Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: "‘Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır"
13 Nisan 2026 Pazartesi - 00:59:28
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, "Bazı medya organları ve sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanımıza atfen yer alan, ‘Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır" denildi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin (DMM) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Türkiye’nin dün olduğu gibi bugün de bölgesinde adaletin, barışın ve sağduyunun sesi olmaya devam edeceği bildirilerek şu ifadelere yer verildi: "Bazı medya organları ve sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanımıza atfen yer alan, ‘Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Söz konusu paylaşımlardaki iddialar gerçeklerle örtüşmeyen ve bölgesel istikrara zarar vermeyi amaçlayan söylemlerdir. Türkiye Cumhuriyeti, asırlara sari devlet geleneği ve vizyonu gereği her zaman bölgemiz başta olmak üzere tüm coğrafyalarda kanın durması, sivillerin korunması ve kalıcı barışın tesisi için öncü bir rol üstlenmektedir. Bölgesel krizlerin ve anlaşmazlıkların çözümünde de her zaman uluslararası hukuku ve diplomasi kanallarını önceleyen ülkemiz, gerilimi tırmandıran değil, düşüren bir tutum sergilemektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, herhangi bir ayrım gözetmeksizin bölge halklarının huzur, güven ve refah içinde yaşamasını öncelemektedir. Türkiye’nin mücadelesini ve insani duruşunu çarpıtarak sunmaya çalışan manipülatif içeriklere itibar edilmemelidir."
13 Nisan 2026 Pazartesi - 00:13
Somali’de CURAD-1 Sondajı için geri sayım
Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi’nin 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanıyor. Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanan Çağrı Bey, konumlanma işleminin ardından kuyuya ilişkin test faaliyetlerine başlayacak. Testlerin ardından da sondaj çalışmasına geçilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Enerji filosunun yeni derin deniz sondaj gemilerinden Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirmek amacıyla çalışmalarına başlıyor. 53 günün ardından Somali’ye vardı Çağrı Bey, Somali’deki sondaj çalışmaları için 15 Şubat 2026’da Mersin Taşucu Limanı’ndan Somali’ye doğru seyrine başladı. 53 günlük seyir süresi sonunda Somali’ye ulaşan gemi, geçtiğimiz 10 Nisan’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da iştirak ettiği törenle Mogadişu Limanı’nda karşılandı. Limandan ayrıldı Limanda malzeme ve yakıt ikmali gibi son hazırlıkları gerçekleştirilen Çağrı Bey, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. Çağrı Bey’in bu yolculuğunda, enerji filosundan Altan, Korkut, Sancar destek gemileri de yanında bulunuyor. Güvenli bir şekilde çalışabilmesi için TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan donanma unsurları da Çağrı Bey’e eşlik ediyor. Konumlanma ve test aşaması Çağrı Bey’in, yarın (13 Nisan) öğle saatlerinde 372 kilometre açıkta bulunan kuyu lokasyonuna varması planlanıyor. Geminin, CURAD-1 kuyusuna varmasının ardından öncelikle konumlanma işlemi gerçekleştirilecek. Daha sonra da kuyuya ilişkin çeşitli test faaliyetlerine başlanacak. 7 bin 500 metre derinlikte sondaj Test faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından ise sondaj aşamasına geçilecek. Çağrı Bey Sondaj Gemisi, 3 bin 495 metre su derinliğine sahip noktada, deniz tabanından itibaren de 4 bin 5 metre kazılmasının ardından toplam 7 bin 500 metreye inerek sondaj yapacak. CURAD-1 kuyusunun, söz konusu 7 bin 500 derinlik ile dünyanın en derin ikinci deniz kuyusu olması hedefleniyor. Ayrıca, Çağrı Bey’in yürüteceği sondaj operasyonunda 4 bin metreye dalabilen bir su altı robotu da kullanılacak. İklim ve hava şartlarının uygun seyretmesi durumunda sondaj operasyonunun 6 ila 9 ay arasında tamamlanması planlanıyor. İki kardeş ülkenin ortak refahı Konuya ilişkin sosyal medya hesaplarından bir video paylaşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
12 Nisan 2026 Pazar - 23:45
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a atfedilen sözlere yalanlama
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), sosyal medyada paylaşılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a atfedilen ‘İran veya Lübnan’a bir saldırı olursa bunu Türkiye’ye yapılmış sayarız’ ifadelerinin tamamen asılsız olduğunu açıklayarak, "Söz konusu asılsız iddiaların amacı; Türkiye’nin bölgesel barışın inşasındaki öncü rolünü gölgelemek, ülkemizi çatışma ve kriz ortamlarının içerisine çekmek, uluslararası kamuoyunda yanlış bir algı oluşturarak dezenformasyon üzerinden siyasi manipülasyon yapmaktır" dedi.
12 Nisan 2026 Pazar - 21:59
Branimir Petrovic: "Oyunumuzu çok beğenen yoktur ama biz buraya puan almaya geldik"
Serikspor Teknik Direktörü Branimir Petrovic, Ankara Keçiörengücü karşılaşması ardından yaptığı açıklamada, "Bugün kimse galibiyeti hak etmedi, bu yüzden maç 0-0 bitti. Biliyorum ki oyunumuzu çok beğenen yoktur ama biz buraya puan almaya geldik" dedi. Trendyol 1. Lig’in 35. haftasında Serikspor, deplasmanda karşılaştığı Ankara Keçiörengücü ile 0-0 berabere kaldı. Maç sonrası değerlendirmelerde bulunan teknik direktör Petrovic, "Bugün sahada karakterli bir takım gördük. Eğer daha erken bu karakteri gösterebilseydik sahada daha fazla puana sahip olabilirdik ama daha hiçbir şey kaybetmiş değiliz. İki farklı takım, iki farklı hedef, umuyoruz ki ligde kalırız, Keçiörengücü’de play-off oynar. Çünkü çok iyi takıma sahipler. Bugünkü maçta onlar topu kontrol ediyordu ama bana göre biz maçı kontrol ediyorduk. Kontrataklar daha etkili olabilseydik, golleri atıp belki 3 puanla ayrılabilirdik. Bu yüzden futbolu seviyoruz çünkü futbolun gidişatı belli, maçların gidişatı belli. Bugün kimse galibiyeti hak etmedi, bu yüzden 0-0 bitti maç. Biliyorum ki oyunumuzu çok beğenen yoktur ama biz buraya puan almaya geldik" açıklamasında bulundu.
03 Nisan 2026 Cuma - 22:23
BBP Genel Başkanı Destici, "Çatlı" filmini beyaz perdede izledi
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Abdullah Çatlı’nın hayatını anlatan "Çatlı" filmini sinemada seyretti. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Abdullah Çatlı’nın yaşam öyküsünü anlatan "Çatlı" filmini Ankara’da bir alışveriş merkezinin sinema salonunda partilileri ile birlikte izledi. "Çatlı" filmi, 1980 darbesi sonrası yurt dışına çıkışı ve Avrupa’da ASALA terör örgütü ile mücadele içinde geçen yıllarını odağına alıyor. Yapım, dönemin siyasi atmosferini, ilişkiler ağını ve kritik kırılma anlarını beyaz perdeye aktarıyor. Mustafa Destici, filmi BBP Ankara İl Başkanı Hamza Kurt ve partililer ile birlikte izledi.
03 Nisan 2026 Cuma - 22:21
Ankara merkezli 10 ilde "change" operasyonu: 8 tutuklama
Ankara merkezli 10 ilde piyasa değeri yaklaşık 16 milyon lira olan 14 araca change işlemi yaptığı tespit edilen 28 şüpheli gözaltına alınırken şüphelilerden 8’i tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında Asayiş Şube Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerince geniş kapsamlı çalışma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda, şüphelilerin yurt dışından getirilen araçların motor ve şase numaralarını silerek; tamir edilemeyecek derecede ağır hasarlı araçların motor/şase numaralarını bu araçlara yersiz şekilde yerleştirerek "change" işlemi yaptıkları belirlendi. Ankara Emniyeti ve Emniyet Kriminal Başkanlığının işbirliğiyle ortak uzman ekipler tarafından yapılan incelemelerde, piyasa değeri yaklaşık 16 milyon lira olan 14 araca change işlemi yapıldığı tespit edildi. Tespit edilen 14 araçtan 8’inin yurt dışından giriş yaptığı, ancak çıkış kaydı bulunmadığı saptandı. Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerince yürütülen uzun süreli takip ve teknik analizler sonucu, change işlemi yapan 30 şüphelinin yakalanmasına yönelik operasyon planlandı. Ankara merkezli; İstanbul, İzmir, Adana, Diyarbakır, Konya, Kayseri, Rize, Hatay ve Kırıkkale illerinde eş zamanlı olarak yapılan operasyonlarda 28 şüpheli yakalandı. Şüpheliler hakkında; "Resmi Belgede Sahtecilik", "Kaçakçılık Kanununa Muhalefet", "Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme" suçlarından işlem gören 28 şüpheliden 8’i tutuklandı. Olaya ilişkin soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 22:12
İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasında "hakim özür diledi" iddialarına yalanlama
Adalet Bakanlığı, bazı basın yayın organlarında yer alan İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasına ilişkin olarak bir hakimin "özür dilerim, tutuklamak zorundayım" dediği yönündeki iddiaları yalanlandı. Açıklamada, söz konusu haberlerin adli makamları itibarsızlaştırmaya ve adil yargılamayı etkilemeye yönelik olduğu, bu tür paylaşımların Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil ettiği belirtildi. Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Bazı basın yayın organlarında İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasına ilişkin olarak bir hakimin ’özür dilerim, tutuklamak zorundayım’ dediği ve delilsiz şekilde tutuklama kararı verdiği yönünde dolaşıma sokulan haber ve iddialar kapsamında kamuoyunun aydınlatılması bakımından açıklama yapılması ihtiyacı hasıl olmuştur. Söz konusu haberlerin, adli makamların yürüttüğü soruşturmaları itibarsızlaştırmaya, adil yargılamayı etkilemeye yönelik maksatlı ve gerçeğe aykırı yayınlar olduğu ve dezenformasyon içerdiği tespit edilmiştir. Halkı yanıltma ve kamu barışını bozma saikiyle gerçeğe aykırı bilgilerin paylaşılması Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi kapsamında suç teşkil etmektedir" ifadelerine yer verildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 21:01
EPDK: Elektrik ve doğalgaza yüzde 25 oranında artış yapıldı
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 4 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere elektrik ve doğalgaza yüzde 25 oranında artış yapıldığını açıkladı. EPDK tarafından yapılan açıklamada, "Elektrik üretim ve dağıtım maliyetlerinde yaşanan artış nedeniyle nihai elektrik perakende satış fiyatlarında mesken abone grubu için yüzde 25, alçak gerilimden bağlı kamu ve özel hizmetler sektörü abone grubu için yüzde 17,5, orta gerilimden bağlı sanayi abone grubu için yüzde 5,8 ve orta gerilimden bağlı tarımsal faaliyetler abone grubu için yüzde 24,8 oranında artış yapılmıştır. Bu artışla beraber 100 kWh elektrik tüketimi olan bir mesken abonesi için ödenecek tutar 323,8 TL olmuştur" denildi. Tarifelerin yarından itibaren geçerli olacağı söylenen açıklamada, "BOTAŞ’ın internet sitesinde ilan ettiği BOTAŞ doğal gaz toptan satış fiyatları ışığında, nihai doğal gaz satış fiyatlarında konut tüketicileri (evsel tüketiciler) için ortalama yüzde 25, sanayi tüketicileri için ortalama yüzde 18,61, elektrik üretim santralleri için ise ortalama yüzde 19,42 oranında artış söz konusudur. Ayrıca konut tüketicileri (evsel tüketiciler) için kademeli fiyat uygulamasına da geçilmiştir. Tarifeler 4 Nisan 2026 tarihi itibariyle geçerli olacaktır" ifadelerine yer verildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 20:03
İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, nefretin dili yerine; barışın evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir"
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye, nefretin ve çatışmanın dili yerine; barışın, adaletin ve merhametin evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" dedi. İletişim Başkanı Duran sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemde bölgesel ve küresel gelişmelere yönelik açıklamaları; birlik, kardeşlik ve ortak değerler etrafında kenetlenmemizin tarihi bir sorumluluk olduğunu açıkça ilan etmektedir. Ülkemiz uluslararası alanda ‘Güvenli Liman Türkiye’ olarak anılıyorsa bu, ırk, mezhep, din ve dil ayrımlarını reddeden; insanlık ortak paydasını önceleyen duruşumuzun neticesidir. Türkiye, nefretin ve çatışmanın dili yerine; barışın, adaletin ve merhametin evrensel dilini savunmaya kararlılıkla devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin mazlumların yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Duran, "Bu çerçevede ülkemiz, krizlerin ortasında istikrarı temsil eden, kaos ve savaş çığırtkanlıklarının içinde ‘Barışın Anahtarı’ olmayı sürdürmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği üzere, ülkemiz hakikati korkusuzca dile getiren, mazlumun yanında duran ve küresel barış için sorumluluk üstlenen bir duruş sergilemektedir. Dün olduğu gibi bugün de bölgesel ve küresel gelişmeleri doğru okuyan, sağduyulu ve ilkeli politikalarıyla öne çıkmaktadır. Bu anlayışla; insani ve vicdani duruşumuzu esas alarak nerede bir mazlum varsa yanında olmaya, barış ve istikrar için tüm imkânlarımızla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
03 Nisan 2026 Cuma - 19:11
Bakan Işıkhan: "Türkiye’nin potansiyelini sosyal diyalog, istişare kültürü ve ortak akılla zirveye taşıyacağız"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, iş dünyası dinamizminin, Türkiye’nin büyüme potansiyelinin en güçlü teminatı olduğunu belirterek, "Bu dinamizmi sosyal diyalogla, istişare kültürüyle ve ortak akılla, inşallah bunu zirveye taşıyacağız" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çeşitli ziyaretlerde bulunmak ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) Çalışma Hayatı İstişare Toplantısı’na katılmak üzere İzmir’e gitti. İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen toplantıda konuşan Bakan Işıkhan, dünya üretim olanakları, çalışma koşulları ve endüstriyel anlamda büyük bir değişim ve dönüşüm yaşarken bölgesel ve küresel anlamda da büyük bir insanlık sınavından geçtiğine değinerek, "Bu kritik atmosferin olumsuz etkilerine rağmen Türkiye; işçisiyle, işvereniyle, yatırımcısıyla, üreticisiyle, devlet millet el ele, Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla yürümektedir. Ayrıca çalışma hayatını tüm unsurlarıyla birlikte, ilmek ilmek örmeye, emek emek büyütmeye devam ediyoruz. Sadece istikrarlı büyüme sürecini değil, aynı zamanda, işgücü piyasalarının uyum kapasitesini artırarak, yeni çalışma modellerinin mevcut potansiyelimizle entegrasyonunu gerçekleştirerek, daha dayanıklı ve pozitif yönde rekabetçi bir ekonomik yapıyı inşa etmenin gayreti içerisindeyiz" ifadelerini kullandı. Işıkhan, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, stratejik konumu ve dinamik iş dünyasıyla avantajlı bir durumda olduğuna vurgu yaparak, "Özellikle İzmir gibi, yüksek işgücü potansiyeline, güçlü ihracat kapasitesine ve dinamik çalışma hayatına sahip şehirlerimiz, ülkemizin bu avantajlı konumunu daha da güçlendirmektedir. Bu yönüyle İzmir, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda her daim öncü bir rol üstlenmiştir. Biz; girişimcilerimizin, işverenlerimizin ve ülkemizin potansiyeline güveniyoruz. Elbette bu güven ve kapasite, her birimize ayrı ayrı sorumluluklar da yüklemektedir" diye konuştu. "Yeni düzenleme ile İSG eğitimleri çalışma hayatının dinamiğine uygun hale getirildi" Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik çalışmalarının Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlatan Bakan Işıkhan, "Yeni düzenleme ile İSG eğitimleri çalışma hayatının dinamiğine uygun bir şekilde uzaktan, yüz yüze veya iki yöntemle verilebilecek hale gelmiş durumda. Eğitimlerde yangın, acil durum gibi konuların ağırlığı artırılmış, eğitimlerin iş ve işyerinin risk düzeyine göre hazırlanmasına gerekli olan altyapı sağlanmıştır. Çağın gerektirdiği koşullara hakim, olası risklere karşı dayanıklı, değişime ve gelişime açık, herkesin refahtan pay aldığı, yatırım, üretim ve istihdam odaklı bir çalışma hayatını birlikte gerçekleştirmemiz elzemdir. Bilhassa yatırım-üretim-istihdam arasındaki güçlü bağ, işverenlerimizin, sosyal kalkınmamız ve toplumsal refahımızın akıbeti hususundaki etkin rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Sizler, yatırım, üretim ve istihdam konusunda ne kadar cevval olursanız, Türkiye’nin gelecek yüzyıla liderlik etme potansiyeli de o kadar artacaktır" dedi. "Türkiye’nin potansiyelini sosyal diyalog, istişare kültürü ve ortak akılla zirveye taşıyacağız" Işıkhan, iş dünyası dinamizminin, Türkiye’nin büyüme potansiyelinin en güçlü teminatı olduğuna dikkati çekerek, "Bu dinamizmi sosyal diyalogla, istişare kültürüyle ve ortak akılla, inşallah bunu zirveye taşıyacağız. Çünkü inanıyoruz ki; birlikte konuştuğumuz, birlikte karar verdiğimiz ve birlikte uyguladığımız politikalar daha güçlü, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir olacaktır. Bu husustaki en önemli referansımız, hiç kuşkusuz, bugüne kadar başarmış olduğumuz ortak işlerdir" şeklinde konuştu. Nitelikli işgücü ve istihdam olanakları gelişmiş, yatırım ortamı refahı sağlanmış, yeni çalışma modellerine hakim ve tüm paydaşların haklarının korunduğu, standartları yüksek, ideal bir çalışma hayatını inşa etmek için hep birlikte çalışmaya devam edeceklerini kaydeden Bakan Işıkhan, "İzmir’den yükselen bu güçlü iş birliği ve istişare kültürünün, ülkemizin tamamına yayılacağına da yürekten inanıyorum. İnanıyorum ki, bugün burada yapacağımız değerlendirmeler, yalnızca bugünü değil, geleceğin çalışma hayatını da şekillendirecek önemli çıktılar üretecektir. Sizlerden beklentimiz; yatırım, üretim, istihdam hedefimize daha fazla katkı sunmanız ve Türkiye’nin gücüne güvenmenizdir. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde; Bakanlık olarak bizler de hem çalışanlarımızın hem de işverenlerimizin, sorunlarının, ihtiyaç ve taleplerinin en yakın takipçisi olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
03 Nisan 2026 Cuma - 18:41
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
03 Nisan 2026 Cuma - 18:06
MHP lideri Devlet Bahçeli: "Türkeş’e göre ‘Türk milletinin kutlu güç kaynaklarından biri birlik, beraberlik ve iç barış ülküsüdür"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in vefat yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, "Ona göre ‘Türk milletinin kutlu güç kaynaklarından biri birlik, beraberlik ve iç barış ülküsüdür. Bugün büyük bir toplumsal kabule mazhar olan Terörsüz Türkiye vizyonu, ‘iç barış ülküsü’ nün gerçeğe dönüşmesidir" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’i vefatının 29’uncu yıl dönümü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Alparslan Türkeş’in, Türk milliyetçiliği fikrini kurumsallaştırarak geniş kitlelere ulaştıran, onu bir siyasi proje haline getiren büyük bir fikir, dava ve devlet adamı olduğunu vurgulayan Bahçeli, Türkeş’in açtığı ülkücü çığırı, milli heyecanı ve arzuları bir şuurda topladığına değindi. "Türkeş, zorlu şartlarda ilke ve ülkülerine cesaretle sahip çıkmış, duruşundan taviz vermemiştir" Bahçeli, Türkeş’in, Türk devlet ve siyaset hayatına derin izler bırakmış bir mücadele insanı olduğunu belirterek, "Fırtınalı yıllarda, zorlu şartlarda, sıkıntılı dönemlerde ilke ve ülkülerine cesaretle sahip çıkmış, duruşundan ve fikri tutarlılığından taviz vermemiştir. Hiçbir menfaat vaadine aldanmamış, yolundan dönmemiş, satanlardan, korkanlardan, terk edenlerden olmamıştır. Fani hayatını ülkesine, milletine ve ülkülerine adamıştır. Türk milliyetçiliğinin çile ve mücadeleyle geçen tarihine yakından şahit olmuş, müdahil olmuş, varlığı ile bu mücadeleye farklı bir anlam kazandırmıştır. Türkeş, Türklük ülküsü ile Türk milliyetçiliği davasının günümüze uzanan şerefli geçmişindeki en önemli şahsiyetlerinden birisidir. O, tarihten ilhamını alarak gözlerini geleceğin ufkuna dikmişti. ‘Emanet olunan davayı kucakladım. Hiç arkama bakmadan, tereddütsüz, hiçbir şeye aldırmadan yürüyorum’ sözleri ile büyük Türk milletinin elden ele taşınan mukaddes emanetini, nesilden nesile aktarma kararlılığını göstermiştir" ifadelerine yer verdi. "MHP, ülkemizin her sorununa cevap verebilecek fikir, kadroları yetiştiren bir siyaset ekolü haline gelmiştir" Bahçeli, Türkeş’in Türk milliyetçiliğini, Türk milletini sevmek ve onu yükseltmek ülküsü olarak ifade ederek ömrünü bu gayeye hizmetle geçirdiğini kaydederek, "Tutarlı hayat çizgisiyle, tavizsiz duruşuyla davamızın onuruna leke düşürmemiş; tehdit ve tehlikeler karşısında zaaf göstermemiştir. Büyük bir mücadele, engin bir gönül ve ülkü insanı olan Türkeş Bey, hayatını mukaddes davasına adamış, ruhunu Türk-İslâm ülküsünün başarısına vakfetmiş, sağduyunun gür sesi ve demokrasinin yılmaz bir neferi olmuştur. Haksızlık karşısında susmamış, geleceğin büyük Türkiye’sini planlamış ve bunu bıkmadan usanmadan anlatmıştır. Ne mutlu ki Milliyetçi Hareket Partisi, ülkemizin her sorununa cevap verebilecek fikir, vizyon ve kadroları yetiştiren bir siyaset mektebi ve ekolü haline gelmiştir. Fikriyatımız ve siyasi mücadelemiz aziz milletimizde ve mazlum gönüllerde karşılık bulmuştur" açıklamasında bulundu. "Türkeş, Milliyetçi Hareket’in temel felsefesini ‘insan sevgisi’ olarak belirledi" Türkeş’in yaktığı meşalenin sönmeyeceğini söyleyen Bahçeli, "Şanla, şerefle 57 yılı geride bırakan Milliyetçi Hareket Partisi, bugün dünden daha güçlü, daha gelişmiştir. Partimizin kurulduğu 1969’dan itibaren elde ettiğimiz birikim ve tecrübeler Türk ve Türkiye Yüzyılının inşa ve ihya müjdesi haline gelmiştir. Merhum Türkeş, ‘Türk milletinin büyük ve şanlı mazisine lâyık bir istikbâl meydana getirme davası’ olarak ifade ettiği Türk Milliyetçiliği davasını, ‘Türklük gurur ve şuuru ile İslâm ahlâk ve faziletini’ bir potada eriten bir manevî temele dayandırmıştır. Türkeş, Milliyetçi Hareket’in temel felsefesini ‘insan sevgisi’ olarak belirlemiş; ‘gerçek milliyetçiliğin, milleti meydana getiren her insanı hiçbir ayrım yapmaksızın aynı derecede sevmek’ olduğunu savunarak millî birlik ve beraberliğimizin temelini kuvvetlendirmiştir" dedi. "Türkeş’e göre ‘Türk milletinin kutlu güç kaynaklarından biri birlik, beraberlik ve iç barış ülküsüdür" Türkeş’in Türk milletine ilişkin görüşlerine değinen Bahçeli, şunları kaydetti: "Ona göre ‘Türk milletinin kutlu güç kaynaklarından biri birlik, beraberlik ve iç barış ülküsüdür. Onun ‘iç barış ülküsü’ tabiri Türkiye’deki her türlü fitne, tefrika ve ayrılık hareketine karşı çağları aşan bir panzehir hüviyetindedir. Bugün büyük bir toplumsal kabule mazhar olan Terörsüz Türkiye vizyonu, ‘iç barış ülküsü’ nün gerçeğe dönüşmesidir. Türkeş’i gerçek manada anmak, hatırasını yâd etmek; O’nu doğru anlamaktan, ülküsünü ve fikirlerini bütünüyle korumaktan, eserlerine ve emanetine yüksek bir şuurla sahip çıkmaktan geçer. Merhum Türkeş Bey’in iki kutlu emaneti olan Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları emin ve ehil ellerde bugün milletimizin istikbal ve istiklal güvencesidir. Milliyetçi ülkücü hareket, aynı ilkelerle yolunda yürümeye devam edecektir. Başbuğumuzun vizyonu doğrultusunda Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak milli özlem ve hedeflerimize kararlı adımlarla ulaşmak, Türk ve Türkiye Yüzyılında lider ülke ve süper güç Türkiye’yi inşa etmek gayretindeyiz. Bizim gücümüz Türk milleti, yegâne sığınak ve manevi mükâfatımız Rabbimizin himaye ve ihsanıdır."
03 Nisan 2026 Cuma - 17:28
Otobüste şoför ile yolcunun kavgası kamerada
Ankara’nın Polatlı ilçesinde otobüste yaşanan yolcu ve şoförün kavgası, bir vatandaşın kamerasına yansıdı. İddiaya göre bir yolcu, Ankara-Polatlı seferini yapan otobüse binmek istediği esnada ön koltukta oturan başka bir yolcu ile yol vermemesi üzerine tartıştı. Şoförün araya girerek sakinleştirmek istediği yolcu, diğer yolcuya ve şoföre saldırdı. Yaşanan kavga, bir yolcu tarafından cep telefonu kamerası ile görüntülendi.
03 Nisan 2026 Cuma - 17:02
Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Kaya: "Memurumuz ayın sonunu getirecek maaşlara erişene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz"
Devlet Memurları Konfederasyonu (DMK) Genel Başkanı Osman Kaya, "Memurumuz ayın sonunu getirecek, emeklilerimiz kalan yaşamını rahat bir şekilde sürdürecek maaşlara erişene kadar bu mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. Kamu çalışanları, ekonomik şartlara dikkat çekmek amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde temsili bir eylem gerçekleştirdi. Eylemde üniformalı memurlar, bir ayı temsil eden beyaz zemin üzerinde yürüyerek ayın sonuna ulaşmaya çalıştı. Memurların üzerinde kira, kredi ve borç yazılı ayaklarına bağlı gülleler nedeniyle ilerleyemedikleri görüldü. Ardından basın açıklaması yapan Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, İsrail’in saldırılarını sert sözlerle eleştirerek, yaşananların yalnızca belirli bir coğrafyayı değil, tüm insanlık onurunu hedef aldığını ifade etti. Masum sivillerin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Kaya, işlenen suçların ve dökülen her damla kanın er ya da geç tarih önünde hesabının sorulacağını dile getirdi. "Türk-İş mart ayı açlık sınırını 32 bin 79 lira olarak duyurdu" Açlık sınırı ve yoksulluk sınırına değinen Kaya, "Türkiye Ziraat Odaları Birliği, üretici ile market arasında fiyat farkının yüzde 275,8’e dayandığını açıkladı. Türk-İş mart ayı açlık sınırını 32 bin 793 lira, yoksulluk sınırını 106 bin 817 lira olarak duyurdu. Memurun aldığı ortalama maaş 68 bin lira seviyelerindeyken, memur emeklisi ortalama maaşı ise 32 bin lira seviyelerinde. Düşünebiliyor musunuz, bu devlete emek veren ve halihazırda çalışan memurlarımız açlık sınırının biraz üstünde, yoksulluk sınırının ise çok altında bir maaşla geçinmeye çalışıyor. Emeklilerimiz içinse bu tablo daha da vahim" ifadelerini kullandı. "Memurların yüzde 80’i geçinemiyorum diyor" Geçen hafta 4 binin üzerinde memurun katılımı ile gerçekleştirilen anket verilerine değinen Kaya, "Memurların yüzde 80’i geçinemiyorum diyor. Yüzde 75’i bankalara aktif kredi borcu içinde, yüzde 56’sının kendine ait evi yok. Başımı sokacak evim var diyebilen ya yıllar önce ev almış ya da ana baba yanında, ana babadan kalma evde oturuyor. Evi olacakların yüzde 50’sinin de evi banka ipoteğinde. Yüzde 28’i arabam yok derken, neredeyse yüzde 100’ü umudum yok diyor. Şimdi bu tabloyu önümüze koyan, bizim de şu anda tam olarak önünde bulunduğumuz arkamızdaki binada bulunan yetkililere, ilgililere soruyoruz. Bu insanlar ne yapsın da geçinsin? Bu insanlar ayın sonunu nasıl getirsin? Bu insanlar evlatlarını ne yapsın da okutsun" diye konuştu. "Memurumuz ayın sonunu getirecek maaşlara erişene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" Kaya, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bir kez daha yetkililere, ilgililere çağrımızı yeniliyoruz. Memurun ve emeklinin çığlığını duyun. Memur ve emeklilerimizin maaşlarına ivedi bir şekilde yüzde 30’luk bir refah payı talep ediyoruz. 3600 ek gösterge sözünün artık vakit kaybetmeksizin yerine getirilmesini istiyoruz. Memur ve emeklilerimize net bir bayram ikramiyesi verilmesini talep ediyoruz. Seyyanen zam taban aylıklara yansıtılsın ve emeklilikte de geçerli olsun, adalet yerini bulsun istiyoruz. Biz diyoruz ki attığımız her adımı kararlılıkla atan, memurumuzu ve emeklimizi darda bırakmamak için mesai harcayan bizler; durmadan, duraksamadan bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Memurumuz ayın sonunu getirecek, emeklilerimiz kalan yaşamını rahat bir şekilde sürdürecek maaşlara erişene kadar bu mücadelemizi sürdüreceğiz. İnanıyoruz ki bunu başaracağız."
03 Nisan 2026 Cuma - 16:39
Bakan Ersoy: "Bin 300 halk kütüphanesiyle 800 bin metrekareye ulaşarak rekor kırdık"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ülkede bin 300’ün üzerinde kütüphane ile hizmet verildiğini söyledi. Ersoy, kütüphane kullanım alanının ise 8 yılda 325 bin metrekareden 800 bin metrekareye çıkarıldığını ifade etti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 23. Ankara Kitap Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada kütüphanelerin yalnızca kitap ödünç verilen alanlar olmaktan çıkarıldığını belirtti. Kütüphanelerin ‘yaşam boyu öğrenmenin, sosyal etkileşimin ve kültürel üretimin merkezleri’ haline getirildiğini ifade eden Ersoy, bu dönüşümün yayıncılık sektörüyle güçlü bir bağ kurduğunu dile getirdi. Geçen yıl içerisinde 52 yeni veya yenilenmiş halk kütüphanesinin hizmete alındığını kaydeden Ersoy, ülke genelinde bin 300’ün üzerinde kütüphaneyle hizmet sunulduğunu aktardı. Bakan Ersoy, kütüphane kullanım alanının ise son 8 yılda 325 bin metrekareden 800 bin metrekareye çıkarıldığına dikkat çekti. Yayıncılığa 318 milyon lirayı aşan destek Bakan Ersoy, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen destek programlarına da değindi. Geçen yıl merkezi ve yerel kitap alımları ile süreli ve elektronik yayın desteklerinin toplam 241 milyon liraya ulaştığını belirten Ersoy, "Uluslararası fuar katılım destekleri, çeviri destekleri ve eser üretimi destekleri de eklendiğinde toplam destek miktarı 318 milyon lirayı aşmıştır" diye konuştu. Bu desteklerin yalnızca kültürel değil ekonomik katkı da sağladığını vurgulayan Ersoy, kamu desteklerinin sektörün sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez olduğunu ifade etti. Konuşmasında dijitalleşme projelerine de değinen Ersoy, ‘e-Kitabım’ ve ‘Kitap+’ platformlarıyla okurun kitaba erişiminin kolaylaştırıldığını belirtti. Türk klasiklerinin dijital ortama aktarılmasıyla kültürel mirasın yeni nesillere ulaştırıldığını kaydeden Bakan Ersoy, bu çalışmaların çağın gerekliliklerine uygun bir dönüşüm sunduğunu söyledi. Edebiyat Eserlerini Destek Programı (EDES) kapsamında 610 eserin desteklendiğini ifade eden Ersoy, yeni yazarların sektöre kazandırılmasının öncelikli hedefleri arasında yer aldığını dile getirdi. Uluslararası alandaki faaliyetlere de değinen Ersoy, Türk Kültür, Sanat ve Edebiyat Eserlerinin Dışa Açılımını Destekleme Projesi (TEDA) kapsamında 4 bin 599 eserin 99 ülkede 66 dile çevrildiğini belirtti. 2025 yılında 10 uluslararası kitap fuarına katılım sağlandığını söyleyen Ersoy, bu süreçte yaklaşık 7 bin 600 eserin dünya okuruyla buluşturulduğunu aktardı. Ersoy, 2002-2025 yılları arasında 34 ülkede düzenlenen 219 uluslararası kitap fuarına katılım sağlandığını, bu fuarların 15’inde Türkiye’nin ‘onur konuğu’ olduğunu belirterek, bin 597 yazar, çizer, çevirmen ve yayıncının uluslararası hareketliliğinin desteklendiğini, 236 binin üzerinde eserin ise dünya vitrinine taşındığını ifade etti. Söz konusu faaliyetlerin yayıncılık sektörüne somut ekonomik katkılar sunduğunu vurgulayan Ersoy, "Türk yayıncılığını hem ulusal ölçekte güçlendirmeye hem de küresel ölçekte görünür kılmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. "Okuyan nesiller güçlü geleceğin teminatıdır" Fuarın önemine değinen Ersoy, kitap fuarlarının kültürel etkileşim açısından önemli platformlar olduğunu vurguladı. Özellikle gençlere yönelik etkinliklerin öneminin altını çizen Bakan, "Okuyan, düşünen ve sorgulayan nesiller, güçlü bir geleceğin en sağlam teminatıdır" diye konuştu. Bakan Ersoy, fuarın ‘Onur Yazarı olarak seçilen Ayla Kutlu’yu tebrik ederek, edebiyata sunduğu katkılar dolayısıyla teşekkür etti. Ersoy, fuarın konuk ülkesi Kırgızistan ile TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev’in katılımının kültürel bağları daha da güçlendireceğine inandıklarını ifade etti. 23’üncü Ankara Kitap Fuarı’nın hayırlı olmasını dileyen Ersoy, organizasyonda emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ederek sözlerini tamamladı.
03 Nisan 2026 Cuma - 16:36
Gürcistan-Azerbaycan sınırındaki C-130 kazasında dış müdahale bulgusuna rastlanmadı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen C-130 tipi Türk askeri kargo uçağına yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde hazırlanan Jandarma kriminal raporuna göre, kazaya dış müdahale ya da patlayıcı bir unsurun neden olduğuna dair herhangi bir bulguya ulaşılamadığı belirtildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Askeri Suçları Soruşturma Bürosu, 11 Kasım 2025’te Gürcistan’da düşen ve 20 askerin şehit olduğu Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait C-130 tipi uçağa ilişkin soruşturmasını devam ediyor. Türk Silahlı Kuvvetlerine ait "A400M" tipi uçakla Tiflis’ten Ankara Mürted Hava Meydanı’na getirilen şehitlerin naaşları üzerinde Adli Tıp Kurumu’nda yapılan incelemelerde tamamlanarak dosyaya eklendi. Dosyaya giren Jandarma Genel Komutanlığı kriminal raporunda, uçağın enkazı üzerinde yapılan ilk teknik incelemelerin sonuçları yer aldı. Raporda, şu ifadeler yer aldı: "Uçağın yakınında patlayacak herhangi bir mühimmatın yapacağı şarapnel izine ve mühimmatın isabet etmesi sonucu oluşturacağı hasar izine de rastlanılmamıştır. El yapımı patlayıcı düzeneğinin patlaması neticesinde oluşacak patlama izine veya herhangi bir patlayıcı madde düzeneğiyle bu düzenek unsurlarına da rastlanılmamıştır." Raporda, yangın başlatıcı petrol türevi ya da alevi hızlandırıcı herhangi bir maddeye rastlanmadığı belirtilirken, enkaz üzerinde gerçekleştirilen element analizlerinde de şüpheli bir kimyasal bulguya ulaşılamadığı ifade edildi. Yürütülen süreç sonrasında, önce kaza kırım ön raporunun, ardından ise kesin raporun hazırlanacağı öğrenildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder