Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
e-YÖKDİL 2026/1 sonuçları açıklandı
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:38:10
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Başkanlığı (ÖSYM), e-YÖKDİL 2026/1 "İngilizce-Sosyal Bilimler" sonuçlarının açıklandığını duyurdu. ÖSYM, e-YÖKDİL 2026/1 "İngilizce-Sosyal Bilimler" sonuçlarının açıklandığını duyurdu. 16 Mayıs’ta uygulanan Elektronik Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı’nın (e-YÖKDİL 2026/1 İngilizce-Sosyal Bilimler) değerlendirme işlemleri tamamlandı. Adaylar, sınav sonuçlarına 16 Mayıs tarihinden itibaren ÖSYM’nin https://sonuc.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle erişebilecek.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:42
Yarış atı taşıyan aracın içinde 27 kilo esrar yakalandı
Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde, polis ekipleri tarafından yapılan operasyonda yarış atı taşıyan aracın içinde valize konulmuş şekilde taşınan 27 kilogram esrar yakalandı. Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından, gece saatlerinde uyuşturucu madde kullanımı ve ticaretinin önlenmesine yönelik operasyon gerçekleştirildi. Yarış atı taşıyan bir araçta esrar taşındığı tespit edildi. Emniyet ekipleri tarafından, hareket halinde olan yarış atı taşıyan araç durduruldu. Araçta yapılan aramalar sonucunda, bir valiz içinde 27 kilogram esrar ele geçirildi. Olayla ilgili olarak 4 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçundan adli işlem başlatıldı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:13
Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği
Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:38
Gençlerbirliği, Trabzonspor maçına hazır
Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında deplasmanda Trabzonspor ile karşılaşacak olan Gençlerbirliği, hazırlıklarını tamamlayarak maç saatini beklemeye başladı. Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri’nde Teknik Direktör Metin Diyadin yönetiminde yapılan antrenmanda kırmızı-karalı oyuncular, ısınmaya yönelik koordinasyon ve sprint çalışması yaptı. 5’e 2 top kapma oyunuyla devam eden antrenman, taktiksel varyasyonlar ve duran top organizasyonlarıyla son buldu. Başkent ekibinin yaptığı sezonun son antrenmanını, Gençlerbirliği Başkanı Haydar Arda Çakmak ve yönetim kurulu üyeleri de saha kenarından izleyerek oyunculara, Trabzonspor maçı öncesi moral verdi. Trabzonspor ile oynanacak karşılaşma öncesinde kırmızı-karalılarda cezalı oyuncu bulunmazken; tedavileri devam eden Dal Varesanovic, Thalisson Kelven ve Sekou Koita’nın maç kadrosunda yer alması beklenmiyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:40
Arnavutluk Hava Kuvvetleri Komutanı Ferdinant Dimo’dan, Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığına ziyaret
Arnavutluk Hava Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Ferdinant Dimo, Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı Karargâhına ziyarette bulundu. Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu’nun resmî davetlisi olarak Türkiye’de bulunan Arnavutluk Hava Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Ferdinant Dimo ve beraberindeki heyet, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Karargâhına ziyarette bulundu.
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:25
Pakistan Büyükelçiliği’nde ‘Keşmir Dayanışma Günü’ programı
Pakistan Ankara Büyükelçiliği’nde "5 Şubat Keşmir Dayanışma Günü" dolayısıyla program düzenlendi. Pakistan ve Hindistan arasında 1947’den beri anlaşmazlık konusu olan ve üç kez savaşa yol açan Keşmir’de 5 Şubat tarihi "Keşmir Dayanışma Günü" olarak kabul ediliyor. Bu çerçevede Pakistan Ankara Büyükelçiliği’nde "Keşmir Dayanışma Günü" dolayısıyla program düzenlendi. Kur’an- ı Kerim tilaveti ile başlayan program Pakistan Milli Marşı ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam etti. Programda günün anlamına uygun hazırlanan video izletildi. "Türkiye, Keşmir konusunda dünyaya her zaman örnek olmuştur" Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yousaf Junaid, bu toplantıda Türk halkının mazlum Keşmir halkı için bir ses olduğunu ifade ederek, "Buradaki varlığınız, dünyada hâlâ adaletin ve hakkaniyetin var olduğunun bir göstergesidir. Kalpten ve akıldan gelen sözleriniz, sadece kelimeler değil; insanlık, onur ve özgürlük hakkına inanan tüm özgürlük severler için çok değerli mesajlardır. Türkiye, Keşmir konusunda dünyaya her zaman örnek olmuştur. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Türk halkının Keşmir davasına verdiği destek olağanüstüdür. Keşmir meselesi uluslararası platformlarda gündeme geldiğinde, Keşmirliler davalarının en güçlü şekilde dile getirildiğini hissetmiştir. Bu dostluk için Türkiye’ye minnettarız" dedi. "Bu zulüm Hindistan’ın Keşmir’i elinde tutmak istemesinden kaynaklanıyor" Bu dayanışma gününün adaletsiz bir eylemden doğduğunu söyleyen Junaid, "1947’deki bölünme sırasında, Müslüman çoğunluklu bölgelerin Pakistan’a, Hindu çoğunluklu bölgelerin Hindistan’a katılması öngörülmüştü. Ancak Keşmir’in Maharajası yasa dışı şekilde Hindistan’a katıldı. Halk bunu reddetti, ayaklandı ve kısa sürede Keşmir’in yarısı özgürleşti. Hindistan Birleşmiş Milletlere başvurdu ve barış istedi. BM’de Keşmirlilere adil ve tarafsız bir referandumla kendi geleceklerini tayin hakkı verileceği kabul edildi. Hindistan bunu kabul etti, fakat bugüne kadar uygulamadı. Bunun yerine vadide baskı ve terör uygulandı ve hâlâ devam ediyor. Milyonlarca Keşmirli şehit oldu. Kadınlara tecavüz edildi, çocuklar işkence gördü, evler yıkıldı, insanlar yasa dışı şekilde tutuklandı. Bu zulüm, Hindistan’ın Keşmir’i zorla ve gayrimeşru şekilde elinde tutmak istemesinden kaynaklanıyor" şeklinde konuştu. "Pakistan terörle mücadelede yalnız değildir" TBMM Pakistan-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı ve Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, terörle mücadelede Pakistan’ın yalnız kalmayacağını vurgulayarak, "Pakistan terörle mücadelesinde ve Keşmir mücadelesinde Asla yalnız kalmayacak, yalnız yürümeyecek. Türkiye’deki Türk kardeşleri de hem terörle mücadelesinde hem de Keşmir mücadelesinde Pakistanlı kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Keşmir fiziki anlamda Anadolu’ya, Anadolu insanına her ne kadar çok uzak olsa da ruhani anlamda, manevi anlamda sıfır kilometremizde olan bir coğrafya. Keşmir’in 1948 yılından bu yana neler yaşadığını, hangi acılara maruz kaldığını, hangi travmalara maruz kaldığını Anadolu insanları olarak burada çok yakından hissediyor ve takip ediyoruz, yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Keşmir, Türkiye’nin Çanakkale’sidir" Hindistan’ın kendini dünyaya tanıttığı gibi davranmadığını ifade eden Şahin, "Hindistan kendisini dünyanın en büyük demokrasisi olarak tanıtıyor. En büyük demokrasisi olarak tanıtan bir ülkenin insan hakları, hukukun üstünü, demokrasinin o vazgeçilmez unsurları dediğimiz uluslararası hukuka saygı, insan hakları, bireysel haklar, konuşma özgürlükleri, basın özgürlükleri gibi bütün bir özgürlükleri tamamen ortadan kaldırıp Keşmir’i adeta bir kapalı cezaevi haline, açık bir cezaevi haline getirmesini çok anlamlı bulmadığımızı söylemek istiyoruz. Türkiye açısından Keşmir bizim Cumhurbaşkanımızın Recep Tayyip Erdoğan’ın tanımlamasıyla Keşmir Türkiye’nin bir Çanakkale’sidir. Çanakkale mücadelemizde Pakistan halkı bizim yanımızdaydı. Hindistan Hint Müslümanları bizim yanımızdaydı. Bugün de biz Keşmir’i Türkiye’nin bir Çanakkale’si olarak kabul ederek Keşmir’in yanındayız. Keşmirli kardeşlerimizin ve Keşmir mücadelesinde Pakistanlı kardeşlerimizin yanındayız" diye konuştu. Programa Eski Türkiye Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Selçuk, Emekli Büyükelçi Numan Hazar, TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanı Burhan Kayatürk, Pakistan’ın Türkiye Büyükelçisi Dr. Yousaf Junaid, TBMM Pakistan-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Gaziantep Milletvekili Ali Şahin ve davetliler katıldı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:05
AFAD Başkanı Pehlivan: "6 Şubat depremlerinin ardından 455 bini aşkın kalıcı konut ve iş yeri inşa edilmiştir"
Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Ali Hamza Pehlivan, "6 Şubat 2023 depremlerinin hemen ardından yürütülen iyileştirme ve yeniden inşa süreci kapsamında 455 bini aşkın kalıcı konut ve iş yeri inşa edilmiştir" dedi. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Özel Temsilcisi ve Afet Riskini Azaltma Ofisi Başkanı Kamal Kishore, Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümü vesilesiyle AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan’ı ziyaret etti. Türkiye’nin yürüttüğü dünyanın en büyük iyileştirme ve yeniden inşa çalışmaları ile afet risklerinin azaltılmasına yönelik küresel iş birliği fırsatlarının ele alındığı görüşme öncesi Pehlivan ile Genel Sekreter Kishore açıklamalarda bulundu. "6 Şubat depremleri, önleyici yaklaşımların benimsenmesinin ehemmiyetini bir kez daha ortaya koymuştur" Afetlerde önleyici risklerin benimsenmesinin önemine değinen AFAD Başkanı Pehlivan, "6 Şubat depremleri, yalnızca Türkiye için değil, tüm dünya için afet risklerinin azaltılmasının, risk odaklı ve önleyici yaklaşımların benimsenmesinin ehemmiyetini bir kez daha ortaya koymuştur. Depremler başta olmak üzere iklim ve jeolojik kaynaklı afetlerin dünya genelinde giderek artan etkileri kalkınma süreçlerinin artık risk bilgisine dayalı, kapsayıcı ve dirençlilik temelli bir anlayışla ele alınmasını kaçınılmaz bir zorunluluk kılmaktadır" dedi. "Dirençli şehirler ve dirençli toplumlar inşa etme yolundaki kararlılığımızı sahada büyük bir azimle sürdürmekteyiz" Çalışmalarındaki kararlıklarını sürdürmeye devam edeceklerini söyleyen Pehlivan, "2015-2030 yıllarını kapsayan Birleşmiş Milletler Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi bizlere şunu açıkça ifade etmektedir: Doğru politikalar, güçlü bir yönetişim mekanizması, bilim temelli risk analizleri ve toplumun tüm kesimlerini içine alan katılımcı yaklaşımlar sayesinde afet kaynaklı kayıplar önemli ölçüde azaltılabilir. Bu çerçeve aynı zamanda Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma amaçlarına ulaşılmasının da temel dayanak noktalarından biridir. Türkiye olarak bizler, Sendai Çerçevesi ve Sürdürülebilir Kalkınma amaçları doğrultusunda afet risklerinin azaltılmasını ulusal kalkınma politikalarımızın ayrılmaz, koparılamaz bir parçası olarak görmekteyiz. Bu bağlamda dirençli şehirler ve dirençli toplumlar inşa etme yolundaki kararlılığımızı sahada büyük bir azimle sürdürmekteyiz" ifadelerini kullandı. "455 bini aşkın kalıcı konut ve iş yeri inşa edilmiştir" 450 binden fazla kalıcı konutun inşa edildiğine değinen Pehlivan, "6 Şubat 2023 depremlerinin hemen ardından yürütülen iyileştirme ve yeniden inşa süreci, ‘daha iyisini yeniden inşa etme’ ilkesini esas alan, riskleri kökten azaltmayı ve gelecekteki muhtemel kayıpları önlemeyi hedefleyen bütüncül bir anlayışla sürdürülmektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve kurumlarımızın en üst düzeydeki etkin koordinasyonu sayesinde, tarihin en büyük toplu konut seferberliği başlatılmış; yüksek standartlarda ve depreme dayanıklı yüz binlerce konut ve iş yeri, görülmemiş bir hızla inşa edilmiştir. Bu kapsamda depremlerden etkilenen, konutları yıkılan ya da ağır hasar gören ve hak sahipliği işlemleri AFAD Başkanlığımız tarafından yapılan depremzedelerimiz için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOKİ Başkanlığı, Emlak Konut ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar çerçevesinde 455 bini aşkın kalıcı konut ve iş yeri inşa edilmiştir" diye konuştu. "Türkiye’de afet yönetimi, güçlü bir kurumsal yapı dahilinde yürütülmektedir" Türkiye’nin afet yönetiminde öncü ülkeler arasında yer aldığını kaydeden Pehlivan, şunları dedi: "Türkiye’de afet yönetimi, güçlü bir kurumsal yapı dahilinde yürütülmektedir. AFAD, İçişleri Bakanlığımıza bağlı olarak faaliyetlerini icra etmekte. Bununla birlikte bütün bakanlıklarımız, yerel yönetimlerimiz, akademi dünyamız ve sivil toplum kuruluşlarımız arasında etkin bir koordinasyon sağlanmaktadır. AFAD olarak temel önceliğimiz; kriz yönetimi yerine risk yönetimini hayata geçirmektir. Afeti, risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme safhalarıyla bir bütün olarak görerek; ‘Bütünleşik Afet Yönetimi’ modelinin ülkemize özgü izdüşümü olan 360 Derece Türkiye Afet Yönetim Sistemi’ni kurmak, uygulamak ve geliştirmektir. Bu zincirin halkaları arasında risk azaltma bizim stratejik önceliğimizdir ve bu yaklaşım Sendai Çerçevesi ile tam bir uyum içerisindedir. Türkiye’de afet riskinin azaltılması, kalkınma gündemimizin asli bir unsurudur. Ulusal düzeyde uyguladığımız ‘Türkiye Afet Risk Azaltma Planı’ (TARAP), risk analizini sektörel politikalar ve kamu yatırımlarıyla harmanlayan stratejik bir çerçeve sunmaktadır. 2021 yılından bu yana TARAP’ın yereldeki yansımaları, ‘81 İl Risk Azaltma Planı’ (İRAP) aracılığıyla titizlikle hayata geçirilmektedir. Bu planlar, yereldeki sahiplenmeyi perçinlemekte, kurumsal koordinasyonu güçlendirmekte ve ulusal önceliklerimizi sahada somut eylemlere dönüştürmektedir. Böylelikle kalkınma kazanımlarımızı korumayı, kamu kaynaklarımızı akılcı ve sorumlu bir şekilde kullanmayı hedeflemekteyiz. Ülkemizin dört bir yanında çok sayıda gözlem istasyonundan teşekkül eden Ulusal Deprem Gözlem Ağı’nı 7 gün 24 saat çalıştırmakta, verilere birinci elden ve hızla ulaşarak analiz edebilmekteyiz. Buna ek olarak AFAD tehlike analizi, risk modellemesi ve yenilikçi çözümler üretilmesi amacıyla üniversiteleri ve araştırma kuruluşlarını bir araya getiren ‘Ulusal Deprem Araştırma Programı’nı büyük bir titizlikle koordine etmektedir." "Yaklaşık 20 aylık bir sürede 300 dere yatağında 22 milyon metreküpün üzerinde malzeme temizliği gerçekleştirilmiştir" Çoklu tehlike anlayışıyla hareket ettiklerini dile getiren Pehlivan, "Türkiye’de afet riskleri ‘çoklu tehlike’ karakteri taşımaktadır. Bu sebeple çalışmalarımız sadece depremi değil, selleri, heyelanları, çığları ve diğer tüm tehlikeleri kapsamaktadır. AFAD ile Devlet Su İşleri (DSİ) arasında imzaladığımız protokol kapsamında özellikle taşkın riskinin yüksek olduğu Karadeniz Bölgemiz başta olmak üzere dere ıslahı ve taşkın risk azaltma projeleri hayata geçirilmiştir. Yaklaşık 20 aylık bir sürede 300 dere yatağında 22 milyon metreküpün üzerinde malzeme temizliği gerçekleştirilmiştir. Bunun yanı sıra heyelan önleme, yamaç stabilizasyonu, kaya düşmesi ve çığ önleme projeleri devreye alınmış; Karadeniz’de kurduğumuz ‘Taşkın Erken Uyarı Sistemleri’ Afet Yönetim Merkezimizle entegre edilmiştir. Tüm bu gayretimiz, afetler meydana gelmeden önce kayıpları durdurmak ve insanımızı korumak içindir" diye konuştu. "AFAD, her alanda operasyon yürüten küresel bir aktördür" AFAD’ın dünyanın her noktasında zor durumdaki insanlara ulaştığını ifade eden Pehlivan, "AFAD bugün beş kıtadaki 84 ülkede; 13 afet ve acil durum türünde, depremden sele, kıtlıktan karmaşık insani krizlere kadar her alanda operasyon yürüten küresel bir aktördür. Hızlı konuşlanma ekiplerimiz, acil yardım malzemelerimiz, geçici barınma çözümlerimiz, STK’lar ile birlikte sağladığımız insani yardımlarımız, uluslararası paydaşlarımızla koordinasyon içerisinde binlerce insana ulaşmaktadır" dedi. "Türkiye’deki kadar geniş ölçekli ve kısa zaman içerisinde yeniden inşa ve toparlanma faaliyetini daha önce hiçbir yerde görmedim" Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Özel Temsilcisi ve Afet Riskini Azaltma Ofisi Başkanı Kamal Kishore ise, "AFAD’ın yürüttüğü çalışmalar çerçevesinde ‘asrın felaketi’ olarak adlandırılan bu hadise asrın dayanışmasına dönüşmüştür. 30 yıldan daha fazla süredir risk azaltma alanında çalışan bir profesyonel olarak pek çok afet ve depreme şahit oldum. Öncesinde ve sonrasındaki çalışmaları yakından takip ettim. Türkiye’deki kadar geniş ölçekli ve kısa zaman içerisinde yeniden inşa ve toparlanma faaliyetini daha önce hiçbir yerde görmedim. Bu kısa süre içerisinde 455 binden fazla kalıcı konut ve iş yerinin tamamlanması muazzam bir başarı. Bu ziyaret vesileyle bu bölgelere giderek çalışmaların ne şekilde gerçekleştirildiğini, koordinasyonundan hayata geçirilmesindeki kaynak tahsisine, sahadan uygulanmasına kadar tüm aşamalarını yakinen takip edip, buradan çıkarılacak dersleri, iyi uygulama örneklerini, dünyanın geri kalanı için de örnek teşkil etmesi çabasında olacağız. Türkiye’nin bu tecrübesinin bütün dünyada öğretici bir çabaya dönüşmesi lazım" ifadelerini kullandı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:01
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Birleşik Krallık Genelkurmay Başkanı Knighton ile görüştü
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Birleşik Krallık Genelkurmay Başkanı Orgeneral Sir Richard Knighton ile bir araya geldi. Orgeneral Bayraktaroğlu, resmi davetlisi olarak Türkiye’yi ziyaret eden Birleşik Krallık Genelkurmay Başkanı Orgeneral Sir Richard Knighton’u Genelkurmay Başkanlığı’nda resmi törenle karşıladı. İki ülkenin marşlarının okunmasının ardından Orgeneral Knighton, Onur Kıtası’nı selamladı. Selamlamanın ardından Orgeneral Bayraktaroğlu, Knighton ve beraberindeki heyetle basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:59
Ziraat Türkiye Kupası: Ankara Keçiörengücü: 1 - Gaziantep FK: 5
Ziraat Türkiye Kupası C grubu 3. hafta maçında Ankara Keçiörengücü, sahasında Gaziantep FK’ya 5-1 mağlup oldu. Stat: Keçiören Aktepe Hakemler: Ümit Öztürk, Kemal Elmas, Ömer Lütfü Aydın Ankara Keçiörengücü: Aykut Özer, Abdullah Çelik, Hakan Bilgiç (Hüseyin Bulut dk. 46), Mexer, Süleyman Luş, Enes Yılmaz, Erkam Develi (Baran Kaçan dk. 86), Halil Can Ayan (Bulut Özdaş dk. 79), Ousmane Diaby, Alper Duman (Eren Sami Poyraz dk. 69), Ali Akman (Mehmet Efe Çakmak dk. 69) Yedekler: Emirhan Küçüksolak, Muhammed Yahya Birer, Muhammed Taha Tahiroğlu Teknik Direktör: Yalçın Koşukavak Gaziantep FK: Burak Bozan, Luis Perez (Ali Osman Kalın dk. 80), Nihad Mujakic, Tayyip Talha Sanuç, Nazım Sangare (Yusuf Kabadayı dk. 46), Melih Kabasakal (Alexandru Maxim dk. 75), Victor Gidado, Kacper Kozlowski (Muhammet Akmelek dk. 68), Ogün Özçiçek (Karamba Gassama dk. 46), Christopher Lungoyi, Denis Draguş Yedekler: Cemilhan Aslan, Drissa Camara, Mohamed Bayo, Kevin Rodrigues, Mervan Müjdeci Teknik Direktör: Burak Yılmaz Goller: Christopher Lungoyi (dk. 3), Nazım Sangare (dk. 29), Denis Draguş (dk. 41 pen., dk. 65), Muhammet Akmelek (dk. 83 pen.) (Gaziantep FK) Ali Akman (dk. 6 pen.) (Ankara Keçiörengücü) Sarı Kartlar: Ogün Özçiçek (Gaziantep FK) Süleyman Luş (Ankara Keçiörengücü)
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:47
AK Parti Genel Başkan Vekili Elitaş: "Seçimlerin öne alınması ile ilgili en uygun zaman mevsimsel olarak kasım ayı, 2027 yılı Kasım ayı içerisinde"
AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, genel ve yerel seçimlerin yapılabileceği tarihlere ilişkin, "Seçimlerin öne alınması ile ilgili en uygun zamanın mevsimsel olarak kasım ayı olabileceğini söylüyorum. 2027 yılı Kasım ayı içerisinde. 25 seçimi yaşamış birisi olarak söylüyorum" dedi. AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Türkiye Basın Federasyonu’nun düzenlediği ‘Anadolu Sohbetleri’ programında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Milletin oylarıyla tescil edilmiş bir anayasaya ihtiyaç olduğunu söyleyen Elitaş, "Cumhurbaşkanımızın açıkladığı bir heyet vardı. Bu heyet 12-13 toplantı yaptı. Herhalde 10 Şubat tarihinde bir toplantı gerçekleştireceğiz. Şu anda 50 artı 1 ile ilgili herhangi bir görüşme, tartışma söz konusu değil. Şu anda madde yazımına geçilmedi. Türkiye anayasa tecrübesi olan ilk ülkelerden biri. Biz de bunu en iyi şekilde ülkemiz insanına faydalı olacak ve uzun yıllar anayasayı tartışmaz hale getirmek kanaatinde oluruz diye düşünüyorum. Dünyadaki en uzun anayasalar içerisinde bizim anayasamız. Kanun metni gibi anayasa metni olmamalı. Bazı maddeler yönetmelik metni gibi. Sık sık değiştirilme ihtiyacı hasıl oluyor. Daha az maddeleri olan ve öz satırlı bir anayasa olmalı. Benim şahsi fikrim bu" diye konuştu. "Umut hakkı konusuna dair konuşmak erken olur" Umut hakkı konusuna değinen Elitaş, "Parlamento bunu değerlendirir ve kamuoyuyla sonuç ortaya çıkar. Anayasa değişikliği için 360 milletvekilinin aynı yönde oy vermesi referandumla ortaya çıkıyor, 400 milletvekilinin aynı yönde oy vermesi referandumsuz ortaya çıkıyor. Bu rapor da parlamentoya sunulacak. Parlamentodaki milletvekillerinin her birinin özgür iradesi var, seçim bölgeleri var. Ona göre değerlendirmeler yapıyorlar. Şu anda bu konuyla ilgili konuşmak erken olur" ifadelerini kullandı. "Özel’in haftalık olağan bilgi verme toplantılarından uzaklaşması gerek" Özgür Özel’in erken seçim istemesi hakkında konuşan Elitaş, "Özgür Özel’in de erken seçim kanaatinde olduğu ile ilgili kanaatte değilim. Özel’in haftalık olağan bilgi verme toplantılarından uzaklaşması gerekir. Özgür Özel’in dediğine bakmayın, eş başkanın ötesindeki kişinin söylediklerine bakın. 2024 seçimlerinden sonra Özel erken seçim yok diye ısrar etmesine rağmen liderleri engel oldu bu işe. Haziran 2024 tarihindeki yaptığımız ikinci görüşmede de aynı şeyi beyan etmesine rağmen 1 gün sonra genel başkanın yardımcıları bir açıklama yaptı ‘erken seçim istiyoruz’ diye. 1 hafta sonra da Özel açıklama yapmak zorunda kaldı. Yani Özel’in sözünü yedirtiyorlar. Onun için şu anda grup başkanı statüsüne belki gelmiş olabilir" diye konuştu. "Benim kanaatim 2028 ve 2029’daki seçimlerin öne çekilmesi" Genel ve yerel seçimlerin yapılabileceği tarihlere değinen Elitaş, "Türkiye iklimiyle ilgili 2009 yılı 26 Mart’ta rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, yerel seçim aşamasında kötü hava şartları münasebetiyle diye bildiğimiz ama farklı şekilde değerlendirilen seçim çalışmaları noktasında şehit oldu. Hem yerel hem genel seçimlerin en iyi iklimi ekim, kasım ayları. Okulların başladığı, ailelerin tatilden geldiği, hava şartlarının uygun olduğu, mevsim normallerinin olduğu bir zamanın olması gerekir diye düşünüyorum. Yerel seçimler için de söylüyorum, o süreçtir. Seçim, 14 Mayıs’tan önceki pazar günü olacak. 2028 yılı için resmi tarih 7 veya 8 Mayıs ediyor. Seçim kanununda ’5 yıl içinde yapılır. Bir önceki oy verme gününden önceki pazar günü oy verme günüdür’ diyor. Yani her sene 1 hafta önceye gelecek şekilde yapılmış. Yerel seçimlerde de ’Mart ayının son pazar günü oy verme günüdür’ diye ifade ediliyor. Benim kanaatimce 2029’dakini öne çekmek, ekim veya kasım, 2028 yılındakini de mayıstan öne çekmek. Yine nisan var, çamurlu bir dönem. 2029’dakini de öyle olsun diye düşünüyorum. O anayasa değişikliği ile olabilir. Seçimlerin öne alınması ile ilgili en uygun zamanın mevsimsel olarak kasım ayı olabileceğini söylüyorum. 2027 yılı Kasım ayı içerisinde. 25 seçimi yaşamış birisi olarak söylüyorum" açıklamasında bulundu. "Milletten yetkisini almış bir iktidarın erken bırakması doğru değildir" Bir basın mensubunun MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin ‘Erken seçim ahmaklıktır’ sözlerini hatırlatması üzerine Elitaş, "Erken seçim, sürenin 2028 yılı 8 Mayıs tarihinde bittiği dönemde milletten yetkisini almış bir iktidarın önceden bırakması doğru değil. Şu anda seçimlere 2 yıldan fazla bir zaman var. 27 ay öncesi seçim istemek, Bahçeli’nin tabir ettiği şekilde doğrudur. Teknik meselelerden dolayı birkaç ay veya hafta öne alınması, seçimin yenilenmesi adını taşımaktadır. Zaten bu yapılan işler anayasamızda da seçimin yenilenmesiyle ilgili hüküm mevcut" dedi. "Epstein dosyalarında da FETÖ’nün işleriyle ilgili şeyler açıklanıyor" FETÖ içindeki bölünmeler üzerine af dileyenlerle ilgili Elitaş, "O terör örgütüdür. Bu milletin alın teriyle alınmış silahları, edevatı milletin iradesine karşı yürüten bir örgütün temsilcileridir. Başkalarının oyuncağıdır. O terör örgütünün elebaşlarının affedilmesi benim vicdanımı yaralar açıkçası. Ben böyle bir şey olmadığını düşünüyorum. Yeniden yargılanmayla ilgili başka konular değerlendirilebilir ama öncülerinin yaptığı işin affedilmesinin mümkün olmadığını düşünüyorum. Epstein dosyalarında da FETÖ’nün işleriyle ilgili şeyler açıklanıyor" değerlendirmesinde bulundu. "Zirve, ister İstanbul’da olsun ister Umman’da bölgemizde huzur istiyoruz" İran ile ABD arasında yaşanan gerilim sonrası zirvenin Türkiye’den Umman’a taşınmasını değerlendiren Elitaş, "İster İstanbul’da olsun, ister Umman’da olsun biz bölgemizde huzur istiyoruz. İran’da yapılacak her türlü farklılık Türkiye’yi huzursuz ediyor. Çünkü en yakın komşumuz. Tarihi, dini bağlarımız var. Hem Cumhurbaşkanımızın hem de Dışişleri Bakanımızın bir diplomasi yürüttüklerini biliyoruz. Hem İran heyetiyle hem de Amerika Birleşik Devletleri’nin heyetleriyle önemli görüşmeleri var. İnşallah istikrara ulaşır diye düşünüyorum" diye konuştu. "En düşük emekli maaşının yeterli olduğunu söylemek mümkün değil" En düşük emekli maaşına yapılan düzenlemeye değinen Elitaş, "En düşük emekli maaşı ile ilgili konu; piyasa ortada belli. Yeterli olduğunu söylemek mümkün değil. Asgari ücret devletin cebinden çıkan bir şey değil ama sonuçları 86 milyonu etkilediği için devlet hakem olarak giriyor. Asgari ücret tamamen özel sektörde çalışanlarla ilgili. Özel sektörde istihdam edilen kişi 28 bin 75 liradan aşağıya çalıştırılamaz. Kayseri’deydim, iş adamları hem mavi hem beyaz yakada çalıştıracak insan bulamadıklarını söyledi. İşsizlik oranı aralık ayında yüzde 7.7’ye gelmiş. İnternetten, sosyal medyadan gelir elde eden bir gençlik var, sanıyorum ki çalışmak istemeyen bir kitle. En düşük emekli maaşına devletin doğrudan doğruya ödediği, aslında bu sigorta primlerinin bir havuzda biriktirilip biriken havuzdan paylaşılması. Ödenen para, havuzda biriken paranın biriktirenlere iade edilmesi. 17 milyon kişinin biriktirdiği para kendilerine yetmediği için devlet buna en düşük maaşı farklı bir şekilde yapmış. Kanuna göre 12,65 artırılması gereken ki bunu ilk defa biz 2023 yılında yaptık biliyorsunuz. Memur emeklilerinin 18,61 olan rakamına eşitlendi. Olay bu. Memur emeklisine 18,61 zam yapılırken, işçi ve Bağkur emeklisine 12,61 yapılacaktı. Biz bunu eşitledik. Yani en düşük emekli maaşını eşitlemiş olduk. En düşük emekli maaşıyla ilgili kısım hakikaten geçim diye düşündüğümüz takdirde zor bir iş. İnşallah bu konuyla ilgili önümüzdeki günlerde süreçte ortaya çıkacak" dedi. Yapılan konuşmaların ardından pasta kesilerek Mustafa Elitaş’ın doğum günü kutlandı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:29
Devlet Memurları Konfederasyonu 6 Şubat depreminde hayatını kaybedenler için lokma hayrı yaptı
Devlet Memurları Konfederasyonu tarafından Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlar için Kuğulu Park’ta lokma hayrı yapıldı. 6 Şubat 2023’teki deprem felaketinin üzerinden 3 yıl geçti. Yaşanan felakette hayatını kaybedenler için Devlet Memurları Konfederasyonu tarafından Ankara’daki Kuğulu Park’ta lokma dağıtılarak, fotoğraf sergisi düzenlendi. 6 Şubat deprem felaketinin acılarını tekrar gündeme getirmek istediklerini ifade eden Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Sekreteri Tuncay Cengiz, "İçimiz yanıyor. Aradan geçen 3 yıllık süreye rağmen kaybettiğimiz vatandaşlar, orada yaşanan acılar ve trajediler bizlere çok şey öğretti. O gün birlik ve beraberlik içerisinde tüm ülke olarak, devlet ve millet olarak beraberliğimizi ve dayanışmamızı gösterdik. Bugün de yine aynı şekilde bizler aynı dayanışmayı, aynı birlik ve beraberlik ruhunu yaşatmaya çalışıyoruz. Allah inşallah böyle felaketleri ülkemize bir daha yaşatmaz" dedi. "Deprem değil, çürük binalar öldürüyor" Depremin değil çürük binaların öldürdüğünü vurgulayan Cengiz, "Bizler kamu çalışanları olarak gerek denetim görevlerimizde, gerek mühendislik hizmetlerimizde dikkat etmemiz gereken çok şeyler olduğunu biliyoruz. Gerek şehir planlamaları, gerekse inşaatların yapım teknikleri konusunda. Şu an içinde bulunduğumuz döneme baktığınız zaman ilerlemiş bir teknoloji içerisinde mühendislik hizmetlerinin artık en uç seviyeye çıktığı bir dönemde bizler kamu çalışanları olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmeye hazırız" şeklinde konuştu.
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:24
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis Türkiye’ye geliyor
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye geleceğini duyurdu.
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:19
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine 11 Şubatta Türkiye’ye geliyor.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine 11 Şubatta Türkiye’ye geliyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 13:45
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun resmi davetlisi olarak Ankara’ya gelen Birleşik Krallık Genelkurmay Başkanı Orgeneral Richard Knighton’ı kabul etti.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun resmi davetlisi olarak Ankara’ya gelen Birleşik Krallık Genelkurmay Başkanı Orgeneral Richard Knighton’ı kabul etti.
05 Şubat 2026 Perşembe - 13:00
AB Komiseri Kos’un Türkiye ziyareti: Gündemde tam üyelik ve iş birliği var
Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, 6 Şubat’ta Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Görüşmelerde Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik hedefi ve ilişkilerdeki tıkanıklıkların giderilmesine yönelik beklentilerin güçlü şekilde dile getirilmesi öngörülüyor. Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos’un 6 Şubat tarihinde Türkiye’yi ziyaret edeceğini açıkladı. Kaynaklar, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın görüşmede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan vizyon çerçevesinde Avrupa Birliği’ne tam üyeliğin Türkiye’nin stratejik hedefi olmayı sürdürdüğünü vurgulamasının öngörüldüğünü aktardı. Bu kapsamda AB’nin Türkiye’ye yönelik politikalarında önyargısız, rasyonel, liyakat temelli ve adil bir yaklaşım benimsemesi gerektiğine dikkat çekileceğini belirten kaynaklar, Türkiye’nin diğer aday ülkelerle yürütülen tüm süreç ve temaslara eşit şekilde dahil edilmesinin öneminin altının çizileceğini ifade etti. Kurumsal iş birliği ve somut adım beklentisi Kaynaklara göre, görüşmede Türkiye-AB ilişkilerindeki mevcut tıkanıklıkların giderilmesi için kapsamlı, kurumsal ve çok katmanlı bir iş birliği çerçevesine ihtiyaç bulunduğu vurgulanacak. Bu çerçevede ilişkilerin sürdürülebilir ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturulması amacıyla 15 Temmuz 2019 tarihli AB Dış İlişkiler Konseyi kararlarının tamamen kaldırılması başta olmak üzere AB’den somut adımlar beklendiği ifade edilecek. Ayrıca Türkiye-AB kurumsal istişare mekanizmalarına yeniden işlerlik kazandırılması, Türkiye-AB Ortaklık Konseyi ile siyasi, enerji ve ulaştırma alanlarındaki Yüksek Düzeyli Diyalog toplantılarının en kısa sürede düzenlenmesinin önemine dikkat çekilecek. Gümrük Birliği, yatırım ve vize başlıkları Kaynaklar, AB’nin Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı, Türkiye’nin ise AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunun, taraflar arasındaki iş birliğinin stratejik niteliğini ortaya koyduğuna işaret edileceğini bildirdi. Bu kapsamda Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik müzakerelerin gecikmeksizin başlatılmasının elzem olduğu vurgulanarak, Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’deki faaliyetlerine tam olarak geri dönmesinin inovasyon temelli ve sürdürülebilir yatırımlar açısından önem taşıdığı ifade edilecek. Göç alanındaki iş birliğinin ise adil yük ve sorumluluk paylaşımı temelinde sahadaki yeni gerçeklere göre yeniden şekillendirilmesi gerektiğinin dile getirileceğini belirten kaynaklar, Vize Serbestisi Diyaloğu’nun tamamlanması ve bu kapsamda kolaylaştırıcı tedbirlerin etkin biçimde hayata geçirilmesine yönelik beklentilerin de aktarılacağını kaydetti. Kaynaklar ayrıca, Schengen vizesi uygulamalarında Türk vatandaşlarına yönelik iyileştirmeler öngören 15 Temmuz 2025 tarihli uygulama kararının Türk tır sürücüleri dahil olmak üzere tüm kesimleri kapsayacak şekilde uygulanmasının elzem olduğunun vurgulanacağını bildirdi. Güvenlik, bağlantısallık ve bölgesel meseleler Görüşmede, bağlantısallık, enerji, ulaştırma ve dijitalleşme alanlarında eşgüdümün derinleştirilmesinin Karadeniz, Güney Kafkasya ve Orta Asya’da istikrar ve ekonomik dayanıklılığı güçlendireceğine dikkat çekilmesi öngörülüyor. Kaynaklar, Türkiye’nin ulaştırma ve bağlantısallık alanında bölgede kilit bir paydaş olduğunun vurgulanacağını, bu alandaki yakın iş birliğinin Türkiye ve AB için ortak faydalar sağlayacağının ifade edileceğini aktardı. Avrupa güvenlik mimarisinin Türkiye’nin bölgede merkezi ve etkili bir jeopolitik aktör olarak üstlendiği rol dikkate alınmadan şekillendirilemeyeceğinin vurgulanacağını belirten kaynaklar, Karadeniz Stratejisi bağlamında Türkiye-AB iş birliğinin önemine işaret edileceğini bildirdi. Bu çerçevede AB’nin güvenlik ve savunma alanındaki girişimlerinde stratejik vizyon ve sorumlulukla hareket etmesinin beklendiği ifade edilecek. Kaynaklar, ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze ve Filistin’deki gelişmeler, Suriye’deki son durum, Libya ve İran başta olmak üzere Türkiye ve AB’yi doğrudan ilgilendiren bölgesel meselelerde eşgüdüm ve istişarelerin öneminin de gündeme geleceğini kaydetti. Söz konusu ziyaret, Komiser Kos’un Türkiye’ye gerçekleştireceği ikinci resmi ziyareti olacak. Dışişleri Bakanı Fidan, Komiser Kos’u daha önce 25 Temmuz 2025’te İstanbul’da ağırlarken, taraflar son olarak 2 Aralık 2025’te Brüksel’de bir araya gelmişti. Türkiye-AB ilişkilerinde son dönemde temaslar arttı Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Türkiye-AB ilişkilerinde son dönemde olumlu gelişmeler ve karşılıklı temasların ivme kazandığını belirtti. Bu kapsamda 15 Temmuz 2019 tarihli Dış İlişkiler Konseyi kararlarıyla askıya alınan Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyaloğu’nun yeniden başlatıldığı, Türkiye’nin AB Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantılarına (Gymnich) davet edildiği ve Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’deki faaliyetlerine kısmen geri döndüğü hatırlatıldı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 12:59
Millet Kütüphanesi’nde ’Gazze’ temalı filografi sergisi açıldı
Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı tarafından düzenlenen "Gazze" temalı filografi sergisi Millet Kütüphanesi’nde açıldı. Sergide Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi. Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı, Millet Kütüphanesi Divan Salonu’nda Gazze temalı filografi sergisi düzenledi. Gazze’de yaşananların sadece bölgesel bir mesele olmadığını, tüm insanlığın ortak vicdanını ilgilendirdiğini vurgulayan eserlerin Filistin halkının maruz kaldığı zulmü sanat yoluyla anlatmayı amaçladığı belirtildi. Serginin açılışında açıklamalarda bulunan AK Parti Genel Merkez AR-GE ve Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen ve Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Abdullah Erdem Cantimur, şehitlik mertebesinin özel bir yer olduğuna ve Gazze’de yaşananların ağır bir insanlık dramı olduğuna dikkat çekti. "Şehitlik, peygamberlikten sonra insan için en yüce makam" Şen, terörsüz Türkiye sürecini titiz bir şekilde yürüttüklerini, şehit ve gazi ailelerini üzecek hiçbir şey yapmayacaklarını belirterek, "Şehitlik, peygamberlikten sonra insan için en yüce makam. Şehitlerimiz sayesinde yaşadığımızı biliyorum. Onlar canlarını verdiler. Biz canlarımızı onlar sayesinde devam ettiriyoruz ve koruyoruz. O yüzden şehitlerimize çok minnettarız. Onların yakınlarına da, ailelerine de, gazilerimize de çokça minnettarız. Bir taraftan da biliyorsunuz terörsüz Türkiye süreci devam ediyor. Bitti bitecek, artık daha böyle bir şey olmayacak. Yavrularımız terör sebebiyle şehit olmayacaklar. Cumhurbaşkanımız hemen hemen her konuşmasında bu süreçte şu sözü söyledi; ‘Biz şehit ailelerimizi, gazi ailelerimizi, şehitlerimizi ve gazilerimizi üzecek hiçbir şey yapmayacağız. Kimse bizden böyle bir şey beklemesin’" şeklinde konuştu. "Ankara’da olan herkesi sergimize davet ediyoruz" Şehitleri anmaktan geri durmayarak, görevlerini yerine getireceklerini ifade eden Cantimur ise, "Külliyemizde şehit yakınlarının ve gazilerimizin ortaya koymuş olduğu eserleri hep beraber izleyeceğiz. Şehitlerimizi anacağız. Onlara olan bu görevimizi yerine getirmiş olacağız. Bu eserleri ortaya koyan bütün şehit yakınlarına ve gazilerimize çok teşekkür ediyoruz. Sergimiz hayırlı olsun, Ankara’da olan herkesi sergimize davet ediyoruz" diye konuştu. Düzenlenen sergiye AK Parti Genel Merkez AR-GE ve Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon Milletvekili Mustafa Şen, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Abdullah Erdem Cantimur ve vakıf üyeleri katıldı. Sergideki eserlerden elde edilecek gelirin Gazze’ye bağışlanacağı belirtildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder