Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
KAMİAD Genel Başkanı Ali Adıgüzel güven tazeledi
17 Mayıs 2026 Pazar - 10:14:47
Kamu Müteahhitleri ve İş İnsanları Derneği (KAMİAD) 2. Olağan Genel Kurulu, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Genel kurulda, mevcut Genel Başkan Ali Adıgüzel üyelerin desteğiyle yeniden başkanlığa seçildi. KAMİAD’ın 2. Olağan Genel Kurulu, 16 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da birlik ve beraberlik mesajlarının ön plana çıktığı geniş katılımlı bir organizasyonla yapıldı. Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen üyeler, sektör temsilcileri ve davetlilerin katıldığı genel kurulda, derneğin geçmiş dönem faaliyetleri değerlendirildi, sektörün karşı karşıya olduğu sorunlar ele alındı ve yeni dönem hedefleri paylaşıldı. Genel kurulda konuşan KAMİAD Kurucu Genel Başkanı Ali Adıgüzel, kamu müteahhitlerinin uzun yıllardır dağınık bir yapı içerisinde mücadele ettiğini belirterek, KAMİAD çatısı altında güçlü bir birliktelik oluşturduklarını söyledi. KAMİAD’ın yalnızca bir meslek örgütü olmadığını ifade eden Adıgüzel, "KAMİAD, sektörün sorunlarını gündeme taşıyan, çözüm üreten ve kamu kurumları nezdinde görüşleri dikkate alınan güçlü bir sivil toplum kuruluşu haline geldi" dedi. Göreve geldikleri günden itibaren ek fiyat farkı, süre uzatımı, tasfiye hakkı, sicil affı, hakediş süreçleri ve mevzuattan kaynaklanan sorunları ilgili kurumlara taşıdıklarını belirten Adıgüzel, Kamu İhale Kurumu, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile diğer kurumlarla yoğun temaslarda bulunduklarını kaydetti. KAMİAD’ın yalnızca masa başında değil, sahada da aktif rol aldığını ifade eden Adıgüzel, 6 Şubat depremlerinin ardından 30 kişilik teknik ekiple Hatay’da hasar tespit çalışmalarına destek verdiklerini anlattı. Adıgüzel, "Bizler sadece yüklenici değil, devletinin yanında ve onun emrinde görev yapan isimsiz kahramanlarız" ifadelerini kullandı. Yeni dönemde şubeleşme çalışmaları, dijital üyelik sistemi, KAMİAD mobil uygulaması, ihale takip ve analiz platformu, hukuki danışmanlık ve tahkim merkezi, üniversite iş birlikleri, ortak satın alma modelleri ve sosyal sorumluluk projelerinin hayata geçirileceği bildirildi. Genel kurulda yapılan seçim sonucunda Ali Adıgüzel, üyelerin güçlü desteğiyle yeniden genel başkanlığa seçilerek güven tazeledi. KAMİAD’ın yeni dönem asil yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: "Ali Adıgüzel, Ali Kürşad Bozbaş, Baki Tokdaş, Ekrem İbili, H. Görkem Aktan, Hatice Keskin, İhsan Günergök, Mehmet Şahin Güneş, Müjgan Bozyel, Ömer Faruk Korkmaz, Süleyman Seydaoğlu, Yasin Bilmişoğlu, Yaşar Asiltürk, Yunus İçen ve Yunus Özkılıç." Genel kurul sonunda yapılan açıklamada, KAMİAD’ın yeni dönemde de kamu müteahhitlerinin hak ve menfaatlerini korumaya, sektörün sorunlarına çözüm üretmeye ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceği vurgulandı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 09:55
Haksız fiyat artışı yapan işletmelere 389 milyon lira ceza uygulandı
Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından haksız fiyat artışı yapan bin 258 işletmeye 389 buçuk milyon lira idari para cezası uygulandı. Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, 2026 yılı içerisinde gerçekleştirilen 4 ayrı toplantıda, piyasada adil rekabet ortamını ve tüketici refahını bozucu nitelikteki uygulamalara ilişkin inceleme ve denetimlerde bulundu. Bu kapsamda bakanlıktan yapılan açıklamada denetimlere ilişkin, "Temel gıda ve tüketim ürünlerine yönelik yapılan incelemelerde fahiş fiyat artışı yaptığı tespit edilen 13 işletmeye toplam 9 milyon 643 bin 310 lira, ekmek ve simit ürünlerine ilişkin denetimlerde tarifeye aykırı uygulamalarda bulunduğu belirlenen 75 işletmeye toplam 12 milyon 953 bin lira, yabancı menşeli e-ticaret pazar yerlerine yönelik ithalat kısıtlamaları sonrasında yerel e-ticaret platformlarında gerçekleşen fiyat artışlarına ilişkin denetimlerde 840 işletmeye toplam 151 milyon 718 bin 280 lira, meyve ve sebze fiyatlarında meydana gelen olağanüstü artışlara yönelik inceleme ve denetimler sonucunda 330 işletmeye toplam 215 milyon 115 bin 676 buçuk lira idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Böylelikle, Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından 2026 yılı içerisinde toplam bin 258 işletmeye, fahiş fiyat artışı nedeniyle 389 milyon 430 bin 962 buçuk lira tutarında idari para cezası uygulanmıştır" ifadeleri kullanıldı. "Tüketicilerimizin mağduriyetine yol açabilecek her türlü uygulama titizlikle incelenmektedir" Bakanlık olarak, vatandaşların ekonomik menfaatlerini korumaya ve adil ticaret düzenini muhafaza etmeye yönelik faaliyetlerinin sürdürüleceği vurgulanan açıklamada, "Özellikle yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde; alışveriş merkezleri, zincir marketler ile gıda ve bayramlık ürün satışı gerçekleştiren perakende işletmeler, vatandaşlarımızın seyahatlerini gerçekleştirdikleri otogarlar, toptan satış merkezleri, Ticaret Bakanlığımızın yakın takibi altında bulunmakta olup, tüketicilerimizin mağduriyetine yol açabilecek her türlü uygulama titizlikle incelenmektedir. Gerçekleştirilen denetimlerde mevzuata aykırı faaliyet gösterdiği tespit edilen işletmelere yönelik gerekli idari yaptırımlar, mevzuatın verdiği yetki çerçevesinde kararlılıkla uygulanacaktır" denildi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 23:08
MSB’den "seferberlik emri" iddialarına ilişkin açıklama
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "vatandaşların bazılarına seferberlik emri gönderildiği" yönündeki paylaşımlara ilişkin, "2026 Yıldırım Serisi Seferberlik tatbikatları ise toplam 7 bin 686 yedek personelin katılımı ile Eylül-Ekim ayları içerisinde icra edilecektir. Bu tatbikatlara görevlendirilen personele 15 Mayıs 2026 tarihinde sistemde kayıtlı mobil telefonlarına bilgilendirme mesajı gönderilmiştir" denildi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 22:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan New York’ta 43. Türk günü yürüyüşüne videolu mesaj gönderdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan New York’ta 43. Türk günü yürüyüşüne videolu mesaj gönderdi
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:30
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Merkez Bankası rezervleri geçen hafta itibarıyla 215,6 milyar dolara ulaştı"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrasında basın mensuplarına açıklamada bulundu. Kabine ve Türkiye gündemine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında tüm Türkiye’nin Berat Kandili’ni kutlayarak, "Rabbimden bizleri huzur ve afiyet içerisinde 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e eriştirmesini niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. "Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz" İktidarda oldukları 23 yıldır 86 milyonun her bir ferdine hizmetkarlık ettiklerini söyleyen ve Kabine Toplantısı’nın gündemine dair bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "23 yıldır aşkla koşuyor, aşk ile koşan yorulmaz diyoruz. Ana muhalefet partisi gibi ‘Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz. İlk günkü heyecanımızla Türkiye’yi bir baştan diğer başa ihya etmenin, millete hizmet meşalesini daha da yükseltmenin samimi gayreti içindeyiz. Son kabine toplantımızdan bu yana millete ve memlekete hizmet yolunda çalışmalarımızı büyük bir coşkuyla devam ettirdik. Dış politikada Suriye ve İran bağlamında kritik gelişmeleri yakından takip ederken, içeride de eser siyasetimizi hız kesmeden sürdürdük" açıklamasında bulundu. "Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" Türkiye’ye yapılan yatırımlar konusunda kendilerine yapılan eleştirilere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Göreve geldiğimizde bölünmüş yol ağımız sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Ülkemiz genelinde büyük bir ulaşım seferberliği başlatarak bölünmüş yollarımızın uzunluğunu 30 bin 49 kilometreye bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizin sayısını da 77’ye çıkardık. Bunları da başka bahane bulamadıkları için ‘yol mu yiyeceğiz’ diyen, ‘bölünmüş yollarla milleti bölecekler’ diyerek bu yatırımlara karşı çıkan hizmet ve eser düşmanı zihniyete rağmen başardık. Bakınız biz her zaman şunu söylüyoruz, ‘yol medeniyettir, yol ufuktur, yol vizyondur, yol demek ulaşım demektir, sanayi, üretim, turizm, kalkınma demektir.’ Bölünmüş yol ve otoyol yatırımlarımız her yıl yaklaşık 303 milyar liralık ekonomik fayda sağlıyor. Ayrıca senede 6,3 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçiliyor. Yol kusurlarından kaynaklı kazalar hamdolsun neredeyse sıfıra indi. Yani ülkemize kazandırdığımız her bir kilometre bize çevreden ticarete, turizmden istihdama geniş bir yelpazede kat ve kat geri dönüyor. ‘Daha çok yol yaparsak trafik daha çok sıkışır’ argümanıyla beceriksizliklerini örtmeye çalışanların bunları öğrenmesi gerekiyor. Her alanda olduğu gibi ulaştırmada da hedeflerimiz büyük. Halihazırda 30 bin 49 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı ilk aşamada 31 bin 250 kilometreye, ardından da 38 bin 60 kilometreye çıkaracağız. Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" diye konuştu. "2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı" Geçen yılın turizm verilerine dair değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Oldukça iyi başlayan ancak bölgesel krizler sebebiyle bir ara zorlanan Türk turizmi 2025 yılını rekorla tamamladı. TÜİK tarafından açıklanan en son verilere göre 2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı. Tüm zamanların rekoru olan bu rakamla 64 milyar dolarlık hedefimizin de üzerine çıktık. Bizim için önemli bir diğer veri kişi başı gecelik harcama. Orada da rekor kırıldı. 2025 yılında yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması yüzde 5,2 artışla ortalama 114 dolara yükseldi. Tüm ziyaretçiler açısından ise bu rakam 100 dolar oldu. 2002 yılında 13 milyon olan ziyaretçi sayımız, 2025 yılında 63,9 milyonu buldu. Turizm rakamlarımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 2026 yılı için hedefimiz 68 milyar dolar turizm geliri elde etmek. İnşallah bu hedefimize ulaşarak yeni bir rekora imza atacağız" ifadelerini kullandı. "Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz" Sadece turizmde değil, ekonomiye dair diğer başlıklarda da iyi haberlerin gelmeye devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Merkez Bankamızın rezervleri artmaya devam ediyor. İktidarı devraldığımızda 27 milyar dolar olan rezervlerimiz geçen hafta itibariyle 215,6 milyar dolara ulaştı. Hiç şüphesiz bunlar milletçe hepimizi sevindiren, hepimizi umutlandıran, heyecanlandıran gelişmeler. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz. Şunu her bir vatandaşımın özellikle iş dünyamızın çok iyi bilmesini isterim; Hükümet olarak üretenin, ihraç edenin, istihdam sağlayanın yanındayız" ifadelerine yer verdi. "Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz" İmalat sanayinin de güçlü şekilde desteklemeye devam edileceğini söyleyerek, bu konuda yeni bir desteğin müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz haftalarda emek yoğun sektörlerimize yönelik 2026 yılında uygulayacağımız İstihdam Koruma Programı’nda istihdam başına aylık 3 bin 500 liralık desteğin müjdesini vermiştik. Şimdi de imalat sanayi işletmelerimizin finansmana erişimde yaşadıkları zorlukları hafifletecek yeni bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz. 6 ay ana para ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkanı sunulacak pakette finansman maliyeti oranları piyasa şartlarının altında olacak. İstihdam yoğunlukları ile orantılı olarak işletme başına 50 milyon liraya kadar cazip kredi imkanını sunacağız. Finansman paketini aynı zamanda kredi kefalet paketi ile de destekliyoruz. KOBİ’lerimiz teminat sorunu yaşamadan bu kredi imkanına ulaşabilecek. Ayrıca istihdamını koruyan KOBİ’lerimize KOSGEB aracılığı ile 10 puan indirim imkanı sağlayacağız. Bu destekler ile imalat sanayimize finansmana erişim ve finansman maliyeti konusunda önemli bir kolaylık sağlamış oluyoruz. Yeni kredi paketimizde hayırlı uğurlu olsun diyorum" diye konuştu. "13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar" Türkiye’nin Suriye ile hem en uzun kara sınırına sahip komşu ülke olduğunu hem de Suriye’nin çok köklü dini, kültürel, tarihi, ticari ve beşeri bağlara sahip kardeş ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dicle ve Fırat birbiriyle ne kadar kardeşse biz de başta Suriye olmak üzere güneydeki komşularımızla işte öyle kardeşiz. Bunları özellikle şunun için söylüyorum; Bakınız yıllardır Türkiye’nin Suriye ile niçin bu kadar yakından ilgilendiğini muhalefet çevreleri bir türlü anlayamadı. ‘Orta Doğu bataklığı’ dediler. ‘Bize ne Suriye’den dediler. Suriye ile Türkiye’nin güvenliğinin iç işe geçtiğini görmek bu gerçeği kabullenmek istemediler. 13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar. Kimin kim olduğunun, bu ülkede ne olup bittiğinin farkında bile değiller. Buna son 3 haftada bir kez daha şahitlik ettik. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere Suriye’deki hadiselere ideolojik taassupla bakanlar yine çuvalladı, bu kardeşlik sınavından yine sıfır çekti. Suriye’nin meşru yöneticilerini hedef alarak insanları ayrıştırarak bu mesele üzerinden siyasi prim hesabı yaparak bir kez daha sınıfta kaldılar. Türkiye Suriye yönetimiyle yakın iş birliği halinde her türlü insani yardımda bulunuyorken gerilimin düşürülmesi, çatışmanın önlenmesi, anlaşmanın sağlanması için elinden geleni yapıyorken ‘Kürt düşmanı’ gibi son derece çirkin ifadelerle ülkemize iftira attılar. Bir defa şunun bilinmesinde fayda görüyorum. Biz bölgemizin her karışında barıştan, huzurdan, istikrardan, uzlaşmadan toplumlar arası kucaklaşmadan yanayız. Sınırlarımızın ötesinde yangın varsa, çatışma, savaş varsa bizim burada kendimizi güvende hissetmemizin mümkün olmadığını çok iyi biliyoruz. Türkiye olarak komşumuz Suriye’nin bir an önce iç barışını tesis etmesini samimiyetle arzu ediyoruz" dedi. "Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür" Sürekli istikrarsızlıkla boğuşan değil, Arap, Kürt, Türkmen, Hristiyan fark etmeksizin Suriye halkının tüm kesimlerinin barış içinde, esenlik ve huzur içinde yaşadığı bir toplum görmek istediklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Bütün mücadelemiz önce Suriye’de ardından diğer çatışma bölgelerinde bunun sağlanmasına yöneliktir. Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir. Suriye hükümeti ile SDG denilen yapı arasında 18 Ocak ve 30 Ocak’ta varılan anlaşmaları bu zaviyeden değerlendiriyoruz. Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde artık yeni bir sayfa açılmıştır. Temennimiz bu yeni sayfanın çatışma ve gerilimle değil huzurla, barışla, kalkınma ve refahla durdurulmasıdır. Her kim bunu dinamitlemeye teşebbüs ederse açık ve net söylüyorum, bunun altında kalacaktır. Bugün veya gelecekte ne uğruna olursa olsun terörden medet umanlar, teröre başvuranlar hiçbir şekilde sonuç alamayacaklarını bilmelidir. İpe un serme, ayak direme, oyalama gibi ucuz hesaplara başvurulmadan anlaşmanın ruhuna uygun bir şekilde hayata geçirilmesini ümit ediyoruz. Türkiye çatışmaları körükleyen, gerilime yatırım yapan, insan hayatını hiçe sayan bütün kan tüccarlarının karşısında kararlılıkla duracaktır." "Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız" Türkiye ile aynı coğrafyada yaşayan tüm toplumların her zorlukta yine birbirine muhtaç olacağını söyleyen Erdoğan, "Burada şu değişmez gerçeği bir kere daha hatırlatmak istiyorum; Hangi kökenden, mezhepten, inançtan olursak olalım, bizler komşuyuz. Hepimiz asırlardır buradayız. İnşallah kıyamete kadar da burada olacağız. Başımız dara düştüğünde yine birbirimizin kapısını çalacağız. Zor günlerimizde başkalarına değil, yine birbirimize sığınacağız. Atalarımızın hikmet dolu şu sözü herkese ibret olmalıdır. ‘Sel gider, kum kalır.’ Suriye’de de toz bulutu dağıldıktan, taşlar yerine oturduktan sonra biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bu iklimin, bu dayanışma ruhunun zedelenmesine fırsat vermemeliyiz. Tüm vatandaşlarımdan, sınırlarımızın ötesindeki tüm kardeşlerimden bu konuda çok dikkatli olmalarını özellikle istirham ediyorum. Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız. Nefreti, öfkeyi, husumeti körükleyenleri aramıza almayacağız. Pusuda bekleyenleri, ellerini ovuşturanları, kardeşliğimizi kundaklamaya çalışan fitne tüccarlarını aramıza almayacağız. Kendi ikbalini Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Nusayri’nin izmihlaline bağlayan özellikle o habis odakları aramıza almayacağız. Gerisi Allah’ın izniyle gelecektir. Rabbim kardeşliğimizi daim ve kaim eylesin diyorum" diye konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek, bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz" Bu hafta yapacağı yurt dışı ziyaretlerine dair de bilgi paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "İnşallah yarın Suudi Arabistan ve Mısır’ı kapsayan iki günlük bir yolculuğa çıkıyoruz. Her iki kardeş ülkede yapacağımız görüşmelerde, ikili ilişkilerimiz yanında bölgemizdeki sıcak gelişmeleri ele alacağız. Gazze’nin güvenlik ve inşasında hangi ortak adımları atabiliriz? İran krizinin daha fazla tırmanmaması için neler yapabiliriz? İnşallah bunları değerlendireceğiz. Asrın felaketinin üçüncü yıl döneminde Osmaniye’de olacak Osmaniyeli kardeşlerimizle hasret gidereceğiz. Rabbim ömür verdikçe 86 milyon vatandaşımızla birlikte tüm mazlum ve mağdurlar için çalışacak, ter dökecek, mücadele edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:17
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dış politikada Suriye ve İran bağlamındaki kritik gelişmeleri yakından takip ediyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrasında basın mensuplarına açıklamada bulundu. Kabine ve Türkiye gündemine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında tüm Türkiye’nin Berat Kandili’ni kutlayarak, "Rabbimden bizleri huzur ve afiyet içerisinde 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e eriştirmesini niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. "Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz" İktidarda oldukları 23 yıldır 86 milyonun her bir ferdine hizmetkarlık ettiklerini söyleyen ve Kabine Toplantısı’nın gündemine dair bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "23 yıldır aşkla koşuyor, aşk ile koşan yorulmaz diyoruz. Ana muhalefet partisi gibi ‘Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz. İlk günkü heyecanımızla Türkiye’yi bir baştan diğer başa ihya etmenin, millete hizmet meşalesini daha da yükseltmenin samimi gayreti içindeyiz. Son kabine toplantımızdan bu yana millete ve memlekete hizmet yolunda çalışmalarımızı büyük bir coşkuyla devam ettirdik. Dış politikada Suriye ve İran bağlamında kritik gelişmeleri yakından takip ederken, içeride de eser siyasetimizi hız kesmeden sürdürdük" açıklamasında bulundu. "Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" Türkiye’ye yapılan yatırımlar konusunda kendilerine yapılan eleştirilere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Göreve geldiğimizde bölünmüş yol ağımız sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Ülkemiz genelinde büyük bir ulaşım seferberliği başlatarak bölünmüş yollarımızın uzunluğunu 30 bin 49 kilometreye bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizin sayısını da 77’ye çıkardık. Bunları da başka bahane bulamadıkları için ‘yol mu yiyeceğiz’ diyen, ‘bölünmüş yollarla milleti bölecekler’ diyerek bu yatırımlara karşı çıkan hizmet ve eser düşmanı zihniyete rağmen başardık. Bakınız biz her zaman şunu söylüyoruz, ‘yol medeniyettir, yol ufuktur, yol vizyondur, yol demek ulaşım demektir, sanayi, üretim, turizm, kalkınma demektir.’ Bölünmüş yol ve otoyol yatırımlarımız her yıl yaklaşık 303 milyar liralık ekonomik fayda sağlıyor. Ayrıca senede 6,3 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçiliyor. Yol kusurlarından kaynaklı kazalar hamdolsun neredeyse sıfıra indi. Yani ülkemize kazandırdığımız her bir kilometre bize çevreden ticarete, turizmden istihdama geniş bir yelpazede kat ve kat geri dönüyor. ‘Daha çok yol yaparsak trafik daha çok sıkışır’ argümanıyla beceriksizliklerini örtmeye çalışanların bunları öğrenmesi gerekiyor. Her alanda olduğu gibi ulaştırmada da hedeflerimiz büyük. Halihazırda 30 bin 49 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı ilk aşamada 31 bin 250 kilometreye, ardından da 38 bin 60 kilometreye çıkaracağız. Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" diye konuştu. "2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı" Geçen yılın turizm verilerine dair değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Oldukça iyi başlayan ancak bölgesel krizler sebebiyle bir ara zorlanan Türk turizmi 2025 yılını rekorla tamamladı. TÜİK tarafından açıklanan en son verilere göre 2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı. Tüm zamanların rekoru olan bu rakamla 64 milyar dolarlık hedefimizin de üzerine çıktık. Bizim için önemli bir diğer veri kişi başı gecelik harcama. Orada da rekor kırıldı. 2025 yılında yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması yüzde 5,2 artışla ortalama 114 dolara yükseldi. Tüm ziyaretçiler açısından ise bu rakam 100 dolar oldu. 2002 yılında 13 milyon olan ziyaretçi sayımız, 2025 yılında 63,9 milyonu buldu. Turizm rakamlarımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 2026 yılı için hedefimiz 68 milyar dolar turizm geliri elde etmek. İnşallah bu hedefimize ulaşarak yeni bir rekora imza atacağız" ifadelerini kullandı. "Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz" Sadece turizmde değil, ekonomiye dair diğer başlıklarda da iyi haberlerin gelmeye devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Merkez Bankamızın rezervleri artmaya devam ediyor. İktidarı devraldığımızda 27 milyar dolar olan rezervlerimiz geçen hafta itibariyle 215,6 milyar dolara ulaştı. Hiç şüphesiz bunlar milletçe hepimizi sevindiren, hepimizi umutlandıran, heyecanlandıran gelişmeler. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz. Şunu her bir vatandaşımın özellikle iş dünyamızın çok iyi bilmesini isterim; Hükümet olarak üretenin, ihraç edenin, istihdam sağlayanın yanındayız" ifadelerine yer verdi. "Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz" İmalat sanayinin de güçlü şekilde desteklemeye devam edileceğini söyleyerek, bu konuda yeni bir desteğin müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz haftalarda emek yoğun sektörlerimize yönelik 2026 yılında uygulayacağımız İstihdam Koruma Programı’nda istihdam başına aylık 3 bin 500 liralık desteğin müjdesini vermiştik. Şimdi de imalat sanayi işletmelerimizin finansmana erişimde yaşadıkları zorlukları hafifletecek yeni bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz. 6 ay ana para ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkanı sunulacak pakette finansman maliyeti oranları piyasa şartlarının altında olacak. İstihdam yoğunlukları ile orantılı olarak işletme başına 50 milyon liraya kadar cazip kredi imkanını sunacağız. Finansman paketini aynı zamanda kredi kefalet paketi ile de destekliyoruz. KOBİ’lerimiz teminat sorunu yaşamadan bu kredi imkanına ulaşabilecek. Ayrıca istihdamını koruyan KOBİ’lerimize KOSGEB aracılığı ile 10 puan indirim imkanı sağlayacağız. Bu destekler ile imalat sanayimize finansmana erişim ve finansman maliyeti konusunda önemli bir kolaylık sağlamış oluyoruz. Yeni kredi paketimizde hayırlı uğurlu olsun diyorum" diye konuştu. "13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar" Türkiye’nin Suriye ile hem en uzun kara sınırına sahip komşu ülke olduğunu hem de Suriye’nin çok köklü dini, kültürel, tarihi, ticari ve beşeri bağlara sahip kardeş ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dicle ve Fırat birbiriyle ne kadar kardeşse biz de başta Suriye olmak üzere güneydeki komşularımızla işte öyle kardeşiz. Bunları özellikle şunun için söylüyorum; Bakınız yıllardır Türkiye’nin Suriye ile niçin bu kadar yakından ilgilendiğini muhalefet çevreleri bir türlü anlayamadı. ‘Orta Doğu bataklığı’ dediler. ‘Bize ne Suriye’den dediler. Suriye ile Türkiye’nin güvenliğinin iç işe geçtiğini görmek bu gerçeği kabullenmek istemediler. 13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar. Kimin kim olduğunun, bu ülkede ne olup bittiğinin farkında bile değiller. Buna son 3 haftada bir kez daha şahitlik ettik. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere Suriye’deki hadiselere ideolojik taassupla bakanlar yine çuvalladı, bu kardeşlik sınavından yine sıfır çekti. Suriye’nin meşru yöneticilerini hedef alarak insanları ayrıştırarak bu mesele üzerinden siyasi prim hesabı yaparak bir kez daha sınıfta kaldılar. Türkiye Suriye yönetimiyle yakın iş birliği halinde her türlü insani yardımda bulunuyorken gerilimin düşürülmesi, çatışmanın önlenmesi, anlaşmanın sağlanması için elinden geleni yapıyorken ‘Kürt düşmanı’ gibi son derece çirkin ifadelerle ülkemize iftira attılar. Bir defa şunun bilinmesinde fayda görüyorum. Biz bölgemizin her karışında barıştan, huzurdan, istikrardan, uzlaşmadan toplumlar arası kucaklaşmadan yanayız. Sınırlarımızın ötesinde yangın varsa, çatışma, savaş varsa bizim burada kendimizi güvende hissetmemizin mümkün olmadığını çok iyi biliyoruz. Türkiye olarak komşumuz Suriye’nin bir an önce iç barışını tesis etmesini samimiyetle arzu ediyoruz" dedi. "Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür" Sürekli istikrarsızlıkla boğuşan değil, Arap, Kürt, Türkmen, Hristiyan fark etmeksizin Suriye halkının tüm kesimlerinin barış içinde, esenlik ve huzur içinde yaşadığı bir toplum görmek istediklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Bütün mücadelemiz önce Suriye’de ardından diğer çatışma bölgelerinde bunun sağlanmasına yöneliktir. Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir. Suriye hükümeti ile SDG denilen yapı arasında 18 Ocak ve 30 Ocak’ta varılan anlaşmaları bu zaviyeden değerlendiriyoruz. Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde artık yeni bir sayfa açılmıştır. Temennimiz bu yeni sayfanın çatışma ve gerilimle değil huzurla, barışla, kalkınma ve refahla durdurulmasıdır. Her kim bunu dinamitlemeye teşebbüs ederse açık ve net söylüyorum, bunun altında kalacaktır. Bugün veya gelecekte ne uğruna olursa olsun terörden medet umanlar, teröre başvuranlar hiçbir şekilde sonuç alamayacaklarını bilmelidir. İpe un serme, ayak direme, oyalama gibi ucuz hesaplara başvurulmadan anlaşmanın ruhuna uygun bir şekilde hayata geçirilmesini ümit ediyoruz. Türkiye çatışmaları körükleyen, gerilime yatırım yapan, insan hayatını hiçe sayan bütün kan tüccarlarının karşısında kararlılıkla duracaktır." "Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız" Türkiye ile aynı coğrafyada yaşayan tüm toplumların her zorlukta yine birbirine muhtaç olacağını söyleyen Erdoğan, "Burada şu değişmez gerçeği bir kere daha hatırlatmak istiyorum; Hangi kökenden, mezhepten, inançtan olursak olalım, bizler komşuyuz. Hepimiz asırlardır buradayız. İnşallah kıyamete kadar da burada olacağız. Başımız dara düştüğünde yine birbirimizin kapısını çalacağız. Zor günlerimizde başkalarına değil, yine birbirimize sığınacağız. Atalarımızın hikmet dolu şu sözü herkese ibret olmalıdır. ‘Sel gider, kum kalır.’ Suriye’de de toz bulutu dağıldıktan, taşlar yerine oturduktan sonra biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bu iklimin, bu dayanışma ruhunun zedelenmesine fırsat vermemeliyiz. Tüm vatandaşlarımdan, sınırlarımızın ötesindeki tüm kardeşlerimden bu konuda çok dikkatli olmalarını özellikle istirham ediyorum. Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız. Nefreti, öfkeyi, husumeti körükleyenleri aramıza almayacağız. Pusuda bekleyenleri, ellerini ovuşturanları, kardeşliğimizi kundaklamaya çalışan fitne tüccarlarını aramıza almayacağız. Kendi ikbalini Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Nusayri’nin izmihlaline bağlayan özellikle o habis odakları aramıza almayacağız. Gerisi Allah’ın izniyle gelecektir. Rabbim kardeşliğimizi daim ve kaim eylesin diyorum" diye konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek, bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz" Bu hafta yapacağı yurt dışı ziyaretlerine dair de bilgi paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "İnşallah yarın Suudi Arabistan ve Mısır’ı kapsayan iki günlük bir yolculuğa çıkıyoruz. Her iki kardeş ülkede yapacağımız görüşmelerde, ikili ilişkilerimiz yanında bölgemizdeki sıcak gelişmeleri ele alacağız. Gazze’nin güvenlik ve inşasında hangi ortak adımları atabiliriz? İran krizinin daha fazla tırmanmaması için neler yapabiliriz? İnşallah bunları değerlendireceğiz. Asrın felaketinin üçüncü yıl döneminde Osmaniye’de olacak Osmaniyeli kardeşlerimizle hasret gidereceğiz. Rabbim ömür verdikçe 86 milyon vatandaşımızla birlikte tüm mazlum ve mağdurlar için çalışacak, ter dökecek, mücadele edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:12
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son anlaşmayla Suriye halkının önünde yeni bir sayfa açılmıştır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son anlaşmayla Suriye halkının önünde yeni bir sayfa açılmıştır."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:10
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suriye ile Türkiye’nin güvenliğinin iç içe geçtiğini görmek istemediler. Suriye’deki gelişmeleri doğru okuyamayanlar, bugün de aynı çizgide."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suriye ile Türkiye’nin güvenliğinin iç içe geçtiğini görmek istemediler. Suriye’deki gelişmeleri doğru okuyamayanlar, bugün de aynı çizgide."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:08
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:08
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:07
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Merkez Bankası rezervlerini arttırıyoruz. Geldiğimizde 27 milyar olan rezervler 215,6 milyar dolara ulaştı."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Merkez Bankası rezervlerini arttırıyoruz. Geldiğimizde 27 milyar olan rezervler 215,6 milyar dolara ulaştı."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 18:57
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Suriye ve İran’daki gelişmeleri takip ediyoruz."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Suriye ve İran’daki gelişmeleri takip ediyoruz."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 17:06
Kalp grefti askeri ambulans uçakla Ankara’ya ulaştırıldı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait ambulans uçağın, acil organ nakli bekleyen bir hasta için İstanbul’dan Ankara’ya kalp greftini kısa sürede ulaştırdığını duyurdu. Milli Savunma Bakanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait ambulans uçağın, acil organ nakli bekleyen bir vatandaş için kritik bir görev üstlendiğini açıkladı. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza ait ambulans uçağımız ile acil organ nakli bekleyen bir vatandaşımız için İstanbul’dan Ankara’ya kalp greftini en kısa sürede ulaştırarak zamanla yarışta kritik bir rol üstlendik" ifadesi kullanıldı. MSB, paylaşımında, kalp nakli bekleyen vatandaşa da "acil şifalar" diledi.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 16:59
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Suudi Arabistanlı mevkidaşı Al-Ruwaili ile görüştü
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili ile telefon görüşmesi yaptı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ikili ilişkiler ile bölgesel konular ele alındı.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 16:58
Savunma ve havacılık sanayiinden 2026’nın ilk ayında 555,3 milyon dolarlık ihracat
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, savunma ve havacılık sanayiinin 2026 yılı ocak ayında 555,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirterek, ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44,2 arttığını bildirdi. Savunma Sanayii Başkanı Görgün, savunma ve havacılık sanayiinin 2026 yılına rekor ihracatla başladığını açıkladı. Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, savunma ve havacılık sanayiinin 2025 yılını rekorlarla kapattığını belirterek, "2025 yılını rekorlar ile kapatan savunma ve havacılık sanayiimiz, 2026’ya da rekor bir ihracat başarısı ile başladı" ifadesini kullandı. Ocak ayı ihracat verilerine ilişkin bilgi veren Görgün, "Savunma ve havacılık sanayiimiz, 2026 yılı ocak ayında 555,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirerek, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44,2 oranında artış kaydetmiştir. Bu güçlü performans, sektörümüzün küresel pazarlardaki rekabet gücünü ve sürdürülebilir büyüme kapasitesini bir kez daha ortaya koymuştur. Elde edilen bu sonuç; yüksek katma değerli, ileri teknolojiye dayalı ürün portföyümüzün, sahada kendini kanıtlamış sistemlerimizin ve güvene dayalı uzun vadeli iş birliklerimizin somut bir yansımasıdır. Savunma ve havacılık sanayiimiz, Türkiye’nin genel ihracat performansına stratejik katkı sunmaya kararlılıkla devam etmektedir" değerlendirmesinde bulundu. Paylaşımında Milli Teknoloji Hamlesi’ne de dikkati çeken Görgün, "Bu başarı; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen Millî Teknoloji Hamlesi ve Millî Yetkinlik Hamlesi kapsamında, planlı, istikrarlı ve vizyoner politikaların bir sonucudur" dedi.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 16:53
Uluslararası kazıların ürünü Karkamış eserleri sergide: 100 yıllık parça tamamlandı
Savaşlar nedeniyle kesintiye uğrayan ve yaklaşık 100 yıl sonra yeniden başlayan Karkamış kazılarında ortaya çıkarılan 57 eser, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. ‘Fırat Kıyısında Hititlerin Karkamış’ı: Yeni Keşifler ve Yeni Katkılar’ sergisi Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmek üzere açıldı. Sergide, Gaziantep’te bulunan ve Suriye’nin Cerablus yerleşimi sınırlarında bulunan antik Karkamış kenti 1911 ile 1920 yılları arasında ve 2011 yılından bu yana sürdürülen arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan yeni buluntularla eserler ilk kez sergilendi. Açılış konuşmaları ile başlayan sergi, antik Karkamış kenti kazı süreci özelinde hazırlanan videonun seyredilmesi ile devam etti. "Türkiye’de arkeoloji artık yaygınlaştı" Mezopotamya’nın önemli bir bölge olduğunu söyleyen Ankara Valisi Vasip Şahin, "Anadolu’muz, Karkamış’ta dahil, bütün bölgeleriyle aslında yerin altı, yerin üstünden çok daha zengin olduğu bir yurt. Bu sadece bir arkeolojik çalışma değil. Aslında insanlığın nasıl yaşadığı, neleri düşündüğü, neleri önemsediği, hangi değerleri taşıdığı, yaydığı ve bunları gelecek nesillere aktarmaya çalıştığının aslında bilimsel adıdır arkeoloji. Dolayısıyla ülkemizde de bu anlamda gittikçe ve hızla daha büyük bir önem taşıyor. Bakanlığımız bu konuda aslında son yıllarda çok ciddi bir politika değişikliği yaptı. Türkiye’de arkeoloji 150 yıldır sadece yılın 1-2 ayı en fazla yapılan bir faaliyet gibiydi. Artık yılın tamamına yaygınlaştırılıp ve bir an önce toprak altındaki zenginliğin insanlıkla buluşturulması, bütün insanlığın hizmetine ve bilgisine sunulması noktasında çok ciddi bir politika değişikliği yaparak bugün hızlandırılmış bir döneme girmiş oluyoruz" diye konuştu. "Anadolu Medeniyetleri Müzesi, koleksiyonlarına seçilen toplamda 57 eseri bir araya getirmektedir" Türkiye’nin farklı ülkelerden bilim insanlarının katılımıyla yürütülen çok sayıda kazı ve araştırma projesine ev sahipliği yaptığını, her geçen yıl ise arttığını vurgulayan Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Erhan Karakaya, "Bu coğrafi ve tarihi konum Karkamış’ı yalnızca Anadolu uygarlıkları açısından değil, aynı zamanda Mezopotamya ve Doğu Akdeniz kültür havzaları açısından da son derece önemli ve evrensel bir merkez haline getirmektedir. Antik Kent’e 20. yüzyılın başlarında başlatılan bilimsel kazılar savaş şartları nedeniyle kesintiye uğramış. Yaklaşık 100 yıl sonra 2011 yılında Bologna Üniversitesi’nden Sayın Prof. Dr. Nicolo Marchetti Başkanlığındaki Uluslararası bir bilimsel ekip tarafından yeniden başlatılmıştır. Bu yönüyle Karkamış kazıları bilimsel sürekliliğin ve uluslararası akademik işbirliğinin güçlü bir örneğini oluşturmaktadır. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz sergi, müzemiz ile Karkamış Kazı Başkanlığı İşbirliği’nde hazırlanmış olup, Gaziantep Müze Müdürlüğü, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi koleksiyonlarına seçilen toplamda 57 eseri bir araya getirmektedir. Demir çağına yani M.Ö. 12. yüzyıldan 6. yüzyıla tarihlenen bu eserler, silindir ve damga mühürler, bronz figürünler, pişmiş toprak kaplar ve bezemeli taş eserler aracılığıyla Karkamış’ın siyasi, idari ve sanatsal dünyasına ışık tutmaktadır. Bu kapsamda Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak ülkemizin sahip olduğu arkeolojik ve kültürel miras bilimsel yöntemlerle ortaya çıkarılması, korunması ve evrensel bilim dünyasına kazandırılması amacıyla hem ulusal hem de uluslararası kazı çalışmalarında güçlü bir destek sunmaktayız" dedi. "100 yıllık bir parça birleşti, hatıralar birleşti" Karkamış kentinin yerinde gezilip görülmesi gerektiğini ifade eden SANKO Yönetim Kurlu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, "2015 yılında da Nikolo hoca ile tanıştık. Biz tanıştıktan sonra da elimizden geldiği kadar kazılara destek vermeye çalışıyoruz. Kazıların üzerine büyük bir çatı inşa ettik. Temeli yalnızca büyük betonların üzerine oturtulmuş, alttaki tarihi eserlerin hiçbirine zarar vermemek üzere dizayn edilmiş bir çatı örtüsü yaptık. SANKO olarak da biz 120 yıllık bir şirketiz. Rahmetli babam derdi ki ‘Oğlum herkes tarihine sahip çıkmak zorunda, tarihini bilmeyen geleceğini bilemez, planlayamaz’. Biz de o çerçeve içerisinde hem tarihimize sahip çıkmaya çalışıyoruz hem kazandığımız, büyüdüğümüz topraklara daha farklı neler yapabiliriz mücadelesi içerisindeyiz. Görülen eser 100 yıl önce çıkartılmış bir eser fakat eksik parçaları vardı. Bu parçalar da yeni bulundu. Buraya getirdik, monte ettik. Bu yıllardır burada, bundan sonra da burada kalacak. 100 yıllık bir parça birleşti, hatıralar birleşti. Anadolu öyle bir coğrafya ki her tarafından tarih fışkırıyor. Hepsine sahip çıkmamız gerekir. Elimizden geldiği müddet buraların yeryüzünden çıkartılıp bizden sonraki nesillere taşınması gerekir. Bu işe meraklı olan, bu işe imkanı olan herkesten bu kazılara destek bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Katılımcıların sergiyi gezmesinin ardından etkinlik sona erdi. Sergiye, Ankara Valisi Şahin, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Karakaya, SANKO Yönetim Kurlu Başkanı Konukoğlu, İtalya Büyükelçi Müsteşarı Stefani Spadafora, Kültür Varlıkları Genel Müdür Yardımcısı Bülent Gönültaş, Karkamış Kazı Başkanı Nicolo Marchetti katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder