Yerel Haberler
Ankara
05 Mayıs 2026 Salı - 14:26 Eğitim temalı ‘9. Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda dereceye giren eserler belli oldu Eğitimciler Birliği Sendikasınca (Eğitim-Bir-Sen) düzenlenen ’9. Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda dereceye giren eserler açıklandı. Eğitim-Bir-Sen, eğitimi konu alan kısa filmleri yarışma adı altında toplamaya devam ediyor. Bu yıl 9’uncusu düzenlenen yarışmada, genç yönetmenlere kariyer yolculuklarında önemli bir adım atma imkanı sunulurken, jüri rehberliğinde sinema dünyasına giriş, alanın profesyonelleriyle buluşma ve dikkate değer ödül fırsatları sunuluyor. Bu yıl, Çin’den Arnavutluk’a uzanan geniş bir coğrafyadan yaklaşık 300 filmin katıldığı yarışmanın Jüri Değerlendirme Toplantısı İstanbul’da yapıldı. Başkanlığını yönetmen ve senarist İsmail Güneş’in yaptığı, gazeteci ve eleştirmen Bedir Acar, sinema yazarı Enver Gülşen, yönetmen Mutlu Kurnalı, yönetmen ve senarist Yeşim Tonbaz ve Anadolu Ajansı Sinema Atölyesi’nden Barışkan Ünal’dan oluşan jüri, finale kalan filmlere ilişkin değerlendirmesini yaparak dereceye giren eserleri belirledi. Ödüllerin ise, haziran ayında gerçekleştirilecek uluslararası toplantıda sahiplerine takdim edileceği belirtildi. Birincilik ödülü, Kenan Karayağız’a verildi Düzenlenen yarışmada dereceye giren eserler ise şöyle: Birincilik Ödülü: Kenan Karayağız- "Sesimi Duyan Var mı?", ikincilik ödülü: Muhammed Emin Çırçır-"Keşiş Yengecinin Kabuğunda", üçüncülük ödülü: Erdal Duran-"Leke" Özel ödüller de verildi Dereceye giren eserlerin yanı sıra özel ödüller de verildi. Özel ödüller ise şöyle: Mehmet Akif İnan Özel Ödülü: Seyit Mehmet Yıldız-"Merhaba Ben Ceren", Erol Battal Sendikal Kadraj Ödülü: Oğuz Akyol-"Hatırlanacak Ne Var?"
05 Mayıs 2026 Salı - 13:53 İletişim Başkanı Duran: "Dün ambargolarla durdurulmak istenen ülkemiz, ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazıyor" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dün ambargolarla durdurulmak istenen ülkemiz; bugün KAAN’dan TCG Anadolu’ya, İHA’lardan siber savunma sistemlerine kadar her alanda ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazıyor" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’nin geçmişte bazı ambargolara maruz kaldığını ancak bu ambargolardan güçlenerek çıktığını belirterek Türkiye’nin artık ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazdığını söyledi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve geliştirilen Savunma Sanayii ürünlerinin olduğu bir video paylaşan Duran şu ifadelere yer verdi: "Dün ambargolarla durdurulmak istenen ülkemiz; bugün KAAN’dan TCG Anadolu’ya, İHA’lardan siber savunma sistemlerine kadar her alanda ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazıyor. Avrupa’nın en büyük sanayi kümelenmesi olan SAHA2026’da bugün bu başarıyı tüm dünyaya bir kez daha ilan ediyoruz. ‘Savunma sanayisinde tam bağımsız Türkiye hayalimizi gerçeğe dönüştürünceye kadar bize durmak, dinlenmek, nefeslenmek yok.’ diyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açtığı bu yolda, sadece üretim kapasitemizi değil, küresel dengeleri belirleyen diplomatik etkimizi de artırıyoruz. Liderin vizyonu, milletin gücü, tam bağımsız Türkiye’nin yolu açık olsun" ifadelerine yer verdi.
TVHB Başkanı Eroğlu, TVHB’nin 72. yıl dönümünü kutladı
09 Mart 2026 Pazartesi - 10:20 TVHB Başkanı Eroğlu, TVHB’nin 72. yıl dönümünü kutladı Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, 9 Mart 1954 yılında kurulan TVHB’nin 72. yıl dönümünü kutladı. Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, TVHB’nin kuruluşunun 72. yıl dönümü sebebiyle açıklamada bulundu. Eroğlu, TVHB’nin 9 Mart 1954 yılında kuruluş kararının alınıp 18 Mart 1954 yılında Resmi Gazete’de yayımlanarak kurulduğunu belirtti. Eroğlu, "Bugün 72. kuruluş yıl dönümümüz. Bu vesileyle 7 Mart Cumartesi günü Kahramanmaraş’ta 72. kuruluş yıl dönümü programı içerisinde bir iftar yemeği düzenledik. Geçen yıl aynı etkinliği Hatay’da gerçekleştirmiştik. Bu yıl da Kahramanmaraş’ta etkinlik oldu. TVHB’nin kamu kurumu niteliğinde olması önemli. Bugün itibariyle kendisine bağlı 8 bölge ve 64 il olmak üzere 72 tane veteriner hekimleri odamız mevcut. Kamuda, özelde ve serbest olarak mesleğini yürüten yaklaşık 45 bini geçen veteriner hekim mevcut. Bunların tamamını temsil eden bir özelliği var" diye konuştu. "Mesleğini serbest ve özel olarak icra eden veteriner hekimler için bu odalara üye olmak zorunlu" 1980 yılına kadar veteriner hekim olan herkesin veteriner hekimler odasına üye olmasının mecburi olduğunu vurgulayan Eroğlu, "Ancak 80’den sonra kaldırıldığı için kamuda çalışanların üyeliği isteğe göre. Ama mesleğini serbest ve özel olarak icra eden veteriner hekimler için bu odalara üye olmak zorunlu" ifadelerini kullandı. "Veterinerlik çok önemli şahsiyetler yetiştirmiş bir meslektir" Osmanlı’da bilimsel olarak veteriner hekimlik kavramının 1842 yılında başladığını kaydeden Eroğlu, "Veterinerlik çok önemli şahsiyetler yetiştirmiş bir meslektir. Mehmet Akif Ersoy, istiklal şairimiz, veteriner hekimdir. O zamanki adı baytar mektebi şeklinde olan okulun 1893 yılında birincilikle mezun olan öğrencisidir. Genel müdür yardımcılığına kadar yükselmiş, idari görevlerde bulunmuştur. Ayrıca sahayı gezmiş, Türkiye sahasını, Suriye tarafını, balkanları gezmiştir. Hatta arkadaşları hatıralarında, ‘Akif, at sırtında baytarlığın vermiş olduğu sorumluluğu yerine getirmek için doğuyu, Anadolu’yu karış karış gezip Anadolu insanını tanımasaydı İstiklal Marşı’nı yazamazdı’ diyor" şeklinde konuştu.
Göçmen kuşların uğrak noktası Türkiye: 2025’te 34 bin 360 kuş halkalandı
09 Mart 2026 Pazartesi - 09:57 Göçmen kuşların uğrak noktası Türkiye: 2025’te 34 bin 360 kuş halkalandı Geçen yıl 3 farklı halkalama istasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında 179 türden 34 bin 360 kuş halkalandı. Yüz yılı aşkın süredir dünya genelinde kullanılan standart bir bilimsel yöntem olan kuş halkalama çalışmaları sayesinde; kuş türlerinin göç stratejileri, konaklama ve kışlama alanları, üreme bölgeleri, yaşam süreleri ve hayatta kalma oranları hakkında önemli veriler elde ediliyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü tarafından 2025 yılında gerçekleştirilen kuş halkalama çalışmalarına ilişkin ‘Türkiye Ulusal Halkalama Çalışmaları 2025 Raporu’ hazırlanırken, rapordaki veriler İHA muhabiri tarafından derlendi. Hazırlanan raporda, Türkiye’nin kritik göç yolları üzerinde bulunan kuş popülasyonlarının korunması ve bilimsel olarak izlenmesine yönelik önemli bulgular ortaya konuldu. DKMP Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, binlerce kuşun göç stratejileri ve yaşam döngülerinin belirlenmesini sağladı. En çok halkalama Iğdır’da yapıldı Geçen yıl 3 halkalama istasyonunda toplam 179 farklı türden 34 bin 360 birey halkalandı. Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi, en fazla türün gözlemlendiği ve en çok kuşun halkalandığı istasyon oldu. En fazla halkalanan türler arasında ilk beşte karabaşlı ötleğen, kızılgerdan, çıvgın, söğütbülbülü ve boz ötleğen yer aldı. Genel Müdürlük tarafından yürütülen koruma ve kontrol faaliyetleri kapsamında el konulan ve doğaya dönmesi uygun görülen kuşlara da halkalama işlemi uygulandı. Bu çerçevede 22 farklı türden 100 kuş, tedavi süreçlerinin ardından halkalanarak yeniden doğaya kazandırıldı. Halkalandıktan 8 yıl sonra Türkiye’de Aynı zamanda 2025 yılında 13 türden 31 kuşa ait geri bildirim verisi elde edildi. En eski geri bildirim, 2017 yılında İsrail’de halkalanan bir küçük sumruya ait oldu. Söz konusu birey, halkalandıktan yaklaşık 8 yıl sonra Türkiye’de canlı olarak gözlemlendi. Uzak mesafeden gelen bildirim En uzak mesafeden elde edilen geri bildirim ise 2024 yılında Sinop’ta halkalanan bir leyleğe ait oldu. 12 Haziran 2024 tarihinde Sinop’un Saraydüzü ilçesinde halkalanan leylek, 9 Mart 2025 tarihinde yaklaşık 7 bin 182 kilometre uzaklıktaki Güney Afrika Cumhuriyeti’nde canlı olarak gözlemlendi. Türkiye’de Iğdır Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi, Ankara Eymir Kuş Halkalama İstasyonu ile Boğazkent Uygulamalı Çevre Eğitimi ve Kuş Halkalama İstasyonu’nda yürütülen bu çalışmalar; Türkiye’nin kuş bilimi ve doğa koruma alanında uluslararası düzeydeki katkılarını güçlendirirken, yerel halk ve öğrencilerde doğa bilincinin gelişmesine de katkı sağlıyor.
Ara tatil ile ilgili anket sonuçları açıklandı: Katılanların yüzde 80.5’i ‘kaldırılmasın’ diyor
09 Mart 2026 Pazartesi - 09:56 Ara tatil ile ilgili anket sonuçları açıklandı: Katılanların yüzde 80.5’i ‘kaldırılmasın’ diyor Türk Eğitim-Sen, ara tatil ile ilgili yaptığı anket sonuçlarını paylaştı. Buna göre ankete katılanların yüzde 80.5’i ara tatilin kaldırılmaması yönünde oy verdi. Türk Eğitim-Sen ara tatil ile ilgili Türkiye genelinde 2 bin 748 kişiyle bir anket yaptı. Birer haftalık ara tatiller üzerine katılımcıların görüşlerini belirlemek amacıyla yapılan ankette, ‘birer haftalık ara tatiller kaldırılmalı mıdır?’ sorusuna ‘hayır’ yanıtını verenler yüzde 80,5 oranında açık bir çoğunluk oluştururken, ara tatillerin kaldırılması gerektiğini düşünenlerin oranı ise yüzde 19,5 olduğu belirtildi. Ayrıca, anaokulu/anasınıfında görev yapan öğretmenlerin yüzde 82,9’u ara tatillerin kaldırılmasına karşı çıkarken, yüzde 17,1’i kaldırılması gerektiğini belirtti. Bunu yanı sıra ilkokulda da benzer bir tablo seyredildi. İlkokulda görev yapan öğretmenlerin yüzde 81,3’ü ara tatilin kaldırılmasına ‘hayır’, yüzde 18,7’sinin ‘evet’ yanıtını verdiği ifade edildi. Lisede de ciddi bir fark var Lise kademesinde ise dikkat çekici bir farklılık ortaya çıktığı yapılan ankette gözler önüne serildi. Lisede görev yapan öğretmenlerin yüzde 24,6’sı ara tatillerin kaldırılması gerektiğini düşünürken, yüzde 75,4’ü ise kaldırılmasına karşı çıktığı açıklandı. Bu oran, diğer kademelere kıyasla ara tatillerin kaldırılmasını savunanların en yüksek olduğu grubun lise öğretmenleri olduğunu gösterdi. Baskın görüş, ara tatillerin kaldırılmaması yönünde Türk Eğitim-Sen yapılan anket sonuçlarına göre, katılımcıların büyük çoğunluğunu ara tatillerin kaldırılmaması gerektiği yönünde olduğunu belirtti. Lise kademesinde kaldırılmasını isteyenlerin oranının diğer kademelere kıyasla biraz daha yüksek seyretmesi ise, lise düzeyinde sınav ve akademik takvim baskısının, müfredat yetiştirme kaygısının ve öğretim sürecindeki yoğunluğun ara tatil algısını daha eleştirel yönde etkileyebileceğini ifade eden Türk-Eğitim-Sen, Bakanlığa konuyla ilgili çağrıda bulundu. En büyük neden psikoloji Türk Eğitim-Sen, yapılan araştırmada ‘Birer haftalık ara tatiller kaldırılmalı mıdır?’ sorusuna ‘Hayır’ yanıtı veren katılımcıların gerekçeleri incelediğinde, en yüksek düzeyde dile getirilen gerekçenin ‘psikolojik iyi oluş halinin artması ve stresin azalması’ olduğunu belirtti. Bu ifadenin yüzde 18,4 oranında belirtilmiş olup, ‘hayır’ diyen katılımcıların yüzde 82,5’i tarafından paylaşıldığı vurgulandı. Bunu sırasıyla ‘ailelerin birlikte zaman geçirmesini sağlıyor’ (yüzde 16,7), ‘öğretmenlerin derse hazırlık sürecini olumlu etkiliyor’ (yüzde 16,5) ve ‘öğrencilerin öğrenme isteği, dikkati ve okula yönelik motivasyonunu artırıyor" (yüzde 16,2) gerekçeleri izlendiğini ifade eden Türk Eğitim-Sen, bu nedenlerin ara tatillerin hem öğrenci, hem aile, hem de öğretmen boyutunda çok yönlü olumlu etkiler oluşturduğuna işaret ettiğini belirtti. Ayrıca ‘sosyal faaliyetlere yeterli zaman ayrılıyor’ (yüzde 15,5) ve ‘okul dışı etkinliklerin öğrenme sürecini desteklemesi’ (yüzde 13,9) gerekçeleri de belirtildi. ‘Diğer’ nedenlerin ise yüzde 2,8 ile sınırlı kaldığı açıklandı. ‘Evet’ diyenlerin büyük çoğunluğu ‘tatil sonrası öğrencilerde motivasyonun azalmasına neden oluyor’ gerekçesini ortaya sundu Araştırmada ‘Birer haftalık ara tatiller kaldırılmalı mıdır?’ sorusuna ‘evet’ yanıtı veren katılımcıların görüşlerinin gerekçeleri incelendiğinde, katılımcıların en fazla belirttiği nedenler arasında ‘tatil sonrası öğrencilerde motivasyonun azalmasına neden oluyor’ ve ‘okula dönüş sürecinde uyum sağlamada zorluklar oluyor’ ifadelerinin öne çıktığı belirtildi. Her iki gerekçe ara tatiller kaldırılmalıdır diyenlerin yüzde 23,4’ünü oluşturduğu açıklandı. Bu durum, ara tatillerin özellikle öğrencilerin psikolojik ve davranışsal uyumu üzerinden eleştirildiğini gösterdiği ifade edildi. "Raporun en dikkat çekici sonucu, öğretmenlerin büyük çoğunluğunun ara tatillerin kaldırılmasına karşı olmasıdır" Anket sonuçlarını değerlendiren Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, ara tatillerin öğretmenler tarafından yalnızca bir dinlenme arası olmadığını belirterek, "Milli Eğitim Bakanlığı birer haftalık ara tatillerin kaldırılması konusunu gündemine almıştır. Konuya ilişkin en sağlıklı değerlendirmenin öğretmenler tarafından yapılacağı açıktır; zira öğretmenler eğitim sahasının doğrudan ve yansıtıcı unsurudur. Türk Eğitim-Sen olarak bu çerçevede yüz yüze bir anket çalışması düzenleyerek, öğretmenlerin ara tatillere yönelik bakış açısını tespit ettik. Buna göre raporun en dikkat çekici sonucu, öğretmenlerin büyük çoğunluğunun ara tatillerin kaldırılmasına karşı olmasıdır. ‘Ara tatiller kaldırılmalı mı?’ sorusuna verilen yanıtlarda ‘hayır’ diyenlerin yüzde 80,5 oranında açık ara önde olduğu, ‘Evet’ diyenlerin ise sınırlı kaldığı görülmektedir. Bu durum, ara tatillerin öğretmenler tarafından yalnızca bir dinlenme arası değil; eğitim sürecini destekleyen, öğretmen ve öğrencinin yeniden toparlanmasını sağlayan bir ara dönem olarak değerlendirildiğini göstermektedir. Gerekçeler incelendiğinde, kaldırılmasını isteyenler tatil sonrası motivasyon düşüşü ve uyum sorunlarını vurgularken; ara tatillerin kaldırılmasına karşı çıkanların gerekçeleri daha çok öğrencinin ve öğretmenin psikolojik olarak rahatlaması, stresin azalması, öğrenme motivasyonunun yeniden yükselmesi, aile içi etkileşimin artması ve öğretmenin derslere hazırlık sürecinin daha sağlıklı yürütülmesi etrafında yoğunlaşmaktadır" ifadelerine yer verdi. "Rapor, geniş katılımlı yapısıyla sahadan güçlü bir geri bildirim sunmakta" Ara tatilin hem öğretmenler, hem öğrenciler hem de veliler için var olması gerektiğini ifade eden Geylan, "Bu tablo, ara tatilin yalnızca ‘dinlenme’ değil; öğrenci-öğretmen-aile üçgeninde eğitim sürecini yeniden düzenleyen ve sürdürülebilir kılan bir denge aralığı olarak görüldüğünü göstermektedir. Özellikle psikolojik iyilik hali vurgusu, son yıllarda eğitim ortamlarında sıkça tartışılan tükenmişlik, kaygı, davranış problemleri ve iş yükü gibi başlıklarda ara tatilin dolaylı bir destek işlevi üstlendiğini düşündürmektedir. Genel olarak rapor, geniş katılımlı yapısıyla sahadan güçlü bir geri bildirim sunmakta; karar süreçlerinde öğretmen görüşlerinin ve kademeler arası farklılıkların dikkate alınmasının önemini ortaya koymaktadır. Bu nedenle raporun ortaya koyduğu tablo, karar süreçlerinde öğretmenlerin geniş çoğunluğunun eğilimlerini dikkate alan ve ara tatilin niteliğini artırmaya dönük tamamlayıcı adımları önceleyen bir yaklaşımın daha gerçekçi ve uygulanabilir olacağına işaret etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın sahadan yansıyan bu güçlü sese kulak vermesini; eğitim politikalarını belirlerken öğretmenlerin görüş ve değerlendirmelerini esas almasını bekliyor ve talep ediyoruz" cümlelerine yer verdi.
Bakan Şimşek: "Petrol fiyatlarını ekonomi yönetimi olarak gelişmeleri yakından takip ediyor ve gerekli tedbirleri alıyoruz"
09 Mart 2026 Pazartesi - 09:27 Bakan Şimşek: "Petrol fiyatlarını ekonomi yönetimi olarak gelişmeleri yakından takip ediyor ve gerekli tedbirleri alıyoruz" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, artan petrol fiyatlarına ilişkin değerlendirmesinde, "Ekonomi yönetimi olarak gelişmeleri yakından takip ediyor ve gerekli tedbirleri alıyoruz. Vatandaşlarımızın, yatırımcıların ve firmalarımızın bu süreci rasyonel bir şekilde değerlendirmesi önem arz ediyor" açıklamasında bulundu. İran-İsrail-ABD savaşının enerji piyasalarındaki etkisi devam ediyor. Uluslararası piyasalarda Brent ham petrolünün en yakın vadeli varil fiyatı 118 dolara kadar çıkarak Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Petrol fiyatlarındaki yükselişin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Küresel belirsizliklerin yüksek seyrettiği ve enerji fiyatlarında sert dalgalanmaların yaşandığı bir dönemden geçildiğinin altını çizen Şimşek, bu tür şokların kalıcı olmadığını olmadığını geçmiş tecrübelerle sabit olduğunu aktardı. Bakan Şimşek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Vadeli petrol piyasalarındaki fiyatlamalar da mevcut hareketin geçici olabileceğine işaret ediyor. Temelleri güçlü olan ekonomiler hızla dengelenme ve toparlanma kapasitesine sahiptir. Ekonomi yönetimi olarak gelişmeleri yakından takip ediyor ve gerekli tedbirleri alıyoruz. Vatandaşlarımızın, yatırımcıların ve firmalarımızın bu süreci rasyonel bir şekilde değerlendirmesi önem arz ediyor."