Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. 2 saat süren toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklama yapması bekleniyor.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:16:40
Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. 2 saat süren toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklama yapması bekleniyor.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:49
CHP Genel Başkanı Özel: "Hangi partiden olursa olsun tüm gençler bizim gençlerimizdir"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Hangi partiden olursa olsun tüm gençler bizim gençlerimizdir. Ülkenin gençleridir. Herkesin de bunu böyle bilmesi, kabullenmesi gerekir" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı sonrası basın toplantısı düzenledi. 4 saat süren toplantının ardından açıklama yapan Özel, gündemlerinin ilk maddesinin, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında ele aldıkları, gençlik ve spor politikalarının oluşturduğunu kaydetti. "Bu millet, en karanlık ve zor zamanlarında bile aydınlığa yol açma iradesini gösterebilen bir millettir" Özel, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayarak, "19 Mayıs, Birinci Dünya Savaşı’ndan mağlup çıkan ve Mondros Mütarekesi ile işgale uğrayan ülkemizde herkes gelecekten umutsuzken milli mücadele kıvılcımının yakıldığı o tarihin 107’nci yıl dönümündeyiz. 19 Mayıs 1919 tarihinin önemi şudur; Bu millet, en karanlık ve zor zamanlarında bile aydınlığa yol açma iradesini gösterebilen bir millettir. Bu vesile ile işgal altındaki İstanbul’dan Bandırma Vapuru’na binerek, bizi bağımsızlığa getiren direnişi başlatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve yol arkadaşlarını minnetle anıyorum. Biz bugün verdiğimiz adalet ve demokrasi mücadelesinde o vapurdaki iradeyi pusulamız olarak kabul ediyoruz. 107 yıl önce ülkemizin üstüne işgalin gölgesi düşmüştü. Bugün de otoriter bir yönetimin baskılarının gölgesi altındayız" şeklinde konuştu. Özel, "Atatürk, Cumhurbaşkanı’ydı ama bu dünyadan göçüp giderken bu ülkeyi siyasetçilere emanet etmedi. Kendisi askerdi ama Cumhuriyet’i Genelkurmay Başkanlarına bırakıp gitmedi. Atatürk Cumhuriyet’i gençlere emanet etti. Ama bugün gençler otoriter bir yönetimin ağır baskıları altındadır. Hem ekonomik yoksulluk, hem de sosyal yoksulluk çekiyorlar. Çünkü özgürlükleri kısıtlayan yasakçı bir yönetimin karşısında zor durumdalar" ifadelerini kullandı. "Bu düzeni, gençlerin lehine değiştirmenin azim ve kararlılığı içerisindeyiz" Ülkedeki gençlerin pek çok zorlukla karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Özel, "Gençler ömürlerinin baharında ağır bir hayatla yüzleşiyorlar. Bugün yaptığımız toplantımızda bütünleşik gençlik güvencesini uzun uzun tartıştık. Ete kemiğe bürünmüş bu projeyi arkadaşlarımızın sunumu üzerine, tüm alanlardaki Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki politika başkanlarımız görüşlerini bildirdiler. Önümüzdeki dönemde bunu gençliğe yönelik bir büyük lansmanla duyuracağız. Bütünleşik gençlik güvencesini Türkiye’deki gençlerin hem değerlendirmelerine, tartışmalarına, önerilerine açacağız ve bir büyük projeyi hayata geçireceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında 5 ana alanda; eğitim, sağlık, istihdam, barınma, ekonomi alanlarında bütünleşik gençlik güvencesi paketimizi önümüzdeki dönemde gençlerin değerlendirmelerine sunacağız. Biz bu düzeni, gençlerin lehine değiştirmenin azim ve kararlılığı içerisindeyiz" ifadelerini kullandı. Özel, iktidara geldiklerinde işe ilk önce eğitimden başlayacaklarını aktararak "Kaliteli eğitimi, zengin ailelerin evlatlarının ulaşabildiği sınıfsal bir avantaj olmaktan çıkaracağız. Devletin okullarına yeterli öğretmen, güvenlik görevlisi ve sağlık personeli atamalarını mutlaka gerçekleştireceğiz. Okullarda bir öğün ücretsiz okul yemeği ve ücretsiz temiz içme suyu uygulamasını tüm Türkiye’ye yaygınlaştıracağız. Okullarda uyuşturucu, suç çeteleri ve akran zorbalığına karşı kararlı ve etkili önlemler alacağız. Liseyi bitiren her gencin iyi bir yabancı dil bilmesini ve dünyadaki akranlarıyla rekabet edebilecek teknolojik kabiliyetlere sahip olmasını temin edeceğiz. Bir yılda öğretim burslarını 1,5 çeyrek altın seviyesine yükselteceğiz" açıklamasında bulundu. "Genç Kiracı Yasası’nı çıkaracağız" Barınma sorunu olduğunu ve bunu da çözeceklerini anlatan Özel, "Cumhuriyet Yurtları ile barınma sorununu çözeceğiz. Genç Kiracı Yasası’nı çıkaracağız. Kiralık sosyal konutları gençlerin kullanımına sunacağız" dedi. "Hangi partiden olursa olsun tüm gençler bizim gençlerimizdir" Gençlerden yana bir iktidar olacaklarının altını çizen Özel, şu ifadeleri kullandı: "Hangi partiden olursa olsun tüm gençler bizim gençlerimizdir. Ülkenin gençleridir. Herkesin de bunu böyle bilmesi, kabullenmesi gerekir. Hiçbir genç hiçbir partiye mensup olmak zorunda değildir. Gençlerin eleştirme hakkı vardır, ayrı durma hakkı vardır, arzu ediyorsa birlikte olma hakkı vardır. Buna kararı verecek olan da gençlerin ta kendisidir. Buradan bütün gençlere sesleniyorum. Bu ülke sizin, bu Cumhuriyet sizin, bu gelecek sizin. Sözünüz kıymetli, elbette oyununuz kıymetli. Emeğiniz kıymetli. Sizden susmanızı isteyenler var. Siz konuşmaya devam edin. Sizden beklemenizi isteyenler var. Siz yürümeye devam edin. Sizi kendilerindenmiş gibi göstermeye çalışanlar var. Uyanık olmaya, bunlara karşı dikkatli olmaya devam edin. Atatürk’ün Samsun’a taşıdığı ideal bugün sizlerin omuzundadır. O ideal hürriyettir, egemenliktir, Cumhuriyettir. İşte 19 Mart darbesiyle saldırılan milletimizin bu idealleridir. Gençlerin umudu kazanacak, Türkiye kazanacak. Şimdiden tüm gençlerin 19 Mayıs’ını kutluyorum, yarın 19 Mayıs etkinliklerinde Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir mutlulukla yerini alacak. Gençlerin ne önünde olmak, ne de onları arkamıza takmak değil; onlarla birlikte olmak, onlardan öğrenmek, onlarla birlikte yürümek ve Türkiye’nin geleceğini onlarla birlikte aydınlatmak istiyoruz."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:45
BBP Genel Başkanı Destici: "Terör örgütü ve onun uzantılarına, elebaşlarına güvenmiyoruz"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Cumhur İttifakı ortaklarımıza da güveniyoruz ama biz terör örgütü ve onun uzantılarına, elebaşlarına güvenmiyoruz" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde Ankara Kent Konseyi yönetimini kabul etti. Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz ile Engelli, Gençlik, Çevre ve İklim, Kültür ve Sanat ile Diplomasi meclislerinin başkanlarının katıldığı görüşmede, kentin sorunları, toplumsal talepler ve çözüm önerileri ele alındı. Gazetecilerin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘Terörsüz Türkiye’ açıklamalarına ilişkin soruları üzerine Destici, "Devleti yönetenler adım atamaz mı? Elbette adım atar. Burada da önemli bir adım atılmıştır. Biz sürecin başında da dedik ki, ‘Biz devletimize güveniyoruz’. Cumhur İttifakı ortaklarımıza da güveniyoruz ama biz terör örgütü ve onun uzantılarına, elebaşlarına güvenmiyoruz. Çünkü geçmiş dönemde adımlar atıldı ve maalesef sonuçlanamadı. Neden? Çünkü onların ipi başkalarının elinde. Emperyalistlerin, siyonistlerin elinde. Onlar dur derse dururlar, yürü derse yürürler. Türk bayrağını eline almaya imtina edenlerle, ki rengini şehitlerin kanından almış ve Türkiye Cumhuriyeti devletini ve Türk milletini temsil ediyorlar. Türk milleti kavramı etnik bir temele dayanmıyor, sadece Türkler yok bunun içinde; Türk, Kürt, Türkmen, Arap, Zaza, Çerkez, Boşnak, Arnavut hepsi var. Alevi, Sünni hepimiz Türk milletinin bir ferdiyiz. Bayrak en önemli birlikteliğimizin, devletimizin sembolü. Bunu eline almaktan imtina edenlerle biz nasıl el sıkışacağız? Önce burada bir ruh sergilenmesi gerekiyor" diye konuştu. "Bizim partimiz Ankara" Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz ise, konuşmasında şunları söyledi: "Bugün şehirdeki en güçlü sivil toplum örgütleri seçilmiş oda başkanlarından tutun apartman görevlisi diye tanımlanan o kutsal mesleğin mensuplarına kadar ki, kırsaldaki bir çiftçiden şehirdeki bir profesöre kadar, opera sanatçısıyla Melike Hatun’un müezzinini aynı masada buluşturarak hiç kimsenin kimseyi ötekileştiremeyeceği bu toprağın gerçek sesini örgütledik ve şiirsel bir katılım oldu. Genel başkanlarımızı ziyaret ederek, şehrin özetini arz ediyoruz. Yeterince dövüştük. Aynı olan insanların bir an önce aynı masalar etrafında buluşup, yeniden dirilmemiz lazım. Genç işsizliğini azaltmamız lazım. 7 milyon üniversite öğrencimiz var. Nereye işe koyacağımız belli değil. Dolayısıyla sadece Ankara’da 4 bin üniversite öğrencimiz var. 1.5 milyon gencimiz var. Evlerde neredeyse genç nüfus, ev genci olarak kendisini odalarına sıkıştırmış durumda. Türkiye’nin en büyük sorunu insan kaynaklarının umutsuzluğu. Her şey düzelir, ekonomi düzelir ama insan kaynaklarının umutsuzluğunu reçeteyle, ilaçla düzeltemezsiniz. Bunun tek bir reçetesi var. Genel başkanların, yönetime aday olanların birbirine tebessümü. Biz sivil hayatta politikaya örnek olabilecek bir sosyal deney yaptık. Uzlaşabiliyoruz dedik genel başkanlarımızı ayırt etmeden. Bizim partimiz Ankara. Partimiz Ankara olarak bir sosyal deney ortaya koyduk" diye konuştu. Görüşme, karşılıklı hediyeleşme ve fotoğraf çekiminin ardından basına kapalı şekilde sürdü.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:36
Kabine, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı
Kabine, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı
27 Ocak 2026 Salı - 00:30
2026 yılı özel eğitime ihtiyaç duyan bireylere verilecek eğitim desteği tutarlarına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de
Engelli bireylerin özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde alacakları destek eğitiminin bütçeden karşılanacak tutarları yeniden belirlendi. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlandı. Engelli bireylerin özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanmasına ilişkin destek eğitim giderlerine yönelik yeni düzenleme Resmi Gazete’de yayımlandı. 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak hazırlanan tebliğ ile engelli bireylerin eğitim giderlerinin bütçeden karşılanacak kısmı belirlendi. Düzenlemeye göre, engelliler için sağlık kurulu raporu ile asgari yüzde 20 oranında engelli olduğu tespit edilen bireyler ile 18 yaş altı çocuklar için ‘Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu’ bulunan ve özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından destek eğitim alması uygun görülen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bireylerin eğitim giderleri Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. Eğitim için aylık 7 bin 748 lira, grup eğitimi için ise aylık 2 bin 168 lira Bu kapsamda, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu çerçevesinde faaliyet gösteren özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen destek eğitiminin bütçeden karşılanacak tutarı, katma değer vergisi hariç olmak üzere bireysel eğitim için aylık 7 bin 748 lira, grup eğitimi için ise aylık 2 bin 168 lira olarak belirlendi. Belirlenen tutarları aşan kısım ise ilgililer tarafından karşılanacak. Tebliğde, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödeme yapılmasına sebebiyet verilmesi halinde, söz konusu tutarların iki katı ve kanuni faiziyle birlikte ilgililerden müteselsilen tahsil edileceği hükme bağlandı. Bu fiillerin özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri tarafından tekrarı halinde ise kurum açma izinlerinin iptal edileceği belirtildi. Söz konusu tebliğ, 1 Ocak tarihinden geçerli olmak üzere yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi. Tebliğ hükümlerinin Hazine ve Maliye Bakanı tarafından yürütüleceği kaydedildi.
27 Ocak 2026 Salı - 00:29
Elektrik bağlantı süreçlerinde yeni dönem
EPDK, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği’ndeki değişiklik Resmi Gazete’de yayımlandı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği’nde değişiklik yapıldı. Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme ile elektrik bağlantı başvurularının dijital ortama taşınması ve lisanssız elektrik üretim tesislerinin şebekeye bağlantı esaslarının yeniden belirlenmesi öngörüldü. EPDK tarafından hazırlanan ‘Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yapılan değişikliklerle birlikte elektrik bağlantı süreçlerinde dijitalleşme sağlanması ve lisanssız elektrik üretimine ilişkin bağlantı kurallarının güncellenmesi amaçlandı. Enerji piyasası düzenleme kurumu tarafından yapılan düzenleme ile elektrik bağlantı başvuruları dijital ortama taşınırken lisanssız elektrik üretim tesislerinin şebekeye bağlantı esasları yeniden belirlendi. Başvurular artık dağıtım şirketlerinin internet siteleri üzerinden yapılacak. Dağıtım şirketleri 7 gün 24 saat çalışan online sistem kuracak. Lisanssız üretim tesisleri için bağlantı mesafelerine sınır getirildi ve ortak hat ve trafo kurulmasına imkan tanındı. Şebeke yatırımlarını yapan yatırımcıya, sonradan gelen kullanıcılar katılım bedeli ödeyecek. Ayrıca, tarımsal ve kırsal bağlantılara ilişkin yeni kriterler getirildi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 22:56
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden Suriye ordusunun operasyonlarının Türkçe talimatlarla koordine edildiği iddiasına yalanlama
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "Suriye ordusunun yürüttüğü operasyonların Şam hükümetine ait bir karargahtan Türkçe talimatlarla koordine edildiği" iddiasını yalanladı. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Söz konusu görüntülerin sınırlarımıza yönelik yasa dışı geçiş girişimlerinin engellendiği anlara ait olduğu ve 2021 yılında paylaşıldığı tespit edilmiştir. Bu görüntüler Arapça ses de eklenerek montajlanıp, kasıtlı olarak yeniden dolaşıma sokulmuştur. Aynı coğrafyada asırlardır müşterek değerler paylaştığımız dost, kardeş ve komşularımızın bu tarz dezenformasyonlara karşı duyarlı ve dikkatli olmaları önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 21:43
Ankara’da drift atan 2 sürücü hakkında "trafik güvenliğini tehlikeye sokmak"tan işlem başlatıldı
Ankara İl Jandarma Komutanlığına bağlı İl Trafik Jandarma ekipleri, trafik güvenliğini tehlikeye sokan sürücüler yakalandı. Ankara İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı trafik ekipleri, Etimesgut’ta gerçekleştirdikleri denetimde trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde drift atan 2 sürücüyü yakaladı. İhlali son 5 yıl içinde ikinci kez gerçekleştiren sürücünün ehliyeti daimi olarak iptal edilirken, diğer şahsın sürücü belgesine 2 ay süreyle el konuldu. Araçlardan biri 2 ay süreyle trafikten men edilerek, yediemin otoparkına çekildi. Ayrıca 2 sürücü hakkında "trafik güvenliğini tehlikeye sokmak" suçundan adli işlem başlatıldı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 21:23
Dışişleri Bakanı Fidan, Hamas Siyasi Büro Üyesi Halil Hayye ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hamas Siyasi Büro Üyesi Halil Hayye başkanlığındaki Hamas heyeti ile Ankara’da bir araya geldi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 20:57
Ankara’da trafikteki kavga kamerada
Ankara’da bir otomobil sürücüsü, trafikte tartıştığı motosiklet sürücüsüne saldırdı. Sürücünün başındaki kask aldığı darbeler sonucu zarar görürken, o anlar kameraya yansıdı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 20:10
CHP Genel Başkanı Özel: "(İBB’ye bağlı kreş) Kreşteki görüntülerde hiçbir olumsuzluk yok"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Kreşteki görüntülere göre hiçbir temas yok ama buna rağmen İBB soruşturmayı derinleştirerek sürdürdü, sürdürmeye de devam ediyor. Görüntülerde hiçbir olumsuzluk yok" dedi. CHP’nin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı, Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında Ankara’da gerçekleştirildi. Yaklaşık 3 buçuk saat süren toplantının ardından bir açıklama yapan Özel, "Türkiye, ağır bir uyuşturucu sorunuyla karşı karşıyadır. Bu sorun hem sağlık hem de bir güvenlik sorunudur. Ancak gelinen noktada uyuşturucu çeteleriyle ve bağımlılıkla mücadelenin maalesef etkin sonuçlar vermediği görülmektedir. Türkiye artık uyuşturucu ticaretinde yalnızca bir transfer ülke değildir, aynı zamanda bir hedef ülkedir. Bu nedenle ciddi bir anlayış, politika değişikliğine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu sorun sadece birkaç torbacının yakalanması meselesi olmadığı gibi, bazı ünlü isimleri uyuşturucu testine götürüp getirerek, konuyu magazinleştirerek çözülebilecek bir mesele hiç değildir. Gençlerin hayranlık duyduğu 19 ismi sıraya dizip, teste götürüp, 11’i temiz çıkınca onlara ‘pardon’ demek, insanların itibarıyla oynamak hem mücadeleyi zayıflatan hem de bu kişileri toplum ve hayranları önünde zor duruma sokan, ayrıca bu kişilerin ailelerini, çocuklarını da yaşadıkları sosyal çevre içinde zor durumda bırakan uygulamalardır. Kimseye de bir faydası yoktur" ifadelerini kullandı. "Kreşteki görüntülerde hiçbir olumsuzluk yok" İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) bağlı Eyüpsultan’daki bir kreşte çocukların darp ve istismar edildiği iddialarına değinen Özel, şunları söyledi: "Oradaki eğitmenimizin tespit ettiği ve aileye bildirdiği bir konu var. Bakanlar, ‘kreş’ diyorlar, çocuk etkinlik merkezi bunlar. Bu çocuk etkinlik merkezinde bir öğrenci üstü değiştirilirken göğsünde bir morluk, bir yara izine rastlıyor öğretmeni. Derhal anneyi arıyor ve diyor ki annesine ’Burasında bir morluk var, siz bunu gördünüz mü?’. Annenin cevabı, ’Çocuktur bunlar, düşer kalkar, morarır’ oluyor. Tutanak altına alıyorlar hem morluğu gördüklerini hem anneye bildirdiklerini ve annenin yanıtını. Daha sonra bundan baba haberdar oluyor ve bir anda baba, spor eğitimi veren diğer eğitmeni suçluyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi hemen bu konuda bir soruşturma başlatıyor ve görüntüler inceleniyor. Şimdi bu konudaki bir kargaşaya son verelim; kreşte tam 35 kamera var ve kreşte kör nokta yok. Gitsinler, 35 kameranın görüntülerini saklama mecburiyeti 15 gün, İBB 3 ay saklıyor. Gitsinler 35 kamerayı incelesinler ve ’şurası kör noktadır’ desinler. Öyle bir nokta yok ve kurallar gereğince spor yaptıran öğretmenin öğrenciye temas etmesi yasak. Görüntülere göre de hiçbir temas yok ama buna rağmen İBB soruşturmayı derinleştirerek sürdürdü, sürdürmeye de devam ediyor. Görüntülerde hiçbir olumsuzluk yok." "Varsa bir istismar yapan, onun canına okuyalım" Kendisinin ’Kabinede bir tane kadın bakan var. Erkeklerle yapılacak muhalefet yeter, kadın bakana özenli davranın’ dediğini hatırlatan Özel, "Bunu bu bakana özel değil, bütün kadın bakanlık yapan bakanlar bunu bilir; bütçelerinde titizlendiğimiz, doğru bir dil tercih ettiğimiz, polemikten uzak durduğumuzu. Çünkü yaptıkları görev ailedir, kadındır, çocuğun yüksek yararıdır dediğimiz, en özenli davrandığımız bakan, en özensiz dille çıkmış ortalıkta kendini yakıyor ’Kreşte istismar, kreşte istismar’ diye. Varsa bir istismar yapan, onun canına okuyalım. 780 kreşimiz var, git bakalım veli memnuniyetine bak. O kreşte suçladığın öğretmenlere bir bak; bir tanesi şehit eşi. Bir tanesi birkaç ay sonra bebeği olacak bir anne. Bir tanesi bir başka programdan yerleştirilmiş bir öğretmen. Ve diyorlar ki ’Efendim troller yazıyor.’ Güya 3 yaşındaki çocukla alay etmişler. Kamera kayıtları hepsini yalanladı. Biz yargıyı takip edeceğiz. Er ya da geç bu savcı gitmeyecek mi, 35 kamerayı almayacak mı? Kör nokta var mı yok mu diye bakmayacak mı? Doğru mu yanlış mı, bir yanlış varsa o yara orada mı, başka yerde mi oldu? Ne oluyor bu ortaya çıkmayacak mı? Çıkınca Mahinur Hanım nasıl gözümüzün içine bakacaksınız" şeklinde konuştu. "Genç Kiracı Yasası’ çıkaracağız" Dar gelirli gençler için ‘Kira Destek Fonu’ kuracaklarını söyleyen Özel, "25 yaş altı gençleri koruyan özel bir ‘Genç Kiracı Yasası’ çıkaracağız. Bölgesel ihtiyaçlara göre planlanmış, insani şartlara sahip yurtlar yapacağız. Cumhuriyet yurtlarını bir yıl içinde bitireceğiz. Eğitim kredilerini ihtiyaca göre yükselteceğiz. Geri ödemesiz bursların kapsamını genişleteceğiz. Yerel seçim gecesi şöyle seslenmiştim: Bavullarını toplayan gençler bir seçim daha beklemeye karar verdiler. İşte o seçim yaklaşıyor. Sakın umudunuzu kaybetmeyin. ’Bu ülkeden bir şey olmaz’ diyenlere de sakın kulak asmayın. Değişim istiyorsanız hep beraber mücadele edeceğiz. Sizden sadece oy vermenizi istemiyoruz, daha fazlasını istiyoruz. Biz gençlerin hayatta kalmak için değil, kendi ülkelerinde hayal kurmak için ve bu hayalleri gerçekleştirmek için yaşadığı bir Türkiye’yi inşa etmek istiyoruz. Vizesiz Avrupa’yı, yasaksız Türkiye’yi gençlerimizin omuzlarında yükselteceğiz" açıklamasında bulundu. "İlk gireceğimiz genel seçimlerde de başaracağız" İlk seçimlerinde Türkiye’nin birinci partisi olduklarını vurgulayan Özel, "Şimdi birileri seçimden korkup kaçabilir ama biz tarihte ilk kez yüzde 60’ı aşan erken seçim talebi için gayret göstermeye devam ediyoruz. Bizim safımız milletle birdir. Millet de bizimle beraberdir. İlk girdiğimiz seçimlerde başardık, ilk gireceğimiz genel seçimlerde de başaracağız. Ekrem İmamoğlu bugün hapiste olabilir ama mutlaka çıkacak, o seçime girecek ve bu milletin cumhurbaşkanı olacak" diye konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 20:00
Bakan Göktaş: "Çocuklarımızı korumak için yeni sosyal medya düzenlememizi hayata geçiriyoruz"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Çocuklarımızı çevrim içi platformların bu görünmeyen ama derin izler bırakan risklerinden korumak için yeni sosyal medya düzenlememizi hayata geçiriyoruz" dedi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 19:26
AK Parti Sözcüsü Çelik: "CHP’li belediyeler, yasal bir boşluktan faydalanarak bu yapıları “çocuk oyun evi” ya da “etkinlik alanı” adı altında Millî Eğitim Bakanlığı ve Aile Bakanlığı denetiminin dışına çıkarmıştır"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İnsani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında partisinin Genel Merkez binasında gerçekleştirilen MKYK toplantısın devam ettiği sırada basın açıklamasında bulundu. Çelik, Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, Şırnak İdil Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut ve Çorum Ortaköy Aştağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül’ün MKYK toplantısında AK Parti’ye katıldığını ifade etti. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konularındaki çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren AK Parti Sözcüsü Çelik, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge, iç içe ve birbiriyle ayrılmaz bütünlüğe sahip iki kavram. Zaman zaman bu ikisinin ayrı ayrı değerlendirilmeye çalışıldığını, aradaki bağın koparılmaya çalışıldığını görüyoruz. Aradaki bağı koparmaya çalışanların bu bağı kopardığı zaman yerine ne yerleştirmeye çalıştığına baktığımızda da terör örgütlerini meşrulaştırmaya, mazur göstermeye çalışan, terör örgütlerinin kazanımları dedikleri birtakım ifadeleri kazanım gibi sunma şeklinde yaklaşımların bu işlerin arkasında olduğunu görüyoruz. Bütün bu süreç terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge kavramlarının ne kadar zamanlı, doğru ve dünyanın içinden geçtiği bu dönemde ne kadar stratejik bir adım olduğunu bir kere daha gösteriyor. Onun için hem MKYK hem MYK hem de partimizin tüm organları açısından en hassasiyetle takip edilen konuların başında bu geliyor" ifadelerini kullandı. "Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerekiyor" Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, "Aynı şekilde hiçbir terör örgütünün de hiçbir şekilde var olmaması gerektiği temelindedir. Burada önceden beri uyarılarımızı net bir şekilde yapıyoruz. İki konuda net cümleler kurduk ve izahını da net bir şekilde yaptık. Birincisi terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci kapsamında PKK’nın bütün şube, uzantı ve illegal yapılanmalarıyla kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiğiydi. Buna Suriye, Irak, İran yapılanmalarının ve Avrupa’daki illegal yapılanmasının dahil olduğunu ifade ettik. Aynı şekilde bunun devamı olarak da değişik yöntemlerinin olabileceğini ifade ettik. Suriye açısından bizim önemsediğimiz, hem kan dökülmemesi, hem Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin haklarının garanti altına alınması ve terörün vesayetinden kurtulması hem de Suriye’nin birlik ve bütünlüğüne zarar veren terör ve asimetrik silahlı grupların ortadan kalkması, ancak bunun Suriye’nin bir parçası olarak gerçekleşmesidir. Bu bakımdan 10 Mart Mutabakatı’nın önemini özellikle vurguladık" diye konuştu. "Suriye’de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen bir kararname ortaya çıkmış oldu" Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan ve Suriye’deki Kürtlerin haklarını garanti altına alan kararnamenin son derece sevindirici olduğunu ifade eden Çelik, "Kararnameyi tam olarak okuduğun zaman Suriye Kürtlerinin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu, dillerinin ve kültürlerinin garanti altına alındığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Bazıları bu kararnameyi küçümsemeye çalışıyor ama Esad rejiminin özellikle inkar politikası dikkate alındığında Kürt kardeşlerimizin orada nüfus cüzdanı bile yoktu. Şimdi bunun devlet düzeyinde bir kararname ile garanti altına alınmış olmasının ortaya koyduğu irade beyanını hem sevindirici hem de önemli buluyoruz. Ortadoğu’da kimlik kavgaları, mezhep kavgaları son derece acı sonuçlar doğuruyor. Belki de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen böyle bir kararname ortaya çıkmış oldu. Önemli olan eylemlerdir ama Kürt kardeşlerimiz için hukuki bir zemin ortaya çıkmıştır. Bunun takibi gerekir. Bu konuda da biz hassasiyetlerimizi Suriye yönetimi ile paylaşıyoruz. Sayın Şara ve yönetimi de tek bir Suriye ilkesi etrafında bu konularda son derece hassas olduklarını ifade ediyorlar" dedi. "Gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" Suriye’de terör örgütleri ortadan kalktığı durumda Suriye Kürtlerinin, Türkmenlerinin, Araplarının ve diğer grupların en çok kazananlar olduğunu belirten Çelik, "Dolayısıyla Suriye’de son ortaya çıkan tabloyu bütün Kürtlerin, Türkmenlerin ve bütün Arapların kazanımı olarak görmek lazım. Eğer birileri herhangi bir yerde terör örgütünün kazanımı, herhangi bir etnik grubun kazanımı olarak görüyorsa burada son derece hastalıklı biz zihniyetin işlediğini ifade etmek lazım. Birileri çıkıp da SDG Kürtleri temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümle kuruyorsa, bu hastalıklı cümlenin bir başkasının çıkıp DEAŞ Arapları temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümleden farkı yoktur. Terör örgütleri konusunda ilkeli bir tutum ortaya koymak gerekir. Burada gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" ifadelerini kullandı. "Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" Çelik, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen toplantıda son derece ilginç mesajların verildiğini ve neoliberal siyasi düzeni savunanların belki de ilk defa bu düzenin bittiği ya da iflas ettiğini söylemeye başladıklarını kaydederek, "Uzun süre neoliberal ekonomik düzenin temsilcisi olan çevreler, bu düzenin sorunlarını bilmelerine rağmen bunu açıkça ifade edemiyorlardı. Bugün ise kamuya açık toplantılarda bu düzenin elitlerinin, neoliberal sistemin ikiyüzlülüğünü dile getirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bu durum, Cumhurbaşkanımızın yıllar önce dile getirdiği tespitlerin bugün adeta teyit edilmesi anlamına gelen son derece çarpıcı ifadelerin duyulmasına yol açmaktadır. Biz her zaman şunu söyledik; bu düzen adına norm koyma yetkisini kendisinde görenlerin, önce bu normlar eksik olsa bile bu normlara sadakati gerekir. Avrupa için geçerli gördüğünüz bir insan hakları veya hukuk devleti normunu Afrika ya da Asya için geçerli görmezseniz, bu bir gün tsunami etkisiyle gelir sizi vurur ve bununla karşılaşmak durumunda kalırsınız demiştik. Avrupa’daki bazı ülkeler Grönland tartışmaları üzerinden seslerini yükseltiyorlar ama itiraz ettikleri şeylerin aynısını Afrika’daki pek çok ülkeye yaptılar. Bugün itiraz ettikleri birtakım uygulamaların ve söylemlerin benzerlerini hala bir ay evvel Afrika’da bir ülkede darbe teşebbüsüne girişerek yapmaya çalıştılar. Dolayısıyla Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" değerlendirmesinde bulundu. İran’da meydana gelen gelişmeleri yakından ve endişe içerisinde takip ettiklerini dile getiren Çelik, İran’a yönelik herhangi bir dış müdahalenin karşısında olduklarını ve bu durumun son derece yanlış olacağını dile getirdi. "Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir" Kurulan Gazze Kurulu tarafından yapılacak olan çalışmaların yakından takip edileceğini aktaran Çelik, "Her zaman söylediğimiz gibi yanlış haberler ve aşırı söylemler kullanılıyor. Filistin’i Filistinliler yönetmelidir ve bu iradeyi gölgeleyecek tutumlar içerisine girilmemelidir. Kalıcı barışın tek yolu ateşkesin kalıcı hâle gelmesi ve ardından 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, entegre ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bu gerçekleşmeden kalıcı barış mümkün değildir. Ayrıca son derece acımasız ve yanlış cümleler kuruluyor. Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir. Gazze bir vatandır ve bunu yok sayan yaklaşımlar son derece vahşi ve barbar cümleler kurulması anlamına geliyor" dedi. Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik, bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" Bir gazetecinin Türkiye’nin Aynularab’a yaptığı insani yardımların sürüp sürmeyeceğini sorması üzerine Çelik, "İlk aşamada 11 tır gitti. Hangi ideoloji altında olursa olsun Suriye’de ve bölgede bütün terör örgütlerinin karşısındayız. Hiç kimse de terör örgütlerini oradaki kardeşlerimizle eşitlemesin. Şartlar ne olursa olsun, Suriyeli Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların yanındayız. Orada insani bir durum var. Bu insani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek. Oradaki Suriyeli Kürt kardeşlerimizi o olumsuz koşullarda asla yalnız bırakmayacağız" cevabını verdi. "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır" DEM Parti yöneticilerince AK Parti’nin Kürt sivillerin hedef alındığı iddialarına yeterince tepki göstermediğine yönelik ifadelerinin sorulması üzerine Çelik, "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır. SDG’nin ve PKK’nın yıllar boyunca ne kadar Kürt sivili öldürdüğü herkesin gözü önünde gerçekleşti. Bugün Suriye’de ister DEAŞ ister PKK ya da başka bir ad altında olsun, herhangi bir terör örgütü sivillere yönelik bir eylem yaptığında ilk karşı çıkan biz oluruz. Dolayısıyla, bunlar ideolojik oyunlardır ve siyasi bir cümle ifade etmemektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse, bunca olay yaşanmışken insan daha makul ve siyasi değerlendirme anlamına gelebilecek cümleler bekliyor ama maalesef bu kadar olay olurken sadece ideolojik oyunlar. Adı SDG ya da PKK olan bir örgütten yana destekleyici bir tutum olarak, ‘Kürtlerin iyiliğini düşünüyorum’ denilmesi birbirine taban tabana zıt iki cümle. Bir kere daha görüyoruz ki bu cümleleri kuranların bize dönük söyledikleri cevap verilecek siyasi cümleler değil, sadece ideolojik propaganda cümleleridir" dedi. "Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım" DEM Parti tarafından yapılan eylem çağrılarının ardından Diyarbakır ve Mersin’de meydana gelen güvenlik olayları bağlamında terörsüz Türkiye sürecindeki değerlendirmelerinin sorulması üzerine Çelik, "Bahsedilen provokasyonlar çerçevesinde hayatını kaybeden merhum için son derece üzüntülüyüz. Bu noktaya gelmemesi lazım, güvenlik güçleri gereken hassasiyeti gösteriyorlar. Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım ama aynı zamanda siyasilerin de provokasyona ortam oluşturacak dilden ve üsluptan uzak durması son derece önemlidir" ifadelerine yer verdi. "Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması değil" İsrail basınında yer alan Bilal Erdoğan dahil 29 Türk vatandaşının ülkeye girişinin yasaklanacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine Çelik, "Zaten Bilal Bey’in ve adı geçen kişilerin Filistin konusundaki hassasiyeti, her yıl yılbaşı sabahı yapılan mitinglerden birtakım siyonist ve soykırımcı çevrelerin duyduğu rahatsızlığı net bir şekilde ifade ediyorlar. Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması meselesi değil. Hiç kimse girip de o siyonist katillerin elini sıkmak istemez. Şimdiye kadar da koşa koşa giden maalesef bir tek Yunanistan Başbakanı oldu. Esas mesele İsrail halkının düşünmesi gereken kendi ülkelerinin bu Siyonist katillerin isimlerinin altında alınıyor ve değerlendiriliyor olmasıdır" şeklinde konuştu. DEM Parti heyetinin Aynularab’a gerçekleştirdiği ziyaret sonrası siyasi parti liderleriyle görüşme kararı almaları doğrultusunda AK Parti ile bir görüşme talebinin olup olmadığı ve İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesine ilişkin takvimin sorulması üzerine Çelik, "Her iki konuda da bir takvim yok. Herhangi bir şey olmadı" cevabını verdi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 19:04
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik, bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İnsani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" dedi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 18:50
Bakan Bayraktar: "Türkiye, dünyanın en büyük dördüncü enerji filosuna sahip"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Türkiye, 6 derin deniz sondaj gemisi ve 2 sismik araştırma gemisi ile dünyanın en büyük dördüncü enerji filosuna sahip" dedi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 18:39
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Bugün ise “Kürtlere sahip çıkıyorum” söylemi altında, esas ajandası terör örgütlerine sahip çıkmak olanların Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Devlet Bahçeli’yi bu ifadelerle hedef alması, en büyük Kürt düşmanlığıdı
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İnsani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında partisinin Genel Merkez binasında gerçekleştirilen MKYK toplantısın devam ettiği sırada basın açıklamasında bulundu. Çelik, Konya Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, Yozgat Kadışehri Belediye Başkanı Davut Karadavut, Şırnak İdil Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut ve Çorum Ortaköy Aştağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül’ün MKYK toplantısında AK Parti’ye katıldığını ifade etti. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konularındaki çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren AK Parti Sözcüsü Çelik, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge, iç içe ve birbiriyle ayrılmaz bütünlüğe sahip iki kavram. Zaman zaman bu ikisinin ayrı ayrı değerlendirilmeye çalışıldığını, aradaki bağın koparılmaya çalışıldığını görüyoruz. Aradaki bağı koparmaya çalışanların bu bağı kopardığı zaman yerine ne yerleştirmeye çalıştığına baktığımızda da terör örgütlerini meşrulaştırmaya, mazur göstermeye çalışan, terör örgütlerinin kazanımları dedikleri birtakım ifadeleri kazanım gibi sunma şeklinde yaklaşımların bu işlerin arkasında olduğunu görüyoruz. Bütün bu süreç terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge kavramlarının ne kadar zamanlı, doğru ve dünyanın içinden geçtiği bu dönemde ne kadar stratejik bir adım olduğunu bir kere daha gösteriyor. Onun için hem MKYK hem MYK hem de partimizin tüm organları açısından en hassasiyetle takip edilen konuların başında bu geliyor" ifadelerini kullandı. "Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerekiyor" Suriye’de DEAŞ ile mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, "Aynı şekilde hiçbir terör örgütünün de hiçbir şekilde var olmaması gerektiği temelindedir. Burada önceden beri uyarılarımızı net bir şekilde yapıyoruz. İki konuda net cümleler kurduk ve izahını da net bir şekilde yaptık. Birincisi terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci kapsamında PKK’nın bütün şube, uzantı ve illegal yapılanmalarıyla kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiğiydi. Buna Suriye, Irak, İran yapılanmalarının ve Avrupa’daki illegal yapılanmasının dahil olduğunu ifade ettik. Aynı şekilde bunun devamı olarak da değişik yöntemlerinin olabileceğini ifade ettik. Suriye açısından bizim önemsediğimiz, hem kan dökülmemesi, hem Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin haklarının garanti altına alınması ve terörün vesayetinden kurtulması hem de Suriye’nin birlik ve bütünlüğüne zarar veren terör ve asimetrik silahlı grupların ortadan kalkması, ancak bunun Suriye’nin bir parçası olarak gerçekleşmesidir. Bu bakımdan 10 Mart Mutabakatı’nın önemini özellikle vurguladık" diye konuştu. "Suriye’de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen bir kararname ortaya çıkmış oldu" Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan ve Suriye’deki Kürtlerin haklarını garanti altına alan kararnamenin son derece sevindirici olduğunu ifade eden Çelik, "Kararnameyi tam olarak okuduğun zaman Suriye Kürtlerinin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu, dillerinin ve kültürlerinin garanti altına alındığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Bazıları bu kararnameyi küçümsemeye çalışıyor ama Esad rejiminin özellikle inkar politikası dikkate alındığında Kürt kardeşlerimizin orada nüfus cüzdanı bile yoktu. Şimdi bunun devlet düzeyinde bir kararname ile garanti altına alınmış olmasının ortaya koyduğu irade beyanını hem sevindirici hem de önemli buluyoruz. Ortadoğu’da kimlik kavgaları, mezhep kavgaları son derece acı sonuçlar doğuruyor. Belki de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen böyle bir kararname ortaya çıkmış oldu. Önemli olan eylemlerdir ama Kürt kardeşlerimiz için hukuki bir zemin ortaya çıkmıştır. Bunun takibi gerekir. Bu konuda da biz hassasiyetlerimizi Suriye yönetimi ile paylaşıyoruz. Sayın Şara ve yönetimi de tek bir Suriye ilkesi etrafında bu konularda son derece hassas olduklarını ifade ediyorlar" dedi. "Gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" Suriye’de terör örgütleri ortadan kalktığı durumda Suriye Kürtlerinin, Türkmenlerinin, Araplarının ve diğer grupların en çok kazananlar olduğunu belirten Çelik, "Dolayısıyla Suriye’de son ortaya çıkan tabloyu bütün Kürtlerin, Türkmenlerin ve bütün Arapların kazanımı olarak görmek lazım. Eğer birileri herhangi bir yerde terör örgütünün kazanımı, herhangi bir etnik grubun kazanımı olarak görüyorsa burada son derece hastalıklı biz zihniyetin işlediğini ifade etmek lazım. Birileri çıkıp da SDG Kürtleri temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümle kuruyorsa, bu hastalıklı cümlenin bir başkasının çıkıp DEAŞ Arapları temsil ediyor gibi hastalıklı bir cümleden farkı yoktur. Terör örgütleri konusunda ilkeli bir tutum ortaya koymak gerekir. Burada gerçek kazanım Suriye’de Kürt kardeşlerimizin de, Türkmenlerin de, Arapların da bu terör örgütlerinden kurtulmasıdır" ifadelerini kullandı. "Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" Çelik, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen toplantıda son derece ilginç mesajların verildiğini ve neoliberal siyasi düzeni savunanların belki de ilk defa bu düzenin bittiği ya da iflas ettiğini söylemeye başladıklarını kaydederek, "Uzun süre neoliberal ekonomik düzenin temsilcisi olan çevreler, bu düzenin sorunlarını bilmelerine rağmen bunu açıkça ifade edemiyorlardı. Bugün ise kamuya açık toplantılarda bu düzenin elitlerinin, neoliberal sistemin ikiyüzlülüğünü dile getirmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bu durum, Cumhurbaşkanımızın yıllar önce dile getirdiği tespitlerin bugün adeta teyit edilmesi anlamına gelen son derece çarpıcı ifadelerin duyulmasına yol açmaktadır. Biz her zaman şunu söyledik; bu düzen adına norm koyma yetkisini kendisinde görenlerin, önce bu normlar eksik olsa bile bu normlara sadakati gerekir. Avrupa için geçerli gördüğünüz bir insan hakları veya hukuk devleti normunu Afrika ya da Asya için geçerli görmezseniz, bu bir gün tsunami etkisiyle gelir sizi vurur ve bununla karşılaşmak durumunda kalırsınız demiştik. Avrupa’daki bazı ülkeler Grönland tartışmaları üzerinden seslerini yükseltiyorlar ama itiraz ettikleri şeylerin aynısını Afrika’daki pek çok ülkeye yaptılar. Bugün itiraz ettikleri birtakım uygulamaların ve söylemlerin benzerlerini hala bir ay evvel Afrika’da bir ülkede darbe teşebbüsüne girişerek yapmaya çalıştılar. Dolayısıyla Avrupa norm koyma kabiliyetini kaybetmiştir" değerlendirmesinde bulundu. İran’da meydana gelen gelişmeleri yakından ve endişe içerisinde takip ettiklerini dile getiren Çelik, İran’a yönelik herhangi bir dış müdahalenin karşısında olduklarını ve bu durumun son derece yanlış olacağını dile getirdi. "Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir" Kurulan Gazze Kurulu tarafından yapılacak olan çalışmaların yakından takip edileceğini aktaran Çelik, "Her zaman söylediğimiz gibi yanlış haberler ve aşırı söylemler kullanılıyor. Filistin’i Filistinliler yönetmelidir ve bu iradeyi gölgeleyecek tutumlar içerisine girilmemelidir. Kalıcı barışın tek yolu ateşkesin kalıcı hâle gelmesi ve ardından 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, entegre ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bu gerçekleşmeden kalıcı barış mümkün değildir. Ayrıca son derece acımasız ve yanlış cümleler kuruluyor. Gazze bir emlak değildir, emlak yaklaşımıyla değerlendirilecek bir toprak değildir. Gazze bir vatandır ve bunu yok sayan yaklaşımlar son derece vahşi ve barbar cümleler kurulması anlamına geliyor" dedi. Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Aynularab’a 11 tır yardım gönderdik, bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek" Bir gazetecinin Türkiye’nin Aynularab’a yaptığı insani yardımların sürüp sürmeyeceğini sorması üzerine Çelik, "İlk aşamada 11 tır gitti. Hangi ideoloji altında olursa olsun Suriye’de ve bölgede bütün terör örgütlerinin karşısındayız. Hiç kimse de terör örgütlerini oradaki kardeşlerimizle eşitlemesin. Şartlar ne olursa olsun, Suriyeli Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların yanındayız. Orada insani bir durum var. Bu insani durum çerçevesinde Suriye hükümeti ile koordineli bir şekilde onların açtığı insani koridorlardan 11 tır yardım gönderdik. Bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek. Oradaki Suriyeli Kürt kardeşlerimizi o olumsuz koşullarda asla yalnız bırakmayacağız" cevabını verdi. "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır" DEM Parti yöneticilerince AK Parti’nin Kürt sivillerin hedef alındığı iddialarına yeterince tepki göstermediğine yönelik ifadelerinin sorulması üzerine Çelik, "Kürt sivillerin öldürülmesine göz yumduğumuz iddiası ahlak dışı bir yaklaşımdır. SDG’nin ve PKK’nın yıllar boyunca ne kadar Kürt sivili öldürdüğü herkesin gözü önünde gerçekleşti. Bugün Suriye’de ister DEAŞ ister PKK ya da başka bir ad altında olsun, herhangi bir terör örgütü sivillere yönelik bir eylem yaptığında ilk karşı çıkan biz oluruz. Dolayısıyla, bunlar ideolojik oyunlardır ve siyasi bir cümle ifade etmemektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse, bunca olay yaşanmışken insan daha makul ve siyasi değerlendirme anlamına gelebilecek cümleler bekliyor ama maalesef bu kadar olay olurken sadece ideolojik oyunlar. Adı SDG ya da PKK olan bir örgütten yana destekleyici bir tutum olarak, ‘Kürtlerin iyiliğini düşünüyorum’ denilmesi birbirine taban tabana zıt iki cümle. Bir kere daha görüyoruz ki bu cümleleri kuranların bize dönük söyledikleri cevap verilecek siyasi cümleler değil, sadece ideolojik propaganda cümleleridir" dedi. "Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım" DEM Parti tarafından yapılan eylem çağrılarının ardından Diyarbakır ve Mersin’de meydana gelen güvenlik olayları bağlamında terörsüz Türkiye sürecindeki değerlendirmelerinin sorulması üzerine Çelik, "Bahsedilen provokasyonlar çerçevesinde hayatını kaybeden merhum için son derece üzüntülüyüz. Bu noktaya gelmemesi lazım, güvenlik güçleri gereken hassasiyeti gösteriyorlar. Her türlü provokasyona karşı dikkatli olunması lazım ama aynı zamanda siyasilerin de provokasyona ortam oluşturacak dilden ve üsluptan uzak durması son derece önemlidir" ifadelerine yer verdi. "Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması değil" İsrail basınında yer alan Bilal Erdoğan dahil 29 Türk vatandaşının ülkeye girişinin yasaklanacağı yönündeki iddiaların sorulması üzerine Çelik, "Zaten Bilal Bey’in ve adı geçen kişilerin Filistin konusundaki hassasiyeti, her yıl yılbaşı sabahı yapılan mitinglerden birtakım siyonist ve soykırımcı çevrelerin duyduğu rahatsızlığı net bir şekilde ifade ediyorlar. Mesele İsrail’in kimin ülkeye girip girmeyeceğini yasaklaması meselesi değil. Hiç kimse girip de o siyonist katillerin elini sıkmak istemez. Şimdiye kadar da koşa koşa giden maalesef bir tek Yunanistan Başbakanı oldu. Esas mesele İsrail halkının düşünmesi gereken kendi ülkelerinin bu Siyonist katillerin isimlerinin altında alınıyor ve değerlendiriliyor olmasıdır" şeklinde konuştu. DEM Parti heyetinin Aynularab’a gerçekleştirdiği ziyaret sonrası siyasi parti liderleriyle görüşme kararı almaları doğrultusunda AK Parti ile bir görüşme talebinin olup olmadığı ve İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesine ilişkin takvimin sorulması üzerine Çelik, "Her iki konuda da bir takvim yok. Herhangi bir şey olmadı" cevabını verdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder