Yerel Haberler
Ankara
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:32 Özgür Özel: "Kılıçdaroğlu ile aramızda bir uzlaşı yok" Özgür Özel, "‘Uzlaştılar, biri Grup Başkanı olacak, biri Genel Başkan olacak.’ Arkadaşlar böyle bir uzlaşı yok. Zaten biz bu butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok" dedi. Özgür Özel, CHP Genel Merkezinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kapalı grup toplantısında 110 oy ile grup başkanı seçilen Özel, gelemeyen vekillerin mazeretlerini bildirdiklerini söyleyerek, "Onların da destek ifadeleriyle ve daha sonra da ‘Seçim olacağını bilmiyorduk, bilseydik gelirdik’ diyen çok sayıda arkadaşımız var. Ama görünürde 110 arkadaşımızın açık desteğiyle yeniden Grup Başkanı seçildim. Bu konu artık her kararın istismar edildiği yerde Meclis’e de bunu sirayet ettirme ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubunda bir boşluk oluşturma ihtimaline karşı ve biraz da aslında bunun böyle olmasını ben de istedim. Olur, olmaz yerlerde okuyoruz. ‘Butlan kararının arkasında 90 milletvekili var’ falan. Bugün 110 milletvekilinin hangi kararının arkasında olduğu ki bunun üzerine de yapılan açıklamaları da siz takip ediyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi grubunda bilinen ayrışmanın ötesinde bir ayrışmanın olmadığının görülmesi çok önemli. O yüzden hep birlikte bu kararı aldık" açıklamasında bulundu. "Biz butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok" Özel, TBMM’de haftalık grup toplantılarını kendisinin yapacağını dile getirerek, "Yapılacak grup toplantısında, ben kurultayımız yapılana kadar Grup Başkanı olarak, kurultayımız yapıldıktan sonra da yeniden Genel Başkan ve Grup Başkanı olarak haftalık grup toplantılarımızı elbette ben yapacağım. Bunun dışında şöyle haberler okudum, yorumlar. İşte ‘Uzlaştılar, biri Grup Başkanı olacak, biri Genel Başkan olacak.’ Arkadaşlar böyle bir uzlaşı yok. Zaten biz bu butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok. Ama şöyle bir uzlaşı olacak veya onun olması elzem ve herkesin istediği bu. Herkesin istediği, herkesin beklediği bir tek şey var. O da kurultayın, tüzüğümüzde öngörülen en kısa sürede, bu da 40 gün gibi bir süredir. 40 günlük bir süre içerisinde toplanması, partinin bu tartışmalardan çıkıp iktidar yürüyüşünü sürdürmesi" diye konuştu. "Partiyi 40 gün içinde kurultaya götürürüz ve artık bu kabus biter" Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Parti Meclisimizin görüşünü alacağım, yarın il başkanlarının görüşleri alınacak. Dün Kemal Bey’le görüştüğümüzde demiştim, ‘Ben arkadaşların görüşlerini alacağım, ardından da bir temas kurarız’ diye tahmin ediyorum, biz bir görevlendirme yaparız. Kemal Bey’den de bu görevlendirmeyi talep ederiz. Oturur arkadaşlarımız ve hızlı şekilde partiyi sağ salim ayrışmadan, bölünmeden, tartışmadan 40 gün içinde ya da bayramdan sonraki 40 gün içinde, ilk mesaiyi takip eden 40 gün içinde, nasıl yapacaksak kurultaya götürürüz ve artık bu kabus biter, devamında yine herkesin umutlarını besleyen iktidar yürüyüşümüz başlar" açıklamasında bulundu. "Bu hiç istemediğimiz hiç de meşru olmayan ara dönemden partimizi hızla çıkarmak durumundayız" Kemal Kılıçdaroğlu’nun 40 gün içerisinde kurultayın yapılmasına nasıl baktığının sorulması üzerine Özel, "Dünkü telefon görüşmemizde kendisi ‘En uygun zamanda yapalım’ demişti. Ben de en uygun zamanın en kısa zaman olduğu görüşünü ifade etmiştim kendisiyle. Bu çerçevede arkadaşlarımız herhalde görüşürler ve ona göre en doğru karar hep birlikte verilir. Ama burada hiç şüphe yok ki siz de görüyorsunuz, en uygun zaman en kısa zamandır. Bu hiç istemediğimiz aslında hiç de meşru olmayan ara dönemden partimizi hızla çıkarmak durumundayız" dedi. "Genel Başkanımızla yüz yüze de görüşürüz sohbet de ederiz. Ama gazetede kurultay kararının ilanını okuduktan sonra" Özel, Kılıçdaroğlu’nun butlan kararı sonraki konuşmasını takip edip etmediği ve yüz yüze görüşme olup olmayacağının sorulmasına ise, "Siyasette çeşitli gelişmeler olur, ona göre pozisyonlar alınır. Biz dün telefonda birbirimize görüşlerimizi ifade ettik, şimdi teknik arkadaşların görüşmelerini yapma zamanı. Ondan sonrasında, kurultay kararı alındıktan sonra ki ben bundan önce defalarca Kılıçdaroğlu’yla yüz yüze görüştüm ve büyük bir memnuniyetle o zaman yine görüşürüm. Ama 40 gün sonraki kurultay kararını, gazete ilanını okumam lazım. Ondan sonra elbette önceki Genel Başkanımızla yüz yüze de görüşürüz, oturur sohbet de ederiz. Ama gazetede kurultay kararının ilanını okuduktan sonra" diye konuştu. "En kısa sürede kurultay ile ilgili adımı atması Kemal Beyin’de menfaatine" 40 günlük sürenin sonunda kurultaya gidilmemesi halindeki tutumunun ne olacağına ilişkin soruya ise Özel, "Kemal Bey’le bu konuyu arkadaşlarımız görüşecekler. 40 gün içinde kurultay ile ilgili o bir karar verir ve bir adım atarsa bu hem partimiz için, hem ülkemiz için ama hem de kendisi için en doğru karar olacak. Çünkü ben gerçekten üzülüyorum bazı sloganlara, bazı tepkilere. Sonuçta bunlar partimizde geçmişte seçilerek Genel Başkanlık yapmış birisine yönelen tepkiler. Sokağın sesini duyuyorsunuz, görüyorsunuz arkadaşlar. Bunu ben anlatmayayım yani size. O yüzden 40 gün sonraya en kısa sürede kurultay ile ilgili adımı Kemal Bey’in atması ya da bu adımı müştereken atmamız partinin de Kemal Bey’in de menfaatine. Yoksa biz bu noktada bize Siyasi Partiler Kanunu’nun, tüzüğün verdiği tüm imkanları kullanarak en kısa sürede kurultay için adımlarımızı atacağız zaten" dedi. "Delegemizin ‘Otur’ dediği yerde otururuz ve bizi onlardan başka kimse kaldıramaz" Özel, ‘Genel Merkezi terk etmeme kararı almıştınız. Bayramda da bu süreç devam edecek mi?’ sorusuna, "Bayramlar bitmez. Kurban Bayramı biter, arkasından bir başka bayram gelir. Biz delegemiz bizi layık gördüğü makamdan uzaklaştırmadıkça ya da görev süremiz dolup da bir başkasını oraya layık görmedikçe delegemizin ‘Otur’ dediği yerde otururuz ve bizi onlardan başka kimse kaldıramaz" diye konuştu.
Bakan Işıkhan: "Dijitalleşmeyi daha nitelikli işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz"
22 Ocak 2026 Perşembe - 23:03 Bakan Işıkhan: "Dijitalleşmeyi daha nitelikli işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Dijitalleşmeyi iş güvencesi ve sosyal güvenlik gibi temel hakları zayıflatan bir tehdit olarak değil, aksine daha nitelikli ve daha sürdürülebilir işlerin oluşturulması için bir fırsat olarak görmeliyiz" dedi. Çalışma hayatına ilişkin güncel gelişmeleri değerlendirmek, sorun alanlarını belirlemek ve politika önerileri geliştirmek amacıyla tüm tarafları buluşturan bir sosyal diyalog platformu niteliğindeki Çalışma Meclisi, 14’üncü kez toplandı. ATO Congresium’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın da katıldığı toplantıda kamu kurum ve kuruluşları, işçi, memur ve işveren konfederasyonları, meslek kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve akademisyenler görüş ve önerilerini dile getirdi. "Çalışma Meclisi uzlaşı kültürünü yerleştirmiştir" Toplantıda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Çalışma Meclisi’nin işçi, işveren ve kamu temsilcilerinin katılımıyla oluşan üçlü sosyal diyalog mekanizmasının en üst düzeyi ve en kapsayıcı platformu olduğunu vurguladı. Dönüşüm sürecini hem mevcut sorunları konuşmak ve hem de sosyal paydaşlarla geleceği birlikte inşa eden bir yaklaşımla sürdürdüklerini dile getiren Işıkhan, "Çalışma Meclisi, üçlü diyalog mekanizması olarak Türkiye’de sosyal adaleti pekiştirmiş, Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO) normlarının uygulanmasını kolaylaştırmış ve ekonomik kalkınmaya sosyal boyut kazandırmıştır. Bu platform, katılımcı demokrasinin en önemli örneği olarak işçi ve işverenlerin sesini doğrudan hükümete iletmesini sağlamış, çatışmaları önleyerek uzlaşı kültürünü yerleştirmiştir" diye konuştu. "Dijital dönüşüm, iş dünyamızın merkezinde yer alan kaçınılmaz bir gerçektir" Bakan Işıkhan, 14’üncü Çalışma Meclisi Toplantısı’nın ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ başlığıyla gerçekleştirildiğini hatırlatarak, "Dijital dönüşüm, artık bir trend değil, hayatımızın ve iş dünyamızın merkezinde yer alan kaçınılmaz bir gerçektir. Günümüzde çalışma hayatı dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon ve nesnelerin interneti gibi teknolojilerin etkisiyle köklü bir dönüşüm sürecindedir" ifadelerini kullandı. "Sendikalarımızın dijitalleşme karşısında ‘kayıp’ diliyle değil, ‘hak ve fırsat’ diliyle hareket etmelerini istiyoruz" Küresel değişim dalgasına uyum sağlamak ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmek için yeşil ve dijital dönüşümün entegre bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Işıkhan, bunu da işveren, sendika ve çalışanlarla birlikte gerçekleştireceklerini kaydetti. Bu değişim sürecinde herkesin üstleneceği sorumlulukları olduğunu sözlerine ekleyen Bakan Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "İşverenlerimiz, dijitalleşmeyi sadece maliyet düşürme ya da işgücünü ikame etme aracı olarak görmemelidir. İnsan kaynağını merkeze alan, çalışanını yeni becerilerle donatan, yeniden eğitim ve beceri kazandırma süreçlerine yatırım yapan bir anlayışı esas almalıdır. Yapay zeka ve otomasyon yatırımlarını, nitelikli istihdamı büyüten, verimliliği artırırken çalışma barışını güçlendiren bir fırsat alanı olarak değerlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Sendikalarımızdan beklentimiz ise bu dönüşümün karşısında duran değil, dönüşümü yönlendiren ve çalışanı bu sürece hazırlayan bir anlayışı benimsemeleridir. Dijitalleşme ve yeni çalışma modelleri karşısında ‘kayıp’ diliyle değil, ‘hak ve fırsat’ diliyle hareket etmelerini istiyoruz. Çalışanlarımızın emeğini, hakkını ve geleceğini korurken üretimin, rekabetin ve verimliliğin de ülkemiz için ne anlama geldiğini gözeten bir sendikal anlayışı önemsiyoruz." "Dijitalleşmeyi daha nitelikli işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz" Bakan Işıkhan, temel sorumluluklarının adil çalışma şartlarını sağlayarak ve çalışan haklarını güvence altına alarak dijital dönüşümü yönetmek olduğunu kaydederek, "Dijitalleşmeyi iş güvencesi ve sosyal güvenlik gibi temel hakları zayıflatan bir tehdit olarak değil, aksine daha nitelikli, daha esnek ve daha sürdürülebilir işlerin oluşturulması için büyük bir fırsat olarak görmeliyiz. Bakanlık olarak özellikle bilişim sektörü ve geleceğin meslekleri odağında yeşil ve dijital dönüşümü destekleyecek nitelikli iş gücünün yetiştirilmesini temel hedef olarak belirledik. İşte bu kapsamlı dönüşümü, tüm boyutlarıyla ele almak amacıyla 14. Çalışma Meclisimizde üç temel oturum başlığına odaklanacağız. İlk oturumumuz ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ başlığı altında; ikinci oturumumuz ‘Dijitalleşmenin Çalışma Modelleri ve Sendikal Örgütlenmeye Etkileri’ başlığı altında gerçekleştirilecektir. Son oturumumuz ise ‘Dijitalleşmenin Kamu Çalışma Hayatına Etkileri’ olacaktır" dedi. Program, Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasıyla devam etti.
İranlı öğrenciler ülkelerindeki altyapı sorunu nedeniyle YÖK’ten yardım istedi
22 Ocak 2026 Perşembe - 22:26 İranlı öğrenciler ülkelerindeki altyapı sorunu nedeniyle YÖK’ten yardım istedi Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üniversitelere gönderdiği genelgeyle, İranlı öğrencilerin ülkelerindeki internet ve iletişim altyapısında yaşanan sorunlar nedeniyle öğrenim ödemelerinde makul süre verilmesinin sağlanmasını istedi. YÖK tarafından devlet ve vakıf üniversitelerine gönderilen yazıda, "Ülkemizdeki yükseköğretim kurumlarında öğrenimlerine devam eden İran uyruklu öğrenciler tarafından; İran’da son dönemde yaşanan internet ve iletişim altyapısındaki ciddi aksamalar nedeniyle aileleriyle sağlıklı iletişim kuramadıkları, bu sebeple yurt dışından para transferi gerçekleştiremedikleri ve öğrenim ücretlerini süresi içerisinde ödeyemedikleri yönünde tarafımıza başvurular iletilmektedir. Bilindiği üzere, 2547 sayılı kanunun 46’ncı maddesinin (g) fıkrasında ’Öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretleri, ilgili dönem başlarında ödenir. Süresi içinde katkı payı veya öğrenim ücretini ödemeyenler ve mazeretleri ilgili yükseköğretim kurumunun yönetim kurulunca kabul edilmeyenler, o dönem için kayıt yaptıramaz ve öğrencilik haklarından yararlanamaz.’ hükmü yer almaktadır. Ancak söz konusu öğrencilerin öğrenim ücretlerini süresi içerisinde ödeyememelerinin, kendi iradeleri dışında gelişen ve ülke genelinde yaşanan teknik ve iletişim sorunlarından kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Bu çerçevede; İran uyruklu öğrencilerin öğretim ücretlerinin bahar dönemi içerisinde ödenebilmesine imkan tanınması, taksitlendirme dahil olmak üzere makul süre verilmesinin sağlanması hususunda gereğini bilgilerinize rica ederim" denildi.
CHP Genel Başkanı Özel: "CHP emeklisine sahip çıkıyor ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek"
22 Ocak 2026 Perşembe - 20:35 CHP Genel Başkanı Özel: "CHP emeklisine sahip çıkıyor ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi, emeklisine sahip çıkıyor ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek. Cumhuriyet Halk Partisi düşük gelir seviyesinin partisidir ve açık ara öndedir" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türk Eczacıları Birliği’ni ziyaret etti. Özel, ziyaretin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özel, Meclis’te emekliler hakkındaki düzenlemenin görüşülmesi sırasında AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in, "Biz bu ülkenin garibanlarından oy alarak bugünlere geldik. Haklarını helal etsinler" şeklindeki sözlerine ilişkin şunları söyledi: "Özlem Hanım ‘gariban’ demiş. Gariban demek, sahipsiz kimse demek. Emeklilere kimse gariban diyemez. Emeklileri onlar sahipsiz bırakmaya çalışsa da Cumhuriyet Halk Partisi, emeklisine sahip çıkıyor ve bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek. Cumhuriyet Halk Partisi düşük gelir seviyesinin partisidir ve açık ara öndedir. Düşük eğitim seviyesinde artık birinci partidir. Emeklilerde birinci partidir ve gençlerin birinci partisidir. Zaten bunların sonucunda diğer bazı başka gruplarda ikinci parti olmakla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi’nin açık ara ve sürekli bütün anketlerde birinci parti çıkmasındaki temel nokta budur. Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir. Cumhuriyet Halk Partisi, Özlem Zengin’in ‘kimsesiz, sahipsiz’ diye nitelediği seçmen gruplarının en büyük destekçisi, en büyük sahiplenicisidir." En düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine çıkarılması önergelerinin reddedildiğini aktaran Özel, "AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi, dün yedinci maddede verdiğimiz önergeyi reddettiler. Nedir yedinci maddedeki önerimiz? Birincisi, en düşük emekli maaşının asgari ücret düzeyine çıkarılması ve bunun kanuni güvence altına alınması. Ama yetmez. 20 bin lirayla asgari ücret arasındaki 8 bin liranın üzerindeki farkın seyyanen bütün emeklilere verilmesi. Yani sadece en düşüğü asgari ücret yapmak değil, bugün 28 bin lira yapanı da 36 bin lira yapmayı öneriyoruz. Bununla ilgili kaynak tartışması tükenmiştir. Her şey para bulanların buna para bulamamasının yani kesinleşmiş vergiden vazgeçenlerin emeklinin bu derdine çözüm bulamamasının izahı yoktur" açıklamasında bulundu. "Sandığı getirirlerse, dedikleri olur" Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, "Attığımız adımların etkisi mutfağa, pazara, kiraya daha fazla yansıyacak" sözüne ilişkin, "Bu konuda atabileceği en doğru adım, seçim sandığını getirmektir. Seçim sandığını getirirse dedikleri olur. Sandığa direnirse bu sorunlar derinleşerek devam eder" diye konuştu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: "Mağdur evladımızın haklarını korumak Bakanlığımızın temel görevidir"
22 Ocak 2026 Perşembe - 20:32 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: "Mağdur evladımızın haklarını korumak Bakanlığımızın temel görevidir" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, "İBB kreşinde 3 yaşındaki çocuğa istismar" iddialarının ardından ekiplerin ivedilikle harekete geçtiğini bildirerek, "Bu çerçevede mağdur evladımızın haklarını korumak Bakanlığımızın temel görevidir. Bakanlık olarak çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda olayla ilgili ihmali bulunanların en ağır cezayı almaları için yargı sürecine müdahil olarak yakından takip edeceğiz" açıklamasını yaptı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, "İBB kreşinde 3 yaşındaki çocuğa taciz ve işkence iddiası" başlıklı haberlere ilişkin yapılan açıklamada, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı çocuk etkinlik merkezi hakkında ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattımıza gelen ihbarın ardından İl Müdürlüğü ekiplerimiz ivedilikle harekete geçmiştir. Uzmanlarımızca aile ile ikametlerinde gerçekleştirilen sosyal inceleme neticesinde, çocuğun ve ailenin durumu titizlikle raporlanmış; gerekli rehberlik ve psikososyal destek süreci derhal başlatılmıştır. Yapılan görüşmelerde; ailenin emniyet güçlerine başvuruda bulunarak yasal süreci başlattığı ve devam eden dava sürecine Bakanlığımızın müdahil olması yönünde talebi olduğu bilgileri edinilmiştir. Bu çerçevede mağdur evladımızın haklarını korumak Bakanlığımızın temel görevidir. Bakanlık olarak çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda olayla ilgili ihmali bulunanların en ağır cezayı almaları için yargı sürecine müdahil olarak yakından takip edeceğiz" ifadelerine yer verildi.
Bakan Yerlikaya, Ezidi toplum temsilcilerini kabul etti
22 Ocak 2026 Perşembe - 18:02 Bakan Yerlikaya, Ezidi toplum temsilcilerini kabul etti İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Ezidi toplumu temsilcilerini kabul ettik. Karşılıklı anlayış, diyalog ve iş birliği temelinde; talep, beklenti ve görüşlerini dinleyerek istişarelerde bulunduk. Bu kadim topraklardaki birlikte yaşama kültürümüz; farklılıkları zenginlik bilen, her bir vatandaşını eşit gören köklü bir devlet ve millet iradesine dayanır" dedi. Bakan Yerlikaya konuya ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "AK Parti Genel Başkan Yardımcımız Zafer Sırakaya, Batman Milletvekilimiz Ferhat Nasıroğlu, Bingöl Milletvekilimiz Zeki Korkutata ve Midyat Belediye Başkanımız Veysi Şahin ile birlikte Ezidi toplumu temsilcilerini kabul ettik. Karşılıklı anlayış, diyalog ve iş birliği temelinde; talep, beklenti ve görüşlerini dinleyerek istişarelerde bulunduk. Bu kadim topraklardaki birlikte yaşama kültürümüz; farklılıkları zenginlik bilen, her bir vatandaşını eşit gören köklü bir devlet ve millet iradesine dayanır. Ezidi vatandaşlarımız da bu zenginliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Din ve vicdan hürriyetinin korunması, toplumsal huzur ve kardeşlik ikliminin güçlendirilmesi, kapsayıcı devlet anlayışımızın temelidir. Bu anlayışla, toplumumuzun tüm kesimleriyle istişare halinde olmaya devam edeceğiz. Nazik ziyaretleri dolayısıyla Sayın Genel Başkan Yardımcımıza, Kıymetli Milletvekillerimize, Değerli Midyat Belediye Başkanımıza ve görüşlerini bizlerle paylaşan Ezidi toplumu temsilcilerine teşekkür ediyorum."