Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdik, cumhur ile cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık."
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:49:59
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdik, cumhur ile cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık."
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:44
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal CHP’den kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak disipline sevk edildi.
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal CHP’den kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak disipline sevk edildi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:08
Özgür Özel, Süleyman Soylu’ya bir kez daha tazminat ödeyecek
TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında açtığı ikinci manevi tazminat davasını da kazandı. Mahkeme, Özgür Özel’in 10 bin lira manevi tazminatı yasal faiziyle birlikte Süleyman Soylu’ya ödemesine hükmetti. Dava, CHP lideri Özgür Özel’in ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinglerinde yaptığı açıklamalar üzerine açıldı. Özel, konuşmasında eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu hedef alarak, "Televizyondan İBB’de 550 terörist var dediler. Bunun üzerine davalar açıldı. 550 değil 1 terörist bile çıkmadı. Bu sorunun sorulduğu Süleyman Soylu dedi ki siyaseten söyledim, ben siyaset yaptım. 550 kişiye siyaset olsun diye terörist demek, işinden aşından etmek, sonra da bir bilgim yoktu, yalan söyledim’ diyecek kadar bir insan aşağılık olabilir mi, alçak olabilir mi?" ifadelerini kullanmıştı. Söz konusu dava sonuçlanırken, mahkeme, Özgür Özel’in 10 bin lira manevi tazminatı yasal faiziyle birlikte Süleyman Soylu’ya ödemesine karar verdi. Öte yandan Süleyman Soylu’nun daha önce açtığı bir başka manevi tazminat davası da Özgür Özel aleyhine sonuçlanmıştı. Soylu’nun sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda kullandığı "Yalancılıktan kalpleri kararmış olanların dahi ateşini söndürür" ifadelerine karşılık Özgür Özel, "Yok be Süleyman. Senin gibi bir yalancının ateşini ne nehirler, ne denizler, ne de okyanuslar söndürür. Sen ol yalan bitmeden yine doğru konuşma, sakın şaşırtma bizi, Sahtekar Sülü" ifadelerini kullanmıştı. Bu sözler üzerine Soylu, kişilik haklarının zedelendiği gerekçesiyle manevi tazminat davası açmıştı. İstinaf mahkemesi, 24 Haziran 2022 tarihli sosyal medya paylaşımındaki ifadelerin ifade özgürlüğü ve değer yargısı kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmetti. Mahkeme kararında, siyasetçilere yönelik eleştiri sınırlarının geniş olduğuna dikkat çekilmekle birlikte somut olayda sert ve ağır eleştiri sınırlarının aşıldığı, kullanılan ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığı belirtildi. Kararda ayrıca, 25 bin lira manevi tazminatın 27 Haziran 2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Özgür Özel’den tahsil edilerek Süleyman Soylu’ya ödenmesine karar verildiği hatırlatıldı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:50
Anne terliği kavgayı bitirdi
Ankara’nın Mamak ilçesinde iki grup arasında çıkan kavga bir kadının karşı tarafa terlik fırlatması ile son buldu. Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Altıağaç Mahallesinde iki grup arasında bilinmeyen bir nedenden dolayı kavga çıktı. Kavga bir kadının karşı tarafa terlik fırlatması ile son buldu. Yaşanan bu anlar bir vatandaş tarafından görüntülendi.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 15:06
TUSAŞ: "KAAN 2 yıl önce bugün tarihimize altın harflerle yazıldı"
Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından yapılan sosyal medya hesabı paylaşımında, Milli Muharip Uçağı KAAN’ın, 2 yıl önce bugün ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirerek tarihe altın harflerle yazıldığı ifade edildi.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 15:01
‘Eserlerle Devlet Bahçeli’ kitabı kamuoyuna sunuldu
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çalışmalarını konu alan ‘Eserlerle Devlet Bahçeli’ isimli kitap kamuoyuna sunuldu. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çalışmalarını konu alan ve editörlüğünü MYK Üyesi Büşra Cin’in yaptığı ‘Eserlerle Devlet Bahçeli’ isimli kitap kamuoyuna sunuldu. MHP Medya, İletişim ve Dijital Mecralar Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, eserin yalnızca fiziki yapıların, kurumların veya projelerin derlemesi değil; aynı zamanda Türk milliyetçiliğinin hamasetten uzak, ilme, ahlaka ve toplumsal dayanışmaya yönelik devlet ve millet anlayışının somut tezahürlerinin kayıt altına alınması olduğu aktarıldı. Ayrıca açıklamada, "Kitapta yer alan kurumlar, 16 Türk devletinden 3 kıtaya yayılan tarihi hakimiyetin ve Atatürk’ün emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti’nde aynı sorumluluk bilinciyle yaşatıldığının somut ve kalıcı göstergesidir. Bu eserler yalnızca bir dönemin değil; köklü bir medeniyet tasavvurunun, derin bir tarih şuurunun ve geleceğe duyulan sarsılmaz inancın mühürleridir. Kitap, eserlerin kuruluş süreçleri ve çalışmalarını kayda almakla birlikte, ‘Devlet-i Ebed Müddet’ anlayışının çağın ihtiyaçları doğrultusunda kurumsal yapılara, sosyal projelere, kültürel çalışmalara ve eğitim faaliyetlerine nasıl dönüştüğünü, fikrin ve inancın politikalara nasıl taşındığını göstermektedir. Bu özelliği ile kitap, önemli bir kaynak niteliğindedir" ifadeleri kullanıldı.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 14:56
2027 Emine Işınsu Roman Ödülü başvuruları gelmeye başladı
Yazar Emine Işınsu adına düzenlenen 2027 Roman Ödülü için başvurular gelmeye başladı. Ödülü kazanan eser, Işınsu’nun doğum günü olan 17 Mayıs 2027’de açıklanacak. Ödül Tertip Komitesi Başkanı ve Yazar Emine Işınsu’nun eşi İskender Öksüz, ilki 2023 yılında, ikincisi de 2025 yılında düzenlenen ödülün üçüncüsü için yeni roman başvurularının gelmeye başladığını bildirdi. Öksüz’ün verdiği bilgiye göre, ödüle, daha önce yayımlanmamış eserlerle başvurulacak ve konusu serbest olacak. Ödülü kazanan yazar, 2 cumhuriyet altınıyla ödüllendirilecek, ayrıca romanın tertip komitesi tarafından yayımlanması sağlanacak. Jüri, ödülü kazanan roman dışında, başvuranlar arasında övgüye değer başka eserleri de ilan edebilecek. Eserlerin, en geç 1 Şubat 2027 tarihine kadar, ‘emine.isinsu.roman@gmail.com’ adresine gönderilmesi gerekiyor. Ödül kazanan eser, Işınsu’nun doğum günü olan 17 Mayıs’ta açıklanacak. Bu konuda daha detaylı bilgiye, ‘https://emineisinsu.com’ adresinden ulaşılabilir. Ödüle başvuracak eserleri değerlendirecek jüri, şu isimlerden oluşacak: Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr. Bilge Ercilasun, Prof. Dr. Belkıs Altuniş Gürsoy, Prof. Dr. Nazım H. Polat ve Şair-Yazar A. Yağmur Tunalı. Ödül alan eserler basıldı İki yılda bir düzenlenen Emine Işınsu Roman Ödülü’nün ilki 2023 yılında gerçekleştirilmiş ve 141 eser arasından seçilen Ülkü Demiray’ın ‘Cümbezin Kızı’ adlı eseri, ödüle layık görülmüştü. Kıbrıs’taki Türk kızlarının, İngiliz sömürgesi döneminde fakirlik çeken aileleri tarafından para karşılığı yaşlı Arap erkeklerle evlendirilmesini konu alan roman, 2 yılda 10 baskı yaptı. 2025 Roman Ödülü de 269 eser arasından seçilen Hülya Başarangil Demir’in "Bilinmeze Doğru" adlı romanına verildi. Eser, Kasım ayında Bilge Kültür Sanat tarafından basılıp satışa sunulurken, Yazar Demir’e de ödülü, 27 Kasım’da düzenlenen geniş katılımlı bir törenle takdim edildi. Yazar Demir’in ilk eseri olan ‘Bilinmeze Doğru’ romanı, SSCB döneminde 1944 yılında Kırım’dan sürgün edilen bir Türk ailesinin, Romanya ve Türkiye’ye uzanan çileli, dramatik göçünü ve bu süreçte yaşadıklarını ele alıyor. Jüri, 3 eseri de mansiyona değer görerek, yayımlanmasını sağladı.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 12:43
Atıkları usulsüz depolayan Buca ve Foça belediyelerine 9.3 milyon lira ceza
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü ekipleri, şantiye alanında atık depolayan Buca Belediyesi’ne aynı ihlali 3 kez yaptığı için 3 katı yaptırım uygulayarak 7 milyon 38 bin lira ceza kesti. Mera alanında atık depolayan Foça Belediyesi’ne ise 2 milyon 346 bin lira ceza uygulandı.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 11:19
Uzmanından uyarı: "İnmemiş testis tedavi edilmezse ileride testis kanseri ve kısırlık riski oluşturur"
Medicana Sağlık Grubu Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Banu Kumrulu, "Bebeklerde çözülmemiş inmemiş testis sorunu ileride testis kanseri ve kısırlık riski oluşturduğu unutulmamalı, ihmal edilmemelidir" dedi. Çocuklarda sıkça karşılaşılan inmemiş testisin kendi haline bırakılacak bir süreç olmadığını belirten Medicana Sağlık Grubu Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Banu Kumrulu konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Kumrulu, zamanında müdahalenin önemine dikkati çekerek, "Bebeklerde çözülmemiş inmemiş testis sorunu ileride testis kanseri ve kısırlık riski oluşturduğu unutulmamalı, ihmal edilmemelidir" diye konuştu. İnmemiş testis ile ‘utangaç testis’ (retraktil testis) kavramlarının aileler tarafından sıkça karıştırıldığını aktaran Kumrulu, inmemiş testisin testislerin doğumdan sonra torbaya hiç inmemesi durumu olduğunu, utangaç testisin ise normalde torbada olan testisin soğuk, korku veya muayene sırasında geçici olarak yukarı kaçması anlamına geldiğini belirtti. Her iki tanı arasındaki farka ilişkin bilgi veren Kumrulu şu ifadeleri kullandı: "İnmemiş testis karın içi ya da kasık kanalında bulunur. Elle torbaya indirilemez. Çoğu vakada ameliyat gerektirir. Önemlidir çünkü tedavi edilmezse kısırlık riski ve testis kanseri riski artar. Testis küçülebilir. Kasık fıtığı eşlik edebilir. Ameliyat için en uygun dönem 6 ay ile 1 yaş arasıdır. Utangaç, çekingen olarak tanımlanan retraktil testis genellikle zararsızdır, çocuk büyüdükçe düzelir. Nadir durumlarda gerçek inmemiş testise dönüşebilir. Ameliyat, çoğu zaman gerekmez, yılda 1 kontrol önerilir." Kumrulu ailelere evde kontrol önerilerini ve ne zaman hekime başvurmaları gerektiğini belirterek, "En uygun zaman ılık banyo sonrasıdır. Testis torbada hissediliyor mu, bazen var, bazen yok mu, soğukta kayboluyor mu takip edilmelidir. Testis hiç torbada görülmüyorsa, bir taraf sürekli boşsa, önceden torbada olan testis artık gelmiyorsa, çocuk cerrahisi veya çocuk ürolojisi değerlendirmelidir. İşlem, genel anestezi altında yapılan günübirlik bir ameliyattır. Aynı gün ayağa kalkar, 2-3 gün içinde rahatlar, en geç bir hafta içinde günlük hayatına dönebilir" ifadelerini kullandı. "İnmemiş testis kendi haline bırakılacak bir durum değildir" Bu durumun anne babanın hatası olmadığını ve sık görüldüğünün de altını çizen Kumrulu, "İnmemiş testis kendi haline bırakılacak bir durum değildir; zamanında yapılan basit bir ameliyat, çocuğunuzun ilerideki üreme sağlığını ve testis sağlığını korur. İhmal edilmemelidir" açıklamasında bulundu.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 11:10
Bakan Uraloğlu: "Mart 2025’ten bu yana dijital başvuru sistemi ile 30 bin 750 yolcu hakkı başvurusunu elektronik ortamda ele aldık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Mart 2025’ten bu yana dijital başvuru sistemi ile 30 bin 750 yolcu hakkı başvurusunu elektronik ortamda ele aldık. 24 bin 150 başvuruyu dijital ortamda sonuçlandırdık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, dijitalleşme çalışmaları kapsamında Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından uygulamaya alınan yolcu hakları başvuru sistemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, Mart 2025’ten bu yana dijital başvuru sistemi ile 30 bin 750 yolcu hakkı başvurusunu elektronik ortamda ele aldıklarını, 24 bin 150 başvuruyu ise dijital ortamda sonuçlandırdıklarını ifade etti. "Başvuru ve değerlendirme işlemleri artık tamamen elektronik ortamda yürütülüyor" Yolcu haklarına ilişkin süreçleri dijital ortama taşıdıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Başvuru ve değerlendirme işlemleri artık tamamen elektronik ortamda yürütülüyor. Örneğin, olağanüstü olmayan durumlarda uçuş iptali, uçuşun planlanan saatinden sonra gerçekleşmesi, geçerli bilete sahip olunmasına rağmen fazla satış sebebiyle uçağa kabul edilmeyen yolcular ile hizmet sınıfının üst veya alt sınıfa değiştirilmesi gibi birçok durumda yolcularımızın ilgili mevzuat çerçevesinde hakları bulunuyor. Bu doğrultuda yolcularımız, uçuşlarına ilişkin tüm bilgi ve belgeleri KDM-ERP üzerinden (https://kdmerp.shgm.gov.tr/ ) sisteme yükleyerek başvurularını elektronik ortamda gerçekleştirebiliyor ve başvuru süreçlerini çevrim içi olarak takip edebiliyor. Bu uygulama ile başvuruların öncelikle hizmeti sunan işletmeler tarafından değerlendirilmesini sağlayarak uyuşmazlıkların kısa sürede çözüme kavuşmasını amaçlıyoruz. Başvuruların elektronik ortamda alınması, işlem süreçlerini sadeleştirdi. Tüm süreçlerin merkezi olarak yönetilmesi, istatistiksel analiz ve politika geliştirme kapasitemizi güçlendirdi. Dijitalleşme sayesinde hem yolcu memnuniyetini hem de kurumsal etkinliği artırdık" değerlendirmelerinde bulundu.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 10:45
Bakan Göktaş, Şanlıurfa’da yeni yuvalarına kavuşan ailenin iftar sofrasına misafir oldu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Şanlıurfa’da deprem sonrası kalıcı konutlarına yerleşen Demir ailesini ziyaret ederek iftar sofrasına konuk oldu. Göktaş, ziyarette ailenin oğlu Musab’ın kız arkadaşının babasını arayarak kız isteme ziyareti için söz aldı. Bakan Göktaş, Şanlıurfa’ya gerçekleştirdiği ziyarette AK Parti Teşkilat Başkanlığının ‘Yeni Evim, İlk İftarım’ programı kapsamında 6 Şubat depremlerinin ardından kalıcı konutlarına yerleşen Demir ailesinin evini ziyaret etti. Bakan Göktaş, baba Mehmet, anne Muazzez ve oğulları Musab Demir ile birlikte iftar yaptı. Ailenin talep ve önerilerini de dinleyen Göktaş, devletin tüm imkanlarıyla deprem bölgesindeki vatandaşların yanında olmaya devam edeceğini vurguladı. Göktaş’tan yuva kurmak isteyen gence destek Ziyarette Göktaş, ailenin genç oğlu Musab’ın evlilik hazırlıkları konuşulurken gençlerin bu yoldaki ilk adımına destek oldu. Bakan Göktaş, Musab’ın Isparta’da yaşayan kız arkadaşının ailesini telefonla aradı. Gençlerin mutluluğu için aracı olan Göktaş, aileyle görüşerek kız isteme ziyareti için söz aldı. Göktaş görüşmede yuva kurmanın önemine değinerek, "Türkiye genelinde gençleri evlendirmek için çok çalışıyorum. Aile ve Gençlik Fonu’nu kurduk. Gençlerimizin de yaşı gelmiş bir gelsinler çayınızı içsinler" diye konuştu.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 10:28
Türk Kızılay’dan Ramazan kampanyası filmi
Türk Kızılay, ‘Bu Ramazan’da da Bir Başına Olanların Yanı Başındayız’ sloganıyla başlattığı iyilik seferberliği kapsamında Ramazan ayı için hazırlanan kampanya filmini yayımladı. Türk Kızılay, ‘Bu Ramazan’da da Bir Başına Olanların Yanı Başındayız’ sloganıyla iyilik seferberliği başlattı. Ramazan ayı için hazırlanan kampanya filmi, Aksaray Gözlükuyu köyünde 15 yıldır tek başına yaşayan Selami Salman’ın yaşamından ilhamla hazırlandı. Türk Kızılay, Ramazan kampanyası filmini yayımladı. 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus oranının yüzde 11,1’e yükseldiği, yalnız yaşayan kişi sayısının 5,5 milyonu geçtiği Türkiye’de pek çok çalışma yürüten Kızılay, kampanya filminde de bu ihtiyaca odaklandı. ‘Bu Ramazan’da da Bir Başına Olanların Yanı Başındayız’ sloganıyla hazırlanan film, Aksaray Gözlükuyu köyünde 15 yıldır tek başına yaşayan Selami Salman’ın gerçek hayat hikayesinden ilham aldı. Gözlükuyu köyünde Selami amcanın evinde çekimleri yapılan film, Kızılay gönüllülerinin Ramazan kapsamında köye yaptığı ziyaret üzerinden paylaşma ve yan yana durma ruhunu sade bir anlatımla izleyicilerle buluşturuyor. Kızılay Aksaray Şubesi yetkilileri de ihtiyaçları konusunda her zaman Salman’ın yanında olduklarını dile getirdi. Türk Kızılay, bu Ramazanda 1,8 milyar lira destekle yurt içi ve yurt dışında 7,5 milyon kişiye ulaşmayı hedefliyor. Vatandaşlar Kızılay’ın Ramazan yardımlarına zekat, fitre, fidye, yurt içi ve yurt dışı gıda yardımı, iftar sofrası ve bayramlık seçenekleriyle katkı sunabiliyor. Bağışlarını Kızılay’a yapmak isteyenler ‘fitre’, ‘fidye’, ‘iftar’ ve ‘sahur’ yazıp 1877’ye gönderebiliyor. Aşevlerine destek olmak isteyenler 240 lira öğün bedeli ve katları olacak şekilde katkı sunabilirken, dileyen yardımseverler 2 bin liralık bağışla bayramlık desteği verebiliyor. Ayrıca kizilay.org.tr internet sitesi üzerinden, kolay bağış uygulamasından, tüm bankalardan, mobil bankacılıktan, şubeler ve temsilcilikler aracılığıyla ya da 168 çağrı merkezini arayarak da Kızılay’a bağış ulaştırmak mümkün.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 10:03
Uzay alanında faaliyet gösteren girişimler ve kurumlar arası iş birliği güçleniyor
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda; Türkiye Uzay Ajansı (TUA), SAHA İstanbul ve ODTÜ Teknokent iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Fikirden Yörüngeye-Uzay Alanında Teknogirişim-Kurum Buluşmaları’ etkinliği, ODTÜ Teknokent’te gerçekleşti. Türkiye, 2026 yılında uzay dünyasının olimpiyatları kabul edilen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC) ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, yerli teknogirişimler bu dev zirvede yer almak için yarıştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda; TUA, SAHA İstanbul ve ODTÜ Teknokent iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Fikirden Yörüngeye - Uzay Alanında Teknogirişim-Kurum Buluşmaları’ etkinliği, ODTÜ Teknokent’te düzenlendi. Türkiye’nin uzay ve havacılık ekosistemini güçlendirmek, açık inovasyon kültürünü yaygınlaştırmak ve yerli teknogirişimleri sektörde öncü kurumlarla buluşturmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte uzay ve havacılık alanında faaliyet gerçekleştiren 12 yenilikçi teknogirişim, Türkiye’nin önde gelen kurumları ile bir araya geldi. Etkinliğin odak noktasını, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek olan 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) oluşturdu. Program kapsamında girişimciler sunumlarını gerçekleştirdi. En iyi sunum ödülünü kazanan Qubitrium girişimi, 2026 yılında Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC 2026 Antalya) doğrudan katılım hakkı elde etti. Uzay ekosisteminde stratejik iş birliği vurgusu Etkinliğin açılış konuşmalarında Türkiye Uzay Ajansı(TUA) Başkanı Yusuf Kıraç, küresel uzay ekonomisinin 2035 yılına kadar 1,8 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirterek, uzay sektörünün küresel ekonomik büyümenin üzerinde bir ivme yakaladığını ifade etti. Uzay ekonomisinin artık yalnızca kamu kurumlarının yürüttüğü bir alan olmaktan çıktığını, özel sektörün belirleyici rol üstlendiği dinamik bir yapıya dönüştüğünü vurgulayan Kıraç; savunma, enerji, iletişim ve hizmet sektörlerini kapsayan geniş bir ekosistemin oluştuğunu dile getirdi. Türkiye’nin bu dönüşüm sürecinde güçlü bir konum elde etmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu belirtti. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise ODTÜ’nün yarım asrı aşan akademik birikimiyle Türkiye’nin uzay serüveninde kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Türkiye’nin ilk havacılık ve uzay mühendisliği bölümüne ev sahipliği yapan üniversitenin; fizik, elektrik-elektronik ve makine mühendisliği gibi disiplinlerle Millî Uzay Programı’na bilimsel katkı sunduğunu belirten Yozgatlıgil, ODTÜ Teknokent çatısı altında akademik bilgi ile girişimcilik cesaretini bir araya getirdiklerini kaydetti. Uzay teknolojileri, ileri malzeme ve robotik alanındaki yerli projelerin küresel rekabet gücüne dönüşmesi için tüm altyapı imkânlarını seferber ettiklerini ifade etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdür Yardımcısı Dr. Damla Turan da uzay alanının odak teknoloji başlıkları arasında yer aldığını belirterek, bu tür buluşmaların yalnızca tanışma platformu olmadığını, birlikte ürün geliştirme ve Ar-Ge faaliyetleri yürütme açısından stratejik bir zemin sunduğunu vurguladı. Girişimlerin, pazara erişimin ötesinde, kurumlarla uzun vadeli ve karşılıklı faydaya dayalı iş birlikleri geliştirmelerinin önemine dikkat çekti. IAC 2026 Antalya: Küresel uzay ekosistemi Türkiye’de buluşacak Program kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakan Danışmanı ve IAC 2026 Antalya Direktörü Emine Doğrukök, Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC) 2026 Antalya’ya ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Uzay alanında planlı bir strateji çerçevesinde akademik araştırmaların desteklenmesi, girişimcilik kapasitesinin artırılması, uluslararası iş birliklerinin derinleştirilmesi ve politika yapım süreçlerinde etkin rol alınmasının önemine dikkat çeken Doğrukök, IAC 2026 Antalya’nın bu hedefler açısından önemli bir eşik olduğunu ifade etti. Doğrukök, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya NEST Kongre Merkezi’nde, ‘The World Needs More Space’ temasıyla düzenlenecek olan 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin yalnızca bilimsel bir buluşma değil; aynı zamanda küresel uzay ekosisteminin önde gelen temsilcilerini, astronotları ve bakanlar düzeyindeki karar vericileri bir araya getiren stratejik bir diplomasi platformu olacağını belirtti. Kongrenin özellikle girişimler açısından küresel görünürlük, yatırım ve iş birliği fırsatları bakımından önemli imkânlar sunduğunu vurguladı. Kurum-Teknogirişim eşleşmeleri somut çıktılar üretti Etkinliğin en kritik bölümünü oluşturan ‘Kurum-Teknogirişim Eşleşmeleri’ kapsamında girişimler ve kurum temsilcileri 25’er dakikalık planlı birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde Ar-Ge projelerinin ticarileştirilmesi, ortak geliştirme modelleri ve stratejik iş ortaklıkları ele alındı. Program sonunda gerçekleştirilen sunum değerlendirmesi sonucunda ‘En İyi Sunum Ödülü’nü Qubitrium kazandı. Kazanan girişim, IAC 2026 Antalya’ya doğrudan katılım hakkı elde ederek projelerini küresel uzay ekosistemine sunma fırsatı yakaladı.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 08:36
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa’da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı. Operasyonlar; 108 Asayiş Timi ve 14 Komando Timi olmak üzere toplam 635 Jandarma personeli ve 13 özel eğitimli narkotik arama köpeği ile birlikte 93 adrese yönelik düzenlendi. Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; saha araştırmaları, analiz ve takip faaliyetleri büyük bir titizlikle gerçekleştirildi. Şüpheliler teknik ve fiziki takiple izlendi. Suç faaliyetleri tek tek delillendirildi. Düzenlenen operasyonlarda; 83 bin 625 adet uyuşturucu hap, 11 kg çeşitli uyuşturucu madde, çok sayıda ruhsatsız tabanca, av tüfeği, uyuşturucu kullanma aparatı ve hassas terazi ele geçirildi.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 00:20
Davul ve mani geleneği lise öğrencileri tarafından yaşatılıyor
Ankara’nın Beypazarı ilçesinde öğrenciler, davul ve mani etkinliği düzenledi. Beypazarı’nda bulunan Fatih Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, Ramazan ayının manevi atmosferini geleneksel değerlerle yaşatmak amacıyla okulda davul ve mani etkinliği düzenledi. Okul öğrencileri tarafından davul ve mani geleneğinin yaşatıldığı etkinlikte öğrenciler kültürel mirasa tanıklık ederek Ramazan’ın anlam ve önemini yakından hissetti.
20 Şubat 2026 Cuma - 23:56
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu yayımlandı: "Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı sağlam zeminler üzerinde yükselecektir"
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin internet sitesinde, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporu yayımlandı. Raporda, "Milletin vicdanıyla, aklıyla ve irfanıyla yürüyen bu süreç, kalıcı sonuç üreterek; kardeşlik, birlik ve bütünleşme temelli bir vatandaşlık anlayışıyla güçlendiğinde, ‘Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı olan iç huzur, sağlam zeminler üzerinde yükselecektir" denildi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 18 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirdiği 21’inci toplantısında yapılan oylamada, nitelikli çoğunlukla kabul edilen komisyon raporu, TBMM’nin internet sitesinde yayımlandı. Yayımlanan raporun takdimini TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş kaleme aldı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisinin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içerisinde yürütülen, toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi sorumluluğun bir yansımasıdır, ifadesidir. Halkımızın uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek karşı karşıya kaldığı sorunlar, Gazi Meclisimizin yasa yapıcı ve denetleyici niteliğiyle ele alındığında kalıcı bir çözüm ufku kazanmaktadır" dedi. "Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz" Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçildiğini vurgulayan Kurtulmuş, meclisin üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlendiğini vurguladı. Türkiye’nin terörden dolayı ödediği bedellerden bahseden Kurtulmuş, "Bugün terör meselesinde tarihi bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlenmiştir. On yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını tüketen ve ülke olarak ağır bedeller ödediğimiz terör eylemleri, kalkınma ufkunu daraltmış, sosyal bağları örselemiş ve siyaseti sadece güvenlik reflekslerine sıkıştırmıştı. Bölgemizde bugün yaşanan istikrarsızlık, adaletsizlik ve demokratikleşme sorunları emperyal müdahalelerin bıraktığı derin izlerin birer sonucudur. Bu müdahalelere bizim cevabımız ise daha fazla kardeşlik ve daha fazla bütünleşmedir" ifadelerini kullandı. "Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi hürmet ve minnetle yad ediyorum" Bölge istikrarı ve toplumsal barış için bu sürece emek veren herkese teşekkür eden Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Milletimizin huzuru, bölgemizin istikrarı ve toplumsal barış ülküsü için sivil toplumda, siyasette ve halkımıza hizmetin farklı alanlarında emek veren her biri kıymetli insanlarımızı şükranla; ortak vatanımızın esenliği uğruna canını veren şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi hürmet ve minnetle yâd ediyorum. Aziz hatıraları; atacağımız her adımda, insan onuruna, adalete ve ortak geleceğimize karşı taşıdığımız sorumluluğu, hepimize daha güçlü biçimde hatırlatmaya devam edecektir." Komisyon çalışmaları Yayımlanan raporun ikinci kısmında komisyon çalışmalarından bahsedildi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda ele alınan "Terörsüz Türkiye" hedefinin, esasında dönemsel bir söylem ya da konjonktürel bir hamle değil, devlet politikası olduğu vurgulandı. Vatandaşların ortak geleceğini garanti altına alan bir yaklaşımın sonucu olduğu vurgulanan raporda, daha önce de bu sorunun çözümü çokça denenmiş fakat çeşitli nedenlerle sonuçlandırılamamış olduğu vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakanlığı döneminde özellikle 2009 ve 2013 yıllarındaki çözüm gayretlerinde yürütme organı merkezli inisiyatifler belirleyici olduğuna dikkat çekilerek, geçmiş teşebbüslerde geniş tabanlı dinleme zeminini ve nitelikli çoğunlukla ortak kanaat üretecek kurumsal bir Meclis mekanizmasını işletmek mümkün olmadığı ifade edildi. Bu sürece katkı veren herkesin, bu memleketin mayasında kardeşlik olduğunu gösterdiği vurgulanan raporda, "Tüm bu kayıpların ötesinde en ağır bedel şüphesiz ki canla ödenmiştir. Manevi kayıplar unutulmaz acılarımızdır. Her biri ayrı bir ailenin ocağına düşen şehitlerimizin, her biri bir ömrü feda eden gazilerimizin acısı her daim tazedir. Canları pahasına bu vatanı savunan tüm kahramanlar, sürecin manevi mimarlarıdır. Bu istikamette atacağımız her adımda, onların emanetine sadakatle bağlı kalacağımızı ilan ediyoruz. İnanıyoruz ki bu sürece katkı veren herkes, bu memleketin mayasında kardeşlik olduğunu göstermiştir ve gösterecektir denildi. "Terörsüz Türkiye" hedefi Terörsüz Türkiye hedefinin detaylarından bahsedilen raporda, Terörsüz Türkiye hedefinin terörsüz bir bölge demek olduğu vurgulanarak, şunlar kaydedildi: "Bu hedef tam manası ile başarıya ulaştığında, Komisyon çalışmalarımız tüm yönleriyle, ‘Türkiye Modeli’ olarak literatüre geçecektir. Komisyonun çalışmaları, fesih ve örgütün silah bırakması yönünde oluşan kararın olgunlaşmasıyla birlikte, idari ve hukuki düzenlemelerin nasıl bir çerçeveye oturtulması gerektiği konusunu gündemine almıştır. Silahlı terör örgütünün varlığının sona erdirilmesinin güvenilir biçimde tespiti ile birlikte eş zamanlı olarak kamu düzeninin korunması, hak ve hürriyetlerin genişletilmesi, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi ve adalet duygusunun tahkimi gibi başlıca konular öncelikle ele alınacaktır. Komisyon; millet adına çözüme ulaştırılacak sorunların müzakeresi, üzerinde uzlaşılan teklif ve tavsiyelerin Türkiye Büyük Millet Meclisine iletilmesi ve bahse konu süreçlere millet adına vaziyet etmek için görev yapmıştır. Komisyonumuz, on yıllardır ülkemizin enerjisini tüketen ve kardeşi kardeşten uzaklaştırmaya çalışanların provoke ettiği bir meseleye yeni bir gözle bakma iradesinin yansımasıdır. Bu çerçevede Terörsüz Türkiye, esasında terörsüz bir bölge demektir. Bu hedef, aynı zamanda bölgenin barış ve esenliğine odaklı bir vizyon olarak tezahür etmiştir." Komisyonda dinlenen kişilerin mutabakat alanları Raporda komisyonda dinlenilen kişileri mutabakat alanları aktarıldı. Raporda ortak zemin, ayrıca toplumsal rıza ve sürecin toplumca sahiplenilmesi konusunda geniş bir mutabakat bulunduğunu, katılımcılık, şeffaflık ve kapsayıcılık ilkelerinin siyaset kurumu, sivil toplum ve akademi çevrelerince güçlü biçimde desteklendiğini ortaya koyduğu ifade edildi. Dile getirilen görüşlerde öne çıkan bir diğer husus, sürecin sadece güvenlik ve örgütün tasfiyesi ekseninde ele alınmaması gerektiğini vurgulayan bütüncül yaklaşım olduğu belirtilen raporda, "Demokratikleşme, eşit yurttaşlık, hak ve özgürlüklerin güvenceye alınması ile ekonomik kalkınma boyutlarının birlikte düşünülmesi beklenmektedir. Süreç boyunca sıklıkla işaret edilen bir diğer konu, hukuki düzenleme ihtiyacı, silah bırakma ve devamındaki sürecin yönetimi yanında hukuk devleti ve demokratikleşme başlıklarındaki talepler olmuştur. Uluslararası ve bölgesel boyutun önemi, iç huzurun güçlenmesiyle bölgesel istikrarın desteklenmesi ve küresel adalet arayışında Türkiye’nin siyasal ağırlığının artması perspektifiyle, ortak zeminin tamamlayıcı unsuru olarak öne çıkmaktadır" ifadelerine yer verildi. Terör örgütü PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması Raporda, fesih ve silah bırakmanın istihbarat-güvenlik birimlerince sınırlar dışındaki durumlar dahil tespiti, kamuoyuna yapılan beyanlarla sınırlı bir alan olmadığına dikkat çekildi. Beyanların takip ve teyitle anlam kazanacağının aşikar olduğu belirtilen raporda, silah bırakmanın istihbarat ve güvenlik birimlerince tespiti, ölçülebilir kriterlerle icra edileceği ve bu tespitin, sahadaki doğrulama süreçleriyle desteklenerek kamu düzeni açısından öngörülebilirlik sağlayacağı ifade edildi. Sonuç ve değerlendirme Raporun sonuç ve değerlendirme bölümünde ise, milli iradenin denetim ve imkanlarının aynı zeminde buluşturan bir örneklik ortaya koyduğu vurgulanarak, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; Meclisin temsil gücünü, siyasetin çözüm üretme kapasitesini ve milli iradenin denetim imkânlarını aynı zeminde buluşturan bir örneklik ortaya koymuştur. Toplantılar boyunca oluşan müşterek kanaat, şiddet ve terörle mücadele yönteminin sadece güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiği yönündedir. Tam demokrasiye dayanan yurttaşlık bilincinin, eşitlik temelli kardeşliğin ve kurumsal şeffaflığın kalıcı huzur ve barışı mümkün kılacağı değerlendirilmektedir. Komisyon raporu, idari ve hukuki düzenlemeler için yol gösteren bir çerçeve ortaya koyarken, toplumla uyum adımlarının ertelenemez bir alan olduğunu hatırlatmaktadır. Siyasetin görevi, toplumun farklı seslerini ortak geleceğin dilinde buluşturmaktır" denildi. "Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı sağlam zeminler üzerinde yükselecektir" Türkiye Modeli’nin kıymetli kazanımlarından bahsedilen raporda, "Milletin vicdanıyla, aklıyla ve irfanıyla yürüyen bu süreç, kalıcı sonuç üreterek; kardeşlik, birlik ve bütünleşme temelli bir vatandaşlık anlayışıyla güçlendiğinde, ‘Türkiye Modeli’nin en kıymetli kazanımı olan iç huzur, sağlam zeminler üzerinde yükselecektir" ifadelerine yer verildi. "Komisyonumuz, Türkiye’nin barışla ve kardeşlikle güçleneceğini göstermiştir" Komisyonunun, Türkiye’nin barışla, bütünlükle, demokrasiyle ve kardeşlikle güçleneceğini gösterdiği belirtilen raporda, şunlar kaydedildi: "Demokratik, çoğulcu ve herkesin kendini ait hissettiği bir Türkiye’yi hep birlikte büyük bir çabayla inşa etmek için hakikatin göz ardı edilmediği, duyguların inkar edilmediği ve siyasetin çözüm üretme cesareti gösterdiği bir anlayışın benimsenmesi hayati önemdedir. Komisyonumuz, Türkiye’nin barışla, bütünlükle, demokrasiyle ve kardeşlikle güçleneceğini göstermiştir. Canları ve kanları pahasına vatanımız için hayatlarını hiçe sayan şehitlerimizin aziz hatırası ve gazilerimizin kardeşlik iradesi, milli bütünlüğümüzün sarsılmaz teminatıdır. Oluşan müşterek kanaat, sürecin kamu düzenini koruyan, hak ve hürriyetleri genişleten, toplumsal rızayı büyüten ve ortak geleceği kurumsal bir disiplin içinde taşıyan bir yol üzerinde ilerlemesi yönündedir. Bu rapor, çalışmaların ve gelen raporların tümünden süzülen birikimi ve ortak aklı, izleyen dönemde atılacak adımlara rehberlik edecek bir çerçeve hâlinde dikkatlere sunmaktadır. Bundan sonraki safhada, tespit ve takip mekanizmalarının öngörülebilirliği, idari ve hukuki düzenlemelerin açıklığı, toplumsal uyum adımlarının kapsayıcılığı ve Meclis denetiminin sürekliliği belirleyici olacaktır." Komisyon olarak yürütülen çalışmalar neticesinde hazırlanan öneri ve değerlendirmeleri içeren raporun kamuoyuna sunulduğu açıklanarak, "Komisyonun ortaya koyduğu yaklaşım, ortak gelecek hedefini ortak projelerle güçlendiren, bölgesel kalkınmayı hızlandıran, sosyal bağları onaran ve ayrıştırıcı senaryoların zeminini daraltan bir bütünleşme üretmeyi esas almaktadır. Böylelikle ortak gelecek hedefimiz, millî iradenin gözetiminde kurumsal teminat kazanacaktır. Türkiye Modeli, meşruiyet, istikrar ve toplumsal barış üreten bir çerçeveye dönüşecektir. Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olarak yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde hazırlanan öneri ve değerlendirmelerimizi içeren raporumuz, yasa çalışmalarında esas alınmak üzere siyasi partilerin ve kamuoyunun takdirlerine saygıyla sunulmaktadır" denildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder