Yerel Haberler
Ankara
RTÜK Türk Müzik Topluluğu sanatseverlerle buluştu 17 Şubat 2026 Salı - 23:53:38 Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Türk Müziği Topluluğu, Ankara’da sanatseverlerle buluştu. RTÜK Türk Müziği Topluluğu, CSO Ada Ankara Tarihi Salon’da düzenlediği 5. konseriyle sanatseverlerle buluştu. Türk sanat müziğinin seçkin eserlerinin seslendirildiği konsere RTÜK Başkanvekili Dr. Deniz Güçer, RTÜK üyeleri Hasan Davulcu ve Ahmet Can Buğday, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Neşe Çıldık, RTÜK daire başkanları, daire başkan yardımcıları, kurum personeli, koristlerin misafirleri ve sanatseverler katıldı. Konserin açılış konuşmasını yapan RTÜK Başkanvekili Deniz Güçer, "Değerli misafirlerimiz, kıymetli çalışma arkadaşlarımız, sözlerime RTÜK Başkanımız Mehmet Daniş’ın selamlarını ileterek başlamak istiyorum. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak bizler, yayıncılığın sadece teknik ve hukuki bir alan olmadığını, aynı zamanda kültürün, sanatın ve ortak değerlerin taşıyıcısı olduğunu biliyoruz. Ekranlardan ve mikrofonlardan topluma ulaşan her ses, aslında bir medeniyetin izini taşır. Bugün de biz o sesi kendi içimizden yükseltiyoruz. Sanat iyileştirir, yakınlaştırır ve ortak bir hafıza oluşturur. Bizler de RTÜK ailesi olarak sorumluluklarımızı yerine getirirken aynı zamanda kültürel değerlerimizi yaşatmayı ve çoğaltmayı önemsiyoruz. Bu anlamda organizasyonda emeği geçen başta başkanlık personeli olmak üzere bu güzel mekânı bizimle paylaşan CSO yetkililerine, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın temsilcilerine ve burada bulunan çok değerli başkanlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Hepinizi gönülden tebrik ediyorum" dedi. Atılım Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi ve ses sanatçısı Seçil Ak Kutlu şefliğinde sahne alan 25 kişiden oluşan topluluk, iki bölümden oluşan konserde toplam 24 eser seslendirdi. Repertuarda rast, hicaz, nihavent, kürdilihicazkâr, muhayyerkürdi, acemaşiran, hüzzam ve sultaniyegâh makamlarında bestelenmiş eserler yer aldı. Gecenin sunuculuğunu Oya Şahin, koro başkanlığını Feridun Çıldık, koro idari başkanlığını Cansel Bağış, organizasyon sorumluluğunu ise Nazlı Öktem Çam üstlendi. Koro, başta RTÜK Başkanı Mehmet Daniş olmak üzere İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanı Erhan Güven ile personeline, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’ne, Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü’ne ve CSO Tarihi Salon personeline teşekkür etti. RTÜK Başkanvekili Deniz Güçer, Türk sanat müziğinin yaşatılmasına katkı sunan şef, sunucu, koro yönetimi ve organizasyon ekibine teşekkür ederek, Şef Seçil Ak Kutlu’ya çiçek takdim etti. RTÜK Üyesi Hasan Davulcu da programda Başkanvekili Dr. Deniz Güçer’e, Üye Ahmet Can Buğday ise gecenin sunuculuğunu üstlenen Oya Şahin’e çiçek takdiminde bulundu.
17 Şubat 2026 Salı - 23:19 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Şehitlerimizi ve gazilerimizi incitecek hiçbir girişime izin vermeyeceğiz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, "Cumhurbaşkanımızın her fırsatta ifade ettiği gibi şehitlerimizi, şehit yakınlarımızı, gazilerimizi incitecek hiçbir adıma da, girişime de asla izin vermeyeceğiz" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Ankara’da AK Parti Sincan İlçe Başkanlığı’nın Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Zorlu yaptığı konuşmada, "Türk milleti binlerce yıllık kadim geçmişini bugün Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir gelecek umuduna doğru taşıyor. Öyle ki Asya’dan Avrupa’ya, Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e, Afrika’dan Amerika’ya kadar sözüne itibar edilen, liderlik gücü ve mührüyle bir marka haline gelmiş Cumhurbaşkanımızın liderliğinde artık Türkiyesiz bir masa kurmak neredeyse imkansızlaşmış bir şey. Biz bu liderlikle, güçlü liderliğimizin altında bu davanın temelinde köklü tarihimizi barındırıyor" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Zorlu, "Anadolu’nun bir evladı olarak, sizlerin bir kardeşi olarak söylüyorum. Cumhurbaşkanımızın her fırsatta ifade ettiği gibi şehitlerimizi, şehit yakınlarımızı, gazilerimizi incitecek hiçbir adıma, girişime asla izin vermeyeceğiz. Altını özellikle çizmek istiyorum, ülkemizi bir araya getiren değerleri ve birleştirici unsurlarımızı sımsıkı koruyacağız. Üniter devlet yapımızı, milli birliğimizi tehlikeye düşürecek hiçbir adıma da, girişime inanın izin vermeyeceğiz. Sizlere bunun sözünü bir kez daha burada veriyoruz" diye konuştu. Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan ise, "Ankara’daki toplam nüfus artışının üçte biri Sincan’da gerçekleşiyor. Nüfus olarak onda birine tekabül etmesine karşın bu artarak devam edecek. Yakında yarısı ve sonra yarısından daha fazlası da Sincan’da gerçekleşecek. Çünkü biliyorsunuz Saraycık gibi inanılmaz büyüyen yeni yaşam alanlarımız var. Çünkü bizim beş tane organize sanayimiz var. Fabrikalarımızın her biri kapasitelerini ikiye katlıyor. Bu, şu anda binleri aşan fabrika sayısının önümüzdeki 3-5 yıl içerisinde iki binleri bulması demek. Bu Sincan’ın daha ne kadar büyüyeceğini gösteriyor" dedi. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, AK Parti Ankara İl Başkan Yardımcısı Cemal Güngör, AK Parti Sincan İlçe Teşkilatı yöneticileri ile partililer katıldı.
17 Şubat 2026 Salı - 22:09 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" dedi. TBMM Tören Salonu’nda "Valiler Buluşması Programı" düzenlendi. Programa Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile 81 ilin valisi katıldı. Programda konuşan İçişleri Bakanı Çiftçi, "Mülk; egemenliğimiz altındaki aziz vatan toprağımızdır. Mülk; uğruna can verilen yurt, şanlı al bayrağımızın gölgesi altında varlığını sürdüren devletimizdir. Mülki idare ise bu büyük emaneti yönetebilme sorumluluğudur. Devletin kudretini, merhametini ve adaletini köy köy, ilçe ilçe, şehir şehir vatandaşımızın yüreğinde hissettiren yönetim mekanizmasıdır. Kamu yönetimi sistemimizde vali; devletimizin icra gücünü ilde taşıyan en üst mülkî idare amiridir. Milletimizle devletimiz arasındaki ilişkinin en görünür ve en belirleyici konumunu temsil eder. Valilik makamı kamu düzeninin, toplumsal huzurun, devlet ciddiyetinin ve vicdanla yürüyen kamu otoritesinin sahadaki karşılığıdır. Vatandaşın devleti ilk hissettiği yer valilik makamıdır. Orada hissettiği güven, devlete olan bağlılığını ve inancını güçlendirir. Bu anlayışla yetkimizi hukuktan, gücümüzü milletimizden alarak 81 ilimizin tamamında canla başla çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Asayişten organize suçlara, uyuşturucudan siber suçlara kadar sonuç odaklı bir mücadeleyi kesintisiz sürdürmeye kararlıyız" Sorumluluklarının Türkiye’nin huzuru ve güvenliği olduğunu dile getiren Çiftçi, "Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında kardeşliğimizi pekiştirecek yeni bir sayfaya yelken açtık. Terörsüz Türkiye ile 86 milyon hep birlikte ayrının gayrının değil, gönül birliğinin, kader birliğinin, aynı mukaddes değerlerin etrafında kenetlenmenin iradesini ortaya koyuyoruz. Nasıl ki bin yıl önce Malazgirt’te aynı safta durup Anadolu’yu yurt edindiysek, nasıl ki Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde dili, etnik kökeni sorgulamadan yan yana şehadete yürüdüysek, yokluklar içinde ama iman dolu yüreklerle bir millet olup ayağa kalktıysak, bugün de aynı ruhla, aynı inançla, büyük ve güçlü Türkiye hedefine emin adımlarla yürüyeceğiz. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettikleri gibi siyasi görüşümüz, mezhebimiz, meşrebimiz, kökenimiz ne olursa olsun hepimiz kardeşiz, komşuyuz. Birbirimizin kader ortağıyız. Adımız farklı olsa da soyadımız tektir, o da Türkiye Cumhuriyeti’dir. Zira huzur evde, sokakta, okulda, işte ve dijital dünyada insanımızın içini ferahlatan güven duygusudur. Suç ve suçluyla mücadelede hedefimiz nettir. Önleyen, yakalayan, adalete teslim eden ve yeniden oluşmasını engelleyen bir güvenlik anlayışı. Asayişten organize suçlara, uyuşturucudan siber suçlara kadar her alanda istihbarat destekli, teknolojiyle güçlendirilmiş, sahada kararlı ve sonuç odaklı bir mücadeleyi kesintisiz sürdürmeye kararlıyız" dedi. "BM’den NATO’ya kadar artık hiçbir kurumun ne fonksiyonu kalmış ne de dünyada herhangi bir sorunu çözebilme kapasitesi kalmıştır" Dünyada yaşanan son gelişmelerin tesadüf olmadığının altını çizen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Uluslararası ilişkilerde artık şimdiye kadar bizlere Mülkiye’de hukuk ve siyasal bilgiler fakültesinde öğretilen derslerin hepsini bir kenara atmamızı gerektiren yeni gelişmeler olmaktadır. O öğretilen kuruluşların, Birleşmiş Milletler’den NATO’ya kadar artık hiçbirisinin ne bir fonksiyonu kalmış ne de dünyada herhangi bir sorunu çözebilme kapasitesi kalmıştır. Dolayısıyla bütün bu kurumların yeniden alt üst olduğu, yeniden kurulmasının muhtemel olduğu yeni bir döneme giriyoruz. Ayrıca sadece kurumların değil kuralların da alt üst olduğu, hatta kuralsızlığın kural haline geldiği yeni bir dönemin tam başındayız. Venezuela’nın devlet başkanının gece yarısı makamından kaldırılıp başka bir ülkeye götürülmesi, kuralsızlık döneminin çok kuvvetli bir sinyalidir. Aynı şekilde herhangi bir ülkenin egemenlik haklarına karşı sözlü ya da fiili saldırının gözle görülür bir hale gelmesi, uluslararası sistemin işlemediğini ve ondan sonra da kolay kolay yerli yerine oturmayacağını göstermektedir" diye konuştu. "Küresel olarak yaşadığımız şartlar Türkiye’yi çok daha güçlü olmaya mecbur bırakmaktadır" Orman kanunlarının uluslararası kuralların önünde tutulduğu yeni bir dönemin başında olduklarını söyleyen Kurtulmuş, "Bu dönemde laf anlatmak sadece güçlülerin işiymiş gibi görünüyor. Ama bizim özellikle hakkı ve hakikati savunan medeniyet perspektifimizle doğruyu dünyanın bütün insanlar için anlatmak ve tahmin etmeye gayret etmek gibi bir sorumluluğumuz vardır. Bu anlamda sadece kurallar değil, aynı zamanda kavramlar da değişiyor. Örneğin savunma kavramı bundan 20-30 sene evvel başka bir anlama gelirken, başka bir içeriğe sahipken, artık savunma kavramının içerisinde her gün yenilenen teknolojilerle birlikte yeni kavramlar oluşuyor. Örneğin siber güvenlik meselesi sadece savunma alanındaki değişikliklerden bir tanesidir. Çok farklı alanda yeni kavramlarla karşımıza devlet yönetimiyle ilgili yeni gerekler ve sorumluluklar da ortaya çıkıyor. Bütün bunları şunun için söylüyorum: Hem küresel olarak yaşadığımız şartlar hem de yerel olarak yaşadığımız şartlar Türkiye’yi çok daha güçlü olmaya mecbur bırakmaktadır" dedi. "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu hakkında değerlendirmede bulunan Kurtulmuş, "Şimdi yeni bir dönemin başındayız. Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan bizleri çaresiz ve maalesef ayaklarımızdan prangayla bağlayan terör meselesini Türkiye tamamıyla çözecek. Türkiye içeride birliğimizi, dirliğimizi tamamıyla tahkim edecek tarihi bir sürece başlamıştır. Ve çok büyük bir mesafe almıştır. Allah’a çok şükür ümit ediyorum ki yarın burada Türk kamuoyuyla da paylaşacağımız nihai raporumuzun takdimiyle birlikte büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklediğimiz bu tarihi sorumluluğu da yerine getirmiş olacağız. Bundan sonra gereği Türkiye Büyük Millet Meclisi çerçevesinde yerine getirilecektir" ifadelerini kullandı. "Ümit ediyoruz ki Suriye topraklarında bütün halklar, aynı bayrak, idare altında yaşar" Konuşmasında Suriye’deki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, "Ayrıca Suriye’deki yeni yönetimin iş başına gelmesiyle birlikte Suriye’de halklar arasında mesafe koyan anlayış ortadan kaldırılmış, yeni yönetim Türk, Türkmen, Arap, Kürt ve diğer bütün unsurlarıyla birlikte bütünleşik, iç içe geçmiş yeni bir Suriye’yi gerçekleştirmek için ilk adımlarını atmışlar. Ümit ve temenni ediyoruz ki devrimin hemen ertesi gününden itibaren söylediklerimiz gerçekleşir. Yani artık Suriye topraklarında bütün halklar, kardeşler aynı bayrak altında, aynı idare altında yaşar. Bütünleşik bir Suriye tesis edilmiş oldu. Aynı şekilde bölgedeki bütün terör örgütleri artık ortadan kalkarak, silahlı grupların tamamı yeni yönetimin çatısı altında yer alacak. Ve bu bölgenin ekonomik olarak kalkındırılması, yeniden uluslararası camianın saygın bir devleti olarak yerini alması kısa süre içerisinde tamamlanır. Türkiye olarak ilk andan itibaren bu ana perspektifi Suriye’deki bütün muhataplarımızla paylaşıyor, orada da birlik beraberliğin temin ve tesis edilmesinin Türkiye’nin de, Suriye’nin de, bölgenin de hayrına olduğunu ifade ediyoruz" dedi.
Bakan Kurum: "Diyor ki ’Orada 5 bin liraya ev yok’
06 Şubat 2026 Cuma - 03:06 Bakan Kurum: "Diyor ki ’Orada 5 bin liraya ev yok’ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş’ta özel bir televizyonunun canlı yayınına katılarak, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi. Kahramanmaraş’ta gerçekleştirilen canlı yayınına katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ‘deprem bölgesinde afet konutları için boş senet imzalatılıyor, faizle satılacak’ iddialarına bir kez daha tepki gösterdi. Depremin ardından gece gündüz çalışarak 11 ilde inşa seferberliği yürüttüklerini kaydeden Bakan Kurum, "11 ilde bu kadar insanımızın etkilendiği bir depremde bu işleri yapabilmek, onlara umut olmak, onların ihtiyaçlarını giderebilmek için çalışabilmek bizim için bir şeref. Biz bunu ömür boyu kalbimizde taşıyacağız. 11 ilde milyonlarca kardeşimiz bizim artık ailemiz oldu. Biz aile olarak görüyoruz. Ve bana ne zaman ihtiyaç duydularsa o zaman burada olmaya çalıştım. 3 bin 481 şantiye gece gündüz tüm arkadaşlarımızla birlikte bir mücadele ortaya koyduk. İnandık, inanmak aslında başarmanın yarısıydı ve sonunda başardık. Türkiye başardı, milletimiz başardı. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduğumuz bu çalışma tüm dünyaya da örnek olacak bir çalışma" dedi. "11 ili nakış gibi işledik" Bakan Kurum, Türk milleti ile omuz omuza vererek 11 ilde 455 bin konutu vatandaşlara teslim ettiklerini vurgulayarak "Buna biz sadece rakam olarak bakmadık. İşte bu çarşı bize emanet, şehitlerimizin, ecdadın emaneti. Dolayısıyla bu emanete sahip çıkmak durumundaydık. O yüzden bu bakışla 11 ili nakış gibi işledik. O zaman dediler ki ‘bu bölgelere Suriyelileri getirecekler’, ‘Buraya Hataylılar, Maraşlılar, Adıyamanlılar değil başka ülkelerden, başka şehirlerden insanlar getirecek’ dediler. Dedik ki ‘biz deprem bölgesini, deprem bölgesindeki kardeşlerimizle birlikte inşa edeceğiz. Burada daha önce kim yaşıyorsa, kim emeğini, alın terini ortaya koyuyorsa yine onlar alacak’ dedik. Biz ecdadın bize bıraktığı bu emanete sahip çıktık. Aslına uygun bir şekilde bilim insanlarımızla birlikte buranın inşasını gerçekleştirdik" dedi "Ana muhalefet partisi bize teşekkür eden belediye başkanlarını azarladı" "Kulağımızı kapattık, biz işimize odaklandık" diyen Bakan Kurum, muhalefetin eleştirileriyle ilgili şu ifadeleri kullandı: "Hiçbir vatandaşımızı ayırt etmeksizin, aynı hizmeti götürmeye gayret gösterdik. Herkesi, tüm sivil toplum örgütlerini, siyasi partileri dinledik. Bir taraftan da ne yaparsanız yapın, beğenmeyen bir zihniyet de söz konusu. Açıkçası kulağımızı kapattık, biz işimize odaklandık. 27 Aralık’ta yapmış olduğumuz törende de tüm hak sahibi vatandaşlarımızın konutlarını, iş yerlerini teslim ettik. Tüm bunları yaparken maalesef ana muhalefet partisi burada yapılanları görmeyi bırakın, takdir etmeyi bırakın bize teşekkür eden belediye başkanlarını, milletvekillerini kapalı kapılar ardında ‘Niye teşekkür ediyorsunuz?’ diye azarladılar. Maalesef burada 200 bini çalışan, emekçinin, işçinin, mimarın alın terine, emeğine haksızlık ettiler. Sonuçta bir çaba, bir emek, bir alın teri var. Onu takdir etmek varken eleştirmek dünyanın en kolay işi. Ama Özgür Bey ‘Ortada konut monut yok’ diyerek siyaset yapıyor. 3 yıldır buraya uğramadılar, bir çivi çakmadılar. Ya soruyorum size Ankara, İstanbul, İzmir sizde. Milyarlarca liralık bütçeleri var. İnsan buraya gelip bir tane çivi çakmaz mı? Hatırlayın, seçim meydanlarında ‘bedava konut vereceğiz’ dediler. Ama gelinen süreçte milletimiz yine Cumhurbaşkanımıza güvendi, inandı." "Kendi yapmadıklarını örtmek için deprem bölgesi aklına gelmiş" Bakan Kurum, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in deprem bölgesi ziyaretlerinde söylediği "halka boş senet imzalattılar" iddialarını bir kez daha yalanlayarak şu ifadeleri kullandı: "Sadece bir tiyatro üzerinden eline verilen senaryoyu deprem bölgesine giderek oynamaya çalışıyor. 3 yıldır siz buraya bir emek vermemişsiniz. Devlet gelmiş, 455 bin konutu 2 yıl gibi kısa bir sürede bitirmiş, teslim etmiş. Bunun altında kaldı tabii. Kendi yapmadıklarını örtmek için de yapılan işleri kötülemek adına deprem bölgesi aklına gelmiş. Günaydın Özgür Bey, 3 yıldır siz neredeydiniz? Aklınız neredeydi? Biz çek senet işlerinden anlamayız. Onlar daha iyi bilir. İlk önce Ankara’da 7 yıldır Mamaklı kardeşimin beklediği evi bir teslim etsinler, sonra bize soru sorsunlar." "Bu kadar cahil olunmaz" Van depremi, Giresun’daki sel felaketleri sonrası inşa edilen afet konutlarının ödeme tutarlarını örnek gösteren Bakan Kurum, "Bu kadar cahil olunmaz ya. Hiçbir şey bilmiyorsan şöyle geriye dönüp bir bak. 2011 Van depremi, vatandaşımız 345 lira faizsiz bir şekilde ödüyor. ‘Yok faiz alacaklar, farkını ekleyecekler’ diye milletimizin aklını çelmeye çalışıyorlar. Elazığ depremi; vatandaşımız aylık bin 350 lira taksit ödüyor. Malatya 2020 depremi; 3 bin 500 lira taksit ödüyor. 18 yıl, sabit, faizsiz şekilde. Giresun sel felaketi; bin 460 lira ödüyor. İzmir depremi; bin 620 lira taksitle vatandaşımız devletimizin yaptığı afet konutlarını ödüyor. Şimdi biz geçmişte ne yaptıysak burada aynısını yapacağız. Faiz almayacağız. Altyapı bedellerini almayacağız. Arsa bedellerini almayacağız. İnşaat bedelinde yüzde 50 indirim yapacağız. 2 yıl ödemesiz 18 yıl faizsiz bir şekilde vatandaşımız bunu ödeyecek. İnşallah yakın zamanda Cumhurbaşkanımız bunu milletimizle paylaşacak" dedi. "11 ilde hiçbir kardeşimiz diyemez ki devlet geldi benim evimi zorla yıktı" Bakan Kurum, Özel’in yaptığı toplantılarda şahsına ve Bakanlık çalışmalarına yönelik tutumuna da tepki gösterdi ve "Birebir benim şahsımla ilgili de gittiği her yerde açıklama yapıyor; Yalova’ya gidiyor, kentsel dönüşümü engelliyormuşuz. İşte zorla milletimizin evlerini yıkıyormuşuz. Rezerv alanları inşa ediyormuşuz. Ya biz zorla kimseye bir şey yapmadık. 11 ilde hiçbir kardeşimiz diyemez ki devlet geldi benim evimi zorla yıktı. Kim istiyorsa, kim iddia ediyorsa, çoğunluk ne diyorsa biz onu yaptık. Daha çöpünü toplayamıyorsun sen. Çöpünü toplayamayan bir belediye ve bunun Genel Başkanı bize bu işlerle ilgili ahkam kesemez" dedi. "Deprem bölgesinde 5 bin liraya kadar kira fiyatları düştü" Bakan Kurum, Özgür Özel’in ‘deprem bölgesinde 15 bin TL’nin altında kira yok’ iddialarına emlak sitelerindeki ilanları göstererek şu şekilde yanıt verdi: "Deprem bölgesinde 5 bin liraya kadar kira fiyatları düştü. Özgür Bey geçenlerde demiş ki ’15 bin liraya Osmaniye’de ev var, o da oturulacak ev değil.’ Ben gelirken araştırma yaptım. Osmaniye’de 7 bin 500 TL, 7 bin TL, 9 bin TL, 8 bin TL, 10 bin TL’ye evler var. Bakın 5 bin TL’den başlıyor. Diyor ki ’orada 5 bin liraya ev yok.’ Ya hep yalan hep iftira. Yani böyle siyaset olmaz. Bakın, Hatay’da 9 bin 500 lira, 8 bin 750 lira, 7 bin lira. Bakın yine başka bir bölge; bunlar bizim yaptığımız işler. 4 bin liradan başlıyor; Bir sürü ilan var. Diğer sitelerden de aldım. Biz öyle atarak tutarak konuşmayız. Gerçekçi, somut delillere dayanarak konuşuyorum. Burada konut kira fiyatlarını biz deprem bölgesinde 5 bin liraya kadar düşürdük. Bu çok önemli bir şeydi, ev yoktu. Buna rağmen evi olmayan, hak sahibi olmayan vatandaşlarımız için de konut inşası yapıyoruz. 500 bin sosyal konut projesi kapsamında bugün Kahramanmaraş’ımızda 8 bin 195 konutun kurallarını çektik." "İhtiyacı varsa konteynerde kalmasına müsaade ediyoruz" Bakan Kurum, konteyner kentlerde kalmaya devam eden vatandaşlarla ilgili soruya da şöyle cevapladı: "Konteynerde kalanları da açıkçası zorlamıyoruz. Yani ihtiyacı varsa, ihtiyaç sahibiyse valilerimiz tespitlerini yapıyor. Yani mesela evi çıkmış, konteyner kentte yaşayan var. İhtiyacı varsa müsaade ediyoruz. Yani gerçekten ihtiyaç sahibiyse, gerçekten taşınmayla ilgili bir problemi varsa, belki okulu yakındır, belki çocuğunun işi yakındır, bunların hepsini değerlendiriyoruz. Evlerimizin de teslim sayısı arttıkça zaten vatandaşımız da doğal olarak evine geçer. Benim tahminim mayıs-hazirana kadar birçoğu kalkacaktır. Kış bitecek, okul kapanacak, işte belki şehrin dışında artık memleketine gelecek." "Kimin kentsel dönüşümle ilgili ne projesi varsa gelsin, çalışmaya hazırız" Sunucu Mesut Yar’ın "Eğer farklı düşünen partilerinde siyasilerin bürokratların projeleri olursa size getirebilirler mi?" sorusuna Bakan Kurum şöyle cevap verdi: "Tabi ki her zaman, ben hemen hemen bütün muhalefet belediye başkanlarıyla görüştüm. Hepsini dinledim. Yalova’da Özgür Bey bize ‘kentsel dönüşümü engelliyor’ diyor. Yalova belediye başkanına bir sorsun ya. Yalova belediye başkanı benle gelmiş, görüşmüş kentsel dönüşüm çalışmayla alakalı projelerini ortaya koymuş. Hepsinde istişare etmişiz, kararlarımızı almışız, yürüyor. Yani öyle bir şey ki kendi belediye başkanlarından bihaberler. Biz buradan bütün 81 ile aktaralım. Kimin ne projesi varsa kentsel dönüşümle ilgili gelsin, biz beraber çalışmaya hazırız. Yeter ki vatandaşımızın; canına, malına zarar gelmesin. Bu acıları bir daha yaşamayalım."
SGK Başkanlığı’na Yunus Elitaş atandı
06 Şubat 2026 Cuma - 00:42 SGK Başkanlığı’na Yunus Elitaş atandı Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar hakkında karar Resmi Gazete’de yayımlandı, karar ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığı’na Yunus Elitaş atandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile yayımlanan karar ile birlikte, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığı’na Yunus Elitaş atandı. SGK’da açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliğine Celalettin Sıvacı atandı. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Yardımcısı İsmail Ertüzün ise görevden alındı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nda (BDDK) İkinci Başkanlığına Yakup Asarkaya, Üyeliklerine ise Olcay Turan ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Raci Kaya atandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda, Bakanlık Rehberlik ve Teftiş Başkanı Bekir Aktürk ve Bakanlık İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü İbrahim Esenkar görevden alındı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Uluslararası İşgücü Genel Müdür Yardımcılıklarına Harun Aydoğmuş ve Cem Gökmen Gökçe, Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdür Yardımcılığına Selim Dağlıoğlu, Hukuk Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına Salih Turgay Işık, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’na Rıfat Koray Köprülüoğlu atandı. Milli Eğitim Bakanlığı’nda ise, Çankırı İl Milli Eğitim Müdürü Muammer ÖZTÜRK, görevden alındı. Çankırı İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Ayhan Işık, Bursa il Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Gürhan Çokgezer, Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu, Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, Van İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Nurettin Aras, Van İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, Şırnak İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu, Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Selehattin Kal atandı.
Ankara’da akademisyenin çocukları hedef alan paylaşımlarına tepki
05 Şubat 2026 Perşembe - 22:18 Ankara’da akademisyenin çocukları hedef alan paylaşımlarına tepki Ankara Üniversitesinde görev yapan bir akademisyenin sosyal medya hesapları üzerinden çocuklara yönelik paylaşımlar yaptığı ortaya çıktı. Vatandaşlar paylaşımlara tepki gösterirken, Ankara Üniversitesi paylaşımlarla ilgili gerekli tetkiklerin başlatıldığını açıkladı. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde akademisyen olarak görev yapan Doç. Dr. Sırma Oya Tekvar’ın sosyal medya hesabı üzerinden çocukları hedef alan sözleri ortaya çıktı. Tekvar’ın sosyal medya hesabından çocuklara yönelik olarak, "Üretmeyin şu insan yavrularını, var olanları da uyutun" dedi. Tekvar’ın düzenli olarak hayvan hakları savunması adı altında, çocukları hedef aldığı paylaşımlarda bulunduğu ortaya çıktı. Tekvar, sokak hayvanları ile alakalı çıkan kanunun ardından, "Hayvanlara biçtiğiniz kader, çocuğunuzun kaderi olsun" dedi. Ayrıca Üniversite’de akademisyen olarak görev yapan Tekvar öğrencileri hedef alarak, "O arsız, edepsiz, histerik çocukların psikolojisini bozarken aldığım hazzı anlatamam. Gayet de çocuk sevmiyorum" dediği ortaya çıktı. Tekvar’ın sosyal medyadan yaptığı paylaşımlarına vatandaşlardan tepki geldi. Ankara Üniversitesinden açıklama Vatandaşların tepkisinin ardından konuya ilişkin olarak Ankara Üniversitesi tarafından açıklama yapıldı. Açıklamada, "Üniversitemiz bünyesinde görev yapan bir öğretim üyesinin geçmişte yaptığı iddia edilen sosyal medya paylaşımları ile ilgili sosyal medya platformlarında yer alan haber ve paylaşımlar, üniversite yönetimimiz tarafından yakından takip edilmektedir. Söz konusu paylaşımlar ile ilgili gerekli tetkikler başlatılmış olup, işlemler ilgili mevzuat hükümleri ve üniversitemizin kurumsal ilke ve değerleri çerçevesinde yürütülmektedir. Süreç tamamlandığında, şeffaflık ve kamuoyuna karşı sorumluluk anlayışımız doğrultusunda gerekli bilgilendirme kamuoyu ile paylaşılacaktır" ifadelerine yer verildi.
TBMM’de 6 Şubat depremleri için özel oturum
05 Şubat 2026 Perşembe - 20:30 TBMM’de 6 Şubat depremleri için özel oturum TBMM Genel Kurulu’nda, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıldönümü dolayısıyla özel bir oturum gerçekleştirildi. TBMM Genel Kurulu bugün Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremi gündemiyle toplandı. Toplantıda konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 3 yıl öncesine gittiklerinde gerçekten insanlık tarihinin görmüş olduğu en büyük felaketlerden biri yaşandığını belirterek, "11 vilayette 15 milyon insanımızı ilgilendiren ve 850 bin bağımsız konutun, iş yerinin ve bütün kurumların, bütün şehrin, köyün, mahallenin yerle yeksan olduğuna tanık olduk. Depremin akabinde hep beraber oradaydık. Yollar kapalıydı, yollar adeta ayağa kalkmıştı. Sonuç itibarıyla, ulaşım imkanı olmayan havaalanlarının, yolların, bütün altyapının, bütün her şeyin çöktüğü büyük bir enkaz söz konusuydu ve ilk andan itibaren, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, hükümetimizin canhıraş bir şekilde 11 vilayete derhâl intikal ederek milletvekillerimizle, bütün kamu kurum ve kuruluşlarımızla, Mehmetçik’imizle, ordumuzla, polisimizle, AFAD’ımızla, Kızılayımızla, hep beraber, bütün sivil toplum kuruluşlarıyla, milletimizin o maşeri vicdanından neşet eden o duygu seliyle beraber bütün insanlarımızla devletimiz el ele vererek bu büyük yıkımı, acıyı dindirmek için ellerinden geleni yaptı. Bütün her şey gözümüzün önünde cereyan etti. Bu konuda bütün veriler, bütün görüntüler, her şey ortadadır" dedi. Deprem döneminde ’Ordu zamanında kışladan çıkmadı’ iddiaları ile ilgili konuşan Akbaşoğlu, "Birtakım suçlamalar var ’Ordu zamanında kışladan çıkmadı’ diye. Bakın, Milli Savunma Bakanlığımızın görüntüleri anında yayınlandı ve binlerce Mehmetçik’imizin 11 vilayete intikaliyle beraber ilk andan itibaren vatandaşımızın yanında olduğu net, delilli, ispatlı ama hala bu gerçeğe rağmen bu gerçekleri ters yüz etmek, ordumuza, Mehmetçik’imize bu konuda söz söylemek vicdanları sızlatmaz mı? Hakikate bühtan değil mi bu? Rica ediyorum, herkes kendine saygılı olsun, herkes hakikate saygılı olsun. Hiçbir şey bağlamından kopartılarak uydurmalarla, yalan ve iftiralarla başka noktalara taşınmaya çalışılmamalı, gerçeği ortaya koymalıyız; bunu hepimiz için söylüyorum. Siyasette anlayışımız, hakikat ve ahlak temelli siyaset anlayışımızdır; algıya dönük değil olguları ortaya koyan bir anlayışla siyaset yapmaktır. Algı bambaşka, olgu bambaşka" şeklinde konuştu. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ise, "Bizler büyük kazanlarda toplu yemek yapmayı öğrendik. 15 gün boyunca yıkanmadık, ekmeği paylaştık insanlarla" ifadelerini kullanarak, "Türkiye’nin her yerinden üniversitede okuyan öğrenciler, çocuklar geldi, kazmayı küreği alan çalıştı, belediyedeki itfaiye görevlileri çalıştı, polisler çalıştı. Kayseri Belediyesi de vardı, Mersin Belediyesi de vardı, biz vardık" dedi. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk ise, "Depremler elbette birbirleriyle kıyaslanamaz ama aynı büyüklükteki sarsıntıların binlerce can almaması oralarda alınan derslerin somut sonucudur. Ülkeler yaşadıkları görece az kayıplardan bile büyük dersler çıkarıyor, buna uygun yapılaşma ve denetlemeler söz konusu. Örneğin, Meksika’da 2017’de yaşanan 7,1 şiddetindeki depremde 370 kişi ölmüştü, 2022’de ise daha yüksek şiddetteki, 7,6 şiddetindeki bir depremde sadece 1 kişi hayatını kaybetti" ifadelerini kullandı. MHP Adana Milletvekili Ayşe Sibel Ersoy, 6 Şubat depremlerinin sadece binaları, yolları, köprüleri değil, gönüllerimizi, hayallerimizi, geleceğimizi de sarsan bir felaket olduğuna dikkat çekerek, "Bu derece büyük felaketin elbette telafisi kolay olmuyor. Bu büyük imtihan ancak bu büyük milletin sahip olduğu, derin köklerimizden gelen kardeşlik ve dayanışma ruhunun verdiği mücadele gücüyle atlatılmaya çalışılmıştır. Böylesi zamanları tarihte pek çok kez geçirmiş olmamızın verdiği tecrübeler bu büyük felaketin inşa sürecini kuvvetlendirmiş, birlik ruhuyla acılarımızı hafifletmiş, yaralarımızı sarmamızı ve bu sıkıntıların üstesinden gelmemizi de kolaylaştırmıştır. Milletimizin dayanışma içerisinde sergilediği asrın birlikteliğiyle depremin yaralarını sarmak, umudu yeniden inşa etmek ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürümek için gerekli olan inancı, kararlılığı, gücü ve asrın birlikteliğini, yalnızca bugünün değil yarının da teminatı olarak gören yaklaşımımızla, gelecek nesillere aktaracağımız en değerli mirasımız olarak daha da pekiştireceğiz" ifadelerini kullandı. Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık da, millet olarak çok zor bir süreç geçirdiklerini kaydederek, "Bu süreçte de aziz ve asil milletimiz nasıl bir millet olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Gerçekten de depremin ilk anından itibaren sağına soluna bakmadan, herhangi bir yerden talimat, yardım beklemeden milletimiz adeta deprem bölgelerine aktı. Herkes elinden gelen ne varsa, dükkanında ne varsa her şeyi aracına yükledi ve deprem bölgelerine aktı. Bu vesileyle de buradan aziz milletimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Bilal Erdoğan, "Kütüphane Sohbetleri" programına konuk oldu
05 Şubat 2026 Perşembe - 19:35 Bilal Erdoğan, "Kütüphane Sohbetleri" programına konuk oldu İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığının düzenlediği ‘Kütüphane Sohbetleri’ programına katıldı. AK Parti Kongre Merkezi’ndeki kütüphanede düzenlenen programda konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, dünyada eşitsizliğin ve adaletsizliğin büyümeye devam ettiğini ifade ederek, "Uluslararası sistemin yerinde yeller esiyor. Dünyanın en zengin adamı birkaç yıl içerisinde servetini 5-6’ya katlamış, hala ‘657 milyar dolardan 1 trilyon dolar servete erişmem lazım ki projelerimi, hayallerimi gerçekleştireyim’ diyor. Şu anda dünyada sözüne itibar edilen kimse insanlığın ve dünyanın iyiliği, refahı için bir şeyler geliştirmiyor. Bizi buraya getiren kapitalizm. İnsanlığın hem kapitalizmle hem sömürgecilikle yüzleşmeye ihtiyacı var ve ondan sonra bunların yerine hazzı değil insanı ve adaleti merkeze alan yeni dünya düzeni mümkün olabilir mi diye çalışması gerekiyor. Cumhurbaşkanımız ise yeni bir dünya mümkün diyor" ifadelerini kullandı. Gençlerin temiz bir muhakeme yeteneğinin olduğunu ve tahrip olmamış bir vicdana sahip olduklarını dile getiren Erdoğan, "Yeter ki ayaklarını sağlam zemine basabilsinler, sosyal medyada bir cümleyle karşılarına düşmüş bir sloganı yargı edinmeyip biraz kafa yorup, ‘biraz derinlemesine konuyu anlamaya çalışıyım da ondan sonra bir şeyler söyleyeyim’ desinler. Onu yaptıktan sonra gençleri tutamazsınız, yaptığımız çalışmalarda bunu gördüğüm için söylüyorum" dedi. "Ecdat, nice bizden büyük orduları yenmiş" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘3 çocuk’ vurgusuna değinen Erdoğan, "Cumhurbaşkanımız 3 çocuk dediğinde herkes güldü. ‘Yine Cumhurbaşkanımızın 3 çocuk esprisi’ dediler. Espri değil, söylüyor ve anlatıyor. 2025’in illa ‘Aile Yılı’ olması mı gerekiyordu? 1,5 milyon öğrenci okula başlarken geçen sene 930 bin öğrenci başlamış. Ülke olarak bitiyoruz, tükeniyoruz. Biz de hızla yaşlanıyoruz, bunu ciddi şekilde çevirebilmiş ülke olmamış. Mesela biz 1 buçuğun altına düşmüşüz ama düştükten sonra 2’nin üstüne çıkmış ülke yok. Biz niye yapamayalım? Bu millet hakikaten yapılamayan işleri yapmış, biz inanılmaz işleri başarmış milletiz. Ecdat, nice bizden büyük orduları yenmiş. En iyi topları döktürmüş, en iyi yayları yapmışız ve en iyi kılıçlar bizde olmuş. Bugün Selçuk Bayraktar’ın yaptığı işlerle bizim yüzlerce yıl en iyi yayları ve okları pratikliğimizle ve teknolojiyi kullanmamızla başarmışız" diye konuştu. "Türkiye’de büyüyen bir gencin dünya çapında durumları düşünebilecek cüreti olduğunu düşünüyorum" Erdoğan, konuşmasının ardından programa katılan gençlerin sorularını cevapladı. Günümüz gençlerinin önceki kuşaklara kıyasla sahip olduğu en büyük avantajın sorulması üzerine Erdoğan, "Bence gençlerin dünyadaki diğer öğrencilerden geri kalmayan bir imkanı var ve bu büyük bir şans. Dünyanın hiçbir yerinden geri kalmadan ve eğitimde dünyanın birçok ülkesinde olmayan modelleri ülkenin tamamında uygulamayı başarmışız. Böyle de avantajlarımız var. Gençler için beşeri altyapımızın artık çok güçlü olmasını saymak lazım. Bugün Türkiye’de doğan bir çocuğun, büyüyen bir gencin dünya çapında durumları düşünebilecek cüreti olduğunu düşünüyorum. Olması gerektiği ayrı bir mesele, artık var. Ben bunun da gençler için büyük bir şans olduğunu düşünüyorum" cevabını verdi. Bir katılımcının Kahramanmaraş merkezli depremlerin meydana geldiği sırada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hissettiklerini sorması üzerine Erdoğan, "Cumhurbaşkanımızın tepkileri düşünmeksizin ‘ben buraya gideceğim, ben bu işi yapacağım’ inancı muhteşem. Bunu yapması oradaki idarecilerin, kamu görevlilerinin ve siyasetçilerin doğru mesajı almasını sağlıyor. Bir sürü tanıdığı insanı kaybetmiş insanların morali bozuk, ‘Cumhurbaşkanı geldi, her şeye rağmen bu kadar erken geldi’ şeklinde onlara moral veriyor. Zaten o günden beri hem Cumhurbaşkanımız hem bakanları hem AK Parti’nin bütün temsilcileri gitmeye devam etti. O sayede bu kadar iş oluyor. Çin de yapamazdı, siz 3 yılda 455 bin konutu yıkılmış şehirlerin üzerine yapıyorsunuz. Şehirlerin altyapısı da yıkılmış, her şeyini yeniden yapıyorsun" dedi. "Cumhurbaşkanı, her camianın önemli meselelerini çözmüş kişidir" Fransız futbolcu N’Golo Kante’nin Fenerbahçe’ye transfer olma sürecine ilişkin sorusu üzerine Erdoğan, "Bu ne ilk, ne son. Bir kere Türkiye’de sporcu bir Cumhurbaşkanı var. Kendisi 10 seneden fazla amatör futbol oynamış, Fenerbahçe’den transfer teklifi almış, direkten dönmüş. Bizzat sporcu olan bir Cumhurbaşkanı var. Dolayısıyla spor kamuoyu da zaman zaman Cumhurbaşkanı’na haksızlık etti. Her camianın zaman zaman Cumhurbaşkanına çok ciddi falsoları oldu ama Cumhurbaşkanı, her camianın önemli meselelerini çözmüş kişidir. İşte Galatasaray’ın stadını yapmıştır, Beşiktaş’ın bir şeyini yapmıştır. Zaten sorduğun zaman söylerler, sormadan kolay kolay söylemezler. Cumhurbaşkanı, bu transfer başka bir kulübün olsa yine yapardı" cevabını verdi. Epstein dosyalarının açıklanmasının sorulması üzerine Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Batı bir medeniyet. Bir kültürü var, eserler ortaya koymuş, farklı alanlarda birçok literatür oluşturmuş ve şehirler inşa etmiş ama bu medeniyetin nereden, ne ile beslendiğine baktığımız zaman kan, gözyaşı görüyoruz. Köleleştirilen Afrika halkları, yok olmuş Amerika uygarlıklarının üzerine kurulduğu için bereketi olmadı ve olmuyor. Bu şekilde kurulmuş bir medeniyet insanlığa huzur getirmiyor."
Adalet Bakanı Tunç, İşyurtları’nın Kızılay satış mağazasında vatandaşlarla alışveriş yaptı
05 Şubat 2026 Perşembe - 18:25 Adalet Bakanı Tunç, İşyurtları’nın Kızılay satış mağazasında vatandaşlarla alışveriş yaptı Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu’nun Kızılay’daki satış mağazasını ziyaret etti. Mağazada vatandaşlarla birlikte alışveriş yapan Bakan Tunç, çalışanlara kolaylıklar diledi. Vatandaşlarla sohbet eden Bakan Tunç, ürünler hakkında da vatandaşlardan geri bildirim aldı. Alışveriş yaparken Bakan Yılmaz Tunç ile sohbet eden vatandaşlar ürünlerin kaliteli olduğunu, İşyurtları mağazalarından alışveriş yapmaktan memnuniyet duyduklarını söyledi. İşyurtları eğitim ve üretim faaliyetleri hakkında açıklamalarda bulunan Bakan Tunç, İşyurtları müdürlüklerinde hükümlü ve tutuklarının topluma kazandırılmaları için bir taraftan mesleki eğitimler verilirken bir taraftan da üretim yapıldığını kaydetti. Yılmaz Tunç, Ceza İnfaz Kurumlarındaki atölye ve tesislerde üretilen ürünlerin satış mağazalarında ve Türkiye’nin farklı illerinde düzenlenen fuarlarda vatandaşların beğenisine sunulduğunu belirtti. Hükümlü ve tutukların İşyurtları atölyelerinde öğrendikleri meslekleri tahliye olduktan sonra da kendi işlerini kurarak icra edebildiklerini aktaran Bakan Tunç, "Bugün Kızılay’daki İşyurtları Satış Mağazamızı ziyaret ettik. Tüm mağazalarımızda olduğu gibi burada da gıdadan giyime, ayakkabıdan hediyelik eşyaya varıncaya kadar birçok ürün kaliteli ve uygun fiyatlarla vatandaşlarımıza sunuyoruz. Amacımız ceza adaleti sisteminde bir yaptırımla karşı karşıya kalan hükümlü ve tutuklunun ıslahını gerçekleştirmek. Onları topluma kazandırmak. İşyurtları Kurumumuz vasıtasıyla oluşturduğumuz tesis ve atölyelerdeki üretim süreçlerinde onları kendi istekleriyle çalıştırıyoruz. Hem kendi ekonomilerine, hem de üreterek ülkemiz ekonomisine destek sağlıyorlar. Bu çalışmalarla bir meslek kazanmış ve o mesleği cezaları bittikten sonra dışarıda uygulayarak topluma kazanmış oluyorlar" dedi. 3 binden fazla atölye ve fabrikada 200’den fazla iş kolunda üretim yapıldığını vurgulayan Bakan Tunç, "Birinci amacımız ceza adaletine katkı sağlamak, toplumu suçtan korumak, toplumsal huzuru daha da kuvvetlendirmek, suç işleyen kişileri cezaevinden tahliye olduğunda artık suç işlemeyecek şekle getirmek. Bu süreçte üretim aşamasında ortaya çıkan ürünler uygun fiyatlarla ve kaliteli bir şekilde vatandaşlarımıza sunuyoruz. Gıdadan, hayvancılığa, süt ürünlerine, tekstile, mobilyaya, metal eşyaya varıncaya kadar aklınıza gelen insanın ihtiyacı olan her çeşit ürün İşyurtlarımızda üretiliyor. Bugün vatandaşlarımızın memnuniyeti de sohbetlerimizde gördük ve mutlu olduk" diye konuştu. Ceza ve İnfaz Kurumlarında hükümlülerin, infaz sonrası yaşamlarında topluma kazandırılmaları ve meslek edinmeleri amacıyla yürütülen 378 İşyurdu Müdürlüğü bulunuyor. Fabrika gibi çalışan 3 binden fazla atölye ve tesiste her yıl ortalama 70 bin hükümlü ve tutuklu çalışıyor. Mobilyadan tekstil ve konfeksiyona, metal işlerinden el emeği ürünlere, temizlikten kozmetiğe, inşaat ve onarım malzemelerinden gıda, tarım ve hayvancılığa kadar 200’den fazla iş kolunda üretilen ürünler Türkiye genelinde 97 satış mağazasında satışa sunuluyor.
Yazıhan Belediye Başkanı Göçer: "Ben partime ihanet etmedim"
05 Şubat 2026 Perşembe - 16:43 Yazıhan Belediye Başkanı Göçer: "Ben partime ihanet etmedim" Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yönelik eleştirileri sebebiyle CHP Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen Malatya’nın Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, "Ben partime ihanet etmedim. Kimseyi arkasından hançerlemedim. Yıllardır alınamayan bir ilçeyi kazanarak partime hediye ettim" dedi. CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), CHP Genel Merkezi’nde toplandı. Kurulda, partisi CHP’ye yönelik eleştirileri nedeniyle tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle YDK’ye sevk edilen Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer’in savunması alındı. YDK’de yaptığı savunma sonrası açıklamada bulunan Göçer, buraya geliş amaçlarının savunma olmadığını söyleyerek, "Biz parti suçu işlemedik. Rüşvet, intikam ve kamuyu zarara sokan insanlar parti suçu işler. Parti suçu kim işler? Partisine zarar veren, partisinin iktidara gelmesini engelleyen kişiler partiye zarar verir. Bizler disiplin kuruluna; ilk başta Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı’nın hakkında fezleke olduğundan dolayı görevinden istifa etmesi gerektiğini belirttim. Çünkü herhangi bir suçla hakkında fezleke olan şahısların bizim gibi insanların disipliniyle ilgili karar vermeye yetkili olmadığını düşünüyorum. Bunu bizzat disiplin kurulu başkanına belirttim" diye konuştu. "Ben partime ihanet etmedim" Belediye başkanlığını yaptığı Yazıhan Belediyesi’nde çok çalıştığını aktaran Göçer, "Ben partime ihanet etmedim. Kimseyi arkasından hançerlemedim. Yıllardır alınamayan bir ilçeyi kazanarak partime hediye ettim. Ben tek adamlığın artık bitmesi gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’nin Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihtiyacı var. Bizler siyasi geleceğimiz için yapılan haksızlıklara boyun eğer ve sessiz kalırsak çocuklarımıza iyi bir gelecek bırakamayız. Biz bu hassasiyeti taşıyoruz ve bunun için de mücadele ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bugün burada gelip savunma yapmayı da zul olarak görüyorum" Göçer, partinin birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğunu dile getirerek şunları kaydetti: "Ben Aziz İhsan Aktaş’ın arkadaşı değilim. Ben Aziz İhsan Aktaş’ın otobüsüne, minibüsüne binmedim. Ben rüşvetle, irtikapla suçlanmadım. Ben partimin iktidara gelmesi için partide gördüğüm yanlışları söylediğimden dolayı bugün burada gelip savunma yapmayı da zul olarak görüyorum. Ama yine ifade verdim."
Select USA Roadshow’un Ankara durağında Türk firmalarına ABD’deki yatırım fırsatları anlatıldı
05 Şubat 2026 Perşembe - 16:18 Select USA Roadshow’un Ankara durağında Türk firmalarına ABD’deki yatırım fırsatları anlatıldı Ankara’da Select USA programı kapsamında düzenlenen Roadshow toplantısında, Türk firmalarının ABD’ye doğrudan yatırımlarının artırılması ve iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin derinleştirilmesi ele alındı. ABD’ye doğrudan yabancı yatırımı teşvik etmeyi, yeni iş bağlantıları kurmayı ve ekonomik kalkınmayı desteklemeyi hedefleyen ‘Select USA’ programının 2026 yılı Roadshow toplantılarının Ankara bölümü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ev sahipliğinde gerçekleşti. Bir ABD federal hükümet programı olan Select USA etkinliği kapsamında Amerikan eyalet yetkilileri, Türk firmalarına Iowa, Mississippi, Ohio, Pennsylvania, South Carolina, Virginia, West Virginia eyaletlerindeki yatırım fırsatları hakkında bilgi verdi. Ayrıca hukuk, finans, vize, muhasebe, iş geliştirme, inşaat ve lokasyon seçimi alanlarında Türk firmalarına Amerika’ya açılma süreçlerinde destek sağlayabilecek Amerikan hizmet sektörü firmaları da delegasyonda yer aldı. ABD’nin Ankara Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Frank Joseph, inovasyon ve girişimciliğin refahın temel itici güçleri olduğunu belirterek, bu anlayışın Türkiye ile ABD arasında paylaşılan ortak bir vizyonu yansıttığını kaydetti. Joseph, Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik ilişkinin cesur şirketler, iddialı girişimciler ve yenilikçi fikirler etrafında şekillendiğini ifade ederek, Türk firmalarının kendi alanlarında küresel ölçekte liderlik potansiyeline sahip aktörler olarak görüldüğünü vurguladı. ABD’nin bu sürecin parçası olmayı arzu ettiğini dile getiren Joseph, bu çerçevede Türk şirketlerine büyümeleri için ABD pazarının kapılarının açık olduğunu dile getirdi. ABD pazarının güçlü sermaye yapısı, dünya çapında üniversiteleri ve gelişmiş teknoloji ekosistemleriyle öne çıktığını belirten Joseph, Türk yatırımcılar açısından istikrarlı ve öngörülebilir bir ortam sunduğunu ifade etti. Joseph, ABD’de uygulanan şeffaf ve kurallara dayalı sistemin, Türk yatırımlarını koruduğunu ve Türk şirketlerinin inovasyon kapasitesini geliştirmesine imkân tanıdığını söyledi. Türk şirketlerinin ABD’ye yaptıkları yatırımların yalnızca bir pazara erişim anlamına gelmediğine dikkat çeken Joseph, bu yatırımların firmaları küresel değer zincirlerine entegre ettiğini, markaların uluslararası alandaki güvenilirliğini güçlendirdiğini ve uzun vadeli büyüme için stratejik bir zemin oluşturduğunu dile getirdi. "Freedom 250" girişimine de değinen Joseph, bu sürecin ABD’nin 250. bağımsızlık yılına yaklaşırken ekonomik özgürlük ve güvenilir ortaklarla iş birliğine verilen önemi yansıttığını ifade etti. Freedom 250’nin adil rekabet ve ortak refah anlayışını benimseyen Türk yatırımcıları teşvik etmeyi amaçladığını belirten Joseph, ABD’nin Türk iş dünyasını uzun vadeli bir ortak olarak gördüğünü kaydetti. Joseph, Türk yatırımcıları ABD’de birlikte üretmeye, yenilik geliştirmeye ve küresel ölçekte başarı hikâyeleri inşa etmeye davet ederek, bu iş birliğinin yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de kapsayan bir perspektifle ele alındığını sözlerine ekledi. Programın ardından değerlendirmelerde bulunan Virginia Eyaleti Ekonomik Kalkınma Ortaklığı (VEDP) Yabancı Doğrudan Yatırımlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Antje Abshoff, Türk pazarının ve Türk şirketlerinin Virginia için büyük önem taşıdığını vurguladı. Abshoff, Virginia eyaleti olarak Select USA Roadshow kapsamında Türkiye’de Türk şirketleriyle verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, bu firmaların yalnızca ABD pazarına giriş değil, aynı zamanda ABD’de ölçek büyütme ve sürdürülebilir şekilde büyüme hedefleriyle ilgilendiklerini kaydetti. Bu hedeflerin, Virginia’daki mevcut ekosistem sayesinde güçlü biçimde desteklenebileceğini dile getirdi. Virginia’nın güçlü olduğu sektörlere değinen Abshoff, Türk şirketleri için havacılık ve savunma, otomotiv, kimya, plastik, metal gibi ileri malzemeler, teknoloji, yapay zekâ ve yazılım alanlarında önemli fırsatlar bulunduğunu söyledi. Abshoff ayrıca, Virginia’nın yalnızca ABD’nin değil, dünyanın en büyük veri merkezi pazarına ev sahipliği yaptığını vurguladı. Bunun yanı sıra gemi inşası, kompozit malzemeler ile gıda ve içecek işleme sektörlerinin de öne çıktığını belirten Abshoff, Virginia’da bu alanda hâlihazırda önemli Türk yatırımlarının bulunduğunu ifade etti.
SelectUSA Roadshow’un Ankara durağında Türk firmalarına ABD yatırım fırsatları anlatıldı
05 Şubat 2026 Perşembe - 16:10 SelectUSA Roadshow’un Ankara durağında Türk firmalarına ABD yatırım fırsatları anlatıldı SelectUSA programı kapsamında Ankara’da düzenlenen Roadshow toplantısında, Türk firmalarının ABD’ye doğrudan yatırımlarının artırılması ve iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin derinleştirilmesi ele alındı. ABD’ye doğrudan yabancı yatırımı teşvik etmeyi, yeni iş bağlantıları kurmayı ve ekonomik kalkınmayı desteklemeyi hedefleyen ‘Select USA’ programının 2026 yılı Roadshow toplantılarının Ankara bölümü, TOBB ev sahipliğinde gerçekleşti. Bir ABD federal hükümet programı olan Select USA etkinliği kapsamında, Amerikan eyalet yetkilileri Türk firmalarına, Iowa, Mississippi, Ohio, Pennsylvania, South Carolina, Virginia, West Virginia eyaletlerindeki yatırım fırsatları hakkında bilgi verdi. Ayrıca hukuk, finans, vize, muhasebe, iş geliştirme, inşaat ve lokasyon seçimi alanlarında Türk firmalarına Amerika’ya açılma süreçlerinde destek sağlayabilecek Amerikan hizmet sektörü firmaları da delegasyonda yer aldı. Programın açılış konuşmasında ABD Ankara Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Frank Joseph, inovasyon ve girişimciliğin refahın temel itici güçleri olduğunu belirterek, bu anlayışın Türkiye ile ABD arasında paylaşılan ortak bir vizyonu yansıttığını kaydetti. Joseph, yaptığı konuşmada, Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik ilişkinin cesur şirketler, iddialı girişimciler ve yenilikçi fikirler etrafında şekillendiğini ifade ederek, Türk firmalarının kendi alanlarında küresel ölçekte liderlik potansiyeline sahip aktörler olarak görüldüğünü vurguladı. ABD’nin bu sürecin parçası olmayı arzu ettiğini dile getiren Joseph, bu çerçevede Türk şirketlerine büyümeleri için ABD pazarının kapılarının açık olduğunu dile getirdi. ABD pazarının güçlü sermaye yapısı, dünya çapında üniversiteleri ve gelişmiş teknoloji ekosistemleriyle öne çıktığını belirten Joseph, Türk yatırımcılar açısından istikrarlı ve öngörülebilir bir ortam sunduğunu ifade etti. Joseph, ABD’de uygulanan şeffaf ve kurallara dayalı sistemin, Türk yatırımlarını koruduğunu ve Türk şirketlerinin inovasyon kapasitesini geliştirmesine imkân tanıdığını söyledi. Türk şirketlerinin ABD’ye yaptıkları yatırımların yalnızca bir pazara erişim anlamına gelmediğine dikkat çeken Joseph, bu yatırımların firmaları küresel değer zincirlerine entegre ettiğini, markaların uluslararası alandaki güvenilirliğini güçlendirdiğini ve uzun vadeli büyüme için stratejik bir zemin oluşturduğunu dile getirdi. Konuşmasında, "Freedom 250" girişimine de değinen Joseph, bu sürecin ABD’nin 250. bağımsızlık yılına yaklaşırken ekonomik özgürlük ve güvenilir ortaklarla iş birliğine verilen önemi yansıttığını ifade etti. Freedom 250’nin, adil rekabet ve ortak refah anlayışını benimseyen Türk yatırımcıları teşvik etmeyi amaçladığını belirten Joseph, ABD’nin Türk iş dünyasını uzun vadeli bir ortak olarak gördüğünü kaydetti. Joseph, Türk yatırımcıları ABD’de birlikte üretmeye, yenilik geliştirmeye ve küresel ölçekte başarı hikâyeleri inşa etmeye davet ederek, bu iş birliğinin yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de kapsayan bir perspektifle ele alındığını sözlerine ekledi. Programın ardından değerlendirmelerde bulunan Virginia Eyaleti Ekonomik Kalkınma Ortaklığı (VEDP) Yabancı Doğrudan Yatırımlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Antje Abshoff, Türk pazarının ve Türk şirketlerinin Virginia için büyük önem taşıdığını vurguladı. Abshoff, Virginia eyaleti olarak SelectUSA Roadshow kapsamında Türkiye’de Türk şirketleriyle verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, bu firmaların yalnızca ABD pazarına giriş değil, aynı zamanda ABD’de ölçek büyütme ve sürdürülebilir şekilde büyüme hedefleriyle ilgilendiklerini kaydetti. Bu hedeflerin, Virginia’daki mevcut ekosistem sayesinde güçlü biçimde desteklenebileceğini dile getirdi. Virginia’nın güçlü olduğu sektörlere değinen Abshoff, Türk şirketleri için havacılık ve savunma, otomotiv, kimya, plastik, metal gibi ileri malzemeler, teknoloji, yapay zekâ ve yazılım alanlarında önemli fırsatlar bulunduğunu söyledi. Abshoff ayrıca, Virginia’nın yalnızca ABD’nin değil, dünyanın en büyük veri merkezi pazarına ev sahipliği yaptığını vurguladı. Bunun yanı sıra gemi inşası, kompozit malzemeler ile gıda ve içecek işleme sektörlerinin de öne çıktığını belirten Abshoff, Virginia’da bu alanda hâlihazırda önemli Türk yatırımlarının bulunduğunu ifade etti.