Yerel Haberler
Ankara
Kontrolsüz inşaat çalışması bitişiğindeki binanın temelinde hasara neden oldu
30 Ocak 2026 Cuma - 14:14 Kontrolsüz inşaat çalışması bitişiğindeki binanın temelinde hasara neden oldu Ankara’da bitişiğindeki inşaat kazısı sırasında temelinde hasar oluşan 2 katlı bina, belediye ekiplerince tahliye edildi. Olay, Altındağ ilçesi Başpınar Mahallesi 1178. Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgilere göre, inşaat alanındaki kontrolsüz kazı çalışmaları, yan taraftaki 2 katlı binanın temelinde yıkılmaya neden oldu. Apartmanda yaşayan vatandaşların yaptıkları şikayetler üzerine harekete geçen Altındağ Belediyesi ekipleri, binayı tedbir amaçlı tahliye ederek, kapısına mühür vurdu. Girişin yasaklandığı binada yaşayan 15 kişinin ise kiralık dairelere yerleştikleri veya yakınlarının yanında kaldıkları öğrenildi. "Binayı mühürleyeceğiz dediler, apar topar çıktık" 2 katlı binada yaklaşık 15 kişinin yaşadığını aktaran Şeref Akça, "Burada en az 10-15 kişi kalıyordu. Bina, kazı yaptıkları için bu şekilde oldu. Kayma tehlikesi vardı, biz de çocuklarımızı çıkardık. Binayı mühürleyeceğiz dediler, apar topar çıktık. Binanın yıkılması lazım. Oğlum burada oturduğu için sabah akşam gelip binaya bakardım" dedi. "Ailelerimizi başka yerlere taşıdık" Apartmanın boşaltılarak, yıkılmayı beklediğini ifade eden Başpınar Mahallesi Muhtarı Muzaffer Kubaşık, "Yaklaşık 10 gün önce bina sahibi bizi arayarak binanın riskli olduğunu ve oturan ailelerin boşaltılması gerektiğini söyledi. Biz de hemen devreye girerek, Altındağ Belediyesi’ni arayarak sorunu çözdük, ailelerimizi başka yerlere taşıdık. Yanındaki müteahhit ağabeyimiz de ailelere destek oldu. Şu an herhangi bir sıkıntımız yok. Bina yıkılmayı bekliyor" dedi. "Binayı boşaltmanızı istiyoruz dediler, biz de ’Ev bulun çıkalım’ dedik" Oturdukları bina riskli olduğundan taşındıklarını belirten Cesim Taşkıran, "15 senedir burada otuyorum. Maddi durumum zayıf olduğundan yeni binalara gidemedim. Mecbur kaldıktan sonra yeni bir daireye taşındım. Allah razı olsun müteahhitler yardımcı oldu. Belediyeden geldiler, ’Bina riskli, binayı boşaltmanızı istiyoruz’ dediler. Biz de ’Ev bulun çıkalım’ dedik. Şu an yeni evimize yerleşiyoruz" diye konuştu.
Bebek mamalarında toksin şüphesi üzerine uzmanından uyarı geldi: "Bebeğinizde ani kusma başladıysa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun"
30 Ocak 2026 Cuma - 14:09 Bebek mamalarında toksin şüphesi üzerine uzmanından uyarı geldi: "Bebeğinizde ani kusma başladıysa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun" Güven Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Filiz Özdemir, bir bebek maması markasında zararlı toksin şüphesiyle ilgili, bebeklerde ani kusma belirtisi varsa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. Fransa’da iki bebeğin ölümüyle ilgili yürütülen incelemeler kapsamında küresel pazarda satılan bir bebek maması markasının ürünleri, zararlı toksin şüphesiyle Türkiye dahil bazı ülkelerde toplatıldı. Güven Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Filiz Özdemir, bebeklerde ani ve şiddetli kusma, ishal ve halsizlik gibi belirtilere karşı aileleri uyardı. Özdemir, söz konusu vakalarda öne çıkan cereulide toksininin, Bacillus cereus adlı bakterinin ürettiği bir toksin olduğuna dikkat çekerek, önemli olan noktanın toksinin ısıya dayanıklı olması olduğunu, mamaların sonradan ısıtılmış olsa bile zararlı toksin etkisinin sürebileceğini belirtti. "Hazırladığınız mamayı oda sıcaklığında bekletmeyin" Bebeklerin daha hassas bir grupta yer aldığını vurgulayan Özdemir, belirtilerin aniden başlayabileceğini belirterek, "Bebeklerde ani ve şiddetli kusma, ishal ve halsizlik gibi şikayetlerle görülebilir. Nadir durumlarda ise durum ağırlaşarak ciddi sıvı kaybına, hatta karaciğerin etkilenmesine kadar ilerleyebilir. Bebeklerde belirtiler hızlı seyredebileceği için gecikmeden değerlendirilmesi önemlidir. Ürünün son kullanma tarihini ve saklama koşullarını mutlaka kontrol edin. Hazırladığınız mamayı oda sıcaklığında bekletmeyin, uygun şekilde saklayın. Bebeğinizde özellikle ani kusma başladıysa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun" ifadelerini kullandı.
Bakan Şimşek: "2025’te ihracat ve turizmde kaydettiğimiz performans, kazanımlarımızı desteklemeye devam etti"
30 Ocak 2026 Cuma - 12:22 Bakan Şimşek: "2025’te ihracat ve turizmde kaydettiğimiz performans, kazanımlarımızı desteklemeye devam etti" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen yıl ihracat ve turizmde kaydedilen performansın, sürdürülebilir cari denge hedeflerine yönelik kazanımları desteklemeye devam ettiğini belirtti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan dış ticaret ve turizm verilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. TÜİK verilerinin, olumlu bir seyre işaret ettiğini dile getiren Şimşek, "2025 yılında ihracat ve turizmde kaydettiğimiz performans, sürdürülebilir cari denge hedefimize yönelik kazanımlarımızı desteklemeye devam etti" açıklamasında bulundu. İhracattın 2025 yılında yüzde 4,4 artışla 273,4 milyar dolara yükseldiğini, ithalatın ise altın fiyatlarının da etkisiyle arttığını ifade eden Şimşek, buna rağmen dış ticaret açığın, Orta Vadeli Program’da (OVP) öngörülen seviyenin altında gerçekleştiğini belirtti. Geçen yılda Türkiye’nin 63,9 milyon ziyaretçiyi ağırladığını da sözlerine ekleyen Şimşek, "2025’te turizm gelirleri yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaşarak OVP hedefini aştı. Turizmi dört mevsime ve farklı alanlara yaymaya yönelik politikalarımızın katkısıyla kişi başına ortalama harcama bin doların üzerine yükseldi. Hizmet ticaretindeki güçlü konumumuz, küresel mal ticaretine ilişkin belirsizliklerin dış denge üzerindeki etkilerini sınırlıyor. Cari dengede kaydedilen yapısal iyileşmeyi sürdürmek için, aktif sanayi politikalarıyla yüksek katma değerli üretimi desteklemeyi, yerli ve yenilenebilir enerji kapasitesini artıran yatırımları önceliklendirmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
Yarıyıl tatili sona eriyor, okullarda ders zili yeniden çalacak
30 Ocak 2026 Cuma - 11:32 Yarıyıl tatili sona eriyor, okullarda ders zili yeniden çalacak 2025-2026 eğitim öğretim yılı yarıyıl tatilinin sona ermesiyle birlikte yaklaşık 18 milyon öğrenci için ders zili 2 Şubat Pazartesi günü yeniden çalacak. Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki resmi ve özel okullarda eğitim gören öğrenciler, iki haftalık yarıyıl tatilinin ardından yeniden sınıflarına dönecek. Tatil süresince dinlenme fırsatı bulan öğrenciler; ikinci dönemde dersler, sınavlar ve çeşitli kültürel etkinliklerle eğitim temposuna girecek. LGS 14 Haziran, YKS 20-21 Haziran’da İkinci dönem, sınav gruplarında yer alan öğrenciler için ayrı bir önem taşıyor. Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında sınava hazırlanan 8. sınıf öğrencileri, 14 Haziran’da sınava girecek. Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) hazırlanan 12. sınıf öğrencileri ve mezunlar ise 20 Haziran’da Temel Yeterlilik Testi’ne (TYT), 21 Haziran’da Alan Yeterlilik Testi’ne (AYT) ve Yabancı Dil Testi’ne (YDT) girecek. Öğrenciler, eksik konularını tamamlayarak deneme sınavları ve tekrarlarla sınavlara odaklanacak. Özellikle YKS’ye hazırlanan adaylar için ikinci dönem, sınav maratonunun en kritik süreci olarak görülüyor. Uzman eğitimciler, bu dönemde planlı ve düzenli çalışmanın yanı sıra deneme sınavlarına ağırlık verilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Okullarda da rehberlik servisleri tarafından öğrencilere yönelik motivasyon ve sınav kaygısını azaltmaya yönelik çalışmaların sürdürüleceği belirtildi. Eğitimciler ayrıca, velilere de çocukların okula uyum sürecinde destek olmaları, özellikle sınav gruplarındaki öğrencilerin psikolojik ve akademik ihtiyaçlarına dikkat etmeleri yönünde çağrıda bulundu. İkinci dönem ise, 2025-2026 eğitim öğretim yılının tamamlanmasının ardından 26 Haziran’da bitecek.
Başkent’in Karadeniz’i Benli Yaylası eşsiz doğasıyla ziyaretçilerini bekliyor
30 Ocak 2026 Cuma - 11:13 Başkent’in Karadeniz’i Benli Yaylası eşsiz doğasıyla ziyaretçilerini bekliyor Ankara’nın Çamlıdere ilçesindeki Benli Yaylası, Karadeniz’i aratmayan menderesleri ve geniş düzlükleriyle doğaseverlerin uğrak noktası oldu. Ankara’nın Çamlıdere ilçesinde yaklaşık 2000 rakımlı Mahya Tepesi’nin eteklerinde yer alan Benli Yaylası, beyaz örtüsüyle doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Karla kaplanan menderesleri ve geniş düzlükleriyle dikkat çeken yayla, dron ile havadan görüntülendi. Bölgeye gelen ziyaretçiler, aileleriyle birlikte doğayla iç içe tatil yapma imkanı buluyor. "Şifayı burada buldum, doktor da inanmadı" Yılın 9 ayı Benli Yaylası’nda vakit geçirdiğini belirten Durmuş Ali Çetinkaya, "Kışın buraya gezmeye geliyoruz, kızakta kaymaya, kartopu oynamaya geliyoruz. Bu sene Ankara’nın çoğu yerinde kar yok. Yaz ayları komşularımızın hepsi burada olur. Yılın 12 ayının 9 ayı buradayım. Burada huzur var, rahat ediyoruz. Yılın 2-3 ayı da Ankara’da dururuz. Yaylamızda 12 ay kalan 2-3 aile var. Onun haricindekiler günlük gezmeye geliyorlar. Yazın burası yemyeşil olur. Bu gördüğümüz alanlar koyundan, inekten geçilmez. Ormanlarımıza mantar aramaya gideriz. Bir şekilde vakit geçiyor burada. Büyükşehir gibi bir koşuşturmaca yok. 2019 yılında bypass ameliyatı oldum. 10-15 günlükken buraya geldim. İki gün gezmeye geldim ama 26 gün kaldım. Bana normalde 2-3 ayda ayağa kalkarsın demişlerdi ama bir hafta sonra yürüyerek karşıdaki göle gittim. Şifayı burada buldum, doktor da inanmadı" dedi. "Uludağ’a gitmektense, Benli Yaylası ayağınızın dibinde" Stres atmak için fırsat buldukça Benli Yaylası’na geldiğini ifade eden Abdullah Çakmak ise, "42 senelik esnafım fakat her fırsat bulduğumda Benli Yaylası’na geliyorum. Stres atmak için, huzur bulmak için geliyorum. Benli Yaylası’na geldiğiniz zaman sadece rüzgar sesi ve kuş sesini duyarsınız. Stres yok, gürültü yok, sıkıntı yok. Kafa dinlemek, rahatlamak için kaçacak bir yeriniz yoksa Benli Yaylası Ankara’ya bir buçuk saat uzaklıkta. Kim gelirse gelsin, lütfen geldiği yeri temiz bıraksın, temiz olarak da gitsin. Burası kışın çok kalabalık olmaz ama kışın ayrı bir güzelliği var. Ankara’da kara muhtaçsınız, göremiyorsunuz ama Benli Yaylası’na çıktığınız zaman 45 santim kar görebilirsiniz. Uludağ’a gitmek veya kayak merkezine gitmektense Benli Yaylası ayağınızın dibinde" diye konuştu. "Karadeniz’in Ayder’i varsa, Ankara’mızın da Benli Yaylası var" Benli Yaylası’nın en büyük özelliğinin şehir merkezine yakın olması olduğunu aktaran Nuran Çetinkaya, "Benli Yaylası’nda evimiz var, tatillerde geliyoruz. Burada çay yapmak ve mangal yakmak çok güzel oluyor. Ormana çıkıyoruz, dolaşıyoruz. Havası çok güzel, insanları iyi. Memleketimiz gerçekten çok güzel. En büyük özelliği de Ankara’ya çok yakın olması. Uzak olsa belki gidemeyeceğiz. Karadeniz’in Ayder’i varsa, Ankara’mızın da Benli Yaylası var" şeklinde konuştu.
Gölbaşı Belediyesi çocuklarla şenlik alanında buluştu
30 Ocak 2026 Cuma - 11:03 Gölbaşı Belediyesi çocuklarla şenlik alanında buluştu Gölbaşı Belediyesi, çocukların hem eğlenmesini hem de sosyal gelişimlerine katkı sunmayı amaçlayan etkinliklerle yarıyıl tatilini şenliğe dönüştürdü. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, 100. Yıl Buz Pateni ve Tırmanma Spor Salonu ile Zübeyde Hanım Aile Yaşam Merkezi Sergi Salonu’nda çocukların hem eğlenmesi hem de sanatsal ve sosyal gelişimlerine katkı sunmak için düzenlenen çocuk şenliği alanını ziyaret etti. Çocukların neşesine ortak olan Odabaşı, sohbet ettiği çocukların oyunlarına eşlik ederek, atölye çalışmalarını inceledi. Şenlikte çocukların hayal dünyasını ve el becerilerini geliştirmeye yönelik yağlı boya, kara kalem, kumlama, çini sanatı, kokulu taş boyama ve yüz boyama gibi birbirinden renkli sanat atölyeleri düzenleniyor. Bunun yanı sıra mangala, 3 taş-9 taş oyunları, kule oyunu, el-ayak koordinasyon oyunları, şişme oyun grupları, top havuzu ve uzay çadırı gibi pek çok eğlenceli aktiviteyle çocuklar doyasıya eğleniyor. "Çocukların yüzünün güldüğü bir kent hayal ediyoruz" Başkan Odabaşı, çocuklara yönelik çalışmalara büyük önem verdiklerini vurgulayarak, "Çocuklarımızın mutlu olduğu, kendini güvende ve değerli hissettiği bir Gölbaşı inşa etmek en büyük hedeflerimizden biri. Sosyal belediyecilik anlayışımızın merkezinde çocuklarımız yer alıyor. Bu şenlik alanlarında çocuklarımız eğlenirken aynı zamanda paylaşmayı, birlikte üretmeyi ve yeteneklerini keşfetmeyi öğreniyor. Bizler de onların bu heyecanına ortak olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Gölbaşı’nı gerçek anlamda çocuk dostu bir kent haline getirmek için çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz. Her çocuğun eşit imkanlara ulaşabildiği, yüzünün güldüğü bir kent hayal ediyoruz. Üretken ve mutlu nesiller yetiştirmek için kültürden sanata, spordan eğitime her alanda çocuklarımızın yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
ATO Başkanı Baran: "Yeşil Pasaport hem AB’ye erişimin anahtarı, hem de kayıtlı ticaretin ödülü haline getirilmeli"
30 Ocak 2026 Cuma - 10:53 ATO Başkanı Baran: "Yeşil Pasaport hem AB’ye erişimin anahtarı, hem de kayıtlı ticaretin ödülü haline getirilmeli" Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, "Yeşil pasaport hem Avrupa Birliği’ne erişimin anahtarı, hem de kayıtlı ticaretin ödülü olarak değerlendirilmeli" dedi. Ankara Ticaret Odası 29. Dönem Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal’in başkanlığında Meclis Üyeleri’nin katılımıyla, ATO Meclis Salonu’nda yapıldı. Toplantıda yaptığı konuşmada, ekonomi gündemine ilişkin konuları değerlendiren ve faaliyetleri hakkında bilgi veren Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, tüm dünyanın 2026 yılına yeni normal olan ‘belirsizlik’ ile başladığını söyledi. Baran, Türkiye’nin Avrupa Birliği pazarına erişimde, iş dünyasının yaşadığı vize sorunlarını aşmak ve kayıtlı ekonomiyi teşvik etmek amacıyla yeşil pasaport önerisinde bulundu. Küresel düzeyde, Savaş ihtimali dâhil her konunun olabilirliğinin gündeme geldiğini anlatan Baran, "Davos’ta yayımlanan ‘2026 Küresel Riskler Raporu’nda da vurgulandığı üzere; jeopolitik gerilimler, tedarik zincirlerindeki bloklaşma, yapay zekâ odaklı teknolojik dönüşüm, dünyayı etkisi altına almış durumda. Bu ortamda ticaretin kuralları da yeniden yazılıyor. İklim krizini unutmadan yeşil dönüşüme uyum sağlamak ve dijitalleşmeyi iş süreçlerimizin merkezine koymak zorundayız" diye konuştu. "Vize konusunda yaşanan sıkıntılar, ülkemizin ticaretinin önünde ciddi bir engel oluşturuyor" Türkiye’nin ihracat verilerini değerlendiren ve mevcut konjonktürde ihracatı artırmanın büyük bir başarı olduğunu kaydeden Baran, Türkiye’nin dış ticaretinin yüzde 40’tan fazlasını gerçekleştirdiği Avrupa Birliği ile iş dünyasının yaşadığı vize sorununu hatırlattı. Baran, "Ticaretimizi sürdürebilmemiz için karşılıklı görüşmeleri başlatabilmemiz, fuarlara katılabilmemiz gerekiyor. Ancak vize konusunda yaşanan sıkıntılar, ülkemizin ticaretinin önünde ciddi bir engel oluşturuyor" dedi. "Yeşil pasaport hem Avrupa Birliği’ne erişimin anahtarı, hem de kayıtlı ticaretin ödülü olarak değerlendirilmeli" Mevcut ekonomik konjonktürde kayıtlı ekonominin güçlendirilmesinin, vergiye gönüllü uyumun artırılmasının ve dürüst mükellefin daha görünür ve değerli hale getirilmesinin her zamankinden daha önemli olduğuna işaret eden Baran, "Yeşil pasaport hem Avrupa Birliği’ne erişimin anahtarı, hem de kayıtlı ticaretin ödülü olarak değerlendirilmelidir. Bu çerçevede, ticaret hayatına başladığı tarihten itibaren en az 15 yıl boyunca vergisini, sosyal güvenlik ödemelerini aksatmadan ödeyen, devlete borcu bulunmayan, ticari faaliyetlerini düzenli ve şeffaf biçimde sürdüren mükelleflere yeşil pasaport imkânı tanınması son derece yerinde, yapıcı ve özendirici bir adım olacaktır" diye konuştu. "Devletimiz, vergiye uyumu cezayla değil, teşvikle güçlendiren bir yaklaşımı tesis etmiş olur" Bu yaklaşımın, vergiye uyumu yalnızca denetim ve yaptırımlarla değil; teşvik, ödül ve itibar mekanizmalarıyla destekleyen bir anlayışı ortaya koyacağını vurgulayan Baran, "Bu şekilde devletimiz, vergiye uyumu cezayla değil, teşvikle güçlendiren bir yaklaşımı tesis etmiş olur. Hem kayıt dışılıkla mücadelede hem de vergi ahlakının güçlendirilmesinde çok daha kalıcı sonuçlar elde edilebilir" dedi. Vergisini ve primini zamanında ödeyen mükellefle yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Baran, "Vergisini ve primini zamanında ödeyenle ödemeyen aynı tutulmamalı. Yani suyu getirenle testiyi kıran aynı muameleyi görmemeli" diye konuştu. Baran, iş dünyasının uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak bu tür düzenlemelerin, ihracata ve yatırıma doğrudan katkı sağlayacağına dikkat çekerek, "İş adamlarımızın uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak her adım, ihracata, yatırıma ve ülkemizin ekonomik büyümesine doğrudan katkı sağlar" değerlendirmesinde bulundu.
Ticaret Bakanlığı açıkladı: Restoran ve kafelerde kuver ücretine son
30 Ocak 2026 Cuma - 10:33 Ticaret Bakanlığı açıkladı: Restoran ve kafelerde kuver ücretine son Ticaret Bakanlığı, Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle lokanta, kafe, restoran ve pastanelerin müşterilerden artık tarife, servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti veya benzeri adlar altında ilave ödeme talep edemeyeceğini açıkladı. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan "Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre lokanta, kafe, restoran ve pastane ile benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan iş yerleri artık tüketicilerden servis, masa, kuver ücreti ve benzeri herhangi bir isim altında ilave ödeme talep edemeyecek. Bakanlıktan yapılan açıklamada, kuruluşlar ile tüketiciler arasında muhtemel ihtilafları önlemek ve tüketici mağduriyetini engellemek amacıyla yürütülen mevzuat değişikliği çalışmasının ilgili kuruluşların görüşleri dikkate alınarak hazırlandığı ifade edildi. Açıklamada, önceki düzenlemede Fiyat Etiketi Yönetmeliği’ne göre işletmelerin tarife ve fiyat listesinde gösterilen fiyatlar dışında servis ücreti gibi herhangi bir ad altında başka bir ücreti menü ve fiyat listesinde açıkça yer vermek kaydıyla tüketicilerden talep edebildiği hatırlatıldı. "Kuver ücreti veya benzeri adlar altında ilave ödeme talep edemeyecek" Ticaret Bakanlığı tarafından Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde yapılan son değişikliğe göre işletmelerin tüketicilerden zorunlu olarak servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti veya benzeri adlar altında ilave ödeme talep edemeyeceği ifade edilen açıklamada, "Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik uyarınca işletmeler tüketicilerden zorunlu olarak servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti veya benzeri adlar altında ilave ödeme talep edemeyeceklerdir. Tüketiciler, sipariş verdikleri yiyecek ve içeceklerin bedeli dışında yalnızca bahşiş gibi gönüllülük esasına dayalı olarak ve kendi istekleriyle ilave ödeme yapabilecekler; tüketicilerden zorunlu bir servis ücreti, masa ücreti talep edilmeyecektir. Ayrıca tüketiciler tarafından talep edilmeksizin sipariş öncesinde servis edilen ve aperatif yiyecek ve içecek olarak sunulan kuver ürünlerinin bedeli de tüketicilerden istenmeyecektir. Bu düzenleme ile işletmeler tarafından tüketicilere sunulan hizmetlerde daha rekabetçi bir ortam oluşturulması amaçlanmaktadır" denildi. Yönetmelikte yapılan değişiklik çerçevesinde restoran, lokanta, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunan işletmeler, ürünlere ait tarife ve fiyat listelerinde veya menülerinde servis ücreti, kuver ücreti ya da herhangi bir ad altında ek ücret alınacağına ilişkin ifadelere yer veremeyecek. Bu sayede tüketiciler yalnızca tükettikleri yiyecek ve içeceklerin bedelini ödeyecek. Açıklamada, tarife ve fiyat listelerinde veya menülerde yalnızca ürünlere ait fiyatlara yer verilmesi zorunluluğu sayesinde tüketicilerin işletmeler arasında fiyat karşılaştırmasını daha şeffaf şekilde yapabileceği, bu yolla tüketicilerin tercih süreçlerinde yanıltılmasının önüne geçileceği dile getirildi.
MEB Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı
30 Ocak 2026 Cuma - 09:56 MEB Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlandı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından hazırlanan Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği, 30 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. MEB Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği, Resmi Gazete’de yayımlandı. Yeni düzenlemeyle birlikte; okul müdürü ve müdür yardımcısı görevlendirmelerinde yazılı sınav, yönetici yetiştirme programı, görev süresi ve değerlendirme kriterlerinde önemli değişiklikler yer alıyor. Yönetmelikle birlikte MEB’e bağlı resmi eğitim kurumlarında müdürlük ve müdür yardımcılığı görevleri ikinci görev kapsamında yürütüleceği, yöneticilerin 4 ders yılı için görevlendirileceği, aynı kurumda aynı görevde en fazla 8 ders yılı görev yapılabileceği belirtildi. Yazılı sınav ve akademi eğitimi zorunlu Yöneticiliğe ilk defa atanacak adaylar için yazılı sınav ve Milli Eğitim Akademisi tarafından yürütüleceği belirtilirken, yönetici yetiştirme programı zorunlu hale getirildi. Yazılı sınavda 60 ve üzeri puan alanlar başarılı sayılacak ve sınav sonuçları 3 yıl geçerli olacak. Yazılı sınavda; Genel Kültür yüzde 20, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük yüzde 15, Eğitim Bilimleri yüzde 15, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli yüzde 30 ve Mevzuat yüzde 20 oranında değerlendirilecek. Yönetmelikte, bazı okul türleri için alan önceliğini net şekilde tanımlanırken, fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, imam hatip okulları, güzel sanatlar ve spor okulları gibi kurumlara yapılacak görevlendirmelerde belirli branşlardan olma şartı getirildi. Sendikalar değerlendirme sürecinde Ayrıca kız öğrencilerin tamamının bulunduğu okullarda kadın yönetici önceliği, müdür yardımcısı sayısı üç ve üzeri olan okullarda en az bir kadın müdür yardımcısı görevlendirilmesi kuralı getirildiği açıklanırken, yeniden görevlendirme süreçlerinde görev alacak il değerlendirme komisyonlarına, üye sayısı en fazla olan ilk dört sendikanın temsilcileri dahil edilecek. Değerlendirmeler ise puan üstünlüğüne göre yapılacak. Bunun yanı sıra görev süresini tamamlayan yöneticiler yeniden görevlendirme kapsamına alınacağı ifade edilirken, daha önce yöneticilik yapıp öğretmenliğe dönenler ise belirli şartları sağlamaları halinde yeniden yöneticilik başvurusu yapabilecek. Bakanlığa bağlı özel kurumlar için ayrı düzenleme Doğrudan Bakanlık merkez teşkilatına bağlı eğitim kurumlarına yapılacak yönetici görevlendirmeleri, Bakan onayıyla 4 ders yılı için yapılacak ve bu atamalarda yönetmeliğin diğer hükümleri uygulanmayacak. Yeni yönetmelikle MEB, eğitim kurumları yöneticiliğinde nesnel ölçütler, şeffaf değerlendirme ve standart bir sistem oluşturmayı hedeflediği belirtildi.