Yerel Haberler
Ankara
Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Geylan: "Meslektaşımız öğrencisi tarafından katledildi"
03 Mart 2026 Salı - 18:25 Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Geylan: "Meslektaşımız öğrencisi tarafından katledildi" Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, İstanbul’da öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik hakkında, "Öğretmene şiddet sadece öğretmenin meselesi değil, toplum meselesidir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybetmesinin ardından Türk Eğitim Sen, İstanbul’daki tüm okullarda bir gün iş bırakma eylemine gitti. Konuya ilişkin açıklama yapan Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, kamuda öğretmene şiddet mevzusunun ilk olmadığını belirterek, ciddi bir çözüm olmadan öğretmene şiddetin ve cinayetlerin artacağına dikkat çekti. Geylan, kamuda şiddet yasasının tüm kamu görevlilerine hitap etmesi gerektiğini ifade ederek, eğitimin ailede başladığını ve gerekirse suç işleyen çocukların ailelerinin de ceza alması gerektiğini sözlerine ekledi. "Meslektaşımız öğrencisi tarafından katledildi" Öğretmenlere şiddet mevzusunun zaten var olduğunu, fakat dün yaşanan olayın bir öğrenci tarafından gerçekleştirildiğinin ayrı bir parantez içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Geylan, "Ufak kesimlerden öğretmenlere yönelik şiddet duyuyoruz. Ama bahsi geçen meslektaşımız öğrencisi tarafından katledildi. Bu acayip bir şeydir. Toplumumuzun, ailemizin dikkat meselesi olması gerekir. Bu toplum, bir süre öncesine kadar çocuğunu okula kaydettirmeye getirirken ‘Öğretmenim eti senin, kemiği benim’ teslimiyetiyle okula yaklaşırdı. Nereden nereye geldik? Ben buradan ailelere seslenmek istiyorum, topluma seslenmek istiyorum. Öğretmene verdiğiniz değer, aslında sizin çocuğunuza ve çocuğunuzun geleceğine verdiğiniz kıymettir" diye konuştu. "Öğretmene kıymet vereceksiniz ki, çocuğunuzun geleceğine yatırım yapmış olun" Eğitimin evde başladığını ama okulda devam ettiğini ifade eden Geylan, "Öğretmene kıymet vereceksiniz ki çocuğunuzun geleceğine yatırım yapmış olun. Öğretmene kıymet vereceksiniz ki çocuğunuza değer vermiş olacaksınız. Ben bu noktada ailelerimizin, toplumumuzun daha sorumlu davranması gerektiğini düşünüyorum. Okullardaki şiddetin birçok nedeni var. En başta okullarımızda yeterli güvenlik önlemlerini maalesef alınmıyor. Her okulda yeterli sayıda güvenlik personel tahsis edilmeli. Güvenlik hizmeti adeta nöbetçi öğretmenler eliyle sağlanıyor. Bu yetersizdir. Ben buradan Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunuyorum. Okullarımızda güvenlik personeli yeterli bulunsun istiyorum" şeklinde konuştu. "Disiplin yönetmelikleri yeniden düzenlenmeli" Okullardaki disiplin yönetiminin yetersiz seviyede olduğunu ve bunun artırılması gerektiğini vurgulayan Geylan, "Disiplin yönetmelikleri yeniden düzenlenmeli. Caydırıcı tedbirler alınmalı. Sadece velilerimiz değil, öğrencilerimiz de yapmış oldukları tutum ve söylemlerin bir ceremesi olduğunu bilmeli. Dolayısıyla disiplin yönetmelikleri yeniden düzenlenmeli. Caydırıcı tedbirler alınmalıdır. Başta Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) olmak üzere asılsız birtakım bildirimlerle, ihbarlarla soruşma açılıyor. Bunu asla kabul etmiyoruz. CİMER’e bir şekilde düzen getirilmeli" ifadelerini kullandı. "Gelecek, eğitimle gelecek" Okullardaki rehberlik servis hizmetlerinin yeterli seviyede olmadığını, okullardaki rehberlik servisi hizmetlerinin kapasitesinin artması gerektiğinin altını çizen Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Öğretmene şiddet; sadece öğretmenin meselesi değil, toplum meselesidir. Gelecek, eğitimle gelecek. Biz geleceği, çocuklarımızın geleceğini, eğitimle şekillendireceğiz. Eğitimin de asli unsuru, taşıyıcı unsuru öğretmendir. Öğretmenin itibarını gözetmeden, sağlıklı eğitim hizmeti alamayız. Bir diğer beklentimiz de okullarımızdaki rehberlik hizmetlerinin yeteri sayıda kurulması. Şu anda bu konuda eksiklik var. Her 100 öğrenciye bir rehber öğretmen düşecek sayıda normların belirlenmesi lazım. Bu lazım ki suça meyilli, psikolojik sorun yaşayan, suça özenen öğrencilerimizi erken dönemde tespit edelim ve tedbirlerimizi alalım."
Bakan Kurum: "500 bin sosyal konutumuz bitecek, hayaller ertelenmeyecek, Türkiye kazanacak"
03 Mart 2026 Salı - 16:30 Bakan Kurum: "500 bin sosyal konutumuz bitecek, hayaller ertelenmeyecek, Türkiye kazanacak" Beştepe’de "Ev Sahibi Türkiye Kura Çekim Töreni"nde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Yüzyılın Konut Projesi’nin deprem bölgesinde tamamlanan Asrın İnşa Seferberliği’nin 81 ildeki yansıması olduğuna dikkat çekti. Bakan Kurum, "Tüm bu sosyal konutlarımız bitecek, hayaller ertelenmeyecek" dedi. Türkiye genelinde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği ‘Yüzyılın Konut Projesi’ kapsamında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Ankara’da Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde ‘Ev Sahibi Türkiye’ Kura Çekim Töreni düzenlendi. Noter huzurunda 31 bin 73 konutun hak sahiplerinin belirlendiği törene Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, diğer kabine üyeleri, milletvekilleri ve vatandaşlar katıldı. "Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı şehircilik hamlesi" Törende konuşan Bakan Kurum, "Bugün, milletin evinde, milletin yuvaları için bir aradayız. Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı şehircilik hamlesinin, en kıymetli adımlarından birini atıyoruz" dedi. 6 Şubat depremlerinin ardından 455 bin konutun inşa edilmesiyle tamamlanan Asrın İnşa Seferberliği’nin, 500 bin sosyal konutun inşa edileceği ‘Yüzyılın Konut Projesi’ne örnek teşkil ettiğine işaret eden Bakan Kurum, "Yüzyılın Konut Projesi, 6 Şubat sonrası başlattığımız asrın inşasının 81 ildeki yansımasıdır. Herkesin kabulüdür ki, bu süreçte devletimiz asrın inşasıyla; tüm dünyaya örnek olacak bir dirayeti ortaya koydu. Deprem bölgesiyle bağımızı bir an olsun koparmadan, adeta bir şefkat koridoru oluşturduk. Ve hamdolsun, yaralarımızı sarmayı da yeniden dimdik ayağa kalkmayı da milletimizle birlikte başardık. 11 ilde, 4 bin 333 köyde, 3 bin 481 şantiyede gece gündüz çalıştık. 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimizle beraber, emsalsiz bir yeniden inşa seferberliğine imza attık. Türkiye Cumhuriyeti’nin gücü, Türk milletinin dualarıyla; dile kolay, tam 455 bin konutumuzu alnımızın akıyla tamamladık" ifadelerini kullandı. "Milletimiz iftiraların ve yalanların hiçbirine itibar etmedi" Bakan Kurum, muhalefetin deprem bölgesinde yürütülen çalışmalara karşı tutumunu da eleştirerek, "Biz vatandaşlarımız bir saniye evine erken girsin diye dur durak bilmeden çalışırken, bir yandan da milletimizi aldatan, moralini bozan iddialarla karşı karşıya kaldık. Bizim nasıl çalışmalarımız durmadıysa, onların da yalanları tek bir gün bile durmadı. Milletimiz bizi biliyor. İftiraların ve yalanların hiçbirine itibar etmedi, etmiyor. Çünkü şundan eminiz, hakikat güneş gibidir ve güneş balçıkla sıvanmaz. Bizim duruşumuz nettir ve bizim siyaset anlayışımızın esası; eser ve hizmet siyasetidir. Cumhurbaşkanımızdan öğrendiğimiz eser ve hizmet siyasetiyle milletimize koştuğumuz, dar gününde yanında olduğumuz bir anlayışla işlerimizi yürütüyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin gücüne vurgu yapan Bakan Kurum, "Türkiye’nin sözü tüm dünyada dikkate alınıyorsa, bütün küresel belirsizliklere rağmen Türkiye halen en güvenli limansa, deprem bölgesinde 2 yılda 455 bin konutu bitiriyor ve hemen sonrasında da 81 ilde 500 bin konut üretecek Yüzyılın Konut Projesi’ni başlatıyorsa, bu Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği sayesindedir" dedi. "Sosyal konutlarımız bitecek, hayaller ertelenmeyecek" Deprem konutlarının teslimi için gösterilen iradenin 500 bin sosyal konutun tamamlanması için de ortaya konulacağını belirten Bakan Kurum, "Dün deprem bölgesindeki 455 bin konuta inandık, çalıştık, başardık. Bugün de 500 bin yeni yuvamız için çalışacağız, başaracağız. Allah’ın izniyle; tüm sosyal konutlarımız bitecek, hayaller ertelenmeyecek, gelecek bekletilmeyecek, milletimiz kazanacak, Türkiye kazanacak" şeklinde konuştu. Ankara’da 31 bin 73 konutun kurası çekildi Törende; Etimesgut, Gölbaşı, Mamak, Pursaklar ve Sincan’da toplam 21 bin 780, Sincan Temelli’de 4 bin, Polatlı’da bin 500, Beypazarı’nda 750, Çubuk ve Elmadağ’da toplam 1000, Kahramankazan’da 300, Nallıhan’da 200, Çayırhan’da 100, Şereflikoçhisar ve Çamlıdere’de toplam 400, Güdül’de 142, Bala’da 110, Evren’de 41, Akyurt, Ayaş, Haymana, Kalecik ve Kızılcahamam’da ise toplam 750 olmak üzere, Ankara genelinde toplam 31 bin 73 konutun hak sahipleri noter huzurunda belirlendi.
Bakan Fidan: "Konsolosluk Çağrı Merkezinde dünyanın dört bir tarafında bulunan vatandaşlarımızın sorularına cevap verilmekte"
03 Mart 2026 Salı - 16:19 Bakan Fidan: "Konsolosluk Çağrı Merkezinde dünyanın dört bir tarafında bulunan vatandaşlarımızın sorularına cevap verilmekte" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Konsolosluk Çağrı Merkezinde dünyanın dört bir tarafında bulunan vatandaşlarımızın taleplerine, sorularına cevap verilmekte" dedi. Bakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Çağrı Merkezi’ni ziyaret ederek incelemelerde bulundu ve Merkezin, bölgedeki son gelişmelerden etkilenen vatandaşlara yönelik faaliyetleri hakkında bilgi verdi. "Konsolosluk Çağrı Merkezinde dünyanın dört bir tarafında bulunan vatandaşlarımızın sorularına cevap verilmekte" Bakan Fidan, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Konsolosluk Çağrı Merkezinde bulunmaktayız. Burada 7 gün 24 saat arkadaşlarımız faaliyet göstermekte. Dünyanın dört bir tarafında bulunan vatandaşlarımızın taleplerine, sorularına cevap verilmekte. Özellikle hem alandaki, misyonlarımızdaki arkadaşlarımız hem de merkezdeki arkadaşlarımız bir yazılım marifetiyle bu çağrıları yönetmekte ve cevap vermekte. Burada çok yoğun bir faaliyet var. Birçok dilde arkadaşlarımız çağrılara cevap vermekte. Birçok talep oluyor. Özellikle son günlerde İran Savaşı yüzünden mücavir bölgede bulunan vatandaşlarımızdan gelen çok sayıda soru ve talep var. Bunlar burada alınıyor. Yönlendirmeler yapılıyor. Daha ileriye atılması gereken adımlar varsa üst makamlara iletiliyor. Hemen duruma vaziyet ediliyor. Yurt Dışında Yaşayan Türkler ve Vatandaşlık Hizmetleri Konsolosluk Genel Müdürlüğümüz var. Bu genel müdürlüğümüz 7 gün 24 saat bu hizmetlerin yerine getirilmesi için çalışıyor."
DEM Parti Grup toplantısı
03 Mart 2026 Salı - 15:20 DEM Parti Grup toplantısı DEM Parti Genel Başkanı Tulay Hatımoğulları Oruç, "Bütün farklı halklar ve inançlar eşit yurttaşlık temelinde, Demokratik Cumhuriyet hukukunun güvencesinde yaşayabilsin; buna "özgür yurttaş yasası" da diyebiliriz. PKK meselesine ilişkin çıkarılacak çerçeve yasa ile özgür yurttaş yasasını tamamlayabiliriz; ceza değil, çözüm odaklı bir yaklaşımla eşit yurttaşlığı inşa edebiliriz" dedi. Oruç, partisinin grup toplantısında konuştu. Oruç, kadınlar olarak erkek egemen politikalarla kuşatıldıklarını söyleyerek, bir günde 6 kadının katledildiğini belirtti. Oruç, hayatını kaybeden "Bu kadınların her birinin hikâyesi, boşanmak isteyen, hakkında koruma kararı olmasına rağmen korunmayan kadınların hikâyesidir. Erkek yargı bir kez daha kadından yana değil, failden yana olduğunu göstermiştir. 24 Şubat 2026’da Yargıtay, Ceyda Yüksel davasında kadının cinsel yakınlaşmayı reddetmesini fail açısından ’haksız tahrik’ sayan yerel mahkeme kararını onadı, Bakanlığın itirazını reddetti. Kadının ’hayır’ demesi suç, erkeğin öfkesi hukuki indirim sebebi sayılıyor. İşte erkek yargı, erkek adalet dediğimiz tam da budur. Kadınların yaşamlarını "yargı paketleri" sıkıştırarak koruyamazsınız" ifadelerini kullandı. Oruç süreçle ilgili olarak üç temel adımın atılmasını isteyerek şöyle konuştu: "Bu süreci genel anlamda üç temel adım üzerine inşa edebiliriz; hem bu üç adım yalnızca Kürtler için değil, bütün Türkiye içindir. Birincisi: Kürtler, Aleviler, bütün farklı halklar ve inançlar eşit yurttaşlık temelinde, Demokratik Cumhuriyet hukukunun güvencesinde yaşayabilsin; buna "özgür yurttaş yasası" da diyebiliriz. PKK meselesine ilişkin çıkarılacak çerçeve yasa ile özgür yurttaş yasasını tamamlayabiliriz; ceza değil, çözüm odaklı bir yaklaşımla eşit yurttaşlığı inşa edebiliriz. İkincisi: Yerel yönetimler güçlendiğinde insanlar kendi mahallelerini, kendi geleceklerini daha iyi şekillendirebilir. Avrupa’nın yerel yönetim özerklik şartı bu konuda bize makul bir yol haritası sunuyor. Demokratik Türkiye’nin mührü yerel demokrasidir. Üçüncüsü: Siyasi ve toplumsal örgütlenmenin önü açılabilir; bu bir lütuf değil, 21. yüzyıla yakışır temel bir haktır. Yeni bir sivil/demokratik toplum yasası ile toplumun nefes alması sağlanabilir. Bu üç adım birlikte atıldığında hem kalıcı bir barışın hem de gerçekten demokratik bir Cumhuriyetin kapısı aralanabilir. Bu adımlar, Kürt meselesini siyasi ve hukuki zemine çekeceği gibi Türkiye’nin demokratikleşmesine de önemli katkılar sunacaktır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kentsel dönüşüm seferberliğimizi 2012’de İstanbul Başakşehir’de başlatmıştık. Aradan geçen 14 yılda milyonlarca vatandaşımızın ev ve iş yerlerini dönüştürdük"
03 Mart 2026 Salı - 15:18 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kentsel dönüşüm seferberliğimizi 2012’de İstanbul Başakşehir’de başlatmıştık. Aradan geçen 14 yılda milyonlarca vatandaşımızın ev ve iş yerlerini dönüştürdük" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Uğradığı menfur saldırıda vefat eden Fatma Nur Çelik öğretmenimize Rabbimden gani gani rahmet diliyorum. Elleri öpülesi öğretmenlerimize yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi hiçbir mazereti olamaz. Milletçe hepimizi hüzne boğan bu olayın üzerine kararlılıkla gidilecek, failin hak ettiği cezayı alması için gereken mutlaka yapılacaktır" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ev Sahibi Türkiye 500 Bin Sosyal Konut" projesi kapsamında Ankara için gerçekleşen kura törenine katıldı. 31 bin 73 konutun kura çekiminin yapıldığı tören Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleşti. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ev Sahibi Türkiye 500 Bin Sosyal Konut projesine 8 milyon 800 bin başvuru olduğunu bunun da AK Parti hükümetine duyulan güvenin göstergesi niteliği taşıdığını söyledi."Elleri öpülesi öğretmenlerimize yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi hiçbir mazereti olamaz"Konuşmasının başında Çekmeköy’de öğrencisi tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik’e değinen Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında dün İstanbul Çekmeköy’de bir lisede uğradığı menfur saldırıda vefat eden Fatma Nur Çelik öğretmenimize Rabbimden gani gani rahmet diliyorum. Merhum öğretmenimizin ailesi ve yakınlarına sabır, büyük bir fedakarlıkla ülkemize hizmet eden eğitim camiamıza baş sağlığı temenni ediyorum. Elleri öpülesi öğretmenlerimize yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi hiçbir mazereti olamaz. Bırakın şiddeti Hazreti Ali Efendimizin ‘bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’ buyurduğu öğretmene, hocaya yönelik saygısızlık etmek bile inancımızda ve kültürümüzde kabul edilmez bir davranıştır. Başsavcılığımız adli, bakanlığımız idari soruşturmayı başlatmıştır. Milletçe hepimizi hüzne boğan bu olayın üzerine kararlılıkla gidilecek, failin hak ettiği cezayı alması için gereken mutlaka yapılacaktır. Aynı saldırıda yaralanan öğretmenimize ve öğrencimize de yüce Allah’tan acil şifalar diliyorum. Rabbim Fatma Nur öğretmenimizin mekanını inşallah cennet eylesin" ifadelerini kullandı."Bölgemizin bu cendereden bir an önce kurtulması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız"Dünyanın dört bir tarafında Müslümanların Ramazan ayını hüzünle karşıladığını ve bazı coğrafyalarda Ramazan ayında kan akmaya devam ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze’de, Batı Şeria’da ve işgal altındaki diğer Filistin topraklarında yaşayan kardeşlerimiz Ramazan’ı yine mahzun bir şekilde karşıladı. İsrail hükümeti insani yardım girişlerini kasten engelleyerek Ekim ayındaki mutabakatı açıkça ihlal ediyor. Ateşkese rağmen son 5 ayda 620’nin üzerinde Gazze’li kardeşimiz İsrail saldırılarında şehit oldu. Somali’de, Sudan’da, Arakan’da ve daha pek çok yerde mazlumlar şehri Ramazan’ı ne yazık ki buruk bir kalple geçiriyor. Bunların üzerine bölgemizdeki gerilim dalgası maalesef günden güne yayılma eğilimi gösteriyor. Geçtiğimiz hafta Afganistan’la Pakistan arasında patlak veren çatışmalara Siyonist lobinin tahrikleriyle İran’a karşı düzenlenen hava harekatı eklendi. Körfez’deki kardeş ülkelere yönelik füze ve kamikaze, dron saldırıları ise istikrarsızlık ortamını daha da derinleştirdi. Maalesef bu mübarek günlerde bölgemizin farklı noktalarındaki topraklar kan ve gözyaşıyla ıslanmaya devam ediyor. Coğrafyamızın dört bir ucunda bu hadiseler yaşanırken Türkiye olarak barış huzur ve istikrar odaklı çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ülkemizi ve milletimizi bu tehlikelerden uzak tutabilmek için gerekli tüm önlemleri aldık ve alıyoruz. Yürüttüğümüz barış odaklı diplomasiyle sorunların masa başında diyalog ve müzakere yoluyla adil ve hakkaniyetli bir biçimde çözümü için yoğun gayret sarf ediyoruz. Daha fazla kan dökülmeden, ateş daha fazla yayılmadan, kardeş ülkeler arasına daha fazla husumet girmeden bölgemizin bu cendereden bir an önce kurtulması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Sizlerden dayanışma mevsimi olan Ramazan-ı Şerif’te gönül ve kültür coğrafyamızdaki kardeşlerimizi unutmamanızı bilhassa istirham ediyorum. Hem edeceğiniz dualarla hem de yapacağınız yardımlarla mazlum ve mağdurların yanında olacağınıza yürekten inanıyorum" diye konuştu."Bu milletin hizmetkarı olmayı, şeref ve haysiyet meselesi olarak görüyoruz"Erdemliler Hareketi olarak millete hizmet yolunda yola koyulduklarını ifade eden Erdoğan, "Bu milletin hizmetkarı olmayı, milletin emanetine sahip çıkmayı kendimiz için şeref ve haysiyet meselesi olarak görüyoruz. Bugüne kadar ne yaptıysak Cenabı Allah’ın yardımı aziz milletimizin de desteğiyle yaptık. Önümüze konulan tüm engelleri aziz milletimizin basiretiyle, ferasetiyle, dirayetiyle aştık. Şeyh Edebali’nin o hikmet dolu öğüdünü ‘insanı ki devlet yaşasın’ prensibini kendimize her alanda rehber edindik. Büyük millet olmanın ne demek olduğunu aynı maziyi paylaşmanın, aynı vatanda yaşamanın, aynı ufka bakmanın ne manaya geldiğini kalplere ve zihinlere titizlikle nakşettik. Merhum Nurettin Topçu’nun ‘bin yıllık tarihi içerisinde üç kıtada yüzlerce şehir yapan, medeniyet merkezleri açan Anadolu’nun benzi soluk çocukları’ olarak tarif ettiği bu milletin yüzünü güldürmek, geleceğini inşa etmek için geceyi gündüze kattık. Özellikle altyapı ve şehircilik noktasında, gerek bakanlıklarımız gerekse belediyelerimizle üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalıştık. Şehirleri yalnızca binalardan meydanlardan cadde ve sokaklardan ibaret görmedik. Şehirleri yaşayan, nefes alan, hafızası olan geçmişle gelecek arasında köprü kuran canlı birer varlık olarak gördük. Şehirleri insanıyla, kültürüyle, tarihiyle, tabiatıyla, mimari yapılarıyla birer sanat eseri olarak gördük. Şehirleri medeniyetimizin şehirleri olarak gördük. İşte bu anlayışla hamdolsun sayısız eseri yatırımı proje hizmeti şehirlerimize ve milletimize kazandırmanın kıvancını yaşadık" ifadelerini kullandı.14 yılda 1 milyon 740 bin sosyal konutVatandaşların güvenli ve konforlu bir şekilde hayatını sürdürebilmesi, barınma ihtiyacını olabilecek en düşük maliyetlerle gidermesi noktasında farklı projeleri devreye aldıklarını ifade eden Erdoğan, "Biliyorsunuz kentsel dönüşüm seferberliğimizi 2012’de İstanbul Başakşehir’de başlatmıştık. Aradan geçen 14 yılda milyonlarca vatandaşımızın ev ve iş yerlerini dönüştürdük. Dar gelirli vatandaşlarımızı yeni yuvalarıyla buluşturduk. Şehirlerimizi parklarıyla, millet bahçeleriyle, yürüyüş ve bisiklet yollarıyla gençlik merkezleri ve sosyal yaşam alanlarıyla donattık ve güzelleştirdik. Alt yapısı hazır olan arsaları vatandaşlarımızın kullanımına tahsis ettik. TOKİ’miz bu süreçte fevkalade bir performans ortaya koydu ve böylelikle 1 milyon 740 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk. Alt gelir grubundaki beş milyonu aşkın vatandaşımızın depreme dayanıklı ve emniyetli yaşam alanlarında ikamet etmesini sağladık" dedi."Milletimize verdiğimiz sözü tutarak 3 yıl içinde tam 455 bin 327 bağımsız bölümü tamamladık"Yaşanan 6 Şubat depremlerinin ardından bölgedeki toplu konut projelerinin söz verildiği gibi yapıldığını ve deprem bölgesinde yaşananların siyasete malzeme edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Değerli kardeşlerim şehircilikte en büyük başarı hikayesini deprem bölgemizde yazdık. Milletimize verdiğimiz sözü tutarak 3 yıl içinde tam 455 bin 327 bağımsız bölümü tamamladık. 455 bin konutun altyapı masraflarının tamamını devlet olarak biz üstlendik. Ve kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yaptık. Ayrıca depremzedelerimiz için çok rahat ve oldukça avantajlı bir ödeme planı oluşturduk. Buna göre yeni evlerine yerleşecek vatandaşlarımız ilk iki yıl boyunca hiç ödeme yapmayacak. Devamında ise 18 yıla yayılan sabit ve çok düşük bedelli taksitlerle zorlanmadan ödemesini gerçekleştirecek. Peşin ödemek isteyen vatandaşlarımız da meclisimizde yapacağımız düzenlemeyle neredeyse dörtte biri fiyatına ev sahibi olacak. Kredi kullanmayı planlayan kardeşlerimize ise kamu bankalarımız gerekli kolaylıkları sağlayacak. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum. Hak sahibi kardeşlerimizin ödeme miktarları ve takviminden çok memnun olduğunu bizler için hayır dualar ettiğini biliyorum. Bizler milletimize mahcup etmeyen Cenabı Allah’a hamdolsun diyoruz. Asrın felaketini yaşadığımız günlerde devlet ve millet olarak yeniden ayağa kalkmaya çalışırken ana muhalefet partisi başta olmak üzere bulanık suda balık avına çıkıp selden kütük kapma yarışına girenlere, depremzedelerimizin acısını ahlaksızca istismar etmeye girişenlere meydanlarda içi boş vaatlerde halkımızı kandırmaya çalışıp ‘bedava ev, bedava iş yeri, bedava traktör’ sözleri verenlere iktidarımızın ve ittifakımızın enkaz altında kalması için kendilerini seferber edenlere ez cümle deprem turistlerinin tamamına böylece en güzel cevabı vermiş olduk. Bu vesileyle devletine güvenen, milletine inanan, o imtihan günlerinde ümit ve metanetini koruyarak bizlere destek olan tüm kardeşlerime bir kez daha canı gönülden teşekkür ediyorum. 6 Şubat’ta ebediyete uğurladığımız kardeşlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyor. Geride kalanlara başsağlığı diliyorum. Rabbim bizleri bir daha böyle büyük acılarla, afetlerle sınamasın diye dua ediyorum" diye konuştu."Sahibi Türkiye kampanyasına yönelik bu yoğun ilgi aynı zamanda hükümetimize olan güvenin de bir göstergesiydi"Yüzyılın konut projesi olarak nitelendirdikleri "Ev Sahibi Türkiye 500 Bin Sosyal Konut" projesinin milletin nezdinde büyük bir teveccüh gördüğüne dikkati çeken Erdoğan, "Projemize tam 8 milyon 800 bin vatandaşımız başvurdu. Ev Sahibi Türkiye kampanyasına yönelik bu yoğun ilgi aynı zamanda hükümetimize olan güvenin de bir göstergesiydi. Şehirlerimizin çoğunda kurallarımızı çektik. Hak sahiplerimizi belirledik. Bugün de sizlerle birlikte Etimesgut Gölbaşı, Mamak, Pursaklar ve Sincan’da toplam 21 bin 780, Sincan Temelli’de 4 bin, Polatlı’da 1500, Beypazarı’nda 750, Çubuk ve Elmadağ’da toplam 1000, Kahramankazan’da 300, Nallıhan’da 200, Çayırhan’da 100, Şereflikoçhisar ve Çamlıdere’de toplam 400, Güdül’de 142, Bala’da 110, Evren’de 41, Akyurt, Ayaş, Haymana, Kalecik ve Kızılcahamam’da ise toplam 750 olmak üzere Ankara genelindeki 31 bin 73 konutumuzun kurallarını çekeceğiz. Yeni evlerimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Şunu da ayrıca hatırlatmak istiyorum; 500 bin sosyal konut projemizde sadece bina yapmıyoruz. Değerlerimizi ve kültürümüzü tüm renkleriyle yaşatacak mahalleler de inşa ediyoruz. İçinde çocuklarımızın neşeyle oynayacağı, gençlerimizin spor yapacağı, yaşlılarımızın sağlık hizmeti alacağı ve vatandaşlarımızın misafirlerini ağırlayacağı mahalle konaklarımızı da şehirlerimize kazandırıyoruz. Bunlar da ülkemize, milletimize hayırlı uğurlu olsun" ifadelerine yer verdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kura çekimi için sahneye geldi. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Hazırlar’ın yaptığı dua sonrası Erdoğan, butona basarak kurayı başlattı.