SAĞLIK - 18 Eylül 2025 Perşembe 12:59

Türk Kızılay Genel Başkanı Yılmaz: "Gençlerin gençlere mentorluk edeceği bir döneme geçiyoruz"

A
A
A
Türk Kızılay Genel Başkanı Yılmaz: "Gençlerin gençlere mentorluk edeceği bir döneme geçiyoruz"

Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, Türk Kızılay’ın köklerinin geçmişe uzandığı gibi geleceğe de uzandığını belirterek, gençlerin gençlere mentorluk edeceği bir döneme geçildiğini açıkladı.


Kızılay Genel Başkanı Yılmaz, gençlerin kan bağışı çalışmalarında aktif rol ve söz sahibi olmasını desteklemek, birbirlerini harekete geçirme yoluyla akran öğrenimini desteklemek ve düzenli kan bağışı kültürünün gelişmesini teşvik etmek amacıyla düzenlenen ‘Genç Kızılay Kan Elçileri’ programına katıldı. Programda konuşan Yılmaz, 157 yıllık bir iyilik çınarı olan Türk Kızılay’ın köklerinin geçmişe uzandığı gibi geleceğe de uzandığını belirterek, gençlerin gençlere mentorluk edeceği bir döneme geçildiğini söyledi. 8 sene önce Genç Kızılay’da gerçekleştirilen yapılanma doğrultusunda gençlere Türkiye’nin geleceği için önemli görevler düştüğünü ifade eden Yılmaz, "Bugün Türkiye’nin dört bir tarafında, bütün üniversitelerde kulüpleriyle, bütün illerde, ilçelerde teşkilatlarıyla, 255 bin gönüllüsüyle Türk Kızılay teşkilatı hepimizin gururu olarak önümüzde duruyor. Biz onlarla beraber gençleşiyor, heyecanlanıyor, onlarla beraber güç kazanıyoruz" dedi.


Yılmaz, Kızılay’ın kan temini alanında sürekli büyüdüğünü de ifade etti. Ulusal Kan Temini projesinin başladığını dile getiren Yılmaz, "Güvenli kan temini projesi çok büyük bir başarıya ulaştı. Bugün Türkiye’deki kan ihtiyacının yüzde 90’ından fazlasını güvenli kan temini programıyla gerçekleştiriyoruz. Elde ettiğimiz kanın en üst düzeyde bütün testlerini gerçekleştirerek, en güvenli şekilde soğuk zinciri koruyarak bütün hastanelere zamanında gönüllü vericilerden teslimini sağlamış oluyoruz" diye konuştu.


Türk Kızılay’ın ilaç üretmesi için başlatılan çalışmalara da değinen Yılmaz, "Hastaların bulmakta zorlandığı, Türklerin plazmasından elde edildiği zaman daha faydalı olacak, immün yetmezliği bulunan hastalara şifa olacak proteinler üretelim istiyoruz. Kan torbası fabrikamız da neredeyse tamamlanmak üzere. Kan torbalarımızı kendimizin yapacağı bir programa evriliyoruz. Bir taraftan Ar-Ge ve inovasyon anlamında neyi daha farklı, güzel ve daha ileri yapabiliriz diye konuşuyoruz" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.