EKONOMİ - 24 Mart 2025 Pazartesi 08:38

TESK Genel Başkanı Palandöken: "İSG eğitimleri bugün başlıyor"

A
A
A
TESK Genel Başkanı Palandöken: "İSG eğitimleri bugün başlıyor"

TESK Toplantı Salonu’nda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi (ÇASGEM) ile iş birliği çerçevesinde hazırlanan ve önemli katkılar sunması hedeflenen İSG eğitim protokolü, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken ve ÇASGEM Başkanı Prof. Dr. Elif Gökçearslan tarafından imzalandı.


Protokolün imzalanmasının ardından konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "İş sağlığı ve güvenliği (İSG) eğitimleri artık online sistem üzerinden kolayca tamamlanabilecek. İlinizde, Konfederasyonumuzun resmi internet sitesine girerek 16 saatlik eğitimi başarıyla tamamlayan esnaf ve çalışanlar, gerekli belgeyi almaya hak kazanacak. Eğer bir esnafımız, ’Bu belgeye benim ihtiyacım yok, işletmemde oğlum, kızım veya çalışanım var, onu yetkilendirelim’ derse, eğitimi ilgili kişi alabilecek. Eğitim tamamen elektronik ortamda gerçekleşeceği için iş kaybı yaşanmayacak, dükkan kapatmaya gerek kalmayacak ve ek bir mekan masrafı oluşmayacak" dedi.


"İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine yoğun bir talep var"


Yapılan protokol sonrasında eğitimleri ulaşılabilir kılmayı hedeflediklerine dikkat çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "İş sağlığı ve güvenliği belgeleri 8-10 bin lira gibi yüksek fiyatlarla verilirken bazı yerlerde 2-3 bin liraya kadar veriliyor. TESK-ÇASGEM işbirliği ile 250 lira gibi sembolik bir rakama yaptığımız protokol ile esnafımıza ulaşılabilir kılıyoruz. Bu sayede daha fazla esnaf, kendi işletmesinde bu süreci tamamlayarak hem yasal yükümlülüklerini yerine getirecek hem de mağduriyet yaşamayacaktır. Şu an itibarıyla başvurular 5-6 bin kişiyi bulmuş durumda ve süreç devam ediyor. Online eğitimlerimiz ise 24 Mart Pazartesi günü yani bugün başlıyor. Esnafımızın bu fırsattan faydalanarak eğitimlerini tamamlamalarını tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı.


Elif Karaarslan "Temel amacımız iş kazalarını engellemek"


İmzalanan protokolün güvenli bir çalışma ortamına oluşmasına katkı sağlayacağını belirten ÇASGEM Başkanı Elif Gökçearslan ise "Tüm çalışanların güvenli iş ortamında devam edebilmesi için böyle bir düzenlemeye ihtiyaç oldu. Biz de bakanlığın desteği ile birlikte işveren eğitimlerini hazırladık. Bu konuda Türkiye’de çok fazla bu hizmeti veren kurum yok. Biz de ÇASGEM’de kendi uzmanlarımız ile birlikte yılların verdiği birikimle profesyonel şekilde hazırlığımızı yaparak bu çalışmaları uzaktan eğitime entegre ettik. Bu sayede internet erişimi olan her yerden sisteme girip istediğiniz zaman diliminde eğitimin tamamlanabileceği bir sistem oluşturduk. Her şeyin başı sağlık. Küçük önlemler ile iş kazalarını engelleyebilmek buradaki temel amacımız. Bu vesileyle yapacağımız çalışmanın hayırlı olmasını dilerim" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Prof. Dr. Fatma Gültekin: "Türkiye’de maden sularının yüzde 96’sı boşa akıyor" Türkiye’nin maden suyu konusunda oldukça zengin kaynaklara sahip olduğu ancak bu kaynakların yüzde 96 gibi yüksek bir oranının boşa aktığı belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Gültekin, maden suyunun (mineralli su), yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde uygun jeolojik şartlarda doğal olarak oluşan, bir veya daha fazla kaynaktan yeryüzüne kendiliğinden veya teknik usullerle çıkartılan, mineral içeriği, kalıntı elementleri ve diğer bileşenleri ile her türlü kirlenme risklerine karşı korunmuş yer altı suları olduğunu söyledi. Gültekin "Sular yeraltına sızarken ve yukarıya çıkarken temas ettikleri değişik türdeki kayaçlardan farklı mineralleri bünyelerine alırlar. Böylece maden suyu özelliği kazanmış olurlar. Bu suları diğer sulardan ayıran en önemli özellik bünyelerinde normal sulardan daha fazla çözünmüş madde bulundurmalarıdır. Bu özelliklerinden dolayı maden suları, sağlıklı yaşam desteği ve sağlığı koruma, bazı hastalıkların doğrudan veya destekleyici tedavisi, bazı rahatsızlıkların giderilmesi ve önlenmesi gibi alanlarda kullanılır. Bunun için günlük sıvı ihtiyacının bir kısmını maden suyu içerek karşılamak gerekir" dedi. "Mineralli sular ülkemizde maalesef yeteri kadar rağbet görmüyor" Avrupa’da bebek mamalarının hazırlanmasından, sporcu beslenmesine, ileri yaştakilerin kullanımına kadar günlük sıvı tüketiminde rutinde kullanılan mineralli suların ülkemizde maalesef yeteri kadar rağbet görmediğine dikkat çeken Gültekin "Uzmanlar çocukluk döneminden itibaren insan metabolizmasına olan faydalarının olduğunu belirtirken ülkemizde tüketim oldukça kısıtlıdır. Bunun nedeni maden suyu ile sodanın karıştırılmasıdır. Oysa maden suyu, doğal yollardan elde edilen birçok çözünmüş madde ve eser element içeren şifalı bir su iken; soda işlenmiş suya litresinde en az 750 mg olacak şekilde soda (sodyum bikarbonat) ve litresinde 2-4 g düzeyde karbondioksit katılıp şişelenerek üretilen yapay bir içecektir. Türkiye maden suyu konusunda oldukça zengin kaynaklara sahiptir, ancak bu kaynakların yüzde 96 gibi yüksek bir oranı boşa akmaktadır. Maden sularının kozmetik uygulamaları, insan psikolojisi üzerine etkisi, mutfak uygulamalarında kullanımı, çocuk ve sporcu beslenmesindeki önemi nedeniyle günden güne kişi başı kullanımı artmaktadır. Ancak bu oran Avrupa ülkelerine göre ülkemizde 10 kat daha düşüktür" diye konuştu. "Trabzon’da yaklaşık 20 civarında maden suyu kaynağı bulunuyor" Trabzon’da çıkartılarak işlenen bir kaç bilinen maden suyunun dışında hemen her ilçede yöre halkı tarafından kullanılan ve şifalı su olarak kabul edilen kaynaklar bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Fatma Gültekin "Bu kaynakların bir kısmı ile ilgili çalışmalar bulunsa da kısıtlıdır. Çünkü bu tür kaynak sularının kullanıma sunulmadan önce ilgili yönetmelikler gereği çok sayıda parametre açısından analiz edilmesi gerekir. Bu analizlerin maliyeti yüksek olduğu için özellikle debisi ekonomik açıdan önemli olanlar değerlendirilmeye alınmaktadır. Trabzon il sınırları içerisinde Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilmiş yaklaşık 20 civarında maden suyu kaynağı bulunmaktadır. Bu kaynakların çoğunun debileri çok düşük olduğu için ayrıntılı kimyasal analizleri yapılmamıştır. Bu kaynaklar bir proje kapsamında ele alınarak tekrar çalışılır ve kullanım alanları belirlenerek halkın kullanımına sunulursa yöreye ekonomik gelir sağlayabilirler. Maden suyu özelliği gösteren bu tür kaynaklar debileri açısından ekonomik değer taşımazlarsa bile içmece olarak kullanılabilirler. Bu şekilde belirlenen kaynaklar Sağlık Bakanlığının ilgili yönetmelikleri gereğince takip edildikleri için halkın sağlıklı su tüketimine de katkı olacaktır. Doğal güzellikleri ile dikkat çeken Trabzon’un maden suyu kaynaklarının araştırılması, mevcut kaynakların her türlü analizlerinin yapılarak ekonomiye kazandırılması turizmin çeşitlenmesi açısından da son derece önemlidir. Bu konuda karar vericiler ile araştırmacıların birlikte yapacakları çalışmalar olumlu sonuçlar verebilir" ifadelerini kullandı.