Yerel Haberler
Ankara
Otizmli bireyler ve aileleri için ’otizm.gov.tr’ platformu hayata geçirildi 07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:22:21 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan bireyler ve ailelerine yönelik hizmetlerin geliştirilmesi ve bilgilendirme faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla hazırlanan ‘otizm.gov.tr’ platformunu erişime açtı. Bakanlık koordinasyonunda hayata geçirilen ulusal dijital bilgilendirme platformu, aileler, uzmanlar ve ilgili paydaşlar için bilimsel temelli bir bilgi merkezi olarak tasarlandı. Sitede OSB tanısı, belirtileri, tanı süreci ve sıkça sorulan sorulara dair kapsamlı içerikler yer alıyor. Erken tanının önemine vurgu yapılan platformda, ailelerin gelişimsel farklılıkları erkenden fark edebilmeleri için yaş gruplarına göre gelişim basamakları ve dikkat edilmesi gereken işaretler detaylandırılıyor. Ayrıca başvuru süreçlerine dair rehberlik hizmeti sunularak, ailelerin doğru zamanda doğru adımları atması hedefleniyor. Platformda ailelerin yanı sıra uzmanlara yönelik müdahale yöntemleri, aile rehberliği içerikleri ve mesleki gelişim materyalleri de yer alıyor. Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve akademik çevrelerle iş birliği içinde hazırlanan sitenin düzenli olarak güncellenmesi planlanıyor. Ailelere ücretsiz danışmanlık hizmeti Platform üzerinden ayrıca bakanlıkça yürütülen ve otizmli çocuğu bulunan her aileye ücretsiz danışmanlık sunan "Bireysel Sosyal Hizmet Danışmanlığı" projesine dair bilgilere de ulaşılabiliyor. 2023’te başlatılan ve 34 ilde uygulanan model, otizmli bireylerin tanıdan itibaren en uygun hizmete erişimini ve ailelere psikososyal destek sunulmasını amaçlıyor. Kullanıcılar, platform üzerinden bakım kuruluşları ve hizmet modelleri, Çok Disiplinli Çocuk ve Genç Ruh Sağlığı Merkezleri (ÇÖZGEM), Milli Eğitim Bakanlığı eğitim hizmetleri ile diğer kamu hizmetleri ve sosyal projelere de ulaşabiliyor. Bakanlığın saha ile temasını güçlendirmeyi hedefleyen platform, bir köprü vazifesi de görecek. Geri bildirim mekanizmaları aracılığıyla elde edilen veriler, yeni hizmet modellerinin tasarlanmasında ve mevcut uygulamaların iyileştirilmesinde yol gösterici olacak.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:20 22 ilde organize suç örgütlerine operasyon: 32 gözaltı İçişleri Bakanlığı, Artvin merkezli 22 ilde silahlı yağma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına karışan organize suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 32 şüphelinin yakalandığını duyurdu. İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Artvin merkezli 22 ilde silahlı yağma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına karışan organize suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 32 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 23’ü tutuklandı, 9’u hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı, İnterpol-Europol Daire Başkanlığı, Asayiş Daire Başkanlığı ve Artvin Emniyet Müdürlüğü ile Artvin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde silahlı yağma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına karışan organize suç örgütlerine yönelik Artvin merkezli toplam 22 ilde operasyonlar düzenlendi. Operasyonlar sonucu suçtan elde edildiği değerlendirilen 7,4 milyon lira değerinde döviz ve altın ile toplam piyasa değeri 60 milyon lira olan 2 adet arsa, 4 adet daire ve 8 adet araca el konuldu. Milletimizin huzur ve güvenliği için suç odaklarına ve suçlulara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, İstihbarat Başkanlığımızı, Daire Başkanlıklarımızı, Artvin İl Emniyet Müdürlüğümüzü, MASAK’ımızı, Artvin Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" denildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 10:55 ÖSYM’den bir ilk: Türkçe düzeyini ölçen e-YDTS uygulamaya geçiyor Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Türkçe düzeyini ölçen ilk uygulama olan Elektronik Yabancı Dil Olarak Türkçe Sınavı’nı (e-YDTS) uygulamaya geçiriyor. ÖSYM, uzun zamandır hazırlıkları yapılan e-YDTS’yi uygulamaya geçiyor. Türkçeyi sınav ortamında ölçmek adına ilk uygulama olan e-YDTS bu yönüyle de dikkat çekiyor. Türkiye’nin uluslararası vizyonuna katkı sağlayacak olan e-YDTS’nin; Adana, Ankara, İstanbul ve İzmir’de ÖSYM Elektronik Sınav Merkezlerinde dijital ortamda uygulanacağı belirtildi. Sınav hakkında açıklamalarda bulunan ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, uzun zamandır bu sınav üzerinde çalıştıklarını belirtti. Ayrıca Ersoy, bu sınavın uluslararası öğrencilerin sayısındaki artışa yönelik talebi karşılayacağını da dile getirdi. "Bu uygulama yılların hayali olarak karşımızda duruyordu" Türkçeyi uluslararası mecrada yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten Ersoy, "Dünya dili Türkçemizi ölçmek adına uzun zamandır hazırlıklarını gerçekleştirdiğimiz sınav uygulamamızı cumartesi günü hayata geçiriyoruz. Bu uygulama yılların hayali olarak karşımızda duruyordu, gerçekleştirmek inşallah bize nasip oluyor. Yılların hayali gerçek oluyor. Uluslararası öğrencilerin sayısındaki artışa yönelik talebi karşılamak ve Türkçe öğretiminde ölçme-değerlendirmedeki standartlaşmayı sağlamak için Türkçe dil becerisini Diller için Avrupa Ortak Başvuru Metni’ ne (D-AOBM / CEFR) göre ölçen merkezi bir sınav olarak e-YDTS geliştirildi. 9 Mayıs tarihinde elektronik sınav merkezlerinde uygulanacak sınavın hazırlık aşamasında 8 deneme sınavı düzenlendi. Sınav içeriğinin, soru yazarlarının ve denetmenlerin D-AOBM ile uyumlu olması için Ankara, İstanbul, İzmir, Karabük, Malatya ve Van’da ’da toplam 8 ‘D-AOBM ve soru yazarlığı eğitimi’ gerçekleştirdi. Sınavın ‘kesme puanı’ çalışmaları tamamlandı. Tüm bu çalışmaların tamamlanmasıyla sınav uygulama aşamasına geldi" ifadelerini kullandı. "Güvenilir bir Türkçe yeterlilik sertifikası sunmayı amaçlamaktayız" e-YDTS’nin, Türkçenin ölçülmesinde önemli bir referans olarak uluslararası öğrenciler için önemli bir referans olacağını vurgulayan Ersoy, "e-YDTS ile sınava katılan adayların dil becerilerini D-AOBM ile uyumlu bir şekilde ölçmeyi ve bu doğrultuda adaylara B2, C1 ve C2 seviyelerinde geçerli ve güvenilir bir Türkçe yeterlilik sertifikası sunmayı amaçlamaktayız. Türkçenin akademik gücünü ortaya koyacak bir adım olacak sınav, eğitim kurumları, meslek kuruluşları, devlet kurumları ve diğer ilgililer için uluslararası standartlara uygun, geçerli ve güvenilir bir değerlendirme aracı olmayı sağlayacak" dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 10:48 Bahri Tanrıkulu: "2026 yılının en önemli organizasyonu için Almanya’ya gidiyoruz" Türkiye Taekwondo Federasyonu Başkanı Bahri Tanrıkulu, Almanya’da düzenlenecek Avrupa Taekwondo Şampiyonası’nda Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek istediklerini belirterek, "2026 yılının en önemli organizasyonu için Almanya’ya gidiyoruz. Para taekwondo milli takımımızla beraber aynı zamanda büyükler milli takımımızla Avrupa Şampiyonası’nda sporcularımız ülkemizi en iyi şekilde temsil edecek" dedi. Avrupa Taekwondo Şampiyonası için geri sayım başlarken, milliler şampiyonada Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek için yoğun bir şekilde çalışıyor. 12-14 Mayıs tarihleri arasında Almanya’nın Münih şehrinde düzenlenecek turnuva öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Türkiye Taekwondo Federasyonu Başkanı Bahri Tanrıkulu ve milli taekwondocular, milli takımın turnuva öncesi hem fiziksel hem de mental olarak en iyi seviyeye ulaştığını vurguladı. Bahri Tanrıkulu: "2026 yılının en önemli organizasyonu için Almanya’ya gidiyoruz" Türk sporcuların Türkiye’yi, Almanya’da en iyi şekilde temsil edeceklerine inandıklarını belirten Bahri Tanrıkulu, "2026 yılının en önemli organizasyonu için Almanya’ya gidiyoruz. Para taekwondo milli takımımızla beraber aynı zamanda büyükler milli takımımızla beraber Avrupa Şampiyonası’nda sporcularımız ülkemizi en iyi şekilde temsil edecek. 2025 yılında takım halinde dünya şampiyonu olduk. Sporcularımıza gurur duyuyoruz. O günden bugüne de yoğun bir şekilde çalışmalar devam ediyor. İnşallah bunu da taçlandıracaklar. 2026 yılında bizim için önemli organizasyon olan Büyükler Avrupa Şampiyonası’nda A Milli Takımımız yarışacak. Aynı tarihlerde para milli takımımız ülkemizi temsil edecek. Para milli takımımızda 5 erkek ve 5 kadın sporcu ile iki takım olarak gidiyoruz. Sporcularımıza güveniyoruz. Onlarla gurur duyuyoruz" diye konuştu. Meryem Betül Çavdar: "Bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz" Uzun zamandır bu turnuva için yoğun bir şekilde çalıştıklarını dile getiren para milli taekwondocu Meryem Betül Çavdar ise, "Uzun zamandır aslında hepimiz bu maçı bekliyorduk. Hedeflerimiz, çabalarımız ve gayemiz çok büyük. Çok güzel bir çalışma ortamı içerisindeyiz. Hepimiz o kürsünün zirvesinde olmak istiyoruz, bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz. Bunun için bütün emeklerimizi, çabamızı ve inancımızı verdik. İnşallah takım halinde çok güzel sonuçlarla dönebileceğimize inanıyoruz" şeklinde konuştu. Mahmut Bozteke: "Şampiyon olmamak için herhangi bir engelimiz yok" Turnuva sürecine hazır olduklarını ve gerekli tüm aşamaları tamamladıklarını vurgulayan para milli taekwondocu Mahmut Bozteke ise, "Gerekli bütün hazırlıkları yaptık. Milli takım olarak da antrenörlerimiz olarak da gereken her şeyi yerine getirdik. Bütün şartlar uygun. Şampiyon olmamak için herhangi bir engelimiz yok. Oraya gidip şampiyonluğu alıp, ülkemize gururlu bir şekilde döneceğiz. Hazırlık dönemlerinde kuvvet ihtiyacımız vardı. Esnekliklerimizde biraz aksama vardı. Onları tamamladık, kuvvetimizi tamamladık. Daha sonrasında kondisyon gelişiminde Antalya tarafına giderek oksijen yüklemesi yaptık. Şimdi ise Ankara’da son hazırlıklarımızı gerçekleştirdik. Bireysel olarak benim için biraz zorlu geçiyor. Evliyim, iki çocuğum var. Üçünü de özlüyorum" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak caydırıcılığımızı sürekli arttırmak zorundayız"
04 Mart 2026 Çarşamba - 20:15 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak caydırıcılığımızı sürekli arttırmak zorundayız" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Millet olarak ebedi yurdumuz olan bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak caydırıcılığımızı sürekli arttırmak zorundayız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özel Kuvvetler Komutanlığında düzenlenen Mehmetçik ile İftar Programı’na katıldı. Türkiye’nin dört bir köşesinde görev yapan askerlere üstün başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabbim askeri, polisi, jandarması, güvenlik korucusu ve istihbaratçısıyla tüm güvenlik güçlerimizin yardımcısı olsun. Onları her türlü kazadan, beladan, saldırıdan, ihanetten korusun ordumuzu daima muzaffer eylesin. Elbette bu mübarek akşamda vatanı için, milleti için, bayrağı için toprağa düşmüş tüm şehitlerimizi rahmetle yad ediyor ruhları şad, menzilleri mübarek, mekanları inşallah cennet olsun diyorum" diye konuştu. "Tarih boyunca bize ömür biçenler, bize hasta adam yaftası vuranlar, bizi bu topraklardan söküp atabileceklerini zannedenler oldu. Hepsinin heveslerini kursaklarında bıraktık" Türk milleti için en sık kullanılan ifadelerden birinin "asker millet" tanımı olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatanımız, bayrağımız, bağımsızlığımız ve mukaddes değerlerimiz tehdit edildiğinde istiklalimiz ve istikbalimiz tehlikeye girdiğinde nasıl bir millet olduğumuzu bu topraklardaki bin yıllık tarihimizde defalarca gösterdik. Tarih boyunca bize ömür biçenler, bize hasta adam yaftası vuranlar, bizi bu topraklardan söküp atabileceklerini zannedenler oldu. Ezanı Muhammediyelerimizi susturmaya, rengini şehitlerimizin kanından alan şanlı bayrağımızı indirmeye yeltenenler müstevliler oldu. Hepsinin heveslerini kursaklarında bıraktık. Önce Çanakkale’de en son İstiklal Harbimizde harimi ismetimize uzanan kirli ve kalleş elleri tüm imkansızlıklara rağmen tek tek kırmayı başardık. Bu mücadele ruhuna sahip olmasaydık dünyanın en çok çalkantılı bölgesinde bin yılı aşkın zamandır alnı açık başı dik bir şekilde yaşayamazdık. Bugün de etrafımızda yanan ateş çemberinin ortasında bir istikrar adası olarak temayüz ediyorsak bunu ilk önce esareti asla kabul etmeyen milli seciyemize ardından da kahraman ordumuzun caydırıcılığına borçluyuz" açıklamasında bulundu. "Bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak caydırıcılığımızı sürekli arttırmak zorundayız" Türkiye Cumhuriyeti’nin küresel ölçekte takdir toplayan siyasi, diplomatik ve ekonomik gücünün gerisinde eğitimi, donanımı, disiplini, cesareti ve vizyonuyla Türk Silahlı kuvvetleri olduğuna dikkati çeken Erdoğan şöyle devam etti: "Türk ordusu milletimizle birlikte gönül coğrafyamızda yaşayan milyonlarca dost ve kardeşimizin de güven kaynağı haline gelmiştir. Değerli arkadaşlar ecdadımızın asırlarca ‘ey şanlı ordu, ey şanlı asker’ nidalarıyla yüreklendirdiği kahraman ordumuzu her türlü desteği vererek daha da güçlendirmeye devam ediyoruz. İşte en son geçtiğimiz hafta HAVELSAN’da çok önemli bir açılış töreni gerçekleştirdik. Tamamlandığında Avrupa’nın en büyüğü olacak simülatör üretim ve entegrasyon tesisinin temeline attık. Öncesinde Deniz Kuvvetlerimizin gücüne güç katacak çeşitli platformların hizmete giriş, bayrak çekme ve saç kesme törenini icra ettik. Savunma ve havacılık ihracatında 2025 yılını 10 milyar doları açtığımız rekor bir rakamla tamamladık. Almanya’da yapılan NATO tatbikatında silahlı kuvvetlerimiz yetenekleriyle hem bizi gururlandırdı hem de müttefiklerimizden büyük takdir topladı. Şayet füze testi yapmayın. Balıklar ürküyor diyenlere kulak kabartsaydık elbette bunların hiçbirini başaramazdık. Hep söylüyorum. Ama bugün bir kez daha altını çizerek söylüyorum; Millet olarak ebedi yurdumuz olan bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak caydırıcılığımızı sürekli arttırmak zorundayız." "Ülkemizin ve güvenliğini temin hususunda irademiz de kapasitemiz de en üst düzeydedir" Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın sıkıntılı bir süreçten geçtiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu günlerde hudut ve hava sahası güvenliğini şansa bırakmadıklarını belirterek, "Bu sabahki olayda olduğu gibi NATO müttefiklerimizle yakın istişare içinde her türlü önlemi alıyoruz ve anında gerekli müdahalede bulunuyoruz. Bir daha benzer hadiselerin yaşanmaması için de uyarılarımızı en net biçimde yapıyoruz. Allah’a hamt olsun. Ülkemizin ve güvenliğini temin hususunda irademiz de kapasitemiz de en üst düzeydedir. Son 23 yılda her türlü engele, ambargoya, sabotaja ve ihanete rağmen yılmadan, yorulmadan çalıştık. Kendimize inandık, milletimize güvendik ve neticede bugün hayal dahi edilemeyen seviyelere geldik. İnşallah çok daha iyi yerlerde olacağız. Türkiye Yüzyılını mutlaka inşa edeceğiz. Bütün oyunları bozacak, bütün engelleri aşacak, bizi çekmek istedikleri tuzaklara düşmeden bu ülkeyi çocuklarımıza gurur duyacakları bir emanet olarak bırakmayı inşallah başaracağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun" ifadelerini kullandı.
Bakan Çiftçi: "Devletimizin kurumlarının kapasitelerini afetlere karşı ortak bir kararlılıkta buluşturuyoruz"
04 Mart 2026 Çarşamba - 18:25 Bakan Çiftçi: "Devletimizin kurumlarının kapasitelerini afetlere karşı ortak bir kararlılıkta buluşturuyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Ülkemizin bilim, bilgi ve irfan birikimini temsil eden üniversitelerimizle, gençlerin enerjisini devletimizin kurumlarının kapasitelerini afetlere karşı ortak bir kararlılıkta buluşturuyoruz" dedi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) arasında 1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla ‘İş Birliği Protokolü İmza Töreni’ düzenlendi. ‘Afete Hazır Üniversite, Afete Hazır Türkiye’ sloganıyla düzenlenen imza töreninde, yükseköğretim kurumlarının afetlere karşı hazırlık kapasitesinin artırılması, risk azaltma çalışmalarının yaygınlaştırılması ve üniversitelerin afet yönetimi süreçlerinde daha etkin rol üstlenmesi hedeflendiği vurgulandı. Bu çerçevede, üniversitelerde afet bilincinin geliştirilmesine yönelik eğitim programlarının yaygınlaştırılması, akademik bilgi birikiminin sahaya aktarılması, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve kampüslerin afetlere dirençli hale getirilmesine yönelik ortak çalışmalar yürütülmesi planlandığı belirtildi. Düzenlenen imza töreninde açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, imzalanan protokolle birlikte afet ve acil durumlar için hazırlık kapasitelerinin genişletileceğini ve bu anlaşma kapsamında ilkokuldan üniversiteye kadar afet bilinçlendirme çalışmaları yapılacağını belirtti. "Türkiye, coğrafyası itibariyle afet türleriyle sıkça karşı karşıya kalmaktadır" İmzalanan anlaşma ile ilkokulda ve üniversitelerde okuyan öğrencilere yönelik kapsamlı eğitimler verileceğini belirten İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Ülkemizin bilim, bilgi ve irfan birikimini temsil eden üniversitelerimizle, gençlerin enerjisini devletimizin kurumlarının kapasitelerini afetlere karşı ortak bir kararlılıkta buluşturuyoruz. Türkiye; coğrafyası itibariyle deprem başta olmak üzere, sel, heyelan, yangın ve diğer afet türleriyle sıkça karşı karşıya kalmaktadır. Doğal afetleri tamamen engellemek mümkün değildir. Ancak yıkıcı etkilerini azaltmak bizim elimizdedir. Her anlamda afetlere karşı hazırlık kapasitemizi güçlendirmek, farkındalığı artırmak, risk belirleme ve azaltma stratejilerimizi oluşturmak afetlerin yıkıcı etkisini azaltmanın en önemli yoludur. 6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız ‘asrın felaketi’ olarak hafızamıza kazınan depremler bizlere ağır kayıplar yaşatmıştır. Yaşanan bu afetler ve yıkıcı sonuçları, hazırlıksız olmanın ağır sonuçları olacağını bizlere göstermiştir. Bu nedenle; afet yönetimi kriz anında başlatılacak bir süreç değildir. Afet olmadan önce başlayan bilimle, eğitimle ve planlamayla olumsuz etkileri en aza indirilecek bir süreç yönetimidir" diye konuştu. "Afet yönetimi meselesini salt bir teori ve mühendislik olarak ele almıyoruz" Afetlere karşı en önemli hazırlığın farkındalık ve eğitimden geçtiğini ifade eden Çiftçi, "Bugün imzalayacağımız bu protokol, afet ve acil durumlara hazırlık kapasitemizi güçlendirirken, ilköğretimden üniversiteye afet yönetim süreçlerimize büyük katkı sağlayacaktır. Bu protokol ile üniversitelerimizde gerçekleştirilecek eğitim, gönüllülük, tatbikat, ortak Ar-Ge ve akademik faaliyetlerin temel çerçevesini ortaya koyuyoruz. Aynı zamanda afet farkındalık eğitimlerinin ülke genelinde ortak bir anlayış doğrultusunda yürütülmesini hedefliyoruz. Üniversitelerimizde afet yönetimi, risk azaltma ve gönüllülük alanlarında ders ve modüllerin açılması teşvik edilerek farklı disiplinlerde afet temalı seçmeli derslerin yaygınlaşması sağlanacaktır. Lisansüstü düzeyde araştırmalar ve tez çalışmalarını desteklerken aynı zamanda ortak Ar-Ge projeleriyle bilimsel bilgiyi pratiğe aktaracağız. Afet yönetimi meselesini salt bir teori ve mühendislik olarak ele almıyoruz. Sosyolojiden psikolojiye, iletişimden şehir planlamasına kadar çok disiplinli bir yaklaşımı benimseyerek hareket ediyoruz" şeklinde konuştu. "Her türlü desteği sağlayacağız" YÖK ile birlikte üniversitelerde kapsamlı deprem farkındalığı eğitimleri oluşturacaklarının altını çizen Çiftçi, şunları kaydetti: "AFAD Gönüllülük Sistemi ile uyumlu öğrenci topluluklarının kurulması için her türlü desteği sağlayacağız. Bu topluluklarda gönüllülük faaliyetlerine katılan öğrencilerimize katılım belgesi ve sertifika vereceğiz. Toplumsal manada sorumluluk bilincini inşa ederken, yaşanacak afet durumlarında sahada görev alacak nitelikli insan kaynağı oluşacaktır. Neye, nerede, nasıl ve ne zaman müdahale edebileceğini bilen bir insan, bir hayatın kurtulmasına vesile olacaktır. Üniversitelerimizin yerleşkelerinde yılda en az bir kez tatbikat yapılmasını hedefliyoruz. Saha uygulamaları, simülasyonlar eğitimlerin etkisini daha güçlü hale getirecektir. Bu protokol vesilesiyle, aynı zamanda dijital farkındalık araç ve uygulamalarımızı da kamuoyuyla paylaşıyoruz. Hazırım.gov.tr afet farkındalık web sayfası, afet öncesi, sırası ve sonrası noktasında yapılması gerekenleri kolay, erişilebilir ve ortak bir içerikle bizlere sunuyor. Her anımızın ve yaşamsal her alanımızın dijitalleştiği bu dönemde, afet bilincinin dijital zeminde yaygınlaşmasına ve farkındalık oluşturulmasına önemli katkı sağlayacaktır. Milli Eğitim Bakanlığımız ile yürüttüğümüz ‘Her Okula Bir Afet Farkındalık Öğretmeni’ projesiyle afet bilincini daha küçük yaşlardan itibaren kazandırmayı öncelikli hedeflerimiz arasına almış bulunuyoruz." "15 yıl içerisinde 84’ten fazla ülkede faaliyetlerimizi yürüttük" AFAD olarak son yıllarda gerek Türkiye’de gerekse dünyada faaliyetlerine hız kesmeden devam ettiklerini ifade eden AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ise, "Bir yandan dünyadaki gelişmeleri de takip ederek insani yardım faaliyetlerinde başta Gazze olmak üzere 15 yıl içerisinde 84’ten fazla ülkede faaliyetlerimizi yürüttük. Bir yandan da hem insani konularda hem de afet konularında eğitim, bilinçlendirme de AFAD olarak üzerinde durduğumuz, görev sorumluluklarımız arasında yer alan hususlardan birisidir. Bu noktada sadece deprem haftasında değil, 365 gün anlayışıyla gerek okullarımızda, gerek kamu-kurum ve kuruluşlarımızda, gerek köylerimize mahallelerimize kadar eğitim faaliyetleri yürütmekteyiz. Bu anlamda okullarımızda yürüttüğümüz faaliyetlerle, yüksek öğretim kurumlarımızla da iş birliğimiz dünden bugüne devam etmektedir" ifadelerine yer verdi. "Protokolün temel amacı, yükseköğretim kurumlarımızda afet farkındalığını artırmak" YÖK Başkanı Erol Özvar ise, imzalanan protokolle birlikte yükseköğretim kurumlarında afet farkındalığını artırmayı hedeflediklerini belirterek, "İmzalayacağımız YÖK-AFAD İş Birliği Protokolü, bu tecrübeyi kurumsal bir çerçeveye kavuşturacak olması bakımından anlamlıdır. Protokolün temel amacı; yükseköğretim kurumlarımızda afet farkındalığını artırmak, afet risklerinin azaltılmasına yönelik çalışmaları sistemli hale getirmek, gönüllülük kültürünü yaygınlaştırmak ve üniversitelerimizin afetlere hazırlık kapasitesini güçlendirmektir. Bu kapsamda; afet farkındalık eğitimlerinin yaygınlaştırılması, afet yönetimi ve risk azaltma alanlarında ders, modül ve akademik içeriklerin geliştirilmesi, AFAD Gönüllülük Sistemi ile uyumlu öğrenci topluluklarının teşvik edilmesi ve akredite ekiplerin oluşturulması mümkün olacaktır" dedi. Programa İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, YÖK Başkanı Erol Özvar, Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, çeşitli üniversitelerden ve ilkokullardan öğrenciler katılım sağladı. Program, protokolün imzalanmasının ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Bakan Bolat: "‘AB menşei’ şartının gümrük birliği çerçevesinde ilke olarak ülkemizi de kapsaması ticari ilişkilerimiz açısından önemli"
04 Mart 2026 Çarşamba - 18:22 Bakan Bolat: "‘AB menşei’ şartının gümrük birliği çerçevesinde ilke olarak ülkemizi de kapsaması ticari ilişkilerimiz açısından önemli" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "‘AB menşei’ şartının gümrük birliği çerçevesinde ilke olarak ülkemizi de kapsamasını sağlayan yasal zeminin Sanayi Hızlandırma Yasası ile teyit edilmiş olması, ticari ilişkilerimiz açısından önemli bir adım teşkil etmektedir" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği ile son dönemde karşılıklı anlayış temelinde ekonomik ve ticari konulardaki yürütülen yoğun ve yapıcı diplomasi trafiğinin olumlu sonuçlar vermesinden memnuniyet duyduğunu belirtti. Bolat paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Bunun son örneği olarak, AB’nin hazırlıklarını sürdürdüğü ve bugün taslağı yayımlanan Sanayi Hızlandırma Yasası ve ‘AB Ürünü-Made in EU’ politikası çerçevesinde, yakın diyaloğumuzun sonucunda Türkiye ile mevcut Gümrük Birliğinin anılan politika çerçevesi içinde tanınması, her iki tarafın yatırımları ve girişimlerinin devamlılığı ve Avrupa değer zincirlerinin rekabetçiliği açısından olumlu ve yapıcı bir karar olmuştur. AB ile gerçekleştirilen istişareler neticesinde, son yayımlanan taslakta ‘AB menşei’ şartının gümrük birliği çerçevesinde ilke olarak ülkemizi de kapsamasını sağlayan yasal zeminin Sanayi Hızlandırma Yasası ile teyit edilmiş olması, ticari ilişkilerimiz açısından önemli bir adım teşkil etmektedir. Türkiye, başta otomotiv sektörü olmak üzere birçok kritik ürün grubunda Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz ve güvenilir bir parçasıdır. Bu gelişmenin, Türkiye ile AB arasındaki sektörel entegrasyonu daha da derinleştirmesi, değer zincirlerimizin yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandırması beklenmektedir. Önümüzdeki dönemde mütekabiliyet esasına dayalı olarak kamu alımları piyasalarında karşılıklı açılımın sağlanması, bağlantısallık (connectivity) ve yeşil dönüşüm gibi vizyoner alanlarda AB ile yakın temasımızı kararlılıkla sürdürmeye ve ekonomik ortaklığımızı derinleştirerek daha da güçlendirmeye devam edeceğiz."
Pervin Buldan: "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak"
04 Mart 2026 Çarşamba - 17:58 Pervin Buldan: "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" DEM Parti İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan, "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’e gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından görüşmelere dair açıklamalarda bulundu. İki görüşmenin de önemli olduğunu belirten Buldan, "Yargıya güven meselesinde önemli bir görev üstlenen Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bu dönemki bakanlık sürecinde kendisinden büyük bir beklenti içerisinde olduğumuzu kendisine bildirdik. Bu bir başlangıç olsun diye temenni ediyoruz. Bir güven tazeleme olsun Adalet Bakanlığı açısından. Çünkü gerçekten toplumun yüzünün en fazla dönük olduğu bir bakanlık. Birçok beklentinin olduğu, yine Anayasa Mahkemesi kararlarının son zamanlarda uygulanmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir dönemde kendisi yeni bakanlığa geldi. Toplumun bu konuda büyük bir beklentisi var. İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin de aynı şekilde son dönemlerde atanan kayyumlarla ilgili toplumun büyük bir beklentisi var. Bu konuları her iki bakanla da açık açık görüştük. Çok olumlu, çok verimli bir görüşme olduğunun altını önemle çizmek isterim. Şundan gerçekten umutluyum; her iki bakan da bu dönemde kendi üzerlerine düşen görev ve sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirecekler izlenimini aldık diyebilirim. Hepimizin yolu açık olsun" şeklinde konuştu. "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" Komisyon raporu baz alınarak hazırlanacak yasanın bayramdan sonra komisyonda görüşülmeye başlanacağını söyleyen Buldan, "Bir an önce meselenin tamamlanması için yasanın Adalet Komisyonu’na gitmesi konusundaki görüşümüzü ilettik. Onlar da bu yönlü bir hazırlık içerisinde olduklarını zaten ifade ettiler. Büyük bir ihtimal bayram sonrası hemen Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. "Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor" Sancar ise yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Kendilerine hem hayırlı olsun demek için bu ziyaretleri gerçekleştirdik hem de süreçle ilgili ve toplumdaki hukuk devleti, adalet, demokrasi konusunda mevcut beklentileri aktardık. Sürecin temeli, hedefi barıştır. Barışın da şartı adalettir. Kalıcı barış için toplumun tümünü ayrımsız kapsayan bir adalete ihtiyaç var. Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor. Bunun ne kadar acil ihtiyaçlar içerdiğini kamuoyuna da söylüyoruz, bakanlara da ilettik. Adalet ülkenin temeli, barışın temeli, demokrasinin de vazgeçilmez şartıdır diyerek görüşmeyi özetleyebiliriz." "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır" İçişleri Bakanlığı tarafından Mardin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen kayyum görev süresinin 2 ay daha uzatılmasına değinen Sancar, "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır. Daha önce olağanüstü hal döneminde çıkarılan kararnameye dayanıyor. O kararname kanunlaştı ama anayasaya aykırı. Umuyoruz ve bekliyoruz ki en kısa zamanda bu yanlış düzeltilir, bu hukuksuzluk giderilir" ifadelerini kullandı.