Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
İzmir Çevre Yolu’nun ücretli hale getirileceği iddialarına yalanlama
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 22:14:32
Karayolları Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, İzmir Çevre Yolu’nun ücretli hale getirileceği yönündeki iddiaların asılsız olduğu belirtilerek, "Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen ve ücretsiz olarak hizmet vermekte olan çevre yollarının mevcut işletme yapısının değiştirilmesine yönelik alınmış herhangi bir karar söz konusu olmadığı gibi, ücretli hale getirilmesine yönelik bir çalışma da bulunmamaktadır" denildi. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, bazı sosyal medya paylaşımları ve açıklamalarda; daha önce Ankara Çevre Yolu için dile getirilen asılsız iddiaların, bu kez İzmir Çevre Yolu üzerinden tekrar kamuoyu gündemine taşındığının görüldüğü belirtilerek, "Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen ve ücretsiz olarak hizmet vermekte olan çevre yollarının mevcut işletme yapısının değiştirilmesine yönelik alınmış herhangi bir karar söz konusu olmadığı gibi, ücretli hale getirilmesine yönelik bir çalışma da bulunmamaktadır" ifadelerine yer verildi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:16
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan, Süper Lig’e yükselen Amed Sportif Faaliyetler’e tebrik mesajı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Trendyol Süper Lig’e yükselen Amed Sportif Faaliyetler’i tebrik etti. Yılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Süper Lig’e yükselen Amedspor’u ve taraftarını gönülden kutluyor, bu başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Bu vesileyle Diyarbakırlı hemşehrilerimizi de kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum. Amedspor’a Süper Lig’de başarılarının devamını diliyorum" dedi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:15
Ömer Çelik’ten, Süper Lig’e yükselen Amed Sportif Faaliyetler’e tebrik mesajı
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Trendyol Süper Lig’e yükselen Amed Sportif Faaliyetler’i tebrik etti. Çelik sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Tebrikler. Önümüzdeki sezon Trendyol Süper Lig’de mücadele edecek olan Amedspor’u tebrik ediyoruz. Tüm Amedspor camiasına ve Diyarbakır’ımıza hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:58
Bakan Bak, Hentbol Erkekler Süper Lig şampiyonu Beşiktaş’ı kutladı
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Hentbol Erkekler Süper Lig şampiyonu Beşiktaş’ı yayımladığı mesajla tebrik etti. Bakan Bak, tebrik mesajında şu ifadelere yer verdi: "Hentbol Ardventure Erkekler Süper Lig play-off serisinin bitimine 2 hafta kala şampiyonluğu garantileyen Beşiktaş’ı kutluyorum. Hentbol Erkekler Süper Lig’deki 19. şampiyonluğunu elde eden siyah beyazlı ekibe ülkemizi temsil edeceği Avrupa kupalarında başarılar diliyorum."
13 Mart 2026 Cuma - 10:00
Bakan Uraloğlu: "Projeleri yaptığımız zamanki fiyatlar yaklaşık 52 milyar dolar, bugün yaparsak yaklaşık 92 milyar dolar"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Projeleri yaptığımız zamanki fiyatlar yaklaşık 52 milyar dolar, bugün yaparsak yaklaşık 92 milyar dolar. Yaklaşık 40 milyar dolarlık bir kazancımız var" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Kamu-Özel İşbirliği projelerine ilişkin açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, otoyol hizmet tesisleri de dikkate alındığında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 70 civarında KÖİ projesi olduğunu dile getirdi. "Projeleri yaptığımız zamanki fiyatlar yaklaşık 52 milyar dolar, bugün yaparsak yaklaşık 92 milyar dolar" Bakan Uraloğlu, "Projeleri yaptığımız zamanki fiyatlar yaklaşık 52 milyar dolar, bugün yaparsak yaklaşık 92 milyar dolar. Yaklaşık 40 milyar dolarlık bir kazancımız var" açıklamasında bulundu "2 sene sonra biz bu projelerin ilkinden başlamak üzere devralmış olacağız" Bakan Uraloğlu ayrıca, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Bağlantı Yollarını 2028, Kuzey Marmara Otoyolu’nun tamamını 2030, Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu’nu 2030, Çanakkale-Malkara Otoyolu ile 1915 Çanakkale Köprüsü’nü 2034, Ankara-Niğde Otoyolu ile İstanbul-İzmir Otoyolu’nu 2035 yıllarında devralacaklarını belirterek, "Bunlar oradaki işletici, yapıcı firmalara verilmiş değil, yaptırılmış, işlettirilmiş, ondan sonra devralınacak. Dolayısıyla 2 sene sonra biz bu projelerin ilkinden başlamak üzere devralmış olacağız" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 10:00
Uraloğlu’ndan bölünmüş yol açıklaması: 30 bin 49 kilometreye ulaştı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bölünmüş yol uzunluğunu 30 bin 49 kilometreye ulaştırdıklarını belirterek, "801 milyon saat zaman tasarrufu, 405 milyar lira toplam yıllık ekonomik fayda sağladığını hesaplıyoruz" dedi. Bakan Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Karayolu sektörüne ilişkin açıklamada bulunan Uraloğlu, 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 30 bin 49 kilometreye, otoyol uzunluğunu ise 3 bin 796 kilometre ulaştırdıklarını kaydetti. "801 milyon saat zaman tasarrufu" Bölünmüş yolların trafiğin yaklaşık yüzde 80’ine hizmet ettiğini söyleyen Bakan Uraloğlu, dünyanın çevresinin 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaptıklarını dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "30 bin kilometre hani yol ne işe yaradı? 801 milyon saat zaman tasarrufu, 405 milyar lira toplam yıllık ekonomik fayda sağladığını hesaplıyoruz. 2 milyar 620 milyon litre de akaryakıt tasarrufunu bu vesileyle sağlamış olduk."
13 Mart 2026 Cuma - 09:24
Palandöken: "Ara tatil ve bayram trafiğine dikkat"
Geçtiğimiz yıl Ramazan Bayramı tatilinde 79 vatandaşın trafik kazası sebebiyle hayatını kaybettiğini hatırlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Tatillerde, bayramlarda, hem ölümlü kazalar, hem de yaralanmalar çok oluyor" dedi. Okulların ara tatili ve Ramazan Bayramı tatilinin birleşmesi ile yola çıkacaklara uyarılarda bulunan Palandöken, "Yaklaşık 15 milyona yakın öğrencimiz var ülkemizde. Bunların hepsi tatil. Kendi memleketlerine gidecekler var. Aynı şekilde köylerine, aynı şekilde annelerinin, babalarının olduğu bölgelere gidecekler. Dolayısıyla trafikte bir hareketlik olacak. Bu hareketlerde de tabii en önemlisi bu kör noktalara dikkat etmek. Kullandıkları araçların istiap haddini aşacak, görüşü engelleyecek şekilde doluluk oranlarını tespit etmeleri lazım. Her ne kadar insanlar tabii bir bayramda esnaf olarak dükkanlarına almış oldukları mallar, çikolata, şekerleme veya giysilerde, seyahatlerde, uzun tatillerde, büyük şehirlerde de bir boşalma söz konusu oluyor. Ama önemli olan geçen yıl 79’a yakın yurttaşımız hayatını kaybetti. Onlarca, binlerce insan yaralandı. Tabii maddi hasarı bir tarafa koyun ama insanların o bayram sevinci kaza neticesinde yapamamış oldular. Bunun için hem araçta hem kendilerinin trafiğe çıkarken yorgun olmamaları lazım. Biliyorsunuz bir taraftan da Ramazan ayımız. İnsanlar biraz daha huşu içerisindeler. Dolayısıyla yorgunlukları var. Gitme sevinçleri var. Kavuşma heyecanları var. Bunları üst üste koyduğunuz zaman esnaf açısından da tabii yollardaki, bu dükkanlardaki alışveriş kadar seyri sefer yaptıkları güzergahlar da harcıyorlar" diye konuştu. "Güzergah üzerindeki dinlenme molalarına dikkat edilmeli" Dinlenme molalarına dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Palandöken, "Dolayısıyla inşallah kazasız belasız hem ara tatil, hem bu ara tatille birlikte birleştirilen Ramazan bayramının birlikte mutlu bir şekilde yuvarlarına dönmeyi Allah nasip eder diyoruz. Ama aman çok dikkat edin. Bu tabii çok önemli. Bu trafik meselesi her yıl can alıyor. Onun için hem dikkatinizi hem aracınızın bakımını hem de söylediğim gibi tabii güzergahlardaki o dinlenme molalarınızı dikkat edin diyoruz. Hayırlı şimdiden bayramlar diliyoruz. İnşallah ki kazasız belasız bir seyahat olur düşüncesiyle. Herkese iyi bayramlar diliyoruz" ifadelerini kullandı.
13 Mart 2026 Cuma - 09:21
TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik:
Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO), meraların ve çobanların sürdürülebilir gıda üretimi, ekosistemlerin korunması ile iklim değişikliğinin azaltımı ve uyumundaki hayati rolüne dikkat çekmek amacıyla; 2026 yılını " Uluslararası Mera ve Çobanlar Yılı" olarak ilan ettiğini belirtTİ. Çelik; "Uluslararası alanda ilan edilmiş bir karar olsa da ülkemiz coğrafyası için son derece uygun olan küçükbaş hayvancılık açısından meraların ve çobanların önemini dünya gündemine alan FAO’nun bu kararını TÜRKYED olarak takdire şayan buluyoruz. Mera alanlarını korumak ve bu alanları yöneten insanları yani çobanları desteklemek adına almış oldukları karardan dolayı FAO’ya tüm çobanlarımız adına teşekkürlerimizi bildiriyoruz" dedi. Genel Başkan Çelik, çobanlığın insanlık tarihinin en eski mesleklerinden birisi olduğunu, küçükbaş hayvancılık sektörünün olmazsa olmazlarından olduğunu kaydederek çobanları, sadece sürüsünü güden sıradan insanlar olarak görülmemesi gerektiğini, çobanları gıda güvenliğine olan katkıları ve ekosistemleri ve biyoçeşitliliği koruyarak çeşitli kültürel mirasa ve yerel ve yerli bilgiye sahip olmaları açısından değerlendirilmeleri gerektiğini söyledi. FAO’nun kararının 2026 yılı için mera alanları ve çobanlar için dönüm noktası niteliğinde bir yıl olduğuna dikkat çeken Çelik "Ülkemizde yıllar boyunca hor görülen ve adeta insan yerine konulmayan çobanlar için Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün 2026 yılını mera ve çobanlar yılı olarak ilan etmesi ülkemiz için mera ve çoban konusunda yapılacak çalışmalar için önemli bir fırsat ve dönüm noktası olabilir. TÜRKYED olarak bizim en temel beklenti ve Devletimizden, Bakanlığımızdan talebimiz, yerli çobanlarımızın sorunlarının çözülerek genç nüfusumuza bu mesleği sevdirecek çalışmaların yapılmasıdır. Kırsalda sosyal hayatı cazip kılacak, sosyal güvencesi sağlanarak, yaptığı işten para kazanarak üretimi sürdürecek bir yapının hayata geçirilmesini sağlamak ve bu çerçevede çobanlarımızı önceleyen yeni proje ve çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır. Unutulmamalıdır ki; sürdürülebilir hayvancılığın yegâne şartı çobanların sosyal ve ekonomik açıdan yaşaması ve hayatta kalmasıdır" ifadelerinde bulundu. Çelik, çoban sorununun yanı sıra meraların da hızla azaldığını, amaç dışı kullanılan ve mera ıslahı çalışmalarının yoğunlaştırılarak verimli meraların tekrar kazanılması gerektiğine vurgu yaparak 1970 yılında 21 milyon 698 bin hektar olan mera alanının 2001 yılında 14 milyon 616 bin hektara düştüğünü ayrıca 1998-2024 Mera Kanunu kapsamında mera alanlarının 13 milyon 269 bin hektara gerilediğini kaydetti. Çelik, FAO tarafından 2026 yılı için ilan edilen "Uluslararası Mera ve Çobanlar Yılı’nın ülkemiz için sadece kâğıt üzerinde kalmaması ve bu konularda çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiğine işaret ederek, "FAO tarafından mera ve çobanlar konusunda yapılması gereken çalışmaları ve önerileri göz ardı etmeden ülkemizin potansiyeli ve dinamiklerini de birlikte değerlendirerek yeni politikalar ve mevzuat düzenlemeleri yapılması büyük önem kazanmaktadır. Özellikle meralarımızla ilgili sorunların giderilmesi yanında çobanlarımızın da sosyal açıdan güvence altına alınmaları mutlak surette sağlanmalıdır. Çobanlık yapan özellikle gençlere arazi kullanımına, teknolojiye, bilgiye, finansmana ve uygun hizmetlere erişim konusunda destek sağlayacak çalışmalar üzerinde yoğunlaşılmalıdır. Sürdürülebilir bir hayvancılık ve gelecek için, küresel ve ulusal gündemlerde mera alanlarına öncelik verilmelidir" değerlendirmesini yaptı. Öte yandan TÜRKYED olarak üreticinin emeğini koruyan, gençleri üretime teşvik eden, kırsalı yeniden canlandıran bir anlayışı hayata geçirmeyi temel amaç olarak belirlediklerini kaydeden Çelik, gerek mera sorunlarının çözümü noktasında gerekse çobanların özlük hakları ve emeğini karşılayacak çalışmaların destekçisi olacaklarını ve bu konularda sahada uygulanabilir yeni projeler geliştirerek ilgili Bakanlıklar ve kuruluşlarla paylaşacaklarını sözlerine ekledi.
13 Mart 2026 Cuma - 09:19
Kurtuluş Savaşı’nda hizmetleri tespit edilen 3 askerin mirasçılarına İstiklal Madalyası verilecek
Kurtuluş Savaşı’nda hizmetleri tespit edilen 3 askerin mirasçılarına İstiklal Madalyası verilmesi hakkında Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile birlikte, Kurtuluş Savaşı’nda hizmetleri tespit edilen 3 askerin mirasçılarına İstiklal Madalyası verilecek. Karar İstiklal Madalyası Kanunu’nun ek 4’üncü ve ek 6’ıncı maddeleri gereğince alınırken İstiklal Madalyası verilecek şehit ve gaziler ile mirasçılarının isimleri: "16’ncı Alay 2’nci Tabur 2’nci Bölükte Büyük Çalış Harbinde şehit olan 1892 Doğanhisar doğumlu İzzet oğlu Er Şaban için torunu Şaban Mut, 66’ncı Alay 1’inci Tabur 3’üncü Bölük’te görev yapan 1890 Hafik doğumlu Ahmet oğlu Süvari Çavuş Mehmet Torun için kızı Adile Şahin, 27’nci Alay 3’üncü Tabur Kumandanlığında görev yapan 1877 Sivas doğumlu Ali oğlu Piyade Kıdemli Yüzbaşı Mehmet Şevki Erdemir için torunu Necla Erdemir" olarak açılandı.
13 Mart 2026 Cuma - 04:04
Tokat’ta 5.5 büyüklüğünde deprem!
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Tokat’ın Niksar ilçesinde 5.5 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı.
13 Mart 2026 Cuma - 01:27
DMM’den THY’ye ilişkin iddialara açıklama
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı açıklamalarda ve sosyal medya paylaşımlarında Türk Hava Yolları’na (THY) ilişkin iddiaların dezenformasyon içerdiğini açıkladı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı açıklamalarda ve sosyal medya paylaşımlarında ülkemizin bayrak taşıyıcı hava yolu olan Türk Hava Yolları’na ilişkin ortaya atılan iddialar dezenformasyon içermektedir. THY, devlet bütçesinden kaynak almayan, gelirini kendi faaliyetleriyle oluşturan, Borsa İstanbul’da işlem gören ve bağımsız denetime tabii olan halka açık bir şirkettir. Kamuya ve genel bütçeye herhangi bir mali yük oluşturmamaktadır. Buna rağmen; THY’yi kamu bütçesiyle finanse ediliyormuş gibi gösteren ve birbiriyle ilgisiz kalemleri yan yana getirerek Türkiye’nin en güçlü uluslararası markalarından biri olan THY’yi hedef alan söylem ve paylaşımlar dezenformasyondur. Kamuoyunun bu tarz içerik, söylem ve paylaşımlara itibar etmemesi rica olunur" ifadelerine yer verildi.
12 Mart 2026 Perşembe - 22:38
Bakan Fidan, Belçikalı mevkidaşı ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bakan Fidan, Belçika Dışişleri Bakanı Prevot ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, bölgedeki savaş ele alındı. Görüşmede, arabuluculuk çalışmalarında gelinen nokta değerlendirildi.
12 Mart 2026 Perşembe - 22:14
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Birilerinin bölüp parçaladığı bu coğrafyayı derleyip toparlamak bizim milletimize düşer, Türkiye’ye düşer"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bölgedeki bölüp parçalama senaryolarına işaret ederek, "Bir asır boyunca bu senaryo bütün detaylarıyla uygulanmış ve ne yazık ki sonuç da alınmıştır. Şimdi bu oyunu bozuyoruz. Birilerinin bölüp parçaladığı bu coğrafyayı derleyip toparlamak bizim milletimize düşer, Türkiye’ye düşer" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen "Emekçilerle İftar Programı"na katıldı. Kurtulmuş, işçi ve memur sendikalarının temsilcileri ve işçilerle Türkiye demokrasisinin kalbi, milli iradenin tecelligahı TBMM’deki iftar sofrasında bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bu mübarek ramazan akşamında Allah oruçlarımızı, dualarımızı, niyazlarımızı, dileklerimizi kabul etsin. İnşallah sağlık afiyet içerisinde sevdiklerimizle beraber nice ramazanlara ulaşmayı hayırlısıyla her birimize nasip etsin" ifadesini kullandı. Ramazan ayının manevi ikliminin oluşturduğu güzelliklerin başta Türkiye olmak üzere bütün İslam dünyasına ve bütün insanlığa huzur, barış, esenlik getirmesini temenni eden Kurtulmuş, "Ümit ediyorum ki içinden geçmekte olduğumuz bu zor dönemin koşulları en kısa süre içerisinde değişir ve başta Türkiye olmak üzere bütün Müslüman ülkeler huzur ve selamete erer" diye konuştu. "Bu aziz millet sıradan bir millet değildir" Dünyanın zor bir dönemden geçtiğini, şimdiye kadar kabul edilen ne kadar kural varsa bunların hepsinin altüst olduğu ve kuralın yerine kuralsızlığın geçtiği bir sürecin yaşandığını ifade eden Kurtulmuş, gücü elinde bulunduranın güçsüz gördüğünü istediği gibi terbiye etmeye çalıştığı, orman kanunlarının geçerli olduğu bir döneme de girildiğine işaret etti. Kurtulmuş, "İçinde yaşadığımız dönemin şartları bizi çok daha uyanık olmaya mecbur bırakmaktadır. Çok daha güçlü olmak, olan biteni çok iyi anlamak ve kendi içimizde birliği, dirliği, beraberliği, kardeşliği tahkim etmek mecburiyetindeyiz. Başka şansımız yoktur. Çünkü Türkiye, diğer ülkeler gibi değildir. Bütün muhataplarının hem bölgesinde büyük bir güç olarak telakki ettiği hem de tarihten getirmiş olduğu mirasına her an sahip çıkabilecek bir güç ve potansiyele sahip olduğunu gördüğü oldukça önemli bir ülkedir. Böyle baktığınız zaman Türkiye, sıradan bir ülke, bu aziz millet de sıradan bir millet değildir" şeklinde konuştu. Türkiye’ye karşı dost düşman herkesin bakışlarının başka bir ülkeyi değerlendirdiklerinden çok daha farklı olduğunu belirten Kurtulmuş, "Düşmanlarımız, rakiplerimiz Türkiye’nin güçlü bir şekilde ayakta durmamasını isterler. Aynı şekilde dostlarımız ve bizden bir şekilde dostluk sözleri duymak isteyenler de Türkiye’nin daha güçlü olmasını, ayaklarını daha sağlam bir şekilde yere basmasını arzu ederler. Onun için bizler elimizdeki bütün imkanları seferber ederek her alanda barışı, iç huzuru, güvenliğimizi ve kardeşliğimizi tesis etmek mecburiyetindeyiz" dedi. "Türkiye’nin her köyünde, her mezrasında sadece kardeşlik türküleri söylenecek" TBMM’de oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun, Terörsüz Türkiye sürecinde ortaya koyduğu çalışmasının büyük bir demokratik başarı olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Komisyon’un nihai raporunun da Türkiye’nin geleceğiyle ilgili ümitvar olmak için fevkalade değerli bir çalışma olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki siyasi partiler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin muktedir olduğunu, en zor meseleleri bile çözebilecek bir demokratik olgunluğa sahip olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bunun yanında milletimizin büyük bir çoğunluğunun, Türkiye’deki bu çalışmaya yürekten destek verdiğini ve bir an evvel bu işin artık tamamıyla sonlandırılmasıyla ilgili dilek ve temennilerini ifade etmişlerdir. Ümit ediyorum ki böylesine zor bir süreçte inşallah Türkiye bu meseleyi de geride bırakacak ve artık bu ülkenin her yerinde, her köşesinde sadece kardeşliğin diliyle konuşulacak, Türkiye’nin her köyünde, her mezrasında sadece kardeşlik türküleri söylenecektir." Gelecek dönemde emekle ilgili konuşacak konuların en başında "emeğin değeri" konusunun geleceğini ifade eden Kurtulmuş, "Ülkelerin bir kısmının yeraltı zenginlikleri olabilir, bir kısmının yerüstü zenginlikleri olabilir, kiminin serveti olabilir, kiminin çok büyük zenginlikleri olabilir ama bütün insanların ortak olan tek varlığı emektir. Yani herkesin emeği vardır ve herkesin emeğinin değerinin korunması önemlidir. Zaten başından itibaren insanlık tarihi boyunca çalışma hayatıyla ilgili verilen mücadelenin de ana fikri bu terminoloji etrafında dönmek durumundadır. Emeğin değeri bilinmezse, emeğin kadri kıymeti bilinmezse o toplumda birliğin dirliğin olması, o toplumda paylaşmanın olması asla mümkün olmaz" ifadesini kullandı. "Emeğin değerinin bilinmesi, emeğin değerinin korunması en temel siyasal ödevlerimizden, toplumsal ödevlerimizden birisidir" Savaşlardan, çatışmalardan, enerji arzındaki sıkıntılardan, iklim değişikliklerinden bahsedildiği bir dönemde, belki de dünyanın en önemli sorununun gelir dağılımındaki adaletsizlik olduğunu söyleyen Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: "1970’lerden sonraki süreçte, yani yüksek teknolojilerin hızlı bir şekilde dünyada yayılmasıyla birlikte gelir dağılımındaki adaletsizlik dünyanın hemen her ülkesinde, her bölgesinde alabildiğince açılmıştır. Bu dünyanın en temel sorunlarından birisidir. Bunun için emeğin değerinin bilinmesi, emeğin değerinin korunması en temel siyasal ödevlerimizden, toplumsal ödevlerimizden birisidir. Dünyada adaletin sağlanabilmesinin en temel şartlarından birisi de gelir dağılımındaki adaletin temin edilmesidir. Gelir dağılımında adalet olmazsa, toplumsal sınıflar arasındaki gerilim başka hiçbir şey olmaksızın zaten artmaya müsait hale gelir. Orta sınıf çöker. Orta sınıf çöktüğü zaman toplumda zenginle fakir arasındaki uçurum ayrı çatışma konularını da gündeme getirir. Onun için diyoruz ki, gelir dağılımı adaletine odaklanan, bunun için emeğin değerini artırmayı temel felsefesi olarak kabul eden ve böylece adaletli bir ekonomik düzeni kurmak isteyen niyetler ve bu yöndeki çabalar fevkalade önemlidir ve dünya barışına büyük bir katkı sunar" Dünyada gelecek dönemde gelir dağılımıyla ilgili adaletsizliği artıracak gelişmelere de işaret eden Kurtulmuş, dijitalleşmenin artması, robotik alandaki gelişmeler ve yapay zekanın gelişmesiyle birlikte emek alanıyla ilgili yeni tartışmaların ortaya çıktığını söyledi. Kurtulmuş, sadece emek ve ekonomiyle ilgili değil, bu konudaki gelişmelerin hukuk alanında da ciddi tartışmaları beraberinde getireceğini vurguladı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye olarak gelişmeleri hem çok yakın takip etmek hem de bu gelişmelerle birlikte emeğin değerini korumak gibi bir vazifelerinin bulunduğunun altını çizdi. Emeği birinci derece ilgilendiren önemli gelişmelerden birisinin de bu döneme ilişkin "kırılganlıklar" olduğunu ifade eden Kurtulmuş, jeostratejik birtakım gerilimlerin ve kırılganlıkların dünyadaki ekonominin bildik gidişatını da derinden ve çarpıcı şekilde etkileyeceğine dikkati çekti. "Türkiye olarak daha sıkı kenetlenmek, daha ciddi bir şekilde birliği, dirliği, kardeşliği artırmak zorundayız" İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının üçüncü yılına girdiğini dile getiren Kurtulmuş, "Birileri Netanyahu’ya gaz veriyor, ikinci Davut’sun diyorlar. Yani ‘Sen yürü, Davut’un krallığını kuracaksın’ diye dini bir misyonla donatmaya çalışıyorlar. Netanyahu’dan olsa olsa ikinci Davut değil, ikinci Hitler çıkar, ikinci Führer çıkar, o istikamette ilerliyor. Gazze’deki en ağır bedeli çocuklar, kadınlar ve yaşlılar ödüyor. Şifa Hastanesi’nde öldürülenlerle bugün İran’da ilkokulda öldürülen çocukların acısı aynıdır ve bedeli yine hep dediğim gibi masum ve mazlum insanlar ödemektedir. Onun için bizim Türkiye olarak hem bölgemizdeki gelişmelerden hem de dünyadaki bu küresel türbülanstan etkilenmemek için daha sıkı kenetlenmek, daha ciddi bir şekilde birliği, dirliği, kardeşliği artırmak zorundayız" ifadesine yer verdi. Türkiye’de uzun yıllar bu milletin insanları sımsıkı sarılıp kucaklaşmasın diye oynanan oyunları hatırlatan Kurtulmuş, binlerce gencin hayatını kaybettiği 1980’lerdeki sağ-sol çatışmasının Türk halkının kendi iç kavgası olmadığını emperyalistlerin bu milletin üstüne tahmil ettiği bir çatışma olduğunu kaydetti. Bu ülkede çıkarılmak istenen Alevi-Sünni, Türk-Kürt çatışmasına prim verilmediğini, bundan sonra da verilmeyeceğini belirten Kurtulmuş, "Bu ülkede hiçbir vatandaşımızın hiçbir gerekçeyle bir diğerinden ayrıldığı senaryoya asla ve asla eyvallah etmeyeceğiz. Türk’ün, Arap’ın, Kürt’ün, Sünni’nin, Alevi’nin, Şii’nin hiçbirisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan hiçbir vatandaşımızın bir diğerinden farkı yoktur. Bütün bu farklılıklarımızı, etnik, mezhebi, kültürel, hayat tarzına ilişkin farklılıklarımızı ise sadece büyük zenginliğimizin bir parçası olarak kabul edeceğiz" dedi. "Bu oyunu bozuyoruz" Türkiye gibi bu kadar zengin kültürel bir mirasa sahip birkaç ülkenin bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, Anadolu’da taşınan her bir kültürel farklılığı, "pırlanta değerinde tarihsel miras" şeklinde niteledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye’nin gerçekleşmesiyle, bölgede terörün sona ermesi, halkların arasına sokulmaya çalışılan fitnenin ortadan kaldırılmasıyla birlikte bu coğrafyanın her yerinde insanların barış ve huzur içerisinde olacağını vurguladı. Bu topraklarda yaşayan Arap’ı, Kürt’ü, Türk’ü birbirinden ayırt edecek bir tek rasyonel sebep bulunmadığını vurgulayan Kurtulmuş, bunların bölgeyi bir asır evvel bölüp parçalayıp kendilerince kolay lokma haline getirmek isteyenlerin ortaya koyduğu senaryolar olduğunu anlattı. Kurtulmuş, "Üzülerek ifade ediyorum ki bir asır boyunca bu senaryo bütün detaylarıyla uygulanmış ve ne yazık ki sonuç da alınmıştır. Şimdi bu oyunu bozuyoruz. Allah’ın izniyle birilerinin bölüp parçaladığı bu coğrafyayı derleyip toparlamak bize düşer, bizim milletimize düşer, Türkiye’ye düşer" dedi. Bunun için gayretle mücadele ettiklerini kaydeden Kurtulmuş, "Her birimiz bulunduğumuz her noktada, her yerde bu kardeşlik türkülerini birlik ve beraberlikle ilgili konuları gündeme getireceğiz ve sonuç alacağız. Bir asır evvel yapmış oldukları o ayrılık senaryosunun üzerinden nasıl bu aziz millet hep bir araya gelerek, ’Ya Allah’ diyerek ayağa kalktı, bir büyük kurtuluş mücadelesi verdi, istiklalini kazandıysa biz de Allah’ın izniyle istikbalimizi garanti altına alarak yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. Kurtulmuş, İstiklal Marşı’nın kabul edilmesinin 105. yıl dönümünü iftiharla kutladıklarını da ifade ederek, "Mehmet Akif Bey, sadece İstiklal Marşı’mızın yazarı değil, o dönemdeki milletimizin tamamının sahip olduğu ruhu anlatabilen bir büyük insandır. O ruhu bugün de taşıyoruz, o ruhu bugün de yaşıyoruz. Mehmet Akif Bey, aynı zamanda Burdur Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin de fevkalade önemli, kahraman kurucularından birisidir. Kendisinin şahsında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütün kurucularını, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere saygıyla anıyorum ve Türkiye’nin bu ulusal kurtuluş mücadelesinde yaşadıklarımızın bizim için yarınımızın da teminatı olduğunun altını çizerek ifade ediyorum" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şu dua ile sonlandırdı: "Allah birliğimizi, dirliğimizi daim etsin, hanelerimize neşe, birlik ve beraberlik versin. Cenab-ı Allah bu milletimize kıyamete kadar beraber olmayı nasip etsin. Allah bizi sevsin, bizleri sevdirsin ve kendisini hakkıyla sevenlerden olmayı nasip etsin. Ahirimiz ve akıbetimiz hayır olsun, dinimiz ve dünyamız mamur olsun diyorum." TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, milletvekilleri ve işçilerle fotoğraf çektirdi.
12 Mart 2026 Perşembe - 22:06
BM Genel Sekreteri Guterres Ankara İl Göç İdaresi Müdürlüğünü ziyaret etti
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Ankara İl Göç İdaresi Müdürlüğünü ziyaret ederek gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli geri dönüş sürecine ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. "Atatürk Uluslararası Barış Ödülü" takdim törenine katılmak üzere Türkiye’de bulunan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Göç İdaresi Başkanlığı Ankara İl Göç İdaresi Müdürlüğünü ziyaret etti. Programda, Göç İdaresi Başkanlığı Başkanı Hüseyin Kök’ün yanı sıra Dışişleri Bakanlığı Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdürü Büyükelçi Esin Çakıl, Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı İlişkiler Genel Müdürü Büyükelçi Onur Özçeri, Birleşmiş Milletler (BM) Mukim Koordinatörü Babatunde A. Ahonsi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Türkiye Temsilcisi Angela Li Rosi, Göç İdaresi Başkanlığı yönetim kademisi yer aldı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ziyaret sırasında ülkesine gönüllü geri dönüş yapan Suriyelilerin işlemlerinin yapıldığı alanı gezdi. Guterres, Türkiye’nin göç yönetimi, geçici koruma kapsamında bulunan Suriyelilere ilişkin yürütülen çalışmalar, gönüllü geri dönüş uygulamaları hakkında bilgi aldı.
12 Mart 2026 Perşembe - 21:44
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ’İstiklal Marşı’ mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Milletimizin ortak değerlerinin, ortak geçmiş ve gelecek tasavvurunun en veciz nişanesi olan, milli mutabakat metnimiz olarak gördüğümüz İstiklal Marşımızın kabulünün 105’inci yıl dönümünde, bu nadide hediyeyi bizlere armağan eden büyük mütefekkir, münevver ve dava adamı Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle yad ediyorum. İstiklalimizin olduğu kadar istikbalimizin de tapu senedi olan İstiklal Marşımızı kabul eden Meclisimizin muhterem üyelerini de rahmetle ve minnetle anıyorum. Kurtuluş Savaşımız başta olmak üzere bin yıldır cennet vatanımızı mübarek kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimize, tüm gazilerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak, AK Parti Genel Başkanı olarak, hepsinden öte bu aziz ve asil milletin bir evladı olarak İstiklal Marşımıza da istiklalimize de son nefesimize kadar sahip çıkacağımızı, bunları korumak için gerektiğinde göğsümüzü siper edeceğimizi bugün bir kez daha ilan ediyorum" ifadelerini kullandı.
12 Mart 2026 Perşembe - 21:33
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türk milleti muazzam bir uyanışın ivmesiyle yeni yüzyılı kardeşliğin yüzyılı yapacak"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türk milleti muazzam bir uyanışın ivmesiyle yeni yüzyılı kardeşliğin yüzyılı yapacak, barış ve huzurla bu yüzyılın yapı taşlarını döşeyecektir" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve milletvekilleriyle İftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Bahçeli, "Ramazan’ın bolluk ve bereketini, mana ve muhabbetini ruhumuzun derinlerinde yaşıyoruz. Bölgesel sorunların, insani krizlerin, beşeri felaketlerin, tırmanan savaşların, kışkırtılan çatışmaların biteviye takviye edildiği hüsran verici bugünkü zaman diliminde, içinde bulunduğumuz mübarek ayın rahmet dolu atmosferinden ümidimizi hiç kesmedik. İsterdik ki, İslam âlemi huzur ve huşu içinde bir Ramazan geçirseydi. Dilerdik ki, silahların, bombaların, düşmanlıkların yerini barışçıl diyaloglar ile dostane ilişkiler alabilseydi. Olmadı, olamadı, maalesef Ramazan ayımız bölgemizde yaşanan savaş ve şiddet sahneleriyle perdelendi. Karamsar olmanın, kötümserliğe hapsolmanın, umutsuzluğa kapılmanın hem insani, hem de İslami anlamda caiz olmadığını biliyor ve inanıyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye sırtına binen ağırlıklarından hızla kurtulmaktadır" Türk milletinin barış ve huzurla bu yüzyılın yapı taşlarını döşeyeceğini belirten Bahçeli, "Yeni yüzyılın ikinci çeyreğinde, ‘Terörsüz Türkiye’yi inşa ve ihya edecek milli diriliş ruhu inanıyorum ki nice mucizelere imza atacaktır. Türkiye sırtına binen ağırlıklarından hızla kurtulmaktadır. Uyanan ve ayağa kalkan devin önünü kesecek, tarihi yürüyüşünü kesintiye uğratacak hiçbir muhasım veya mütecaviz odak yoktur ve olması da mümkün değildir. Türk milleti muazzam bir uyanışın ivmesiyle yeni yüzyılı kardeşliğin yüzyılı yapacak, barış ve huzurla bu yüzyılın yapı taşlarını döşeyecektir" şeklinde konuştu. "Anadolu coğrafyasında birliğimizi savunamazsak bu topraklarda asla tutunamayız" Terörsüz Türkiye hedefinin Türkiye Yüzyıl’ının iradesi olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ hedefi taviz değil, Türk ve Türkiye Yüzyılına yönelik kesif bir tahkimattır. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi teslimiyet değil, Türk ve Türkiye Yüzyılının muzaffer ve muteber iradesinin kesin bir teminidir. Şayet Anadolu coğrafyasında birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi yürekten savunamazsak; sudan sebeplerle, ucuz hesaplarla, basit ve bayağı heveslerle onun bunun tazyik ve telkinleriyle birbirimizden uzaklaşırsak, biliniz ki, yurt yaptığımız bu topraklarda asla tutunamayız. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi ortak tarih ve kültürümüzün şemsiyesi altında, kardeşlikle geçen asırların geleceğin ülkü ve heyecanlarıyla eklemlendiği kaynaşma ve kucaklaşma potasıdır" ifadelerini kullandı. "Ahlak kahramanımız Merhum Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle ve minnetle yad ediyorum" Milli varlığa ve müdafaaya yeminli olduklarını ifade eden Bahçeli, "Mücavir toprakların altüst oluşu karşısında, tıpkı Akif’in dediği gibi biz bastığımız mukaddes vatan toprakların geçmeden tanıyacağız, düşüneceğiz altındaki binlerce kefensiz yatanı. Çünkü şehit oğluyuz, incitmeyiz, yazıktır atamızı; Vermeyiz dünyaları alsak da bu cennet vatanı. İstiklalimizin manzum şaheserinin İlk Meclis’te kabul edilişinin 105’inci yıl dönümünde, ezelden beri hür yaşamanın şuuruyla, hiçbir korkuya, hiçbir korkuluğa takılmadan tam bağımsızlığımızı, milli varlığımızın tamamiyetini cesaretle, hamiyetle müdafaaya yeminliyiz. Bir kez daha ahlak kahramanımızı; edebi şanıyla, kalemi ve kelamıyla ufkumuzu meşale gibi aydınlatan Merhum Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle, minnetle, hürmetle yad ediyorum" dedi. "Allah’ın izniyle 2053’te Süper Güç Türkiye’ye mutlaka ulaşacağız" Tahrik ve tertiplere boyun eğmeyeceklerini belirten Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak ülkemizin hem bugününe hem de geleceğine ışık tutuyor, güvence oluyoruz. Bizim boş laflarla vakit kaybetmeye hakkımız yoktur. Bizim onun bunun tahrik ve tertiplerine boyun eğecek halimiz de yoktur. Yolumuza bakacağız, önümüze bakacağız, işimize bakacağız, mücadelemize bakacağız, Allah’ın izniyle 2053’te Süper Güç Türkiye’ye mutlaka ulaşacağız. Hedefi büyük, ama heyecanı küçük bir hareket değiliz" ifadelerini kullandı. "Milli ahlak, Milli ruhtur" Siyasetin kalbine giden damarların açık olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Toplum hayatını, ekonominin kurallarını, sosyal ilişkileri ve insan ihtiyaçlarını başkalarına zarar vermeden düzenlemek bir arada yaşamaya ve ahlaki gelişmeye büyük bir destek sağlayacaktır. Bu da aileden başlayarak, sivil toplum kuruluşlarına ve siyasi partilere kadar gözetilmesi gereken başlıca konulardan birisidir. Siyasetin kalbine giden damarların açık olması ve görevini tam yapması evvela birlikte yaşamanın vazgeçilmezliğine duyulan bağlılıkla mümkün olacaktır. Akif’in sözleriyle ifade edecek olursak; ‘Milli ahlak, Milli ruhtur’. En büyük güvencemiz de milli ruhun sağlam oluşudur. Milli ve manevi değeri olmayan, kökünden kopan, öz değerlerine yabancılaşan toplumların tarihten silinmesi kaçınılmazdır" diye konuştu. "Hiçbir tehdide eyvallah demeyiz, diyemeyiz" Türkiye’nin, Siyonist algı ve istihbarat oyunlarının tuzağına kapılacak yeni yetme bir devlet olmadığının altını çizen Bahçeli şöyle konuştu: "ABD ile İsrail’in İran karşısında teklemeye başladığı, iç kamuoylarında ise çözülmelerin hız kazandığı anlaşılmaktadır. Savaşın bölgesel mahiyet kazanması, etnik ve mezhebi bir hüviyete bürünmesi hususunda kahredici bir provokasyon devrededir. Hatta Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek, İran’la Körfez ülkelerini çatıştırmak, bu suretle savaşın akışını değiştirmek amacıyla karanlık planların yapıldığı da esasen sır değildir. Stratejik bilgi çift katmanlıdır. Bir yandan dış çevreyi anlamayı, diğer yandan da sahip olunan kapasiteyi doğru tartmayı gerektirmektedir. Türkiye gelişmeleri doğru anlarken, kendi kapasitesini bilmekte, stratejik dengeleme ve doğrulamayı yapmaktadır. Hiçbir tehdite eyvallah demeyiz, diyemeyiz. Bununla birlikte Siyonist-emperyalist menşeli derin çukura düşecek, algı ve istihbarat oyunlarının tuzağına kapılacak yeni yetme bir devlet de hiç değiliz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder