Yerel Haberler
Ankara
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Annelerimiz geleceğimizin de mimarlarıdır" 10 Mayıs 2026 Pazar - 17:23:25 HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Annelerimiz yalnızca ailelerinin değil, aynı zamanda geleceğimizin de mimarlarıdır" dedi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Anneler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada toplumun temelini aile, ailenin temelini ise annelerin oluşturduğunu ifade ederek, "Sevgi, sabır ve fedakarlıklarıyla gelecek nesilleri yetiştiren annelerimiz, toplumumuzun en güçlü yapı taşlarıdır. Annelerimiz yalnızca ailelerinin değil, aynı zamanda geleceğimizin de mimarlarıdır. Hayatımız boyunca annelerimize sevgi, saygı ve hürmet göstermek, onların emeklerine ve fedakarlıklarına layık olmak en önemli sorumluluklarımız arasındadır. Bugün ne yazık ki dünyanın birçok bölgesinde anneler, savaşların, yoksulluğun, adaletsizliğin ve şiddetin gölgesinde yaşam mücadelesi vermektedir. Özellikle Gazze’de ve Filistin topraklarında yaşanan insanlık dramı, annelerin ve çocukların hayatlarını derinden etkilemektedir. Her gün bombaların gölgesinde yaşamaya çalışan annelerin acısını yüreğimizde hissediyoruz. Çocuklarının geleceği için direnen, umutlarını ve onurlarını korumaya çalışan Filistinli annelerin mücadelesini saygıyla selamlıyoruz. Gazze’ye yönelik ablukayı kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’nda yer alan HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanımız ve Genel Sekreter Yardımcımız Fatma Zengin’in sergilediği bu vicdanlı ve onurlu duruşun da ayrı bir anlam taşıdığını ifade etmek istiyoruz. Aynı zamanda bir anne olan Fatma Zengin’in mazlum halklarla gösterdiği dayanışma ve cesaretin anneliğin merhametini, adalet duygusunu ve insanlık sorumluluğunu yansıttığına inanıyoruz. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak Filistin’de, Gazze’de yaşanan katliamların son bulmasını, kalıcı ateşkesin sağlanmasını ve çocukların korku değil umutla büyüyeceği bir dünyanın inşa edilmesini istiyoruz. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak kadınların çalışma hayatında daha güçlü şekilde yer alabilmesi, annelerin hamilelik ve doğum sonrası süreçlerde iş güvencesinin korunması, bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Engelli çocukları veya bakım ihtiyacı bulunan yakınları olan çalışan annelerin hayatlarını kolaylaştıracak sosyal politikaların geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Erişilebilir, kaliteli ve sürdürülebilir bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması, ebeveyn izni uygulamalarının geliştirilmesi ve aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekmektedir. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak ebediyete irtihal etmiş tüm annelerimizi rahmetle anıyor; başta kahraman Mehmetçiğimizin fedakar anneleri ile Gazze ve Filistin’de zulme karşı direnen onurlu anneler olmak üzere tüm annelerin Anneler Günü’nü kutluyoruz" dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyükelçilerle iftarda buluştu
24 Şubat 2026 Salı - 21:29 TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyükelçilerle iftarda buluştu TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Filistin meselesi insanlığın ortak vicdanıdır. 25 bini aşkın Filistinli şehidin her birisi boşuna ölmemiş, boşuna hayattan koparılmamıştır. Onların her birisi insanlığın ortak hatıralarında, hafızalarında, belleklerinde yer alacak, kıyamete kadar onurlu bir milletin direnişinin sembolü olarak yad edileceklerdir. Bu çerçevede uluslararası camia olarak en temel ödevlerimizden en temel hükümlülüklerimizden birisinin de mutlaka Filistin davasında iki devletli çözüm prensibine yaklaşmak ve bu havada da uluslararası camiadaki dostlarımızın sayısını arttırmaktır" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyükelçilerle iftarda buluştu. Kurtulmuş, yaptığı konuşmada, "Her şeyden evvel hemen yanı başımızda Filistin’de bırakın böylesine bir salonun içerisinde iftar edebilmeyi gazetede dizlerine kadar suyun içerisinde uyduruk çadırlarının içerisinde eğer bulabildilerse yarım lokma ekmekle iftarlarını açmak zorunda kalan binlerce on binlerce Gazzeli kardeşimiz var. Hatta onların içerisinde küçük yaştan itibari İslam geleneğinde alıştırmak için sofraya misafir edilen çocukları var. Kimsesiz insanlardır. Böylesine zor bir tablonun içerisinde maalesef insanlık olarak acı bir tecrübeye sahibiz ve çok büyük iftiharlarla bu Ramazan’da da sınanıyoruz. Öncelikle bütün dünyada ve çok katmanlı olarak büyük krizlerin, kaosların yaşandığını biliyoruz. Dünya sisteminin hemen hemen her alanda büyük oluşlar içerisinde büyük devrimler yaşandığına şahit oluyoruz" dedi. Kurtulmuş, uluslararası sistemde, uluslararası ilişkilerde okutulan derslerin hiçbirisinin anlamı kalmadığını kaydederek, "Dünyanın en önemli kuralları zannettiğimiz kuralların hiçbirisinin de geçerli olmadığı bir döneme giriyoruz. Özellikle ülkelerin egemenlik haklarının rahatlıkla herhangi bir ülkenin devlet başkanının kendi yatak odasında alınarak başka bir ülkeye götürüldüğü bir dönemi üzülerek görüyoruz. Yine aynı şekilde uluslararası adalet divanında soykırım suçlusu olarak görülen ve hakkında tutuklama kararı çıkartılmış olan bir başbakanın gayet rahat bir şekilde dünyanın öte ucuna seyahat edebildiğini görüyoruz. Aynı şekilde maalesef Batı Şeria’da da Filistinlilerin mallarına, ülkelerine el koyulduğunu ve buna karşı da dünya sisteminin hiçbir şekilde sesini çıkaramadığını görüyoruz. Bırakın sesini çıkarmayı, dünyanın büyük sayılan ülkelerinden birisinin İsrail’deki büyükelçisinin Orta Doğu’daki bütün topraklarda İsrail’in hakkı vardır, bu tanrı tarafından onlara bağlı edilmiş bir devresinin de yapılan bütün bunları tecavüz ettiğini onayladığını gösteren bir utanç sözü olarak ortada durduğunu görüyoruz" dedi. Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Güçlü olanın sözünün geçtiği, güçlü olanın güçsüzü her şekilde ezmeye çalıştığı bir dünyanın kurulmasına doğru gidiyoruz demektir. Onun için bütün bu dost meclislerimizde sözü nereden açarsak açalım mutlaka üzerinde odaklanmamız gereken konu dünyada yeni, adil, hakkaniyetli, eşitlikçi bir küresel sistemin kurulması mecburiyetidir. Bu sadece Türkiye’nin vazifesi değil. Sadece bu masada yer alan değerli dostlarımızın ülkelerinin vazifesi değil. Dünyadaki bütün ülkelerin hakkaniyeti ve adaleti savunan bütün halkların ortak vazifesidir. Böyle bir sistem olmadan hiçbir ülke, ne kadar büyük olursa olsun, elindeki imkanlar ne kadar güçlü olursa olsun güvenli değildir, güvenli olamayacaktır. Onun için diyoruz ki yeni bir küresel sisteme ihtiyaç var. Temelinde yaradılan bütün insanların yaradılışta eşitliği prensibini ve bütün ülkelerinde de egemenlikte eşitliği prensibinin geçerli olduğu bir uluslararası sistemi kurma mecburiyetimiz var. Bunun için hep beraber el ele ve samimi bir şekilde çalışmak mecburiyetindeyiz. Böylesine bir dünyada Türkiye olarak biz de dünyanın belki en problemli bölgelerinden birisiyle yaşadığımızın farkındayız. Bu bölgedeki sorunların çözümü sadece günübirlik tedbirlerle ya da geçici bir takım tedbirlerle gerçekleşemez. Türkiye olarak çevremizdeki bütün dış sorunların ilkesel bazlı dış politika yaklaşımımızla yaklaşıyoruz." Filistin meselesinin Ortadoğu’nun anahtarı olduğunu belirten Meclis Başkanı Kurtulmuş, "Filistin halklarında en az bölgedeki diğer bütün halklar kadar özgür ve genel bir halk olduğunu kabul etmek insanlığın ilk şartıdır. Biz başkaları gibi ya da seçilmiş insanların yaşadığı bir ülke inancına asla birim vermez. Hiçbir halk tanrı tarafından seçilmiş değildir. Kendi sanrıları içerisinde kendi yankı odalarında konuştukları şeyleri hayata geçireceğini zannedenler yanılıyorlar. Filistin meselesi insanlığın ortak vicdanıdır. 25 bini aşkın Filistinli şehidin her birisi boşuna ölmemiş, boşuna hayattan koparılmamıştır. Onların her birisi insanlığın ortak hatıralarında, hafızalarında, belleklerinde yer alacak, kıyamete kadar onurlu bir milletin direnişinin sembolü olarak yad edileceklerdir. Bu çerçevede uluslararası camia olarak en temel ödevlerimizden en temel hükümlülüklerimizden birisinin de mutlaka Filistin davasında iki devletli çözüm prensibine yaklaşmak ve bu havada da uluslararası camiadaki dostlarımızın sayısını arttırmaktır. Çok şükür sevinerek müşahede ediyoruz ki İsrail’in zulmü ve soykırımı ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin, insanlığın vicdanında da Filistin’e karşı sempati o kadar yükselmekte, Filistin halkıyla dayanışma ruhu o kadar yükselmektedir" dedi.
Bakan Çiftçi: "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle ve zehir tacirleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz"
24 Şubat 2026 Salı - 21:19 Bakan Çiftçi: "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle ve zehir tacirleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde iftar programı kapsamında Jandarma, Polis, Sahil Güvenlik personelleriyle bir araya geldi. Bakan Çiftçi konuşmasında, "Cumhurbaşkanım, İçişleri Bakanlığı ailemizin kıymetli mensupları sizleri; rahmet, mağfiret ve bereketin vesilesi olan bu mübarek Ramazan’ı şerif akşamında hürmetle selamlıyorum. İlahi visalden bir koku taşıyan iftar sofrasında, bizleri birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuruyla bir araya getiren Cenab’ı Allah’a sonsuz şükürler olsun. Rabbim, tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri kabul ve makbul eylesin. Bugün aramızda, gecenin karanlığında milletin huzuru için nöbet tutan, canı pahasına ay yıldızlı bayrağımızı yere düşürmeyen kahramanlarımız var. Polisimiz şehirlerin kalbindeki devriyesinde, jandarmamız dağ başındaki karakolunda, Sahil Güvenliğimiz dalgalarla mücadele eden gemilerinde ve güvenlik korucularımızın sınır hattındaki vakur duruşunda; milletimizin duası, devletimizin vakar ve kararlılığı vardır. Bin yıldır vatan bildiğimiz bu toprakların her karışında aziz şehitlerimizin hatırası, kahraman gazilerimizin izi vardır. İşte bu kahramanlar, o büyük mirasın en büyük varisleridirler" diye konuştu. "Mülkü vatan kılmanın yolu da insanı yaşatmaktan geçer" Türk bayrağının dalgalandığı her yerin vatan toprağı olduğu belirten Bakan Çiftçi, "Bizim güvenlik anlayışımız da işte bu irfanın izindedir. Güçlü ama merhametli, kararlı ama adaletlidir. Çünkü biz biliriz ki gönül kazanmak, huzuru kalıcı kılmanın en büyük yoludur. Mülkü vatan kılmanın yolu da insanı yaşatmaktan geçer. Necip milletimizi tarihin her döneminde mazluma umut yapan bu medeniyet tasavvurudur. Ramazan ayı bize sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği öğretir. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru için en zor koşullarda bu inanç ve şuurla; sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği kuşanan Jandarmamız, Polisimiz, Sahil Güvenliğimiz ve Güvenlik Korucularımız büyük bir vatan sorumluluğuyla görevlerinin başındadır. İçişleri Bakanlığı olarak; şanlı bayrağımızın dalgalandığı her karış toprağımız, bizim için kutsaldır. Büyük ve güçlü Türkiye yolunda çizdiğiniz ufuk, gayretimizin ve mücadelemizin mihengi olmuştur. Bu doğrultuda; terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi, kararlılıkla sürdürüyoruz. Biliyoruz ki; 23 yıldır verdiğiniz mücadele, istiklalimize vurulmak istenen prangaları kırmış, ihanetleri ve kalkışmaları bertaraf etmiş, aydınlık Türkiye’yi inşa etmiştir" ifadelerini kullandı. "Ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırmak için azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" Şehitleri ve gazileri rahmet ve minnetle yad eden Çiftçi, şunları kaydetti: "Görev başında iftar açan, evladının yüzünü göremeden nöbete giden, bayram sabahını karakolda karşılayan her bir kardeşime şunu ifade etmek isterim: Bu millet sizin fedakarlığınızı biliyor, görüyor ve dua ediyor. Ay yıldızlı bayrağımızı sonsuza kadar dalgalandırmak, ezanımızı bu semalarda ebediyen okutmak için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu sofranın; birliğimizi daha da pekiştirmesini, kalplerimizi daha da yakınlaştırmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Rabbim tuttuğunuz nöbetleri ibadet, attığınız her adımı huzura vesile kılsın. Bu duygu ve düşüncelerle; Bizleri bu rahmet ayında, Milletin evinde iftar sofrasında buluşturan Muhterem Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Aziz vatanımız uğruna şehadete eren tüm şehitlerimizi, rahmet, minnet ve saygıyla yad ediyor, kahraman gazilerimize sağlık ve afiyetler diliyorum. Sizleri bir kez daha hürmetle selamlıyorum."