Yerel Haberler
Ankara
28 Nisan 2026 Salı - 16:59 Bakan Fidan, Avusturya’yı ziyaret edecek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29-30 Nisan tarihleri arasında Avusturya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29-30 Nisan tarihleri arasında Avusturya’ya gerçekleştireceği ziyarette Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Beate Meinl-Reisinger ile görüşecek. Bakan Fidan’ın ziyaret kapsamında, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker tarafından kabul edilmesi, Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu’yla bir görüşme gerçekleştirmesi, Viyana Diplomasi Akademisi’nde düzenlenecek konferansta hitapta bulunması ve Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelmesi öngörülüyor. Fidan’ın ziyaret kapsamında Avusturyalı yetkililerle gerçekleştireceği görüşmelerde; Türkiye ile Avusturya arasındaki ikili ilişkileri siyasi, ekonomik, ticari, askeri, kültürel ve beşeri boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alması ve mevcut iş birliği alanlarının daha da derinleştirilmesine yönelik imkanları değerlendirmesi öğrenilirken, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin çeşitlendirilmesi, ticaret hacminin artırılması ile karşılıklı yatırımların teşvik edilmesine yönelik mevcut potansiyele ve fırsatlara dikkat çekmesi ve Avusturya’yla enerji, dijitalleşme, bağlantısallık ve savunma sanayii başta olmak üzere, stratejik nitelik taşıyan alanlarda iş birliği potansiyelinin altını çizmesi ve bunu geliştirmeye yönelik imkanları kapsamlı şekilde ele alması planlanıyor. Türkiye’nin, Avusturya’daki Türk toplumunun huzur, refah ve toplumsal uyumuna verdiği önemi vurgulaması ve bu bağlamda Türk toplumunun hak ve menfaatlerinin korunmasının öncelikli bir husus olduğunun altını çizmesi beklenen Fidan’ın, öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan vizyon doğrultusunda, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik perspektifini koruduğunu ifade etmesi, Türkiye-AB ilişkilerine stratejik bir vizyonla yaklaşılması, ilişkilerin dar siyasi hesaplara alet edilmemesinin tüm tarafların çıkarına olduğunu vurgulaması ve Türkiye-AB ilişkilerindeki mevcut tıkanıklıkların aşılması için daha kapsamlı ve kurumsal bir iş birliği yaklaşımına ihtiyaç olduğunu dile bekleniyor. Ayrıca Bakan Fidan’ın, Türkiye’nin, Rusya-Ukrayna savaşında tarafların tekrar müzakere masasına oturmasına ve savaşın adil ve sürdürülebilir bir barışla sona erdirilmesine yönelik çabaları desteklemeyi sürdüreceğini belirtmesi, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savaşın kalıcı şekilde sona erdirilmesi amacıyla ortaya konulan çabalara Türkiye’nin destek vermeyi sürdüreceğini ifade etmesinin yanı sıra Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin bir an önce sağlanması ve anılan Boğaz’da savaş öncesi statükoya dönülmesine yönelik küresel ihtiyacın altını çizmesi hedefleniyor. Öte yandan, İsrail’in Gazze’de ateşkes ihlallerini ve barış planını akamete uğratmaya yönelik adımlarını sürdürdüğüne dikkat çekeceğini vurgulayan Fidan’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin Batı Şeria’da yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik ettiğine ve işgalini sistematik biçimde genişlettiğine işaret etmesi, İsrail’in işgal ve yıkım politikalarının tüm bölgede barış ve istikrarı tehdit ettiğini vurgulaması öngörülüyor. Türkiye-Avusturya ilişkileri Türkiye ve Avusturya arasındaki çok yönlü ve tarihi ilişkiler olumlu mecrada ilerliyor. İki ülkenin üst düzeyli yetkilileri arasında özellikle uluslararası konferanslar ve toplantılar marjında son dönemde görüşmeler gerçekleşti. Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Meinl-Reisinger son olarak 17 Nisan tarihinde düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’na katılmış ve Bakan Fidan’la bir araya gelmişti. Avusturya’yla ikili ticaret hacmi 2025 yılında 4,3 milyar doları aştı ve bunun kısa vadede 5 milyar dolara ulaşması hedefleniyor. Avusturya’nın Türkiye’ye doğrudan yatırımları 2005-2025 döneminde 11,2 milyar doları aşarken, aynı dönemde Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımları 887 milyon dolar olarak gerçekleşti. İki ülkenin ortak zenginliği olarak görülen, Avusturya’da yaşayan yaklaşık 350 bin nüfuslu Türk toplumu, Türkiye- Avusturya ilişkilerinde önemli bir beşeri bağ oluşturuyor. 2025 yılında Türkiye’yi ziyaret eden Avusturyalı turist sayısı 563 bini aştı. İkili ilişkileri ilgilendiren konuların yanı sıra, Avrupa güvenliği dahil güncel bölgesel ve küresel meseleler bağlamında da iki ülke arasında yakın eşgüdüm ve iş birliği bulunuyor.
28 Nisan 2026 Salı - 16:45 AYM Başkanı Özkaya: "Mahkememiz tarafından başvuruları karşılama oranı yaklaşık yüzde 111 olarak gerçekleşmiştir" Anayasa Mahkemesi’nin 64. Kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende konuşan Başkan Kadir Özkaya, "2025 yılı, başvuru yoğunluğunun devam ettiği bir yıl olmuştur, bu kapsamda mahkememiz tarafından sonuçlandırılan başvuru sayısı 71 bin 175’e ulaşmıştır. Başvuruları karşılama oranı yaklaşık yüzde 111 olarak gerçekleşmiştir. Böylece, aynı yıl içerisinde yapılan başvurulardan daha fazlası sonuçlandırılmış ve derdest dosya sayısında azalma sağlanmıştır" dedi. Anayasa Mahkemesinin 64. kuruluş yıldönümü ve Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilen Şaban Kazdal için and içme töreni düzenlendi. Yüce Divan Salonu’nda düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse ile yüksek yargı organlarının üyeleri katıldı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, törende yaptığı konuşmada yeni seçilen üye Şaban Kazdal’ı tebrik ederek kendisine görevinde başarılar diledi. "Mahkememize göre adalet, hakkı esas alarak hareket etmektir" Başkan Özkaya hukukun üstünlüğü bağlamında Anayasa Mahkemesi’nin bağlı olduğu değerlerin başında hiç kuşkusuz adalet geldiğini söyleyerek, "Mahkememize göre adalet, her bir şeyi yerli yerine koymak, hakkı esas alarak hareket etmektir, hakkaniyete uygun hüküm kurmaktır. Hem ahlaki hem de hukuki bir kavramdır. Zıddı zulümdür, zorbalıktır, haddi aşmaktır. Bazen hak edene hakkını vermek bazen de hak etmeyene hak etmediğini vermemektir. Hukuk önünde eşit olmaktır. Hiç kimseye soyundan, inancından, makamından ya da başka herhangi bir sebepten dolayı ayrıcalık göstermemek; ayrımcılık yapmamaktır. Devletin varlığının ve meşruiyetinin ölçüsüdür. Kainatı ayakta tutandır. Köklü düşünce geleneğimizde adalet, bireysel ilişkilerden devlet düzenine kadar uzanan geniş bir alanda temel ölçü olarak kabul edilmiştir. Adalet, kadimden beri gerek ilahi kaynaklarda gerek beşeri sistemlerde yüceltilen bir gaye olmuştur" diye konuştu. Başkan Özkaya konuşmasına şöyle devam etti: "Yargısal diyaloğu daha yaygın ve daha etkin hale getirmek için hakim ve savcılarımızla bölge toplantıları gerçekleştiriyoruz. Bu toplantılarda, bireysel başvurularda verilen ihlal kararlarının hem başvurucular açısından hem de objektif etkileri bakımından sonuçlarını değerlendiriyor, adaletin en süratli şekilde tecellisi için çözüm yolları arıyoruz. Üniversiteler ve akademik dünya ile sürekli iletişim hâlinde olan mahkememiz, hukuk ve yargı alanındaki bilimsel etkinliklerde aktif bir rol üstlenmektedir. Anayasa yargısı alanına ilgi duyan ve bu alanda tecrübe kazanmak isteyen hâkim ve savcı yardımcıları, avukat stajyerleri ile hukuk fakültesi öğrencilerine Mahkememizde staj imkânı sunuyoruz. Yürüttüğümüz tüm bu çalışmalar aracılığıyla, bir Yüksek Mahkeme olarak yalnızca bugünün kararlarını vermediğimizi, yarınların adaletini tesis edecek genç hukukçulara 64 yıllık birikimimizi güçlü bir bilinçle aktarma gayretinde olduğumuzu ifade etmek isterim." "Sonuçlandırılan başvuru sayısı 71 bin 175’e ulaşmıştır" AYM’nin görev ve yetkisine giren tüm alanlarda icra ettiği çalışmaların sonuçlarını paylaşan Özkaya, "Bireysel başvuru sisteminin kabul edildiği tarihten itibaren geçen süreçte Anayasa Mahkemesine yapılan toplam başvuru sayısı 700 bini geçmiştir. Geride kalan 14 yıl boyunca bu başvuruların büyük bir kısmı karara bağlanarak önemli bir içtihat birikimi oluşturulmuştur. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru mekanizmasındaki etkin rolü, insan haklarının korunması ve ihlallerin önlenmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Ancak bu süreçte karşılaşılan en önemli zorluklardan biri, her yıl artan başvuru sayısının oluşturduğu yoğunluktur. Nitekim 2025 yılı, başvuru yoğunluğunun devam ettiği bir yıl olmuştur, bu kapsamda mahkememiz tarafından sonuçlandırılan başvuru sayısı 71 bin 175’e ulaşmıştır. Başvuruları karşılama oranı yaklaşık yüzde 111 olarak gerçekleşmiştir. Böylece, aynı yıl içerisinde yapılan başvurulardan daha fazlası sonuçlandırılmış ve derdest dosya sayısında azalma sağlanmıştır. Norm denetimi alanında ise 51 iptal davası ve 226 itiraz başvurusu olmak üzere toplam 277 başvuru yapılmış, önceki yıldan devredenlerle birlikte 43’ü iptal davası, 235’i itiraz başvurusu olmak üzere toplam 278 dava karara bağlanmıştır. Bu alanda da başvuruları karşılama oranı yüzde 100’ün üzerinde gerçekleşmiştir" diye konuştu. "Mahkememiz, siyasi parti kapatma davalarına ilişkin inceleme süreçlerinde de önemli bir hızlanma sağlanmıştır" Özkaya, 2025 yılı içerisinde siyasi parti mali denetimine ilişkin 128 başvuru yapıldığını, önceki yıldan devreden dosyalarla birlikte toplam 164 dosyanın karara bağlandığını ifade ederek, "Mahkememiz, Yüce Divan sıfatıyla yürüttüğü yargılamalarda biri hariç tüm davaları karara bağlamıştır. Bunun yanı sıra siyasi parti kapatma davalarına ilişkin inceleme süreçlerinde de önemli bir hızlanma sağlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin karşı karşıya olduğu yoğun iş yükü, bir yönüyle bireysel başvuru mekanizmasına duyulan güvenin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Ancak bu durum, aynı zamanda Mahkemenin mevcut kapasitesini zorlayan yapısal ve pratik sorunları da beraberinde getirmektedir. Mahkememiz, artan iş yüküne rağmen başvuruların etkin ve makul sürede sonuçlandırılabilmesi amacıyla çeşitli tedbirler almaya devam etmektedir" dedi. Tören, yeni seçilen üye Şaban Kazdal’ın yemin etmesinin ardından noktalandı.
TBMM Başkanvekili Adan: "Küresel güçler; Gazze’ye, Lübnan’a, İran’a saldırarak sivilleri katletmektedir"
24 Mart 2026 Salı - 17:36 TBMM Başkanvekili Adan: "Küresel güçler; Gazze’ye, Lübnan’a, İran’a saldırarak sivilleri katletmektedir" TBMM Başkanvekili Celal Adan, "Küresel güçler; Gazze’ye, Lübnan’a, İran’a saldırarak sivilleri katletmektedir. İsrail ve İran hattındaki gerilim, bölgemizi karanlığa sürüklemektedir. İşte tam bu noktada, Türkiye bir sulh ve selamet adası gibi ateş çemberinin tam ortasında durmaktadır" dedi. Adan, TBMM Genel Kurulu’nda konuştu. Adan, Ramazan ayını tamamladıktan sonra bayramı idrak ettiklerini belirterek, "Şimdi de bayram sonrası, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk genel kurulunu açıyoruz. Fakat bu yıl hem Ramazan-ı Şerif hem de mübarek Ramazan Bayramı; bütün inananlar açısından buruk ve kederli geçmiştir. Yüreğimizde bir bayram sevinci değil; coğrafyamızı sarsan acılar vardır. Soykırımcıların ve işgalcilerin döktüğü kanlar, vicdanımızı yakmaktadır. Şehirler alevler içinde, insanlık sükût hâlindedir" ifadelerini kullandı. Adan, medeniyet havzasının ateşi hattında olduğunu kaydederek, "Küresel güçler; Gazze’ye, Lübnan’a, İran’a saldırarak sivilleri katletmektedir. İsrail ve İran hattındaki gerilim, bölgemizi karanlığa sürüklemektedir. İşte tam bu noktada; Türkiye bir sulh ve selamet adası gibi ateş çemberinin tam ortasında durmaktadır. İnsanoğlu; tarihin keskin dönemeçlerinden birini atlatmaktadır. Bu karanlık günlerde tek vazifemiz vardır: Türkiye’nin istikrar, istiklal ve istikbal mücadelesine omuz vermek memleketin huzuruna halel getirmemek, her birimizin ortak mesuliyetidir. Bütün dünyada barış güvercinleri kanla boğulurken, sergilediğimiz dirayetli duruş hayatidir. Gündelik siyasi hesapları, kısır çekişmeleri bir kenara bırakmak mecburiyetimiz vardır. Büyük Türk milletinin meclisine yakışan tavır, budur. Bu çatı, sıradan bir yapıdan daha fazlasını korumaktadır. Bu meclis; milletimizin hürriyet meşalesi, devletimizin kurucu iradesidir. Bu meclis, İstiklal Harbi boyunca Türk milletinin hem namusu hem de namlusu olmuştur. O ateş ve kan çağında Burdur Milletvekili olarak meclisimizde yer alan İstiklâl Şairi Mehmet Akif’in mısraları; Gazi Meclis’in ruh köküne işaret etmektedir: ’Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. / Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.’ Kurtuluş Savaşı’nda işgalcilere göğüs geren, 15 Temmuz’da tanklara kafa tutan Meclis; bugün de milleti ve devleti müdafaa etmek azmindedir. Bu çatı altında görev alan herkesin; Gazi Meclis çalışmalarına bu hassasiyetle yaklaşacağına inancım tamdır" dedi.
Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu toplandı
24 Mart 2026 Salı - 17:24 Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu toplandı Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu toplandı. Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu çalışmalarına İstanbul Medipol Üniversitesi Prof. Dr. Mahmut Koca ve Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekili Pınar Akdoğan’ı dinledi. Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu Başkanvekili Mustafa Köse, komisyon çalışmalarında iki temel ihtiyacın belirgin hale geldiğini gördüklerini belirterek, "Birincisi sahadan gelen gerçek veriye ve uygulama tecrübesine dayalı tespitler, ikincisi bu tespitleri hukuki ve kurumsal reform önerilerine dönüştürme ihtiyacımız. Komisyonumuz açışımdan saha deneyimiyle akademik, hukuki perspektifin birlikte ele alınması, hazırlamakta olduğumuz raporun hem gerçekçi hem de uygulanabilir olması açısından çok önemlidir. Bizler bu çalışmayı yürütürken yalnızca suça sürüklenen çocuk perspektifiyle değil, aynı zamanda mağdurun haklarını toplum güvenliğini, çocukların yeniden topluma kazandırılmasını gözeten dengeli bir yaklaşımı esas almaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Koca, çocuk ceza adalet sisteminin çocuğun korunması, çocuk yargılama yöntemi, yaptırım sistemi, infaz sistemi, devlet organların takibinin yapıldığını söyleyerek, "Normların uygulamada nasıl sonuç verdiğinin ölçülmesi gerekiyor. Çocuk Koruma Kanunu suça sürüklenen çocuklarla ilgili birçok koruyucu ve destekleyici tedbirler öngörüyoruz" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran’dan Özel’e tepki
24 Mart 2026 Salı - 17:22 Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran’dan Özel’e tepki Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik mesnetsiz ithamları, dikkat çekmeye ve gündem saptırmaya dayalı bir üslubun tezahürüdür" dedi. İletişim Başkanı Duran, CHP lideri Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine ilişkin açıklama yaptı. Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik mesnetsiz ithamları, siyasetin yapıcı ve rasyonel zemininden uzaklaşarak, dikkat çekmeye ve gündem saptırmaya dayalı bir üslubun tezahürüdür. Bu yaklaşım, demokratik rekabeti güçlendirmek yerine toplumsal gerilimi beslemektedir. Demokratik siyaset; sorumluluk, ölçü ve nezaket gerektirir. Kutuplaştırıcı ve itham edici dilin, kamuoyunun sağduyusuyla bağdaşmadığı açıktır. Siyasi aktörlerin, eleştiri haklarını kullanırken itidal ve ciddiyet çizgisini korumaları esastır. Hiç kimse, devletin üst kademelerinde görev yapanlara yönelik mesnetsiz ve yakışıksız ifadeler üzerinden siyaset üretme hakkına sahip değildir. Hukuk devleti ilkesi tartışmasızdır; iddiaların yeri yargı mercileridir. Siyasi tartışmalar, sokak diliyle değil, hukuk ve demokrasi zemininde yürütülmelidir. Daha önce de vurguladığımız üzere; Sayın Cumhurbaşkanımızın önceliği, ülkemizin istikrarı, milletimizin refahı ve toplumsal birliğimizin tahkimidir. Bu doğrultuda atılan adımlar, Türkiye’nin güçlenmesine ve ortak geleceğimizin inşasına hizmet etmektedir" ifadelerine yer verdi.
CHP grup toplantısı
24 Mart 2026 Salı - 17:02 CHP grup toplantısı CHP genel Başkanı Özgür Özel, "Erdoğan bir imzasıyla KDV’yi yüzde bire indirebilir. Eğer KDV’yi yüzde bire indirirse bugünkü pompa fiyatları yüzde 20 ucuzlayacak hem de ÖTV’den daha esnek bir müdahale alanında akaryakıt fiyatlarını yüzde 15-20 altında tutabileceğiz" dedi. Özel, partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, CHP’ye katılan Emine Ülker Tarhan’a rozetini taktı. Özel, dünden beri ham petrole zam doğrudan pompa fiyatlarına yansıdığını söyleyerek, "Erdoğan bir imzasıyla KDV’yi yüzde bire indirebilir. Eğer KDV’yi yüzde bire indirirse bugünkü pompa fiyatları yüzde 20 ucuzlayacak hem de ÖTV’den daha esnek bir müdahale alanında akaryakıt fiyatlarını yüzde 15-20 altında tutabileceğiz. ÖTV’den ve KDV’den vazgeçmek vergi kaybı yaratacak ama o mazotla taşınan domatesten salatalığa, ayakkabıdan hırkaya; taşınan tüm mallara bir zam gelmesinden ve tüm sektörlerin ve esnafların yapacağı fiyat ayarlamalarından bizi koruyacak. Hürmüz Boğazı sorunu çözüldüğünde normal şartlardaki vergi gelirlerine geri dönülür ama hiç olmazsa enflasyon baskısından kurtulunur. Bütün dünya pandemide doğrusunu yaptı. Elimizdeki para azalmadan bir şeye çevirelim; altı olan yedi faiz, 8 olan 9 faiz verdi. Enflasyonu çevirdiler. Bunu bütün dünyada yapmayan bir ülke vardı. Nas diyordu, faiz haram diyordu, ekonomistim diyordu. Öyle bir noktaya geldi ki Türkiye’de enflasyon gerçekte yüzde 120’leri, 150’leri buldu. Halen daha uğraşıyoruz. Şu anda yüzde 30’larda. Bütün dünya giderken Mersin’e, bizi tersine götüren" dedi. Özel, yargıya güvenin yüzde 18’e düştüğünü belirterek, "Adalet Bakanlığı’nın başındaki bakanlar hangi partiden olursa olsun... Millete karşı sorumludur. Temas noktası Adalet Bakanlığı’dır. Millete sorumluluğu olan; milletten ve Allah’tan korkan birilerinin orada oturması lazım. Maalesef ne siyasetten gelen ne siyaset bilen; aksine siyasete özenen ama paçasından acemilik akan, gözünü hırs bürümüş bir atanmışla muhatabız" ifadelerini kullandı. Özel, Adalet Bakanı Gürlek’in mal varlığına değinerek, "Gösterdiğim tapuların içinde olmayan TEMA’daki ev. Gösterdiği tapu kaydında bu yok. Bu evi 9 milyon liraya aldı. Aynı tarihte 14 milyona ev satılıyordu. Niye ucuza verdin? ’Sayın Akın Gürlek diğer tüm müşterilerimiz gibi projemizden bir adet daire satın almıştır.’ Açıklama TEMA İstanbul. ’Kendisine uygulanan satış fiyatı, herhangi bir müşterimize uygulananlardan farklı değildir’ diye açıklama yapıyor TEMA. Bu eldeki açıklama ve belge Ağrı dağı kadar gerçek. Ama gösterilen tapu kaydında yok. Senfoni Evleri 96 milyon lira. Satış sözleşmesi, imzalar, mühürler, isimler natamam. Burada tapu yok çünkü bitince verilecek. Ama böyle bir resmi belge var. Sayın Murat Kurum’a, bakanlığa bağlı çalışıyor Emlak Konut. Bir haftadır yalanlama yok. Varsa bu öğleden sonra duyalım. Varsa 16 tapunun ID’lerine ilişkin bir itiraz duyalım, bunlar yok. Ne var? Dava açacağım demek var ki açılmış bir dava yok. Ben de dava açacağım. Bana verdiği yanıta istinaden dava açıyorum. O davada ben mi doğru söylüyorum o mu doğru söylüyor? Avukat, tapu sicil kayıtlarını isteyecek. Hakim karar vermek için getirecek. O zaman bu millet yargı önünde kim doğru söylüyor kim yalan söylüyor görecek. Hodri meydan! Bu milletin karşısına geçelim, hesabımızı açalım" şeklinde konuştu.
Ramazan Avuşmak tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi
24 Mart 2026 Salı - 16:24 Ramazan Avuşmak tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi Manisa’da ders sırasında Atatürk’e hakaret ettiği iddiasıyla tutuklanan felsefe öğretmeni Ramazan Avuşmak tahliye edildi. Manisa’da Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı, İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde felsefe öğretmeni Ramazan Avuşmak ders sırasında Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret ettiği iddiasıyla hakkında resen soruşturma başlattı. Avuşmak, 14 Mart 2026 tarihinde sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliğince 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanun gereği tutuklanarak ceza infaz kurumuna gönderilmişti. Yürütülen soruşturma sonucunda sanık hakkında Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret suçundan 16 Mart 2026 tarihinde kamu davası açıldı. Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin baktığı dosyada sanık Ramazan Avuşmak’ın avukatı tutukluluk halinin devamına ilişkin karara itirazda bulundu. Soruşturma çerçevesinde yapılan itiraz değerlendirilirken, 34 yıllık öğretmenin üzerine atılı suçun katalog suçlardan olmadığı hususu değerlendirildi. Öğrenciler ve okul yönetiminin şikayeti üzerine Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan felsefe öğretmeni çıkarıldığı mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Manisa Turgutlu’da felsefe öğretmeni Ramazan Avuşmak’ın tutuklanması, eğitim camiasında geniş yankı uyandırmıştı. İddialara göre olay, bir felsefe dersi sırasında bir öğrencinin yönelttiği soru üzerine gelişirken, Ramazan Avuşmak, bu soruya verdiği cevap sırasında kullandığı ifadeler nedeniyle öğrenciler tarafından şikayet edilmiş, hakkında soruşturma başlatılmıştı. Avuşmak, savcılık ifadesinde, sözlerinin bağlamından koparıldığını ve Atatürk’e yönelik herhangi bir hakaret kastı taşımadığını belirtti.
Bakan Memişoğlu: "ODTÜ gibi bilim yuvalarımızın desteğiyle sağlık sanayisini dünyanın en iyi teknolojisi haline getireceğiz"
24 Mart 2026 Salı - 15:42 Bakan Memişoğlu: "ODTÜ gibi bilim yuvalarımızın desteğiyle sağlık sanayisini dünyanın en iyi teknolojisi haline getireceğiz" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "ODTÜ gibi bilim yuvalarımızın desteğiyle de Türkiye’de sağlık sanayisini dünyanın en iyi sağlık üreticisi, teknolojisi haline getireceğiz" dedi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) arasında iş birliği protokolü imzalandı. İmza töreni Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ve akademisyenler Bakan Memişoğlu’na protokol kapsamına ilişkin sunum yaptı. İmzalanan iş birliği protokolü ile ODTÜ’de Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) açılacağını duyuran Memişoğlu, ‘Üreten Sağlık’ modeli kapsamında TÜSEB’in koordinasyonunda hastanelerde açtıkları TTO’lardan birinin ilk kez bir üniversitede kurulacağını belirtti. Memişoğlu, "Ben şuna inanıyorum ki, Türkiye sağlık hizmetlerinde dünyaya örnek olmuş bir ülke olarak aynı zamanda teknolojisini de üreten ve artık dünyaya sağlıkta yeni şeyler söyleyebilen bir ülke haline geliyor" ifadelerini kullandı. "ODTÜ gibi bilim yuvalarımızın desteğiyle sağlık sanayisini dünyanın en iyi teknolojisi hale getireceğiz" Memişoğlu, bilim insanlarının fikirlerini alıp onları ticari ürün haline getirecek bir ekosistem oluşturmak için bir portal oluşturduklarını belirterek "Üreten sağlık portali. Bunun yakında da tanıtımını yapacağız. Ocak’ta bu portal haline geçti ve 3 ayda 390 tane fikri ve kaygı olduğunu gördük. Bu da esasında insanlarımızın, bilim insanlarımızın, çalışanlarımızın ne kadar bu konuda altyapıya sahip olduğunu gösteriyor. Biz üretmeye devam edeceğiz. Biz Türkiye’ye de yeni şeyler söylemeye devam edeceğiz. ODTÜ gibi bilim yuvalarımızın desteğiyle de Türkiye’de sağlık sanayisini dünyanın en iyi sağlık üreticisi, teknolojisi haline getireceğiz" şeklinde konuştu. Bakan Memişoğlu, ardından ODTÜ’deki mühendislerin yazılımını yaptığı elektrikli araç ile ODTÜ Teknokent alanına geçerek yapılan çalışmaları inceledi. Protokol kapsamında sağlık alanında ortak bilimsel araştırmaların yürütülmesi, Ar-Ge projelerinin geliştirilmesi, biyomedikal mühendislik, biyoteknoloji ve dijital sağlık teknolojileri alanlarında iş birliği yapılması, akademik personel ve araştırmacı değişim programlarının hayata geçirilmesi, lisans, lisansüstü ve doktora düzeyinde eğitim programlarının düzenlenmesi, ortak yayın, patent ve fikri mülkiyet üretimi konusunda iş birliği yapılması gibi çalışmalar yapılacak.