Yerel Haberler
Ankara
Bakan Bayraktar: "Özel; kusura bakmayın ama bu konuda bildiğiniz hiçbir şey yok" 29 Nisan 2026 Çarşamba - 18:28:12 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "‘Bildiğimiz bir şey var kardeşim’ diyorsunuz ya Özgür Özel; kusura bakmayın ama bu konuda bildiğiniz hiçbir şey yok. Çünkü bugün yine madencilik hukukunu, ruhsat süreçlerini, izin mekanizmalarını ve devletin denetim sorumluluğunu birbirine karıştırarak açık bir karalamaya imza attınız" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "‘Bildiğimiz bir şey var kardeşim’ diyorsunuz ya Özgür Özel; kusura bakmayın ama bu konuda bildiğiniz hiçbir şey yok. Çünkü bugün yine madencilik hukukunu, ruhsat süreçlerini, izin mekanizmalarını ve devletin denetim sorumluluğunu birbirine karıştırarak açık bir karalamaya imza attınız. Dün maden ruhsat sayılarını resmi kaynaklarla açıkça bildirmemize rağmen göz göre göre verileri çarpıtmaya devam ediyorsunuz. Bugün yürürlükte olan ruhsat sayılarını bile isteye abartarak ’kara düzen’ diye pazarlamaya çalıştığınız tablo, sizin uhdenizdeki belediyelerinizin aynadaki yansımasıdır. Asıl ‘kara düzen’ sizin yanınızda, yörenizde, etrafınızda şekillenmektedir. Berat Albayrak dönemi üzerinden kurmaya çalıştığınız ucuz siyasi kurgu ise ayrı bir hazımsızlığın ürünüdür" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin dışa bağımlılığı azaltma iradesinden rahatsızlık duyuyorsunuz" Türkiye’nin enerji ve madencilik alanında yerlileşme, kaynaklarını ekonomiye kazandırma ve dışa bağımlılığı azaltma iradesinden rahatsızlık duyulduğunu ifade eden Bayraktar, "Devletimizin yatırımcıya sağladığı imkanları suistimal eden, işçimizin emeğini ve hakkını hiçe sayan, madencilerimizi mağdur eden hiçbir anlayışa müsamaha göstermeyeceğimizi tekraren ifade ediyoruz. Ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olarak; madencilerimizin hakkını, alın terini ve çalışma güvenliğini korumak için bütün denetim ve yaptırım mekanizmalarını kararlılıkla işletmeye devam ediyoruz. Biz ülkemizin kaynaklarını da işçimizin hakkını da kimsenin hoyratlığına, ihmalkarlığına veya siyasi istismarına bugüne kadar bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız" dedi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 17:28 İran lideri Humeyni’nin Türkiye’deki ilk günleri MİT raporlarında İranlı siyasetçi ve Şii din adamı Ruhullah Humeyni’nin 1964-1965 yılları arasında Türkiye’deki ikametine ilişkin Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) arşivlerine yansıyan bir yazışma ortaya çıktı. MİT, resmi internet sitesinde, "Özel Koleksiyon" sekmesi başlığı altında yer alan "Belgeler" kısmında yayımlanan istihbarat raporlarına, Ruhullah Humeyni’nin Türkiye’deki ikametine ilişkin bir belgeyi ekledi. MİT’in o dönemki yapılanması olan Millî Emniyet Hizmeti Riyaseti tarafından hazırlanan ve Reis Ziya Selişık imzasını taşıyan 11 Kasım 1964 tarihli yazının, İstanbul Merkez Şefliği’ne "çok gizli" notuyla gönderildiği raporda yer aldı. Belgede ayrıca, İranlı "misafirin" Türkiye’ye geldiği ve Bursa’da ikametinin kararlaştırıldığı belirtilerek, kalacağı evin ve kendisiyle ilgili diğer düzenlemelerin Bursa Yuva Amirliği tarafından bizzat yapılacağı ifade edildi. Söz konusu yazışmada şu ifadeler yer aldı: "İranlı misafir Türkiye’ye gelmiş ve Bursa’da ikameti kararlaştırılmıştır. Misafirin kalacağı evin ve misafirle ilgili diğer işler Bursa Yuva Âmirliğince bizzat tanzim edilecektir. Gerekli talimat yazılı ve şifahi olarak Bursa Yuva Âmirliğine gönderilmiştir. Misafirle ilgili şifre ve diğer muhaberatta (BELLİ) takma adı kullanılacaktır. Bilgilerini rica ederim."
TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Tüm çiftçilerimizin 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum"
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:00 TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Tüm çiftçilerimizin 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Tüm çiftçilerimizin ve sektör paydaşlarımızın 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum" dedi. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Dünya Meteoroloji Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Tarımsal üretimin doğaya bağımlı bir şekilde yapıldığını vurgulayan Bayraktar, "Bu nedenle her türlü aşırı doğa olayından etkileniyor. Yağışların aşırı olması sel afetine, az olması ise kuraklığa sebebiyet verebiliyor. Bu yüzden tarım doğada denge istiyor. Maalesef geçtiğimiz 2025 yılında bin 11 aşırı doğa olayı yaşandı ve ülkemizin doğal afetlerden had safhada etkilendiği bir yıl oldu. Şubat ve nisan aylarında meydana gelen zirai donlar meyveler üzerinde, tarımsal kuraklık ise tahıl ve baklagil üzerinde verim kayıplarına yol açtı. 2026 yılına da hızlı başladık. Yılın ilk 2 ayında Hatay’dan Çanakkale’ye kadar kıyı şeridindeki illerimizde aşırı yağışlardan, sel, hortum, su baskınından etkilenmeyen tek bir şehir kalmadı. Yaptığım ziyaretlerde bu afetlerin tarımsal üretim üzerindeki etkisini bizzat gördüm" ifadelerini kullandı. "Erken tahminlerin yapılması, yarın için afetlerden az hasarla kurtulmak anlamına geliyor" Her yıl farklı bir tema ile kutlanan Dünya Meteoroloji Günü’nün temasının bu yıl Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından ‘Bugünü gözlemlemek, yarını korumak’ olarak belirlendiğini dile getiren Bayraktar, "Çünkü tarım sektörü için meteoroloji yalnızca hava tahmininden ibaret değildir. Bugünün gözlenmesi ve erken tahminlerin yapılması, yarın için afetlerden az hasarla kurtulmak anlamına geliyor. Yıllar itibarıyla afetlerin sayısının ve şiddetinin arttığı hesaba katıldığında bugünün gözlenmesi gelecekte ölümlerin, ürün ve hayvan kayıplarının azaltılması demektir. Bu konuda birliğimizin de Türk tarımına katkıları büyüktür. 2018 yılında Meteoroloji Genel Müdürlüğü’yle yaptığımız protokol çerçevesinde Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan erken tahmin ve uyarılar anında Ziraat Odalarımıza, oradan da çiftçilerimize SMS olarak gidiyor. Bu sayede afetlerin olumsuz etkilerinden kurtulabilmek için alınabilecek önlemler zamanında alınabiliyor" diye konuştu. "Tüm çiftçilerimizin, 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum" Türk çiftçisinin son yıllarda artan doğal afetlerden en çok zarar gören kesim olduğunu ifade eden Bayraktar, "Hem yaşanabilecek aşırı hava olaylarının uyarılarının yapılması hem de çiftçilerimizin ekim, gübre ve ilaç gibi tarımsal uygulamalarının takvimini ayarlayabilmesi açısından meteorolojinin önemi büyüktür. Bu vesileyle tüm çiftçilerimizin ve sektör paydaşlarımızın 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum" şeklinde konuştu.
Anka Çocuk Destek Programı’ndan 18 bin 860 çocuk yararlandı
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:11 Anka Çocuk Destek Programı’ndan 18 bin 860 çocuk yararlandı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların travmalarını azaltma ve toplumsal uyumlarını güçlendirmek amacıyla yürütülen Anka Çocuk Destek Programı’ndan 2014 yılından bugüne kadar yaklaşık 18 bin 860 çocuğun yararlandığını bildirdi. Bakan Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, 2014 yılından itibaren sürdürülen Anka Çocuk Destek Programı’nın ülke genelindeki 59 İhtisaslaşmış Çocuk Evleri Sitelerindeki çocuklar için uygulandığını belirtti. Programla çocukların geçmişte yaşadıkları olumsuz deneyimlerden kaynaklanan örselenme veya davranış bozukluklarının azaltıldığını kaydeden Göktaş, böylece çocukların aileleri ve sosyal çevreleriyle uyum sağlamalarının kolaylaştırıldığını aktardı. Çocukların bireysel farklılıkları ve ihtiyaçları dikkate alınarak kişilik gelişimlerinin desteklenmesi, travmalarının ortadan kaldırılması ve olumlu tutum ile davranış geliştirmelerine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirten Göktaş, "Bu kapsamda çocukların travmalarını azaltma ve toplumsal uyumlarını güçlendirmek amacıyla yürüttüğümüz Anka Çocuk Destek Programı’ndan bugüne kadar yaklaşık 18 bin 860 çocuğumuz yararlandı" ifadelerini kullandı. Çocukların ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla Bireysel İhtiyaç ve Risk Değerlendirme Formu’nun (BİRDEF) uygulandığını kaydeden Göktaş, programda bireysel danışmanlık, grup çalışmaları ve aileyle iş birliği süreçlerinin yer aldığını vurguladı. "Çocuğun ihtiyaçları ve risk alanları ortaya çıkarılıyor" Bu aşamalarda çocuğun bireysel gelişiminin yanı sıra aile ilişkileri ve sosyal çevreyle uyumunun desteklenmesinin amaçlandığını belirten Göktaş, "Rehabilitasyon sürecine tabi tutulan her çocuğa konuyla ilgili özel eğitimden geçmiş bir danışman atanıyor. Danışman tarafından çocuğun eğitim geçmişi, sağlık durumu, aile ilişkileri, sosyal çevresi ile muhtemel istismar, bağımlılık ya da suça sürüklenme öyküsü gibi kritik bilgiler değerlendiriliyor; çocuğun ihtiyaçları ve risk alanları ortaya çıkarılıyor" açıklamasını yaptı. Elde edilen veriler doğrultusunda bireysel danışmanlık, grup çalışmaları ve aile destek programının oluşturulduğunun altını çizen Göktaş, şunları kaydetti: "Aile ile iletişimde bir engel yoksa aile de sürece dahil ediliyor. Böylece sürece yalnızca çocuğun değil, ailenin de aktif katılımı sağlanıyor. Diğer yandan çocuklara rehabilitasyon sürecinde sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ile meslek edindirme kursları veriliyor. Çocukların özellikleri, ilgileri, yetenekleri ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak planlanan kurslarda, gelişim düzeylerine göre günlük yaşam becerileri kazandırmaya yönelik faaliyetler gerçekleştiriliyor. Değerlendirme sonucunda ortaya çıkan ihtiyaç ve risklere göre çocuğa ve ailesine gerekli destek sağlanıyor. Anka Çocuk Destek Programını, son yıllarda yürütülen kapsamlı çalışmalarla güçlendirilerek yeniden yapılandırdık. Programın etki analizi sonuçları doğrultusunda, başlangıçta yalnızca İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitelerinde uygulanan modelin kapsamını genişleterek, programın tüm çocuk bakım kuruluşlarında uygulanmasına yönelik önemli dönüşüm gerçekleştirdik. Böylece koruma ve bakım altındaki çocuklara sunulan psikososyal destek hizmetleri, bilimsel temelli bir yaklaşımla standartlaştırılarak tek bir sistem altında bütüncül biçimde yürütülmeye başlandı."