesi için TBMM’ye dilekçe verdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’in TBMM’de bulunan CHP grubu tarafından kendisini CHP Grup Başkanı seçtirmesinin ardından karara itiraz ederek TBMM’ye dilekçe verdi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, CHP Grup Başkanlığı seçiminin yenilenmesini talep ettiği 3 sayfalık dilekçesi TBMM Meclis Başkanlığı’na ulaştı.
26 Mayıs 2026 Salı - 23:03
MHP Lideri Bahçeli, Özgür Özel ile telefonda görüştü
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’li Özgür Özel ile telefonda görüşerek bayramlaştı. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Özgür Özel ile telefonda görüştü. Bahçeli, Özel’i telefonla arayarak Kurban Bayramı’nı tebrik etti.
26 Mayıs 2026 Salı - 22:54
Devlet Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kurban Bayramı’nı kutladı
MHP Genel Başkanı Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu telefonla arayarak, Kurban Bayramı’nı kutladı.
26 Mayıs 2026 Salı - 22:16
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’ndan "Kurban Bayramı" mesajı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayram dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Bu Kurban Bayramı; eksilmeyecek kardeşliğimizin, büyüyecek umudumuzun ve ortak mücadelemizin en güçlü işareti olsun. Hepinize sağlık, huzur ve umut dolu bayramlar diliyorum" dedi. Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yayımladığı Kurban Bayramı mesajında, bayramların kardeşlik için önemini vurgulayarak şunları kaydetti: "Bir Kurban Bayramı’na daha hazırlanırken; içimizde geçmişin muhasebesini, yüreğimizde ise geleceğin umudunu taşıyoruz. Bayramlar; hakikate sımsıkı sarılmanın, kardeşliğin yıkılmaz köprüsünden yürüyerek birbirimize yeniden ulaşmanın günleridir. Bizler; tohumları aynı toprağa savrulmuş, yorulanların gölgesinde dinlendiği, her esen rüzgârı birlikte göğüsleyen ve kökleri birbirine sımsıkı bağlı büyük bir çınarız. Ne yalanlar ve iftiralar ne de aramıza örülmek istenen duvarlar, bu kardeşliği bozabilecektir. Bizim en büyük gücümüz; dürüstlüğümüz, birbirimizin gözünün içine bakarken saklamadığımız o saf hakikat ve aynı yola duyduğumuz sarsılmaz inançtır. Bu Kurban Bayramı; eksilmeyecek kardeşliğimizin, büyüyecek umudumuzun ve ortak mücadelemizin en güçlü işareti olsun. Hepinize sağlık, huzur ve umut dolu bayramlar diliyorum."
21 Ocak 2026 Çarşamba - 15:56
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: "İlgili personeller hakkında farklı işlemler uygulanmış, kuruluş müdürünün idari görevi sonlandırılmıştır"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Mersin’de çocuk evleri sitesinde bir çocuğa şiddet uygulandığı haberlerine ilişkin, 2024 yılındaki olayda ilgili personel hakkında iş akdinin feshedilmesi, memuriyetten çıkarma, üst sınırdan yevmiye cezaları da dahil olmak üzere gerekli işlemlerin yapıldığını ve kuruluş müdürünün görevine son verildiğini açıkladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Mersin’de çocuk evleri sitesinde bir çocuğa şiddet uyguladığı gerekçesiyle görevden uzaklaştırılan personel hakkında açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, "Bazı basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında Mersin’deki bir kuruluş personeliyle ilgili yer alan haberler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur. Haberlerde bahsi geçen görüntülere dair olay çocuk evleri sitesinde 2024 yılında İl Müdürlüğümüz tarafından tespit edilmiş olup, ivedilikle inceleme başlatılmıştır. Bakanlığımız müfettişlerince yürütülen kapsamlı soruşturma neticesinde hem adli hem de idari süreçler titizlikle işletilmiştir. Bu kapsamda ilgili personeller hakkında iş akdinin feshedilmesi, memuriyetten çıkarma, üst sınırdan yevmiye cezaları da dahil olmak üzere farklı işlemler uygulanmıştır. Ayrıca ilgili kuruluş müdürünün idari görevi sonlandırılmıştır. Bakanlığımız tarafından tespit edilen tüm eylemler adli soruşturma ve idari disiplin süreçlerinde değerlendirilmektedir. Hiçbir eylemin cezasız bırakılmaması için ilgili değerlendirme süreçleri devam etmektedir. Bakanlık olarak her vakayı titizlikle takip ettiğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız" denildi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 15:48
Bakan Fidan, Barış Kurulu Şartı imza töreni için İsviçre’ye gidiyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Barış Kurulu Şartı imza törenine katılmak üzere İsviçre’ye gidecek. Dışişleri Bakanlığı, Bakan Hakan Fidan’ın Barış Kurulu Şartı’nın imza törenine katılmak üzere 22 Ocak tarihinde İsviçre’yi ziyaret edeceğini açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Bakan Fidan’ın İsviçre’ye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen gideceği belirtildi. ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’yi Gazze Barış Kurulu’na davet etmişti.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 15:26
CHP heyetinden TÜRK-İŞ’e ziyaret
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkanı Ergün Atalay’ı ziyaret etti CHP İşçi, Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, beraberindeki heyetle TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay’ı ziyaret etti. Karasu, TÜRK-İŞ Genel Merkez’inde yapılan görüşmede TBMM Genel Kurulunda en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlandığını hatırlattı. "Biz de Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem Plan ve Bütçe Komisyonu aşamasında hem de genel kurulda emeklinin bu ücretle yaşayamayacağına, emeklinin bir sefalet ücretine teslim edildiğini ve bununla ilgili önerilerimizi, görüşlerimizi, fikirlerimizi ifade ettik. En azından en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine taşınması gerektiğini, emekliye ayrıca seyyanen bir zam yapılması gerektiğini genel kurulda ifade edeceğiz" dedi. TÜRK-İŞ Genel Başkanı Atalay ise, ziyaretinden ötürü CHP heyetine teşekkür etti. Atalay, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşmeler başladığı zaman bütün Komisyon üyelerine ve siyasi partilerin grup başkanvekillerine taleplerini ilettiklerini söyledi. Memur emeklilerinin memur sözleşmesinden istifade ettiğini ama işçi emeklilerinin işçi sözleşmesinden istifade edemediğini belirten Atalay, "Şu anda 5 milyona yakın zannediyorum en düşük emekli maaşı alan insanımız var. Bu ülkede en çok rahat ettirmemiz gereken insan topluluğu emekliler. Emeklilerin yaşam düzeyini belli bir noktaya çekmek durumundayız. İcraat noktasında inşallah bugün veya yarın en azından emeklinin arzu ettiği belli bir ücret seviyesine çekilir de emekli bir nefes alır" diye konuştu. CHP heyetinde Ulaş Karasu’nun yanı sıra CHP milletvekilleri Veli Ağbaba, Gamze Taşcıer ve Okan Konuralp yer aldı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 15:18
Finansal İstikrar Komitesi, Bakan Şimşek başkanlığında toplandı
Finansal piyasalardaki güncel gelişmelerin ele alındığı Finansal İstikrar Komitesi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplandı. Finansal İstikrar Komitesi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplandı. Toplantıda dünya ve Türkiye makroekonomik görünümü ele alınarak, finansal piyasalardaki güncel gelişmeler kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. Ayrıca bankacılık sektörünün genel görünümü ve ilk kez konut alacaklar için konut kredilerindeki sınırlamaların da ele alındığı toplantıda, banka dışı finansal kuruluşların makro ihtiyati çerçeveye uyum düzeyleri üzerinde istişarelerde bulunuldu. Toplantıda kredili mevduat hesapları, kredi komisyon ücretleri ve kredi kartlarına ilişkin mevcut durum gözden geçirilere,k atılabilecek adımlar değerlendirildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Finansal İstikrar Komitesi’nin dengeli ve sürdürülebilir büyümenin en önemli unsurlarından olan ‘finansal istikrarın’ korunması için çalışmalarına devam edeceği vurgulandı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 14:50
60 yıllık mücellit ustasına Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan "Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü"
Geleneksel kitap ciltleme sanatını yarım asrı aşkın süredir icra eden mücellit Mehmet Karslı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Yaşayan İnsan Hazineleri" ödülüne layık görüldü. Karslı, ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Ankara’da yaşayan 60 yıllık mücellit (cilt ustası) Mehmet Karslı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi olarak seçildi. Karslı, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri töreninde ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Mesleğe Atatürk Endüstri Meslek Lisesi Matbaacılık Bölümü’nü bitirerek başladığını ifade eden cilt ustası Mehmet Karslı, Atatürk’ün İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yurt dışından getirdiği çeşitli meslekten sanatçıların yetiştirdiği ekolden geldiğini söyledi. Meclis matbaasından 1996’da emekli olan Karslı, emekli olduktan sonra şu anki atölyesini açtığını ve o günden itibaren mesleğine burada devam ettiğini belirtti. "Ben sanatıma aşığım" Ödül almasından dolayı çok mutlu olduğunu dile getiren Karslı, bu ödülün kendisine sürpriz olduğunu söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı kapsamında ilk kişisel sergisini açtığını söyleyen Karslı, sergiyi açma amacının devlet dairesinde isteyip de yapamadıklarını gerçekleştirmek olduğunu belirterek, "Sanatıma aşığım" dedi. "İnsana ömründe böyle bir ödül kaç kere nasip olur" Ödülü aldığından haberinin olmadığını ifade eden Karslı, "176 kişinin arasından seçilmişiz. Açtığımız kişisel sergide 430 tane kitap sergiledik" diye konuştu. Serginin çok ses getirdiğini belirten Karslı, "Kültür Bakanlığı ’Yaşayan İnsan Hazinesi’ kuruluna sunmuş. 176 kişinin arasından seçilmişim. Onu öğrendiğimde heyecandan ayaklarım yere basmıyordu. İnsana ömründe böyle bir ödül kaç kere nasip olur" şeklinde konuştu.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 14:40
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen Grup Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, Meclis çalışmalarının oldukça yoğun bir tempoda devam ettiğini, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Türk milletinin emanetine sıkı sıkıya sahip çıktıklarını dile getirdi. "CHP jet sosyetesinin ne millet ne devlet ne de emeklilerimizle ilgili bir derdinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz" Muhalefetin hukuk tanımaz ve Meclis iç tüzüğüyle bağdaşmayan tavırlarına rağmen sabır ve sağduyuyla hareket ettiklerini kaydeden Erdoğan, "CHP jet sosyetesinin ne millet ne devlet ne de emeklilerimizle ilgili bir derdinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu gerçeği bizim gibi milletimiz de biliyor. Yönettikleri belediyelerdeki emekçilere düzenli aylık ödemeyenlerin, işçiye maaş yerine harçlık verenlerin, kendi personeli görev yaparken tropikal adalarda keyif çatanların, yolsuzluk, iş bilmezlik ve israf sebebiyle belediyeleri iflasa sürükleyenlerin şov peşinde koştuklarını benim milletim, benim emeklim gayet iyi biliyor. Aynı şekilde milletimiz bizim samimiyetimizi, bizim hüsnüniyetimizi, bizim kendisi için elimizden geleni yaptığımızı da gayet iyi biliyor" diye konuştu. "Teklifin yürürlüğe girmesiyle birlikte en düşük emekli aylığı 20 bin liraya yükselmiş olacak" En düşük emekli aylığını 20 bin liraya çıkartan kanun teklifinin Genel Kurul görüşmelerinin başladığını hatırlatan Erdoğan, "İnşallah teklifimizin bir an evvel yasalaşacağına inanıyorum. Teklifin yürürlüğe girmesiyle birlikte geçen ay 16 bin 881 lira olan en düşük emekli aylığı 3 bin 319 lira artışla 20 bin liraya yükselmiş olacak. Bu rakam göreve geldiğimizde neydi biliyor musunuz? Sadece 66 liraydı. Dolar bazında söyleyecek olursak yalnızca 40 dolara tekabül ediyordu. Yeni düzenleme sonrasında en düşük emekli aylığı 480 dolara çıkmış olacak. Yine Kasım 2002’de asgari ücret 184 liraydı. Yani en düşük emekli aylığı alan bir vatandaşımız asgari ücretin sadece üçte biri kadar aylık alabiliyordu. Bugün en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde 70’ini aşmıştır. Bakınız 2002 Kasım’ında 6,5 milyon olan emekli sayımızın yaklaşık 3 kat artışla 17 milyona çıkmasına rağmen bu adımları attık, bu oranlara ulaştık. Bunları söylerken elbette tüm sorunları çözdük, tüm talepleri karşıladık iddiasında değiliz. Kiralar ve hayat pahalılığı başta olmak üzere emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların hepsinin farkındayız" ifadelerini kullandı. "Emeklilerimizin taleplerine, beklentilerine, şikayetlerine hiçbir zaman kulağımızı tıkamadık" Erdoğan, 500 bin sosyal konut hamlesi gibi projelerle konut arzını artırarak sorunlara çözüm üretmeye gayret ettiklerini aktararak, "Bir defa şunu tüm emeklilerimizin bilmesini canı gönülden arzu ediyorum. Ömürlerinin önemli bir kısmını ülkelerine hizmetle geçirmiş emeklilerimiz bizim başımızın tacıdır. Her türlü hizmete ve hürmete ziyadesiyle layıktır. Emeklilerimizin taleplerine, beklentilerine, şikayetlerine hiçbir zaman kulağımızı tıkamadık. Tam tersine bir kulağımız her zaman emeklilerimizde oldu. Bütçe imkanlarımız genişledikçe taleplerini yerine getirmeye çalıştık. Türkiye kalkındıkça bundan emeklilerimizin de faydalanmasını sağladık. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyette davranmaya devam edeceğiz. Deprem harcamalarımız azaldıkça elimizde daha fazla kaynak olacak. Enflasyon düştükçe insanımızın alım gücü daha uzun süre korunacak, daha da artacak. Türk ekonomisi hedeflerimize uygun büyüdükçe ortaya çıkan ilave katma değerden herkes istifade edecek. Allah’ın izniyle milletçe yıllardır yaptığımız fedakarlıkların boşa gitmediğini göreceğimiz bir döneme giriyoruz. İnşallah tüm dünyayı kasıp kavuran bu fırtınadan alnımızın akıyla çıkacağız. Türkiye’yi sadece ekonomide değil, askeri ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma taşıyacağız. Ben emeklilerimizden AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na güvenmeye devam etmelerini özellikle rica ediyorum" ifadelerine yer verdi. Bugüne kadar emeklileri ihmal etmediklerini ve onları sahipsiz bırakmadıklarına vurgu yapan Erdoğan, "Bundan sonra da asla yalnız bırakmayacağız. Çünkü biz meydanlarda emeklilerimize ‘şunu vereceğiz, bunu yapacağız’ diye söz verip bugün işçisine maaş ödeyemeyenlere benzemeyiz. Biz seçim dönemlerinde halkçı ama göreve gelince rantçı olanlara da benzemeyiz. Bizim popülizmle de bukalemun siyasetiyle de işimiz olmaz. Bizim derdimiz var. Bizim ilkelerimiz, prensiplerimiz var. Bizim bu ülkeyle ilgili büyük hayallerimiz var. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz var. Unutmayın, bizim için menzil önce Mevla’nın sonra milletin takdirindedir. Rabbim ömür verdikçe, rabbim sağlık, sıhhat verdikçe hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmek için aralıksız koşturacağız" dedi. "2026 yılında kredi ve burslarda geçen seneye kıyasla yüzde 33 oranında artışa gittik" Gençlere yönelik verilen müjdelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu müjdelerden ilki kredi ve burs oranlarında yaptığımız artışlar. 2002 yılında üniversite öğrencilerine ödenen burs ve kredi tutarı 45 liraydı. Bu ödemeler hem çok geç başlıyor hem de öğrenciye üç ayda bir veriliyordu. Biz zaman içerisinde hem ödemeleri aydan aya yapmaya başladık hem de burs ve kredi miktarını sürekli iyileştirdik. Sadece geçen yıl burs ve kredi desteği olarak üniversite öğrencilerimize 34 milyar 14 milyon lira ödeme yaptık. 2026 yılında kredi ve burslarda geçen seneye kıyasla yüzde 33 oranında artışa gittik. Böylece burs ve kredi rakamını lisans öğrencilerimizde 4 bin liraya, yüksek lisans öğrencilerimizde 8 bin liraya, doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükselttik. Bir kez daha gençlerimize ve ailelerine hayırlı uğurlu olsun diyorum" dedi. "Önümüzdeki üç yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak 445 milyar liralık devasa bir kaynağı tahsis edeceğiz" Gençlere verilen bir diğer müjde olan Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) programına da dikkati çeken Erdoğan, "Önümüzdeki üç yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceğiz. Böylece öğrencilerimizin erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacağı, meslek liselerimizde okuyan gençlerimizin daha mezun olmadan güvenilir kanallardan iş hayatına yönlendirileceği, eğitim ve istihdam dışı gençlerimizin yeniden sisteme dahil edileceği, yeni mezunlarımızın ilk iş tecrübesinin risk olmaktan çıkacağı bir sistemi gençlerimizin istifadesine sunmuş olacağız. Bizim farkımız işte budur. Biz gençlerin yanında oluruz, onlara destek oluruz, hayat mücadelesinde gençlerimizin ellerinden tutarız. Ana muhalefet ve yoldaşları ise gençleri istismar eder, eylemlerde paravan olarak kullanır, işleri bitince de bir peçete gibi buruşturup bir tarafa atar. Bunu 27 Mayıs öncesinde rahmetli Menderes’e karşı yaptılar. Bunu 1970’lerde askeri müdahaleye ortam hazırlamak için yaptılar. Bunu 28 Şubat’ta gençlerimizi yasaklara mahkum ederek yaptılar. Bunu Gezi olaylarında gençleri kışkırtarak, gençleri kullanarak yaptılar. Bunu en son belediyeleri ahtapot misali saran suç örgütünü adalete hesap vermekten kaçırmak için yaptılar. Yarın siyasi ikballeri uğrunda yine gençleri kullanmaktan, şahsi kariyer basamaklarını gençlerin omuzuna basarak çıkmaktan emin olun hiç çekinmezler. Ama biz bunlara fırsat vermeyeceğiz. Bu ülkenin pırıl pırıl evlatlarını karamsarlığa, umutsuzluğa sürüklemek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Hem yeni kredi ve burs miktarlarımızın hem de GÜÇ programının gençlere hayırlı olmasını temenni ediyorum" açıklamasında bulundu. "SDG entegrasyon için belirlenen takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı" Suriye’nin 8 Aralık Devrimi’nin ardından ülkede birliği sağlamak adına yoğun bir mücadele verdiğini söyleyen Erdoğan, "Suriye’nin kuzeyi ve doğusundaki toprakları işgal eden adına SDG denilen yapı ile biliyorsunuz geçtiğimiz yıl 10 Mart’ta bir mutabakat imzalandı. Bu mutabakata göre SDG silahlarını bırakacak ve işgal ettiği yerleri Suriye Hükümeti’ne teslim edecek, böylece ülkenin birliği, bütünlüğü temin edilmiş olacaktı. SDG bu entegrasyon için belirlenen takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı. SDG adlı yapı, 10 mutabakatında uymadığı gibi işgal ettiği topraklarda sivillere baskı yapmayı, bu topraklar dışında da sivil ve askeri hedeflere saldırmayı sürdürdü. Mutabakatın uygulanmasına yönelik aralık ayında SDG yöneticileri ile Şam Hükümeti arasında yapılan müzakereler maalesef olumsuz sonuçlandı. Bunun da sebebi açık konuşmak gerekirse SDG denilen yapının uzlaşmaz, ayak sürüyen, sürekli el yükselten, zamana oynayan tutumuydu. Biz bu süreçte ilgili kurumlarımız vasıtasıyla tüm taraflara gerekli telkinlerde bulunduk. Düğümün çözülmesi, böylece krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü gayreti gösterdik" diye konuştu. "Siyasi birliği haiz tek bir Suriye Devleti’nin varlığını en güçlü şekilde savunduk" Erdoğan, 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması için gerekli tavsiyelerin başka aktörler tarafından da yapıldığını ancak SDG’nin tavrında herhangi bir değişikliğin olmadığının altını çizerek, "Bu arka plan temelinde Suriye Ordusu ocak ayının ikinci haftasında güvenlik kuvvetlerine yönelik saldırılar akabinde son derece haklı ve meşru biçimde önce Halep içindeki mahallelere ardından Fırat’ın batısındaki topraklara operasyonlar düzenledi. Son bir hafta içinde de Halep’teki mahallelerin yanı sıra Fırat’ın doğusundaki topraklar Suriye Ordusu tarafından illegal silahlı unsurlardan temizlendi. Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği haiz tek bir Suriye Devleti’nin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye’nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi de defalarca ilan ettik. Suriye Devleti’nin ve Suriye Ordusu’nun tüm etnik kökenlerin, inançların, mezheplerin yan yana yaşadığı birleşik, tek bağımsız bir Suriye inşa etme mücadelesini komşuları ve kardeşleri olarak yürekten destekliyoruz" şeklinde konuştu. "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız" Suriye Hükümetini son haftalarda gerçekleştirilen başarılı operasyonlardan dolayı tebrik ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çatışmalar sırasında şehit olanlara Cenabı Allah’tan rahmet niyaz ediyor, tüm yaralılara acil şifalar diliyoruz. Aynı şekilde dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz daha fazla kan akmadan artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesi, Suriye’nin kuzeyindeki belli alanlara sıkışmış terör örgütünün silah bırakması, tasfiye olması, daha fazla çatışmaya mahal verilmemesidir. Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın intihar anlamına geleceği çok çok açıktır. Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla, dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkanı kalmamıştır. Dün varılan anlaşmaya riayet ederek silahları bırakmak ve meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur. Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Suriye’deki Kürtlerin haklarını kimse konuşmazken biz bunları açık açık muhataplarımıza ifade ettik" Suriye sahasında yaşanan tüm gelişmeleri çok yakından takip ettiklerini dile getiren Erdoğan, "Türkiye’ye yönelik mevcut risklerin bertaraf edilmesi, yeni tehditlerin engellenmesi, Suriye’de barışın ve istikrarın süratle sağlanması için hassas bir süreç yürütüyoruz. Suriye’deki Kürtler bizim öz be öz kardeşlerimizdir. Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını kardeşleri olarak en iyi biz biliyoruz. Varlıkları tanınmıyordu, vatandaş kabul edilmiyorlardı. Kendilerine kimlik dahi verilmiyordu. Ana dilleriyle konuşmalarına, kültür ve geleneklerini yaşatmalarına müsaade edilmiyordu. Bu kardeşiniz başbakanken 2008 yılından itibaren yaptığım tüm görüşmelerde bu adaletsizlikleri dile getirdim. Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin haklarını ısrarlı şekilde gündeme taşıdık. Kürtlere temel haklarının teslim edilmesi gerektiğini her fırsatta vurguladık. Kimse bunları ağzına dahi almazken, Suriye’deki Kürtlerin haklarını kimse konuşmazken biz bunları açık açık muhataplarımıza ifade ettik" dedi. "Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Suriye’deki Kürtlerin var olma ve Suriye yönetimine katılma haklarını teslim etmiştir" Erdoğan, 2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaşla beraber Kürtlerin bu sefer de terör örgütünün baskısına maruz kaldıklarını ifade ederek, "Suriye’deki Kürt çocukları, Kürt gençleri terör örgütünün heva ve hevesi uğruna çatışmalara sürüldüler. Ellerine silah tutuşturulup ölüme gönderildiler ve canlarını yitirdiler. Kürt halkına inançlarına uymayan, örf, adet, geleneklerine uymayan bir yaşam tarzı dayatıldı. Yine bu süreçte DEAŞ’lı caniler Suriye muhalefetinin yanı sıra Kürt kardeşlerimizi hedef aldı, onları da katletti. Şurası da önemlidir. Yeni Suriye Hükûmeti devrimden sonra ülkedeki diğer tüm dini ve etnik gruplar gibi Suriyeli Kürtlere de kucak açmış, samimi bir entegrasyon için çok yapıcı davranmıştır. Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara yayınladığı kararnamelerle Suriye’deki Kürtlerin var olma haklarını, dil ve kültürlerini yaşatma haklarını, Suriye yönetimine katılma haklarını teslim etmiştir" şeklinde konuştu. "Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok, hiçbir ülkenin iç işlerine karışmayız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklanan deklarasyonun Suriye’deki Kürtlerin Suriye Devleti’ne eşit ve adil katılımını esas alan tarihi nitelikte bir irade beyanı olduğunu vurgulayarak, "Bütün bu olumlu adımlara, olumlu yaklaşımlara rağmen terör örgütü, Kürtlerin refahı ve huzuru yerine maalesef kanı, çatışmayı, ölmeyi ve öldürmeyi tercih etmiştir. Masum Kürt çocuklarının kanı üzerinden kendi ikbalini korumak buna yönelik çıkar odaklı bir istikameti seçmiştir. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok. Hiçbir ülkenin iç işlerine karışmayız. Ama ülkemizin çıkarlarına halel gelmesine de izin vermeyiz" ifadelerini kullandı. "ABD Başkanı Trump’la Suriye’nin güvenliğine katkı yapacak birçok kritik konuyu kendisiyle istişare ettik" İlk günden beri her türlü riski gözeterek ilgili tüm kurumların teyakkuz ve hassasiyet içinde gelişmeleri anbean izlediğini söyleyen Erdoğan, "Dün Amerikan Başkanı Trump’la bu meseleleri ele aldığımız verimli bir telefon görüşmesini gerçekleştirdik. DEAŞ’la ortak mücadele dahil Suriye’nin güvenliğine katkı yapacak birçok kritik konuyu kendisiyle istişare ettik. İnşallah dünkü anlaşmanın uygulanmasıyla en kısa süre zarfında örgütün kontrolü altındaki diğer topraklar ve orada yaşayan siviller de özgürlüklerine kavuşur. Bütüncül bir Suriye, herkesin kendini güvende hissettiği bir Suriye böylece inşa edilmiş olur" açıklamasında bulundu. "Suriye bölgede bir refah ve istikrar ülkesine dönüşecektir" Suriye’nin verimli tarım arazileri olduğunu söyleyen Erdoğan, "Suyu var, petrolü var. Çalışkan, azimli, dürüst, Türkiye’yi ve Türk milletini candan seven kardeş bir halkı var. Eski rejim döneminde Suriye kaynakları bir avuç elit içinde pay edilmiş, Suriye halkına ulaşmamıştı. Terör örgütünün işgaliyle bu zenginlikler yine Suriye halkından esirgendi. Şimdi Suriye’nin kendi zenginlikleri kendi halkı için kullanılacak. Suriye inşallah en kısa sürede toparlanacak. Refah çok hızlı şekilde yükselecektir. Bu yeni dönemde Araplar, Kürtler, Türkmenler, Nusayriler, Dürziler, Hristiyanlar ve diğer tüm Suriye vatandaşları da refahtan paylarını eşit şekilde alacak. Suriye bölgede bir refah ve istikrar ülkesine dönüşecektir. Kazanan inşallah tüm Suriye halkı olacaktır. Terörün olmadığı, huzurun ve barışın egemen olduğu bir Suriye Allah’ın izniyle hızla vücut bulacaktır" dedi. "Kimse benim Kürt kardeşimin iradesini ipotek altına alamaz, Kürtlerin tek temsilcisiymiş gibi konuşamaz" Suriye’deki operasyonların bahane edilerek tamamen yalan ve çarpıtma üzerine kurulu bir propagandayla tüm Kürtlerin kışkırtılmaya çalışıldığını gördüklerini kaydeden Erdoğan, " Özellikle Türkiye’deki Kürt kardeşlerimin bu oyunlara gelmemesi gerektiğini, yapılan çağrıların, yapılan tahriklerin gerçek niyeti görerek suhuletle, sağduyuyla, basiretle, ferasetle davranmaları gerektiğini tekrar hatırlatıyorum. Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır. Kimse ister burada ister orada olsun benim Kürt kardeşimin iradesini ipotek altına alamaz, Kürtlerin tek temsilcisiymiş gibi konuşamaz. Türkler ile Araplar ile Kürtler arasına kimse giremez. Kürt kardeşlerimiz bu tahriklere gelmesinler. Sağduyuyu asla elden bırakmasınlar. Terörsüz Türkiye projemizle kardeşliği, muhabbeti, kucaklaşmayı, güvenliği, huzuru daha da artıracak bir gaye ile hassas bir süreç içinde yürütüyoruz. Geride bıraktığımız 15 ayda çok önemli adımlar attık. Çeşitli sabotaj teşebbüslerine rağmen direnç testlerini başarıyla geçerek süreci buraya kadar getirdik. Meclisimizde kurulan komisyon nihai raporunu uzlaşı temelinde kaleme alıyor. İnşallah siyasete ufuk çizecek, siyaset kurumuna yol gösterecek bir raporun ortaya çıkacağına inanıyorum. Cumhur İttifakı olarak ilk günkü gibi durduğumuz yerde sapasağlam duruyor, bu milletin 40 yıldır kanayan yarasını sarmanın samimi mücadelesini veriyoruz. Teşviklerimizin de etkisiyle Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin hakları da yeni yönetim tarafından teslim ediliyor. Tam entegrasyonun sağlanmasıyla inşallah orada da yeni bir dönem başlayacak. Açıkçası Suriye’nin istikrara ve huzura kavuşması en çok da Suriye Kürtlerini rahatlatacak. Türkiye ve Suriye vatandaşları bundan sonra daha bir muhabbetle kucaklaşacak, inşallah kardeşlik hukukuyla eşsiz bir güç birliği oluşturacaklardır" diye konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti buradayken kimsenin başka hami aramasına gerek yoktur" Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Suriye’deki son gelişmelerle istikbal Türkler, Türkmenler, Kürtler, Araplar ve diğer tüm kardeşlerimiz için kardan daha aydınlık bir istikbal olacaktır. Terörün, şiddetin, silahın devreden çıkmasıyla birlikte her mesele siyaset zemininde konuşulacak, masada konuşulacak, istişare edilerek orada çözüme kavuşturulacaktır. Hiç kimse endişeye kapılmasın. Hiçbir kardeşim karamsar olmasın. Tereddüt içinde olmasın. Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet hamdolsun dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına, başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yoktur. AK Parti varsa, Cumhur İttifakı güçlüyse biz Kürt kardeşlerimize haksızlık yapılmasına, onların zarar görmesine asla izin vermeyiz. Kardeşlerim bunu tarih boyunca defalarca yaptık. Halepçe Katliamı’ndan Ayn el-Arap’taki saldırılara kadar en zor zamanlarında Kürt kardeşlerimize biz sahip çıktık. Allah korusun böyle bir durumun tekrar yaşanması halinde hiç tereddüt etmeden aynı tavrı yine sergileriz. Yine yardıma koşarız, yine kardeşlerimizi bağrımıza basarız. Şunu artık herkes görmeli, anlamalı ve kabullenmelidir. Esas olan bölünme değil, birleşmedir. Esas olan dağılma değil, muhabbetle kucaklaşmadır. Esas olan küçük devletçiklere ayrışma değil, birleşerek güç birliği yapmaktır. Türkler, Kürtler, Araplar tarihte olduğu gibi birleşerek, tek yürek olarak, aynı istikamete bakarak bölgemizin sorunlarını birlikte çözeceklerdir. Bizim tek ve ortak bir şemsiyemiz var. O da İslam kardeşliğidir. Unutmayın. Müminler bir elin parmakları gibi, bir duvarın tuğlaları gibi kardeştir. Birbirine yakındır, birbirine öyle kenetlenmiştir. Kavimlerimizden, kabilelerimizden, etnik aidiyetlerimizden çok daha önce bizi bir eden, bizi bir araya getiren imanımızdır, inancımızdır, ezanımızdır, kitabımız, peygamberimiz, kıblemizdir."
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:44
Bakan Fidan, Koreli mevkidaşı Cho Hyun ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun ile bir araya geldi. Kore Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Cho Hyun, Türkiye’ye çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Koreli mevkidaşı Cho Hyun ile Ankara’da bir araya geldi. Görüşmede ikili ilişkiler, ticaret, savunma sanayii ve bölgesel gelişmeler ele alındı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:42
Bakan Tunç: "Bayrak indirme olayıyla ilgili 14 kişi gözaltına alındı''
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığımızın aldığı kararla bayrak indirme olayıyla ilgili olarak 14 kişi gözaltına alınmıştı, gözaltı süreçleri devam ediyor" dedi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:41
AK Parti Grup Toplantısı
AK Parti Grup Toplantısı
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:39
Cumhurbaşkanı Erdoğan: (Gazze Barış Kurulu) "Hakan Bey katılacak"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısı çıkışında gazetecilerin sorularını cevapladı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:36
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkler, Kürtler, Araplar tarihte olduğu gibi birleşerek, tek yürek olarak, aynı istikamete bakarak bölgemizin sorunlarını birlikte çözeceklerdir. Bizim tek ve ortak bir şemsiyemiz var. O da İslam kardeşliğidir"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:32
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "(Türk bayrağına yönelik saldırı) İstihbarat operasyonu ihtimali araştırılmalıdır"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mardin’in Nusaybin ilçesi sınırında Türk bayrağına yönelik saldırıya sert tepki göstererek, olayın bir provokasyon ve istihbarat operasyonu olduğunu belirtti. Bayrağa yönelik mütecaviz eylemin faillerinin ve bağlantılarının açığa çıkarılarak en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mardin’in Nusaybin ilçesi sınırında Türk bayrağına gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" ve "terörsüz bölge" hedefleri doğrultusunda atılan adımlar hız kazandıkça husumet ve şiddet cephesinin provokasyonlarının tehlikeli boyutlara ulaştığını kaydetti. Terörizmi ve terör örgütlerini politik ve stratejik araç olarak kullanan muhasım mihrakların Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından rahatsız olduğunu ifade eden Bahçeli, Anadolu coğrafyası ile Orta Doğu ve Afrika’da kaos ve kriz ortamını derinleştirmeyi amaçlayan karanlık bir aklın devrede olduğunu vurguladı. "DEM Parti’nin Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır" Bahçeli, Nusaybin’de geçişe kapalı sınır kapısının zorlanması sırasında Türk bayrağına yönelik saldırının bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olduğunu belirterek, "Terörizmi ve terör örgütlerinin hain emellerini politik ve stratejik vasıta olarak kullanan, bu doğrultuda kumanda eden, aralarında tanıdık bazı ülkelerin de yer aldığı muhtelif ve muhasım mihraklar hem Türkiye’nin hem de bölge devletlerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından ileri düzeyde rahatsızlardır. Anadolu coğrafyası ile Ortadoğu ve Afrika üzerinde zulüm senaryoları refakatinde hegemonya mücadelesi yürüten, bundan mülhem devlet altı örgüt, grup, oluşum ve bölücü terör odaklarını besleyip kışkırtan karanlık bir akıl, kaos ve kriz girdabının sürekli genişlemesini projelendirmektedir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin icra ve ikmaliyle anılan zalim projenin yırtılıp atılacağı, nifak ve fesat üreten zehirli kaynakların kurutulacağı ortadadır. Mardin’in Nusaybin ilçesinde geçişe kapalı sınır kapısını zorlaya zorlaya açmaya ve buradan da geçmeye kalkışan bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik mütecaviz saldırısı, bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak karşımızdadır. Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır. Özellikle DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın dikkat, ciddiyet, fehamet, nezaket, mehabet, mensubiyet, mesuliyet, kemaliyet, akli ve vicdani duyarlılık taşımayan gafil konuşmasının mahut tahrik ortamının tansiyonunu iyice arttırdığı bir gerçektir. Gelişmeler milletimiz ve ülkemiz adına kaygı vericidir" değerlendirmesinde bulundu. "DEM Parti bir karar vermelidir" DEM Parti’ye çağrıda bulunan Bahçeli, şu ifadelere yer verdi: "Terörsüz Türkiye’nin aşama aşama gerçekleştiği şu günlerde dil, üslup ve zihniyet sorununun yoğunlaşması maalesef gerilimi canlı tutmakta, ümitleri sekteye uğratmaktadır. DEM Parti bir karar vermek durumundadır: PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır? Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir? Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak, yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır? Kürt kardeşlerimizi asılsız, mesnetsiz ve yalan iddialarla kışkırtarak milli birlik ve bütünlüğümüze zarar vermeye devam mı edecek, yoksa milletimizin tamamını kucaklayan Türkiye partisi olmanın onur ve şerefiyle mi müşerref olacaktır? Suriye Cumhuriyeti devletinin iç istikrar mücadelesini, siyasi ve toprak bütünlüğünü muhafaza kararlılığını ırkçı ve faşizan bir anlayışla karalamak tek kelimeyle şuursuzluk ve art niyetliliktir. DEM Parti Kürt kardeşlerimizi ajite etmekten, siyonizmin değirmenine su taşımaktan, küllenen ateşi maşa gibi karıştırmaktan derhal vazgeçmelidir." "İstihbarat operasyonu ihtimali araştırılmalıdır" Nusaybin-Kamışlı sınır hattında yaşanan olayın arka planında kapalı devre bir istihbarat operasyonu bulunduğunu öne süren Bahçeli, bayrağa yönelik saldırıda dahli bulunan kişi ve yapıların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini vurguladı. "Türk bayrağı Türk milletinindir, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik nişanesidir" diyen Bahçeli, sabır ve sinirlerin zorlanmasının kimseye fayda sağlamayacağını ancak milli onur ve değerlerle oynanmasına da asla müsamaha gösterilmeyeceğini ifade etti. "Terörle mücadele kararlılıkla sürecek" Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinden taviz verilmeyeceğini belirterek, provokasyonlara karşı azami dikkat ve uyanıklıkla barış ve huzur yolculuğunun devam etmesi gerektiğini kaydetti. SDG/YPG’nin terör örgütü olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu yapıların Kürt vatandaşları temsil edemeyeceğini ifade etti. Bahçeli, "Fırat’ın doğusu, tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamen arındırılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, ay yıldızlı al bayrağa uzanan elleri ve terörü meşrulaştırmaya çalışan anlayışları kınadığını ve lanetlediğini belirtti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder