Yerel Haberler
Ankara
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 00:29 Bilgi Üniversitesinin kapatma kararı iptal edildi Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet kapatma kararının iptali hakkında Cumhurbaşkanı kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile birlikte, Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararının yürürlükten kaldırılmasına, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının yazısı üzerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince karar verildi. "İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde eğitim-öğretim faaliyetleri kesintisiz şekilde devam edecek" Karar hakkında sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yapan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, mağduriyet yaşanmaması yönünde kararın güncelliğini belirterek, "Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde eğitim-öğretim faaliyetleri kesintisiz şekilde devam edecek. Cumhurbaşkanımız, öğrencilerimizin eğitim hayatının aksamaması, ailelerimizin huzurunun korunması ve üniversite çalışanlarımızın haklarının gözetilmesi yönündeki süreci hassasiyetle yeniden değerlendirmiştir. Öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamaması yönündeki güçlü irade doğrultusunda karar güncellenmiştir. İlk karar, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerine getirilmesi gereken zorunlu bir hukuki işlemdi. Ancak sonrasında sunulan raporlar ve güncel durum değerlendirmeleri doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımız, her zaman olduğu gibi öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın beklentilerini hassasiyetle gözetmiştir. Alınan kararın öğrencilerimiz, ailelerimiz ve yükseköğretim camiamız için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
24 Mayıs 2026 Pazar - 22:13 Özgür Özel: "Bayramda burada odada durmak yerine sahada oluruz. Esas olarak meydandayız, sokaktayız" Mahkemece tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, TBMM’ye geldi. Özel, "CHP bayramda burada odada durmak yerine sahada oluruz. Esas olarak meydandayız, sokaktayız" dedi. Mahkemece tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, TBMM yanında bulunan Meclis Parkı’nda CHP’lilere seslendikten sonra TBMM’ye geldi. Çankaya Kapısı’ndan Meclise giriş yapan Özel, "Yarın burada bir türbülans olmaması için dün seçim yaparak, grup başkanı seçildim. CHP’nin 40 gün içinde kurultay yapması konusunda hem grupta hem toplumda talep var. Delegeler aynı delegeler. Beni tam oyla yetkilendirdiler. Burada toplumsal tansiyon var. Darbelere itiraz ediyor. 15 Temmuz’da demokrasi tarafında yer almıştım. 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu hedef alındığında milletin yanında duruyorum" ifadelerini kullandı. "Kurultay yapılmazsa ne yapacaksınız?" sorusuna Özel, "Siyasi Partiler Kanunu, tüzüğün bize verdiği yetkiler var. İmza toplayacağız, Parti Meclisi olağanüstü, karar kuvvetinde yapabileceğimiz ne varsa yapacağız" şeklinde konuştu. "Bayramda ne yapacaksınız?" sorusu üzerine ise Özel, "Bayramda burada odada durmak yerine sahada oluruz. Esas olarak meydandayız, sokaktayız" dedi. Özel, daha sonra CHP Grubu’ndaki genel başkanlık makamına geçti. Burada ’CHP Genel Başkanı Özgür Özel’ isminin yer aldığı görüldü. Özgür Özel, parti il başkanları ve milletvekilleri ile toplantı yapacak.
24 Mayıs 2026 Pazar - 22:05 AK Partili Büyükgümüş: "Kendi krizlerini bizim üzerimizden örtmeye çalışmasınlar" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, CHP’de yaşanan son gelişmeler ve Cumhurbaşkanı ile AK Parti’ye yönelik suçlamalara ilişkin, "Kendi krizlerini bizim üzerimizden örtmeye çalışmasınlar" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, CHP’de yaşanan son gelişmeler ve Cumhurbaşkanı ile AK Parti’ye yönelik suçlamalara ilişkin açıklamada bulundu. Büyükgümüş, CHP içerisindeki tartışmaların tarafı olmadıklarını belirterek, Cumhurbaşkanı ve partiye yönelik ithamlara karşı gerekli cevabın verileceğini ifade etti. Yaşanan sürecin CHP’nin kendi iç meselesi olduğunu ifade eden Büyükgümüş, parti içindeki tartışmaların sorumluluğunun başka alanlara yöneltilmeye çalışıldığını belirterek, "Mahkemeye başvuranlar CHP’li, delil sunanlar CHP’li, birbirini suçlayanlar CHP’li, kurultay tartışmasının tarafları CHP’li. Sıra iç hesaplaşmalarının siyasi faturasını ödemeye gelince hedef yine Cumhurbaşkanımız ve AK Parti oluyor" dedi. CHP’de yaşanan kurultay tartışmaları ve koltuk mücadelesinin ne AK Parti’nin ne de milletin gündeminde olmadığını belirten Büyükgümüş, "Biz CHP’nin kendi iç meselesinin tarafı değiliz. Ancak Cumhurbaşkanımıza ve partimize yöneltilen her haksız ithama karşı cevabımız nettir. Herkes haddini bilsin. Kendi krizlerini bizim üzerimizden örtmeye çalışmasın" dedi.
En düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye çıkarılmasını da içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi
23 Ocak 2026 Cuma - 01:06 En düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye çıkarılmasını da içeren kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi En düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye çıkarılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM Genel Kurul’da kabul edildi. En düşük emekli aylığının 16 bin 881 TL’den 20 bin TL’ye çıkarılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM Genel Kurul’da kabul edildi. Teklife göre, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin herhangi birinde başarısız olanlar, birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası almış olanlar ile aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayıyla ilişikleri kesilecek. İlişikleri kesilenler ilgili kurumlarca derhal Kamu Personel Bilgi Sisteminin bulunduğu kuruma bildirilecek. Bu hükümlere göre, sağlık nedenleri hariç ilişikleri kesilenler 3 yıl süreyle devlet memurluğuna alınmayacak. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde devlet memurlarının disiplin cezalarının yargı kararıyla iptal edilmesi halinde uygulanacak zamanaşımı süresine ilişkin düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet 2 yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrayacak. Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içerisinde, zamanaşımı süresinin dolması veya 3 aydan daha az süre kalması halinde en geç 4 ay içerisinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilecek. Teklifle Karayolları Trafik Kanunu’nda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görevlerine ilişkin düzenleme yapılıyor. Buna göre Bakanlık, paylaşımlı elektrikli skuter işletmeciliği faaliyetinde bulunanları denetlemek, aykırı görülen hususlarla ilgili sorumlular hakkında idari para cezasına dair tutanak düzenlemekle yetkili olacak. En düşük emekli aylığı 20 bin liraya yükseldi Teklifle, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı ödenenlere ve hak sahiplerine dosya bazında 16 bin 881 lira olarak öngörülen aylık asgari ödeme tutarı, 2026 ocak ayı ödeme döneminden itibaren 20 bin liraya yükseldi. Düzenlemeyle, iş verenlerin işgücü maliyetlerinin düşürülerek istihdamın arttırılması ve kayıtlı istihdamın korunması amacıyla asgari ücret iş veren desteği 1 Ocak 2026’dan itibaren 1000 liradan 1270 liraya çıkarıldı. Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, yayın lisansı olmasına rağmen lisans tipi dışında yayın yapan, kanal ve frekanslarla ilgili geçiş hükümleri uyarınca yayınlarına devam eden kuruluşlardan izinsiz verici tesis eden medya hizmet sağlayıcılar, Üst Kurulca uyarılacak, yapılan uyarıya rağmen izinsiz yayına devam edenler hakkında adli ve idari yaptırımlar uygulanacak. Hükme aykırı hareket eden gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü, bir yıldan iki yıla kadar hapis ve bin günden 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Tüzel kişiler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu’ndaki güvenlik tedbirleri uygulanacak. İzinsiz olarak faaliyetine devam eden yayın cihaz ve tesisleri Üst Kurulca mühürlenerek kapatılacak. Türkiye Varlık Fonu’na ilişkin düzenleme Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da, şirket tarafından kurulacak diğer şirketler ve fonların tabi olacakları denetim usul ve esaslarının mekanizmasına ilişkin düzenleme yapılıyor.Şirket tarafından kurulacak diğer şirketler, Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortakları bağımsız denetime olacak. Şirket, TVF veya bunlar tarafından hakim hissedar kurulan veya kurulacak şirketler ya da alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin veya katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklarının bağımsız denetimden geçmiş yıllık mali tabloları ile faaliyetleri, Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilecek sermaye piyasaları, finans, ekonomi, maliye, bankacılık, kalkınma alanlarında uzman en az üç merkezi denetim elemanı tarafından bağımsız denetim standartları çerçevesinde denetlenecek. TVF Yönetimi Anonim Şirketi, TVF veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları özel hukuk hükümlerine tabi olacak, bunlardan şirketler hakkında Türk Ticaret Kanunu ile kendi özel mevzuatı, TVF dahil fonlar hakkında ise kendi özel mevzuatı uygulanacak. TVF Yönetim Anonim Şirketi, TVF, bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketleri, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları, idari ve mali konularda kamu idaresini veya sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan şirket, işletme, teşebbüs ve kuruluşları ilgilendiren mevzuat hükümlerine, kısıtlamalarına ve uygulamalarına tabi tutulamayacak. Kanun’un "denetim" başlıklı hükmünde yer alan düzenlemelere tabi olmak kaydıyla TVF’nin, TVF Yönetimi Anonim Şirketinin veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonların, kurucusu olduğu veya bedellerini ödemek suretiyle sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları hakkında ise Sermaye Piyasası Kanunu, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) 12. maddesi dışındaki mevzuat hükümleri uygulanmayacak. İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, Ofis alanında faaliyet göstermek üzere katılımcılara yönetici şirket tarafından katılımcı belgesi verilecek. Teklifle, 375 Sayılı KHK’de yapılan değişiklikle, Siber Güvenlik Başkan Yardımcısı kadrosunun mali, sosyal hak ve yardımları ile emeklilik haklarına ilişkin düzenleme yapılıyor.
Bakan Işıkhan: "Dijitalleşmeyi daha nitelikli işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz"
22 Ocak 2026 Perşembe - 23:03 Bakan Işıkhan: "Dijitalleşmeyi daha nitelikli işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Dijitalleşmeyi iş güvencesi ve sosyal güvenlik gibi temel hakları zayıflatan bir tehdit olarak değil, aksine daha nitelikli ve daha sürdürülebilir işlerin oluşturulması için bir fırsat olarak görmeliyiz" dedi. Çalışma hayatına ilişkin güncel gelişmeleri değerlendirmek, sorun alanlarını belirlemek ve politika önerileri geliştirmek amacıyla tüm tarafları buluşturan bir sosyal diyalog platformu niteliğindeki Çalışma Meclisi, 14’üncü kez toplandı. ATO Congresium’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın da katıldığı toplantıda kamu kurum ve kuruluşları, işçi, memur ve işveren konfederasyonları, meslek kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve akademisyenler görüş ve önerilerini dile getirdi. "Çalışma Meclisi uzlaşı kültürünü yerleştirmiştir" Toplantıda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Çalışma Meclisi’nin işçi, işveren ve kamu temsilcilerinin katılımıyla oluşan üçlü sosyal diyalog mekanizmasının en üst düzeyi ve en kapsayıcı platformu olduğunu vurguladı. Dönüşüm sürecini hem mevcut sorunları konuşmak ve hem de sosyal paydaşlarla geleceği birlikte inşa eden bir yaklaşımla sürdürdüklerini dile getiren Işıkhan, "Çalışma Meclisi, üçlü diyalog mekanizması olarak Türkiye’de sosyal adaleti pekiştirmiş, Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO) normlarının uygulanmasını kolaylaştırmış ve ekonomik kalkınmaya sosyal boyut kazandırmıştır. Bu platform, katılımcı demokrasinin en önemli örneği olarak işçi ve işverenlerin sesini doğrudan hükümete iletmesini sağlamış, çatışmaları önleyerek uzlaşı kültürünü yerleştirmiştir" diye konuştu. "Dijital dönüşüm, iş dünyamızın merkezinde yer alan kaçınılmaz bir gerçektir" Bakan Işıkhan, 14’üncü Çalışma Meclisi Toplantısı’nın ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ başlığıyla gerçekleştirildiğini hatırlatarak, "Dijital dönüşüm, artık bir trend değil, hayatımızın ve iş dünyamızın merkezinde yer alan kaçınılmaz bir gerçektir. Günümüzde çalışma hayatı dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon ve nesnelerin interneti gibi teknolojilerin etkisiyle köklü bir dönüşüm sürecindedir" ifadelerini kullandı. "Sendikalarımızın dijitalleşme karşısında ‘kayıp’ diliyle değil, ‘hak ve fırsat’ diliyle hareket etmelerini istiyoruz" Küresel değişim dalgasına uyum sağlamak ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmek için yeşil ve dijital dönüşümün entegre bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Işıkhan, bunu da işveren, sendika ve çalışanlarla birlikte gerçekleştireceklerini kaydetti. Bu değişim sürecinde herkesin üstleneceği sorumlulukları olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "İşverenlerimiz, dijitalleşmeyi sadece maliyet düşürme ya da işgücünü ikame etme aracı olarak görmemelidir. İnsan kaynağını merkeze alan, çalışanını yeni becerilerle donatan, yeniden eğitim ve beceri kazandırma süreçlerine yatırım yapan bir anlayışı esas almalıdır. Yapay zeka ve otomasyon yatırımlarını, nitelikli istihdamı büyüten, verimliliği artırırken çalışma barışını güçlendiren bir fırsat alanı olarak değerlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Sendikalarımızdan beklentimiz ise bu dönüşümün karşısında duran değil, dönüşümü yönlendiren ve çalışanı bu sürece hazırlayan bir anlayışı benimsemeleridir. Dijitalleşme ve yeni çalışma modelleri karşısında ‘kayıp’ diliyle değil, ‘hak ve fırsat’ diliyle hareket etmelerini istiyoruz. Çalışanlarımızın emeğini, hakkını ve geleceğini korurken üretimin, rekabetin ve verimliliğin de ülkemiz için ne anlama geldiğini gözeten bir sendikal anlayışı önemsiyoruz." "Dijitalleşmeyi daha nitelikli işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz" Bakan Işıkhan, temel sorumluluklarının adil çalışma şartlarını sağlayarak ve çalışan haklarını güvence altına alarak dijital dönüşümü yönetmek olduğunu kaydederek, "Dijitalleşmeyi iş güvencesi ve sosyal güvenlik gibi temel hakları zayıflatan bir tehdit olarak değil, aksine daha nitelikli, daha esnek ve daha sürdürülebilir işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz. Bakanlık olarak özellikle bilişim sektörü ve geleceğin meslekleri odağında yeşil ve dijital dönüşümü destekleyecek nitelikli iş gücünün yetiştirilmesini temel hedef olarak belirledik. İşte bu kapsamlı dönüşümü, tüm boyutlarıyla ele almak amacıyla 14. Çalışma Meclisimizde üç temel oturum başlığına odaklanacağız. İlk oturumumuz ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ başlığı altında; ikinci oturumumuz ‘Dijitalleşmenin Çalışma Modelleri ve Sendikal Örgütlenmeye Etkileri’ başlığı altında gerçekleştirilecektir. Son oturumumuz ise ‘Dijitalleşmenin Kamu Çalışma Hayatına Etkileri’ olacaktır" dedi. Program, Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasıyla devam etti.
İranlı öğrenciler ülkelerindeki altyapı sorunu nedeniyle YÖK’ten yardım istedi
22 Ocak 2026 Perşembe - 22:26 İranlı öğrenciler ülkelerindeki altyapı sorunu nedeniyle YÖK’ten yardım istedi Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üniversitelere gönderdiği genelgeyle, İranlı öğrencilerin ülkelerindeki internet ve iletişim altyapısında yaşanan sorunlar nedeniyle öğrenim ödemelerinde makul süre verilmesinin sağlanmasını istedi. YÖK tarafından devlet ve vakıf üniversitelerine gönderilen yazıda, "Ülkemizdeki yükseköğretim kurumlarında öğrenimlerine devam eden İran uyruklu öğrenciler tarafından; İran’da son dönemde yaşanan internet ve iletişim altyapısındaki ciddi aksamalar nedeniyle aileleriyle sağlıklı iletişim kuramadıkları, bu sebeple yurt dışından para transferi gerçekleştiremedikleri ve öğrenim ücretlerini süresi içerisinde ödeyemedikleri yönünde tarafımıza başvurular iletilmektedir. Bilindiği üzere, 2547 sayılı kanunun 46’ncı maddesinin (g) fıkrasında ’Öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretleri, ilgili dönem başlarında ödenir. Süresi içinde katkı payı veya öğrenim ücretini ödemeyenler ve mazeretleri ilgili yükseköğretim kurumunun yönetim kurulunca kabul edilmeyenler, o dönem için kayıt yaptıramaz ve öğrencilik haklarından yararlanamaz.’ hükmü yer almaktadır. Ancak söz konusu öğrencilerin öğrenim ücretlerini süresi içerisinde ödeyememelerinin, kendi iradeleri dışında gelişen ve ülke genelinde yaşanan teknik ve iletişim sorunlarından kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Bu çerçevede; İran uyruklu öğrencilerin öğretim ücretlerinin bahar dönemi içerisinde ödenebilmesine imkan tanınması, taksitlendirme dahil olmak üzere makul süre verilmesinin sağlanması hususunda gereğini bilgilerinize rica ederim" denildi.
CHP Genel Başkanı Özel: "CHP emeklisine sahip çıkıyor ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek"
22 Ocak 2026 Perşembe - 20:35 CHP Genel Başkanı Özel: "CHP emeklisine sahip çıkıyor ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi, emeklisine sahip çıkıyor ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek. Cumhuriyet Halk Partisi düşük gelir seviyesinin partisidir ve açık ara öndedir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türk Eczacıları Birliği’ni ziyaret etti. Özel, ziyaretin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özel, Meclis’te emekliler hakkındaki düzenlemenin görüşülmesi sırasında AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in, "Biz bu ülkenin garibanlarından oy alarak bugünlere geldik. Haklarını helal etsinler" şeklindeki sözlerine ilişkin şunları söyledi: "Özlem Hanım ‘gariban’ demiş. Gariban demek, sahipsiz kimse demek. Emeklilere kimse gariban diyemez. Emeklileri onlar sahipsiz bırakmaya çalışsa da Cumhuriyet Halk Partisi, emeklisine sahip çıkıyor ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek. Cumhuriyet Halk Partisi düşük gelir seviyesinin partisidir ve açık ara öndedir. Düşük eğitim seviyesinde artık birinci partidir. Emeklilerde birinci partidir ve gençlerin birinci partisidir. Zaten bunların sonucunda diğer bazı başka gruplarda ikinci parti olmakla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi’nin açık ara ve sürekli bütün anketlerde birinci parti çıkmasındaki temel nokta budur. Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir. Cumhuriyet Halk Partisi, Özlem Zengin’in ‘kimsesiz, sahipsiz’ diye nitelediği seçmen gruplarının en büyük destekçisi, en büyük sahiplenicisidir." En düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine çıkarılması önergelerinin reddedildiğini aktaran Özel, "AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi, dün yedinci maddede verdiğimiz önergeyi reddettiler. Nedir yedinci maddedeki önerimiz? Birincisi, en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine çıkarılması ve bunun kanuni güvence altına alınması. Ama yetmez. 20 bin lirayla asgari ücret arasındaki 8 bin liranın üzerindeki farkın seyyanen bütün emeklilere verilmesi. Yani sadece en düşüğü asgari ücret yapmak değil, bugün 28 bin lira yapanı da 36 bin lira yapmayı öneriyoruz. Bununla ilgili kaynak tartışması tükenmiştir. Her şey para bulanların buna para bulamamasının yani kesinleşmiş vergiden vazgeçenlerin emeklinin bu derdine çözüm bulamamasının izahı yoktur" açıklamasında bulundu. "Sandığı getirirlerse, dedikleri olur" Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, "Attığımız adımların etkisi mutfağa, pazara, kiraya daha fazla yansıyacak" sözüne ilişkin, "Bu konuda atabileceği en doğru adım, seçim sandığını getirmektir. Seçim sandığını getirirse dedikleri olur. Sandığa direnirse bu sorunlar derinleşerek devam eder" diye konuştu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: "Mağdur evladımızın haklarını korumak Bakanlığımızın temel görevidir"
22 Ocak 2026 Perşembe - 20:32 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: "Mağdur evladımızın haklarını korumak Bakanlığımızın temel görevidir" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, "İBB kreşinde 3 yaşındaki çocuğa istismar" iddialarının ardından ekiplerin ivedilikle harekete geçtiğini bildirerek, "Bu çerçevede mağdur evladımızın haklarını korumak Bakanlığımızın temel görevidir. Bakanlık olarak çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda olayla ilgili ihmali bulunanların en ağır cezayı almaları için yargı sürecine müdahil olarak yakından takip edeceğiz" açıklamasını yaptı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, "İBB kreşinde 3 yaşındaki çocuğa taciz ve işkence iddiası" başlıklı haberlere ilişkin yapılan açıklamada, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı çocuk etkinlik merkezi hakkında ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattımıza gelen ihbarın ardından İl Müdürlüğü ekiplerimiz ivedilikle harekete geçmiştir. Uzmanlarımızca aile ile ikametlerinde gerçekleştirilen sosyal inceleme neticesinde, çocuğun ve ailenin durumu titizlikle raporlanmış; gerekli rehberlik ve psikososyal destek süreci derhal başlatılmıştır. Yapılan görüşmelerde; ailenin emniyet güçlerine başvuruda bulunarak yasal süreci başlattığı ve devam eden dava sürecine Bakanlığımızın müdahil olması yönünde talebi olduğu bilgileri edinilmiştir. Bu çerçevede mağdur evladımızın haklarını korumak Bakanlığımızın temel görevidir. Bakanlık olarak çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda olayla ilgili ihmali bulunanların en ağır cezayı almaları için yargı sürecine müdahil olarak yakından takip edeceğiz" ifadelerine yer verildi.