Yerel Haberler
Ankara
Ticaret Bakanlığı’ndan Ramazan Bayramı öncesi fiyat denetimi
10 Mart 2026 Salı - 12:44 Ticaret Bakanlığı’ndan Ramazan Bayramı öncesi fiyat denetimi Ticaret Bakanlığı, Ramazan Bayramı öncesi ülke genelindeki gıda ve market işletmelerine yönelik fiyat denetimi gerçekleştirdi. Ticaret Bakanlığı ekipleri, Ramazan ayında temel gıda ve ihtiyaç ürünlerine yönelik 81 ilde kafe, restoran, fırın, marketlerde fiyat denetimlerine devam ediyor. Bakanlık yetkililerince temel gıda ürünleri başta olmak üzere, vatandaşların günlük yaşamında doğrudan etkili olan ve bayram öncesinde talep gösterilen ürünlerde denetimlerini yoğunlaştırdı. Tüketici haklarının korunması amacıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ürünlerin fiyat etiketi, raf ve kasa fiyat uyumu ile ürün etiket bilgilerinin mevzuata uygunluğuna bakıldı. Bu çerçevede kasap, şarküteri, bakliyat, unlu mamuller gibi temel gıda ürünlerinin yanı sıra bayram şekerleri ve tatlı ürünlerinin fiyat etiketi, raf ve kasa fiyat uyumu ile ürün etiket bilgilerini denetledi. Denetimlerin, hem tüketici haklarını korumak hem de piyasa düzenini sağlamak amacıyla titizlikle sürdürüleceği belirtildi. "Ramazan Bayramı dolayısıyla tatlılar, şekerlemeler, çikolatalar noktasında denetimlerimiz devam ediyor" Denetimlere ilişkin konuşan Ankara Ticaret İl Müdürü Elif Tan, haksız fiyatların önüne geçmek adına çalışmalarına devam ettiklerini belirterek, "Ramazan dolayısıyla haksız fiyatlara mahal vermemek ve tüketicinin ekonomik çıkarlarını korumak adına Ankara Ticaret İl Müdürlüğü olarak Ankara genelinde yaygın ve yoğun bir şekilde denetimlerimize devam ediyoruz. Denetimlerimizde temel gıda temel tüketim ürünleri denetleniyor. Buna ek olarak Ramazan Bayramı dolayısıyla tatlılar, şekerlemeler, çikolatalar ve atıştırmalıklar noktasında da denetimlerimiz devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Petshop denetiminde 39 papağana el konuldu
10 Mart 2026 Salı - 12:33 Petshop denetiminde 39 papağana el konuldu Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) ekipleri, kolluk kuvvetleriyle birlikte İstanbul’da gerçekleştirdiği denetimlerde gerekli belgeleri bulunmayan 39 papağanı tespit edip el koydu. DKMP, resmi sosyal medya hesabından DKMP ekiplerinin kolluk kuvvetleriyle birlikte İstanbul Eminönü’ndeki petshoplarda gerçekleştirdiği denetimlerde gerekli belgeleri bulunmayan 39 papağanın tespit edildiğini ve el konulduğunu açıkladı. Aynı zamanda, işletme sahiplerine ilgili kanunlar kapsamında idari para cezası uygulandığını, av ve yaban hayvanı satış ruhsatlarının ise iptal edilmesi için işlem başlatıldığını bildirdi. "Petshop denetiminde 39 papağana el konuldu" DKMP tarafından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Petshop denetiminde 39 papağana el konuldu. Ekiplerimizin kolluk kuvvetleriyle birlikte Eminönü’ndeki petshoplarda gerçekleştirdiği denetimlerde gerekli belgeleri bulunmayan 39 papağan tespit edildi. 7 Cennet papağanı, 1 Rozella papağanı, 3 Jako papağanı, 1 Eklektus papağanı, 2 Lökkuşağı lori papağanı, 2 Pakistan papağanı, 9 Aleksander papağanı, 2 Forpus papağanı, 4 Sevda papağanı, 6 Konur papağanı, 1 Derbiyan papağanı ve 1 Gül kakadu papağanına el konularak koruma altına alındı. İşletme sahiplerine ilgili kanunlar kapsamında idari para cezası uygulanırken, av ve yaban hayvanı satış ruhsatlarının iptal edilmesi için işlem başlatıldı. Yaban hayatını korumak için denetimlerimiz kararlılıkla devam ediyor."
Pursaklar Belediyesi, yetim ve öksüz çocuklarla aynı sofrada
10 Mart 2026 Salı - 12:23 Pursaklar Belediyesi, yetim ve öksüz çocuklarla aynı sofrada Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, Ankara Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından düzenlenen iftar programında yetim ve öksüz çocuklarla bir araya geldi. Ankara Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından öksüz ve yetim çocuklar için düzenlenen iftar programına, Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse, Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Muhittin Şimşek, Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin ve İlçe Kaymakamı Üzeyir Aziz Özeren katıldı. "Öksüz ve yetim çocuklarımız bizim en kıymetli emanetlerimizdir" Yetim ve öksüz çocukların her zaman yanında olacaklarını ifade eden Pursaklar Belediye Başkanı Çetin, "Ramazan ayı; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve gönüllerin bir olduğu bir zaman dilimidir. Öksüz ve yetim çocuklarımız bizim en kıymetli emanetlerimizdir. Ramazan’ın bereketini ve huzurunu onlarla paylaşmak bizim için büyük bir mutluluktur. Yetim ve öksüz çocuklarımızın her zaman yanında olmak, onların hayatlarına dokunmak ve geleceğe daha umutla bakmalarını sağlamak için çalışmaya ve gayret göstermeye devam edeceğiz. Bu anlamlı organizasyon için Yusuf Şenel’e teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. İftar öncesinde çocuklarla yakından ilgilenen Ertuğrul Çetin, onların sohbetlerine eşlik ederek samimi anlar yaşadı. Ezanın okunmasıyla birlikte yapılan iftarda çocuklarla aynı sofrayı paylaşan Çetin, Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhuna dikkat çekti.
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmazdın"
10 Mart 2026 Salı - 12:11 MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmazdın" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın savunma sistemleri ve savaş uçaklarına ilişkin söylemlerine yönelik, "Sinop’taki füze testleri karşısında ‘yapmayın balıklar korkuyor’ diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından Aziz Atatürk’ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin" dedi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan saldırılar başta olmak üzere bölgesel gelişmelere ve iç politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu."Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış"Ortadoğu’daki gelişmelerin giderek ağırlaştığını belirten MHP lideri Bahçeli, ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik operasyonlarının bölgede şiddeti artırdığını söyledi. Bahçeli, şunları kaydetti:ABD-İsrail koalisyonun İran’a yönelik başlattığı kirli savaşın 11’inci gününde, bilanço gittikçe ağırlaşmakta, şiddet ve yıkım günbegün artış kaydetmektedir. Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin, dijital harbin, elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine benzerine çok nadir rastlanacak örnekleri de kademe kademe ilerletilmektedir. Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır.""Siyonist-emperyalist çıkar ortaklığının askeri ve politik iradesi nefretle sarılmıştır"Söz konusu saldırıların bölgeyi ateşe attığına dikkati çeken Bahçeli, askeri gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik girişimlerin etkisiz kaldığını aktardı. Bahçeli, "Yakın ve yakıcı bir gerçeği aleni olarak işaret ve ifade etmek lazım gelirse o da şu olacaktır: Siyonist-emperyalist çıkar ve şiddet ortaklığının askeri ve politik iradesi kan, kin ve nefretle sarılmıştır. Dünyaya, sözde medeniyet mimarisinin izdüşümünde; demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan hangi ülke veya ülkeler varsa hepsi birden sınıfta kalmış, bu değerlere esasta ve usulde ne kadar yabancılaştıklarını resmen kanıtlamışlardır. Haksızlık diz boyudur. Hukuksuzluk doruk noktadadır. Askeri gerilimi artıran değil; dengeleyen ve yöneten, sükûnet ve diyaloğu tahkim eden telkin ve tekliflerin bugüne kadar etkisiz ve yetersiz kaldığı, bununla ilişkili olmak üzere ateşkes ve diplomasi çağrılarının karşılık bulmadığı meydandadır. Bunun yanında ABD Başkanı’nın, ‘savaşın bitiş zamanına Netenyahu ile karar vereceğiz’ demesi ise dayatmacı bir dil, üstenci bir bakış, barışçıl arayışları küçümseyen özürlü bir yaklaşımdır" şeklinde konuştu."İran’da, Gazze’de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti"Gazze’deki çocuk ölümlerine de değinen Bahçeli, uluslararası toplumun çifte standart uyguladığını belirterek şöyle devam etti:"2007 yılında Antarktika’da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi. Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkaran; söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören, insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı, insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum; Gazze’de soykırıma uğrayan 50 bin çocuğun, İran’da sayıları 300’ü aşan çocukların dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir? Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de sırayı eşrefi mahlukat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının, insanlık değerlerinin neresinde vardır, neresinde mevcuttur? Doğrusunu isterseniz merak ediyorum; yani İran’da, Gazze’de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti? Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır. Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur. Evanjelist papazların dolduruşuna gelip Oval Ofis’te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı’yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek dünyanın nasıl bir musibetle doğrudan doğruya muhatap olduğunu ibret verici ölçüde göstermektedir.""Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir"Ortadoğu’da Sünni-Şii husumeti çıkarmak isteyenlere karşı Müslümanların dikkatli olması gerektiğini dile getiren Bahçeli, İran’da Kürtleri silahlandırıp içten çökertme planı yapanlara dikkati çekti. Bahçeli, "Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir, onun bunun zulüm projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez. Kürtler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır. Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın, gedik oluşturmanın hesabıyla; İran’ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın, Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar, ancak ve ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir. Türk, Kürt’ün kardeşi; Kürt, Türk’ün alın yazısı, kader ortağıdır" ifadelerine yer verdi.Bahçeli, İran’dan ateşlenen bazı füze ve İHA’ların Türkiye ve Azerbaycan hava sahasına yönelik risk oluşturduğunu hatırlatarak Türkiye’nin egemenlik haklarının ihlal edilemeyeceğini vurguladı. Bu olaylara ilişkin Tahran tarafından yapılan özür mahiyetindeki açıklamaları olumlu karşıladığını belirten Bahçeli, şöyle devam etti: "9 Mart tarihinde, İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren yeni bir balistik mühimmatın gene NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi, bazı mühimmat parçalarının da Gaziantep’te boş arazilere düşmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır. Her ülke aklını başına almalıdır. Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir. Taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyeti’dir. Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye’nin de yolgeçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfi yetenin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyatlı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz."Türkiye ile İran’ın komşu iki ülke olduğunu belirten Bahçeli, iki ülkeyi karşı karşıya getirmeye yönelik provokasyonlara dikkat edilmesi gerektiğini dile getirdi. Bahçeli, "Elbette Türkiye’yle İran’ı karşı karşıya getirmeye matuf Siyonist-emperyalist bir komployu da ihmal etmiyoruz." dedi."Hürmüz Boğazı’nın kapanması küresel enerji piyasalarını etkiliyor"ABD-İsrail saldırılarının küresel enerji piyasalarını da etkilediğini belirten Bahçeli, Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemine işaret etti.Bahçeli şöyle konuştu:"Dünya petrol ticaretinin beşte birinin geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı fiilen kapatılmıştır. ABD-İsrail’in İran’ı hedef alan saldırıları küresel enerji piyasalarında arz ve lojistik şoklara neden olmaktadır.""Türkiye arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir"Bölgede barışın tesis edilmesi için diplomasi ve diyalog çağrısında bulunan Bahçeli, Türkiye’nin arabuluculuk rolü üstlenebileceğini söyledi. Bahçeli, "Siyaset ve diplomasinin önü ardına kadar açılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu çerçevede arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir." ifadelerini kullandı."Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmazdın"Bahçeli konuşmasında iç politikaya ilişkin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "Erdoğan F-35’leri dostu Trump’tan alamadı. F-16’lar modernize edilemedi. Korkudan S-400’ler hangarda tutuldu. Son 14 yılda bir tek savaş uçağı kazandıramadılar." açıklamalarının gerçeği yansıtmadığına dikkati çekerek "Sinop’taki füze testleri karşısında ‘yapmayın balıklar korkuyor’ diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından Aziz Atatürk’ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin. CHP yönetimi beşinci kol faaliyeti içindedir. Tıpkı Yunanistan hükümetinin gayri askeri statüdeki Ege adalarını silahlandırmasına benzer şekilde mahalle yanarken fırsatçılık yapmaktadır. Allah’a çok şükür Türkiye’nin her şeyi vardır" dedi."Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuştur"Ayrıca İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu davada mahkeme salonunda selamlama konuşması talebini sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "Neymiş, eski belediye başkanı selamlama konuşması yapmak için kürsüye çıkacakmış. Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuş, nerede görülmüştür? Böylesi bir usule, böylesi bir uygulamaya ne zaman şahit olunmuştur? Hiç kimse hukukun önünde veya üstünde değildir. İddianamedeki suçlamaların hesabını vermek yerine dava sürecini sulandırmak maksatlıdır, marazidir, mahsurludur. Suç örgütü kurmak, rüşvet çarkı işletmek, ihaleye fesat karıştırmak, kara para aklamak gibi pek çok suçlamanın açıklığa kavuşması, bunun da kısa süre içinde vuku bulması gerekmektedir. Milletimiz CHP’nin adalet ve hukuk tanımaz siyasi ayak oyunlarından bıkmış ve usanmıştır. İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın adalete müzahir alınacak kararının daha fazla uzamasına fırsat verilmeden en makul sürede sonuçlandırılıp ülke gündeminden çıkartılması muhakkak surette temin edilmelidir" şeklinde konuştu.
Sincan’da zabıta denetimleri aralıksız sürüyor
10 Mart 2026 Salı - 11:48 Sincan’da zabıta denetimleri aralıksız sürüyor Sincan Belediyesi zabıta ekipleri, ilçe genelinde gerçekleştirdikleri denetimlerle vatandaşların sağlık ve güvenliğini korumayı hedeflerken, kurallara uymayan işletmelere karşı da sıkı kontrollerini sürdürüyor. Sincan Belediyesi zabıta ekipleri tarafından ilçe genelinde vatandaşların sağlığını, güvenliğini korumayı amaçlayan denetimler aralıksız şekilde sürdürülürken, kurallara uymayan işletmelere anında müdahale ediliyor. İlçe genelinde gerçekleştirilen incelemelerde işyerlerinin ruhsat durumları, hijyen kuralları, fiyat etiketi uygulamaları ve genel düzen konularında kontroller yapıldı. Yapılan kontrollerde kurallara uygun faaliyet gösteren işletmelere teşekkür edilirken, eksiklik tespit edilen işyerlerine gerekli işlemler uygulandı. İçerisinde hem boya badana hem de üretim yapılan imalathaneye de anında işlem uygulanarak işletme geçici süre ile kapatıldı. Denetimlere bizzat katılan Sincan Belediyesi Genel Koordinatörü İsmail Can Ocak, sahada zabıta ekipleriyle birlikte incelemelerde bulunarak işletme sahipleriyle de görüşmeler gerçekleştirdi. Ocak, yapılan denetimlerin ilçede düzeni sağlamak ve vatandaşların sağlıklı, güvenli ortamlarda hizmet almasını temin etmek olduğunu ifade etti. İlçe genelinde denetimlerin aralıksız devam edeceğini belirterek işletmelerin kurallara uygun şekilde faaliyet göstermesi konusunda hassasiyet göstermesi gerektiğini vurguladı. Vatandaş teşekkür etti Denetimler sırasında vatandaşlar da çalışmalardan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Denetimlerin sıkı bir şekilde yapılmasından dolayı Sincan Belediyesi Genel Koordinatörü İsmail Can Ocak’a teşekkür etti.
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmazdın"
10 Mart 2026 Salı - 11:47 MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmazdın" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın savunma sistemleri ve savaş uçaklarına ilişkin söylemlerine yönelik, "Sinop’taki füze testleri karşısında ‘yapmayın balıklar korkuyor’ diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından Aziz Atatürk’ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin" dedi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan saldırılar başta olmak üzere bölgesel gelişmelere ve iç politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu."Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış"Ortadoğu’daki gelişmelerin giderek ağırlaştığını belirten MHP lideri Bahçeli, ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik operasyonlarının bölgede şiddeti artırdığını söyledi. Bahçeli, şunları kaydetti:ABD-İsrail koalisyonun İran’a yönelik başlattığı kirli savaşın 11’inci gününde, bilanço gittikçe ağırlaşmakta, şiddet ve yıkım günbegün artış kaydetmektedir. Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin, dijital harbin, elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine benzerine çok nadir rastlanacak örnekleri de kademe kademe ilerletilmektedir. Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır.""Siyonist-emperyalist çıkar ortaklığının askeri ve politik iradesi nefretle sarılmıştır"Söz konusu saldırıların bölgeyi ateşe attığına dikkati çeken Bahçeli, askeri gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik girişimlerin etkisiz kaldığını aktardı. Bahçeli, "Yakın ve yakıcı bir gerçeği aleni olarak işaret ve ifade etmek lazım gelirse o da şu olacaktır: Siyonist-emperyalist çıkar ve şiddet ortaklığının askeri ve politik iradesi kan, kin ve nefretle sarılmıştır. Dünyaya, sözde medeniyet mimarisinin izdüşümünde; demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan hangi ülke veya ülkeler varsa hepsi birden sınıfta kalmış, bu değerlere esasta ve usulde ne kadar yabancılaştıklarını resmen kanıtlamışlardır. Haksızlık diz boyudur. Hukuksuzluk doruk noktadadır. Askeri gerilimi artıran değil; dengeleyen ve yöneten, sükûnet ve diyaloğu tahkim eden telkin ve tekliflerin bugüne kadar etkisiz ve yetersiz kaldığı, bununla ilişkili olmak üzere ateşkes ve diplomasi çağrılarının karşılık bulmadığı meydandadır. Bunun yanında ABD Başkanı’nın, ‘savaşın bitiş zamanına Netenyahu ile karar vereceğiz’ demesi ise dayatmacı bir dil, üstenci bir bakış, barışçıl arayışları küçümseyen özürlü bir yaklaşımdır" şeklinde konuştu."İran’da, Gazze’de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti"Gazze’deki çocuk ölümlerine de değinen Bahçeli, uluslararası toplumun çifte standart uyguladığını belirterek şöyle devam etti:"2007 yılında Antarktika’da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi. Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkaran; söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören, insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı, insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum; Gazze’de soykırıma uğrayan 50 bin çocuğun, İran’da sayıları 300’ü aşan çocukların dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir? Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de sırayı eşrefi mahlukat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının, insanlık değerlerinin neresinde vardır, neresinde mevcuttur? Doğrusunu isterseniz merak ediyorum; yani İran’da, Gazze’de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti? Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır. Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur. Evanjelist papazların dolduruşuna gelip Oval Ofis’te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı’yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek dünyanın nasıl bir musibetle doğrudan doğruya muhatap olduğunu ibret verici ölçüde göstermektedir.""Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir"Ortadoğu’da Sünni-Şii husumeti çıkarmak isteyenlere karşı Müslümanların dikkatli olması gerektiğini dile getiren Bahçeli, İran’da Kürtleri silahlandırıp içten çökertme planı yapanlara dikkati çekti. Bahçeli, "Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir, onun bunun zulüm projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez. Kürtler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır. Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın, gedik oluşturmanın hesabıyla; İran’ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın, Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar, ancak ve ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir. Türk, Kürt’ün kardeşi; Kürt, Türk’ün alın yazısı, kader ortağıdır" ifadelerine yer verdi.Bahçeli, İran’dan ateşlenen bazı füze ve İHA’ların Türkiye ve Azerbaycan hava sahasına yönelik risk oluşturduğunu hatırlatarak Türkiye’nin egemenlik haklarının ihlal edilemeyeceğini vurguladı. Bu olaylara ilişkin Tahran tarafından yapılan özür mahiyetindeki açıklamaları olumlu karşıladığını belirten Bahçeli, şöyle devam etti: "9 Mart tarihinde, İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren yeni bir balistik mühimmatın gene NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi, bazı mühimmat parçalarının da Gaziantep’te boş arazilere düşmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır. Her ülke aklını başına almalıdır. Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir. Taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyeti’dir. Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye’nin de yolgeçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfi yetenin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyatlı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz."Türkiye ile İran’ın komşu iki ülke olduğunu belirten Bahçeli, iki ülkeyi karşı karşıya getirmeye yönelik provokasyonlara dikkat edilmesi gerektiğini dile getirdi. Bahçeli, "Elbette Türkiye’yle İran’ı karşı karşıya getirmeye matuf Siyonist-emperyalist bir komployu da ihmal etmiyoruz." dedi."Hürmüz Boğazı’nın kapanması küresel enerji piyasalarını etkiliyor"ABD-İsrail saldırılarının küresel enerji piyasalarını da etkilediğini belirten Bahçeli, Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemine işaret etti.Bahçeli şöyle konuştu:"Dünya petrol ticaretinin beşte birinin geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı fiilen kapatılmıştır. ABD-İsrail’in İran’ı hedef alan saldırıları küresel enerji piyasalarında arz ve lojistik şoklara neden olmaktadır.""Türkiye arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir"Bölgede barışın tesis edilmesi için diplomasi ve diyalog çağrısında bulunan Bahçeli, Türkiye’nin arabuluculuk rolü üstlenebileceğini söyledi. Bahçeli, "Siyaset ve diplomasinin önü ardına kadar açılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu çerçevede arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir." ifadelerini kullandı."Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmazdın"Bahçeli konuşmasında iç politikaya ilişkin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "Erdoğan F-35’leri dostu Trump’tan alamadı. F-16’lar modernize edilemedi. Korkudan S-400’ler hangarda tutuldu. Son 14 yılda bir tek savaş uçağı kazandıramadılar." açıklamalarının gerçeği yansıtmadığına dikkati çekerek "Sinop’taki füze testleri karşısında ‘yapmayın balıklar korkuyor’ diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından Aziz Atatürk’ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin. CHP yönetimi beşinci kol faaliyeti içindedir. Tıpkı Yunanistan hükümetinin gayri askeri statüdeki Ege adalarını silahlandırmasına benzer şekilde mahalle yanarken fırsatçılık yapmaktadır. Allah’a çok şükür Türkiye’nin her şeyi vardır" dedi."Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuştur"Ayrıca İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu davada mahkeme salonunda selamlama konuşması talebini sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "Neymiş, eski belediye başkanı selamlama konuşması yapmak için kürsüye çıkacakmış. Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuş, nerede görülmüştür? Böylesi bir usule, böylesi bir uygulamaya ne zaman şahit olunmuştur? Hiç kimse hukukun önünde veya üstünde değildir. İddianamedeki suçlamaların hesabını vermek yerine dava sürecini sulandırmak maksatlıdır, marazidir, mahsurludur. Suç örgütü kurmak, rüşvet çarkı işletmek, ihaleye fesat karıştırmak, kara para aklamak gibi pek çok suçlamanın açıklığa kavuşması, bunun da kısa süre içinde vuku bulması gerekmektedir. Milletimiz CHP’nin adalet ve hukuk tanımaz siyasi ayak oyunlarından bıkmış ve usanmıştır. İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın adalete müzahir alınacak kararının daha fazla uzamasına fırsat verilmeden en makul sürede sonuçlandırılıp ülke gündeminden çıkartılması muhakkak surette temin edilmelidir" şeklinde konuştu.
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan hangi ülke veya ülkeler varsa, hepsi birden sınıfta kalmıştır"
10 Mart 2026 Salı - 11:05 MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan hangi ülke veya ülkeler varsa, hepsi birden sınıfta kalmıştır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın savunma sistemleri ve savaş uçaklarına ilişkin söylemlerine yönelik, "Sinop’taki füze testleri karşısında ‘yapmayın balıklar korkuyor’ diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından Aziz Atatürk’ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin" dedi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan saldırılar başta olmak üzere bölgesel gelişmelere ve iç politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu."Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış"Ortadoğu’daki gelişmelerin giderek ağırlaştığını belirten MHP lideri Bahçeli, ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik operasyonlarının bölgede şiddeti artırdığını söyledi. Bahçeli, şunları kaydetti:ABD-İsrail koalisyonun İran’a yönelik başlattığı kirli savaşın 11’inci gününde, bilanço gittikçe ağırlaşmakta, şiddet ve yıkım günbegün artış kaydetmektedir. Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin, dijital harbin, elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine benzerine çok nadir rastlanacak örnekleri de kademe kademe ilerletilmektedir. Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır.""Siyonist-emperyalist çıkar ortaklığının askeri ve politik iradesi nefretle sarılmıştır"Söz konusu saldırıların bölgeyi ateşe attığına dikkati çeken Bahçeli, askeri gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik girişimlerin etkisiz kaldığını aktardı. Bahçeli, "Yakın ve yakıcı bir gerçeği aleni olarak işaret ve ifade etmek lazım gelirse o da şu olacaktır: Siyonist-emperyalist çıkar ve şiddet ortaklığının askeri ve politik iradesi kan, kin ve nefretle sarılmıştır. Dünyaya, sözde medeniyet mimarisinin izdüşümünde; demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan hangi ülke veya ülkeler varsa hepsi birden sınıfta kalmış, bu değerlere esasta ve usulde ne kadar yabancılaştıklarını resmen kanıtlamışlardır. Haksızlık diz boyudur. Hukuksuzluk doruk noktadadır. Askeri gerilimi artıran değil; dengeleyen ve yöneten, sükûnet ve diyaloğu tahkim eden telkin ve tekliflerin bugüne kadar etkisiz ve yetersiz kaldığı, bununla ilişkili olmak üzere ateşkes ve diplomasi çağrılarının karşılık bulmadığı meydandadır. Bunun yanında ABD Başkanı’nın, ‘savaşın bitiş zamanına Netenyahu ile karar vereceğiz’ demesi ise dayatmacı bir dil, üstenci bir bakış, barışçıl arayışları küçümseyen özürlü bir yaklaşımdır" şeklinde konuştu."İran’da, Gazze’de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti"Gazze’deki çocuk ölümlerine de değinen Bahçeli, uluslararası toplumun çifte standart uyguladığını belirterek şöyle devam etti:"2007 yılında Antarktika’da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi. Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkaran; söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören, insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı, insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum; Gazze’de soykırıma uğrayan 50 bin çocuğun, İran’da sayıları 300’ü aşan çocukların dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir? Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de sırayı eşrefi mahlukat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının, insanlık değerlerinin neresinde vardır, neresinde mevcuttur? Doğrusunu isterseniz merak ediyorum; yani İran’da, Gazze’de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti? Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır. Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur. Evanjelist papazların dolduruşuna gelip Oval Ofis’te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı’yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek dünyanın nasıl bir musibetle doğrudan doğruya muhatap olduğunu ibret verici ölçüde göstermektedir.""Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir"Ortadoğu’da Sünni-Şii husumeti çıkarmak isteyenlere karşı Müslümanların dikkatli olması gerektiğini dile getiren Bahçeli, İran’da Kürtleri silahlandırıp içten çökertme planı yapanlara dikkati çekti. Bahçeli, "Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir, onun bunun zulüm projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez. Kürtler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır. Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın, gedik oluşturmanın hesabıyla; İran’ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın, Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar, ancak ve ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir. Türk, Kürt’ün kardeşi; Kürt, Türk’ün alın yazısı, kader ortağıdır" ifadelerine yer verdi.Bahçeli, İran’dan ateşlenen bazı füze ve İHA’ların Türkiye ve Azerbaycan hava sahasına yönelik risk oluşturduğunu hatırlatarak Türkiye’nin egemenlik haklarının ihlal edilemeyeceğini vurguladı. Bu olaylara ilişkin Tahran tarafından yapılan özür mahiyetindeki açıklamaları olumlu karşıladığını belirten Bahçeli, şöyle devam etti: "9 Mart tarihinde, İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren yeni bir balistik mühimmatın gene NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi, bazı mühimmat parçalarının da Gaziantep’te boş arazilere düşmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır. Her ülke aklını başına almalıdır. Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir. Taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyeti’dir. Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye’nin de yolgeçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfi yetenin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyatlı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz."Türkiye ile İran’ın komşu iki ülke olduğunu belirten Bahçeli, iki ülkeyi karşı karşıya getirmeye yönelik provokasyonlara dikkat edilmesi gerektiğini dile getirdi. Bahçeli, "Elbette Türkiye’yle İran’ı karşı karşıya getirmeye matuf Siyonist-emperyalist bir komployu da ihmal etmiyoruz." dedi."Hürmüz Boğazı’nın kapanması küresel enerji piyasalarını etkiliyor"ABD-İsrail saldırılarının küresel enerji piyasalarını da etkilediğini belirten Bahçeli, Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemine işaret etti.Bahçeli şöyle konuştu:"Dünya petrol ticaretinin beşte birinin geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı fiilen kapatılmıştır. ABD-İsrail’in İran’ı hedef alan saldırıları küresel enerji piyasalarında arz ve lojistik şoklara neden olmaktadır.""Türkiye arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir"Bölgede barışın tesis edilmesi için diplomasi ve diyalog çağrısında bulunan Bahçeli, Türkiye’nin arabuluculuk rolü üstlenebileceğini söyledi. Bahçeli, "Siyaset ve diplomasinin önü ardına kadar açılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu çerçevede arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir." ifadelerini kullandı."Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmazdın"Bahçeli konuşmasında iç politikaya ilişkin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "Erdoğan F-35’leri dostu Trump’tan alamadı. F-16’lar modernize edilemedi. Korkudan S-400’ler hangarda tutuldu. Son 14 yılda bir tek savaş uçağı kazandıramadılar." açıklamalarının gerçeği yansıtmadığına dikkati çekerek "Sinop’taki füze testleri karşısında ‘yapmayın balıklar korkuyor’ diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından Aziz Atatürk’ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin. CHP yönetimi beşinci kol faaliyeti içindedir. Tıpkı Yunanistan hükümetinin gayri askeri statüdeki Ege adalarını silahlandırmasına benzer şekilde mahalle yanarken fırsatçılık yapmaktadır. Allah’a çok şükür Türkiye’nin her şeyi vardır" dedi."Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuştur"Ayrıca İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu davada mahkeme salonunda selamlama konuşması talebini sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "Neymiş, eski belediye başkanı selamlama konuşması yapmak için kürsüye çıkacakmış. Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuş, nerede görülmüştür? Böylesi bir usule, böylesi bir uygulamaya ne zaman şahit olunmuştur? Hiç kimse hukukun önünde veya üstünde değildir. İddianamedeki suçlamaların hesabını vermek yerine dava sürecini sulandırmak maksatlıdır, marazidir, mahsurludur. Suç örgütü kurmak, rüşvet çarkı işletmek, ihaleye fesat karıştırmak, kara para aklamak gibi pek çok suçlamanın açıklığa kavuşması, bunun da kısa süre içinde vuku bulması gerekmektedir. Milletimiz CHP’nin adalet ve hukuk tanımaz siyasi ayak oyunlarından bıkmış ve usanmıştır. İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın adalete müzahir alınacak kararının daha fazla uzamasına fırsat verilmeden en makul sürede sonuçlandırılıp ülke gündeminden çıkartılması muhakkak surette temin edilmelidir" şeklinde konuştu.
Bakan Uraloğlu: "Yurt dışı limanlarından, limanlarımıza gelen yük miktarı önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,5 artarak 22 milyon 117 bin 589 ton oldu"
10 Mart 2026 Salı - 10:47 Bakan Uraloğlu: "Yurt dışı limanlarından, limanlarımıza gelen yük miktarı önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,5 artarak 22 milyon 117 bin 589 ton oldu" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Yurt dışı limanlarından, limanlarımıza gelen yük miktarı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,5 artarak 22 milyon 117 bin 589 ton olarak gerçekleşti" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2025 yılı Şubat ayı istatistiklerini değerlendirdi. Türkiye’nin deniz ticaretinden daha fazla pay alması için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Uraloğlu, "Limanlarımızda 43 milyon 881 bin 863 ton yük elleçleyerek şubat ayları içerisinde tüm zamanların rekorunu kırdık. Ocak-Şubat döneminde limanlarımızda elleçlenen yük miktarı ise toplam 88 milyon 343 bin 147 tona ulaştı" ifadelerini kullandı. "Konteyner miktarında 1 milyon 157 bin 303 TEU ile 2024 yılından sonra en yüksek Şubat ayı rakamına ulaştık" 2024 yılından sonra konteyner miktarında artış yaşandığını belirten Uraloğlu, "Konteyner miktarında 1 milyon 157 bin 303 TEU ile 2024 yılından sonra en yüksek Şubat ayı rakamına ulaştık. Bu aynı zamanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,9 artış anlamına geliyor" diye konuştu. Ocak-Şubat dönemine ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3’lük artışla iki ayda 2 milyon 238 bin 224 TEU konteyner elleçlediklerini bildirdi. "Yurt dışı limanlarından, limanlarımıza gelen yük miktarı önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,5 artarak 22 milyon 117 bin 589 ton oldu" Şubat ayında limanlardan yurt dışı limanlarına giden yük miktarının 10 milyon 542 bin 469 ton olarak gerçekleştiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, "Yurt dışı limanlarından, limanlarımıza gelen yük miktarı ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,5 artarak 22 milyon 117 bin 589 ton olarak gerçekleşti. Şubat ayında yurt dışı yük taşımaları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6 artarak 32 milyon 660 bin 58 ton olarak gerçekleşti" diye konuştu. Aliağa Bölge Liman Başkanlığı zirvede Bölge Liman Başkanlıkları bazında ise Şubat ayında en fazla yük elleçlemesinin 7 milyon 349 bin 150 ton yük ile Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde gerçekleştiğini ifade eden Uraloğlu, "Aliağa Bölge Liman Başkanlığını 6 milyon 567 bin 67 ton ile Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı ve 5 milyon 348 bin 953 ton ile İskenderun Bölge Liman Başkanlığı takip etti" açıklamalarında bulundu. Uraloğlu, Şubat ayında limanlarda deniz yoluyla yapılan transit yük taşımalarının 5 milyon 561 bin 761 ton, kabotajda taşınan yük miktarının ise 5 milyon 660 bin 44 ton olarak gerçekleştiğini ifade etti. "Şubat ayında portland çimento, 980 bin 160 ton ile limanlarımızdan yurt dışına gitmek üzere gemilerle en fazla taşınan yük cinsi oldu" Uraloğlu, Şubat ayında taşınan yük cinsleri bazında 441 bin 407 tonluk artış ile bir önceki aya göre en fazla artış gösteren yük cinsinin 40’lık dolu konteynerler olduğunu kaydederek limanlarda 6 milyon 949 bin 461 ton 40’lık dolu konteyner elleçlemesi gerçekleştirildiğini belirtti. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Şubat ayında portland çimento, 980 bin 160 ton ile limanlarımızdan yurt dışına gitmek üzere gemilerle en fazla taşınan yük cinsi oldu. Söz konusu yük cinsini alüminyum cevheri ve konsantreleri ile feldispat yük cinsleri takip etti. Ham petrol, yurt dışından limanlarımıza gelen gemilerde 2 milyon 581 bin 661 ton ile taşınan yükler arasında ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla, LNG ve taşkömürü (briketlenmemiş) yük cinsleri takip etti." En fazla yük Rusya’dan geldi Uraloğlu, deniz yolu ile yurt dışına gitmek üzere yapılan yüklemelerde en fazla yük taşımasının İtalya’ya yapılan taşımalarda gerçekleştirildiğini, bunu ABD’ye ve Mısır’a yapılan taşımaların takip ettiğini kaydetti. Uraloğlu ayrıca deniz yolu ile limanlara gelen en fazla yükün Rusya’dan yapılan taşımalar olduğunu da bildirdi.