Yerel Haberler
Ankara
17 Mayıs 2026 Pazar - 16:01 Bakan Uraloğlu: "Antalya Havalimanı’ndaki trafik akışını daha etkin, verimli ve koordineli şekilde yöneteceğiz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya Havalimanı’nın hava trafik kontrol sistemi olan ’Advanced ATC Tower’ ile hizmet vermeye başlayacağını belirterek, "Antalya Havalimanı’ndaki trafik akışını daha etkin, verimli ve koordineli şekilde yöneteceğiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya Havalimanı’nın 18 Mayıs itibarıyla ileri seviye hava trafik kontrol sistemi olan ’Advanced ATC Tower’ ile hizmet vermeye başlayacağını bildirdi. Bakan Uraloğlu, "Devlet Hava Meydanları İşletmesi ile EUROCONTROL Network Manager arasında yürütülen yoğun çalışmalar sonucunda Antalya Havalimanı’mız, Avrupa hava trafik ağına Advanced ATC Tower konseptiyle entegre edilen ilk Türk havalimanı olacak" ifadelerini kullandı. Gerçek zamanlı bilgi aktarımı Advanced ATC Tower sisteminin hava trafik kontrol kulesinde üretilen operasyonel bilgilerin EUROCONTROL sistemine gerçek zamanlı aktarılmasını sağladığını ifade eden Uraloğlu, "Pushback, taksi süreci, pist kullanımı, kalkış sırası ve gerçekleşen kalkış zamanı gibi kritik operasyonel verileri doğrudan Avrupa hava trafik ağına aktarabileceğiz. Böylece yalnızca uçuş planı verilerine bağlı kalmadan gerçek operasyonel veriler üzerinden dinamik trafik yönetimi sağlanacak" açıklamasında bulundu. Sistem kapsamında EUROCONTROL ile B2B (Şirketten Şirkete) bağlantısı üzerinden ATC-DPI (Hava Trafik Kontrol - Kalkış Planlama Bilgisi) mesajlarının gönderileceğini kaydeden Uraloğlu, söz konusu teknik entegrasyon altyapısının iki kurumun sistemleri arasında insan müdahalesine ihtiyaç duyulmadan güvenli ve otomatik bilgi alışverişi yapılmasına imkan sağlayacağını söyledi. "Antalya Havalimanı’ndaki trafik akışını daha etkin, verimli ve koordineli şekilde yöneteceğiz" ATC-DPI mesajlarının uçakların kalkış operasyonlarına ilişkin güncel bilgilerin EUROCONTROL Network Manager sistemine aktarılmasını sağlayacağını belirten Uraloğlu, "Bu sistem sayesinde uçuşların Avrupa hava trafik ağı içerisindeki operasyonel yönetimi daha doğru, dinamik ve gerçek zamanlı veriler üzerinden gerçekleştirilecek. Özellikle yoğun yaz sezonunda Antalya Havalimanı’ndaki trafik akışını daha etkin, verimli ve koordineli şekilde yöneteceğiz" şeklinde konuştu. Advanced ATC Tower uygulamasının klasik uçuş planı temelli yapıdan gerçek operasyonel veriye dayalı dinamik hava trafik yönetimine geçiş açısından önemli bir dönüşüm olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, sistemin uçuş gecikmelerinin daha etkin yönetilmesine, trafik akış yönetiminin iyileştirilmesine ve havayolları ile hava trafik kontrol birimleri arasındaki operasyonel koordinasyonun güçlendirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Antalya hava trafik yönetiminde Avrupa’nın öne çıkan merkezlerinden biri olacak Avrupa’nın en yoğun turizm ve charter operasyonlarından birine sahip olan Antalya Havalimanı’nın yürütülen çalışmalar sonucunda Avrupa’daki en büyük ve en yoğun Advanced ATC Tower operasyonlarından birini gerçekleştiren meydanlardan biri haline gelmesinin beklediklerini ifade eden Uraloğlu, Antalya’nın hava trafik yönetiminde Avrupa’nın öne çıkan merkezlerinden biri olacağını söyledi. Yerli ve milli dijital altyapı kesintisiz bilgi akışını sağlayacak Bakan Uraloğlu, DHMİ ve TÜBİTAK iş birliğiyle geliştirilen yerli ve milli EFS/DCL (Elektronik Uçuş Stripi/ Dijital Hava Trafik Kontrolörü Kalkış Müsaadesi) altyapısının Advanced ATC Tower sistemi sayesinde EUROCONTROL sistemleriyle daha ileri seviyede entegre edildiğini belirtti. EFS/DCL altyapısının bugün itibarıyla Türkiye genelinde 35 havalimanında aktif olarak kullanıldığını kaydeden Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "EFS sistemi hava trafik kontrolörlerinin uçuşlara ilişkin operasyonel bilgileri dijital ortamda takip etmesini sağlıyor. DCL ise kalkış müsaadesi süreçlerinin dijital ortamda yürütülmesine imkan tanıyor. Bu sistem sayesinde Advanced ATC Tower uygulaması için gerekli operasyonel bilgi akışı da kesintisiz şekilde sağlanıyor." "Havalimanlarımızı milli yazılımla donatmaya devam ediyoruz" Türkiye’nin sivil havacılıkta milli yazılım ve donanımlarla önemli bir teknolojik atılım gerçekleştirdiğini belirten Uraloğlu, kısa süre içerisinde tüm havalimanlarında EFS kurulum ve eğitimlerinin tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi. Uraloğlu, "Havalimanlarımızı milli yazılımla donatmaya devam ediyoruz. Böylece Türkiye’nin hava trafik yönetimi altyapısının Avrupa hava trafik ağı ile gerçek zamanlı ve operasyon bazlı entegrasyonu önemli ölçüde güçlenecek" ifadelerini kullandı. İki havalimanında daha sertifikasyon çalışmaları devam ediyor Ankara Esenboğa ve İzmir Adnan Menderes havalimanlarında da Advanced ATC Tower sertifikasyon çalışmalarının devam ettiğini belirten Uraloğlu, söz konusu havalimanlarının da 2026 yılı içerisinde sertifikalarını alarak hizmet vermeye başlamalarının hedeflendiğini kaydetti.
Bakan Bayraktar: "Günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz"
01 Şubat 2026 Pazar - 10:45 Bakan Bayraktar: "Günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Ülke olarak ihtiyaç duyduğumuz gazın neredeyse yarısını sıvılaştırılmış şekilde karşılama hedefini biraz daha ileri götüreceğiz ve günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" dedi. Hatay’daki BOTAŞ Dörtyol FSRU Tesisine ziyaret gerçekleştiren Bakan Bayraktar, iki yeni gazlaştırma kapasitesi yatırımı açıkladı. BOTAŞ’ın Hatay’daki Dörtyol Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Ünitesi (FSRU) Tesisindeki kapasiteyi yanına yapılacak yeni bir tesisle 28 milyon metreküp daha artırarak iki katına çıkaracaklarını belirten Bayraktar, Akdeniz’de Gazipaşa-Anamur arasındaki bir lokasyonda da yeni bir FSRU tesisi yapacaklarını bildirdi. Bayraktar, "Günlük 200 milyon metreküplük gazı gemilerle alır hale geleceğiz" diye konuştu. Transfer Operasyonu Türkiye’nin ilk yerli ve milli FSRU gemisi Ertuğrul Gazi’nin de bulunduğu BOTAŞ Dörtyol FSRU Tesisinde gazetecilerle bir araya gelen Bakan Bayraktar, tesisteki 139’uncu gemiden gemiye transfer (ship-to-ship) operasyonunu takip etti. Çeşitlendirme ve Uygun Fiyat Türkiye’nin doğal gazı boru hatlarıyla almasının yanı sıra son dönemde yaptığı yatırımlarla sıvılaştırılmış şekilde de alabildiğini belirten Bayraktar, "Son yıllarda yaptığımız yatırımlarla çok önemli bir miktarda doğal gazı da gemilerle alır hale geldik. Bu hem çeşitlendirme açısından hem de daha uygun fiyatlı, rekabetçi fiyatlarla gaza erişimimiz için önemli" şeklinde konuştu. "Günde 28 milyon metreküp ile 17 ilin kış aylarında ihtiyaç duyduğu gazı biz bu tesisimizden sağlamış oluyoruz" Türkiye’ye sıvılaştırılmış şekilde gemilerle gelen doğal gazın sistemde kullanılabilmesi için yeniden gazlaştırılması gerektiğini anlatan Bayraktar, Ertuğrul Gazi FSRU’nun bu işlevi yerine getirdiğini kaydetti. Ertuğrul Gazi’nin günde yaklaşık 28 milyon metreküp sıvılaştırılmış doğal gazı yeniden gaz fazına çevirdiğini ifade eden Bayraktar, "Günde 28 milyon metreküp ile Hatay, Osmaniye ve bu civardaki yaklaşık 17 ilin kış aylarında ihtiyaç duyduğu gazı biz bu tesisimizden, bu gemimizden sağlamış oluyoruz" dedi. Dörtyol FSRU Tesisini 8 yıl önce devreye aldıklarını belirten Bayraktar, 8 yılda yaklaşık 140 gemiden gemiye transfer gerçekleştirdiklerini kaydetti. Yeni tesisler yolda Bakan Bayraktar, gazlaştırma kapasitesi yatırımlarıyla ilgili iki yeni haberi de duyurdu. Bakan Bayraktar, "Önümüzdeki süreçte bu tesisin yanında bir tane daha 28 milyon metreküplük gazlaştırma yapacak yeni bir FSRU’nun planlaması ve çalışması içerisindeyiz. En kısa zamanda mühendislik çalışmasını bitirip BOTAŞ aracılığıyla buradaki kapasiteyi iki katına çıkaracağız. Yine Akdeniz’de bir başka FSRU planımız var; Dörtyol’daki kapasite yeni bir FSRU ile iki katına çıkacak, buraya yeni bir tesis daha yapıyoruz. Akdeniz’de Gazipaşa-Anamur arasındaki bir lokasyonda da yeni bir FSRU ile artık çok daha güçlü bir şekilde doğal gaz altyapımızı hazır hale getireceğiz" ifadelerinde bulundu. "Günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" Türkiye’nin toplam gazlaştırma kapasitesinin 160 milyon metreküp olduğunu ifade eden Bayraktar, "Önümüzdeki iki yılda, ülke olarak ihtiyaç duyduğumuz gazın neredeyse yarısını sıvılaştırılmış şekilde karşılama hedefini biraz daha ileri götüreceğiz ve günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" şeklinde konuştu.
Osmanlı Devleti’nin temellerinin Ankara’da atıldığı iddiası
31 Ocak 2026 Cumartesi - 23:17 Osmanlı Devleti’nin temellerinin Ankara’da atıldığı iddiası Osmanlı Devleti’nin temellerinin Ankara’da atıldığını ileri süren Prof. Dr. Mehmet Öz, "Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde çok net olarak şunu görüyoruz ki, Gündüz Alp, Ertuğrul’un babası olarak yazılmıştır" dedi. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu yönündeki tartışmalara ilişkin değerlendirmede bulunan Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, tarih kitaplarında yer alan bazı bilgilerin tartışmalı olabileceğini ifade etti. Klasik Osmanlı geleneğinde Ertuğrul Gazi’nin babasının Süleyman Şah olarak kabul edildiğini hatırlatan Öz, Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde, Ertuğrul Gazi’nin babasının Gündüz Alp olarak kaydedildiğini belirtti. Ayrıca, Osman Gazi dönemine ait olduğu iddia edilen sikkelerde de dede olarak Gazi Gündüz Alp’in adının yer aldığını ifade eden Öz, Osmanlıların kuruluş sürecinde Ankara’nın önemli bir rol oynadığını vurguladı. "Süleyman Şah rivayetini kabul eden tarihçilerle, Gündüz Alp’i söyleyenlerin hepsi Osmanlıların yolunun Ankara’dan geçtiğini söyler" Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu konusunda tarih kitaplarında birtakım yanlış ifadeler olduğunu aktaran Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı ve aynı zamanda Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, şunları kaydetti: "Osman Gazi’nin dedesinin kim olduğu konusunda, tarihi kaynaklarda karışık birtakım ifadeler var. Bu konu tarihçiler arasında bir tartışma konusudur. Klasik Osmanlı geleneğine göre, Ertuğrul Gazi’nin babası Süleyman Şah olarak gösterilir. Süleyman Şah Türbesi günümüzde de Suriye olayları vesilesiyle çok gündeme gelmiş bir olaydır. Fakat tarihte Süleyman Şah diye bildiğimiz kişi, eğer Kutalmışoğlu Süleyman Şah’tan bahsediyorsak, bunun Osmanlılarla alakası yok ama Osmanlı tarihinde Ertuğrul Gazi’nin babasına Süleyman Şah diyorlar. Kutalmışoğlu Süleyman Şah Anadolu fatihidir, Selçuklu Hanedanı’ndandır. 1075’te İznik merkezi olarak Türkiye Selçuklu Devleti’ni kuran kişidir. Onun ölümü de aslında Suriye Selçuklular arasında çıkan bir savaş dolayısıyla, bugünkü Suriye’nin kuzeyinde bir savaş sonunda gerçekleştiği için, bu iki Süleyman Şah’ın hatıralarının karıştığına dair tarihçiler arasında tartışma var. Süleyman Şah’ın dört ya da üç oğlundan bahsedilir. Bunların Anadolu’ya gelişleri anlatılır. Fakat başka kaynaklar da var. Şimdi mesela Enveri diye bir adam var. Bunun Düsturname isimli bir eseri var. Ondan sonra Yazıcızade Ali var ve bir de Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa var. Şimdi bunlardan bir kısmı işte 15. yüzyıl ortalarında bunların eserlerine baktığımız zaman, bir Gündüzalp ve Gökalp’i görüyoruz. Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa’nın tarihinde çok net olarak şunu görüyoruz ki, Gündüz Alp, Ertuğrul’un babası olarak yazılmıştır. Yani demek ki tarih kaynaklarının bir kısmında Süleyman Şah, bir kısmında Gündüz Alp var. Bunlar Ankara civarına geliyorlar. Ankara burada şöyle önemli. Süleyman Şah rivayetini kabul eden tarihçiler de Gündüz Alp’i söyleyenlerin hepsi de Osmanlıların yolunun Ankara’dan geçtiğini ve bir müddet Karacadağ etrafında oturduklarını söylerler. Önce Ahlat var, bazılarına göre Urfa civarı var. Sonra Halep’ten Sürmeli Çukuru’na gidiş, tekrar Ankara’ya geliş var. Ankara’da Karacadağ var. Karacadağ’dan Sultanönü’ne, oradan Söğüt var. Oraya yerleştiler deniliyor. Demek ki Osmanlı’nın Anadolu’daki seyahatinde Ankara’da bir duraklama, bir durma dönemleri var." "Buradan Gündüz Alp’in Ertuğrul’un babası olduğu neticesi çıkar" Osman Gazi’nin bastırdığı sikkelerin üzerinde dedesi Gündüz Alp’in adının olduğunu belirten Öz, "Karamanlı Nişancı Mehmet Paşa der ki Gündüz Alp öldü, Kızıl Saray’da gömüldü, defnedildi. Şimdi Kızıl Saray neresi? Beypazarı’nın bir köyü ve bu şu anda Gündüz Alp’in mezarının olduğu söylenen Hırkatepe köyünün bitişiğinde. Osmanlı döneminde de Kızıl Saray nam-ı diğer Sekli diye 15-16. yüzyıl tahrir defterlerinde bu köyler var. Hem Hırka Köyü var hem de Kızıl Saray diğer adıyla Sekli Köyü Osmanlı arşiv belgelerinde var. Osmanlı tarihinde ilk sikkeyi bastıranın hep Osman Gazi olduğu söylenir. Yıllar önce Hacettepe Üniversitesi’nde yapılan bir toplantıda ilk sikkenin Osman Gazi’ye ait sikke olarak tanıtıldı. Fakat sonradan bunun gerçek mi, sahte mi olduğu tartışıldı. Daha sonra iki sikke daha ortaya çıktı ve bu sikkelerden, yani Osman Gazi’ye ait sikkelerden 1300 tarihinde basılan üzerinde Osman bin Ertuğrul bin Gündüz Alp yazıyor. Şimdi bu neyi gösteriyor bize? Demek ki bu sikkenin var olduğunu düşündüğümüzde 1300 yılı civarında Osman Gazi sikke darp etmiş. Yani kendinin bir hutbe ve sikke sahibi hükümdar olduğu ilan ediliyor. O halde sikke bastırmış. İki sikkede sadece baba adı var. Ama bunda babasının babasının adı da var. O da Gündüz Alp. Şimdi bütün bu anlatılanları birleştirdiğimizde Süleyman Şah hikayesinin de aslında bir kurmaca olduğunu düşünürsek buradan Gündüz Alp’in Ertuğrul’un babası olduğu neticesi çıkar" ifadelerini kullandı. "Hemşehrilerimizin çoğu Hırkatepe’de bir Osmanlı dedesinin kabrinin olduğunu bilmiyor" Gazi Gündüz Alp’i tanıtmak amacıyla 2016 yılında dernek kurduklarını söyleyen Gündüzalp Ünal, "2016 senesinde Hırkatepeliler Derneği’ni kurduk. Burada Beypazarı’nı, Hırkatepe’yi, Gazi Gündüz Alp’i Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmaya çalışıyoruz. 2016 yılından 2024 yılına kadar Beypazarı Hırkatepe Mahallesi’nde çok büyük etkinlikler yaptık ve Hırkatepe’yi Gazi Gündüz Alp’i, Beypazarı çevresini, Türkiye’ye ve yurt dışına da tanıtmaya gayret gösterdik. Hemşehrilerimizin çoğu Hırkatepe’de bir Osmanlı dedesinin kabrinin olduğunu bilmiyor. Onlara da biz üzülüyoruz. Beypazarı’na gelecek turistleri Gazi Gündüz Alp’i ziyaret etmeden gitmemesinin önünü açmamız lazım" diye konuştu. "Tarihçilerin yüzde 65’i Gazi Gündüz Alp’in mezarının Hırkatepe köyünde bulunduğunu belirtti" Her sene mayıs ayının sonunda Gazi Gündüz Alp Şenlikleri yaptıklarını vurgulayan Ahmet Gündüzalp, "Burada Osmanlı Devleti’ni kuran Osman Gazi’nin dedesi, Ertuğrul Gazi’nin babası Gazi Gündüz Alp Türbesi bulunmaktadır. Bazı kitaplarda Ertuğrul Gazi’nin babasının Gazi Gündüz Alp mi, Süleyman Şah mı olduğunu söylemektedir. Ama biz araştırdığımızda tarihçilerin yüzde 65’i Gazi Gündüz Alp’in mezarının Hırkatepe köyünde bulunduğunu belirtti. 2002 yılında Ankara Valiliğinden yardım alarak emekli Vali Yahya Gür ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yardımlarıyla türbeyi yenilettik. Türbenin açılışını 2002 yılında beraber yaptılar. Biz her sene mayıs ayının sonunda Gazi Gündüz Alp Şenlikleri yapıyoruz, Hacet Bayramı yapıyoruz. Bu Hacet Bayramı’nda türbeye giderek Gazi Gündüz Alp’e dualar ediyoruz, yağmur duası yapıyoruz. Gazi Gündüz Alp’in türbesinin genç nesillere taşınması için, bilinmesi için, bizden sonrakilerine ulaşması için elimizden gelen gayreti yapmak istiyoruz" şeklinde konuştu. "Osman Gazi’nin dedesi Süleyman Şah değil, Gazi Gündüz Alp’tir" Gündüz Alp Türbesi’ne her ay ziyaretçilerin geldiğini ifade eden İbrahim Sergi, "Bu türbe, Osman Gazi’nin dedesinin türbesidir. Fakat, herkes Süleyman Şah olarak biliyor ama Süleyman Şah değil, bu yanlış biliniyor. Tarihçilerin incelemesine göre, Osman Gazi’nin dedesi, Süleyman Şah değil, Gazi Gündüz Alp’tir. Gazi Gündüz Alp’ın yatarı da Hırkatepe köyünde bulunuyor. Türbenin tarihi çok eskiye dayanır. Kayı Boyu’ndan gelirken Gündüz Alp yaralı geliyor. 40 kişiyle birlikte buraya gelince burada vefat ediyor. Türbesini buraya defnediyorlar. 40 kişi de Hırkatepe köyünde kalıyor. Hırkatepe Köyü’nün tarihi de Osmanlı devletine dayanıyor. 2002 yılında Devlet Bahçeli bu türbenin restorasyonunu yaptırdı, açılışına da geldi. Gazi Gündüz Alp anma şölenleri her sene haziran ayının birinci haftasında yapılır. Buraya her ay 10-15 gün ziyaretçi gelir. Osmanlı’nın tarihini öğrenmek isteyenler bu türbeye gelsinler" dedi.
Diyarbakır Havalimanı’nda aletli iniş sistemi yeniden devrede
31 Ocak 2026 Cumartesi - 17:36 Diyarbakır Havalimanı’nda aletli iniş sistemi yeniden devrede Diyarbakır Havalimanı’nda bir süredir inşaat ve bakım çalışmaları nedeniyle askıya alınan aletli iniş sistemi (ILS), gerekli kontrollerin sağlanmasının ardından yeniden devreye alındı. Diyarbakır Havalimanı’nın ana pistinin, 2 Aralık 2025 tarihinde başlatılan inşaat ve bakım çalışmaları kapsamında geçici olarak hizmete kapatılmasının ardından, uçuşlar yardımcı pist üzerinden gerçekleştirilmeye başlanmıştı. Bu tarihte ana pistte başlatılan inşaat ve onarım çalışmaları sırasında geçici ve zorunlu olarak hizmet dışı bırakılan ILS sistemi; inşaat işlerinin yapılması, kritik sahaların korunması ve sinyal güvenliğinin sağlanmasının ardından yeniden devreye alındığı duyuruldu. Geçici süreyle kullanım dışı bırakılmıştı Ana pistteki çalışmalar sırasında, ILS cihazlarının önünde yer alan kritik ve hassas alanların etkilenebileceği ve sinyal güvenliğinin riske girebileceği değerlendirilerek sistem NOTAM yayımlanarak geçici süreyle kullanım dışı bırakılmıştı. Devam eden teknik düzenlemelerle ILS altyapısının kritik sahaları korunarak sinyal güvenliği sağlandığı, bunun üzerine mevcut ILS sisteminin yeniden devreye alınarak yardımcı pist için ‘side-step’ usulüyle yaklaşma hizmeti verilmeye başlandığı ifade edildi. Side-step uygulamasında uçaklar, ILS bulunan piste hassas yaklaşma yaptıktan sonra, şartların sağlanması halinde yardımcı piste yanal manevra yaparak inişini tamamladığı aktarıldı. Havalimanında ana pistteki bakım ve onarım faaliyetleri tamamlanıncaya kadar operasyonların yardımcı pist ve ’side-step’ yöntemiyle devam edeceği de ayrıca belirtildi.
Başkent’te eriyen karlar ve yağmur suları, barajları doldurmaya başladı
31 Ocak 2026 Cumartesi - 16:26 Başkent’te eriyen karlar ve yağmur suları, barajları doldurmaya başladı Ankara’nın önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Kurtboğazı Barajı’nda, eriyen karlar ve son günlerde etkili olan yağışlar sonrası doluluk oranı yavaş yavaş artış göstermeye başladı.Ankara, son zamanların en kurak dönemlerini yaşıyor. İl genelinde kuraklık ve yağışın azalması sonucu sular kesilmiş ve vatandaşlar mağdur edilmişti. Fakat son günlerde yer üstünde kalan karların erimesi ve yağan yağmur, barajları az da olsa doldurmaya başladı. Ankara’nın önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Kurtboğazı Barajı’nda da, eriyen karlar ve son günlerde etkili olan yağışlar sonrası doluluk oranı artış göstermeye başladı. Kış aylarında beklenen yağışların bir bölümünün bahar aylarına sarkmasıyla birlikte, özellikle yüksek kesimlerde eriyen kar sularının Kurtboğazı Barajı’na ulaşması, doluluk oranına az da olsa olumlu yansıdı. Uzmanlar, yağışların devam etmesi halinde barajdaki su seviyesinin daha da yükselebileceğini belirtti. Ancak uzmanlar, su tasarrufu konusunda tedbirli olunması gerektiğine dikkat çekerek, mevcut artışın rehavete yol açmaması gerektiğini vurguladı.ASKİ’nin verilerine göre baraj doluluk oranlarıAkyar Barajı: yüzde 1,99Çamlıdere Barajı: yüzde 13,74Çubuk 2 Barajı: yüzde 3,76Eğrekkaya Barajı: yüzde 17,68Kargalı Barajı: yüzde 14,02Kavşakkaya Barajı: yüzde 3,29Kesikköprü Barajı: yüzde 100Kurtboğazı Barajı: yüzde 8,90Peçenek Barajı: yüzde 15,29Türkşerefli Barajı: yüzde 5,92Uludere Barajı: yüzde 36,44