Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
İspanya Başbakanı Sanchez’in uçağı Ankara’ya acil iniş yaptı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 01:21:34
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in uçağında yaşanan teknik bir sorun nedeniyle Ankara’ya acil iniş yaptığı kaydedildi. Ermenistan’ın başkenti Erivan’da yapılacak Avrupa Siyasi Topluluğu’nun 8. Zirvesi’ne katılmak üzere yola çıkan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in uçağı acil iniş yaptı. İletişim Sekreterliği tarafından yapılan açıklamada, Sanchez’i taşıyan uçağın "öngörülemeyen" bir teknik sorun nedeniyle Ankara’ya acil iniş yapmak zorunda kaldığı kaydedildi. Açıklamada, heyetin geceyi Ankara’da geçirdikten sonra Erivan’a hareket edeceği aktarıldı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 00:15
Ani kar yağışı nedeniyle bazı yollar ulaşıma kapatıldı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Uşak-Afyonkarahisar, Afyonkarahisar-Sandıklı ve Afyonkarahisar-Ankara Devlet yolları yoğun ve ani kar yağışı nedeniyle kapatıldığını açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Uşak-Afyonkarahisar, Afyonkarahisar-Sandıklı ve Afyonkarahisar-Ankara Devlet yolları yoğun ve ani kar yağışı nedeniyle 03 Nisan 2026 saat 23.00 itibariyle tır ve çekici araçlara kapatılmış olup diğer araçlara açıktır. Bu yolları kullanan sürücülerimizin dikkatli olması gerekmektiğini hatırlatır, yaşanabilecek olumsuzluklar karşısında Karayolları ekiplerimiz ve karla mücadele araçlarımızın görevinin başında olduğunu kamuoyunun ve vatandaşlarımızın bilgisine sunarız" ifadelerine yer verildi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 22:29
Ankara’da zincirleme kaza: 3’ü ağır 8 yaralı
Ankara’nın Pursaklar ilçesinde 4 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 3’ü ağır 8 kişi yaralandı.
03 Mayıs 2026 Pazar - 19:40
Baba ve oğlunun köpeklerine öfkelenip komşularını darbettiği anlar kamerada
Ankara’da komşularının köpeğinin kendi köpeklerine saldırmasına öfkelenen baba ile oğlunun komşularını demir çubukla darbettiği anlara dair görüntüler ortaya çıktı. Olay, 23 Nisan akşamı Ayaş’a bağlı Oltan Mahallesi’nde meydana gelmişti. İddialara göre, Tansel Gökmen’in (57) köpeği, komşuları N.K. ile oğlu E.K.’nin sahibi olduğu iki köpeğe saldırmıştı. Duruma öfkelenen baba ile oğlu, Gökmen’i demir çubukla darbetmişti. Başına aldığı darbeler nedeniyle kafatası kırılan ve beyin kanaması teşhisi konulan Gökmen, Etlik Şehir Hastanesi’nde geçirdiği ameliyatın ardından yoğun bakım servisinde müşahedeye alınmıştı. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan baba N.K. ile oğlu E.K. ise adliyeye sevk edilmişti. N.K. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, E.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Gökmen’in ise hayati tehlikesinin hala devam ettiği öğrenilirken, olay anının güvenlik kamerasına yansıyan görüntüleri ortaya çıktı.
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:38
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dijital dünyada çocuklarımızı korumayı amaçlayan önleyici bir anlayışla hazırladığımız yasa teklifini geçtiğimiz hafta Meclise sunduk. Siyasi parti ayrımı olmaksızın evlatlarımızı ilgilendiren bu teklifin yasalaşaca
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu.
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:34
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz Ortadoğu’nun hasretini çektiği kalıcı barışa ulaşmasından yanayız. Bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu.
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:28
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Okullara yönelik gerçekleştirilen bombardımanları lanetliyoruz"
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan’da sivilleri hedef alan saldırılara ilişkin, "Siyonist İsrail ve emperyalist ABD’nin Gazze, İran ve Lübnan’da sivilleri hedef alan saldırılarını ve özellikle okullara yönelik gerçekleştirilen bombardımanları en güçlü şekilde lanetliyoruz. Çocukların, kadınların ve masum sivillerin hayatını kaybetmesine neden olan bu saldırılar, uluslararası hukukun, insan haklarının ve insanlığın ortak vicdanının açık ihlalidir" dedi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan’da sivilleri hedef alan İsrail saldırılarına ilişkin açıklama yaptı. Arslan açıklamasında, "Siyonist İsrail ve emperyalist ABD’nin İran ve Lübnan’da sivilleri hedef alan saldırılarını ve özellikle okullara yönelik gerçekleştirilen bombardımanları en güçlü şekilde kınıyoruz. Çocukların, kadınların ve masum sivillerin hayatını kaybetmesine neden olan bu saldırılar, uluslararası hukukun, insan haklarının ve insanlığın ortak vicdanının açık ihlalidir. Savaşın en ağır yükünü her zaman siviller taşımaktadır. Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan’da bombaların gölgesinde yaşamaya çalışan çocuklar, kadınlar ve yaşlılar, savaşın acı yüzünü her gün yeniden yaşamaktadır. Yıkılan evler, boşalan şehirler, hayatını kaybeden masum insanlar ve geride kalan derin acılar, savaşın insanlık için ne büyük bir felaket olduğunu bir kez daha göstermektedir. Özellikle çocukların eğitim gördüğü okulların hedef alınması, savaş hukukunun ve insanlık değerlerinin açıkça çiğnenmesidir. Eğitim kurumlarının, hastanelerin ve sivillerin sığındığı alanların hedef alınması hiçbir şekilde meşru görülemez. Okulların bombalandığı, çocukların hayatını kaybettiği bir vahşet insanlığın ortak vicdanında asla kabul görmez. Bölgede giderek tırmanan bu saldırılar yalnızca Gazze, İran ve Lübnan halklarını değil, tüm Ortadoğu’yu daha büyük bir çatışma ve istikrarsızlık riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Sivillerin yaşam hakkını hiçe sayan bu saldırılar, insanlığa karşı işlenen ağır suçlar olarak tarihe geçmektedir. Ortadoğu’da yanan ateş, tüm insanlığın vicdanını tutuşturmakta, bütün dünyayı sarmaktadır. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası toplumun Gazze, İran ve Lübnan’da yaşanan bu saldırılar karşısında sessiz kalması kabul edilemez. Sivillerin, çocukların ve kadınların hayatını kaybettiği bu saldırılar karşısında suskun kalanlar, tarih ve insanlık vicdanı önünde mutlaka hesap verecektir. Ortadoğu’da kalıcı barış; işgal, saldırı ve güç politikalarıyla değil, demokrasi, adalet, uluslararası hukuk ve egemenlik haklarına saygı temelinde mümkündür. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak Gazze, İran ve Lübnan başta olmak üzere bölgede sivilleri hedef alan tüm saldırıları en sert şekilde telin ediyor, savaşın ve çatışmaların sona ermesi, bölgede kalıcı barışın sağlanması için uluslararası toplumu ivedilikle açık ve kararlı bir tutum almaya davet ediyoruz. Mazlumların yanında, zalimlerin karşısında durmaya, insan onurunu, adaleti ve barışı savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:23
Metal Teknolojisi öğrencilerinden örnek çalışma
Ankara’da Fatih Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Metal Teknolojisi Bölümü öğrencileri, bir okulun mescidinde bulunan kırık oturak ve ayak koyma yerlerini kaynak yaparak onardı. Beypazarı Fatih Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okulu mescidindeki abdesthanede bulunan kırık oturak ve ayak koyma yerleri, Metal Teknolojisi Bölümü öğretmenleri ve öğrencileri tarafından kaynak yapılıp onarıldı. Ramazan ayının yardımlaşma ruhu içinde gerçekleştirilen çalışmada hem okuldaki öğrencilerin ve öğretmenlerin ihtiyacı giderildi hem de öğrenciler, mesleki becerilerini uygulamalı olarak geliştirme fırsatı buldu.
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:18
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Aslımıza da ceddimize de sırtımızı asla dönmeyiz. Kim ne derse desin, hangi bildiriyi yayımlarsa yayımlasın bizi biz yapan hasletlere sıkı sıkıya sarılacağız"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "En son İsrail’in tahrikleriyle komşumuz İran’a karşı başlatılan savaş, hem coğrafyamızda hem de küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturdu" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan, konuşmasına toplantının Türkiye’ye, Türk milletine ve demokrasiye hayırlara vesile olmasını dileyerek başladı. İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’nci yıl dönümü olduğuna değinen ve milli marşın yazıldığı dönemin zorlu şartlarına dikkati çeken Erdoğan, dönemin Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey’in sözlerine atıfta bulunarak, "O günlerde cepheler arka arkaya çökmekteydi. Eskişehir’in sükutu, hatta Ankara’nın istilası dahi gün meselesiydi. Hükümetin Sivas’a kadar çekilmek hesabı vardı. Ordu her an Sakarya gerisine çekilmek üzereydi. Askerlerimizin maneviyatı son derece sarsılmıştı" dedi."İstiklal Marşı son devletimizin kurucu belgesi ve yapı taşıdır"Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşı’nın 12 Mart 1921’de TBMM’de tekrar tekrar okunduğunu ve alkış ile gözyaşları eşliğinde kabul edildiğini hatırlatan Erdoğan, "Bu topraklarda ezelden ebede hür yaşamış milletimizi esir etmeyi amaçlayan emperyalist kuşatmaya karşı verilen milli mücadele, kahraman ordumuza ithaf edilen İstiklâl Marşımızın kabulüyle kelimelerden mürekkep bir sancağa kavuşmuştur. İstiklal Harbimizin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal, Meclis Başkanı sıfatıyla gözyaşlarının sel olup aktığı o tarihi günlerde bu hakikati şöyle dile getirmiştir: ’Bu marş bizim inkılabımızın ruhunu anlatır. İstiklal Marşı’nda davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır.’ En beğendiğim yeri şu mısralardır: ‘Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet, hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal.’ Benim bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar işte bunlardır. Bu demektir ki efendiler Türk’ün hürriyetine dokunulamaz’. Sadece yazıldığı günler bakımından değil, muhteviyatı itibarıyla İstiklal Marşı son devletimizin kurucu belgesi ve yapı taşıdır. Aynı zamanda milletimizin bağımsızlık beyannamesi ve hürriyet iradesinin manifestosudur. Bunun için İstiklal Marşımız, Peygamber Efendimizin çetin ve çileli hicret günlerinde yol arkadaşı Hazreti Ebubekir’e seslenişinden ilhamla ‘korkma’ diye başlar. Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak/Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak/O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak/O benimdir, o benim milletimindir ancak" ifadelerini kullandı."Vatan topraklarında inşallah kıyamete kadar hür yaşayacağız"Türk milletinin hiçbir zaman korkmadığını ve korkmayacağını kaydeden Erdoğan, "Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında nasıl bin yıldır alnımız ak, başımız dik bir şekilde hür yaşadıysak, inşallah kıyamete kadar yine hür yaşayacağız. Kendisi muazzam bir şair olmasının yanı sıra hayatı da muhteşem bir şiir olan Mehmet Akif, İstiklal Marşı ile ilgili şunları ifade etmişti: ’O şiir bir daha yazılmaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir, o milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur. Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın.’ Ben de bugün Cenab-ı Allah bu ülkeye ve bu aziz millete bir kere daha İstiklal Marşı yazmayı gerektirecek şartlar göstermesin diyorum" dedi."Yayınladıkları rezil bildirilerle milletin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşımızı bir kez daha okumalarını tavsiye ediyorum"Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:"Burada özellikle önceki hafta yaşanan süfli ve seviyesiz tartışmalar babında yayınladıkları rezil bildirilerle devletimizin kurucu kodlarına ve milletin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşımızı bir kez daha okumalarını, anlayana kadar tekrar tekrar okumalarını kendilerine tavsiye ediyorum. Bilhassa şu mısralar Türk milletinin asli kimliğinin ne olduğunu, Türkiye’yi hangi iradenin kurduğunu, bu devletin hangi esaslar üzerine bina edildiğini anlamalarına çok yardımcı olacaktır: ‘Ruhumun senden İlahi, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli. Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.’ Milli Mücadele’yi zafere ulaştıran, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini atan, Türk milletinin mayasını çalan asli değerler işte bunlardır. Ezandır, Kur’an’dır, şehadettir, bayraktır, hürriyettir ve her gönülde yaşayan İ’lâ-yi Kelimetullah davasıdır. Merhum Nurettin Topçu’nun İstiklal Marşımızın müellifi ile ilgili yaptığı ’Türk’ün Müslümanlıktan ayrılmayacağını bize Akif öğretti’ tespiti sadece malumun ilamı değil midir? Üstat Necip Fazıl’ın ’İçi alev alev Müslüman, dışı pırıl pırıl Türk ve içi dışına hakim, dışı içine köle’ ifadesinde vücut bulan hakikat bu değil midir? Bugün Asya’dan Afrika’ya, Kafkaslar’dan Balkanlar’a Türkiye denilince, Türk milleti denilince akla ilk neyin geldiği belli değil midir? Allah aşkına bu değişmez gerçeklere gözlerini kapamak, bu hakikatlere sırt çevirmek mümkün mü? Sırf birilerinin işine gelmiyor diye aslımızı, neslimizi, ruh kökümüzü inkar mı edelim? Nesli tükenmekte olan üç-beş kart yobaz rahatsız oluyor diye bizi biz yapan kurucu değerlerimizi yok mu sayalım? Beyefendiler istemiyor diye ’Allah Allah’ nidalarıyla üç kıta yedi iklimde at koşturan kahraman ecdadımızı ret mi edelim? Kimse kusura bakmasın, biz bunu yapmayız, yapamayız. Biz aslımıza da ceddimize de sırtımızı asla dönmeyiz. Kim ne derse desin, kim hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın, bizi biz yapan hasletlere sıkı sıkıya sarılacağız. Hiçbir dahili ve harici bedhahın, hiçbir gücün bu hasletlere zarar vermesine; inancımızı ve irademizi kırmasına, bu milleti sahte ve sanal korkularla esir almasına müsaade etmeyeceğiz."Cumhurbaşkanı Erdoğan, 86 milyonun hep beraber Türkiye Cumhuriyeti’nin hukukuna canı pahasına sahip çıkacağını ifade ederek, hem İstiklal Marşı’na hem de istiklale son nefese kadar sahip çıkılacağının altını çizdi."Savaş, hem coğrafyamızda hem de küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturdu"Türkiye’nin etrafında uzun bir süredir krizlerin ve çatışmaların ardı arkasının kesilmediğini ve mevcut çatışmaların sona ermeden her gün bir yenisinin eklendiğini vurgulayan Erdoğan, "En son İsrail’in tahrikleriyle komşumuz İran’a karşı başlatılan savaş, hem coğrafyamızda hem de küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturdu. Sorunların masada çözülme imkan ve ihtimali varken; yanlış hesaplar, yanlış değerlendirmeler ve elbette gözünü kan bürümüş bir şebekenin kışkırtmaları neticesinde bölgemiz yeniden kan ve barut kokusuyla kaplandı. Saldırının başladığı ilk gün bir ilkokulda maalesef 175 kız öğrenci katledildi. İran’da hayatını kaybedenlerin sayısı iki bine ulaştı. Bu arada dini lider Ali Hamaney başta olmak üzere üst düzey İranlılar suikast yoluyla öldürüldü. Komşumuz İran’ın altyapısına ağır zayiat verdirildi. Ekonomik ambargo ve ağır yaşam koşulları altındaki İran halkı şimdi de her gün devam eden bombardımanla hayatta kalma mücadelesi veriyor. Kadın, çocuk, yaşlı, sivil ayrımı yapmadan topyekun bir halka gelişmelerde hiçbir sorumluluğu yokken ağır bedeller ödetildiğini üzülerek görüyoruz. Petrol üretim tesislerinin, su ve enerji altyapısının, ulaştırma altyapısının vurulduğuna, insanların cezalandırıldığına şahit oluyoruz. Öte yandan İran’a yönelik saldırılar, başta petrol fiyatlarının artması olmak üzere küresel ekonomi üzerinde de ciddi baskı kuruyor. Şimdiden sadece savaşın bizzat içindeki ülkeler değil, bütün dünya bu çatışmaların faturasını ödemeye hazırlanıyor. Bu anlamsız, kuralsız ve hukuksuz savaşın devam etmesi durumunda daha fazla can ve mal kaybı olacağını, küresel ekonominin faturasının daha da kabaracağını hepimiz şimdiden görüyoruz" açıklamasında bulundu."Biz krizlerin çözümü için risk alan, sorumluluk alan, gerektiğinde elini taşın altına koyan bir devletiz, böyle bir hükümetiz"Türkiye’nin çevresindeki krizlere duyarsız kalan, kriz anlarında dost ve kardeşlerine sırtını dönen bir ülke olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ zihniyetiyle hareket eden nemelazımcı bir ülke hiç değiliz. Tam tersine biz krizlerin çözümü için risk alan, sorumluluk alan, gerektiğinde elini taşın altına koyan bir devletiz, böyle bir hükumetiz. Nitekim gerilimin çatışmaya dönüşmesini engellemek, meselenin müzakere ile çözülmesini sağlamak için yıllardır çaba sarf ediyorduk. Çatışmaların başladığı günden bugüne hem İran hem Amerika Birleşik Devletleri hem de ilgili bölge ülkeleriyle temaslar kurduk. Bu kapsamda 20’nin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Diğer arkadaşlarımız aynı şekilde muhataplarıyla sürekli temas içinde oldular. Elbette şu anda da silahların susması için umudumuzu halen kaybetmedik. Bu savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür. Yeniden masaya ve müzakereye dönülmesi, yeniden diplomasinin devreye alınması için girişimlerimizi sabırla sürdürüyoruz" diye konuştu.İçinde bulunulan sürecin hassasiyetine binaen çok dikkatli konuştuklarını ve kelimeleri özenle seçtiklerini dile getiren Erdoğan, Türkiye’yi rotasında tutmak ve etrafını saran ateşten korumak için son derece temkinli hareket ettiklerini bildirdi."İran halkına ’bu Şii’dir, bu Sünni’dir, bu Türk’tür, bu Kürt’tür’ diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz"Başta mezhep kavgası olmak üzere bölgede sahnelenmek istenen kanlı senaryolara karşı da gerekli tedbirleri aldıklarını söyleyen Erdoğan, "Biz, bölgemizin tamamına olduğu gibi kardeş İran halkına da ’bu Şii’dir, bu Sünni’dir, bu Türk’tür, bu Kürt’tür’ diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz. Millet olarak bizim için Türk, Kürt, Arap, Şii, Sünni değil, sadece insan vardır. İster yanı başımızda ister dünyanın öbür ucunda olsun; haksızlığa uğrayan, mağdur edilen, sıkıntı çeken kim varsa biz onun yanındayız. Daha önce komşumuz Irak’ta bunu yaptık. 15 sene evvel kıtlıkla boğuşan Somali’de bunu yaptık. 13,5 yıl boyunca komşumuz Suriye’de bunu yaptık. 5. yılına giren Rusya-Ukrayna arasındaki savaşta bunu yapıyoruz. Sudan’da, Lübnan’da, Yemen’de, Libya’da ve daha pek çok yerde bunu yaptık, yapmaya da devam ediyoruz" ifadelerini kullandı."Bizim tek bir dinimiz var, o da İslam"Cumhurbaşkanı Erdoğan, ırk, mezhep, din, dil ve köken ayrımını reddettiklerini aktararak, sözlerine şöyle devam etti:"Bizim Sünnilik, Şiilik gibi bir dinimiz yok. Bizim tek bir dinimiz var, o da İslam. Bizi bütünleştiren ortak paydamız yine İslam. Mezheplerimizden, kökenlerimizden önce hepimiz insanız ve Müslümanız. Hazreti Ali bizim, Hazreti Ömer de bizim. Hazreti Osman bizim, Hazreti Hasan ve Hüseyin de bizimdir. Hazreti Ayşe validemiz bizim, Hazreti Zeynep annemiz de bizimdir. Özellikle bu dönemde bir annenin çocukları anlamına da gelen ’ümmet’ kavramının temsil ettiği manaya daha sıkı sarılmamız gerekiyor. Son günlerde sosyal medyada mezhepçiliğin körüklendiğine, asırlık tartışmaların yeniden ısıtılmak istendiğine şahit oluyoruz. Savaşın bir cephesi olarak gördüğümüz bu tehlikeli tartışmalara karşı hem milletimizi hem de bölgedeki tüm kardeşlerimizi dikkatli olmaya çağırıyorum. Menşei bundan 13-14 asır öncesine uzanan muhataralı meselelerin bugün tekrar gündeme getirilmesi asla tesadüf değildir. İster dini, ister siyasi, ister tarihi olsun; bugün bize faydası olmayan, aksine nefreti körüklemesi, fitneyi büyütmesi sebebiyle kardeşlik hukukumuza zarar veren tartışmalardan uzak durulmalıdır. Şiiler, Sünniler olarak; Araplar, Türkler, Kürtler ve Farslar olarak bütün farklılıklarımıza rağmen yüzlerce yıldır bir arada yaşıyoruz. İnşallah bu çatışma ve savaşlar bittikten sonra da yine bir arada, barış içinde yaşamaya, aynı coğrafyayı ve aynı kaderi paylaşmaya devam edeceğiz. Bölge halkları olarak zaten mağduru olduğumuz bir çatışmanın daha büyük yaralar açmasına müsaade etmemeliyiz. Siyonist katliam şebekesinin elin taşıyla elin kuşunu vurma oyununa kesinlikle gelmemeliyiz."
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:17
Emeklilerin maaş ve ikramiyeleri bayram öncesi ödenecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, emeklilerin bayram ikramiyelerini her yıl olduğu gibi yine bayram öncesinde hesaplara yatıracaklarını belirterek, "Ayrıca emeklilerimizin bu ayki emekli maaş ödemelerini de öne çekerek 14 Mart'tan itibaren ödemeye başlıyoruz" dedi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:07
Bakan Bayraktar: "Akaryakıt ve doğal gazda bir sıkıntı öngörmüyoruz"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından enerji arz güvenliğine ilişkin, "Hem akaryakıtta hem doğal gazda bir sıkıntı öngörmüyoruz şu anda ama gelişmeleri yakından takip ediyoruz" dedi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:00
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(KKTC’nin güvenliği) Ne ihtiyaç olursa yapmaya devam edeceğiz, attığımız tüm adımlar adadaki herkesin güvenliği içindir"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İran ile İsrail-ABD savaşının etkilerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) yansımasına ilişkin, "Anavatan ve garantör olarak bölgemizdeki gelişmeleri dikkate alarak gerekli adımları atıyoruz. Bundan sonra da ne ihtiyaç olursa yapmaya devam edeceğiz. Attığımız tüm adımlar adadaki herkesin güvenliği içindir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM’de AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarını sorularını yanıtladı. İran-İsrail-ABD savaşında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğine ilişkin konuşan Yılmaz, Türkiye’nin KKTC’de hem garantör ülke olduğunu hem de anavatan olduğunu hatırlattı. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) son dönemlerde üçüncü ülkelere askeri alanlar açtığını dile getiren Yılmaz, "Rum tarafına önemli silah yığınakları yapıldı. Bu da adayı riskli bir hale getirdi. Yani Rum tarafının attığı adımların son dönemde de somut bazı yansımalarını gördük. Bütün adayı riske attı. Şunu ifade etmek isterim. 1974 Barış Harekatı’yla sadece Türklere güvenlik sağlamadık biz, tüm adaya güvenlik sağladık. Türk’üyle, Rum’uyla herkes 50 yılı aşkın bir süredir güvenli bir ortamda, huzurlu bir ortamda kalkınıyor, gelişiyor, demokrasisini güçlendiriyor. Türk Silahlı Kuvvetleri bunu sağladı. Barış Harekatı bunu sağladı. Dolayısıyla biz bunun bozulmasını istemiyoruz. Gerek Türk tarafı için gerek Rum tarafı için çok daha huzurlu bir gelecek istiyoruz. Herkesin tabii ki egemen eşitliğiyle birlikte. Dolayısıyla Kıbrıs Türklerini biz hiçbir zaman yalnız bırakmadık, bundan sonra da bırakmayız. Anavatan ve garantör olarak bölgemizdeki gelişmeleri dikkate alarak gerekli adımları atıyoruz. Bundan sonra da ne ihtiyaç olursa yapmaya devam edeceğiz ama yaptığımız her şey, attığımız tüm adım adadaki herkesin güvenliği içindir" dedi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 13:00
Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul, Türkiye’yi ziyaret edecek
Almanya Dışişleri Bakanı Johann David Wadephul, 12 Mart’ta Türkiye’yi ziyaret edecek. Almanya Dışişleri Bakanı Johann David Wadephul, 12 Mart tarihinde Türkiye’yi ziyaret edecek. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Wadephul ile gerçekleştireceği görüşmelerde Türkiye-Almanya ilişkilerinde üst düzeyli ziyaretler vasıtasıyla yakalanan ivmeden duyulan memnuniyeti ifade etmesi, dışişleri bakanlarının eş başkanlığında 18 Mayıs’ta Berlin’de düzenlenmesi öngörülen ‘Türkiye-Almanya Stratejik Diyalog Mekanizması’nın üçüncü toplantısının çok boyutlu biçimde sürdürülen ikili ilişkilere ilave katma değer sağlayacağını belirtmesi, Almanya’yla 60 milyar dolar ikili ticaret hacmi hedefi çerçevesinde ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi (ETOK/JETCO) ve Enerji ve Maden Forumu gibi ikili mekanizmalar dahil ortak gayretlere devam edilmesinin önemli olduğunu kaydetmesi, savunma sanayii alanındaki ikili ortak çalışma konularına değinmesi, Türkiye-AB ilişkilerinin AB tarafınca da stratejik bir bakış açısıyla ele alınması ve Türkiye’nin AB üyelik müzakereleri sürecine Almanya’nın katkıda bulunmasına yönelik beklentiyi dile getirmesi bekleniyor. Bakan Fidan’ın Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğunun da aralarında olduğu AB’yle ilişkilerin gündeminde yer alan hususlarda Türkiye’nin beklentilerini aktarması, Türk ürünlerinin ‘Made in Europe’ yaklaşımının öne çıktığı kamu alımları taslak mevzuatının kapsamına ilke olarak alınmasından duyulan memnuniyeti ifade etmesi öngörülüyor. Görüşmede AB tarafından başlatılan güvenlik ve savunma girişimlerinin NATO şemsiyesi altında ve AB üyesi olmayan müttefiklerin de dahliyle eş güdüm halinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekmesi, beklenen Bakan Fidan’ın Türkiye’nin iki ülke arasındaki bağları daha da kuvvetlendiren Almanya’daki Türk toplumunun huzur ve refahına atfettiği önemi vurgulaması öngörülüyor. Ayrıca Türkiye’nin bölgedeki son gelişmeleri siyasi, ekonomik, askeri ve insani boyutlarıyla yakından takip ettiğini, topraklarına ve vatandaşlarına yönelebilecek her türlü tehdit karşısında gerekli tedbirleri almaya devam edeceğini belirtmesi beklenen Bakan Fidan’ın bölge ülkelerine yönelik saldırıları en güçlü şekilde kınadığını ifade etmesi, Netanyahu hükümetinin bölgeyi istikrarsızlaştırarak çatışma ve savaşlara sürüklediğine dikkat çekmesi öngörülüyor. Bakan Fidan’ın bölgedeki saldırıların enerji arzı güvenliğini tehlikeye attığını, terörle mücadele ve göç alanlarında çeşitli risklerin ortaya çıkmasına sebep olduğunu belirteceği görüşmede gerilimin azaltılması için atılabilecek adımlar hakkında görüş alışverişinde bulunması da bekleniyor. Fidan’ın diplomasinin tek seçenek olduğunu vurgulaması, Gazze’deki durum ve Filistin meselesi, Rusya-Ukrayna savaşı ve Suriye’deki gelişmeler başta olmak üzere bölgesel ve küresel meseleler hakkında Türkiye’nin tutumunu aktarması öngörülüyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:59
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "İster dini, siyasi, tarihi olsun bugün bize faydası olmayan, aksine nefreti körüklemesi ve fitneyi büyütmesi sebebiyle kardeşlik hukukumuza zarar veren tartışmalardan uzak durulmalıdır."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "İster dini, siyasi, tarihi olsun bugün bize faydası olmayan, aksine nefreti körüklemesi ve fitneyi büyütmesi sebebiyle kardeşlik hukukumuza zarar veren tartışmalardan uzak durulmalıdır."
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:57
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(KKTC’nin güvenliği) Ne ihtiyaç olursa yapmaya devam edeceğiz, attığımız tüm adımlar adadaki herkesin güvenliği içindir"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İran-İsrail-ABD savaşının etkilerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) yansımasına ilişkin, "Anavatan ve Garantör olarak bölgemizdeki gelişmeleri dikkate alarak gerekli adımları atıyoruz. Bundan sonra da ne ihtiyaç olursa yapmaya devam edeceğiz attığımız tüm adımlar adadaki herkesin güvenliği içindir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarını sorularını yanıtladı. İran-İsrail-ABD savaşının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti güvenliğine olan (KKTC) etkilerine ilişkin konuşan Yılmaz, Türkiye’nin KKTC’de hem garantör ülke olduğunu hem de Anavatan olduğunu hatırlattı. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) son dönemlerde üçüncü ülkelere askeri alanlar açtığını dile getiren Yılmaz, şu ifadelere yer verdi: "Rum tarafına önemli silah yığınakları yapıldı. Bu da adayı riskli bir hale getirdi. Yani Rum tarafının attığı adımlar son dönemde de somut bazı yansımalarını da gördük. Bütün adayı riske attı. Şunu ifade etmek isterim. 1974 Barış Harekatı’yla sadece Türklere güvenlik sağlamadık biz. Tüm adaya güvenlik sağladık. Türk’üyle Rum’uyla herkes 50 yılı aşkın bir süredir güvenli bir ortamda huzurlu bir ortamda kalkınıyor, gelişiyor, demokrasisini güçlendiriyor. Türk Silahlı Kuvvetleri bunu sağladı. Barış Harekatı bunu sağladı. Dolayısıyla biz bunun bozulmasını istemiyoruz. Gerek Türk tarafı için gerek Rum tarafı için çok daha huzurlu bir gelecek istiyoruz. Herkesin tabii ki egemen eşitliğiyle birlikte. Dolayısıyla Kıbrıs Türklerini biz hiçbir zaman yalnız bırakmadık. Bundan sonra da bırakmayız. Anavatan ve Garantör olarak bölgemizdeki gelişmeleri dikkate alarak gerekli adımları atıyoruz. Bundan sonra da ne ihtiyaç olursa yapmaya devam edeceğiz ama yaptığımız her şeyi attığımız tüm adım adadaki herkesin güvenliği içindir."
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:53
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder